Kronik atriyal fibrilasyon nedeniyle uzun süredir amiodaron kullanmakta olan 65 yaşındaki erkek hasta; çarpıntı, kilo kaybı ve aşırı sinirlilik şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum serbest ve düzeyleri yüksek, ise baskılı bulunuyor. Tiroid Doppler ultrasonografisinde gland vaskülaritesinin belirgin derecede azaldığı, radyoaktif iyot tutulumunun () %1'in altında olduğu ve serum interlökin-6 () düzeyinin normalin çok üzerinde olduğu saptanıyor. Bu hastada gelişen tablonun patogenezi ve en uygun farmakolojik tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
- Aİyot yüklenmesine bağlı aşırı hormon sentezi (Jod-Basedow); tedavide metimazol ve potasyum perklorat kombinasyonu
- Doğrudan ilaca bağlı foliküler destrüksiyon ve sızıntı; tedavide prednizolon gibi glukokortikoidlerAnswer
- CTiroid peroksidaz (TPO) enziminin geri dönüşümsüz aktivasyonu; tedavide yüksek doz propiltiourasil
- DPeriferik deiyodinaz enzimlerinin aşırı indüksiyonu; tedavide sadece propranolol ile semptomatik kontrol
- EWolff-Chaikoff etkisinden kaçış mekanizması bozukluğu; tedavide radyoaktif iyot () ablasyonu
Answer
Tip 2 Amiodarona bağlı tirotoksikoz, doğrudan toksik etkiyle oluşan bir destrüktif tiroidit tablosudur; Doppler ultrasonografide vaskülarite azalmış bulunur ve tedavide glukokortikoidler tercih edilir.
Tip 2 Amiodarona Bağlı Tirotoksikoz (AIT), ilacın tiroid folikülleri üzerindeki doğrudan sitotoksik etkisine bağlı olarak gelişen destrüktif bir süreçtir. Bu tabloda tiroid Doppler ultrasonografisinde vaskülaritenin izlenmemesi ve inflamatuar bir belirteç olan IL-6 düzeyinin çok yüksek olması karakteristiktir. Tedavide amaç yeni sentezi engellemek değil, mevcut inflamasyonu ve yıkımı durdurmaktır; bu nedenle glukokortikoidler (prednizolon) ilk seçenektir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Amiodarona Bağlı Tirotoksikoz (AIT) Tiplerinin Diferansiyel Tanısı
Estimated Time:2m 0s