Beyin sapı retiküler formasyonunun motor kontrol mekanizmaları incelendiğinde; pontin ve medüller retiküler çekirdekler arasındaki fonksiyonel antagonizma vücut postürünün ayarlanmasında kritik rol oynar. Bu sistemin hiyerarşik organizasyonu ve fonksiyonel özellikleri düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Medüller retiküler formasyonun inhibitör sistemi; serebral korteks, nukleus ruber ve bazal gangliyonlardan gelen uyarılarla aktive edilerek pontin sistemin eksitatör etkisini dengeler.Answer
- BPontin retiküler çekirdekler (nukleus retikularis pontis), intrinsik uyarılabilirliği oldukça düşük olan merkezlerdir ve uyarılmak için mutlaka vestibüler çekirdeklerden gelen pozitif feedback girdilerine ihtiyaç duyarlar.
- CMedüller retiküler formasyon, medulla spinalisin lateral motor sistemi içerisinde yer alan medüllospinal traktus aracılığıyla antigravite kaslarının tonusunu artırarak ayakta durmayı kolaylaştırır.
- DRetiküler formasyonun uyanıklığı sağlayan rostral bölümü (), sadece kortikal uyanıklık düzeyini belirler; spinal motor nöronların uyarılma eşiği üzerinde modülatör bir etkisi bulunmaz.
- EDekerebrasyon rijiditesi durumunda, medüller retiküler formasyondan kaynaklanan inhibitör sinyallerin patolojik olarak artması sonucunda ekstremitelerde spastik bir fleksör kasılma gözlenir.
Answer
Medüller retiküler formasyonun inhibitör sistemi; serebral korteks, nukleus ruber ve bazal gangliyonlardan gelen uyarılarla aktive edilerek pontin sistemin eksitatör etkisini dengeler.
Vücut postürü, pontin retiküler formasyonun (eksitatör) ve medüller retiküler formasyonun (inhibitör) karşılıklı dengesiyle korunur. Pontin sistem sürekli aktif kalma eğilimindeyken, medüller inhibitör sistemin çalışabilmesi için serebral korteks ve nukleus ruber gibi daha yüksek beyin merkezlerinden gelen uyarıcı sinyallere ihtiyacı vardır. Bu sayede üst merkezler, medüller sistemi aktive ederek pontin sistemin yaratacağı aşırı ekstansör tonusu dizginler.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Retiküler Formasyonun Motor Kontrolü ve Fonksiyonel Antagonizması