Fetoplasental ünitede östriol (E3) biyosentezi sırasında plasenta, 16α-hidroksile edilmiş androjen prekürsörlerine ihtiyaç duyar. Bu prekürsörlerin büyük çoğunluğu fetal adrenal bez ve fetal karaciğer tarafından sağlanmaktadır. Ancak maternal adrenal sülfatazı (steroid sülfataz) baskılayan bir enzim inhibitörü kullanıldığında, maternal dolaşımda DHEA-S yükselmesine rağmen maternal E3 üretimine katkının neden beklenenden çok daha düşük kaldığı araştırılmaktadır. Bununla birlikte, plasentada aktif olan ve hem substrat kullanımını hem de hormon sekresyonunu düzenleyen STS (steroid sülfataz) enziminin yokluğunu simüle eden bu durumda, maternal DHEA-S'nin plasental E3 sentezine katılımını kısıtlayan en kritik plasentaya özgü enzimatik adım aşağıdakilerden hangisidir?
- APlasental 3β-hidroksisteroid dehidrojenaz (3β-HSD) enziminin DHEA'yı androstediona dönüştürmesi, bu adımın E3 yolağında hız sınırlayıcı olması
- Plasental steroid sülfataz (STS) enziminin DHEA-S'yi DHEA'ya dönüştürememesi, bu sayede maternal substratın plasentaya giremeyip E3 sentez yolağına dahil olamamasıAnswer
- CPlasental aromataz (CYP19A1) enziminin androjen prekürsörlerini östrojenlere dönüştürmesini inhibe eden otoregülatuar bir geri bildirim mekanizmasının devreye girmesi
- DFetal karaciğerin 16α-hidroksilaz (CYP3A7) aktivitesinin maternal DHEA kaynaklı substratları 16α-OH DHEA-S'ye çevirememesi nedeniyle plasentaya gelen prekürsör miktarının azalması
- EPlasental 17α-hidroksilaz/17,20-liyaz (CYP17A1) enziminin yokluğu nedeniyle progesteron ve pregnenolonun androjen prekürsörlerine dönüştürülememesi ve bu yolla E3 yolağının işleyememesi