İnsan periferik kanında agranülosit grubunda sınıflandırılan hücrelerin ultrastrüktürel organizasyonu, enzim içerikleri ve doku düzeyindeki değişimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Monositlerin periferik kanda taşıdığı azurofilik granüller (primer lizozomlar) peroksidaz aktivitesi gösterirken, hücre bağ dokusunda makrofaja dönüştüğünde sentezlenen yeni lizozomlarda bu peroksidaz aktivitesi genellikle saptanmaz.Answer
- BKüçük lenfositler metabolik olarak oldukça aktif olduklarından, sitoplazmalarında bol miktarda granüllü endoplazmik retikulum () ve nükleusun hemen yanında yerleşmiş geniş bir Golgi aygıtı izlenir.
- CMonositlerin nükleusu, lenfosit nükleusuna kıyasla daha yoğun bir heterokromatin yapısına sahip olduğu için periferik kan yaymalarında çok daha koyu (bazofilik) boyanma özelliği gösterir.
- DAgranülosit sınıfında yer alan lenfositlerin tüm alt tipleri, periferik kanda dolaşırken sitoplazmalarında hiçbir zaman azurofilik granül içermemeleriyle granülositlerden kesin olarak ayırt edilirler.
- EMonositler, lökositler arasında en geniş sitoplazmaya sahip hücreler olup fagositoz yeteneklerini sadece bağ dokusuna geçip makrofaja dönüştükten sonra kazanırlar.
Answer
Monositlerin periferik kanda taşıdığı azurofilik granüllerin peroksidaz aktivitesi göstermesi, ancak doku makrofajına dönüşüm sonrası sentezlenen lizozomlarda bu aktivitenin genellikle saptanmaması doğru ifadedir.
Monositlerin periferik kanda sahip oldukları azurofilik granüller, primer lizozom karakterindedir ve miyeloperoksidaz () ile asit hidrolaz enzimleri içerirler. Bu hücreler bağ dokusuna geçip makrofajlara farklılaştıklarında, protein sentez kapasiteleri ve lizozom sayıları artar; ancak bu aşamada (olgun makrofajlarda) yeni üretilen lizozomlarda peroksidaz aktivitesi genellikle saptanamaz, bu da hücresel maturasyonun bir göstergesidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Monosit-Makrofaj Diferansiyasyonunda Enzimatik Değişimler