Otuz iki yaşında bir kadın hasta, yaklaşık bir yıldır devam eden suprapubik bölgede ağrı, idrara sıkışma hissi ve disparoni şikayetleriyle kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine başvuruyor. Hastanın ağrısının mesane dolumuyla şiddetlendiği, idrar yaptıktan sonra ise anlamlı düzeyde hafiflediği saptanıyor. Hastanın idrar kültürü negatif sonuçlanmıştır ve mesane günlüğünde günde 18 kez, genellikle düşük hacimli ( mL) miksiyon yaptığı görülmektedir. Bu klinik tabloya sahip bir hastanın patofizyolojisi ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Patogenezde mesane yüzeyini döşeyen glukozaminoglikan (GAG) tabakasındaki defekt sonucunda, idrardaki solütlerin epitelyal geçirgenliğinin artması (epitelyal sızıntı) temel rol oynar.Answer
- BÜrodinamik incelemede saptanan istemsiz detrusor kasılmaları, bu sendromun tanısında ve ayırıcı tanısında kullanılan en spesifik altın standart parametredir.
- CTanısal amaçlı yapılan hidrodistansiyon sırasında izlenen glomerülasyonlar (peteşiyal kanamalar), hastalığa özgü patognomonik bulgu olarak kabul edilir ve evrelemede kullanılır.
- DPotasyum sensitivite testi (PST), güncel kılavuzlarda tanıyı kesinleştirmek için ilk basamakta uygulanması gereken invaziv ve yüksek duyarlılıklı bir testtir.
Answer
İnterstisyel sistit patogenezinde mesane epiteli üzerindeki koruyucu glukozaminoglikan (GAG) tabakasının hasarı ve buna bağlı gelişen epitelyal sızıntı temel mekanizmadır.
Patogenezde mesane yüzeyini döşeyen glukozaminoglikan (GAG) tabakasındaki defekt sonucunda idrardaki solütlerin epitelyal geçirgenliğinin artması, interstisyel sistitin en temel patofizyolojik mekanizmasıdır. Bu durum 'epithelial leak' (epitelyal sızıntı) olarak adlandırılır ve submukozal sinirlerin uyarılmasına, inflamasyona ve ağrıya yol açar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İnterstisyel Sistit/Ağrılı Mesane Sendromu'nda GAG tabaka defekti ve epitelyal sızıntı teorisi.