Question

Difficulty: Very hardHükümsüzlük ve Türleri (Yokluk, Butlan)

Hukuki işlemlerin hükümsüzlük türleri (yokluk, mutlak butlan, nisbi butlan ve tek taraflı bağlamazlık) arasındaki kurumsal ve işleyişsel farklar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Yokluk durumunda, işlemin kurucu unsurlarından en az biri eksik olduğu için işlem hukuk dünyasında hiç doğmamıştır ve hakim bu durumu her zaman kendiliğinden dikkate alır.
  2. B
    Mutlak butlanla sakat bir işlemde, kamu düzenine veya emredici kurallara aykırılık söz konusu olduğundan, taraflar icazet (onay) vererek işlemi sonradan geçerli hale getiremezler.
  3. Ayırt etme gücünden yoksun bir kimsenin yaptığı sözleşme, hukuken geçerli bir irade beyanı oluşmadığı gerekçesiyle 'yokluk' yaptırımına tabidir.Answer
  4. D
    Nisbi butlan durumunda, işlem iptal hakkı olan tarafça bu hak kullanılana kadar hukuken geçerli bir işlemin sonuçlarını doğurmaya devam eder.
  5. E
    Tek taraflı bağlamazlık (askıda hükümsüzlük) yaptırımında, yasal temsilcinin onayı gerçekleştiğinde işlem yapıldığı andan itibaren geçmişe etkili olarak geçerli olur.

Answer

Ayırt etme gücünden yoksun bir kimsenin yaptığı sözleşmenin 'yokluk' yaptırımına tabi olduğu ifadesi yanlıştır; zira bu durum bir 'mutlak butlan' halidir.
Ayırt etme gücünden yoksun olan kişilerin yaptığı işlemler, Türk hukukunda kurucu unsurların eksikliği (yokluk) olarak değil, bir geçerlilik şartı olan ehliyetin eksikliği nedeniyle 'mutlak butlan' olarak kabul edilir. Bu nedenle, irade beyanının hiç oluşmadığı gerekçesiyle yokluk yaptırımına tabi olduğu yönündeki bilgi yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Yokluk ve Butlan ayrımını yapınız.
Yokluk, işlemin 'kurucu' unsurlarının (örneğin evlenmede resmi memur) eksikliğidir; Butlan ise kurucu unsurlar tam olsa da 'geçerlilik' şartlarının (örneğin ehliyet, kanuna uygunluk) eksikliğidir.
İşlemin hiç doğmadığını mı yoksa doğup da sakat mı olduğunu anlamak için bu ayrım temeldir.
2
Ayırt etme gücü eksikliğinin hukuki niteliğini analiz ediniz.
Ayırt etme gücü (sezginlik), fiil ehliyetinin bir şartıdır. Kişi fiziksel olarak bir irade beyanında bulunsa da (imza atsa, söz söylese), bu beyan hukuken geçerli kabul edilmez.
Ehliyet şartları kurucu unsur değil, geçerlilik şartı olarak kabul edilir.
3
Yaptırımı belirleyiniz.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, ayırt etme gücü bulunmayanların işlemleri hukuken 'mutlak butlan' (kesin hükümsüzlük) ile sakattır.
Kişi fiilen bir işlem başlattığı için 'yokluk' denemez, ancak işlem sakattır.

Key Concept

Hükümsüzlük Türlerinde Ehliyet ve Kurucu Unsur Ayrımı

Hints

1
Yoklukta işlemin doğması için gereken en temel yapı taşları (örneğin resmi memur huzuru) eksiktir.
2
Ayırt etme gücü olmayan birinin işlemi, zihninde irade tam olmasa da dış dünyaya bir beyan yansıttığı için kurumsal olarak mevcuttur ancak sakattır.
3
Ehliyetsizlik durumlarını yoklukla değil, butlanla (kesin hükümsüzlük) ilişkilendirmeyi deneyin.

Practice More

Medeni Kanun'da evlilik hukukuna özgü mutlak butlan ve yokluk durumlarını (Örn: TMK 145) ayrıca incelemeniz konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question