Günümüzün bilgi bombardımanı altında, yaratıcı zihnin en büyük sınavı 'seçebilme' yetisinden ziyade, kendi sesini koruma mücadelesidir. Bilgiye erişimin demokratikleşmesi, paradoksal bir şekilde, özgün düşüncenin önündeki en sinsi engellerden birine dönüşmüştür. Her an her yerden akan fikirler, kuramlar ve sanatsal üretimler, zihni beslemekten çok onu bir yankı odasına hapsetmektedir. Bu durum, sanatçının veya düşünürün kendi içsel derinliğine çekilmesini zorlaştırmakta, üretilen eserin bireysel bir tanıklıktan çok kolektif bir ortalamanın ürünü olmasına yol açmaktadır. Zira hakiki bir yaratım, dış dünyanın gürültüsünden arınmış, derin bir entelektüel yalnızlık ve sessizlik gerektirir. Oysa modern insan, bu sessizliği bir eksiklik olarak görüp sürekli dışsal uyaranlarla doldurma eğilimindedir. Nihayetinde, bilginin bu denli görünür ve ulaşılabilir olması, derinlemesine bir kavrayışın değil, sığ bir malumatfuruşluğun ve zihinsel bir tekdüzeliğin zeminini hazırlamaktadır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- Bilgiye erişimin kolaylaşması, zihinsel bir derinleşme sağlamak yerine özgün ve bireysel üretimin ihtiyaç duyduğu içsel sessizliği yok ederek yaratıcılığı sıradanlaştırmaktadır.Answer
- BGünümüz dünyasında bilgiye ulaşmanın yollarının çeşitlenmesi, sanatsal ve düşünsel üretimin niteliğinde ve niceliğinde köklü değişimlere yol açmıştır.
- CModern insanın sessizliği ve yalnızlığı bir yetersizlik olarak görmesi, onu sürekli olarak dış dünyadan gelen verileri sorgulamadan kabul etmeye itmektedir.
- DÖzgün bir eser ortaya koymak isteyen her sanatçının, toplumsal bağlarından tamamen koparak mutlak bir izolasyon içinde üretim yapması zorunluluktur.
- EBilgi kirliliği ve veri yoğunluğu, modern bireyin öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyerek eğitim sistemlerinin yöntemlerini gözden geçirmesini zorunlu kılmaktadır.