Question

Difficulty: HardHatay Sorunu ve Anavatana Katılması

Türkiye ile Fransa arasında 1936 yılında başlayan Hatay (Sancak) Meselesi'nin Milletler Cemiyeti nezdindeki çözüm sürecinde, İsveçli temsilci Sandler tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda 1937 yılında yürürlüğe giren "Hatay Statüsü" ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Hatay'ın iç işlerinde tam bağımsız, dış işlerinde ise Suriye'ye bağlı "ayrı bir varlık" (entité distincte) olarak tanımlanması
  2. B
    Bölgede yapılacak olan ve geleceği tayin edecek halk oylaması (plebisit) usulünün, Musul Sorunu'nda Türkiye'nin talep edip İngiltere'nin reddettiği yöntemle benzerlik göstermesi
  3. 1937 Statüsü ile Türkiye'ye tanınan hakların, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde olduğu gibi bölge üzerinde doğrudan ve tam egemenlik hakkı tescillemesiAnswer
  4. D
    Bölgenin resmi dilinin Türkçe olarak kabul edilmesi ve eğitim sisteminin Türk müfredatıyla uyumlu hale getirilmesine olanak tanınması
  5. E
    Milletler Cemiyeti Konseyi'nin, Statü ve Anayasa hükümlerinin uygulanmasını yerinde denetlemek amacıyla bölgeye bir temsilci atama yetkisine sahip olması

Answer

1937 Statüsü ile Türkiye'ye tanınan hakların Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ndeki gibi tam egemenlik sağladığı bilgisi yanlıştır; çünkü bu statü sadece özerklik sağlayan bir ara aşamadır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye, Boğazlar üzerinde Komisyonu kaldırarak tam ve mutlak egemenlik kurmuştur. Oysa 1937 tarihli Hatay Statüsü, bölgeyi sadece iç işlerinde özerk bir 'ayrı varlık' haline getirmiş, tam egemenlik (anavatana katılma) ise ancak 1939 yılında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bu iki diplomatik sonucun aynı hukuki statüde olduğu bilgisi yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sandler Raporu ve 1937 Hatay Statüsü'nün hukuki kapsamını belirlemek.
Hatay'ın 'Ayrı Varlık' (Entité Distincte) statüsüyle iç işlerinde özerk, dış işlerinde Suriye'ye bağlı olduğu saptanır.
Bu rapor, Hatay'ın doğrudan Türkiye'ye katılmasını değil, bir geçiş süreci olarak özerkleşmesini öngörmüştür.
2
Elde edilen bu statüyü Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ile kıyaslamak.
Montrö'nün Türkiye'ye Boğazlar'da 'kayıtsız şartsız tam egemenlik' verdiği, ancak 1937 Hatay Statüsü'nün henüz 'tam egemenlik' sağlamadığı görülür.
KPSS düzeyinde 'özerklik' ile 'tam egemenlik' (ilhak/katılma) arasındaki hukuki farkın ayırt edilmesi gerekir.
3
Hatalı olan karşılaştırmayı içeren seçeneği tespit etmek.
Türkiye'ye 1937'de tam egemenlik verildiğini iddia eden yargının yanlış olduğu onaylanır.
Hatay üzerindeki tam Türk egemenliği ancak 1939'daki katılma kararıyla kesinleşmiştir.

Key Concept

Hatay'ın Diplomatik Dönüşüm Evreleri (Sancak -> Ayrı Varlık -> Cumhuriyet -> İl)

Hints

1
Hatay'ın 1937'deki statüsünün bölgeyi doğrudan Türkiye'ye mi bağladığını yoksa özerk mi kıldığını düşünün.
2
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı 'tam egemenlik' ile Hatay'ın 1937'deki 'ayrı varlık' statüsünü kıyaslayın.
3
Hatay anavatana 1937'de mi yoksa 1939'da mı katıldı? Bu sorunun cevabı sizi doğru seçeneğe götürecektir.

Practice More

Hatay Cumhuriyeti'nin kurulması (1938) ve ilk cumhurbaşkanı ile başbakanının kimler olduğunu gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question