Question

Difficulty: Very hardTrablusgarp Savaşı ve Uşi Antlaşması

19121912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması'nın; "Trablusgarp ve Bingazi halkı dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalacak, bölgede padişahın 'Naibü's-Sultan' unvanlı bir temsilcisi ile Şeyhülislam tarafından atanan bir kadı bulunacaktır." hükmüyle Osmanlı Devleti'nin temel stratejik hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Bölge halkı üzerindeki kültürel ve dini otoriteyi muhafaza ederek ileride oluşabilecek siyasi fırsatlar için hukuki meşruiyet zeminini saklı tutmakAnswer
  2. B
    Trablusgarp'ın yönetimini İtalya ile ortaklaşa yürüterek bölgede 'kondominyum' (ortak egemenlik) adı verilen ikili bir yönetim modelini kalıcı hale getirmek
  3. C
    On İki Ada'nın Balkan Savaşları sonrasında kesin olarak Osmanlı toprağı kalmasını garantilemek için Trablusgarp'taki dini haklardan feragat etmek
  4. D
    İtalya'nın bölgedeki kapitülasyon haklarını Şeyhülislamlık makamı üzerinden denetleyerek İtalyan ekonomisinin bölgedeki etkisini kırmak
  5. E
    Trablusgarp'taki askeri direnişin devam etmesini sağlamak amacıyla yerel aşiretleri 'Naibü's-Sultan' aracılığıyla doğrudan bir düzenli orduya dönüştürmek

Answer

Bölge halkı üzerindeki kültürel ve dini otoriteyi muhafaza ederek ileride oluşabilecek siyasi fırsatlar için hukuki meşruiyet zeminini saklı tutmak
Osmanlı Devleti, Trablusgarp üzerindeki fiili ve siyasi hakimiyetini kaybetmiş olsa da, bölgedeki Müslüman nüfus ile olan bağlarını Halifelik kurumu üzerinden devam ettirerek, uluslararası hukuk önünde bölge halkıyla olan kültürel aidiyetini tescillemiştir. 'Naibü's-Sultan' (Sultan Vekili) ve kadı atama yetkisi, Osmanlı'nın bölge üzerinde tamamen bir yabancı devlet haline gelmesini engellemiş ve ileride değişebilecek siyasi dengelerde hak iddia edebilmesine olanak sağlayan bir 'meşruiyet rezervi' oluşturmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Uşi Antlaşması'ndaki Halifelik ve Naibü's-Sultan maddesinin içeriğini analiz etme
Osmanlı'nın bölge halkıyla dini/kültürel bağını kestiği değil, kurumsal bir yapıya (temsilci ve kadı) bağladığı görülür.
Bu maddeler, siyasi egemenliğin kaybının ardından uygulanan bir 'yumuşak güç' stratejisidir.
2
Siyasi egemenlik ile kültürel bağ arasındaki farkı değerlendirme
Osmanlı Devleti bölgeyi resmen terk etmiştir ancak halkın 'tebaa' bilincini Halife üzerinden korumaya çalışmıştır.
Bu durum, gelecekte bölgedeki Müslüman halkın haklarını savunmak veya bölgeye geri dönmek için bir dayanak noktası oluşturur.
3
Seçenekler arasında en kapsamlı ve stratejik amacı belirleme
Meşruiyet zeminini saklı tutma ifadesi, tarihteki benzer uygulamalarla (Küçük Kaynarca gibi) paralellik gösterir.
Diplomaside bu tür maddeler, kesin kaybı kabullenemeyen devletlerin 'bekle-gör' politikasıdır.

Key Concept

Halifelik Makamının Siyasi ve Kültürel Bir Diplomasi Aracı Olarak Kullanılması

Hints

1
Osmanlı'nın benzer bir uygulamayı ilk kez hangi antlaşmada (Kırım için) yaptığını hatırlayın.

Practice More

Küçük Kaynarca Antlaşması'ndaki Kırım maddesi ile Uşi Antlaşması'ndaki Trablusgarp maddesini 'Halifelik makamının kullanımı' açısından karşılaştırın.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question