1923-1929 yılları arasında "özel girişim" önceliğiyle yürütülen ekonomi politikalarının, sermaye yetersizliği ve 1929 Küresel Buhranı nedeniyle sekteye uğraması sonucunda 1930'lu yıllarda "Devletçilik" uygulamasına geçilmiştir. Bu yeni dönemde devlet, sanayileşmeyi hızlandırmak adına hem yatırımcı hem de denetleyici bir rol üstlenmiştir.
Bu bilgiler ışığında Atatürk dönemi devletçilik uygulamalarıyla ilgili;
I. Ekonomideki devlet müdahalesinin ideolojik bir dogmadan ziyade pratik bir zorunluluktan doğduğu,
II. Özel sektörün ekonomik sistemin dışına itilerek tüm üretim araçlarının kamulaştırıldığı,
III. Devletin, bireysel teşebbüsün gücünün yetmediği stratejik ve büyük ölçekli alanlarda öncü rol oynadığı
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- AYalnız I
- BYalnız II
- I ve IIIAnswer
- DII ve III
- EI, II ve III
Answer
I ve III numaralı yargıların birlikte yer aldığı seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan 'I ve III' yargıları devletçiliğin temel karakterini yansıtır. Devlet müdahalesi ideolojik bir tercih değil, 1929 Buhranı gibi küresel etkilerden doğan bir zorunluluktur (I). Aynı zamanda bu modelde devlet, sermayesi olmayan halkın yapamadığı büyük yatırımları (fabrika, demiryolu vb.) bizzat üstlenerek ekonomiye öncülük etmiştir (III).
Step-by-Step Solution
Key Concept
Karma Ekonomi ve Pragmatik Devletçilik
Hints
1
Devletçilik ilkesinin 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrası neden 'zorunlu' hale geldiğini düşünün.
2
Türkiye'deki uygulamanın Sovyet tipi bir mülkiyet reddi mi yoksa özel sektörü destekleyen bir 'karma model' mi olduğunu sorgulayın.
3
Özel sektörün varlığının devam etmesi, 'tüm araçların kamulaştırıldığı' yönündeki yargıyı geçersiz kılar.
Practice More
Devletçilik ve Halkçılık ilkelerinin 'sosyal adalet' ve 'kamu yararı' kavramları üzerinden nasıl kesiştiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s