1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nde Boğazlar'ın yönetimi, başkanlığını bir Türk'ün yapacağı uluslararası bir komisyona bırakılmış; 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile bu komisyon kaldırılarak tüm yetkileri Türk Devleti'ne devredilmiştir. Bu değişikliğin Türkiye Cumhuriyeti açısından öncelikle aşağıdakilerden hangisine yönelik olduğu savunulabilir?
- Siyasi ve hukuki egemenliğin tam olarak tesis edilmesineAnswer
- BBoğazlar'ın tüm yabancı ticaret gemilerine tamamen kapatılmasına
- CTürk donanmasının Boğazlar'daki faaliyetlerinin kısıtlanmasına
- DBoğazlar idaresinin Birleşmiş Milletler gözetimine devredilmesine
- ETicaret gemilerinden alınan geçiş ücretlerinin fahiş oranlarda artırılmasına
Answer
Siyasi ve hukuki egemenliğin tam olarak tesis edilmesine
Lozan Antlaşması ile kurulan Uluslararası Boğazlar Komisyonu, Türkiye'nin kendi karasuları üzerinde mutlak hak sahibi olmasını engelliyordu. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile bu komisyonun tüm yetkileriyle birlikte kaldırılması, Türkiye Cumhuriyeti'nin Boğazlar üzerindeki siyasi ve hukuki egemenliğini hiçbir kısıtlama olmaksızın tam olarak kurmasını sağlamıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Tam Egemenlik ve Bağımsızlık
Hints
1
Lozan'da 'askersizleştirme' ve 'komisyon' gibi kısıtlamaların Türkiye'nin bağımsızlığına etkisini düşünün.
2
Bir devletin kendi evinde başkasının söz sahibi olması (komisyon) egemenlik hakkıyla nasıl bağdaşır?
3
Komisyonun kaldırılması, dış müdahalenin sona ermesi ve tüm yetkinin Ankara'ya geçmesi demektir.
Practice More
Montrö Sözleşmesi'nin imzalanmasına zemin hazırlayan 1930'lu yıllardaki uluslararası gelişmeleri (Almanya ve İtalya'nın yayılmacı politikaları gibi) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Alternative Method
Lozan'daki Boğazlar rejimini 'Eksik Egemenlik', Montrö'deki rejimi ise 'Tam Egemenlik' olarak kodlayarak aradaki farkın nedenlerini analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s