Question

Difficulty: Very hardNörokütanöz Sendromlar

Café-au-lait lekeleri ve aksiller çillenme nedeniyle Nörofibromatozis Tip 11 (NF1NF1) şüphesiyle izlenen 88 yaşındaki bir erkek çocukta, makrosefali ve öğrenme güçlüğü saptanmıştır. Üç yıllık izlem süresince yapılan yıllık oftalmolojik muayenelerde Lisch nodülü görülmeyen, kraniyal ve spinal görüntülemelerde ise nörofibrom veya optik gliom saptanmayan hastanın babasında da sadece çok sayıda café-au-lait lekesi olduğu öğrenilmiştir. Yapılan genetik incelemede SPRED1SPRED1 geninde patojenik heterozigot varyant saptanmıştır. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

  1. Fenotipik olarak NF1NF1'i taklit etmesine rağmen, bu sendromda iris hamartomları ve nörofibromların gelişmesi beklenmez.Answer
  2. B
    Hastalık otozomal resesif kalıtım gösterdiği için ebeveynlerin taşıyıcılık açısından genetik analizi önerilmelidir.
  3. C
    NF1NF1 tanı kriterlerinden biri olan sfenoid kanat displazisi, bu sendromda da en sık görülen iskelet sistemi anomalisidir.
  4. D
    Malign periferik sinir kılıfı tümörü (MPNSTMPNST) gelişme riski genel popülasyona göre 1010 kat arttığı için yıllık tüm vücut MRGMRG ile tarama yapılmalıdır.
  5. E
    Bu tablo aslında NF1NF1 genindeki bir mozaisizm durumu olup, komplikasyon riski klasik NF1NF1 ile aynıdır.

Answer

Doğru yanıt, bu sendromda iris hamartomları ve nörofibromların gelişmesinin beklenmediğini belirten ifadedir.
Doğru seçenek olan ifade, Legius sendromunun en ayırıcı klinik özelliğini tanımlamaktadır. SPRED1SPRED1 genindeki mutasyonlar sonucu gelişen bu sendromda, hastalar NF1NF1 için gereken klinik kriterlerin (leke, çillenme, makrosefali, aile öyküsü) bir kısmını karşılasa da, NF1NF1'in morbiditesinden sorumlu olan nörofibromlar, Lisch nodülleri ve optik gliomlar bu tablonun bir parçası değildir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve moleküler verilerin sentezlenmesi
Hastada café-au-lait lekeleri, çillenme, makrosefali ve öğrenme güçlüğü gibi NF1NF1 benzeri bulgular olmasına rağmen SPRED1SPRED1 mutasyonu saptanması, hastanın Legius sendromu olduğunu kanıtlar.
Legius sendromu, NF1NF1'i klinik olarak en yakından taklit eden ayırıcı tanıdır.
2
Legius sendromunun klinik spektrumunun değerlendirilmesi
Legius sendromunda NF1NF1'in deri bulguları (lekeler ve çillenme) görülürken, iris hamartomları (Lisch nodülleri), kütanöz veya pleksiform nörofibromlar, optik gliomlar ve iskelet displazileri görülmez.
SPRED1SPRED1 geni protein ürünü spred-11, Ras/MAPK yolağında NF1NF1 proteini (nörofibromin) ile etkileşime girse de, mutasyonu tümör oluşumuna (nörofibrom vb.) yol açmaz.
3
Kalıtım ve takip planının belirlenmesi
Hastalık otozomal dominant geçer ve prognozu NF1NF1'den çok daha iyidir; rutin kanser taraması gerektirmez.
Ayırıcı tanının yapılmasındaki en önemli amaç, hastayı gereksiz invaziv takiplerden ve psikolojik yükten kurtarmaktır.

Key Concept

Legius sendromu (SPRED1SPRED1 mutasyonu), NF1NF1'i taklit eden ancak nörofibrom ve Lisch nodülü içermeyen benign seyirli bir RASopatidir.
Rate this question