Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti

410 questions

Question 81Question

Osmanlı toprak yönetiminin temelini oluşturan dirlik sistemi, arazilerin yıllık gelirlerine göre çeşitli kategorilere ayrılması esasına dayanmaktadır. Buna göre, yıllık geliri 20.00020.000 ile 100.000100.000 akçe arasında olan ve genellikle kadı, subaşı gibi orta dereceli devlet görevlilerine tahsis edilen toprak türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Zeamet

Answer

Yıllık geliri 20.00020.000 ile 100.000100.000 akçe arasında olan dirlik türü Zeamet'tir.
Osmanlı toprak hukukunda dirlik arazileri yıllık gelirlerine göre üçe ayrılır. Soruda belirtilen 20.00020.000 ile 100.000100.000 akçe arasındaki gelir dilimi, kadı ve subaşı gibi orta rütbeli devlet adamlarına tahsis edilen Zeamet topraklarını tanımlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Dirlik sisteminin gelir gruplarını sınıflandırın.
Has (>100.000>100.000), Zeamet (20.00020.000-100.000100.000) ve Tımar (3.0003.000-20.00020.000) olarak üç grup belirlenir.
Dirlik toprakları, verildikleri memurların rütbesine ve hizmetine göre gelir düzeylerine ayrılmıştır.
2
Soruda verilen gelir aralığı ile görevli rütbesini eşleştirin.
20.00020.000-100.000100.000 akçe aralığı Zeamet kategorisine girer.
Kadı ve subaşı gibi orta dereceli bürokratlar bu dilimden faydalanmaktadır.

Key Concept

Dirlik Sistemi ve Gelir Dağılımı
Estimated Time:45s
Question 82Question

Osmanlı Devleti’nde Tımar Sistemi kapsamında dirlik sahipleri tarafından yetiştirilen ve "Cebelü" olarak adlandırılan atlı askerlerin temel özellikleri dikkate alındığında, bu askeri birimle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Devlet hazinesinden doğrudan nakdi bir harcama yapılmadan büyük bir askeri kuvvetin savaşa hazır tutulmasını sağlamışlardır.

Answer

Cebelülerin en temel özelliği, devletin doğrudan para harcamasına gerek kalmadan, toprak gelirleriyle finanse edilen ve savaşa her an hazır bir askeri güç oluşturmalarıdır.
Cebelüler, eyalet ordusunun temelini oluşturan Tımarlı Sipahilerin yetiştirmekle yükümlü olduğu askerlerdir. Bu sistem sayesinde devlet, bütçesinden nakit çıkışı olmadan Anadolu ve Rumeli'de binlerce atlı askeri hazır tutmuş, aynı zamanda bu askerler barış döneminde taşrada üretim güvenliğini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Askeri birimin kaynağını analiz etme
Cebelüler, Tımar (Dirlik) sisteminin bir çıktısıdır.
Toprak sahibinin (tımar beyi) elde ettiği gelirin bir kısmıyla bu askerleri donatması gerekir.
2
Mali yapıyı değerlendirme
Maliyetler doğrudan üretimden ve vergiden karşılanır.
Bu durum, merkez hazinesinin (Enderun/Hazine-i Amire) nakit yükünü azaltır.

Key Concept

Tımar Sistemi ve Eyalet Ordusu
Estimated Time:1m 15s
Question 83Question

Osmanlı Devleti’nin klasik dönem taşra teşkilatında idari birimler; eyalet, sancak, kaza ve köy olarak hiyerarşik bir düzende örgütlenmiştir. Bu birimlerde kamu hizmetlerini ve güvenliği sağlamak amacıyla beylerbeyi, sancakbeyi, kadı ve subaşı gibi görevliler farklı sorumluluklar üstlenmiştir.

Buna göre, Osmanlı taşra teşkilatında görev yapan yetkililer ve görev tanımlarıyla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kazasker; kaza ve köylerde bizzat ikamet ederek buralardaki şer'i davalara bakan, bölgedeki eğitim işlerini yürüten en yetkili taşra yargı görevlisidir.

Answer

Kazasker'in kaza ve köylerde bizzat ikamet eden bir taşra görevlisi olduğu bilgisi yanlıştır; Kazasker merkez teşkilatında yer alan bir Divan üyesidir.
Kazasker, Osmanlı Devleti'nin merkez teşkilatında yer alan Divan-ı Hümayun'un asli üyelerinden biridir. Görevi taşrada ikamet etmek değil, merkezden kadı ve müderris atamalarını (tayin ve terfi) gerçekleştirmektir. Taşrada yargı yetkisini bizzat kullanan görevli 'Kadı'dır; küçük yerleşim yerlerinde ise kadı adına 'Naib'ler görev yapar.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı taşra teşkilatının idari hiyerarşisini (Eyalet, Sancak, Kaza, Köy) ve bu birimlerin yöneticilerini analiz edin.
Eyaletin başında Beylerbeyi, sancağın başında Sancakbeyi, kazanın başında Kadı bulunduğu tespit edilir.
Görevlilerin hangi idari birimde yetkili olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki görevlilerin sınıfsal (Seyfiye, İlmiye) ve coğrafi (Merkez, Taşra) konumlarını değerlendirin.
Beylerbeyi, Sancakbeyi, Kadı ve Muhtesip'in doğrudan taşrada hizmet veren görevliler olduğu görülür.
Merkez-taşra ayrımını yaparak yanlış eşleştirmeyi bulmak için gereklidir.
3
Kazasker makamının görev tanımını ve bulunduğu teşkilatı inceleyin.
Kazasker'in Divan-ı Hümayun üyesi olduğu, adalet ve eğitim işlerinden sorumlu olduğu ancak taşrada bizzat görev almadığı (merkezden atama yaptığı) anlaşılır.
Kazasker isminin kaza birimiyle ses benzerliği nedeniyle karıştırılmasını önlemek ve yanlış bilgiyi teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

Osmanlı Taşra Teşkilatı ve Merkez Görevlileri Ayrımı

Hints

1
Taşra teşkilatı ile merkez teşkilatı (Divan üyeleri) arasındaki farkı hatırlayın.
2
Kadıların ve müderrislerin atamasını yapan ancak taşrada bizzat görev almayan Divan üyesini düşünün.

Practice More

Osmanlı'daki mülki, adli ve askeri yetki ayrımını pekiştirmek için Seyfiye ve İlmiye sınıflarının taşra temsilcilerini listeleyin.
Estimated Time:50s
Question 84Question

Osmanlı askeri teşkilatında, devlet merkezinde bulunan Kapıkulu askerleri ile taşrada bulunan Eyalet askerlerinin mali kaynakları birbirinden tamamen farklıdır. Kapıkulu askerleri doğrudan hazineye bağlıyken, Eyalet askerleri toprak sistemine dayalı bir yapı içindedir.

Buna göre, Kapıkulu ordusunun doğrudan devlet hazinesinden 'ulufe' alması; Tımarlı Sipahilerin aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle en belirgin finansal farklılığı ortaya koymaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Gelirlerini kendilerine tahsis edilen dirlik topraklarından elde etmeleri

Answer

Tımarlı Sipahilerin gelirlerini dirlik adı verilen toprak sisteminden karşılaması, Kapıkulu askerlerinin hazineden maaş almasıyla en temel mali zıtlığı oluşturur.
Osmanlı Devleti'nde askeri yapı iki ana sütuna dayanır. Kapıkulu ordusu merkezi otoritenin temsilcisi olup doğrudan devlet hazinesine bağlıdır ve ulufe adı verilen maaşla geçinir. Buna karşın ordunun en kalabalık kısmını oluşturan Tımarlı Sipahiler, dirlik (tımar) sistemi dahilinde toprağa bağlıdır ve devlet hazinesine yük olmadan, kendilerine tahsis edilen arazilerin vergi gelirleriyle masraflarını karşılarlar. Bu durum hazine üzerindeki yükü azaltırken taşrada sürekli bir askeri gücün bulunmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Kapıkulu ordusunun mali yapısını analiz etme
Kapıkulu askerlerinin 'devletin ücretli memuru' statüsünde olduğunu ve üç ayda bir 'ulufe' aldıklarını tespit etme.
Merkezi ordunun hazineye olan bağımlılığını anlamak için.
2
Eyalet askerlerinin (Tımarlı Sipahi) mali yapısını analiz etme
Tımarlı Sipahilerin hazineden para almadığını, aksine kendilerine verilen toprağın geliriyle geçindiklerini ve 'cebelü' yetiştirdiklerini belirleme.
Taşra ordusunun toprak sistemiyle olan bağını kurmak için.
3
İki sistem arasındaki finansal kaynağı karşılaştırma
Nakit maaş (Ulufe) vs. Toprak geliri (Dirlik) zıtlığını görme.
Soru kökündeki 'en belirgin finansal farklılık' vurgusuna yanıt vermek için.

Key Concept

Osmanlı askeri teşkilatında mali kaynak ayrımı: Merkez (Hazine/Maaş) ve Taşra (Toprak/Dirlik).

Practice More

Tımar sisteminin bozulmasının Kapıkulu ordusunun sayısındaki artışla ilişkisini inceleyen bir soru çözülebilir.
Estimated Time:50s
Question 85Question

Osmanlı Devleti'nin askeri teşkilatında yer alan Kapıkulu ve Eyalet ordularının genel özelliklerine dair aşağıda verilen karşılaştırmalardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kapıkulu ordusu dirlik sahiplerinin beslemekle yükümlü olduğu "Cebelü" adı verilen askerlerden oluşurken; Eyalet ordusu doğrudan padişaha bağlı olan profesyonel merkez birliklerini kapsar.

Answer

Kapıkulu ordusunun dirlik sahiplerinin beslediği Cebelülerden oluştuğunu ve Eyalet ordusunun padişaha bağlı merkez birlikleri olduğunu savunan seçenek yanlıştır.
Seçenekte belirtilen ifadenin aksine, "Cebelü" adı verilen askerler Kapıkulu ordusunda değil, Eyalet ordusu içinde yer alan Tımar Sipahileri tarafından dirlik gelirleriyle yetiştirilirler. Ayrıca padişaha doğrudan bağlı profesyonel birlikler Eyalet ordusu değil, Kapıkulu ordusudur. Bu seçenekte iki ordunun temel özellikleri birbirinin yerine kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kapıkulu ve Eyalet ordularının maaş ve asker kaynağını analiz etme
Kapıkulu ordusunun maaşını (Ulufe) hazineden aldığını ve devşirme kökenli olduğunu; Eyalet ordusunun ise dirlik (Tımar) sistemiyle beslendiğini ve Türklerden oluştuğunu belirlemek.
Osmanlı askeri teşkilatının iki temel kolu arasındaki yapısal farkları ayırt etmek.
2
Cebelü ve Ulufe kavramlarını ait oldukları sınıflarla eşleştirme
Cebelü'nün Tımar Sipahisi (Eyalet) tarafından yetiştirilen atlı asker olduğunu, Ulufe'nin ise Kapıkulu (Merkez) askerlerine verildiğini tespit etmek.
Kavram karmaşasını önleyerek seçeneklerdeki bilgilerin doğruluğunu kontrol etmek.
3
Yanlış olan karşılaştırmayı saptama
Verilen seçenekte Kapıkulu ve Eyalet ordularının temel özelliklerinin (Cebelü yetiştirme ve merkez birliği olma) tam tersi şekilde verildiğini görmek.
Soruda istenen 'yanlış' ifadeye ulaşmak.

Key Concept

Osmanlı askeri teşkilatında Kapıkulu (Merkez) ve Eyalet (Taşra) orduları arasındaki temel ayrım.
Estimated Time:1m 15s
Question 86Question

Osmanlı Devleti'nde, Divan-ı Hümayun toplantılarına kanunla belirlenmiş daimi bir üye olarak katılmadığı halde, görüşülen konuların İslam hukukuna uygunluğu hakkında "fetva" veren ve 16. yüzyıldan itibaren protokolde sadrazama denk kabul edilen görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şeyhülislam

Answer

Osmanlı merkez teşkilatında alınan kararların dinî uygunluğunu denetleyerek fetva veren görevli Şeyhülislam'dır.
Şeyhülislam, Osmanlı merkez teşkilatında ilmiye sınıfının lideri olup Divan'da alınan kararların şer'i hukuka uygunluğu konusunda görüş (fetva) bildiren kişidir. 16. yüzyıldan itibaren protokolde sadrazama denk kabul edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Görev tanımını analiz etme
Soruda bahsedilen temel yetki "fetva" verme ve İslam hukukuna (şer'i hukuk) uygunluk denetimidir.
Osmanlı Devleti'nde dinî ve hukuki meşruiyetin sağlanması için bu yetki kritiktir.
2
Divan üyeliği statüsünü değerlendirme
Şeyhülislam, klasik dönemde Divan'ın daimi bir üyesi değil, danışman statüsünde ihtiyaç duyulduğunda çağrılan bir görevliydi.
Bu durum, dinî makamın idari mekanizmanın üzerinde veya yanında konumlandırıldığını gösterir.
3
Protokoldeki yerini belirleme
16. yüzyılda Ebussuud Efendi'nin şeyhülislamlığı ile bu makam sadrazama denk bir güç ve itibar kazanmıştır.
İlmiye sınıfının en üst basamağını temsil eder.

Key Concept

Osmanlı Merkez Teşkilatında Şeyhülislamlık Makamı
Estimated Time:50s
Question 87Question

Osmanlı Devleti'nin yönetim yapısında görev alan Seyfiye ve Kalemiye sınıflarına mensup bürokratlar genellikle Enderun'da yetişen devşirme kökenli devlet adamlarından seçilebilirken; adalet, eğitim ve din işlerinden sorumlu olan İlmiye sınıfı üyelerinin mutlaka Türk-İslam kökenli olması ve medrese eğitimi alması şartı aranmıştır.

Buna göre, aşağıdaki Divan-ı Hümayun üyelerinden hangisinin devşirme kökenli olması beklenemez?

Show answer & explanation

Answer: Kazasker

Answer

İlmiye sınıfının Divan-ı Hümayun'daki temsilcisi olan Kazasker, sınıfın gereği olarak devşirme kökenli olamaz.
Kazasker, Osmanlı Devleti'nde İlmiye sınıfına mensuptur. Bu sınıfın üyeleri (kadılar, müderrisler, kazaskerler, şeyhülislamlar) medrese eğitimi almış, İslam hukukuna ve kültürüne vakıf, Müslüman kökenli ailelerden gelen kişilerdir. Devşirme sistemi ise Hristiyan ailelerden alınan çocukların Enderun'da eğitilerek Seyfiye (askeri/idari) veya Kalemiye (bürokrasi) sınıflarına dahil edilmesini kapsar. Bu nedenle bir devşirmenin Kazasker olması mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
Divan üyelerinin hangi idari sınıflara (Seyfiye, İlmiye, Kalemiye) mensup olduğunu belirlemek.
Sadrazam ve Kaptan-ı Derya (Seyfiye); Nişancı ve Defterdar (Kalemiye); Kazasker (İlmiye) sınıfına mensuptur.
Her Divan üyesinin yetki alanı ve temsil ettiği sınıf farklıdır.
2
İlmiye sınıfının köken ve eğitim şartlarını hatırlamak.
İlmiye sınıfı üyelerinin medrese mezunu olması ve Müslüman-Türk bir aileden gelmesi (devşirme olmaması) zorunludur.
Dini ve hukuki kararların İslam hukukuna göre medrese eğitimi almış kişilerce verilmesi esastır.
3
Seçenekler arasında İlmiye sınıfına mensup olan görevliyi tespit etmek.
Kazasker, İlmiye sınıfının en üst düzey temsilcilerinden biridir.
Adalet ve eğitim sisteminin başında bulunan Kazaskerlik makamına devşirme kökenli birinin gelmesi sistem gereği mümkün değildir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde İdari Sınıflar (Seyfiye, İlmiye, Kalemiye) ve Köken Ayrımı
Estimated Time:1m 15s
Question 88Question

Osmanlı Devleti’nde yönetilenler (reaya) sınıfına mensup bir çiftçi çocuğunun, aldığı medrese eğitimi sonucunda ilmiye sınıfına dahil olması ve kadılık veya kazaskerlik makamına kadar yükselebilmesi mümkündür. Bu durum, Osmanlı toplumsal yapısında aşağıdakilerden hangisinin varlığını kesin olarak kanıtlamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Dikey hareketliliğin

Answer

Dikey hareketliliğin mevcut olduğu
Osmanlı Devleti'nde Avrupa'daki gibi aşılması imkansız, kan bağına dayalı soyluluk sınıfları yoktur. Liyakat, eğitim ve başarı gösteren bir bireyin reaya (yönetilen) sınıfından askeri (yöneten) sınıfına geçmesi mümkündür. Toplumsal tabakalar arasındaki bu yukarı yönlü geçiş sosyolojide ve tarih biliminde 'dikey hareketlilik' olarak tanımlanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Toplumsal sınıfların belirlenmesi
Osmanlı'da toplum 'Yönetenler' (Askeri) ve 'Yönetilenler' (Reaya) olarak iki ana gruba ayrılır.
Sorudaki çiftçi çocuğu reaya, kazasker ise askeri sınıfı temsil eder.
2
Statü değişikliğinin analiz edilmesi
Bireyin eğitim yoluyla reaya sınıfından çıkıp askeri (ilmiye) sınıfına geçtiği görülmektedir.
Sınıflar arası bu tür alt-üst geçişleri tanımlayan sosyolojik terimi bulmak gerekir.
3
Kavramsal eşleştirme yapılması
Statü ve sınıf değişikliği 'Dikey Hareketlilik' olarak adlandırılır.
Yatay hareketlilik sadece konum değişikliğiyken, dikey hareketlilik rütbe/sınıf değişikliğidir.

Key Concept

Dikey Hareketlilik

Hints

1
Bir sınıfın diğerine geçişi sosyal mobilite kavramıyla ilgilidir.
2
Eğer kişi sosyal hiyerarşide (alt-üst) yer değiştiriyorsa bu 'dikey' bir harekettir.

Practice More

Osmanlı'daki 'Millet Sistemi'nin hangi esasa dayandığını (din/mezhep) tekrar etmeniz konu bütünlüğü için faydalı olacaktır.
Estimated Time:45s
Question 89Question

Osmanlı hukuk sisteminde adaletin tesisi için 'hüküm verme' (yargı) ile 'hükmü yerine getirme' (icra) yetkileri kesin çizgilerle birbirinden ayrılmıştır. Bu sistemde, idari ve askeri yetkilere sahip olan 'ehl-i örf', bir kişi hakkında kendiliğinden cezai işlem yapma yetkisine sahip değildir.

Buna göre, klasik dönemde bir sancağın asayişinden sorumlu olan 'Subaşı'nın, suç işlediği iddia edilen bir kişi üzerinde ceza uygulayabilmesi için gereken temel hukuki dayanak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kadı tarafından verilen ve suçun sabit görüldüğünü belirten bir 'ilam' belgesi

Answer

Kadı tarafından verilen ve suçun sabit görüldüğünü belirten bir 'ilam' belgesi
Osmanlı hukuk sisteminin en karakteristik özelliklerinden biri, yargı yetkisinin (kaza) yürütme gücünden (icra) ayrılmış olmasıdır. Suçlu olduğu iddia edilen bir kişi, ancak bağımsız bir mahkemede kadı huzurunda yargılanabilir. Kadı, davanın sonucunda suçun işlendiğine kanaat getirirse bir 'ilam' (hüküm belgesi) hazırlar. Yürütme makamını temsil eden Subaşı veya Sancakbeyi (ehl-i örf), ancak bu ilam belgesine dayanarak ceza uygulayabilir. Bu durum, hukuk devletinin erken bir örneği olarak idari gücün keyfiyetini engellemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı'daki güçler ayrılığını analiz etme
Yargı (Kadı/İlmiye) ve Yürütme (Seyfiye/Ehl-i Örf) sınıflarının görev tanımları belirlenir.
Osmanlı Devleti'nde idari amirlerin keyfi cezalandırmalarını önlemek için yargılama yetkisi sadece bağımsız kadılara verilmiştir.
2
Seyfiye sınıfının (Subaşı) yetki sınırlarını belirleme
Subaşı asayişi sağlar ve suçluyu yakalar, ancak suçluluğa karar veremez.
Ehl-i örf sınıfının yargılama yapması, hukuk sistemindeki tarafsızlığı bozacağı için yasaklanmıştır.
3
Hukuki köprü olan 'İlam' belgesini tanımlama
Mahkemede yapılan yargılama sonucunda kadının verdiği nihai kararın (ilam) yürütme makamına tebliğ edilmesi gerekir.
Subaşı veya Sancakbeyi, elinde kadı ilamı olmadan ceza verirse 'zulüm' yapmış sayılır ve görevden alınma gerekçesidir.

Key Concept

Osmanlı Hukukunda Kaza ve İcra Ayrımı

Hints

1
Osmanlı'da bir kişinin suçlu olup olmadığına kimin karar verdiğini düşünün; vali mi yoksa hakim mi?
2
İlmiye sınıfının yargılama yetkisi ile Seyfiye sınıfının yürütme yetkisi arasındaki belgeyi arayın.
3
Mahkeme kararlarının resmi adı olan ve infaz edilmek üzere idari makamlara gönderilen belgeye odaklanın.

Practice More

Kazaskerlerin yargı hiyerarşisindeki yerini ve kadı atamalarındaki rolünü incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 90Question

Osmanlı Devleti'nde mülkiyeti devlete ait olan miri araziler, kullanım amaçlarına göre çeşitli bölümlere ayrılmıştır. Bu sistem içerisinde, geliri padişahın annesi, eşleri ve kızları gibi hanedan mensubu kadınların kişisel giderleri için ayrılan toprak türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Paşmaklık

Answer

Geliri hanedan kadınlarına ayrılan toprak türü Paşmaklık'tır.
Paşmaklık toprakları, Osmanlı toprak sisteminde geliri doğrudan hanedan mensubu kadınlara (Valide Sultan, şehzadelerin anneleri veya kızları) tahsis edilen topraklardır. Bu toprakların geliri bu kişilerin özel masraflarını karşılamak amacıyla kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki hedef kitleyi belirle.
Hedef kitle: Padişahın annesi, eşleri ve kızları (saray kadınları).
Soruda gelirin kime ayrıldığı temel ayırt edici bilgidir.
2
Miri arazi çeşitleri arasındaki tanımları karşılaştır.
Paşmaklık teriminin saray kadınlarının giyim ve kişisel masrafları için ayrılan toprak olduğunu teyit et.
Diğer toprak türleri askeri veya bürokratik amaçlara hizmet ederken, Paşmaklık sosyal/saray içi bir amaca hizmet eder.

Key Concept

Osmanlı Toprak Sisteminde Miri Arazi Çeşitleri
Estimated Time:40s
Question 91Question

Osmanlı toprak sisteminde şahısların mülkiyetinde bulunan ve "Mülk Arazi" olarak adlandırılan topraklar, sahiplerinin dinî mensubiyetine göre iki ana kategoriye ayrılmıştır.

Buna göre; Müslümanlara ait mülk araziler ile gayrimüslimlere ait mülk araziler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Öşrî topraklar - Haracî topraklar

Answer

Müslümanlara ait mülk araziler Öşrî topraklar, gayrimüslimlere ait mülk araziler ise Haracî topraklar olarak adlandırılır.
Osmanlı Devleti'nde mülk araziler sahibinin dinine göre sınıflandırılır. Müslüman tebaaya ait olan ve karşılığında 'öşür' vergisi ödenen topraklara Öşrî, gayrimüslim tebaaya ait olan ve karşılığında 'haraç' vergisi ödenen topraklara ise Haracî arazi denir.

Step-by-Step Solution

1
Arazi mülkiyet türünü belirle
Soruda şahıslara ait 'Mülk Arazi' kategorisi sorulmaktadır.
Osmanlı toprak sistemi Mîrî, Mülk ve Vakıf olarak üç ana dala ayrılır; sorunun kapsamı sadece mülk arazilerdir.
2
Dinî mensubiyete göre isimlendirmeyi hatırla
Müslümanlar için 'Öşür' vergisinden türeyen Öşrî, gayrimüslimler için 'Haraç' vergisinden türeyen Haracî kavramları bulunur.
Osmanlı hukukunda toprak rejimi ile vergi sistemi birbiriyle doğrudan ilişkilidir.
3
İstenen sıralamayı kontrol et
Sıralama 'Müslüman - Gayrimüslim' şeklinde olmalıdır: Öşrî - Haracî.
Soru kökündeki 'sırasıyla' ifadesi doğru eşleşmenin korunmasını gerektirir.

Key Concept

Mülk Arazi Sınıflandırması

Hints

1
Mülk arazilerin isimleri, bu topraklardan alınan vergilerin isimleriyle aynı kökten gelir.
2
Müslümanların ödediği toprak vergisi 'Öşür', gayrimüslimlerin ödediği toprak vergisi 'Haraç'tır.

Practice More

Mülk arazilerin, mîrî arazilerden farklı olarak miras bırakılabilme ve satılabilme özelliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 92Question

Osmanlı Devleti'nde mirî araziler (mülkiyeti devlete ait topraklar), devletin askeri, idari ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere gelirlerinin kullanım amaçlarına göre çeşitli kategorilere ayrılmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen mirî arazi türlerinden hangileri doğrudan sınır güvenliğinin sağlanması ve askeri tesislerin (kale, tersane vb.) giderlerinin karşılanması amacıyla tahsis edilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Yurtluk ve Ocaklık

Answer

Osmanlı toprak sisteminde sınır güvenliği ve askeri tesis giderleri için tahsis edilen topraklar Yurtluk ve Ocaklık'tır.
Osmanlı mirî arazi sisteminde 'Yurtluk', geliri sınır boylarında görev yapan komutan ve askerlere (akıncılar vb.) sınır güvenliğini sağlamaları şartıyla bırakılan topraklardır. 'Ocaklık' ise geliri kale muhafızlarının maaşları ile tersanelerin (donanma) bina ve ekipman giderleri gibi askeri lojistik ihtiyaçlara ayrılan topraklardır. Bu iki toprak türü devletin savunma politikasının merkezinde yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı mirî arazi kategorilerini ve tahsis amaçlarını gözden geçirmek.
Mirî arazilerin askeri, mali ve sosyal amaçlarla farklı isimler altında (Dirlik, Mukataa, Yurtluk vb.) yönetildiği belirlendi.
Toprak sisteminin işlevsel ayrımını anlamak, sorudaki askeri-stratejik hedefi bulmak için gereklidir.
2
Sınır savunması ve kale/tersane masrafları ile eşleşen kavramları tespit etmek.
Sınır boyu görevlileri için 'Yurtluk', kale ve tersane giderleri için 'Ocaklık' terimlerinin kullanıldığı saptandı.
Yurtluk doğrudan dış güvenlik, Ocaklık ise savunma altyapısının sürdürülebilirliği ile ilgilidir.
3
Doğru arazi çiftini içeren seçeneği işaretlemek.
Yurtluk ve Ocaklık çiftini içeren seçenek doğru olarak belirlendi.
Diğer seçeneklerdeki topraklar hanedan, bürokrasi veya kamu yararı gibi farklı alanlara hizmet eder.

Key Concept

Mirî Arazi Kategorileri ve İşlevleri

Hints

1
Sınır boylarındaki beylere verilen toprak ile kale giderlerine ayrılan toprağı hatırlayın.
2
Yurtluk sınırları koruyanlara, Ocaklık ise kale ve tersane 'ocak'larına (birimlerine) tahsis edilir.

Practice More

Mirî arazilerin en geniş bölümünü oluşturan 'Dirlik' sisteminin rütbelere göre Has, Zeamet ve Tımar olarak ayrılmasını da inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 93Question

Osmanlı Devleti’nin klasik dönem toplumsal yapısında mahalle; sadece bir yerleşim birimi değil, aynı zamanda idari, mali ve hukuki bir ortaklık alanı olarak kabul edilmiştir. Mahalle sakinlerinin asayişin korunması, vergi borçlarının ödenmesi ve bir suç işlendiğinde suçlunun teslim edilmesi hususunda birbirlerine 'zincirleme sorumluluk' ile bağlanmalarını öngören uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kefalet Sistemi

Answer

Osmanlı mahalle düzeninde sakinlerin birbirine karşı zincirleme sorumluluğunu ifade eden uygulama Kefalet Sistemi'dir.
Kefalet sistemi, Osmanlı mahalle yapısında sosyal barışın ve devlet otoritesinin korunması için sakinlerin birbirlerine kefil olması esasına dayanır. Bu sistem sayesinde mahallede işlenen bir suçun faili bulunamazsa veya bir vergi ödenmezse mahalle halkı toplu olarak sorumlu tutulurdu.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı mahalle yapısının idari ve sosyal özelliklerini analiz etmek.
Mahallenin, sakinlerin birbirini tanıdığı ve denetlediği en küçük birim olduğu sonucuna varılır.
Mahalle, devletin toplumsal denetimi en kolay sağladığı birimdir.
2
Metinde geçen 'zincirleme sorumluluk' ve 'müteselsil kefalet' kavramlarını tanımlamak.
Bu kavramların, bir kişinin hatasından veya borcundan tüm grubun sorumlu tutulması anlamına geldiği belirlenir.
Devlet, asayiş ve vergi tahsilatını garanti altına almak için bu kolektif sorumluluk modelini kullanmıştır.
3
Bu tanıma karşılık gelen tarihsel kavramı seçenekler arasından tespit etmek.
Kefalet Sistemi (Müteselsil Kefalet) doğru terim olarak bulunur.
Kefalet, kelime anlamı olarak da birinin diğerine güvence vermesi durumunu karşılar.

Key Concept

Osmanlı Mahalle Düzeni ve Müteselsil Kefalet

Hints

1
Soruda geçen 'zincirleme sorumluluk' kavramı, günümüzdeki 'garantörlük' veya 'kefil olma' mantığına benzer.

Practice More

Osmanlı toplumunda 'dikey hareketlilik' şartlarını ve askerî sınıfların görevlerini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 50s
Question 94Question

Osmanlı Devleti'nde merkez teşkilatının işleyişinde önemli bir yere sahip olan 'Defterdar', devletin mali işlerini yürütmekle görevliydi. Buna göre, Defterdar’ın Divan-ı Hümayun’daki konumu ve temsil ettiği idari sınıf aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Kalemiye sınıfı - Devletin maliye ve bütçe işlerinden sorumlu üye

Answer

Defterdar, Kalemiye sınıfına mensup olup devletin maliye ve bütçe işlerinden sorumludur.
Osmanlı Devleti'nde Defterdar, devletin tüm gelir ve giderlerini denetleyen, bütçeyi hazırlayan ve 'padişahın malının mutlak vekili' olarak kabul edilen görevlidir. Bu mali ve bürokratik sorumlulukları nedeniyle yönetici sınıflardan Kalemiye (bürokrasi sınıfı) içerisinde yer alır. Tanzimat döneminde bu makam Maliye Nezareti'ne dönüştürülmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Görevliyi Tanımlama
Defterdar, Osmanlı merkez teşkilatında 'Hazine-i Amire'den (Devlet Hazinesi) sorumlu en üst düzey yetkilidir.
Defterdar'ın temel fonksiyonu bütçe hazırlamak ve mali kayıtları tutmaktır.
2
Sınıflandırma Yapma
Bürokrasi ve mali kayıt işleri Osmanlı idari yapısında 'Kalemiye' (Kalem Ehli) sınıfı kapsamında değerlendirilir.
Seyfiye askeri/idari, İlmiye hukuk/din/eğitim, Kalemiye ise bürokrasi/maliye alanlarını kapsar.
3
Seçenekleri Karşılaştırma
Mali işlerden sorumlu olup Kalemiye sınıfında yer alan tek üye Defterdar'dır.
Nişancı da Kalemiye'dir ancak maliye değil, bürokrasi ve hukuk (örfi) alanına bakar.

Key Concept

Osmanlı Yönetici Sınıfları ve Divan Üyeleri

Practice More

Osmanlı idari sınıflarının (Seyfiye, İlmiye, Kalemiye) temsilcilerini ve II. Mahmut döneminde bu makamların hangi bakanlıklara (nezaretlere) dönüştüğünü gösteren bir tabloyu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 95Question

Osmanlı Devleti'nde miri arazi rejimi; toprağın mülkiyetinin devlete (hazineye) ait olduğu, reayanın ise belirli şartlar dahilinde kullanım hakkına sahip olduğu bir yapıdır. Bu sistemin temel amacı, toprağın parçalanmasını önlemek, tarımsal üretimi denetlemek ve taşrada merkezi otoriteye rakip feodal bir yapının oluşmasına engel olmaktır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi miri arazi sisteminin bu temel amacıyla bağdaşmayan ve zamanla taşrada merkezi otoritenin sarsılarak yerel güç odaklarının oluşmasına yol açan bir gelişmedir?

Show answer & explanation

Answer: Mukataa toprakların 'Malikâne' sistemiyle ömür boyu (kaydıhayat) tasarruf hakkına ve devredilebilir ihalelere dönüştürülmesi

Answer

Mukataa toprakların 'Malikâne' sistemiyle ömür boyu tasarruf hakkına dönüştürülmesi, miri arazi sisteminin temel amacıyla bağdaşmayan ve merkezi otoriteyi zayıflatan gelişmedir.
Malikâne sistemi, miri arazilerin işletme hakkının ömür boyu verilmesiyle toprak üzerinde devlet denetiminin zayıflamasına ve yerel ailelerin güçlenmesine (ayanlık) yol açmıştır. Bu durum, mülkiyetin devlette kalarak feodalleşmeyi önleme amacına aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Miri arazi sisteminin temel mantığını analiz etme
Miri arazide mülkiyet devlete aittir; temel amaç toprakta özel mülkiyetleşmeyi (feodalleşmeyi) ve bölünmeyi önleyerek merkezi otoriteyi korumaktır.
Sistemin kuruluş amacını anlamak, hangi gelişmenin bu amaca aykırı olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaların 'geçicilik' ve 'kalıcılık' durumlarını karşılaştırma
İltizam, dirlik ve çift-hane gibi sistemler geçici veya devlet denetimindeki uygulamalardır; ancak Malikâne sistemi 1695'ten itibaren vergi toplama hakkını 'ömür boyu' (kaydıhayat) hale getirmiştir.
Hakların süresizleşmesi veya ömür boyu hale gelmesi, mülkiyetin fiilen (de facto) devlete ait olmaktan çıkıp kişilerin nüfuzuna girmesine yol açar.
3
Siyasi ve sosyal sonuçları değerlendirme
Ömür boyu tasarruf hakkı elde eden mültezimler, zamanla bu hakları miras yoluyla ailelerine devretmeye başlamış ve bu durum taşrada 'Ayan' adı verilen güçlü bir sınıfın doğmasına neden olmuştur.
Yerel güç odaklarının oluşması, devletin 'taşrada feodal yapıya engel olma' amacıyla doğrudan çelişir.

Key Concept

Osmanlı Toprak Sisteminde Malikâne Dönüşümü ve Ayanlık
Estimated Time:1m 40s
Question 96Question

Osmanlı Devleti’nin toplumsal yapısını oluşturan unsurlar ve sınıflar arası ilişkiler dikkate alındığında, aşağıda verilen bilgilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Millet sistemi uyarınca toplumun bölümlere ayrılmasında ırk ve dil birliği kriterleri esas alınmıştır.

Answer

Millet sisteminde toplumun ırk ve dil birliğine göre ayrıldığı bilgisi yanlıştır; çünkü bu sistemin temel dayanağı dini inançtır.
Osmanlı Devleti'nde uygulanan Millet Sistemi, toplumun ırk, dil veya etnik kökenlerine göre değil, dini inançlarına (Müslüman-Gayrimüslim) göre teşkilatlanmasıdır. Bu sistemde her dini topluluk kendi içinde bir 'millet' kabul edilmiş ve sosyal, hukuki ve kültürel haklarını bu çerçevede kullanmıştır. Bu nedenle, sistemin ırk ve dil birliğine dayandığı ifadesi tarihsel olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı toplumsal sınıflarının özelliklerini ve dikey hareketlilik mekanizmalarını değerlendirme
Yönetenler (Askeri) ve Yönetilenler (Reaya) arasındaki temel farkların ve dikey hareketliliğin eğitim/hizmet yoluyla gerçekleştiğinin belirlenmesi
Toplum yapısının genel işleyişini doğrulamak için gereklidir.
2
Millet Sistemi'nin tanımını ve dayandığı kriterleri analiz etme
Sistemin ırksal değil, dinsel (ümmet/millet) bir temelde (Müslüman, Hristiyan, Musevi vb.) kurgulandığının saptanması
Seçenekler arasından yanlış olanı tespit etmek için kritik bir bilgidir.

Key Concept

Osmanlı Sosyal Sınıfları ve Millet Sistemi
Estimated Time:1m 0s
Question 97Question

Osmanlı klasik döneminde merkezi otoritenin en önemli dayanağı olan Seyfiye sınıfı; devletin hem askeri hem de idari sevk ve idaresini üstlenmiştir. Bu sınıfın merkez ve taşra unsurları arasındaki ekonomik ve hiyerarşik farklar, ordu teşkilatının genel işleyişini ve devletin mali yapısını belirlemiştir. Buna göre; Kapıkulu askerlerini, Tımar sistemi bünyesinde dirlik sahipleri tarafından yetiştirilen ve 'Cebelü' olarak adlandırılan eyalet askerlerinden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hazine-i Amire’den doğrudan 'ulufe' adı verilen nakdi maaş almaları ve saltanat değişikliklerinde 'cülus bahşişi' ile ödüllendirilmeleri

Answer

Kapıkulu askerlerinin doğrudan devlet hazinesinden ulufe adı verilen maaş almaları ve cülus bahşişi hakkına sahip olmaları, onları dirlik sistemiyle yetişen Cebelülerden ayıran temel ekonomik ve hiyerarşik farktır.
Kapıkulu Ocakları, Osmanlı Devleti'nin merkez ordusudur. Bu askerler profesyoneldir, sivil işle uğraşmaları yasaktır ve doğrudan padişaha bağlıdırlar. Bu bağlılığın en güçlü ekonomik göstergesi, Hazine-i Amire'den üç ayda bir aldıkları 'ulufe' maaşı ve her padişah tahta çıktığında aldıkları 'cülus bahşişi'dir. Buna karşın, Tımar sistemindeki dirlik sahiplerinin yetiştirdiği 'Cebelü' adı verilen atlı askerler, taşra (eyalet) ordusuna mensuptur ve geçimlerini topraktan sağlarlar, hazineden nakdi maaş almazlar.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı ordu teşkilatının merkez (Kapıkulu) ve taşra (Eyalet) olarak iki ana kola ayrıldığının saptanması.
Kapıkulu ordusunun doğrudan padişaha bağlı, Eyalet ordusunun ise eyaletlerdeki dirlik sahiplerine bağlı olduğu belirlenir.
Sistemler arasındaki temel hiyerarşik farkı anlamak için bu ayrım gereklidir.
2
Ekonomik kaynakların analiz edilmesi.
Kapıkulu askerlerinin 'Ulufe' (maaş) ve 'Cülus' (bahşiş) aldığı, Cebelülerin ise 'Dirlik' (toprak) geliriyle yetiştirildiği görülür.
Soruda istenen 'ayıran temel fark' ekonomik statü üzerinden kurgulanmıştır.
3
Seyfiye sınıfı içindeki konumlarının değerlendirilmesi.
Her iki grup da Seyfiye sınıfında olsa da, Kapıkulu askerleri 'merkez kul' statüsünde profesyonel askerlerdir.
Mesleki süreklilik ve merkeziyetçi yapıdaki rollerini netleştirmek için bu adım önemlidir.

Key Concept

Osmanlı Ordu Teşkilatı: Kapıkulu ve Eyalet Ordusu Ekonomik Ayrımı
Estimated Time:1m 40s
Question 98Question

Osmanlı Devleti'nde merkez teşkilatını oluşturan yönetici sınıflar olan Seyfiye, İlmiye ve Kalemiye; görev alanları, eğitim kökenleri ve tabi oldukları hukuki statüler bakımından belirgin farklara sahiptir. Özellikle devletin merkezi otoritesini korumak amacıyla uyguladığı 'müsadere' (ölen veya görevden alınan memurun mallarına el konulması) sistemi, bu sınıflar üzerinde farklı şekillerde tezahür etmiştir. Buna göre; aşağıdakilerden hangisi İlmiye sınıfının, Seyfiye ve Kalemiye sınıflarından ayrılan temel hukuki imtiyazlarından biridir?

Show answer & explanation

Answer: Müsadere sisteminden genellikle muaf tutulmaları sayesinde özel mülkiyet ve miras haklarını diğer sınıflara göre daha korunaklı şekilde kullanabilmeleri

Answer

İlmiye sınıfının müsadere sisteminden muaf tutularak mülkiyet ve miras haklarını koruyabilmesi
Osmanlı hukuk sisteminde ulemanın (İlmiye sınıfı) mallarına müsadere uygulanmaması, bu sınıfı Seyfiye (askeri/bürokrat) ve Kalemiye (katip/maliye) sınıflarından ayıran en temel farktır. Seyfiye ve Kalemiye mensupları padişahın kulu statüsünde oldukları için görevden alındıklarında veya öldüklerinde malları hazineye devredilebilirken, İlmiye mensupları şer'i hukuk gereği bu baskıdan uzak kalmış, servetlerini çocuklarına aktarabilmişlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Yönetici sınıfların (Seyfiye, İlmiye, Kalemiye) hukuki statülerini karşılaştır.
Seyfiye ve Kalemiye sınıfları 'kul' sistemine tabi oldukları için müsadereye açıkken, İlmiye sınıfı hukuki/şer'i dokunulmazlığa sahipti.
İlmiye sınıfının dini ve hukuki otoriteyi temsil etmesi, onlara devletin keyfi müdahalelerine karşı bir koruma kalkanı sağlamıştır.
2
Müsadere sisteminin amacını ve istisnasını analiz et.
Müsadere, bürokratların güçlenmesini engeller; ancak İlmiye bu sistemin dışında kalarak ekonomik süreklilik sağlamıştır.
Osmanlı hukukunda ulemanın malına el konulması şer'i açıdan uygun görülmediği için bu sınıf imtiyazlı kalmıştır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde İlmiye Sınıfının Hukuki Statüsü ve Müsadere İstisnası

Practice More

Osmanlı'da 'Kul Sistemi' ve 'Müsadere' usulünün merkezi otoriteyi güçlendirmedeki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 99Question

Osmanlı Devleti’nin klasik dönem taşra teşkilatlanmasında idari birimler hiyerarşik bir yapıda düzenlenmiştir. Bu düzenleme içerisinde, merkeze bağlı olarak hem yargı görevini yerine getiren hem de bulunduğu bölgenin en üst düzey mülki idarecisi sıfatıyla belediye işlerini ve genel yönetimi yürüten 'kaza' birimi sorumlusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kadı

Answer

Osmanlı taşra sisteminde kaza biriminin yöneticisi Kadı'dır.
Osmanlı Devleti'nde kaza birimi, sistemin en özgün yapılarından biridir. Bu birimin başında bulunan görevli, doğrudan merkeze (Divan-ı Hümayun'a) bağlı olan Kadı'dır. Kadı, kaza içerisinde hem davalara bakarak adaleti sağlar hem de devletin emirlerini halka tebliğ ederek mülki idareyi yürütür. Bu özelliğiyle Kadı, taşradaki diğer yöneticilerin (Beylerbeyi ve Sancakbeyi) hiyerarşik denetimi altında değil, merkeze karşı doğrudan sorumludur.

Step-by-Step Solution

1
Klasik dönem taşra hiyerarşisini analiz etme
İdari birimler büyükten küçüğe: Eyalet, Sancak, Kaza ve Köy şeklinde sıralanır.
Soruda hangi idari birimin sorulduğunu netleştirmek gerekir.
2
Kaza biriminin özelliklerini belirleme
Kaza birimi, yargı ve idarenin birleştiği özel bir birimdir.
Kadı'nın bu birimdeki çift yönlü (adli ve mülki) yetkisini ayırt etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki görevlileri eşleştirme
Eyalet -> Beylerbeyi; Sancak -> Sancakbeyi; Kaza -> Kadı; Köy -> Köy Kethüdası.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşılmasını sağlar.

Key Concept

Osmanlı Taşra Teşkilatı İdari Hiyerarşisi

Hints

1
Bu görevli hem bir hukukçu hem de bir validir.
2
Eyalet ve Sancak gibi askeri kökenli idarecilerin aksine, bu görevli 'İlmiye' sınıfına mensuptur.
3
Osmanlı idari taksimatında 'Kaza' biriminin en yetkili ismidir.

Practice More

Osmanlı taşra teşkilatındaki görevlilerin 'Seyfiye', 'İlmiye' ve 'Kalemiye' sınıflarına göre dağılımını çalışabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 100Question

Osmanlı Devleti’nin klasik dönem idari taksimatında yer alan 'sancak' biriminin en üst düzey askeri ve mülki yöneticisi olan, savaş zamanında emrindeki timarlı sipahilerle bağlı olduğu eyalet valisinin sancağı altında orduya katılan görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sancakbeyi

Answer

Sancakbeyi
Sancakbeyi, Osmanlı taşra yönetiminde sancağın mülki ve askeri amiridir. Görevleri arasında sancağın güvenliğini sağlamak, dirlik sistemini denetlemek ve savaş zamanında emrindeki timarlı sipahilerle birlikte eyalet valisi olan beylerbeyinin komutası altında sefere katılmak yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Soru metninde belirtilen idari birimi (sancak) ve görev tanımını (askeri ve mülki yönetici) analiz edin.
Hedeflenen görevlinin hem idari (mülki) hem de askeri (Seyfiye) sorumlulukları olduğu anlaşıldı.
Osmanlı idari yapısında her birimin kendine has bir mülki amiri bulunmaktadır.
2
Taşra teşkilatındaki hiyerarşik birimleri (Eyalet, Sancak, Kaza, Köy) ve yöneticilerini karşılaştırın.
Eyaleti beylerbeyi, sancağı sancakbeyi, kazayı ise (idari olarak) kadı ve subaşı gibi görevlilerin yönettiği belirlendi.
Hiyerarşik sıralama doğru yöneticinin tespit edilmesi için kritiktir.
3
Seçeneklerdeki görevlileri 'Merkez' ve 'Taşra' ayrımına göre sınıflandırın.
Nişancı ve Kazasker merkez teşkilatına aitken; Beylerbeyi, Sancakbeyi ve Kadı taşra teşkilatına aittir.
Merkez-taşra ayrımı yanlış seçeneklerin elenmesini sağlar.

Key Concept

Osmanlı Taşra Teşkilatı İdari Hiyerarşisi
Estimated Time:50s
PreviousPage 5 / 21Next