Question

Difficulty: Very hardDevletçilik

Mustafa Kemal Atatürk, 'Türkiye'nin tatbik ettiği devletçilik sistemi, 19. asırdan beri sosyalizm nazariyatçılarının ileri sürdükleri fikirlerden alınarak tercüme edilmiş bir sistem değildir. Bu, Türkiye'nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye'ye özgü bir sistemdir.' diyerek Türk devletçiliğinin doktriner bir kalıp olmadığını vurgulamıştır. Bu özgün yapı, devletin ekonomik hayata müdahalesini öngörürken aynı zamanda bireysel mülkiyet hakkını ve özel teşebbüsü de hukuk düzeni içerisinde koruma altına almıştır.

Buna göre, 1930-1939 yılları arasında uygulanan devletçilik politikasının, Batı tipi liberalizm ile Sovyet tipi kolektivizm arasında sentezlenmiş bir 'karma ekonomi' modeline dönüşmesinde etkili olan temel denge unsuru aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Stratejik üretim kollarında devlet tekelinin mutlak hakimiyetinin kurulması ve ithalatın tamamen durdurulması
  2. B
    Yabancı sermaye ve teknik imkanların reddedilerek kalkınmanın sadece iç tasarruflarla finanse edilmesi
  3. C
    Devletin, özel sektörün kâr marjını korumak adına tüm vergi yükünü kamu işletmelerine devretmesi
  4. Özel teşebbüsün sermaye yetersizliği nedeniyle giremediği alanlarda devletin 'yapıcı ve düzenleyici' bir rol üstlenirken mülkiyeti toplumsallaştırmamasıAnswer
  5. E
    Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ile birlikte üretim araçlarının mülkiyetinin aşamalı olarak kamuya devredilmesinin hedeflenmesi

Answer

Özel teşebbüsün yetersiz kaldığı alanlarda devletin 'yapıcı ve düzenleyici' bir rol üstlenirken mülkiyeti toplumsallaştırmaması
Türk devletçiliği, doktriner sosyalizmden 'mülkiyet hakkını saklı tutmasıyla', klasik liberalizmden ise 'devletin doğrudan yatırımcı olmasıyla' ayrılır. Bu denge, özel sektörün sermaye birikimi sağlayamadığı stratejik alanlarda devletin devreye girmesi ancak bu süreçte özel girişimi teşvik etmeye devam etmesiyle sağlanmıştır. Mülkiyetin toplumsallaştırılmaması, sistemin 'karma' niteliğini koruyan en temel unsurdur.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk'ün sözünü analiz etme
Devletçiliğin sosyalist bir sistemden (kolektivizmden) farklı olduğu ve Türkiye'nin özgün şartlarından doğduğu sonucuna varılır.
Sorunun kökünde vurgulanan 'özgünlük' kavramını anlamak için gereklidir.
2
Karma ekonomi kavramını dönem şartlarıyla değerlendirme
Devletin müdahalesinin, özel sektörün sermaye ve tecrübe eksikliğinden kaynaklandığı tespit edilir.
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ve Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarısızlığı bu geçişin ana nedenidir.
3
Mülkiyet yapısını inceleme
Türk devletçiliğinde özel mülkiyetin anayasal güvence altında olduğu ve devletin sadece 'tamamlayıcı' olduğu görülür.
Sosyalist modellerden en temel fark olan 'mülkiyetin toplumsallaştırılmaması' vurgusuna ulaşılır.

Key Concept

Türk Tipi Devletçiliğin Özgünlüğü ve Karma Ekonomi Dengesi

Hints

1
Türk devletçiliğinin sosyalizmden en büyük farkını düşünün; özellikle mülkiyet hakkı konusundaki tutuma odaklanın.
2
1930'lu yıllarda devletin ekonomiye girmesi bir tercihten ziyade, özel sektörün içinde bulunduğu imkansızlıklar (sermaye, teknik bilgi) nedeniyle bir zorunluluktu.
3
Devletçilik ilkesi uygulanırken İş Bankası gibi özel teşebbüs odaklı yapıların varlığını sürdürmesi, mülkiyetin devletleştirilmediğinin kanıtıdır.

Practice More

Devletçilik ilkesi doğrultusunda kurulan Sümerbank ve Etibank'ın halkın ihtiyaçlarını karşılamadaki rolünü (Halkçılık ilişkisi) inceleyen bir soru çözülebilir.

Alternative Method

Eleme yöntemiyle gidilebilir: Eğer bir seçenek mülkiyetin kaldırılmasını veya devletin mutlak tekelleşmesini savunuyorsa, bu Atatürk'ün 'sosyalizme benzemiyoruz' ifadesiyle çelişir ve elenir.
Estimated Time:1m 40s
Rate this question