Question

Difficulty: HardMontrö Boğazlar Sözleşmesi

19301930’lu yıllarda İtalya’nın Habeşistan’ı işgali, Almanya’nın Ren bölgesini silahlandırması ve Japonya’nın Uzak Doğu’daki yayılmacı politikaları, Milletler Cemiyeti’nin kolektif güvenlik sistemine olan güveni sarsmıştır. Bu revizyonist politikaların Boğazlar’ın güvenliğini tehdit etmesi üzerine Türkiye, Lozan’da kurulan statükonun değiştirilmesi için diplomatik bir seferberlik başlatmıştır. 2020 Temmuz 19361936 tarihinde imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile sağlanan yeni düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki kısıtlanmış egemenlik haklarının 'kayıtsız şartsız' kendisine geçtiğinin en temel hukuki kanıtıdır?

  1. Uluslararası Boğazlar Komisyonu’nun kaldırılarak tüm yetki ve görevlerinin Türkiye Cumhuriyeti’ne devredilmesiAnswer
  2. B
    Uluslararası Boğazlar Komisyonu’nun, geçişlerin denetlenmesi amacıyla Türkiye başkanlığında faaliyetlerini sürdürmesi
  3. C
    Barış zamanında ticaret gemilerinin geçiş serbestisinin Milletler Cemiyeti denetimi altında korunmaya devam etmesi
  4. D
    Karadeniz’e kıyısı olan ve olmayan devletlerin savaş gemileri için getirilen tonaj sınırlamalarının tamamen kaldırılması
  5. E
    Boğazlar'ın her iki yakasındaki askerden arındırılmış bölgelerin Birleşmiş Milletler gözetiminde silahlandırılması

Answer

Uluslararası Boğazlar Komisyonu’nun kaldırılarak tüm yetki ve görevlerinin Türkiye Cumhuriyeti’ne devredilmesi
Lozan Antlaşması'nda Boğazlar'ın yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılmıştı. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile bu komisyonun tüm görev ve yetkileri Türkiye'ye devredilmiştir. Bu durum, Türkiye'nin kendi toprakları üzerindeki karar alma yetkisini başka hiçbir güçle paylaşmadığını, dolayısıyla tam ve mutlak egemenliğin sağlandığını gösteren en temel hukuki kanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Lozan Boğazlar Sözleşmesi'ndeki (1923) kısıtlamayı hatırla.
Lozan'da Boğazlar'ın yönetimi, başkanı Türk olan ancak uluslararası bir heyetten oluşan bir komisyona bırakılmıştı.
Bu durum Türkiye'nin 'bağımsız devlet' ve 'tam egemenlik' ilkelerine aykırı bir 'devlet içinde devlet' görüntüsü yaratıyordu.
2
Montrö Sözleşmesi'nin (1936) getirdiği köklü değişikliği analiz et.
Montrö ile bu komisyon tamamen kaldırılmış ve tüm yetkileri (sağlık denetimi, geçiş kontrolü vb.) Türk makamlarına geçmiştir.
Komisyonun varlığı, egemenlik önündeki en büyük engeldi; kaldırılması egemenliğin tam ve mutlak olduğunu gösterir.
3
Askeri ve sivil düzenlemeleri ayırt et.
Askerden arındırılmış bölgelerin (Lozan'daki kısıtlama) Türkiye tarafından silahlandırılması bir güvenlik kazanımıdır, ancak 'yönetim yetkisi' doğrudan komisyonun kaldırılmasıyla ilgili hukuki bir egemenlik devridir.
Seçenekler arasında egemenliğin 'hukuki' ve 'yönetimsel' merkezi olan komisyonun durumu en temel kanıttır.

Key Concept

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar Komisyonu'nun kaldırılarak tam egemenliğin sağlanması

Hints

1
Lozan'da egemenliğimizi kısıtlayan en büyük engel olan 'uluslararası kurumun' akıbetini düşünün.

Practice More

Lozan ve Montrö sözleşmelerini; yönetim, savunma ve savaş gemilerinin geçişi başlıkları altında bir tablo ile karşılaştırarak çalışmanız bu tür analiz sorularını çözmenizi kolaylaştıracaktır.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question