Atatürk’ün laiklik anlayışı; devlet düzeninin, hukuk kurallarının ve toplumsal yaşamın dinî esaslar yerine akıl ve bilimin rehberliğinde yapılandırılmasını temel alır. Bu doğrultuda 3 Mart 1924 tarihinde gerçekleştirilen; Halifeliğin kaldırılması, Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin lağvedilmesi ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü gibi inkılaplar bu sürecin en kritik aşamalarını oluşturur.
Buna göre, laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti'ndeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
- AÜlke ekonomisinde devletin müdahalesini ve denetimini artırmak
- Toplumsal hayatı, eğitimi ve hukuk sistemini akılcı ve çağdaş bir yapıya kavuşturmakAnswer
- CMillî kültürü koruyarak yabancı dillerin ve kültürlerin etkisini azaltmak
- DToplumsal ayrıcalıkları reddederek kanun önünde tam eşitliği sağlamak
- ESiyasi bağımsızlığı ekonomik bağımsızlık ile taçlandırarak dışa bağımlılığı bitirmek
Answer
Laiklik ilkesinin temel işlevi; toplumsal hayatı, eğitimi ve hukuk sistemini akılcı ve çağdaş bir yapıya kavuşturmaktır.
Doğru yanıt olan seçenek, laiklik ilkesinin Türk İnkılabı'ndaki asıl amacını yansıtmaktadır. 3 Mart 1924 reformları; yönetimdeki çift başlılığı (Halifelik), hukuktaki teokratik yapıyı (Şer’iyye Vekâleti) ve eğitimdeki düzensizliği (Medreseler) ortadan kaldırarak devletin her alanında akıl ve bilimi egemen kılmıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Laikliğin akılcı ve çağdaş toplum yapısı oluşturmadaki rolü
Hints
1
Sorudaki 'akıl ve bilim' vurgusuna odaklanın.
2
3 Mart 1924'te yapılan inkılapların devletin hangi alanlarını (yönetim, eğitim, hukuk) dinî kurallardan ayırdığını düşünün.
3
Bu düzenlemeler toplumu geleneksel bir yapıdan hangi tür bir yapıya (çağdaş/modern) taşımayı hedeflemiş olabilir?
Practice More
Laiklik ilkesinin anayasaya giriş süreci ve 1937 değişikliğini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s