Hematoloji

406 questions

Question 121

32 yaşında erkek hasta, giderek artan halsizlik, efor dispnesi ve son bir yıldır eşlik eden kronik kuru öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinden 20'li yaşların başından itibaren saçlarının belirgin şekilde ağardığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk, tırnaklarda distrofik ve atrofik değişiklikler, boyun ve göğüs bölgesinde ağsı (retiküler) hiperpigmentasyon alanları saptanıyor.

Aşağıdaki tabloda hastanın laboratuvar bulguları verilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin7.4 g/dL7.4 \text{ g/dL}
MCV104 fL104 \text{ fL}
Lökosit2.200/mm32.200/\text{mm}^3 (Nötrofil: 850/mm3850/\text{mm}^3)
Trombosit34.000/mm334.000/\text{mm}^3
Retikülosit%0.2\%0.2

Kemik iliği biyopsisinde yağlı doku artışı ve belirgin hiposelülerite izlenirken, toraks bilgisayarlı tomografisinde akciğer bazallerinde interstisyel fibrozis ile uyumlu görünümler saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada kemik iliği yetmezliğinden sorumlu tutulan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Telomer uzunluğunun korunmasından sorumlu komplekslerdeki fonksiyon kaybı

Answer

Kemik iliği yetmezliğinden sorumlu temel mekanizma, telomer uzunluğunun korunmasından sorumlu komplekslerdeki (TERT, TERC vb.) fonksiyon kaybıdır.
Hastada görülen tırnak distrofisi, derideki ağsı hiperpigmentasyon ve lökoplaki (soruda bahsedilmemiş olsa da klasik triadın parçasıdır) ile erken saç ağarması, Diskeratozis Konjenita (DKC) tanısını koydurur. DKC, telomerleri koruyan proteinlerdeki (TERT, TERC, DKC1 vb.) mutasyonlar sonucu gelişen bir telomeropatidir. Bu hastalarda telomerlerin hızla kısalması, hematopoetik kök hücrelerin erken yaşlanmasına ve kemik iliği yetmezliğine yol açar. Ayrıca bu hastalarda pulmoner fibrozis ve karaciğer sirozu gibi sistemik komplikasyonlar da sık görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Genç erişkin hastada pansitopeni (hiposelüler kemik iliği), makrositoz ve retikülositopeni saptandı.
Kemik iliği yetmezliği (aplastik anemi) tanısını doğrulamak için.
2
Ekstramedüller bulguların değerlendirilmesi
Tırnak distrofisi, deri pigmentasyonu ve erken saç ağarması (ektodermal displazi bulguları) ile akciğer fibrozisi birlikteliği görüldü.
Edinsel aplastik anemi ile kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromlarını ayırt etmek için.
3
Etiyolojik tanının konulması
Bu bulgular bir telomeropati olan Diskeratozis Konjenita (DKC) ile tam uyumludur.
DKC, telomer kısalması nedeniyle erken yaşlanma ve kök hücre tükenmesi ile karakterizedir.

Key Concept

Diskeratozis Konjenita ve Telomeropatiler
Estimated Time:2m 0s
Question 122

63 yaşında kadın hasta, 3 aydır devam eden halsizlik, gece terlemeleri ve karın sol üst kadranda dolgunluk hissi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dalak kosta yayını 4 cm geçecek şekilde palpabl saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hemoglobin: 12.8 g/dL, Lökosit: 14.200/mm³, Trombosit: 920.000/mm³ ve LDH: 520 U/L (N: <250) olarak bulunuyor. *JAK2 V617F* mutasyonu pozitif saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde yaşa göre artmış selülarite, granülositoz ve kümeleşme eğilimi gösteren atipik (bulutsu/balon benzeri çekirdekli) megakaryositler izlenirken, retikülin lif artışı saptanmıyor (MF-0). Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF)

Answer

Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF)
WHO 2022 sınıflandırmasına göre, trombositoz ile başvuran bir hastada kemik iliğinde yaşa göre artmış selülarite, granülositoz, kümeleşen atipik (bulutsu/balon çekirdekli) megakaryositler görülmesi ve retikülin fibrozisin olmaması (MF-0/1) durumu 'Prefibrotik Primer Miyelofibrozis' (Pre-PMF) olarak tanımlanır. Ayrıca hastadaki minör kriterler (splenomegali, LDH yüksekliği, lökositoz) tanıyı desteklemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Halsizlik, splenomegali, lökositoz, yüksek trombosit, yüksek LDH ve JAK2 pozitifliği mevcut.
Bu bulgular bir Miyeloproliferatif Neoplaziyi (MPN) işaret etmektedir.
2
Kemik iliği morfolojisini analiz et.
Hiperselülarite, granülositoz ve 'bulutsu' (cloud-like) atipik megakaryositler var. Fibrozis yok (MF-0).
Bu morfoloji (özellikle megakaryosit yapısı ve granülositoz) Primer Miyelofibrozis (PMF) lehinedir; Esansiyel Trombositozda (ET) megakaryositler geyik boynuzu şeklindedir ve ilik normoselülerdir.
3
WHO 2022 kriterlerine göre ayrımı yap.
Fibrozis olmadığı için 'Aşikar PMF' dışlanır. PMF morfolojisi ve minör kriterler (splenomegali, LDH yüksekliği, lökositoz) olduğu için 'Prefibrotik PMF' tanısı konur.
ET ile Pre-PMF ayrımında kemik iliği morfolojisi ve minör kriterler (LDH, dalak, lökosit) belirleyicidir.

Key Concept

WHO 2022 kriterlerine göre Esansiyel Trombositoz (ET) ile Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) ayrımı.

Hints

1
Hastada sadece trombosit yüksekliği değil, aynı zamanda dalak büyüklüğü ve LDH yüksekliği de var.
2
Kemik iliği biyopsisindeki 'bulutsu' megakaryositler ve granülositoz, Esansiyel Trombositozdan farklı bir tabloyu işaret ediyor.
3
Fibrozis henüz gelişmemiş (MF-0) ama morfoloji Primer Miyelofibrozis ile uyumlu; bu durum 'Prefibrotik' evreyi tanımlar.

Practice More

Esansiyel Trombositoz ve Prefibrotik PMF hastalarının prognoz ve tromboz risk farklarını karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 123

2323 yaşında erkek hasta, acil servise 33 gündür devam eden şiddetli halsizlik, gözlerde sararma ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın bilincinin hafif konfüze olduğu ve sorulanlara gecikmeli yanıt verdiği gözleniyor. Özgeçmişinde bilinen bir kronik hastalık öyküsü bulunmuyor.

Fizik muayenede skleralar belirgin ikterik, batın muayenesinde sağ üst kadranda hassasiyet mevcut, ancak belirgin organomegali saptanmıyor. Nörolojik muayenede hafif 'flapping tremor' (asteriksis) izleniyor.

Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Hemoglobin7.87.8 g/dL
MCV102102 fL
Trombosit115.000115.000 /mm³
Lökosit10.50010.500 /mm³
Retikülosit%14\%14
Total Bilirubin2626 mg/dL
Direkt Bilirubin99 mg/dL
AST210210 U/L
ALT7575 U/L
Alkalen Fosfataz (ALP)1414 U/L
INR1.91.9
Direkt CoombsNegatif
Haptoglobin<10<10 mg/dL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki hemolitik aneminin etyolojisinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Wilson hastalığı

Answer

Wilson hastalığı (Fulminan başlangıçlı)
Bu vaka, Wilson hastalığının fulminan başlangıcını temsil eden klasik bir 'TUS spot' bilgisidir. Genç bir hastada Coombs negatif hemolitik anemi ve akut karaciğer yetmezliği birlikteliği güçlü bir şekilde Wilson hastalığını düşündürmelidir. Tanıyı destekleyen en spesifik laboratuvar bulgusu ise Alkalen Fosfataz (ALP) düşüklüğüdür (<40<40 U/L) veya Alkalen Fosfataz / Total Bilirubin oranının <2<2 olmasıdır. Serbest bakırın kana karışması hem oksidatif hasarla hemolize neden olur hem de çinko kofaktörünün yerini alarak ALP enzim aktivitesini bozar. AST düzeyinin ALT'den belirgin yüksek olması da mitokondriyal hasarı yansıtır ve Wilson lehinedir.

Step-by-Step Solution

1
Hemoliz varlığını doğrula
Düşük Hb (7.87.8), yüksek retikülosit (%14), düşük haptoglobin ve yüksek indirekt bilirubin hemolizi gösterir.
Aneminin mekanizmasını (yapım azlığı vs. yıkım fazlalığı) belirlemek.
2
Hemoliz tipini belirle
Direkt Coombs negatif olduğu için otoimmün nedenler (AIHA) dışlanır. Non-immün bir hemoliz mevcuttur.
Otoimmün ve non-immün nedenleri ayırt etmek.
3
Eşlik eden organ bulgularını analiz et
Sarılık, koagülopati (INR 1.91.9) ve ensefalopati (konfüzyon, asteriksis) akut karaciğer yetmezliğini işaret eder.
Hemolizin sistemik bir hastalığın parçası olup olmadığını anlamak.
4
Spesifik ipuçlarını (AST/ALT ve ALP) değerlendir
AST > ALT oranı yüksektir (Wilson'da tipiktir). En kritik bulgu Alkalen Fosfataz (ALP) düzeyinin çok düşük (1414 U/L) olmasıdır.
Ayırıcı tanıyı kesinleştirmek. Wilson hastalığında bakırın ALP enzimini inhibe etmesi nedeniyle ALP aşırı düşük saptanır.

Key Concept

Wilson hastalığı; genç erişkinlerde Coombs negatif hemolitik anemi, akut karaciğer yetmezliği ve şaşırtıcı derecede düşük ALP düzeyi (<40 U/L) triadı ile prezente olabilir.

Hints

1
Hastada hemoliz var (Hb düşük, retikülosit yüksek), ancak Coombs testi negatif. Yani sorun antikorlar değil.
2
Hemolize akut karaciğer yetmezliği (INR yüksek, konfüzyon) eşlik ediyor. Sarılık çok yüksek ama Alkalen Fosfataz (ALP) şaşırtıcı derecede düşük.
3
Bakır metabolizması bozukluğu olan bu hastalıkta, serbest bakır kana karışarak eritrositleri parçalar ve ALP enzimini inhibe eder.
Estimated Time:1m 30s
Question 124

3838 yaşında erkek hasta, boyun sağ tarafında ve sağ kasık bölgesinde yaklaşık 55 aydır var olan, ağrısız kitleler nedeniyle başvuruyor. Hastanın son 33 aydır devam eden, vücut ağırlığının %12\%12’sini kapsayan kilo kaybı ve akşamları yükselen ateşi mevcuttur. Yapılan fizik muayenede sağ servikal bölgede 4 cm4 \text{ cm} ve sağ inguinal bölgede 3 cm3 \text{ cm} boyutlarında, mobil, lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Servikal lenf nodu biyopsisinde Reed-Sternberg hücreleri izleniyor; immünohistokimyasal incelemede bu hücrelerin CD15 ve CD30 pozitif olduğu saptanıyor. Batın tomografisinde inguinal bölge dışında ek patoloji izlenmiyor. Bu hasta için Ann Arbor sınıflamasına göre en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre III-B

Answer

Ann Arbor sınıflamasına göre, diyaframın her iki yanındaki lenf nodu istasyonlarının tutulumu ve eşlik eden B semptomları (ateş, kilo kaybı) nedeniyle doğru evre Evre III-B'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın hem anatomik yayılımını hem de klinik durumunu tam olarak karşılar. Hastada diyaframın üzerinde (boyun) ve altında (kasık) lenf nodu tutulumu saptanmıştır; bu durum Ann Arbor kriterlerine göre Evre III olarak adlandırılır. Ayrıca hastanın son 3 ayda vücut ağırlığının %12'sini kaybetmesi ve ateşi olması, prognozu etkileyen 'B' semptomlarının varlığını gösterir. Bu iki verinin birleşimi sonucunda hasta Evre III-B olarak evrelendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Tutulan lenf nodu bölgelerini belirle
Sağ servikal (diyafram üstü) ve sağ inguinal (diyafram altı) lenf nodu tutulumu mevcuttur.
Anatomik yayılımı saptayarak evre numarasını (I-IV) belirlemek için gereklidir.
2
Diyafram ile ilişkili yayılımı değerlendir
Lenf nodu bölgeleri diyaframın her iki tarafında yer almaktadır, bu da Evre III anlamına gelir.
Ann Arbor kriterlerine göre diyaframın her iki yanındaki lenf nodu tutulumu Evre III olarak tanımlanır.
3
Sistemik (B) semptomların varlığını kontrol et
Hastada ateş ve 6 ayda %10'dan fazla (bu vakada 3 ayda %12) kilo kaybı mevcuttur, bu 'B' semptomudur.
Evreleme sonuna eklenecek olan 'A' (yok) veya 'B' (var) ekini belirlemek için gereklidir.
4
Bulguları birleştirerek nihai evreyi belirle
Evre III + B semptomları = Evre III-B.
Hastanın klinik ve radyolojik tablosunu en iyi tanımlayan evredir.

Key Concept

Ann Arbor Evreleme Sistemi ve B Semptomları

Hints

1
Lenfoma evrelemesinde anahtar sınır diyafram kasıdır; bölgelerin diyaframın neresinde olduğuna dikkat edin.

Practice More

Ann Arbor evrelemesinde dalak tutulumunun 'S' eki ile mi yoksa ayrı bir evre olarak mı değerlendirildiğini tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 125

3434 yaşında kadın hasta, bir haftadır devam eden halsizlik ve burun kanaması şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede yaygın ekimoz ve peteşiler saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 8.28.2 g/dL, lökosit 74.000/mm374.000/\text{mm}^3, trombosit 22.000/mm322.000/\text{mm}^3 bulunuyor. Koagülasyon panelinde fibrinojen 105105 mg/dL (N: 200200-400400) ve D-dimer 4.54.5 μ\mu g/mL (N: <0.50.5) olarak saptanıyor. Periferik yaymada "böbreksi" (reniform) nükleuslu, geniş sitoplazmalı ve granülleri belirgin olmayan blastik hücreler izleniyor. Akım sitometrisinde bu hücrelerin Myeloperoksidaz (MPO) ile güçlü pozitif boyandığı; Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT), CD34 ve HLA-DR negatif olduğu saptanıyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için öncelikle hangi genetik inceleme istenmelidir?

Show answer & explanation

Answer: $t(15;17)$ (PML-RARA)

Answer

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Akut Promiyelositik Lösemi'nin (APL) mikrogranüler varyantı (M3v) ile uyumludur ve bu durumda saptanması gereken genetik anomali t(15;17)t(15;17) (PML-RARA) translokasyonudur.
Hastadaki yaygın kanama diyatezi (DIC bulguları), blastların HLA-DR ve CD34 negatifliği ile birlikte güçlü MPO pozitifliği göstermesi Akut Promiyelositik Lösemi (APL) için karakteristiktir. Yüksek lökosit sayısı ve reniform nükleus yapısı, APL'nin 'mikrogranüler varyantı' (M3v) olduğunu gösterir. Bu alt tipin genetik temeli, klasik APL'de olduğu gibi t(15;17)t(15;17) (PML-RARA) füzyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Hücre serisinin belirlenmesi
Miyeloid seri (AML)
Blasların Myeloperoksidaz (MPO) ile güçlü pozitif boyanması, hücrelerin miyeloid kökenli olduğunu kanıtlar ve lenfoblastik lösemi (ALL) ihtimalini dışlar.
2
İmmünofenotipik analiz
APL şüphesi
Akut lösemilerde HLA-DR ve CD34 negatifliği, güçlü MPO pozitifliği ile birleştiğinde Akut Promiyelositik Lösemi (AML-M3) için oldukça spesifiktir.
3
Morfolojik ve varyant ayrımı
Mikrogranüler varyant (M3v)
Yüksek lökosit sayısı ve "böbreksi" (reniform) nükleus yapısı, klasik APL'den ziyade mikrogranüler varyantı (M3v) düşündürür. Bu varyant morfolojik olarak monositik lösemiye benzer ancak markerları farklıdır.
4
Komplikasyon ve genetik ilişki kurma
t(15;17)t(15;17) tanısı
Düşük fibrinojen ve yüksek D-dimer ile karakterize yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) tablosu APL'de çok sıktır. Tüm APL varyantları t(15;17)t(15;17) translokasyonu ile ilişkilidir.

Key Concept

Akut Promiyelositik Lösemi (APL) mikrogranüler varyantı (M3v), yüksek lökosit sayısı ve monositoid morfolojisi ile yanıltıcı olabilir; ancak CD34/HLA-DR negatifliği ve DIC tablosu ile tanınır.
Estimated Time:2m 0s
Question 126

60 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında saptanan lökositoz nedeniyle değerlendiriliyor. Herhangi bir semptomu olmayan hastanın fizik muayenesinde patolojik lenfadenopati, splenomegali veya hepatomegali saptanmıyor. Yapılan laboratuvar ve immünofenotipleme sonuçları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
Hemoglobin14,214,2 g/dL
Trombosit225.000/μL225.000/\mu L
Lökosit42.000/μL42.000/\mu L (\%82 lenfosit)
Periferik YaymaMatür lenfositler, Gumprecht başları
Akım SitometriCD5(+), CD19(+), CD23(+), CD20(zayıf +)
Prognostik BelirteçlerZAP-70 pozitif, CD38 pozitif

Bu klinik ve laboratuvar verilerine göre, hasta için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Hastada beklenen progresyonsuz sağkalım süresi, bu prognostik belirteçlerin negatif olduğu olgulara göre daha kısadır.

Answer

Hastada beklenen sağkalım süresinin, prognostik belirteçlerin (ZAP-70, CD38) negatif olduğu hastalara göre daha kısa olduğu ifadesi doğrudur.
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) hastalarında ZAP-70 pozitifliği ve yüksek CD38 ekspresyonu, IGHV geninin mutasyona uğramamış (unmutated) olduğunu gösteren biyobelirteçlerdir. Bu profil, hastalığın daha hızlı ilerlemesi, tedaviye daha erken ihtiyaç duyulması ve toplam sağkalım süresinin kısalması ile doğrudan ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Tanıyı netleştirme
Lökositoz (%82 lenfosit), periferik yaymada Gumprecht başları ve akım sitometrisinde CD5/CD19/CD23 pozitifliği Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısını doğrular.
KLL tanısı için periferik kanda en az 5.000/μL5.000/\mu L monoklonal B lenfosit varlığı ve spesifik immünofenotipik profil gereklidir.
2
Evreleme yapma
Hastada lenfadenopati, organomegali, anemi veya trombositopeni saptanmadığı için Binet Evre A (düşük risk) olarak sınıflandırılır.
Binet sisteminde tutulan lenfoid bölge sayısı ve sitopeni varlığı evreyi belirler.
3
Prognostik belirteçleri yorumlama
ZAP-70 ve CD38 pozitifliği, mutasyona uğramamış (unmutated) IGHV gen durumuyla koreledir ve agresif seyir göstergesidir.
Moleküler belirteçler, hastanın klinik evresinden bağımsız olarak hastalığın ilerleme hızını ve sağkalım beklentisini etkiler.

Key Concept

KLL'de ZAP-70 ve CD38'in Prognostik Önemi

Practice More

Rai evreleme sistemi ve KLL tedavi endikasyonlarını tekrar gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 127

2424 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan halsizlik, eforla gelen nefes darlığı ve sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde hastanın boyu 154154 cm (33 persentil altı) olarak ölçülüyor. Gövdesinde yaygın hiperpigmente maküller ve bilateral başparmak hipoplazisi saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde pansitopeni ve makrositoz belirleniyor. Yapılan kemik iliği biyopsisinde iliğin %85'inin yağ dokusundan oluştuğu, hematopoetik hücrelerin belirgin azaldığı ve malign infiltrasyon bulunmadığı raporlanıyor.

Bu hastada kesin etiyolojik tanıyı koymak için öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Periferik kandan mitomisin-C veya diepoksibütan ile kromozom kırık testi

Answer

Etiyolojik tanıyı kesinleştirmek için periferik kandan mitomisin-C veya diepoksibütan ile kromozom kırık testi yapılmalıdır.
Hastada saptanan kısa boy, deri bulguları ve başparmak hipoplazisi ile birlikte pansitopeni tablosu Fanconi aplastik anemisini düşündürmektedir. Bu hastalığın tanısında en özgül ve tanı koydurucu test, DNA çapraz bağlayıcı ajanlara (mitomisin-C veya diepoksibütan) karşı artmış kromozom kırılganlığının gösterilmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Genç erişkin yaşta başvuran hastada pansitopeni, makrositoz ve hiposellüler kemik iliği saptanmıştır.
Aplastik anemi tanısını doğrulamak için kemik iliği selülaritesi değerlendirilir.
2
Eşlik eden somatik bulguların değerlendirilmesi
Kısa boy, hiperpigmente deri makülleri ve başparmak hipoplazisi kalıtsal bir kemik iliği yetmezliği sendromunu işaret etmektedir.
Konjenital anomaliler edinsel aplastik anemiden ziyade genetik kökenli hastalıkları düşündürür.
3
Ayırıcı tanının daraltılması
Başparmak hipoplazisi/agenezisi, Fanconi Aplastik Anemisi (FAA) için karakteristik bir bulgudur.
FAA, en sık görülen kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromudur ve DNA onarım defekti ile karakterizedir.
4
Tanısal testin seçilmesi
Tanı, DNA çapraz bağlayıcı ajanlara (mitomisin-C/diepoksibütan) maruz bırakılan hücrelerde artmış kromozom kırılganlığının gösterilmesiyle konur.
Kromozom kırık testi, FAA tanısında patognomonik ve altın standarttır.

Key Concept

Fanconi Aplastik Anemisi (Kalıtsal Kemik İliği Yetmezliği Sendromları)

Practice More

Fanconi anemisinde solid organ kanserleri ve AML riskinin arttığını unutmayın.
Estimated Time:2m 0s
Question 128

6464 yaşında erkek hasta, halsizlik ve karın sol üst kadranında dolgunluk hissi ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 12,6g/dL12,6 g/dL, lökosit sayısı 13.200/mm313.200/mm^3, trombosit sayısı 920.000/mm3920.000/mm^3 ve serum LDHLDH düzeyi 510U/L510 U/L (Normal: <250U/L<250 U/L) olarak saptanıyor. Fizik muayenede dalak kosta kenarını 3cm3 cm geçiyor. Kemik iliği biyopsisinde hücresel artış izlenmekle birlikte retikülin lif artışı saptanmıyor (Evre 00). Bu hastada prefibrotik primer miyelofibrozis (PrePMFPre-PMF) tanısını, esansiyel trombositemiden (ETET) ayırt etmede en değerli kemik iliği morfolojik bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Atipik megakaryositlerde nükleositoplazmik oranda artış, hiperkromatik, kıvrımlı veya bulutsu (cloud-like) nükleus varlığı ve kümelenme eğilimi

Answer

Atipik megakaryositlerde nükleositoplazmik oranda artış, hiperkromatik, kıvrımlı veya bulutsu (cloud-like) nükleus varlığı ve kümelenme eğilimi gösteren seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, WHO 2022 kriterlerine göre Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı için gerekli olan majör morfolojik kriterleri içermektedir. Pre-PMF'de megakaryositler tipik olarak 'bulutsu' (cloud-like) veya hiperkromatik nükleus yapısına sahiptir ve kümelenme eğilimi gösterirler. Ayrıca bu hastalarda sıklıkla granülositik proliferasyon ve LDH yüksekliği eşlik eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada trombositoz (>450.000/mm3>450.000/mm^3), lökositoz, yüksek LDH ve splenomegali mevcuttur. Bu tablo hem ET hem de Pre-PMF ile karışabilir.
Miyeloproliferatif neoplazilerin ayırıcı tanısında başlangıç verilerini değerlendirmek gerekir.
2
Kemik iliği fibrozis evresinin değerlendirilmesi
Retikülin lif artışının olmaması (Evre 0), tabloyu 'aşikâr miyelofibrozis'ten uzaklaştırır.
Fibrozis evresi PMF'nin erken (prefibrotik) veya geç (overt) evresini belirler.
3
WHO 2022 megakaryosit morfolojisi ayrımı
ET'de megakaryositler büyük/olgun ve 'staghorn' nükleusludur. Pre-PMF'de ise megakaryositler atipiktir (bulutsu nükleus, hiperkromazi, kümelenme).
WHO 2022 kriterlerine göre ET ve Pre-PMF ayrımındaki altın standart morfolojik incelemedir.

Key Concept

WHO 2022 MPN Tanı Kriterleri: ET ve Pre-PMF Ayrımı
Question 129

55 yaşında erkek hasta, son 2 aydır artan halsizlik ve gece terlemesi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol servikal zincirde 2 cm, sağ aksiller bölgede 1.5 cm çapında hareketli lenf nodları saptanıyor; dalak kosta yayını 2 cm geçiyor. Tam kan sayımında Lökosit: 42.000/mm³, Hemoglobin: 12.8 g/dL, Trombosit: 160.000/mm³ bulunuyor. Periferik yaymada %85 oranında matür lenfositler ve yaygın Grumprecht (sepet) hücreleri izleniyor. Akım sitometrik incelemede CD5(+), CD19(+), CD23(+), CD20(zayıf) ve sIg(zayıf) saptanarak Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısı konuluyor. Hastanın prognozunu belirlemek amacıyla yapılan ileri moleküler ve genetik incelemelerde, aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en kötü prognoza ve standart kemoterapiye dirence işaret eder?

Show answer & explanation

Answer: 17p delesyonu (TP53 mutasyonu)

Answer

17p delesyonu (TP53 mutasyonu)
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) seyrinde en önemli prognostik faktörlerden biri sitogenetik anormalliklerdir. 17p delesyonu, tümör baskılayıcı gen olan TP53'ün kaybı ile sonuçlanır. Bu durum, apoptoz mekanizmalarının bozulmasına, hastalığın hızlı ilerlemesine ve fludarabin gibi standart kemoterapötik ajanlara dirence yol açar. Döhner sınıflandırmasına göre en kötü sağkalım süresine sahip grup budur ve bu hastalarda erken dönemde hedefe yönelik tedaviler (BTK inhibitörleri, BCL-2 inhibitörleri) planlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve tanısını değerlendir
Hasta CD5+, CD19+, CD23+ immünofenotipi ile uyumlu Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısı almıştır.
Tanı kesinleştikten sonra tedavi kararı ve sağkalım öngörüsü için risk sınıflandırması yapılmalıdır.
2
KLL'deki sitogenetik ve moleküler belirteçlerin prognostik önemini hatırla
13q delesyonu ve IGHV mutasyonu iyi prognoz; 11q delesyonu, 17p delesyonu, ZAP-70 yüksekliği ve CD38 pozitifliği kötü prognoz işaretidir.
Moleküler belirteçler hastalığın seyrini evrelemeden bağımsız olarak öngörür.
3
En kötü prognoz ve tedavi direncini gösteren belirteci seç
17p delesyonu, p53 tümör baskılayıcı geninin kaybına neden olduğu için standart kemoterapiye (alkilleyici ajanlar, pürin analogları) direnç ve en kısa medyan sağkalım (32 ay) ile ilişkilidir.
Bu hastalarda standart kemoimmünoterapi yerine hedefe yönelik ajanlar (ibrutinib, venetoklaks vb.) tercih edilmelidir.

Key Concept

KLL'de Prognoz ve Sitogenetik Risk Sınıflaması

Hints

1
p53 geninin fonksiyonunu bozan ve kemoterapi direncine yol açan genetik anomaliyi düşünün.
2
Döhner sitogenetik risk sınıflamasında '13q, 11q, Trizomi 12 ve 17p' arasında en kısa sağkalıma sahip olanı bulmalısınız.
3
17. kromozomun kısa kolundaki kayıp (p), tümör süpresyon kaybı demektir ve 'yüksek riskli' hastalık tanımıdır.

Practice More

17p delesyonu olan bir hastada birinci basamak tedavi seçimi ile ilgili bir soru çözerek tedavi yaklaşımını pekiştirin.

Alternative Method

KLL prognostik faktörlerini 'Mutasyon=İyi, Delesyon(17p)=Kötü' şeklinde kodlayabilirsiniz. Ancak IGHV 'mutasyonu' iyidir, TP53 'mutasyonu' kötüdür ayrımına dikkat edilmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 130

2424 yaşında erkek hasta, idrar yolu enfeksiyonu nedeniyle başlanan trimetoprim-sulfametoksazol tedavisinin 33. gününde ani gelişen halsizlik, sırt ağrısı ve koyu renkli (çay rengi) idrar çıkarma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde skleraların ikterik olduğu saptanıyor ve splenomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.5 g/dL8.5 \text{ g/dL}, indirekt bilirubin 3.2 mg/dL3.2 \text{ mg/dL}, laktat dehidrogenaz (LDH) 850 U/L850 \text{ U/L} ve haptoglobin düzeyi ileri derecede düşük bulunuyor. Bu hastanın periferik yaymasında görülmesi en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Isırılmış hücreler (Bite cells)

Answer

İlaç tetiklemeli akut hemoliz tablosunda G6PD eksikliği düşünülmeli ve periferik yaymada ısırılmış hücreler (bite cells) aranmalıdır.
Hastanın klinik sunumu, bir sülfonamid türevi olan trimetoprim-sulfametoksazol kullanımı sonrası gelişen akut hemolitik atağı tanımlamaktadır. Bu durum tipik olarak Glukoz-6-Fosfat Dehidrogenaz (G6PD) eksikliğinde görülür. Periferik yaymada, denatüre hemoglobin presipitatlarının (Heinz body) dalak makrofajları tarafından eritrositten ısırılarak çıkarılması sonucu oluşan 'ısırılmış hücreler' (bite cells veya degmasitler) en olası bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analizi
Oksidatif ilaç kullanımı (TMP-SMX) sonrası ani başlayan intravasküler hemoliz bulguları (indirekt bilirubin artışı, LDH yüksekliği, haptoglobin düşüklüğü) saptandı.
Hastanın semptomları ve laboratuvarı akut bir hemolitik atağı işaret etmektedir.
2
Olası tanının belirlenmesi
Glukoz-6-Fosfat Dehidrogenaz (G6PD) eksikliği.
Genç erkek hastada oksidatif tetikleyici sonrası gelişen epizodik hemoliz en çok G6PD eksikliğine uymaktadır.
3
Morfolojik bulgunun eşleştirilmesi
Isırılmış hücreler (Bite cells/Degmasitler).
Okside olan hemoglobinin çökmesiyle oluşan Heinz body'lerin dalaktaki 'pitting' fonksiyonu ile eritrositten uzaklaştırılması sonucu bu karakteristik görünüm oluşur.

Key Concept

G6PD eksikliğinde akut hemoliz fazında periferik yaymada görülen en karakteristik bulgu ısırılmış hücrelerdir.

Alternative Method

Akut fazda G6PD enzim düzeyi normal saptanabilir çünkü retikülositoz nedeniyle genç hücrelerde enzim düzeyi yüksektir. Kesin tanı için hemoliz atağından 2-3 ay sonra enzim ölçümü yapılmalıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 131

55 yaşında erkek hasta; banyo sonrası gelişen şiddetli kaşıntı, baş ağrısı ve yüzünde kızarıklık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pletorik görünüm ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 18.818.8 g/dLg/dL, hematokrit %58\%58, lökosit 13.500/mm313.500/mm^3 ve trombosit 520.000/mm3520.000/mm^3 olarak bulunuyor. Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla beklenen en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Düşük serum eritropoetin düzeyi

Answer

Düşük serum eritropoetin düzeyi
Polisitemia vera tanısı alan hastalarda eritrosit üretimi eritropoetinden bağımsız olduğu için, artan eritrosit kitlesi negatif feedback mekanizmasıyla serum eritropoetin (EPO) düzeylerini baskılar. Bu nedenle düşük serum eritropoetin düzeyi, PV için önemli bir minör tanı kriteridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastadaki pletora, splenomegali ve özellikle banyo sonrası kaşıntı (akuajenik kaşıntı) Polisitemia Vera'yı (PV) düşündürür.
Bu semptomlar ve üç serideki artış (panmiyeloz) klasik bir miyeloproliferatif neoplazi tablosudur.
2
Primer ve sekonder polisitemi ayrımı
Eritrosit kitlesi artışına eşlik eden düşük serum eritropoetin (EPO) düzeyi, otonom bir eritrosit üretimini işaret eder.
Primer polisitemide (PV) eritroid üretim EPO'dan bağımsızdır ve artan eritrosit kitlesi feedback mekanizmasıyla EPO'yu baskılar.
3
Tanısal kriterlerin doğrulanması
Hastanın hemoglobin ve hematokrit değerleri PV tanı kriterlerini karşılar; bu durumda düşük EPO ve JAK2 mutasyonu tanıyı kesinleştirir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre majör kriterlerden biri Hb/Hct artışı, diğeri ise JAK2 mutasyonudur; düşük EPO ise minör kriterdir.

Key Concept

Polisitemia Vera Tanı Kriterleri ve Eritropoetin Düzeyi

Hints

1
Hastadaki banyo sonrası kaşıntı (akuajenik kaşıntı), polisitemia vera için çok tipiktir.
2
Primer bir kemik iliği hastalığında, hormon (eritropoetin) düzeyinin feedback nedeniyle nasıl değişeceğini düşünün.

Practice More

JAK2 V617F mutasyonunun miyeloproliferatif neoplazilerdeki (PV, ET, PMF) görülme oranlarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 132

6262 yaşında erkek hasta, akciğer tüberkülozu nedeniyle 44 aydır izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol içeren kombine antitüberküloz tedavi almaktadır. Son zamanlarda giderek artan halsizlik ve solukluk şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki sonuçlar elde ediliyor:

ParametreDeğerReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)9.8g/dL9.8 \, g/dL13.517.5g/dL13.5 - 17.5 \, g/dL
Hematokrit (Hct)30%30\%4153%41 - 53\%
MCV72fL72 \, fL80100fL80 - 100 \, fL
RDW16.8%16.8\%11.514.5%11.5 - 14.5\%
Serum Demiri195μg/dL195 \, \mu g/dL60170μg/dL60 - 170 \, \mu g/dL
Ferritin450ng/mL450 \, ng/mL20250ng/mL20 - 250 \, ng/mL
TDBK220μg/dL220 \, \mu g/dL240450μg/dL240 - 450 \, \mu g/dL

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sideroblastik anemi

Answer

İzoniazid kullanımına bağlı gelişen ve yüksek demir/ferritin düzeyleriyle karakterize olan sideroblastik anemi en olası tanıdır.
Sideroblastik anemi, hemoglobinin heme kısmının sentezlenememesi sonucu oluşur. İzoniazid, heme sentezinin ilk ve hız kısıtlayıcı adımı olan ALA sentaz enziminin kofaktörü olan piridoksal fosfatın (Vitamin B6B_{6}) etkisini bozarak bu tabloya neden olur. Heme sentezlenemediği için demir mitokondrilerde birikir, bu da serum demiri ve ferritin düzeylerinde artışa yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Eritrosit indekslerini değerlendir
MCV 72fL72 \, fL saptanarak mikrositer anemi tanısı konur.
Anemi ayırıcı tanısında ilk adım morfolojik sınıflamadır.
2
Demir parametrelerini incele
Serum demiri ve ferritin yüksek, TDBK düşük/normal saptanır.
Mikrositer anemilerde demir eksikliği (düşük ferritin) ve kronik hastalık (düşük demir) dışlanır; demir yükü artışına bakılır.
3
Klinik öykü ile ilişkilendir
Hastanın izoniazid kullanımı ile demir yükü artışına neden olan heme sentez kusuru arasında bağ kurulur.
İzoniazid, B6B_{6} vitamini üzerinden ALA sentaz enzimini inhibe ederek sideroblastik anemiye yol açar.

Key Concept

Mikrositer anemilerde serum demiri ve ferritin yüksekliği saptandığında, özellikle ilaç veya toksin öyküsü varsa sideroblastik anemi düşünülmelidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 133

24 yaşında erkek hasta, son 2 haftadır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve diş eti kanaması şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.5 g/dL7.5 \text{ g/dL}, beyaz küre 1,800/mm31,800/\text{mm}^3 (mutlak nötrofil sayısı 550/mm3550/\text{mm}^3) ve trombosit 18,000/mm318,000/\text{mm}^3 saptanıyor. Periferik yaymasında blast veya displastik bulgu izlenmiyor. Hastaya yapılan kemik iliği biyopsisinde hücresellik %20\%20 olarak raporlanıyor ve hematopoetik hücrelerin yerini büyük oranda yağ dokusunun aldığı görülüyor.

Bu klinik tabloya sahip bir hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması, tanıdan uzaklaştırıcı bir bulgudur?

Show answer & explanation

Answer: Fizik muayenede belirgin splenomegali saptanması

Answer

Fizik muayenede belirgin splenomegali saptanması, idiyopatik aplastik anemi tanısı ile uyumlu değildir.
Aplastik anemi, kemik iliğinde hematopoetik kök hücrelerin azalması ve yerini yağ dokusunun almasıyla karakterize bir kemik iliği yetmezliği tablosudur. Bu hastalıkta periferik kan tablosu pansitopenik olmasına rağmen, karakteristik olarak fizik muayenede splenomegali, hepatomegali veya lenfadenopati saptanmaz. Belirgin bir splenomegalinin varlığı, tanıyı aplastik anemiden uzaklaştırarak miyelodisplastik sendromlar, akut lösemiler, lenfomalar veya miyelofibrozis gibi diğer kemik iliği süreçlerine yönlendirmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) ve kemik iliğinde hiposellülarite (yağ dokusu artışı) saptandı.
Bu bulgular primer olarak aplastik anemiyi düşündürür.
2
Aplastik aneminin karakteristik fizik muayene bulgularını hatırla.
Aplastik anemide lenfadenopati ve splenomegali (organomegali) genellikle bulunmaz.
Splenomegali varlığı kemik iliği yetmezliği yapan diğer nedenleri (lösemi, miyelofibrozis vb.) akla getirir.
3
Diğer seçeneklerin aplastik anemi ile ilişkisini değerlendir.
Düşük retikülosit, yüksek ferritin ve PNH klonu varlığı aplastik anemi tablosunda görülebilir.
Bu bulgular tanıyı destekleyen veya eşlik edebilen özelliklerdir.

Key Concept

İdiyopatik aplastik anemide pansitopeni olmasına rağmen splenomegali görülmez.

Hints

1
Aplastik anemi tanısında periferik yayma ve kemik iliği biyopsisi uyumlu olsa da, fizik muayenede organomegali olmaması tanı için kritiktir.
2
Kemik iliğinde yağ dokusu artışı ve pansitopeni varlığında dalak büyüklüğü saptanması, tanı koyarken bizi lösemi veya lenfoma gibi hastalıklara yönlendirmelidir.

Practice More

Aplastik anemi tanısı konulan hastalarda altta yatan fankoni anemisi gibi genetik nedenleri dışlamak için kromozom kırılma testlerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 134

3030 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır devam eden halsizlik ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden yoğun adet kanamaları olduğu öğreniliyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde hemoglobin 99 g/dLg/dL, MCVMCV 7272 fLfL ve RDWRDW değeri %18\%18 (yu¨ksekyüksek) saptanıyor. Demir eksikliği anemisi ön tanısı konulan bu hastanın periferik yayma incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi tanıyı en çok destekler?

Show answer & explanation

Answer: Kalem hücreler

Answer

Demir eksikliği anemisinde periferik yaymada 'kalem hücreler' (pencil cells) görülmesi tanıyı destekleyen karakteristik bir bulgudur.
Doğru seçenek olan kalem hücreler, demir eksikliği anemisinde eritrositlerin mikrositer ve hipokromik yapısına eşlik eden, tanı koydurucu değeri yüksek olan tipik morfolojik hücrelerdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Doğurganlık çağındaki bir kadında yoğun adet kanaması (menoraji) öyküsü ve mikrositer (MCV<80MCV < 80 fLfL) anemi varlığı saptandı.
Bu bulgular en sık demir eksikliği anemisine işaret eder.
2
Morfolojik bulguları analiz et.
Demir eksikliğinde eritrositler hipokrom ve mikrositerdir; ayrıca eritrosit dağılım genişliği (RDWRDW) artmıştır.
Anizositoz (farklı boyutlarda hücreler) demir eksikliğinin erken ve önemli bir bulgusudur.
3
Spesifik periferik yayma bulgusunu hatırla.
Demir eksikliği anemisine özgü morfolojik değişikliklerden biri 'kalem hücre' (pencil cell) oluşumudur.
Hücrelerin şekil değiştirerek uzaması bu anemi tipinde sık rastlanan bir durumdur.

Key Concept

Demir eksikliği anemisinde periferik yayma bulguları

Practice More

Demir eksikliği anemisi ve kronik hastalık anemisi arasındaki laboratuvar farklarını (ferritin, TDBK) tekrar edin.
Estimated Time:45s
Question 135

4646 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden ve vücut ağırlığının %12\%12'sini kaybetmesine neden olan iştahsızlık ile gece terlemesi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral aksiller bölgede büyüklüğü 232-3 cm olan ağrısız lenfadenopatiler saptanıyor. Toraks ve batın BT incelemesinde mediastinal, aksiller ve paraaortik lenf nodlarında patolojik boyutta büyüme izleniyor. Yapılan kemik iliği biyopsisinde Reed-Sternberg hücreleri saptanırken, eksizyonel lenf nodu biyopsisinde CD15 (+), CD30 (+) ve CD20 (-) sonuçları alınıyor. Bu hasta için en uygun klinik evreleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IVB

Answer

En uygun klinik evreleme Evre IVB'dir.
Doğru seçenek olan evreleme, hastadaki yaygın kemik iliği tutulumuna (evre IV) ve eşlik eden B semptomlarına (gece terlemesi ve kilo kaybı) dayanmaktadır. Reed-Sternberg hücrelerinin kemik iliğinde saptanması, hastalığın lenfatik sistem dışına yayıldığını ve bu nedenle evre IV olduğunu kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
B semptomlarının varlığını değerlendir
B semptomları mevcut (B)
Son 6 ayda %10'dan fazla kilo kaybı ve gece terlemesi Ann Arbor sistemine göre 'B' semptomlarını tanımlar.
2
Lenfatik bölge tutulumlarını incele
Diyaframın her iki yanında tutulum mevcut
Mediastinal/aksiller (diyafram üstü) ve paraaortik (diyafram altı) tutulum hastalığın en az evre III olduğunu gösterir.
3
Ekstranodal organ tutulumunu kontrol et
Kemik iliği tutulumu saptandı (Evre IV)
Ann Arbor evrelemesine göre kemik iliği, karaciğer veya diğer uzak ekstranodal organların yaygın tutulumu hastalığı doğrudan evre IV'e sokar.
4
Verileri birleştirerek final evreyi belirle
Evre IVB
Yaygın ekstranodal tutulum (kemik iliği) ve B semptomlarının birlikteliği IVB sonucunu verir.

Key Concept

Ann Arbor evreleme sisteminde kemik iliği tutulumu, lenf nodu yaygınlığından bağımsız olarak hastalığı Evre IV yapar.

Practice More

Klasik Hodgkin Lenfoma alt tipleri ile prognoz arasındaki ilişkiyi gözden geçirmek faydalı olabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 136

Kalıtsal sferositoz tanısı ile izlenen 2424 yaşındaki bir erkek hasta, yaklaşık 33 gündür devam eden yüksek ateş, boğaz ağrısı ve halsizlik şikayetlerini takiben gelişen ciddi nefes darlığı nedeniyle acil servise başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde saptanan değerler aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin5.25.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5 g/dL
MCV8484 fL8010080 - 100 fL
Retikülosit%0.1\%0.1%0.5\%0.5 - %1.5
Lökosit4.5004.500/mm³4.00010.0004.000 - 10.000/mm³
Trombosit210.000210.000/mm³150.000450.000150.000 - 450.000/mm³
İndirekt Bilirubin1.21.2 mg/dL<1.0< 1.0 mg/dL

Bu hastadaki klinik tabloyu açıklayan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Parvovirus B19 enfeksiyonuna bağlı eritroid seri duraksaması

Answer

Parvovirus B19 enfeksiyonuna bağlı eritroid seri duraksaması
Kalıtsal sferositoz gibi eritrosit yıkımının arttığı hastalıklarda kemik iliği sürekli kompansatuar bir üretim halindedir. Parvovirus B19 enfeksiyonu, kemik iliğindeki eritroid öncül hücreleri (proeritroblastlar) hedef alarak üretimi geçici olarak durdurur. Bu durumda, zaten kısa ömürlü olan eritrositlerin yerini yenileri dolduramadığı için hemoglobin hızla düşer ve retikülositler baskılanır. Bu klinik tablo 'aplastik kriz' veya 'geçici saf eritrositer aplazi' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Hemoglobin değerindeki değişimi ve retikülosit yanıtını analiz edin.
Hemoglobin 11.511.5 g/dL'den (bazal) 5.25.2 g/dL'ye düşerken retikülosit oranı %0.1\%0.1 (belirgin düşük) saptanmıştır.
Hemolitik anemilerde anemi derinleşirken retikülositlerin düşük olması, kemik iliğinde üretim duraksamasını (aplastik kriz) işaret eder.
2
Tetikleyici faktörü ve etkilenen hücre serisini belirleyin.
Hastada boğaz ağrısı ve ateş ile seyreden bir viral enfeksiyon öyküsü mevcuttur; sadece eritroid seri etkilenmiştir (izole anemi).
Parvovirus B19, proeritroblastları doğrudan enfekte ederek geçici saf eritrositer aplaziye neden olan en yaygın ajandır.
3
Klinik tabloyu sentezleyin.
Kalıtsal sferositoz zemininde Parvovirus B19 kaynaklı aplastik kriz tanısı doğrulanır.
Eritrosit ömrünün kısa olduğu durumlarda, üretimin birkaç gün durması bile hemoglobin düzeyinde dramatik düşüşe yol açar.

Key Concept

Parvovirus B19 enfeksiyonu, kronik hemolitik anemisi olan hastalarda proeritroblastları enfekte ederek geçici saf eritrositer aplaziye (aplastik kriz) yol açar.
Estimated Time:1m 30s
Question 137

52 yaşında erkek hasta, son 6 aydır belirginleşen halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 10 yıl önce peptik ülser perforasyonu nedeniyle geçirilmiş Billroth II parsiyel gastrektomi öyküsü mevcut. Fizik muayenede solukluk dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar bulguları şu şekildedir:

ParametreSonuçReferans
Hemoglobin9.8g/dL9.8 \, g/dL13.517.513.5 - 17.5
MCV74fL74 \, fL8010080 - 100
RDW%19.2\%19.211.514.511.5 - 14.5
Serum Demiri22μg/dL22 \, \mu g/dL6017060 - 170
SDBK460μg/dL460 \, \mu g/dL240450240 - 450
Ferritin7ng/mL7 \, ng/mL2025020 - 250

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi

Answer

Demir eksikliği anemisi
Hastada saptanan düşük hemoglobin ve düşük MCV mikrositer anemiye işaret eder. Ferritin düzeyinin 15ng/mL15 \, ng/mL altında olması demir eksikliği anemisi için tanısal ve en spesifik belirteçtir. Ayrıca, SDBK'nın artmış olması ve yüksek RDW değeri bu tanıyı destekler. Billroth II gastrektomi öyküsü, demirin emilimi için gerekli asidik ortamın kaybı nedeniyle etiyolojiyi tam olarak açıklar.

Step-by-Step Solution

1
MCV değerinin değerlendirilmesi
MCV 74fL74 \, fL olarak saptanmıştır (Mikrositer anemi).
Anemi tipini belirlemek için morfolojik sınıflandırma ilk adımdır.
2
Demir parametrelerinin analizi
Ferritin 7ng/mL7 \, ng/mL (çok düşük) ve SDBK 460μg/dL460 \, \mu g/dL (yüksek).
Ferritin düşüklüğü demir depolarının tükendiğini gösteren en spesifik bulgudur.
3
Klinik korelasyon
Gastrektomi öyküsü demir emilim bozukluğunu açıklar.
Mide asidinin azalması ve duodenumun devre dışı kalması demir eksikliğine yol açar.

Key Concept

Mikrositer anemilerde demir eksikliğini diğer nedenlerden ayıran en önemli laboratuvar bulgusu düşük ferritin düzeyidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 138

7070 yaşında erkek hasta, 11 yıl önce tanı alan ve rutin izlemde olan Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) nedeniyle kontrole geliyor. Son 22 aydır artan halsizlik ve efor dispnesi tanımlayan hastanın fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, bilateral aksiller 22 cm lenfadenopati ve kosta kenarını 44 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hb: 8.58.5 g/dL, MCV: 8888 fL, Retikülosit: %0.4\%0.4, lökosit: 125.000/μL125.000/\mu L (%90\%90 lenfosit), trombosit: 160.000/μL160.000/\mu L ölçülüyor. Periferik yaymada çok sayıda ezilmiş (smudge) hücre görülüyor. İmmünfenotiplemede CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+), CD20CD20 (zayıf) ve ZAP70(+)ZAP-70(+) saptanırken; sitogenetik incelemede del(11q)del(11q) izleniyor. Bu hastanın klinik durumu ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Düşük retikülosit sayısı kemik iliği yetmezliğini gösterir; hasta Binet evre C olarak sınıflandırılır ve tedavi başlanması endikedir.

Answer

Düşük retikülosit sayısı kemik iliği yetmezliğini gösterir; hasta Binet evre C olarak sınıflandırılır ve tedavi başlanması endikedir.
Hastanın hemoglobin düzeyinin 8.58.5 g/dL olması ve retikülosit sayısının düşük (%0.4\%0.4) saptanması, aneminin progresif kemik iliği infiltrasyonuna (yetmezliğine) bağlı olduğunu gösterir. Binet evreleme sistemine göre hemoglobinin 1010 g/dL'nin altında olması hastayı doğrudan 'Evre C' kategorisine sokar. Bu evredeki hastalar yüksek risk grubundadır ve semptomatik oldukları için aktif tedavi başlanması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Anemi etiyolojisinin değerlendirilmesi
Hb: 8.5 g/dL (Düşük), Retikülosit: %0.4 (Düşük).
Aneminin kemik iliği infiltrasyonuna mı (hipoproliferatif) yoksa otoimmün hemolize mi (hiperproliferatif) bağlı olduğunu ayırt etmek için retikülosit bakılır. Burada düşük retikülosit kemik iliği yetmezliğini işaret eder.
2
Evreleme sistemlerinin uygulanması
Rai Evre III, Binet Evre C.
Rai sisteminde Hb < 11 g/dL Evre III'tür. Binet sisteminde Hb < 10 g/dL veya Trombosit < 100k olması Evre C'dir.
3
Prognostik belirteçlerin yorumlanması
Kötü prognoz.
ZAP-70 pozitifliği (unmutated IGHV göstergesi) ve del(11q) (ATM gen kaybı) kötü prognostik faktörlerdir.
4
Tedavi kararının verilmesi
Tedavi endikasyonu mevcut.
İleri evre (Rai III-IV / Binet C) veya semptomatik hastalık varlığında KLL'de tedavi başlanmalıdır.

Key Concept

KLL'de anemi varlığı (Hb < 11) evrelemeyi doğrudan yüksek riskli gruplara (Rai III / Binet C) taşır ve kemik iliği yetmezliğini yansıtıyorsa tedavi endikasyonudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 139

18 yaşındaki erkek hasta, çocukluğundan beri devam eden halsizlik ve zaman zaman gözlerde sararma şikayetiyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden 12 yaşında safra kesesi taşı nedeniyle operasyon geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede skleralarda subikter ve 4 cm splenomegali saptanıyor.

Laboratuvar tetkiklerinde şu bulgular elde ediliyor:

Hemoglobin: 9.2 g/dL9.2\ g/dL
MCV: 96 fL96\ fL
Retikülosit: %12\%12
LDH: Artmış
İndirekt Bilirubin: 3.5 mg/dL3.5\ mg/dL
Direkt Coombs: Negatif

Periferik yaymada polikromazi ve ekinositler (burr cells) izlenirken, sferosit görülmüyor. Ozmotik frajilite testi normal olarak değerlendiriliyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pirüvat Kinaz Eksikliği

Answer

En olası tanı Pirüvat Kinaz Eksikliği seçeneğidir.
Sorudaki hasta kronik hemolitik anemi (genç yaşta safra taşı, splenomegali, artmış retikülosit) tablosu sergilemektedir. Direkt Coombs testinin negatif olması otoimmün nedenleri dışlar. Herediter sferositozda beklenen sferositler görülmemiş ve ozmotik frajilite normal bulunmuştur. Bu bulgular 'Herediter Non-Sferositik Hemolitik Anemi' grubunu işaret eder. Bu grubun en sık görülen enzim eksikliği Pirüvat Kinaz (PK) eksikliğidir. PK eksikliğinde ATP yetersizliğine bağlı olarak eritrositler su kaybeder ve büzüşür, bu da periferik yaymada karakteristik 'ekinosit' (burr cell) görünümüne yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Çocukluktan beri süren anemi, sarılık ve safra taşı öyküsü (kolesistektomi) kronik bir hemolitik süreci işaret eder.
Konjenital hemolitik anemilerin ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Coombs negatifliği immün nedenleri dışlar. MCV normal sınırlardadır (Normositer).
Otoimmün hemolitik anemiler ve mikrositer anemiler (talasemi gibi) ekarte edilir.
3
Morfoloji ve spesifik testleri yorumla
Sferosit yokluğu ve normal ozmotik frajilite Herediter Sferositozu dışlar. Periferik yaymada ekinositlerin (burr cells) görülmesi Pirüvat Kinaz eksikliği için tipik bir ipucudur.
Glikolitik enzim defektleri arasında en sık ikinci neden olan PK eksikliği, bu morfoloji ve klinik ile uyumludur.

Key Concept

Pirüvat Kinaz eksikliği; kronik non-sferositik hemolitik anemi, splenomegali, negatif Coombs, normal ozmotik frajilite ve periferik yaymada ekinosit varlığı ile karakterizedir.
Question 140

66 yaşında erkek hasta, son 3 aydır giderek artan halsizlik, efor dispnesi ve sık tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanırken, organomegali veya lenfadenopati izlenmiyor.

Laboratuvar bulguları şöyledir:
- Hemoglobin: 7,8g/dL7,8 \, g/dL
- MCV: 108fL108 \, fL
- Lökosit: 2.600/μL2.600 / \mu L (Mutlak nötrofil sayısı: 900/μL900 / \mu L)
- Trombosit: 52.000/μL52.000 / \mu L

Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisinde:
- Hiperselüler kemik iliği, tüm serilerde belirgin displazi ve %12\%12 oranında miyeloblast saptanıyor.
- Bazı miyeloblastlarda Auer cisimcikleri izleniyor.

Sitogenetik ve moleküler analiz:
- 46,XY,del(5q)[20]46,XY,del(5q)[20] (İzole del(5q))
- TP53TP53 mutasyon analizi: İki farklı lokusta mutasyon saptanmış olup, varyant alel frekansı (VAF) %55\%55 olarak bildirilmiştir.

Güncel Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ/WHO 2022) sınıflamasına göre bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çoklu vuruş (multi-hit) $TP53$ mutasyonlu miyelodisplastik sendrom

Answer

Çoklu vuruş (multi-hit) TP53 mutasyonlu miyelodisplastik sendrom
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) 2022 sınıflamasına göre, 'Çoklu vuruş (multi-hit) TP53 mutasyonlu MDS' ayrı bir genetik tanımlı kategoridir. Bu tanı için kemik iliği blast oranının %20'nin altında olması ve TP53 geninde iki veya daha fazla mutasyonun olması veya bir mutasyonla birlikte VAF değerinin %50'den fazla (allelik kayıp göstergesi) olması yeterlidir. Bu genetik kategori, izole del(5q) veya artmış blastlı MDS (IB1/IB2) gibi morfolojik kategorilere göre hiyerarşik olarak önceliklidir ve kötü prognozla ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Tam kan sayımı ve periferik yaymanın değerlendirilmesi.
Makrositer anemi, nötropeni ve trombositopeni (pansitopeni) saptandı.
Miyelodisplastik sendromların (MDS) tipik klinik sunumu olan sitopenilerin doğrulanması gerekir.
2
Kemik iliği morfolojisinin ve blast oranının analizi.
Blast oranı %12 ve Auer cisimcikleri mevcut.
Morfolojik olarak MDS-IB2 (eskiden EB-2) kategorisine girdiği belirlenir.
3
Sitogenetik ve moleküler verilerin WHO 2022 kriterlerine göre entegrasyonu.
İzole del(5q) yanında bi-allelik (multi-hit) TP53 mutasyonu saptandı.
WHO 2022 sınıflamasında genetik tanımlı alt tipler, morfolojik alt tiplerin önüne geçer.
4
Hiyerarşik tanı koyma.
Tanı: Çoklu vuruş (multi-hit) TP53 mutasyonlu MDS.
Multi-hit TP53 mutasyonu varlığında, del(5q) varlığı veya blast oranı ne olursa olsun (ancak %20 altındaysa) bu tanı konulur.

Key Concept

MDS WHO 2022 Sınıflaması ve TP53 Multi-hit Önceliği

Practice More

IPSS-M (Moleküler IPSS) skorlamasının MDS prognozundaki yerini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
PreviousPage 7 / 21Next
Hematoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin