Milli Mücadele Muharebeler Dönemi

623 questions

Question 241Question

Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda düzenli ordunun yenilgi alarak Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi, TBMM'de 'Ordu nereye gidiyor, millet nereye gidiyor?' gibi sert eleştirilere ve büyük bir moral bozukluğuna yol açmıştır. Meclisin Kayseri'ye taşınmasının dahi tartışıldığı bu kritik süreçte, hem askeri disiplini hızla yeniden sağlamak hem de hızlı karar alabilmek amacıyla gerçekleştirilen temel siyasi ve hukuki hamle aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yasama ve yürütme yetkilerini de kapsayan Başkomutanlık yetkisinin verilmesi

Answer

Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yasama ve yürütme yetkilerini de kapsayan Başkomutanlık yetkisinin verilmesi
Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndaki yenilgi sonrası yaşanan kaos ve moral bozukluğunu gidermek için TBMM, 5 Ağustos 1921'de Mustafa Kemal Paşa'yı 'Başkomutan' olarak atamış ve kendi yetkilerini ona devretmiştir. Bu durum, Milli Mücadele'nin seyrini değiştiren en önemli siyasi sonuçtur.

Step-by-Step Solution

1
Askeri durumun analiz edilmesi
Kütahya-Eskişehir Savaşları sonrası ordu, Yunan taarruzu karşısında daha fazla kayıp vermemek için Sakarya'nın doğusuna çekilmiştir.
Bu hamle stratejik bir geri çekilmedir ancak mecliste büyük bir krize neden olmuştur.
2
Siyasi krizin ve çözüm arayışının belirlenmesi
Meclis tartışmaları sonucunda sorumluluğun tek elde toplanması gerektiği fikri ağırlık kazanmıştır.
Savaş zamanı meclis gibi çok sesli bir yapıda hızlı karar almak zordur.
3
Hukuki hamlenin tespiti
5 Ağustos 1921'de Başkomutanlık Kanunu ile Mustafa Kemal Paşa'ya üç ay süreyle geniş yetkiler verilmiştir.
Milli Mücadele'nin bu en zor anında askeri ve idari birliği sağlamak amaçlanmıştır.

Key Concept

Başkomutanlık Kanunu ve Meclis Yetkilerinin Devri

Hints

1
Meclisin en büyük yetkisi yasama yetkisidir; bu yetkinin bir kişiye devredilip devredilmediğini düşünün.
2
Bu savaş sonrası 'Ordu nereye gidiyor?' tartışmaları Mustafa Kemal'in sorumluluğu bizzat üstlenmesiyle sonuçlanmıştır.
3
Meclis, 5 Ağustos 1921 tarihinde 'Başkomutanlık Kanunu'nu kabul ederek otorite krizini çözmüştür.

Practice More

Kütahya-Eskişehir Savaşları sürerken Ankara'da toplanan 'Maarif Kongresi'nin eğitim ve kültür tarihimizdeki önemini inceleyiniz.

Alternative Method

Savaşın kronolojik sırasını hatırlayarak (I. İnönü, II. İnönü, Kütahya-Eskişehir, Sakarya) sonuçların hangi savaşa ait olduğunu eşleştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 242Question

II. İnönü Muharebesi’nin zaferle sonuçlanması, Millî Mücadele’nin askeri safhasındaki başarıların diplomatik alandaki yansımalarını hızlandırmış ve İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştirmiştir. Bu zaferin ardından yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi, doğrudan İtilaf bloğundaki bu çözülmenin ve işgal politikasındaki sarsılmanın bir kanıtı olarak değerlendirilemez?

Show answer & explanation

Answer: Sovyet Rusya ile Moskova Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’nın imzalanması

Answer

Sovyet Rusya ile Moskova Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’nın imzalanması
Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması, 16 Mart 1921 tarihinde gerçekleşmiş olup I. İnönü Muharebesi'nin diplomatik bir sonucudur. II. İnönü Muharebesi ise bu antlaşmadan sonra, Mart sonu ve Nisan başında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Moskova Antlaşması, II. İnönü sonrasındaki siyasi gelişmeler arasında yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Muharebenin sonuçlarını analiz etme
II. İnönü Zaferi (1 Nisan 1921), İtilaf Devletleri arasındaki birliği bozmuş; İtalya ve Fransa'nın işgal politikalarını değiştirmesine neden olmuştur.
Soruda istenen 'İtilaf bloğundaki çözülme' kriterine uygun gelişmeleri belirlemek için her seçeneğin kronolojik ve siyasi bağlamı kontrol edilmelidir.
2
Seçeneklerin kronolojik kontrolünü yapma
Moskova Antlaşması 16 Mart 1921'de imzalanmıştır. II. İnönü Muharebesi ise 23 Mart - 1 Nisan 1921 tarihleri arasındadır.
Bir olayın sonucu, kendisinden önce gerçekleşen bir gelişme olamaz.
3
Doğru sonucu belirleme
Moskova Antlaşması I. İnönü'nün sonucudur; dolayısıyla II. İnönü sonrasındaki 'İtilaf bloğundaki çözülme' ile doğrudan ilişkilendirilemez.
I. İnönü ve II. İnönü sonuçlarının birbirine karıştırılması KPSS'de sıkça sorgulanan bir çeldiricidir.

Key Concept

II. İnönü Savaşı'nın Diplomatik Sonuçları ve Kronoloji

Hints

1
Zaferin sonuçlarını değerlendirirken kronolojik sıralamaya dikkat edin; olaylardan önce gerçekleşen antlaşmalar sonuç olamaz.
2
Sovyet Rusya ile yapılan diplomatik ataklar genellikle hangi zaferden hemen sonra gerçekleşmişti? Moskova Antlaşması'nın tarihini hatırlayın.
3
Mustafa Kemal Paşa'nın 'Siz orada sadece düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz' telgrafını çektiği savaşı ve bu savaştan hemen önceki büyük antlaşmayı düşünün.

Practice More

II. İnönü sonrası İtalya'nın başlattığı çekilme süreci, hangi savaşın ardından duraksamış ve hangi savaşın ardından tamamen tamamlanmıştır? Bu süreci incelemek konuyu pekiştirecektir.

Alternative Method

Eleyerek gitme yöntemi: İtalya ve Fransa'nın çekilme/yumuşama sinyalleri verdiği ilk savaşın II. İnönü olduğu bilinirse, bu seçenekler elenir. Moskova Antlaşması'nın I. İnönü sonrasındaki 'Milat' kodlamasındaki (Moskova, İstiklal Marşı, Londra, Afganistan, Teşkilat-ı Esasiye) 'M' harfi olduğu hatırlandığında cevap netleşir.
Estimated Time:1m 30s
Question 243Question

Milli Mücadele Dönemi’nde Batı Cephesi’nde işgallere karşı direnişi başlatan Kuva-yı Milliye birlikleri, zamanla TBMM tarafından tasfiye edilerek yerlerine merkezi disipline sahip düzenli bir ordunun kurulması kararlaştırılmıştır.

Bu kararın alınmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?

Show answer & explanation

Answer: Gediz Taarruzu’nda Yunan kuvvetlerine karşı kazanılan kesin başarıyla Batı Anadolu'nun işgalden tamamen kurtulması

Answer

Gediz Taarruzu’nda Yunan kuvvetlerine karşı kazanılan kesin başarıyla Batı Anadolu'nun işgalden tamamen kurtulması
Düzenli orduya geçişin en somut askeri nedeni 19201920 yılı Ekim ayında gerçekleştirilen Gediz Taarruzu'nun başarısızlıkla sonuçlanmasıdır. Bu gelişme sonrası milis güçlerin (Kuva-yı Milliye) sadece savunma yapabildiği, taarruz gücünden yoksun olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, Gediz'de kesin başarı kazanıldığı ifadesi tarihsel olarak yanlıştır ve düzenli orduya geçişin bir nedeni olamaz.

Step-by-Step Solution

1
Kuva-yı Milliye'nin genel özelliklerini değerlendir.
Gönüllü, bölgesel ve disiplinsiz birlikler olduğu tespit edilir.
Milis güçlerin neden yetersiz kaldığını anlamak için temel yapılarını bilmek gerekir.
2
Düzenli orduya geçişi zorunlu kılan askeri gelişmeyi hatırla.
Ali Fuat Paşa komutasındaki Gediz Taarruzu'nun başarısızlıkla sonuçlandığı belirlenir.
Gediz yenilgisi, Kuva-yı Milliye ile düzenli Yunan ordusuna karşı başarı kazanılamayacağını ispatlamıştır.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu kontrol et.
Gediz'de zafer kazanıldığına dair bilginin yanlış olduğu, bu olayın aslında bir yenilgi olduğu görülür.
Tarihsel hatalar içeren bir ifade, düzenli orduya geçişin gerekçesi olamaz.

Key Concept

Düzenli Ordunun Kurulma Nedenleri ve Gediz Taarruzu

Hints

1
Kuva-yı Milliye'nin tasfiye edilmesinin nedeni, onların başarılı olması değil, artık savunmada bile yetersiz kalmalarıdır.
2
19201920 yılının sonlarında yapılan Gediz Taarruzu'nun sonucunu ve bu sonucun Batı Cephesi komutanlığındaki etkisini düşünün.
3
Düzenli orduya geçilmesinde etkili olan 'Gediz' olayı bir zafer değil, bir yenilgidir. Seçeneklerde bu olayın sonucuna dair bir bilgi kirliliği olabilir.

Practice More

Düzenli ordunun kurulmasından sonra Batı Cephesi'nde kazanılan ilk zaferin (I. İnönü) siyasi sonuçlarını (Londra Konferansı, Moskova Antlaşması) çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 244Question

Milli Mücadele'nin askeri safhasını kesin bir zaferle taçlandıran ve "Rum Sındığı" olarak da adlandırılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin (3030 Ağustos 19221922) kazanılmasının ardından yaşanan askeri ve siyasi gelişmeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu zaferin sonuçları arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'ya (Çakmak) "Mareşallik" rütbesinin tevcih edilmesi

Answer

Büyük Taarruz zaferinin ardından Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'ya (Çakmak) Mareşallik rütbesinin verilmesi, bu dönemin doğrudan bir sonucudur.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından 3131 Ağustos 19221922'de TBMM tarafından Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak'a Mareşallik rütbesi verilmiştir. Bu, zaferin askeri başarıyı ödüllendiren doğrudan bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Muharebe tarihini ve bağlamını belirle.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi 3030 Ağustos 19221922'de kazanılmıştır.
Soruda istenen gelişmelerin bu tarihten sonra olması gerekir.
2
Verilen seçenekleri kronolojik ve içerik bakımından analiz et.
Kars Antlaşması, Mustafa Kemal'e Mareşallik verilmesi ve Ankara Antlaşması 19211921 yılındaki Sakarya Savaşı sonuçlarıdır.
Sakarya ve Büyük Taarruz sonuçlarını birbirinden ayırmak doğru yanıta ulaşmayı sağlar.
3
Büyük Taarruz'un özgün sonuçlarını tespit et.
Fevzi Çakmak'ın Mareşal olması (3131 Ağustos 19221922) ve Mudanya Ateşkesi bu döneme aittir.
Fevzi Çakmak, Türk tarihinde Mustafa Kemal'den sonra Mareşallik rütbesini alan ikinci ve son kişidir.

Key Concept

Milli Mücadele Muharebeler Dönemi Siyasi ve Askeri Sonuçları

Hints

1
Mustafa Kemal Paşa ile Fevzi Çakmak Paşa'nın Mareşallik rütbelerini hangi savaşlardan sonra aldıklarını hatırlayın.

Practice More

Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'un sonuçlarını karşılaştırmalı bir tablo üzerinden tekrar etmek, bu tür kronoloji tuzaklarını aşmanıza yardımcı olacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 245Question

Yeni kurulan düzenli ordunun Batı Cephesi'nde kazandığı ilk zafer olan I. I˙no¨nu¨ Savas¸ıI. \text{ İnönü Savaşı}, TBMM Hükümeti'nin gücünü kanıtlamış ve diplomaside hareketli bir dönemi başlatmıştır. Aşağıdakilerden hangisi, bu askeri başarının ardından ortaya çıkan siyasi gelişmelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması

Answer

Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması, Birinci İnönü Savaşı'nın değil; Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonuçlarından biridir.
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, Birinci İnönü zaferinden çok daha sonra, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla ortaya çıkan diplomatik bir başarıdır. Bu antlaşma ile Güney Cephesi resmen kapanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci İnönü Savaşı'nın sonuçlarını hatırlatacak 'TALİM' kodlamasını hatırla.
T: Teşkilat-ı Esasiye, A: Afganistan Dostluk Antlaşması, L: Londra Konferansı, İ: İstiklal Marşı, M: Moskova Antlaşması.
Savaşın temel ulusal ve uluslararası sonuçlarını sistematik olarak ele almak için bu kodlama kullanılır.
2
Seçeneklerde verilen olayları bu kodlamaya göre filtrele.
Seçeneklerdeki Afganistan Antlaşması, Londra Konferansı, İstiklal Marşı ve Teşkilat-ı Esasiye bu kodlamada yer alır.
Doğru zaman diliminde yer almayan olayı tespit etmek için kronolojik karşılaştırma yapılır.
3
Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması'nın tarihsel sürecini analiz et.
Bu antlaşma Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında (20 Ekim 1921) imzalanmış ve Güney Cephesi'ni kapatmıştır.
Ankara Antlaşması'nın Birinci İnönü sonuçları arasında yer almadığını teyit etmek için bu bilgi gereklidir.

Key Concept

Birinci İnönü Savaşı'nın 'TALİM' (Teşkilat-ı Esasiye, Afganistan Dostluk, Londra Konferansı, İstiklal Marşı, Moskova Antlaşması) olarak kodlanan sonuçlarını diğer muharebe sonuçlarından ayırt etmek.

Hints

1
Birinci İnönü zaferinin sonuçlarını 'TALİM' kelimesindeki harflerle (T-A-L-İ-M) eşleştirmeyi deneyin.

Practice More

Birinci İnönü Savaşı sonuçlarını 'Ulusal' (iç politika) ve 'Uluslararası' (dış politika) olarak sınıflandırarak çalışmak, konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Estimated Time:45s
Question 246Question

Güney Cephesi’nde Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahin Bey ve Urfa’da Ali Saip Bey gibi yerel kahramanların öncülüğünde yürütülen direniş; 1919 sonlarında bölgeyi İngilizlerden devralan Fransızlara ve onların silahlandırdığı 'Ermeni İntikam Alaylarına' (Ermeni Lejyonu) karşı verilmiştir. Sakarya Zaferi’nin diplomatik bir sonucu olan 1921 Ankara Antlaşması ile bu cephe resmen kapanmıştır. Buna göre, Güney Cephesi’ndeki mücadele süreci ve 1921 Ankara Antlaşması’nın sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi *yanlış* bir değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: Ankara Antlaşması ile çizilen ve Lozan Antlaşması’nda da teyit edilen Suriye sınırı, hiçbir değişikliğe uğramadan günümüzdeki Türkiye-Suriye sınırını oluşturmuştur.

Answer

Ankara Antlaşması ile çizilen sınırın günümüzdeki Türkiye-Suriye sınırını hiçbir değişikliğe uğramadan oluşturduğu ifadesi yanlıştır; çünkü Hatay 1939 yılında anavatana katılmıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 1921 Ankara Antlaşması ile belirlenen sınırda Hatay, Türk sınırları dışındaydı. Bu sınır Lozan'da da kabul edilmiş olsa da, günümüzdeki Türkiye-Suriye sınırı 1939 yılında Hatay'ın anavatana katılmasıyla son halini almıştır. Dolayısıyla 'hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze ulaştığı' iddiası tarihsel bir hatadır.

Step-by-Step Solution

1
Güney Cephesi'nin mücadele karakterini analiz etme
Direnişin Kuva-yi Milliye (yerel halk) tarafından Fransız ve Ermeni güçlerine karşı yürütüldüğü doğrulanır.
Cephenin askeri yapısını anlamak için gereklidir.
2
1921 Ankara Antlaşması'nın diplomatik sonuçlarını inceleme
Fransa'nın TBMM'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olduğu ve İtilaf bloğunun parçalandığı görülür.
Antlaşmanın siyasi önemini belirlemek için gereklidir.
3
Misak-ı Milli tavizlerini kontrol etme
Hatay'ın özel statüyle dışarıda kalmasının bir taviz olduğu saptanır.
Seçeneklerdeki 'taviz' bilgisini doğrulamak için gereklidir.
4
Sınırın kronolojik değişimini değerlendirme
1921 ve 1923 (Lozan) sınırı ile 1939 sonrası (günümüz) sınırının farklı olduğu (Hatay farkı) belirlenir.
En subtle ve teknik hatayı yakalamak için gereklidir.

Key Concept

1921 Ankara Antlaşması ve Hatay Sorunu

Hints

1
Güney sınırımızdaki son değişikliğin ne zaman ve hangi olayla gerçekleştiğini hatırlayın.
2
Hatay'ın anavatana katıldığı yıl olan 1939 ile Ankara Antlaşması'nın tarihi olan 1921 arasındaki farkı düşünün.
3
Ankara Antlaşması ve Lozan'da Hatay sınır dışında kalmıştı. Bu durum 1939'da değiştiği için sınırın 'hiç değişmediği' söylenemez.

Practice More

Misak-ı Milli'den verilen diğer tavizleri (Batum ve Musul) inceleyerek diplomatik süreçleri karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 247Question

Sakarya Meydan Muharebesi (2323 Ağustos - 1313 Eylül 19211921) Türk ordusunun son savunma savaşıdır. Bu süreçle ilgili bazı tespitler şöyledir:

I. Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır." emriyle dünya askerlik tarihine "alan savunması" kavramı girmiştir.
II. Çok fazla yetişmiş subay kaybı yaşandığı için bu savaşa "Subaylar Savaşı" veya "Melhame-i Kübra" denilmiştir.
III. Askerî zaferin ardından imzalanan diplomatik belgelerle Güney Cephesi kapanmış ve doğu sınırı son şeklini almıştır.

Bu bilgiler ve Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Doğu sınırındaki belirsizliklerin giderilmesi amacıyla Ermenistan ile Gümrü Antlaşması imzalanarak askeri harekât durdurulmuştur.

Answer

Doğu sınırındaki belirsizliklerin giderilmesi amacıyla Ermenistan ile Gümrü Antlaşması imzalanarak askeri harekâtın durdurulduğu ifadesine ulaşılamaz.
Gümrü Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi'nin bir sonucu değil, Doğu Cephesi'ndeki askerî başarıların ardından 33 Aralık 19201920 tarihinde imzalanmıştır. Sakarya zaferinden sonra ise doğu sınırımızı kesinleştiren antlaşma Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan ile imzalanan Kars Antlaşması'dır. Bu nedenle Gümrü Antlaşması ile ilgili ifade kronolojik olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Askerî strateji analizi
I. maddedeki 'sathı müdafaa' ifadesinin 'alan savunması' anlamına geldiği ve savunma hattı yerine tüm vatanın korunduğu doğrulanır.
Mustafa Kemal'in emri, çekilmek zorunda kalan birliklerin durdukları her noktada direnişe devam etmesini öngörür.
2
Kayıp bilançosu değerlendirmesi
II. maddedeki 'Melhame-i Kübra' ve 'Subaylar Savaşı' kavramlarının insan kaynağı kaybını simgelediği doğrulanır.
Savaşta yaklaşık 350350 subayın şehit olması, ordunun komuta kademesinde büyük bir boşluk yaratmıştır.
3
Diplomatik sonuç ve antlaşma kontrolü
Ankara Antlaşması ile Güney Cephesi'nin kapandığı ve Kars Antlaşması ile Doğu sınırının kesinleştiği bilgisi III. maddeyle eşleşir.
Gümrü Antlaşması 33 Aralık 19201920'de (Sakarya'dan önce) imzalanmışken, Sakarya sonrası Doğu sınırını kesinleştiren belge 1313 Ekim 19211921 tarihli Kars Antlaşması'dır.

Key Concept

Sakarya Meydan Muharebesi'nin askerî ve diplomatik sonuçlarının kronolojik ve içeriksel analizi.

Hints

1
Sakarya Savaşı'ndan sonra hangi antlaşmaların imzalandığını hatırlayın: Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars, Fransa ile Ankara.
2
Gümrü Antlaşması'nın tarihini (19201920) ve Sakarya Savaşı'nın tarihini (19211921) karşılaştırın.
3
Doğu sınırını kesinleştiren antlaşma Gümrü değil, Sakarya zaferi sonrası imzalanan Kars Antlaşması'dır.

Practice More

Misak-ı Milli'den verilen tavizleri (Batum, Hatay, Musul) ve hangi antlaşmalarla verildiğini bir tablo halinde çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 248Question

Mustafa Kemal Paşa'nın 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.' emriyle dünya askerlik literatürüne yeni bir strateji kazandıran ve 'Melhame-i Kübra' olarak da adlandırılan Sakarya Meydan Muharebesi, 1683'ten beri devam eden geri çekilişin askeri olarak sona erdiğini tescil etmiştir. Bu zaferin ardından TBMM Hükümeti, askeri başarısını diplomatik alanda da pekiştirmiştir.

Buna göre, Sakarya Zaferi sonrasında gerçekleşen aşağıdaki diplomatik gelişmelerden hangisi, bu zaferin 'doğrudan' sonuçları arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması ve Misak-ı Milli'den ilk tavizin verilmesi

Answer

Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması, Sakarya Meydan Muharebesi'nin değil, I. İnönü Savaşı'nın diplomatik bir sonucudur.
Doğru cevap olan seçenek, Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması'nı belirtmektedir. Bu antlaşma, kronolojik olarak Sakarya Meydan Muharebesi'nden (1921) önce, I. İnönü Savaşı'nın (1921 başı) ardından imzalanmıştır. Sakarya Savaşı sonrası Sovyet bloğu ile imzalanan antlaşma ise Kars Antlaşması'dır.

Step-by-Step Solution

1
Muharebenin tarihini ve niteliğini belirle
Sakarya Meydan Muharebesi (Eylül 1921), savunmadan taarruza geçişin eşiği ve 1683'ten beri süren geri çekilişin askeri sonudur.
Soruda istenen 'Sakarya sonuçları' kronolojisini doğru oturtmak için temel zaman dilimini bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaları kronolojik olarak karşılaştır
Kars Antlaşması (13 Ekim 1921), Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) ve Ukrayna Dostluk Antlaşması (2 Ocak 1922) Sakarya sonrasıdır. Ancak Moskova Antlaşması (16 Mart 1921) çok daha erkendir.
KPSS sorularında benzer diplomatik metinler (Kars-Moskova) sıklıkla karıştırılmaktadır.
3
Diplomatik ve askeri ayrımını yap
Moskova Antlaşması I. İnönü sonrasına aittir.
Öğrencinin kronolojik hata yapıp yapmadığı bu adımda teyit edilir.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi Muharebeler ve Diplomatik Sonuçların Kronolojik Ayrımı

Hints

1
Bu antlaşmalardan biri, Batı Cephesi'ndeki ilk askeri zafer olan I. İnönü Savaşı'ndan sonra imzalanmıştır.
2
Misak-ı Milli'den ilk taviz olan Batum'un kaybedilmesi, Sakarya Savaşı'ndan önce gerçekleşen bir antlaşmayla olmuştur.
3
Sovyet Rusya ile Mart 1921'de imzalanan antlaşmayı hatırlayın; o tarihte Sakarya Savaşı henüz gerçekleşmemişti.

Practice More

I. İnönü ve Sakarya zaferlerinin 'ortak' ve 'farklı' diplomatik sonuçlarını bir tablo yaparak karşılaştırınız.

Alternative Method

Tarihleri kıyaslayarak çözüm üretilebilir: Moskova (16 Mart 1921) < Sakarya (23 Ağustos - 13 Eylül 1921) < Kars (13 Ekim 1921).
Estimated Time:50s
Question 249Question

Milli Mücadele Dönemi’nde Batı Cephesi’nde yürütülen askeri harekatın sevk ve idaresinde zaman zaman stratejik ve idari değişikliklere gidilmiştir. Gediz Taarruzu'ndaki başarısızlık sonrası Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa'nın görevden alınarak cephenin 'Batı' (Kuzey) ve 'Güney' olarak ikiye bölünmesi, ancak 1921 Mayıs ayında Refet Paşa'nın komuta ettiği Güney kısmının da Batı Cephesi Komutanlığı'na bağlanarak tek bir merkezde birleştirilmesi bu duruma örnektir.

TBMM’nin Batı Cephesi komuta yapısında yaptığı bu ardışık düzenlemelerle ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Askeri operasyonlardaki verimliliği ve komuta birliğini, sahadaki somut gelişmeler ve askeri performanslar doğrultusunda en üst düzeye çıkarmak

Answer

Askeri operasyonlardaki verimliliği ve komuta birliğini, sahadaki somut gelişmeler ve askeri performanslar doğrultusunda en üst düzeye çıkarmak
Doğru seçenek olan askeri verimlilik ve komuta birliği vurgusu, 1920 sonundaki bölünmenin 'uzmanlaşma' çabasıyla, 1921 Mayıs'ındaki birleşmenin ise 'başarı grafiği ve tek merkezden yönetim' ihtiyacıyla örtüştüğünü gösterir. Refet Paşa'nın komuta ettiği güney kısmının başarısızlığı, cephenin birleştirilerek İsmet Paşa'ya bağlanmasının temel askeri gerekçesidir.

Step-by-Step Solution

1
Gediz Taarruzu sonrası gelişmeleri analiz edin.
Gediz'deki başarısızlık Ali Fuat Paşa'nın görevden alınmasına ve cephenin Batı ve Güney olarak ikiye bölünmesine (Kasım 1920) neden olmuştur.
Bu adım, Kuva-yı Milliye'nin yetersizliğinin görülmesi ve daha profesyonel bir komuta yapısına geçişin ilk aşamasıdır.
2
1921 Mayıs ayındaki birleşme kararının nedenini inceleyin.
Refet Paşa'nın Güney Cephesi'nde Aslıhanlar ve Dumlupınar muharebelerinde beklenen başarıyı gösterememesi, iki başlı komuta yapısının verimsizliğini ortaya koymuştur.
Askeri başarısızlıklar, komutanların performansına dayalı bir revizyonu ve tek merkezden yönetimi (komuta birliğini) zorunlu kılmıştır.
3
Stratejik amacı belirleyin.
Tüm birliklerin İsmet Paşa komutasında birleştirilmesi, ordunun tek elden yönetilerek operasyonel bütünlüğün sağlanmasını amaçlamıştır.
Düzenli ordunun temel varlık sebebi merkezi disiplin ve sevk-idare birliğidir.

Key Concept

Batı Cephesi'nde Komuta Birliği ve Reorganizasyon

Hints

1
Gediz Taarruzu'ndaki başarısızlığın ardından komuta kademesinde neden bir değişikliğe gidildiğini düşünün.
2
1921 Mayıs ayında Refet Paşa'nın görevden alınarak cephenin birleştirilmesine neden olan askeri gelişmeyi (Aslıhanlar-Dumlupınar) hatırlayın.
3
Askeri yönetimde 'tek elden idare' (komuta birliği) kavramı, başarıya ulaşmak için neden hayati önem taşır?

Practice More

Düzenli ordunun kurulma sürecinde çıkan Çerkes Ethem ve Demirci Mehmet Efe ayaklanmalarının bu süreçle eş zamanlı etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 250Question

Lozan Barış Konferansı sürecinde Türk heyeti, Fener Rum Patrikhanesi'nin İstanbul dışına çıkarılmasını talep etmiş; ancak müttefik devletlerin itirazları sonucunda bu kurumun İstanbul’da kalması kabul edilmiştir. Buna göre, Lozan Barış Antlaşması ile Patrikhanenin hukuki statüsünde yapılan temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Siyasi ve dünyevi yetkilerinden arındırılarak yalnızca dini bir kurum haline getirilmiştir.

Answer

Patrikhanenin siyasi ve dünyevi yetkilerinden arındırılarak yalnızca dini bir kurum haline getirilmesi
Lozan Barış Antlaşması ile Patrikhanenin asırlardır sürdürdüğü idari, adli ve siyasi imtiyazlarına son verilmiş; kurumun sadece dini işlerle uğraşması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bir iç kurumu olarak varlığını sürdürmesi sağlanmıştır. Bu durum, yabancı devletlerin azınlık haklarını bahane ederek iç işlerimize karışmasını engellediği için milli egemenlik açısından kritik bir başarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Lozan'daki Patrikhane tartışmasını analiz etme
Türk heyeti müdahaleleri kesmek için kurumu dışarı çıkarmak istemiş ancak müttefikler kalması yönünde baskı yapmıştır.
Sorunun kaynağını anlamak için tarafların tezlerini bilmek gerekir.
2
Varılan uzlaşmayı değerlendirme
Patrikhanenin İstanbul'da kalması karşılığında siyasi haklarının elinden alınması kararlaştırılmıştır.
Tam bağımsızlık ilkesi gereği yabancı müdahalesini önlemek amaçlanmıştır.
3
Hukuki statüyü belirleme
Patrikhane sadece dini bir kurum sıfatıyla Türk kanunlarına tabi hale gelmiştir.
Sonuç, kurumun evrensel değil yerel bir nitelik kazanmasıdır.

Key Concept

Lozan'da Patrikhane ve Milli Egemenlik

Hints

1
Türk heyeti, Patrikhanenin bir 'fesat yuvası' gibi çalışmasını önlemek için siyasi yetkilerini tartışmaya açmıştır.
2
Antlaşma sonucunda Patrikhanenin sadece 'dini' sınırları içinde kalması kararlaştırılmıştır.
3
Kurumun dünya siyaseti üzerindeki etkisi elinden alınmış ve yerel bir Türk dini kuruluşu statüsüne getirilmiştir.

Practice More

Lozan'da 'Azınlıklar' ve 'Yabancı Okullar' konularında alınan kararların egemenlik haklarıyla ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 251Question

Lozan Barış Antlaşması'nda; Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'ye bırakılırken; Yunanistan'ın egemenliğine bırakılan Limni, Sakız, Sisam ve Nikarya gibi adaların silahsızlandırılması ve bu adalarda askeri tahkimat yapılmaması kararlaştırılmıştır.

Bu antlaşmada Yunanistan'a bırakılan adalar için getirilen "silahsızlandırma" şartının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'nin kıyı güvenliğini korumak ve adalardan gelebilecek olası bir saldırı riskini önlemek

Answer

Türkiye'nin kıyı güvenliğini korumak ve adalardan gelebilecek olası bir saldırı riskini önlemek
Lozan Antlaşması'nda Yunanistan'a bırakılan adaların silahsızlandırılması, bu adaların Anadolu kıyılarına (Türkiye'ye) çok yakın olmasından kaynaklanır. Eğer bu adalar silahlandırılırsa, Türkiye'nin batı sahilleri sürekli bir askeri tehdit altında kalacaktır. Bu nedenle getirilen 'silahsızlandırma' şartının temel amacı Türkiye'nin kıyı güvenliğini sağlamak ve bölgedeki askeri gerilimi düşürmektir.

Step-by-Step Solution

1
Hükmün içeriğini analiz etme
Yunanistan'a verilen adalarda askeri yığınak ve silah bulundurmanın yasaklandığı görülmektedir.
Bir bölgenin silahsızlandırılması genellikle o bölgenin yakınındaki komşu devletin güvenliğini sağlamak için yapılır.
2
Coğrafi konumu değerlendirme
Bahsi geçen Sakız, Sisam, Limni gibi adalar Anadolu kıyılarına (Türkiye'ye) oldukça yakın mesafededir.
Mesafe yakınlığı, bu adalardaki askeri varlığın doğrudan Türkiye'yi hedef alabileceği anlamına gelir.
3
Stratejik çıkarımı yapma
Silahsızlandırma şartı ile Türkiye'nin batı kıyılarının (Ege kıyıları) savunma hattı korunmuş olur.
Düşman kuvvetlerinin kıyıya bu kadar yakın bir noktada lojistik ve askeri üs kurması engellenmiştir.

Key Concept

Lozan Antlaşması'nda Sınırlar ve Bölgesel Güvenlik

Hints

1
Adaların Anadolu kıyılarına olan uzaklığını düşünün.
2
Bir devlet, sınırına çok yakın bir noktada başka bir devletin askeri yığınak yapmasını neden istemez?
3
Silahsızlandırma (askerden arındırma) kararları genellikle saldırı riskini azaltmak ve savunma güvenliğini artırmak için alınır.

Practice More

Boğazlar'ın askerden arındırılması ile Adalar'ın silahsızlandırılması arasındaki benzerlik ve farkları karşılaştırmak, tam bağımsızlık ilkesini kavramanıza yardımcı olacaktır.
Estimated Time:50s
Question 252Question

Milli Mücadele Dönemi’nde Güney Cephesi’nde (Maraş, Antep, Urfa) yürütülen direniş süreci ve bu sürecin diplomatik sonuçları ile ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Güneydeki şehirlerin savunması, Doğu Cephesi'nden kaydırılan düzenli ordu birliklerinin bölgeye intikal etmesiyle kesin zaferle sonuçlanmıştır.

Answer

Güney Cephesi'nde düzenli ordu birlikleri savaşmamıştır; mücadele tamamen Kuvayı Milliye tarafından yürütülmüştür.
Güney Cephesi'nde yürütülen mücadelelerin en temel özelliği, savunmanın bölge halkı tarafından kurulan Kuvayı Milliye birliklerince yapılmasıdır. TBMM bu cepheye askeri birlik (alay, tümen vb.) sevk etmemiştir; sadece halkı örgütlemek için bazı subayları görevlendirmiştir. Cephedeki askeri harekat, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi sonrası imzalanan 19211921 Ankara Antlaşması ile diplomatik yolla sona ermiştir.

Step-by-Step Solution

1
Güney Cephesi'ndeki askeri gücün yapısını analiz et.
Güney Cephesi'nde (Maraş, Urfa, Antep) Ermeni çeteleri ve Fransızlara karşı savaşan güçler tamamen sivil halktan oluşan Kuvayı Milliye birlikleridir.
TBMM o dönemde düzenli orduyu sadece Batı Cephesi'nde kurmuş, Doğu'da ise Osmanlı'dan kalan 15. Kolordu'yu kullanmıştır.
2
Cephenin kapanış sürecini değerlendir.
Cephe, bölgedeki bir askeri zaferle değil, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Zaferi'nin siyasi bir sonucu olan 19211921 Ankara Antlaşması ile kapanmıştır.
Fransızlar, Sakarya Savaşı sonrası Türk ordusunun gücünü görerek Anadolu'dan çekilme kararı almıştır.

Key Concept

Güney Cephesi'nin Kuvayı Milliye karakteri ve Ankara Antlaşması ile kapanması.

Hints

1
Güney Cephesi'nde TBMM'nin kurduğu bir 'Ordu' olup olmadığını hatırla.
2
Sütçü İmam veya Şahin Bey gibi isimler ordu komutanı mıydı yoksa yerel liderler miydi?
3
Güney Cephesi, Sakarya Savaşı sonrası imzalanan diplomatik bir belge ile kapanmıştır, askeri bir kuşatma ile değil.

Practice More

Ankara Antlaşması'nın Misak-ı Milli'den verilen hangi tavizi içerdiğini (Hatay) inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 253Question

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda yer alan; "İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetimi, barış antlaşması imzalanıncaya kadar TBMM Hükümeti’ne bırakılacaktır." hükmü, İtilaf Devletleri’nin diplomatik tutumu ve Türk tarafının kazandığı siyasi statü açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nin hukuken sona ermiş sayıldığına

Answer

İstanbul ve Boğazların yönetiminin TBMM'ye bırakılması, Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğini gösterir.
Doğru seçenek, Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul'un yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılmasının, İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Hükümeti'ni artık siyasi bir muhatap ve hukuki bir varlık olarak kabul etmedikleri anlamına geldiğini ifade eder. Bu durum Türk siyasi tarihinde 'hukuken sona erme' olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Madde Analizi
İstanbul (Osmanlı başkenti) ve Boğazların yönetimi TBMM'ye devredilmiştir.
Başkentin yönetiminin başka bir güce verilmesi, mevcut devletin tanınmadığını gösterir.
2
Kavramsal Eşleştirme
Hukuken Sona Erme kavramı tespit edilmiştir.
Uluslararası bir belgede (ateşkes) başkentin devri, devletin tüzel kişiliğinin yok sayılmasıdır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin Sona Erme Aşamaları

Hints

1
Bir devletin başkenti başka bir otoriteye devrediliyorsa, o devletin yasal (hukuki) varlığı ne duruma düşer?
2
Osmanlı'nın sona erme sürecindeki 'Fiilen', 'Hukuken' ve 'Resmen' ayrımını hatırlayın. Mudanya bu zincirin hangi halkasıdır?

Practice More

Mudanya'da Doğu Trakya'nın savaşsız kurtarılmasının 'diplomatik başarı' kavramıyla ilişkisini inceleyin.

Alternative Method

Soruya tersten yaklaşarak; 'Eğer Osmanlı Devleti hukuken devam etseydi, başkent İstanbul'un yönetimi kime bırakılırdı?' diye sorulduğunda cevap 'Osmanlı Hükümeti' olurdu. Ancak TBMM'ye bırakılması bu varlığın bittiğini kanıtlar.
Estimated Time:50s
Question 254Question

Sakarya Meydan Muharebesi (2323 Ağustos - 1313 Eylül 19211921), Türk ordusunun büyük bir zaferiyle sonuçlanmış ve bu zafer hem iç politikada hem de uluslararası alanda köklü değişimlere yol açmıştır. Buna göre, Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonuçları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmış ve Misak-ı Milli'den ilk taviz verilmiştir.

Answer

Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi'nin değil I. İnönü Savaşı'nın diplomatik bir sonucudur.
Doğru cevap olan ifade, Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması'nı Sakarya'nın sonucu gibi göstermektedir. Oysa Moskova Antlaşması (1616 Mart 19211921), I. İnönü Savaşı'nın askeri başarısından sonra imzalanmıştır. Sakarya'dan sonra Sovyet Rusya'ya bağlı Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması imzalanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Savaşın gerçekleştiği dönemi ve temel niteliğini belirle.
Sakarya Meydan Muharebesi 19211921 yılında gerçekleşen 'son savunma' savaşıdır.
Olayların kronolojik sırasını ve hangi savaşın hangi diplomatik sonucu doğurduğunu ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaların hangi cephelerle ve hangi savaşlarla ilgili olduğunu kontrol et.
Kars ve Ankara Antlaşmaları Sakarya sonrasıdır (19211921); ancak Moskova Antlaşması I. İnönü sonrasıdır (1616 Mart 19211921).
KPSS sorularında en sık yapılan hata, benzer devletlerle (Rusya/Fransa) yapılan antlaşmaların tarihlerini karıştırmaktır.
3
Mustafa Kemal Paşa'ya verilen rütbe ve unvanın tarihini teyit et.
Mareşallik ve Gazilik, Sakarya zaferi sonrası TBMM tarafından tevcih edilmiştir.
Rütbe ve unvanların hangi başarıdan sonra verildiği bilgisi teknik bir KPSS bilgisidir.

Key Concept

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Siyasi ve Diplomatik Sonuçları

Hints

1
Diplomatik gelişmelerin tarihlerini I. İnönü Savaşı sonuçları (TALİM: Teşkilat-ı Esasiye, Afganistan, Londra, İstiklal Marşı, Moskova) kodlamasıyla hatırlamaya çalışın.

Practice More

Büyük Taarruz sonrası imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile diplomatik sonuçları karşılaştırarak Kurtuluş Savaşı'nın bitiş sürecini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 255Question

Millî Mücadele yıllarında Batı Cephesi’nde öncelikle Kuva-yı Milliye birlikleriyle savunma yapılmış, ancak 1920 yılının sonlarına doğru TBMM tarafından düzenli ordunun kurulmasına karar verilmiştir. Bu kararın alınmasında etkili olan aşağıdaki nedenlerden hangisi, ordunun "siyasi ve hukuki otoritesini" güçlendirme amacına daha doğrudan hizmet etmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Birliklerin tek bir merkezden yönetilerek askeri disiplinin ve emir-komuta zincirinin sağlanmak istenmesi

Answer

Birliklerin tek bir merkezden yönetilerek askeri disiplinin ve emir-komuta zincirinin sağlanmak istenmesi
Düzenli ordunun kurulmasındaki en temel amaçlardan biri, dağınık haldeki yerel güçleri TBMM’nin denetimine alarak merkezi bir otorite oluşturmaktır. Birliklerin tek bir merkezden yönetilmesi ve bir emir-komuta zincirine bağlanması, TBMM'nin siyasi ve hukuki egemenliğini ordu üzerinde tesis etmesini sağlamıştır. Bu durum, keyfi cezalandırmaların ve hukuk dışı uygulamaların önüne geçilmesini, ordunun bir devlet kurumu olarak hareket etmesini mümkün kılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kuva-yı Milliye'nin yapısını analiz etme
Bölgesel, şeflere bağlı ve merkezi denetimden uzak bir yapı tespit edilir.
Geçişin nedenlerini anlamak için mevcut yapının eksikliklerini bilmek gerekir.
2
Siyasi ve hukuki otorite kavramını orduyla ilişkilendirme
Ordunun bir devlete (TBMM) ve onun yasalarına bağlı olması gerektiği sonucuna varılır.
Siyasi otorite, gücün tek bir merkezden ve kanunlar çerçevesinde kullanılmasını gerektirir.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Emir-komuta zinciri ve tek merkez vurgusunun doğrudan siyasi otoriteyle ilgili olduğu görülür.
Askeri disiplin ve tek merkez, bir devletin kendi topraklarında egemenlik kurmasının temel şartıdır.

Key Concept

Düzenli Ordu ve Merkezi Otorite İlişkisi

Hints

1
Kuva-yı Milliye'nin en büyük sorunu bir merkeze bağlı olmamasıydı.
2
Siyasi otorite, devletin gücünü yasal bir çerçevede tek elden kullanması demektir.
3
Emir-komuta zinciri, bir ordunun bir devlete bağlı olduğunun en somut göstergesidir.

Practice More

Düzenli ordunun kuruluşundan sonra kazanılan ilk askeri zafer olan I. İnönü Savaşı'nın iç ve dış sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 256Question

Mustafa Kemal Paşa’nın Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’ya çektiği kutlama telgrafında "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz." sözüyle önemini vurguladığı II. İnönü Zaferi, Millî Mücadele’nin hem askerî hem de diplomatik seyrinde köklü değişimlere yol açmıştır. Bu zafer sonrası İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıkları derinleşmiş, TBMM’nin uluslararası alandaki meşruiyeti pekişmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen gelişmelerden hangisi II. İnönü Zaferi’nin doğrudan bir sonucu veya bu zaferi takip eden süreçte yaşanan askerî/diplomatik gelişmelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sovyet Rusya ile diplomatik ilişkileri resmîleştiren ve Doğu sınırını büyük oranda güvence altına alan Moskova Antlaşması'nın imzalanması

Answer

Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması, II. İnönü Zaferi'nin değil, I. İnönü Zaferi'nin bir sonucudur.
Moskova Antlaşması, II. İnönü Savaşı'nın (23 Mart - 1 Nisan 1921) başlamasından önce, 16 Mart 1921 tarihinde imzalanmıştır. Bu antlaşma, I. İnönü Savaşı'nın kazanılması ve ardından toplanan Londra Konferansı sürecinde yürütülen diplomasinin bir sonucudur. Dolayısıyla kronolojik olarak II. İnönü Zaferi'nin sonuçları arasında yer alması mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
Muharebelerin ve antlaşmaların kronolojik tarihlerini karşılaştırın.
II. İnönü Savaşı 23 Mart - 1 Nisan 1921 tarihlerinde gerçekleşmiştir. Moskova Antlaşması ise 16 Mart 1921'de imzalanmıştır.
Antlaşmanın savaştan önce imzalanmış olması, onun bir sonuç olamayacağını kanıtlar.
2
I. İnönü ve II. İnönü savaşlarının uluslararası sonuçlarını ayırt edin.
Moskova Antlaşması, I. İnönü sonrası Londra Konferansı devam ederken imzalanan bir 'I. İnönü' sonucudur.
Diplomatik gelişmeler genellikle bir önceki askerî başarının meyvesidir.
3
II. İnönü sonrası İtilaf Devletleri arasındaki çözülmeyi analiz edin.
İtalya'nın çekilmeye başlaması, Fransa'nın temsilci göndermesi ve İngiltere'nin esir bırakması II. İnönü sonrasıdır.
Bu gelişmeler İtilaf bloğundaki ilk ciddi çatlakları temsil eder.

Key Concept

İnönü Savaşlarının Diplomatik Sonuçları ve Kronolojik Ayrımı

Hints

1
Moskova Antlaşması'nın imza tarihi ile II. İnönü Savaşı'nın başlangıç tarihini kıyaslayın.

Practice More

I. İnönü Savaşı'nın uluslararası sonuçlarını 'TALİM' (Teşkilat-ı Esasiye, Afgan Dostluk, Londra Konferansı, İstiklal Marşı, Moskova Antlaşması) şifresiyle tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 257Question

Lozan Barış Konferansı sürecinde Türk heyeti, tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik haklarından ödün vermemek adına bazı konuların "Türkiye'nin bir iç meselesi" olduğunu ve başka devletlerin bu konuya müdahale edemeyeceğini savunmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin uluslararası bir denetimi veya komisyon kurulmasını reddederek kendi kanunlarına tabi kıldığı ve iç mesele saydığı konudur?

Show answer & explanation

Answer: Yabancı Okullar

Answer

Türkiye'nin egemenlik haklarını korumak adına iç meselesi saydığı ve taviz vermediği konu Yabancı Okullardır.
Lozan Konferansı'nda Türk tarafı, yabancı okulların doğrudan Türk Milli Eğitim sistemine ve kanunlarına bağlı olması gerektiğini, bu durumun Türkiye'nin bir iç meselesi olduğunu ve tartışılamayacağını savunmuştur. Bu tutum, yeni Türk devletinin egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Lozan'da tartışılan konuların hangilerinde uluslararası müdahale olduğunu belirle.
Boğazlar, Musul ve Borçlar konuları uluslararası platformlarda veya komisyonlarca ele alınmıştır.
Sorunun kökünde belirtilen 'iç mesele sayma' kriterini elemek için.
2
Egemenlik hakları ve iç hukuk vurgusunu analiz et.
Yabancı okulların Türk eğitim sistemine ve kanunlarına bağlanması 'Tam Bağımsızlık' anlayışının bir gereğidir.
Türkiye'nin eğitimde birliği ve milli denetimi sağlama isteğini doğrulamak için.

Key Concept

Tam Bağımsızlık ve Ulusal Egemenlik (Yabancı Okullar Meselesi)

Hints

1
Türkiye'nin bu konudaki tavizsiz tutumu, daha sonra çıkarılacak olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun da temelini oluşturur.

Practice More

Lozan'da 'komisyon' kurulan diğer tek konu olan Boğazlar meselesinin Montrö ile nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 258Question

II.II. İnönü Muharebesi'nin başarıyla sonuçlanmasının ardından Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya gönderdiği tebrik telgrafında; "Siz orada sadece düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz." ifadesini kullanmıştır. Bu zafer, Türk ordusunun gücünü kanıtlarken İtilaf Devletleri arasındaki birlikteliğin de bozulmaya başladığını göstermiştir.

Buna göre, bu zaferin ardından İtilaf Devletleri bloğundaki ilk ciddi çatlağın bir göstergesi olarak Anadolu'daki işgal bölgelerini boşaltmaya başlayan devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İtalya

Answer

İtalya'nın Anadolu'daki işgal bölgelerini boşaltmaya başlaması
İtalya, II.II. İnönü Savaşı'nın kazanılmasının ardından Anadolu'daki işgal politikasını değiştirerek, Antalya ve çevresindeki birliklerini geri çekmeye başlamıştır. Bu durum, İtilaf Devletleri arasındaki diplomatik birliğin sarsıldığının en net kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Savaşın niteliğini belirleme
II.II. İnönü Savaşı'nın kazanıldığı ve bu zaferin "makus talihin yenilmesi" olarak adlandırıldığı teyit edilir.
Mustafa Kemal Paşa'nın telgrafı bu zaferin simgesi haline gelmiştir.
2
Uluslararası siyasi sonuçları analiz etme
İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya) arasında görüş ayrılıklarının başladığı belirlenir.
Türk ordusunun üst üste kazandığı savunma başarıları, işgalin sürdürülebilirliğini tartışmaya açmıştır.
3
Doğru devleti seçme
İtalya'nın Anadolu'dan çekilme kararı aldığı tespit edilir.
İtalya, bu zaferden sonra Muğla ve Antalya bölgelerini boşaltmaya başlayarak İtilaf bloğundaki ilk kopuşu gerçekleştirmiştir.

Key Concept

II.II. İnönü Savaşı'nın Siyasi ve Uluslararası Sonuçları

Hints

1
Bu zaferden sonra işgal ettiği yerleri boşaltmaya başlayan devlet, İtilaf bloğunda ilk ayrılığı başlatan devlettir.
2
Mustafa Kemal'in telgrafı sonrası diplomatik trafik hızlanmış, bir devlet Antalya ve Muğla çevresinden çekilme kararı almıştır.
3
Anadolu'dan çekilmeye başlayan ilk İtilaf devleti İtalya'dır; ancak Kütahya-Eskişehir yenilgisi üzerine bu çekilme geçici olarak duracaktır.

Practice More

II.II. İnönü Savaşı'nın sonuçlarını I.I. İnönü Savaşı (Londra Konferansı, Moskova Antlaşması) ile karşılaştıran bir tablo hazırlamak kalıcılığı artıracaktır.
Estimated Time:45s
Question 259Question

Kazım Karabekir Paşa komutasındaki 15.15. Kolordu'nun Doğu Cephesi'ndeki askeri harekatı sonucunda imzalanan Gümrü Antlaşması ile Ermenistan; Sevr Antlaşması'nı tanımadığını ilan etmiş, TBMM'ye karşı düşmanca emellerinden vazgeçmiş ve işgal ettiği toprakları boşaltmıştır.

Buna göre, Gümrü Antlaşması'nın TBMM Hükümeti açısından taşıdığı temel siyasi önem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TBMM'nin uluslararası alandaki ilk diplomatik başarısı olması ve Sevr'in geçersizliğinin ilk kez bir devlet tarafından kabul edilmesi

Answer

TBMM'nin uluslararası alandaki ilk diplomatik başarısı olması ve Sevr'in geçersizliğinin ilk kez bir devlet tarafından kabul edilmesidir.
Gümrü Antlaşması, TBMM Hükümeti'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk resmi belgedir. Bu yönüyle hem ilk siyasi başarıdır hem de bir devletin (Ermenistan) Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini resmen onaylaması anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
Doğu Cephesi'ndeki askeri durumu analiz etme
Kazım Karabekir ve 15.15. Kolordu'nun zaferi askeri başarıdır.
Diplomatik başarılar askeri zaferlerin sonucunda ortaya çıkar.
2
Gümrü Antlaşması'nın taraflarını ve tarihini belirleme
TBMM ile Ermenistan arasında 33 Aralık 19201920 tarihinde imzalanmıştır.
TBMM'nin imzaladığı ilk uluslararası antlaşma olduğunu saptamak için önemlidir.
3
Antlaşmanın içeriğini ve siyasi etkilerini değerlendirme
Ermenistan'ın TBMM'yi tanıması ve Sevr'i reddetmesi siyasi kazanımdır.
Bu durum TBMM'nin meşruiyetini artıran ilk uluslararası olaydır.

Key Concept

Gümrü Antlaşması'nın 'İlk Diplomatik Zafer' Niteliği

Hints

1
Gümrü Antlaşması, TBMM'nin varlığını resmen tanıyan ilk uluslararası belgedir.
2
Antlaşmanın Ermenistan ile imzalandığını ve Sevr Antlaşması'na karşı ilk diplomatik zafer olduğunu düşünün.
3
Bu antlaşma 'ilkler' açısından önemlidir; sınırın kesinleşmesiyle değil, meşruiyetin kazanılmasıyla ilgilidir.

Practice More

Doğu sınırının aşamalarını (Gümrü, Moskova, Kars) kronolojik bir tabloda inceleyerek farklılıklarını not ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 260Question

Lozan Barış Antlaşması'nda Türkiye'nin Güney (Suriye) sınırı belirlenirken, Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Fransa ile imzalanan 2020 Ekim 19211921 tarihli Ankara Antlaşması'nın hükümleri esas alınmıştır.

Bu durumun aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesi olduğu savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Misak-ı Milli'den daha önce verilen bir tavizin Lozan'da da sürdürüldüğünün

Answer

Lozan'da 1921 Ankara Antlaşması'nın esas alınması, Misak-ı Milli'den verilen Hatay tavizinin antlaşma maddesi haline gelerek devam ettiğini gösterir.
Lozan Barış Antlaşması'nda Suriye sınırı için 1921 Ankara Antlaşması'nın esas alınması, o dönemde Hatay'ın dışarıda bırakılmasıyla verilen 'Misak-ı Milli tavizinin' Lozan'da da devam ettiği anlamına gelmektedir. Bu durum, Türkiye'nin o günkü şartlarda bu tavizi kabul etmek zorunda kaldığını göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Lozan'da kabul edilen Güney sınırının dayanağını belirleme.
Sınırın 1921'de Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması temelinde çizildiği tespit edilir.
Adım 1: Soruda verilen bilgiye göre Lozan'daki Suriye sınırı mevcut bir anlaşmaya dayandırılmıştır.
2
Ankara Antlaşması'nın (1921) içeriğini ve Hatay'ın durumunu hatırlama.
Ankara Antlaşması ile Hatay Fransız mandasındaki Suriye'ye bırakılmıştı.
Adım 2: Hatay'ın Misak-ı Milli sınırları içinde olmasına rağmen dışarıda kalması bir tavizdir.
3
Lozan'daki kararın ulusal hedefler açısından analiz edilmesi.
Lozan'da bu sınırın korunması, önceki tavizlerin devam ettiği sonucunu doğurur.
Adım 3: Lozan her ne kadar bağımsızlığın tescili olsa da, Suriye sınırı özelinde hedeflere tam ulaşılamamıştır.

Key Concept

Misak-ı Milli Tavizleri ve Sınırlar

Hints

1
Hatay'ın 1921 Ankara Antlaşması ile hangi tarafta kaldığını düşünün.
2
Misak-ı Milli sınırları neleri kapsıyordu ve Hatay bu sınırların içinde miydi?
3
Lozan'da bir konunun eski antlaşmaya göre çözülmesi, o dönemdeki sınırın aynen kabul edildiğini gösterir.

Practice More

Lozan'da çözülemeyen diğer sınır konusu olan Musul (Irak sınırı) meselesini ve bunun çözüm yöntemini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 13 / 32Next