Eğitim sistemleri ve toplumsal beklentiler, bilgiyi giderek daha fazla 'kullanılabilirlik' ve 'ekonomik değer' üzerinden tanımlama eğilimindedir. Bir bilginin kıymeti, onun ne işe yaradığına veya hangi sorunu hemen çözdüğüne endekslenmektedir. Ancak insan düşüncesinin tarihteki en büyük sıçramaları, genellikle hiçbir pratik fayda gözetilmeksizin duyulan saf meraktan ve 'faydasız' görülen kuramsal arayışlardan doğmuştur. Bilgiyi sadece bir araç olarak gören araçsal akıl, zihni belirli bir kalıba hapsederek yaratıcılığın asıl kaynağı olan özgür düşünme alanını daraltmaktadır. Faydacılığın pençesindeki bir öğrenme süreci, bireyi sadece birer teknisyen haline getirmekte; onu evreni ve kendisini anlamlandırmaya yönelik o derin, felsefi meraktan mahrum bırakmaktadır. Oysa asıl entelektüel gelişim, bilginin kendi başına bir amaç olduğu noktada başlar.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- Bilginin sadece fayda ve pragmatik sonuçlar üzerinden değerlendirilmesi, insan zihninin özgür ve derinlikli gelişimini engelleyerek entelektüel ilerlemeyi kısıtlamaktadır.Answer
- BGünümüz dünyasında eğitimin temel amacı, bireylere ekonomik hayatta karşılığı olan pratik beceriler kazandırmak ve onları mesleki hayata hazırlamak olmalıdır.
- Cİnsanlık tarihi boyunca elde edilen bilimsel başarıların temelinde, doğayı ve evreni anlamaya yönelik bitmek bilmeyen bir merak duygusu yatmaktadır.
- DSadece belirli bir işe yarayan bilgileri öğrenen bireyler, günlük hayatta karşılaştıkları karmaşık sorunlar karşısında çözüm üretme yeteneklerini kaybetmektedir.
- ETeorik bilginin pratikle birleştirilemediği eğitim sistemleri, bireyin toplumsal yaşama uyum sağlamasını zorlaştırarak başarısızlığa yol açmaktadır.