Osmanlı Devleti'nin duraklama ve gerileme dönemlerinde uygulanan ıslahat hareketleri, temelinde 'Kanun-i Kadim'e yani devletin en güçlü olduğu dönemdeki düzenine geri dönme arayışını barındırmaktaydı. Oysa Atatürkçü düşünce sistemindeki İnkılapçılık ilkesi, sadece geçmişe dönüşü reddetmekle kalmaz; gerçekleştirilen bir inkılabın bile zamanın gerisinde kalması durumunda yerini daha çağdaş bir uygulamaya bırakması gerektiğini savunur.
Bu durum, İnkılapçılık ilkesinin aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
- ATürk milletinin bağımsızlığını her türlü dış müdahalenin üzerinde tutan millî bir karaktere sahip olması
- Yapılan köklü değişikliklerin dahi dondurulmasına karşı çıkarak sistemin dinamizmini ve sürekliliğini sağlamasıAnswer
- CDevletin ekonomik ve toplumsal hayata müdahalesini, kalkınmayı hızlandırmak için zorunlu bir yöntem olarak görmesi
- DGeleneksel kurumların modern kurumlarla sentezlenerek toplumsal barışın korunmasını ve sürekliliğini öncelemesi
- EBütün vatandaşların yasalar önünde eşitliğini sağlayarak sınıf mücadelesini ve ayrıcalıkları reddetmesi
Answer
Yapılan köklü değişikliklerin dahi dondurulmasına karşı çıkarak sistemin dinamizmini ve sürekliliğini sağlaması
Doğru yanıt olan seçenek, İnkılapçılık ilkesinin en özgün yanını vurgulamaktadır: Durağanlaşmaya (statükoya) karşı olmak. Osmanlı ıslahatçıları mükemmel düzeni geçmişte (Kanun-i Kadim) ararken, İnkılapçılık mükemmelliği gelecekte ve sürekli bir değişim sürecinde arar. Bu ilke, sistemin bir 'dogma' haline gelmesini engelleyen dinamik bir mekanizmadır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İnkılapçılığın dinamik ve ant-dogmatik yapısı
Hints
1
Osmanlı ıslahatçıları 'eski düzenin bozulduğunu' düşünüp onu tamir etmeye çalışırken, İnkılapçılık 'eskinin tamamen bittiğini' ve yeninin de bir gün eskiyeceğini bilir.
Practice More
İnkılapçılık ilkesinin diğer ilkelerin (örneğin Laiklik veya Milliyetçilik) durağan bir dogma haline gelmesini nasıl engellediğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s