65 yaşında, belirgin kilo kaybı, kuşak tarzı sırt ağrısı ve ilerleyici sarılık şikayetiyle başvuran bir hastada pankreas başı yerleşimli duktal adenokarsinom saptanmıştır. Bu tümörün gelişimi, Pankreatik İntraepitelyal Neoplazi (PanIN) olarak adlandırılan prekürsör lezyonlar üzerinden basamaklı bir genetik progresyon gösterir. Bu progresyon süreci ve eşlik eden genetik değişiklikler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AKRAS onkogenindeki nokta mutasyonları, genellikle progresyonun en geç evresinde (PanIN-3) ortaya çıkan ve invaziv karsinom evresine geçişi sağlayan temel bulgudur.
- CDKN2A (p16) tümör supresör geninin inaktivasyonu, duktal adenokarsinomların yaklaşık %95'inde saptanan ve tipik olarak PanIN-2 evresinden itibaren izlenen bir değişikliktir.Answer
- CSMAD4 (DPC4) tümör supresör geninin kaybı, olguların neredeyse tamamında (%95) saptanan ve PanIN-1 evresinde görülen en erken genetik olaydır.
- DPankreasın duktal karsinomu tanısı alan bu hastanın kitle dokusunda en sık izlenen histopatolojik değişiklik, lipaz aktivasyonu sonucu gelişen enzimatik yağ nekrozu ve sabunlaşma odaklarıdır.
- ETP53 geninin inaktivasyonu, PanIN-1 evresindeki lezyonların patognomonik moleküler özelliğidir ve tümörün erken invazyon yeteneğini belirler.
Answer
CDKN2A (p16) tümör supresör geninin inaktivasyonu, duktal adenokarsinomların yaklaşık %95'inde saptanan ve tipik olarak PanIN-2 evresinden itibaren izlenen bir değişikliktir.
Pankreas duktal adenokarsinomlarında CDKN2A (p16) geninin inaktivasyonu, olguların yaklaşık %95'inde saptanarak en sık görülen tümör supresör gen değişikliğini oluşturur. Histopatolojik olarak ise bu genin kaybı tipik olarak progresyonun orta evresi olan PanIN-2 lezyonlarından itibaren gözlenir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Pankreas duktal adenokarsinomunda en sık inaktive olan tümör supresör genin CDKN2A (p16) olması (%95) ve bunun PanIN-2 evresinde gerçekleşmesi.
Estimated Time:1m 30s