Günümüzde dijitalleşmenin sağladığı sınırsız depolama olanakları, her türlü veriyi istifleme tutkusunu da beraberinde getirdi. Ancak her şeyi kaydetme arzusu, ironik bir biçimde gerçek bir toplumsal hafızanın oluşmasını engelliyor. Hatırlamak, aslında bir ayıklama ve önemsiz olanı unutma sürecidir. Bilginin hiyerarşiden yoksun bir şekilde yığılması, zihinsel bir gürültü yaratarak asıl değerli olanın seçilmesini güçleştiriyor. Arşivlerin uçsuz bucaksızlığı içinde kaybolan birey, geçmişle bağ kurmak yerine verilerin içinde boğuluyor. Dolayısıyla gerçek bir kültürel birikim, ne kadar çok veriye sahip olduğumuzla değil, bu verilerin ne kadarını anlamlı bir bütüne dönüştürebildiğimizle ilgilidir.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Kültürel birikim ve toplumsal hafıza, verilerin niceliğinden ziyade onların anlamlı bir senteze dönüştürülmesiyle mümkündür.Answer
- BDijitalleşmenin getirdiği sınırsız veri depolama imkanları, modern toplumların arşivleme süreçlerini ve alışkanlıklarını kökten değiştirmiştir.
- CSağlıklı bir hatırlama eyleminin gerçekleşebilmesi için zihnin önemsiz bilgileri ayıklama ve unutma sürecinden geçmesi zorunludur.
- DTeknolojik gelişmeler, insan zihninin doğal işleyişini bozarak toplumsal hafızayı ve geçmişle olan bağı tamamen yok etmektedir.
- EBilgi yığınları arasında hiyerarşi kuramayan bireyler, geçmişin değerlerini anlamakta ve gelecek nesillere aktarmakta yetersiz kalmaktadır.