Doğumundan sonraki ilk günü sorunsuz geçiren erkek bebek; son gündür fışkırmaz tarzda kusma, emmede azalma ve belirgin halsizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede; genel durumu düşkün, letarjik, dehidratasyon bulguları () ve skrotal bölgede belirgin hiperpigmentasyon saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum : mEq/L, : mEq/L, glukoz: mg/dL ve kan gazında : , : mmol/L saptanıyor. Bu bebekte en olası tanı ve patofizyolojik süreç ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AHipertansiyon ve baskılanmış plazma renin aktivitesi tanıyı destekleyen temel klinik ve laboratuvar bulgularıdır.
- BMevcut klinik tablo ve laboratuvar değerleri hipokloremik metabolik alkaloz ile uyumludur.
- Serum -hidroksiprogesteron (-OHP) düzeyinin belirgin yüksek saptanması tanıda en değerli bulgudur.Answer
- DCiltteki hiperpigmentasyonun temel nedeni, adrenal korteksten aşırı salgılanan androjenlerin melanositleri doğrudan uyarmasıdır.
- EBatın ultrasonografisinde sürrenal lojda kalsifikasyon içeren kitle saptanması tanıyı kesinleştirir.
Answer
Vakadaki klinik ve laboratuvar bulguları (tuz kaybı, kriz tablosu, hiperpigmentasyon) ışığında en olası tanı tuz kaybettiren tip 21-hidroksilaz eksikliğidir ve bu durumda serum 17-hidroksiprogesteron düzeyinin yüksek olması en değerli tanısal bulgudur.
Vakada sunulan yenidoğan erkek bebekte görülen tuz kaybı krizi (hiponatremi, hiperkalemi), hipoglisemi ve hiperpigmentasyon bulguları klasik tuz kaybettiren tip -hidroksilaz eksikliği için karakteristiktir. Bu enzim eksikliğinde progesteronun dezoksikortikosterona () ve -hidroksiprogesteronun (-OHP) -dezoksikortizola dönüşümü engellenir. Sonuç olarak blokajın hemen öncesinde yer alan -OHP serumda belirgin şekilde yükselir ve bu parametre tanıda en spesifik marker olarak kabul edilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
21-hidroksilaz eksikliğinde kortizol ve aldosteron sentezi yapılamazken, 17-hidroksiprogesteron ve androjenlerin üretimi artar.