Atatürk Dönemi’nde yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel sektörün sanayileşmeye öncülük etmesi amaçlanmış; ancak yerli sermayenin yetersizliği, teknik bilgi eksikliği ve Dünya Ekonomik Buhranı gibi nedenlerle bu hedefe tam olarak ulaşılamamıştır. Bu durum, ’lu yıllardan itibaren devletin ekonomiye bizzat müdahale ederek yatırım yapmasını zorunlu kılmıştır.
Bu zorunluluk doğrultusunda hayata geçirilen aşağıdaki uygulamalardan hangisi, doğrudan Devletçilik ilkesi kapsamında devletin "sanayici ve işletmeci" kimliğini yansıtmaktadır?
- AYerli üretimi korumak ve dış ticaret açığını kapatmak için gümrük vergilerinin artırılması
- BYabancı sermayenin elinde bulunan demiryolu ve liman işletmelerinin bedelleri ödenerek devralınması
- Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda Sümerbank aracılığıyla dokuma ve şeker fabrikalarının açılmasıAnswer
- Dİzmir İktisat Kongresi’nde ham maddesi yurt içinde olan sanayi dallarının kurulması kararının alınması
- EAşar vergisinin kaldırılarak köylünün üzerindeki mali yükün hafifletilmesi ve üretimin desteklenmesi
Answer
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda Sümerbank aracılığıyla dokuma ve şeker fabrikalarının açılması seçeneği doğru cevaptır.
Doğru cevap olan fabrika açılması, devletin yılında hazırlanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı çerçevesinde bizzat sermaye koyarak üretim tesisleri kurmasını ve bu tesisleri Sümerbank gibi devlet kurumları aracılığıyla işletmesini kapsar. Bu, Devletçilik ilkesinin temelini oluşturan "devletin yatırımcı ve işletmeci" olma özelliğini tam olarak karşılar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Devletçilik ve Millileştirme Ayrımı
Hints
1
Devletçilik ilkesinde kilit nokta devletin elini taşın altına koyup fabrikalar inşa etmesidir; sadece yasal düzenleme yapmak veya var olanı satın almak değildir.
Practice More
Devletçilik ilkesinin sadece ekonomiyle sınırlı kalmayıp sosyal devlet anlayışını da nasıl etkilediğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s