yaşında kadın hasta, Wegener granülomatozu nedeniyle uzun süre siklofosfamid tedavisi görmüştür. Son aydır devam eden ağrısız makroskobik hematüri şikayeti ile başvuran hastaya yapılan sistoskopide, mesane mukozasında yer yer düz, hiperemik ve kadifemsi görünümlü alanlar saptanmıştır. Bu alanlardan alınan biyopside, ürotelyumun tam katında polarite kaybı ve nükleer pleomorfizm gösteren yüksek dereceli atipik hücreler izlenmiş, ancak bazal membranı aşan bir invazyon odağı saptanmamıştır. Bu hastadaki klinik ve patolojik tablo için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Lezyonun invaziv karsinoma ilerleme riski yüksektir ve sıklıkla mutasyonu içerir.Answer
- BPatogenezde mutasyonu anahtar rol oynar ve genellikle düşük dereceli papiller tümörlere ilerler.
- CHistopatolojik incelemede makrofajlar içinde PAS(+) Michaelis-Gutmann cisimcikleri izlenmesi beklenir.
- DBu tablo, genellikle cerrahi travma sonrası gelişen ve benign seyir gösteren 'nefrojenik adenom'dur.
- ELezyon, kronik Schistosoma enfeksiyonu ile ilişkili gelişen skuamöz metaplazi zemininde oluşmuştur.
Answer
Söz konusu lezyon karsinoma in situ (CIS) olup, invaziv karsinoma ilerleme riskinin yüksek olması ve mutasyonları ile karakterize edilmesi doğru bir ifadedir.
Karsinoma in situ (CIS), ürotelyumun tüm katmanlarını tutan yüksek dereceli hücresel atipi ile karakterizedir. Bazal membran sağlamdır (invazyon yoktur). Genetik olarak en sık ve yolu inaktivasyonları izlenir ve bu lezyonlar papiller tümörlere göre invaziv karsinoma ilerleme konusunda çok daha agresif bir seyir gösterirler.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Ürotelyal karsinoma in situ (CIS), sitolojik olarak yüksek dereceli (high-grade), genetik olarak sıklıkla mutasyonu taşıyan ve yüksek invazyon potansiyeline sahip flat (düz) bir neoplazidir.
Practice More
Ürotelyal karsinomların T1 ve T2 evreleme farklarını (lamina propria vs. muskularis propria invazyonu) çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s