Question

Difficulty: MediumMuskarinik Reseptör Antagonistleri

Genel anestezi sonrasında kürar benzeri nöromusküler blokörlerin etkisini sonlandırmak amacıyla hastaya intravenöz neostigmin uygulanmıştır. Neostigminin yol açabileceği bradikardi, bronkospazm ve aşırı sekresyon gibi muskarinik yan etkileri önlemek için eş zamanlı olarak bir muskarinik reseptör antagonisti verilmesi planlanmaktadır. Hastanın derlenme döneminde postoperatif konfüzyon, sedasyon veya deliryum gibi santral sinir sistemi (SSS) yan etkilerinden korunması özellikle istenmektedir.

Buna göre, farmakokinetik ve yapısal özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki muskarinik reseptör antagonistlerinden hangisinin bu klinik senaryoda kullanılması en uygundur?

  1. GlikopirolatAnswer
  2. B
    Atropin
  3. C
    Skopolamin
  4. D
    Biperiden
  5. E
    Pirenzepin

Answer

Doğru cevap glikopirolattır. Kuaterner amonyum yapısında olduğu için kan-beyin bariyerini aşamaz ve merkezi sinir sistemi yan etkilerine sebep olmaz.
Glikopirolat (glikopironyum), kuaterner (dörtüncül) amonyum yapısında sentetik bir antimuskarinik ajandır. Fizyolojik pH'da sürekli iyonize halde bulunduğundan lipofilitesi çok düşüktür ve kan-beyin bariyerini (KBB) aşamaz. Bu sayede, neostigmin gibi antikolinesterazların periferik muskarinik yan etkilerini (bradikardi, sekresyon artışı) başarıyla bloke ederken, postoperatif derlenme döneminde hastada konfüzyon, sedasyon veya deliryum gibi merkezi yan etkilere yol açmaz. Bu özellikleri nedeniyle anestezi pratiğinde nöromusküler blokajın geri döndürülmesi sırasında neostigmin ile birlikte tercih edilen ideal ajandır.

Step-by-Step Solution

1
Neostigmin uygulamasının yol açacağı otonomik etkileri analiz etmek
Neostigmin bir asetilkolinesteraz inhibitörüdür ve sinaptik aralıkta asetilkolin miktarını artırarak yaygın muskarinik aktivasyona (bradikardi, sekresyon artışı, bronkospazm) yol açar.
Klinik tablonun neden antimuskarinik bir ajana ihtiyaç duyduğunu anlamak için gereklidir.
2
Klinik senaryodaki özel kısıtlamayı belirlemek
Hastada postoperatif dönemde santral sinir sistemi (SSS) yan etkilerinin (konfüzyon, sedasyon) görülmemesi istenmektedir.
Hangi antimuskarinik ajanın seçileceğine karar vermek için sorunun yönlendirmesini kavramak şarttır.
3
İlaçların kimyasal yapıları ile SSS'ye geçişleri arasındaki ilişkiyi kurmak
Tersiyer (üçüncül) aminler lipofiliktir ve kan-beyin bariyerini (KBB) geçer. Kuaterner (dörtüncül) amonyum bileşikleri ise iyonize oldukları için KBB'yi geçemezler ve SSS yan etkisi oluşturmazlar.
Doğru ajanı yapısal farmakokinetik özelliklerine göre ayırt edebilmek içindir.
4
Seçeneklerdeki ajanların kimyasal yapılarını sınıflamak
Atropin, skopolamin, biperiden ve pirenzepin tersiyer amindir. Glikopirolat ise kuaterner amonyum bileşiğidir.
Sadece çevresel muskarinik reseptörleri bloke edecek ajanı bulmak için gereklidir.

Key Concept

Tersiyer amin yapılı antimuskariniklerin KBB'yi geçebilmesi ve kuaterner amonyum yapılı olanların geçememesi

Hints

1
İlaçların kan-beyin bariyerini (KBB) geçebilmesi için kimyasal olarak lipofilik (tersiyer amin) yapıda olmaları gerekir.
2
Kuaterner (dörtüncül) amonyum bileşikleri, yapılarındaki sürekli pozitif yük nedeniyle suda çözünürler (hidrofilik) ve KBB'yi geçemezler.
3
Seçenekler arasında sadece bir tanesi sentetik bir kuaterner amonyum bileşiğidir ve bu özelliği sayesinde anestezi pratiğinde sadece periferik etki istenen durumlarda sıkça kullanılır.

Practice More

İpratropium ve tiotropium gibi ajanların neden astım/KOAH tedavisinde inhaler yolla kullanıldığını ve sistemik yan etkilerinin neden az olduğunu, bu ilaçların amin yapıları üzerinden gözden geçiriniz.

Alternative Method

Ajanları endikasyonlarına göre de eleyebilirsiniz: Skopolamin (taşıt tutması), Biperiden (Parkinson), Pirenzepin (Peptik ülser). Geriye Atropin ve Glikopirolat kalır. SSS'ye geçmeyen istendiği için Atropin de elenir.
Estimated Time:1m 15s
Rate this question