Kanun-i Esasi’nin ** yılındaki köklü değişikliklerden önceki orijinal metni** esas alındığında; Meclis-i Umumî (Genel Meclis) tarafından kabul edilen bir kanun tasarısının (layiha) akıbeti hakkında Padişah’ın sahip olduğu yetki ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Padişah'ın reddettiği (onaylamadığı) bir kanun tasarısı, aynı yasama yılı içerisinde tekrar Meclis gündemine getirilemez.Answer
- BPadişah'ın geri gönderdiği bir kanun tasarısı, Meclis tarafından üçte iki çoğunlukla aynen kabul edilirse Padişah'ın onaylaması zorunludur.
- CMeclis'ten geçen kanunlar üzerinde Padişah'ın sadece sembolik bir yetkisi bulunmakta olup nihai karar yetkisi halkın seçtiği temsilcilere aittir.
- DKanun tasarıları Meclis-i Umumî'de kabul edildikten sonra, Tanzimat dönemindeki usule uygun olarak Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye'nin onayından geçerek yasalaşır.
- EPadişah'ın onay yetkisi sadece Heyet-i Mebusan kararları için geçerli olup Heyet-i Ayan'dan geçen tasarılar doğrudan kesinleşir.
Answer
Padişah'ın reddettiği (onaylamadığı) bir kanun tasarısının, aynı yasama yılı içerisinde tekrar Meclis gündemine getirilememesi
Doğru ifade, Padişah'ın yasama üzerindeki mutlak gücünü yansıtmaktadır. Kanun-i Esasi'nin . maddesi, Padişah'ın onaylamadığı bir kanun tasarısının aynı yasama yılı içinde tekrar Meclis'e getirilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Bu durum, Padişah'ın veto yetkisinin 'mutlak' olduğunu ve Meclis'in bu vetoyu aşma şansının bulunmadığını gösterir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1876 Kanun-i Esasi'de Padişah'ın Mutlak Veto Yetkisi
Hints
1
Anayasası'nın ilk hali ile değişiklikleri arasındaki en büyük fark Padişah'ın yetkilerinin sınırlandırılmasıdır.
Practice More
değişiklikleri sonrası hükümetin kime karşı sorumlu olduğunu ve veto yetkisinin nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s