Pelvik organ prolapsusu () nedeniyle cerrahi planlanan ve preoperatif değerlendirmede prolapsus redükte edildiğinde stres üriner inkontinans () geliştiği (gizli/okült ) saptanan bir hastada, pelvik taban onarımı ile eş zamanlı olarak profilaktik bir anti-inkontinans prosedürü (örneğin mid-üretral sling veya Burch kolposüspansiyon) eklenmesinin klinik sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Postoperatif dönemde de novo veya ısrarcı semptomatik stres üriner inkontinans gelişme riskini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaltır.Answer
- BCerrahi sonrası gelişebilecek mesane çıkım obstrüksiyonu ve işeme disfonksiyonu riskini azalttığı için tüm ileri evre prolapsuslarda rutin uygulanması önerilir.
- CSadece abdominal yolla yapılan sakrokolpopeksi vakalarında etkinliği kanıtlanmış olup, vajinal yolla yapılan cerrahilerde postoperatif yaşam kalitesine katkısı saptanmamıştır.
- DÜretra hipermobilitesi ( testi < ) saptanmayan hastalarda postoperatif başarıyı etkilemediğinden sadece anatomik desteği tam olanlarda tercih edilmelidir.
Answer
Postoperatif dönemde semptomatik stres üriner inkontinans gelişme riskini belirgin şekilde azaltmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, pelvik organ prolapsusu olan ve gizli stres üriner inkontinansı saptanan hastalarda yapılan çalışmaların ortak sonucudur. Bu hastalarda sadece prolapsus cerrahisi yapıldığında, operasyon sonrası üretral tıkanıklığın ortadan kalkmasıyla hastaların önemli bir kısmında stres inkontinans şikayetleri başlar. Profilaktik bir sling veya Burch operasyonu eklenmesi, bu yeni gelişecek inkontinans riskini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşürmektedir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Gizli (Okült) Stres Üriner İnkontinans Yönetimi