Question

Difficulty: Very hardKavimler Göçü ve Avrupa Hun Devleti

Kavimler Göçü'nün tetiklediği demografik ve siyasi dönüşüm, Avrupa Hun Devleti'nin stratejik hamleleriyle birleşerek antik dünyanın sonunu hazırlamıştır. Hun liderlerinin izlediği politikalar, Roma dünyasının hem askeri doktrinini hem de diplomatik dengelerini sarsarak Avrupa'nın yeni bir sosyo-politik yapıya evrilmesine neden olmuştur.

Buna göre, Kavimler Göçü ve Avrupa Hun Devleti ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi tarihsel açıdan doğrudur?

  1. A
    Avrupa Hun Devleti, Balamir önderliğinde kurulduktan sonra başkentini Ötüken'e taşımış ve İpek Yolu'nun kontrolünü sağlamak amacıyla Çin ile yoğun mücadelelere girmiştir.
  2. Hükümdar Uldiz, Bizans'ı (Doğu Roma) askeri baskı ile vergiye bağlama politikası izlerken, Batı Roma ile olan münasebetlerini diğer kavimlerin göç dalgalarına karşı stratejik bir iş birliği zemininde yürütmüştür.Answer
  3. C
    Attila'nın 452452 yılındaki İtalya seferi sonrasında Papa I. Leo ile yaptığı görüşme, Hunların topluca Hristiyanlığı benimsemesine ve Avrupa'daki kilise hiyerarşisine dahil olmasına zemin hazırlamıştır.
  4. D
    Kavimler Göçü'nün ardından Avrupa'da yaygınlaşan feodalite rejimi, merkezi otoriteleri güçlendirerek Roma İmparatorluğu'nun siyasi birliğini korumuş ve kölelik sistemini tamamen sona erdirmiştir.
  5. E
    Bizans ile imzalanan Margos Antlaşması'nın en önemli maddesi, Bizans'ın Hunlardan kaçan sığınmacıları kabul etmeye devam etmesi karşılığında Hunlara yıllık vergi ödemeyi taahhüt etmesidir.

Answer

Hükümdar Uldiz'in Bizans'ı baskı altına alırken Batı Roma ile barbar kavimlere karşı iş birliği yapması, Avrupa Hun Devleti'nin erken dönem dış politika esaslarını doğru yansıtan bir yargıdır.
Doğru ifade, Avrupa Hun hükümdarı Uldiz'in belirlediği dış politika esaslarını tanımlar. Uldiz, Bizans'ı askeri baskı altında tutmayı hedeflerken, Batı Roma'nın Hunlara bağlı olmayan 'barbar' kavimlerin (Vandallar, Gotlar vb.) saldırılarıyla meşgul olmasını kendi çıkarına görmüş ve bu kavimlere karşı Batı Roma ile zaman zaman ittifak kurmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin lider ve politika eşleşmesini analiz et
Uldiz döneminde Türklerin ilk kez Anadolu'ya girdiği ve 'Güneşin battığı yere kadar her yeri zapt edebilirim' diyerek Bizans'ı tehdit ettiği, ancak Batı Roma ile stratejik ortaklık kurduğu belirlenir.
Liderlerin (Uldiz, Attila) farklı dönemlerdeki dış politika önceliklerini ayırt etmek soruyu çözmek için temel adımdır.
2
Kavimler Göçü'nün yapısal sonuçlarını değerlendir
Göçün Roma'yı zayıflatarak feodaliteye (yerel güç odakları) zemin hazırladığı, Avrupa Hunlarının ise bu boşlukta hem Doğu hem Batı Roma üzerinde hak iddia ettiği görülür.
Siyasi boşluğun nasıl kullanıldığını anlamak, Hun-Roma ilişkilerinin neden karmaşık olduğunu açıklar.
3
Çeldiricilerdeki kavramsal ve kronolojik hataları ayıkla
Ötüken merkezi (Asya Hun), sığınmacı kabulü (Margos maddesinin zıttı) ve Hristiyanlığın kabulü gibi yanlış bilgiler elenir.
KPSS düzeyinde 'ayırıcı' sorular genellikle benzer isimli devletlerin özelliklerinin birbirine karıştırılması üzerine kurulur.

Key Concept

Avrupa Hun Devleti'nin Dış Politika Esasları ve Kavimler Göçü'nün Etkileri

Hints

1
Uldiz dönemindeki 'Güneşin battığı yere kadar her yeri zapt edebilirim' sözünü ve bu dönemdeki Roma politikalarını hatırlayınız.

Practice More

Avrupa Hun Devleti'nin Bizans ile imzaladığı Margos ve Anatolius antlaşmalarının ekonomik ve siyasi maddelerini karşılaştırarak inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question