Atatürk Dönemi’nde Yabancı Okullar Sorunu yaşanırken Fransa ve Papalık, Türkiye’ye bir nota vererek konunun uluslararası bir konferansta veya ikili görüşmeler yoluyla müzakere edilmesini talep etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ise bu talebi; "Bu konu bizim egemenlik haklarımızla ilgilidir ve bir iç hukuk meselesidir." diyerek kesin bir dille reddetmiştir.
Türkiye’nin bu tutumuyla, aşağıdaki dış politika anlayışlarından hangisini tavizsiz bir şekilde uyguladığı söylenebilir?
- ASorunların çözümünde Milletler Cemiyeti’nin üstün otoritesini ve hakemliğini tanıma
- Kapitülasyonların bir uzantısı olarak görülen her türlü dış müdahale zeminini ortadan kaldırmaAnswer
- CBalkan Antantı’na üye devletlerin desteğini alarak sorunu bölgesel düzeyde çözme
- DEğitimde birliği sağlamak amacıyla tüm azınlık ve yabancı okulları doğrudan kapatma
- EBatılı devletlerle olan diplomatik krizleri yeni ekonomik imtiyazlar vererek giderme
Answer
Türkiye'nin yabancı okullar meselesini bir 'iç mesele' olarak tanımlayıp dış devletlerle müzakere etmeyi reddetmesi, kapitülasyonların getirdiği dış müdahale zeminini tamamen yok etme ve tam bağımsızlık anlayışının bir sonucudur.
Doğru seçenek, Türkiye'nin bu sorunu Osmanlı Devleti'nden miras kalan kapitülasyonların bir uzantısı ve dış müdahale aracı olarak görmesine dayanmaktadır. Türkiye'nin bu talepleri müzakere dahi etmemesi, egemenlik haklarını mutlak surette koruduğunu ve iç işlerine müdahaleyi kesin olarak reddettiğini kanıtlar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Yabancı Okullar Sorunu'nun 'İç Mesele' Niteliği ve Tam Bağımsızlık
Hints
1
Türkiye bu meseleyi bir 'dış sorun' olarak mı yoksa bir 'iç hukuk uygulaması' olarak mı tanımlamıştır?
Practice More
Yabancı Okullar Sorunu'nun çözülmesinde etkili olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun içeriğini ve Lozan'daki karşılığını tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s