tarihli Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'nin uygulanması sürecinde ortaya çıkan "etabli" (yerleşiklik) uyuşmazlığı; Karma Komisyon bünyesinde çözülememiş, Milletler Cemiyeti ve Lahey Adalet Divanı'na taşınmasına rağmen hukuki bir sonuca bağlanamamıştır. Bu uyuşmazlığın yılında imzalanan Ankara Antlaşması (Ahali Mübadelesi Antlaşması) ile karşılıklı tavizler verilerek siyasi yolla çözüme kavuşturulmasında aşağıdakilerden hangisi en etkili dış etken olmuştur?
- İtalya'nın Doğu Akdeniz'deki yayılmacı politikası ve revizyonist tutumunun yarattığı güvenlik kaygısıAnswer
- Bİstanbul'daki Rum nüfusun ekonomik gücünün Türkiye'nin kalkınma hamlesi için vazgeçilmez görülmesi
- CKarma Komisyon'un yetkilerinin Milletler Cemiyeti tarafından artırılarak taraflara baskı yapılması
- Dİngiltere'nin Musul Sorunu sonrasında Türkiye ile ilişkilerini düzeltmek için arabuluculuk yapması
- EYunanistan'ın Batı Trakya'daki Türklerin mülkiyet haklarını tamamen iade etmeyi taahhüt etmesi
Answer
Uyuşmazlığın siyasi yolla çözülmesindeki en etkili dış etken, İtalya'nın yayılmacı politikalarının yarattığı ortak güvenlik tehdididir.
Doğru seçenek, İtalya'nın yayılmacı politikası nedeniyle ortaya çıkan güvenlik kaygısının iki ülkeyi uzlaşmaya zorladığını ifade eden seçenektir. 1930 yılında Venizelos'un Türkiye ziyareti ve uyuşmazlığın çözülmesi, 1934 Balkan Antantı'na giden sürecin en önemli diplomatik eşiğidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1930 Ankara Antlaşması ve Türk-Yunan Dostluk Süreci
Hints
1
Sorunun neden 1923'te değil de 1930'da çözüldüğüne, yani o yıllarda dünyada neyin değiştiğine odaklanın.
2
Türkiye ve Yunanistan'ı 1934'te Balkan Antantı'nı kurmaya iten neden ile bu sorunun çözülme nedeni aynıdır.
3
Mussolini liderliğindeki İtalya'nın Akdeniz'deki 'Mare Nostrum' iddialarını hatırlayın.
Practice More
1930 Ankara Antlaşması'ndan sonra gelişen Türk-Yunan dostluğunun 1934 Balkan Antantı'na nasıl zemin hazırladığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s