Klimatolojik çalışmalarda yağışın oluşabilmesi için havanın doyma noktasına (bağıl nemin %100'e) ulaşması gerektiği vurgulanır. Ancak bir hava kütlesinin doyma noktasına ulaşması, o bölgeye her zaman doyurucu bir yağış bırakacağı anlamına gelmez. Türkiye'nin bazı yörelerinde, belirli mevsimlerde hava doyma noktasına çok yakın olmasına rağmen atmosferik nem miktarının () aşırı düşük olması nedeniyle beklenen hidrometeorolojik düşüş (yağmur veya kar) gerçekleşmez; bunun yerine yüzeye yakın katmanlarda yoğunlaşma ürünleri gözlenir.
Türkiye'nin mutlak, maksimum ve bağıl nem özellikleri dikkate alındığında, bu meteorolojik paradoksu en iyi açıklayan durum aşağıdakilerden hangisidir?
- Erzurum-Kars Platosu'nda kış aylarında termik yüksek basıncın etkisiyle sıcaklıkların çok düşmesi sonucu havanın nem taşıma kapasitesinin daralması, buna bağlı olarak bağıl nemin yüksek çıkmasına rağmen sadece sis ve kırağı oluşmasıAnswer
- BGüneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaz aylarında Basra alçak basıncının etkisiyle buharlaşma şiddetinin maksimuma ulaşması sonucu mutlak nemin çok artması ancak bağıl nem eksikliğinden yağışın düşmemesi
- CDoğu Karadeniz'de sonbahar mevsiminde deniz üzerinden gelen hava kütlelerinin yamaç boyunca yükselirken mutlak nemini tamamen kaybetmesi ve zirvelerde bağıl nemin sıfırlanması
- Dİç Anadolu Bölgesi'nde ilkbahar aylarında zeminin ısınmasıyla yükselici hava hareketlerinin başlaması, ancak maksimum nemin sürekli artmasından dolayı konveksiyonel yağış ihtimalinin ortadan kalkması
- EAkdeniz kıyılarında kış mevsiminde denizel hava kütlesinin Toroslar üzerinden aşarak iç kesimlere fön rüzgârı karakterinde inmesiyle mutlak nemin aniden doyma noktasına ulaşması
Answer
Erzurum-Kars Platosu'nda kış aylarında sıcaklığın çok düşmesiyle maksimum nemin (kapasitenin) aşırı daralması, havadaki az miktardaki mutlak nemin bağıl nemi %100'e yaklaştırması ancak kar yağdıracak yeterli su hacmi olmadığı için sis/kırağı görülmesidir.
Doğru yanıt, aşırı soğuma nedeniyle havanın nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) minimum seviyeye indiği durumu açıklamaktadır. Bu koşullarda matematiksel olarak bağıl nem yüksek hesaplanır ancak havada kristalleşip yere düşecek kadar gerçek su buharı (mutlak nem) bulunmadığı için kar yağışı yerine sadece yüzeyde sis veya kırağı oluşumu gözlenir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sıcaklık, Mutlak Nem ve Maksimum Nem Arasındaki İlişki (Bağıl Nem Paradoksu)
Hints
1
Bağıl nem formülünü hatırlayın: (Mutlak Nem / Maksimum Nem) * 100. Bu oranın yüksek çıkması için pay (mutlak nem) büyük veya payda (maksimum nem) çok küçük olmalıdır.
2
Soru metni, havada çok az su bulunmasına rağmen havanın 'dolu' görünmesini soruyor. Havanın kapasitesi ne zaman çok küçülür?
3
Havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) sıcaklıkla doğru orantılıdır. Türkiye'de kışın en düşük sıcaklıkların ve don olaylarının yaşandığı, dolayısıyla havanın kapasitesinin en aza indiği bölgeyi düşünün.
Practice More
Fön rüzgârlarının bağıl nem üzerindeki etkisini ve Kırkikindi yağışlarının oluşum mekanizmasını (konveksiyonel yağış) termodinamik kurallara göre tekrar inceleyin.
Alternative Method
Mantıksal eleme yöntemi: B seçeneği Güneydoğu'da yazın doyma noktasına ulaşıldığını iddia eder (yanlış, hava çok kurudur). C seçeneği Karadeniz dağlarında bağıl nemin sıfırlandığını iddia eder (yanlış, yağış için %100 olmalıdır). D seçeneği yükselen havanın kapasitesinin arttığını iddia eder (yanlış, yükselen hava soğur ve kapasitesi daralır). E seçeneği Fön rüzgarının havayı doyma noktasına ulaştırdığını iddia eder (yanlış, Fön havayı kurutur). Geriye tek geçerli termodinamik doğrusu kalır.
Estimated Time:2m 0s