32 yaşında kadın hasta, son bir yıldır devam eden, mesane dolumuyla artan ve işeme sonrası belirgin şekilde hafifleyen suprapubik ağrı, noktüri ve idrar sıklığı şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenede anterior vajinal duvarda mesane tragonu üzerinde belirgin hassasiyet saptanıyor; idrar kültürü ve sitolojisi negatif sonuçlanıyor. Tanısal amaçlı yapılan sistoskopide, mesane mukozasında merkezi bir skara doğru vasküler yapıların ışınsal uzandığı 'Hunner lezyonu' olarak tanımlanan eritematöz alanlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve tedavi yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- ATanıda kullanılan potasyum duyarlılık testi (Parsons testi), yüksek sensitivite ve spesifitesi nedeniyle güncel kılavuzlarda altın standart kabul edilmektedir.
- BTedavide pelvik taban kaslarını güçlendirmeye yönelik Kegel egzersizlerinin başlanması, pelvik ağrının kontrolünde ve mesane kapasitesinin artırılmasında en etkin ikinci basamak yöntemdir.
- CSistoskopik hidrodistansiyon sırasında izlenen glomerülasyonların varlığı ve yaygınlığı, semptomların şiddeti ile doğrudan korelasyon gösteren patognomonik bir bulgudur.
- Oral tedavide kullanılan pentosan polisülfat sodyum (PPS), mesane glikozaminoglikan tabakasını onarır ancak uzun süreli kullanımda geri dönüşsüz pigmenter makülopati riski nedeniyle oftalmolojik takip gerektirir.Answer
Answer
Pentosan polisülfat sodyumun mesane GAG tabakasını onardığı ancak pigmenter makülopati riski nedeniyle göz takibi gerektirdiği seçeneği doğrudur.
Pentosan polisülfat sodyum (PPS) ile ilgili ifade doğrudur çünkü bu ilaç mesane duvarındaki koruyucu glikozaminoglikan (GAG) tabakasının geçirgenliğini azaltarak etki eder. Ancak, ilacın kronik kullanımında görme kaybına yol açabilen spesifik bir pigmenter makülopati riski tanımlanmıştır ve bu durum hastaların düzenli göz muayenesi ile izlenmesini zorunlu kılar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İnterstisyel sistit tanısında Hunner ülserlerinin önemi ve Pentosan Polisülfat Sodyum (PPS) tedavisinde görülen pigmenter makülopati yan etkisi.