Bir farmakoloji laboratuvarında yapılan deneyde, bir reseptörün tam agonisti olan A ilacının doz-yanıt eğrisi çıkarılmıştır. Ardından ortama B maddesi eklendiğinde değerinin azaldığı, C maddesi eklendiğinde ise değişmezken değerinin arttığı (eğrinin sağa kaydığı) gözlenmiştir. Son olarak, aynı reseptöre yüksek afinite ile bağlanan ancak tek başına maksimum yanıtın sadece yarısını oluşturabilen D ilacı, ortamda doygunluk düzeyinde A ilacı varken eklenmiş ve toplam yanıtın azalarak seviyesine gerilediği saptanmıştır. Bu deneysel veriler ışığında, maddelerin özellikleri ve oluşturdukları antagonizma türleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- B maddesi, reseptöre irreversibl (geri dönüşümsüz) bağlanarak veya allosterik bir bölgeyi etkileyerek non-kompetitif antagonizma oluşturmuştur.Answer
- BC maddesi ile A ilacı arasındaki etkileşim fizyolojik antagonizmaya örnektir ve farklı reseptör sistemleri aracılığıyla gerçekleşir.
- CD ilacının tam agonist varlığında yanıtı azaltması, bu ilacın 'kimyasal antagonist' olduğunu ve A ilacı ile kompleks oluşturduğunu gösterir.
- DC maddesi A ilacının etkinliğini () azaltırken, potensini () değiştirmez.
- EB maddesinin oluşturduğu blokaj, ortamdaki A ilacı konsantrasyonu yeterince artırılırsa tamamen aşılabilir (surmountable).
Answer
B maddesi, reseptöre irreversibl bağlanarak veya allosterik bir bölgeden non-kompetitif antagonizma oluşturmuştur.
B maddesinin oluşturduğu etkileşimde maksimum yanıtın () azalması, bu maddenin reseptöre ya geri dönüşümsüz (kovalent) bağlandığını ya da aktif bölge dışındaki bir allosterik bölgeyi etkileyerek agonistin etkisini engellediğini gösterir. Bu durum non-kompetitif antagonizmanın temel tanımıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Farmakolojik antagonizma türlerinin (kompetitif, non-kompetitif ve parsiyel agonizma) doz-yanıt eğrileri üzerindeki karakteristik etkileri.
Estimated Time:2m 0s