Genel Anatomi

185 questions

Question 101Question

İnsan iskelet sistemindeki kemiklerin gelişimsel özellikleri incelendiğinde, epifizlerde yer alan ve kemiğin matürasyonu hakkında bilgi veren sekonder kemikleşme merkezleri (centrum ossificationis secundariumcentrum\ ossificationis\ secundarium) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Genellikle doğumdan sonra belirirler; ancak distal femur epifizindeki merkez doğumda mevcuttur.

Answer

Sekonder kemikleşme merkezleri genellikle doğumdan sonra belirir, ancak distal femur epifizindeki merkez doğumda mevcuttur.
Sekonder kemikleşme merkezlerinin büyük bir kısmı doğumdan sonra (postnatal) belirir. Ancak distal femur epifizindeki merkez, bebeğin tam süreli (miyadında) doğup doğmadığının bir göstergesi olarak doğum anında röntgenle görülebilir durumdadır.

Step-by-Step Solution

1
Kemikleşme merkezlerinin tiplerini ve yerleşimlerini tanımla.
Primer merkezler diafizdedir ve prenataldir; sekonder merkezler epifizdedir ve çoğunlukla postnataldir.
Kemik gelişimindeki zamansal ve mekansal ayrımı anlamak için.
2
Sekonder kemikleşme merkezlerinin istisnalarını hatırla.
Distal femur (femurfemur) ve proksimal tibia (tibiatibia) merkezleri doğum anında belirmesi beklenen istisnai merkezlerdir.
Klinik matürasyon değerlendirmesinde bu istisnalar belirleyici kriterdir.

Key Concept

Sekonder kemikleşme merkezlerinin yerleşimi ve zamansal istisnaları.

Hints

1
Kemikleşme merkezlerinin prenatal (doğum öncesi) ve postnatal (doğum sonrası) ayrımına odaklanın.
2
Adli tıpta bebeğin olgunluk (miyad) tayininde hangi kemik merkezinin kullanıldığını hatırlayın.
3
Distal femur'daki merkez, çoğu sekonder merkezin aksine doğumda görülmesi beklenen bir yapıdır.

Practice More

Primer kemikleşme merkezlerinin genellikle gebeliğin 7.8.7.-8. haftasında diafizlerde başladığını pekiştirmek için bu merkezlerin ilk nerede görüldüğünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 102Question

Dolaşım sisteminde kan akımı kural olarak arteriyel sistemden kapiller yatağa, oradan da venöz sisteme geçer. Ancak bazı özel anatomik bölgelerde, kanın iki kapiller ağdan ardışık olarak geçtiği "portal sistem" organizasyonu izlenir. Bu sistemlerde iki kapiller ağ arasındaki bağlantıyı sağlayan damarın histomorfolojik yapısı, sistemin tipini belirler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi iki kapiller ağ arasındaki bağlantının bir "arteriol" (arteriolaarteriola efferensefferens) aracılığıyla sağlandığı bir "arteriyel portal sistem" örneğidir?

Show answer & explanation

Answer: Böbrekteki glomerüler kapillerler ile peritübüler kapillerler arasındaki yapı

Answer

Böbrekteki glomerüler kapillerler ile peritübüler kapillerler arasındaki organizasyon, bağlantı damarı bir arteriol (arteriola efferens) olduğu için arteriyel portal sistem örneğidir.
Böbrek nefronlarında kan, ilk olarak yüksek basınçlı glomerüler kapillerlerden geçer. Bu kapiller ağdan çıkan damar, sistemik dolaşımdaki gibi bir venül değil, düz kas tabakası içeren bir arteriol olan arteriolaarteriola efferensefferens (vas efferens) damarıdır. Bu arteriol daha sonra tübül çevresinde ikinci bir kapiller ağ olan peritübüler kapillerleri (veya vasa recta'yı) oluşturur. İki kapiller ağ arasında bir arteriol bulunduğu için bu yapı 'arteriyel portal sistem' olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Portal sistem organizasyonunu tanımla
Kanın iki kapiller ağdan, aradaki bir bağlantı damarı vasıtasıyla kalbe dönmeden geçmesidir.
Portal sistemin genel mantığını anlamak için temel tanımdır.
2
Venöz portal sistem örneklerini analiz et
Karaciğer, hipofiz ve pankreasta bağlantı damarı venöz yapıdadır (venven veya venu¨lvenül).
Vücuttaki portal sistemlerin çoğunluğunun venöz karakterli olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Böbrekteki özel damar dizilimini incele
Afferent arteriol \rightarrow Glomerüler kapiller (1.1. ağ) \rightarrow Efferent arteriol (Arteriol) \rightarrow Peritübüler kapiller (2.2. ağ).
Böbrekteki bağlantı damarının bir ven değil, bir arteriol (efferent arteriol) olduğunu saptamak arteriyel portal sistemi tanımlar.

Key Concept

Portal sistemlerde iki kapiller ağ arasındaki damar ven ise 'venöz portal sistem', arteriol ise 'arteriyel portal sistem' olarak adlandırılır; böbrekteki glomerül-efferent arteriol-peritübüler kapiller dizilimi arteriyel tipin en tipik örneğidir.

Hints

1
Portal sistemlerde iki kapiller yatak arasındaki damarın ven mi yoksa arteriol mü olduğuna odaklanın.

Practice More

Böbrekteki arteriyel portal sistemin (glomerüler filtrasyon basıncı üzerindeki etkisi) fonksiyonel önemini fizyolojik açıdan tekrar gözden geçirebilirsiniz.

Alternative Method

Dolaşım şemasını zihninizde çizin: Böbrekteki 'efferent arteriol' ismindeki 'arteriol' takısı, sistemin arteriyel karakterini doğrudan ele verir.
Estimated Time:2m 0s
Question 103Question

Sinir sisteminin genel organizasyon prensipleri ve Erlanger-Gasser sınıflaması dikkate alındığında, periferik sinir sisteminde yer alan ve en yavaş ileti hızına sahip olan sinir liflerinin destek doku (glia) hücreleri ile olan yapısal ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bir Schwann hücresi, miyelinsiz olan birden fazla aksonu sitoplazması içine alarak Remak demetlerini oluşturur.

Answer

Bir Schwann hücresinin miyelinsiz olan birden fazla aksonu sitoplazması içine alarak Remak demetlerini oluşturması
Erlanger-Gasser sınıflamasına göre C tipi lifler miyelinsizdir. Periferik sinir sisteminde bu lifler, Schwann hücreleri tarafından sitoplazmik girintiler içinde barındırılır. Tek bir Schwann hücresinin birden fazla miyelinsiz aksonu sarmasıyla oluşan bu karakteristik yapıya Remak demeti denir.

Step-by-Step Solution

1
Erlanger-Gasser sınıflamasına göre lif tiplerini ve özelliklerini belirle.
C tipi lifler en ince, en yavaş ve miyelinsiz lif grubudur.
Soru kökünde 'en yavaş ileti hızına sahip lifler' ifadesi C grubuna işaret etmektedir.
2
Periferik sinir sistemindeki (PSS) glia hücrelerinin miyelinsiz liflerle ilişkisini analiz et.
PSS'deki tüm aksonlar (miyelinli veya miyelinsiz) Schwann hücreleri ile ilişkilidir.
Glia hücreleri sinir liflerinin yapısal ve metabolik bütünlüğü için zorunludur.
3
Miyelinsiz liflerin Schwann hücresi içindeki organizasyonunu doğrula.
Tek bir Schwann hücresi, sitoplazmik uzantılarıyla birden fazla miyelinsiz C aksonunu sarmalayarak 'Remak demeti' yapısını oluşturur.
Miyelinli liflerin aksine, miyelinsiz liflerde Schwann hücresi ile akson oranı 1:1 değildir.

Key Concept

Periferik sinir sisteminde miyelinsiz C lifleri, Schwann hücrelerinin sitoplazmik invajinasyonları içinde gruplar halinde (Remak demetleri) bulunur.
Estimated Time:1m 15s
Question 104Question

Anatomik pozisyonda bulunan bir kişide, ayağın dış kenarının yukarı kaldırılması ve ayak tabanının lateral yöne (dışa) bakmasıyla sonuçlanan eversiyon hareketi, aşağıdaki anatomik düzlem ve eksen çiftlerinin hangisinde gerçekleşir?

Show answer & explanation

Answer: Frontal düzlem — Sagittal eksen

Answer

Eversiyon hareketi, frontal düzlemde ve sagittal eksen etrafında gerçekleşir.
Eversiyon hareketi, ayağın anatomik pozisyondan uzaklaşarak lateral yöne doğru dönmesidir. Bu hareket, vücudu ön ve arka olarak ikiye bölen frontal düzlemde gerçekleşir. Rotasyonun etrafında döndüğü aks ise bu düzleme dik olan ve önden arkaya uzanan sagittal eksendir.

Step-by-Step Solution

1
Hareketin tanımını analiz et.
Eversiyon, ayağın lateral yöne doğru açılması ve ayak tabanının dışa dönmesidir.
Hareketin hangi yöne doğru yapıldığını anlamak, düzlemi belirlemek için ilk adımdır.
2
Hareketin gerçekleştiği düzlemi belirle.
Hareket vücudun yan taraflarına doğru (abduksiyon benzeri) yapıldığından frontal (koronal) düzlemde gerçekleşir.
Frontal düzlem, vücudu ön ve arka olarak bölen ve yanlara doğru olan hareketleri kapsayan düzlemdir.
3
Düzleme dik olan rotasyon eksenini saptan.
Frontal düzleme dik olan ve önden arkaya uzanan eksen sagittal (oksal) eksendir.
Bir eklem hareketi, daima hareketin gerçekleştiği düzleme dik olan bir eksen etrafında döner.

Key Concept

Eklemlerdeki hareketler, hareketin gerçekleştiği düzleme dik bir eksen etrafında meydana gelir. Eversiyon ve inversiyon gibi abduksiyon/adduksiyon grubu hareketler frontal düzlem-sagittal eksen çiftini kullanır.
Estimated Time:1m 0s
Question 105Question

Standart anatomik pozisyonda bulunan bir bireyde, alt ekstremite eklemlerinde gerçekleşen hareketlerin terminolojisi ve biyomekaniği dikkate alındığında; ayağın iç kenarının kaldırılması ve ayak tabanının mediale bakması ile karakterize olan **inversiyon (inversioinversio)** hareketinin bileşenleri ve bu bileşenlerin gerçekleştiği anatomik düzlemler ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Supinasyon (planumplanum frontalefrontale) — Plantar fleksiyon (planumplanum sagittalesagittale) — Adduksiyon (planumplanum transversumtransversum)

Answer

İnversiyon hareketi; frontal düzlemde supinasyon, sagittal düzlemde plantar fleksiyon ve transvers düzlemde adduksiyon bileşenlerinin birleşimiyle oluşur.
Doğru kabul edilen ifade, inversiyon hareketinin biyomekanik bileşenlerini ait oldukları düzlemlerle hatasız eşleştirmiştir. İnversiyon; planumplanum frontalefrontale'de ayağın mediale dönmesi (supinasyon), planumplanum sagittalesagittale'de ayak ucunun aşağı inmesi (plantar fleksiyon) ve planumplanum transversumtransversum'da ayağın ön kısmının içe yaklaşması (adduksiyon) hareketlerinin eş zamanlı gerçekleşmesiyle oluşur.

Step-by-Step Solution

1
İnversiyon hareketinin tanımını analiz etme
İnversiyon, ayağın mediale dönerek tabanının içe bakmasıdır ve tek bir düzlemde değil, üç düzlemde birden gerçekleşen kompleks bir harekettir.
Klinik anatomide inversiyon ve eversiyon triplanar hareketler olarak kabul edilir.
2
Sagittal düzlem bileşenini belirleme
Ayak ucunun aşağı doğru inmesi yani plantar fleksiyon gerçekleşir.
Sagittal düzlem transvers eksen etrafında fleksiyon/ekstansiyon hareketlerine izin verir.
3
Transvers (horizontal) düzlem bileşenini belirleme
Ayağın ön kısmının (antepes) vücut orta hattına yaklaşması yani adduksiyon gerçekleşir.
Transvers düzlem vertikal eksen etrafında rotasyon veya adduksiyon/abduksiyon hareketlerine izin verir.
4
Frontal (koronal) düzlem bileşenini belirleme
Ayak tabanının mediale doğru dönmesi yani supinasyon gerçekleşir.
Frontal düzlem sagittal eksen etrafında gerçekleşen supinasyon/pronasyon bileşenlerini içerir.

Key Concept

İnversiyonun triplanar yapısı ve düzlem-eksen ilişkisi
Question 106Question

İskelet sisteminin embriyolojik gelişimi sürecinde kemikleşme; mezenşimal bağ dokusu modeli üzerinden doğrudan (intramembranöz) veya hyalin kıkırdak taslak üzerinden (endokondral) gerçekleşebilir. Kafa iskeletini (neurocranium ve viscerocranium) oluşturan kemiklerin bir kısmı tamamen intramembranöz, bir kısmı tamamen endokondral, bir kısmı ise bu iki yöntemin kombinasyonu ile (karma) gelişim gösterir. Buna göre, aşağıdaki kemiklerden hangisi gelişimsel olarak karma bir yapı göstermeyip, sadece intramembranöz ossifikasyon yoluyla oluşur?

Show answer & explanation

Answer: Os parietale

Answer

Parietal kemik (Os parietale), gelişimsel olarak sadece intramembranöz ossifikasyon yoluyla oluşur.
Parietal kemik (Os parietale), embriyolojik olarak sadece desmokraniumdan köken alan ve tamamen intramembranöz (membranöz) ossifikasyon süreci ile gelişen bir kemiktir. Benzer şekilde frontal, nasal ve lacrimal kemikler de sadece intramembranöz gelişim gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Kemikleşme tiplerini tanımla.
İntramembranöz (zar içi) kemikleşme mezenşimden doğrudan kemik oluşumudur; endokondral kemikleşme ise önce kıkırdak bir modelin oluşmasını gerektirir.
Soruda istenen 'saf' intramembranöz kemiği ayırt etmek için temel mekanizmaların bilinmesi gerekir.
2
Kafa kemiklerinin embriyolojik kökenlerini analiz et.
Kafa kubbesi (calvaria) kemikleri genellikle intramembranöz, kafa tabanı (basis cranii) kemikleri ise genellikle endokondraldir.
Bölgesel köken, kemikleşme tipini belirleyen ana faktördür.
3
Seçeneklerdeki kemiklerin 'karma' olup olmadığını kontrol et.
Oksipital, sfenoid ve temporal kemiklerin hem kafa tabanında (endokondral) hem de yan/üst duvarlarda (intramembranöz) parçaları olduğu görülür. Parietal kemik ise tamamen kubbe yapısındadır.
TUS düzeyindeki detay bilgide, kafa iskeletindeki karma kemiklerin (oksipital, temporal, sfenoid, mandibula) ayırt edilmesi istenir.

Key Concept

Karma (Mixed) Ossifikasyon Gösteren Kemikler

Hints

1
Kafa tabanına katılan kemiklerin genellikle 'karma' veya 'tamamen endokondral' olduğunu hatırlayın.
2
Oksipital, temporal ve sfenoid kemikler hem kafa tabanında hem de yan duvarlarda yer aldıkları için gelişimsel olarak heterojendirler.
3
Clavicula ve Mandibula gibi kemiklerin de karma kemikleşme gösterdiğini, ancak sorunun kranial kemiklere odaklandığını unutmayın.

Practice More

Ossifikasyon merkezlerinin ortaya çıkış sıralamasını ve vücutta ilk kemikleşmeye başlayan kemiği (Clavicula) tekrar edin.
Estimated Time:2m 0s
Question 107Question

Kardiyovasküler sistemde damar duvarının beslenmesini sağlayan vasa vasorum'ların anatomik organizasyonu ve farklı damar tiplerindeki dağılım özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ven duvarlarında vasa vasorum'lar, lümendeki kanın oksijen satürasyonunun düşük olması nedeniyle tunica intima tabakasına kadar penetre olabilirler.

Answer

Ven duvarlarında vasa vasorum'lar, lümendeki kanın oksijen satürasyonunun düşük olması nedeniyle tunica intima tabakasına kadar penetre olabilirler.
Damar duvarının beslenmesinde iki ana mekanizma vardır: lümenden difüzyon ve vasa vasorumlar aracılığıyla beslenme. Arter lümenindeki kan oksijence zengin olduğu için tunica intima ve tunica media'nın iç yarısı difüzyonla beslenebilir. Bu nedenle arterlerde vasa vasorumlar sadece adventitia ve medianın dış kısımlarıyla sınırlıdır. Ancak venlerde lümen içindeki kan hipoksik olduğundan difüzyon besleme için yetersiz kalır. Bu anatomik dezavantajı gidermek için venlerde vasa vasorumlar intima tabakasına kadar ilerleyerek tüm duvarı besler. Ayrıca arteriyel sistemdeki yüksek luminal basınç, vasa vasorumların duvarın iç derinliklerine sızmasını mekanik olarak engeller.

Step-by-Step Solution

1
Damar duvarının beslenme kaynaklarını belirle.
Damarların iç katmanları lümenden difüzyonla, dış katmanları (tunica adventitia ve medianın dış kısmı) vasa vasorumlar ile beslenir.
Damar duvarı kalınlığı belirli bir sınırı geçtiğinde difüzyon yetersiz kalır.
2
Arter ve ven lümenindeki oksijen farkını analiz et.
Arter lümeni oksijenden zengin, ven lümeni oksijenden fakirdir.
Arterler temiz kan, venler kirli kan taşır.
3
Lümen basıncının vasa vasorum seyrine etkisini değerlendir.
Arterlerdeki yüksek basınç vasa vasorumların iç katmanlara girmesini zorlaştırırken, venlerdeki düşük basınç buna imkan tanır.
Hidrostatik basınç farkı vaskülarizasyon derinliğini etkiler.
4
Bulguları birleştirerek venlerdeki vasküler derinliği saptan.
Venlerde vasa vasorumlar intima tabakasına kadar ulaşır.
Lümenden beslenme (difüzyon) venlerde yetersiz olduğu için ek desteğe ihtiyaç duyulur.

Key Concept

Vasa vasorum penetrasyon derinliği
Estimated Time:2m 0s
Question 108Question

Sinovyal eklemlerin (diarthrosisdiarthrosis) genel yapısal organizasyonu incelendiğinde; fibröz kıkırdak yapısında olan, eklem boşluğunu tam olarak iki kompartmana ayıran ve eklem yüzeyleri arasındaki uyumsuzluğu gidererek şok absorbsiyonu sağlayan discus articularis, aşağıdaki eklemlerin hangisinde karakteristik olarak bulunur?

Show answer & explanation

Answer: ArticulatioArticulatio temporomandibularistemporomandibularis

Answer

Temporomandibular eklem (articulatioarticulatio temporomandibularistemporomandibularis)
Temporomandibular eklem (TME), mandibular fossa ile caput mandibulae arasında yer alan ve fibröz kıkırdak yapısındaki bir discus articularis aracılığıyla eklem boşluğu üst ve alt olarak iki ayrı kompartmana ayrılan bir eklemdir. Bu disk, eklem yüzeylerinin uyumunu artırır ve hareket sırasında yük dağılımını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Eklem içi yardımcı yapıların (discus, meniscus, labrum) tanımlarını analiz edin.
Discus articularis'in eklem boşluğunu tam olarak ikiye bölen fibröz kıkırdak yapısı olduğu belirlenir.
Soruda istenen 'tam bölme' ve 'disk' kriterlerini karşılayan yapıyı tanımlamak için.
2
Seçeneklerdeki eklemlerin iç yapılarını karşılaştırın.
Diz ekleminde menisküs, omuz ve kalça eklemlerinde labrum bulunduğu, dirsekte ise bu yapıların olmadığı görülür.
Yanlış yapısal eşleştirmeleri elemek için.
3
Discus articularis içeren spesifik eklemleri hatırlayın.
Temporomandibular, sternoklavikular ve akromioklavikular eklemlerin disk içerdiği bilgisiyle A seçeneği doğrulanır.
Anatomi bilgisini spesifik örnekle eşleştirmek için.

Key Concept

Sinovyal eklemlerdeki discus articularis, menisküs ve labrum yapılarının ayrımı.
Estimated Time:45s
Question 109Question

Standart anatomik pozisyondaki bir bireyde; eklem açısının daralması ve vücut bölümlerinin birbirine yaklaşması ile karakterize olan fleksiyon (flexioflexio) hareketi, hangi düzlemde ve hangi eksen etrafında gerçekleştirilir?

Show answer & explanation

Answer: Sagittal düzlem — Transvers eksen

Answer

Fleksiyon hareketi sagittal düzlemde ve transvers eksen etrafında gerçekleşir.
Fleksiyon (flexioflexio) ve ekstansiyon (extensioextensio) hareketleri, vücudu sağ ve sol simetrik iki parçaya bölen sagittal düzlemde gerçekleşir. Bu hareketin pivot noktası, vücudu sağdan sola doğru kateden transvers (horizontal) eksendir. Dolayısıyla eklem açısının daralmasıyla sonuçlanan fleksiyon hareketi, sagittal düzlemde transvers eksen etrafında icra edilen bir harekettir.

Step-by-Step Solution

1
Hareketin tanımını analiz etme
Eklem açısının daralması 'fleksiyon' (flexioflexio) olarak tanımlanır.
Soruda verilen tanım, anatomik terminolojide fleksiyon hareketine karşılık gelmektedir.
2
Hareketin gerçekleştiği düzlemi belirleme
Fleksiyon hareketi öne-arkaya doğru bir yer değiştirme olduğu için sagittal düzlemde gerçekleşir.
Vücudu sağ ve sol parçalara ayıran sagittal düzlem, fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerinin rotasını belirler.
3
Düzleme dik olan ekseni saptama
Sagittal düzleme dik olan eksen transvers (yatay/horizontal) eksendir.
Anatomi mekaniği kuralı gereği, her hareket bir düzlem içinde ve o düzleme dik bir eksen etrafında yapılır.

Key Concept

Hareketler, gerçekleştikleri düzlemlere dik olan eksenler etrafında oluşurlar (SagittalSagittal du¨zlemdüzlem \perp TransversTransvers ekseneksen).
Question 110Question

Sinir sisteminin genel organizasyonu, glia hücrelerinin dağılımı ve sinir liflerinin Erlanger-Gasser sınıflaması dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi anatomik olarak doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: BB tipi lifler, miyelinli yapıdaki preganglionik otonom lifleri temsil eder.

Answer

B tipi lifler, miyelinli preganglionik otonom liflerdir.
Doğru olan ifade, BB tipi liflerin miyelinli preganglionik otonom lifler olduğudur. Erlanger-Gasser sınıflamasında AA grubu (alfa, beta, gamma, delta) en hızlı ve en kalın miyelinli, BB grubu orta hızda miyelinli (preganglionik otonom), CC grubu ise en yavaş ve miyelinsiz lifleri temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Erlanger-Gasser sınıflamasına göre lif tiplerini ve miyelin durumlarını karşılaştır.
AA ve BB liflerinin miyelinli, CC liflerinin ise miyelinsiz olduğu belirlendi.
İleti hızı ve yapısal özellikler bu sınıflamanın temelidir.
2
BB tipi liflerin fonksiyonel yerleşimini analiz et.
BB liflerinin visseral efferent (preganglionik otonom) lifler olduğu doğrulandı.
Otonom sinir sistemi organizasyonunda preganglionik lifler daima miyelinlidir ve BB grubuna girer.
3
Glia hücrelerinin ve ganglionların anatomik sınırlarını kontrol et.
Merkezi sinir sistemi (MSS) ve periferik sinir sistemi (PSS) arasındaki hücre farkları (Oligodendrosit/Schwann) ve ganglion tipleri ayırt edildi.
Duyu ganglionlarında sinaps bulunmaması ve miyelin yapan hücrelerin lokasyonu klinik ve anatomik bir ayrım noktasıdır.

Key Concept

Erlanger-Gasser Sinir Lifi Sınıflaması ve Nöroglial Organizasyon

Practice More

Erlanger-Gasser sınıflaması ile Lloyd-Hunt sınıflaması (Tip I, II, III, IV) arasındaki eşleşmeleri çalışarak duyusal liflerin organizasyonunu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 111Question

Sinir sisteminin genel organizasyonunda, medulla spinalis’ten köken alarak otonomik bir ganglionda sinaps yapmak üzere seyreden preganglionik liflerin, Erlanger-Gasser sınıflamasına göre lif tipi ve bu liflerin periferik sinir sisteminde miyelin kılıfını oluşturan hücre eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: BB tipi lif - Schwann hücresi

Answer

BB tipi lif ve Schwann hücresi eşleşmesi doğrudur.
Sinir sisteminin organizasyonunda, preganglionik otonom lifler ince miyelinli yapıdadır ve Erlanger-Gasser sınıflamasına göre BB tipi lif grubuna girerler. Bu lifler MSS'den çıkıp periferik sinir sistemi içerisinde seyrederek otonomik ganglionlara ulaştıkları için, miyelin kılıfları periferik sinir sisteminin temel miyelin yapıcı hücresi olan Schwann hücreleri tarafından oluşturulur.

Step-by-Step Solution

1
Preganglionik otonom liflerin fonksiyonel sınıfını belirleyin.
Bu lifler viseral efferent (veya genel viseral efferent - GVE) liflerdir.
Medulla spinalis'ten otonomik gangliona giden yolağı tanımlamak için.
2
Erlanger-Gasser sınıflamasındaki karşılığını hatırlayın.
BB tipi lif.
BB tipi lifler orta derecede iletim hızına sahip, ince miyelinli otonomik preganglionik liflerdir.
3
Liflerin bulunduğu anatomik bölgeye göre glia hücresini belirleyin.
Schwann hücresi.
Sinir lifi medulla spinalis'ten ayrılıp periferik sinir sistemine (periferik sinirler, rami communicantes) girdiği için miyelin Schwann hücreleri tarafından yapılır.

Key Concept

Erlanger-Gasser sınıflamasında BB tipi liflerin otonomik preganglionik olması ve periferik miyelinizasyonun Schwann hücrelerince yapılması.
Question 112Question

İnsan vücudundaki kemiklerin morfolojik sınıflandırmaları, gelişimsel kökenleri ve ossifikasyon (kemikleşme) süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Vücutta ossifikasyonu ilk başlatan kemik olan clavicula'nın gövdesi intramembranöz yolla gelişirken, sternal ucunda bulunan ve vücutta en geç kapanan epifizlerden biri olan sekonder merkezi endokondral yolla kemikleşir.

Answer

Clavicula'nın gövdesinin intramembranöz, sternal ucunun ise endokondral yolla kemikleştiğini ve bu kemiğin ossifikasyonun hem ilk başlayıp hem de en geç tamamlandığı kemik olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Clavicula vücutta ossifikasyonun ilk başladığı (56.5-6. hafta) kemiktir. Gövdesi intramembranöz yolla kemikleşirken, sternal ucu endokondral yolla kemikleşir. Bu sternal epifiz merkezi vücutta en geç kapanan (2525 yaş) merkezlerden biri olduğu için klavikula gelişimini en geç tamamlayan kemiklerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Vücutta ossifikasyonu ilk başlatan kemiği hatırla.
Clavicula (intrauterin 56.5-6. hafta).
Primer kemikleşme merkezlerinin ortaya çıkış sırası anatomik bir bilgidir.
2
Clavicula'nın kemikleşme tipini ve istisnasını analiz et.
Karma (Mixed) kemikleşme: Gövde intramembranöz, uçlar (özellikle sternal uç) endokondral.
Clavicula morfolojik olarak uzun kemik olsa da medüller boşluğu yoktur ve membranöz kökenlidir, ancak uçlarında kıkırdak fazı görülür.
3
Kemikleşmenin tamamlanma zamanını değerlendir.
Sternal epifiz 182018-20 yaş civarı belirir ve 2525 yaşında kapanır.
Bu, vücutta en geç kapanan epifizlerden biridir.

Key Concept

Klavikula'nın Karma (Mikst) Ossifikasyonu ve Zamanlaması
Question 113Question

Anatomik pozisyonda bulunan bir bireyde, başparmağın (pollex) diğer parmaklara göre yaklaşık 9090^\circ rotasyonla yerleşmiş olması, hareket düzlemlerinin ve eksenlerinin vücudun geri kalanından farklılık göstermesine neden olur. Buna göre, başparmağın avuç içine paralel olarak gerçekleştirdiği hareket, gerçekleştiği düzlem ve etrafında döndüğü temel eksen üçlüsü aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Fleksiyon — Frontal düzlem — Sagittal eksen

Answer

Başparmağın avuç içine paralel olarak yaptığı fleksiyon hareketi, vücudun frontal düzleminde ve bu düzleme dik olan sagittal eksen etrafında gerçekleşir.
Başparmak (pollex), embriyolojik gelişimi sırasında longitudinal ekseni etrafında 9090^\circ içe dönerek yerleşir. Bu anatomik farklılık nedeniyle, vücudun diğer eklemlerinde sagittal düzlemde gerçekleşen fleksiyon ve ekstansiyon hareketleri başparmakta vücudun frontal (koronal) düzlemine paralel hale gelir. Frontal düzlemde gerçekleşen tüm hareketler ise bu düzleme dik olan sagittal (anteroposterior) eksen etrafında icra edilir.

Step-by-Step Solution

1
Başparmağın anatomik yerleşimini analiz etme
Başparmağın (pollex) diğer parmaklara göre 9090^\circ içe dönük (medial rotasyon) yerleştiğini saptama.
Anatomik pozisyonda başparmağın tırnak yüzeyi anteriora değil, laterale bakar.
2
Tanımlanan hareketin yönünü belirleme
Avuç içine paralel hareketin fleksiyon/ekstansiyon olduğu sonucuna varma.
Başparmağın avuç ayası boyunca medial yöndeki hareketi fleksiyon, uzağa hareketi ekstansiyondur.
3
Hareketin gerçekleştiği düzlemi saptama
Bu hareketin vücudun frontal (koronal) düzlemine paralel olduğu belirlenir.
Normal parmakların aksine, başparmağın fleksiyonu vücudun ön-arka derinliğinde değil, yanlara doğru olan düzlemindedir.
4
Düzleme karşılık gelen ekseni eşleştirme
Frontal düzlemdeki hareketlerin sagittal (anteroposterior) eksen etrafında gerçekleştiği sonucuna ulaşma.
Hareket ekseni, hareketin gerçekleştiği düzleme her zaman dik olmalıdır.

Key Concept

Başparmak (pollex) hareket düzlemleri ve eksenlerinin istisnai durumu
Estimated Time:1m 30s
Question 114Question

Articulatio carpometacarpalis pollicis (el başparmağı karpometakarpal eklemi), elin kavrama ve ince motor fonksiyonlarında anahtar rol oynayan özel bir sinovyal eklemdir. Bu eklemin morfolojik sınıflandırması ve fonksiyonel hareket eksenleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Eyer tipi (sellaris) bir eklemdir ve biaksiyal (iki eksenli) hareket yeteneğine sahiptir.

Answer

Articulatio carpometacarpalis pollicis, eyer tipi (sellaris) morfolojiye sahip biaksiyal (iki eksenli) bir eklemdir.
Articulatio sellaris (eyer tipi) eklemlerde, eklem yüzleri birbirine dik iki düzlemde farklı kavisler gösterir (bir yönde konkav, diğerinde konveks). El başparmağı karpometakarpal eklemi bu grubun en tipik örneğidir ve iki eksen etrafında hareket ederek başparmağa yüksek mobilite sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Eklemin anatomik konumunu ve yapısal tipini belirleyin.
Art. carpometacarpalis pollicis, Os trapezium ile 1. metakarp kemiği arasında yer alan bir sinovyal eklemdir.
Morfolojik sınıflandırma eklem yüzlerinin şekline dayanır.
2
Eklem yüzlerinin geometrisini analiz edin.
Eklem yüzleri karşılıklı olarak bir yönde konkav (içbükey), diğer yönde konveks (dışbükey) kavisler içerir; bu yapı bir eyerin (saddle) üzerine oturan biniciye benzer.
Bu geometrik yapı, eklemin eyer tipi (sellaris) olarak sınıflandırılmasını sağlar.
3
Hareket eksenlerini ve yeteneğini değerlendirin.
Bu eklemde fleksiyon-ekstansiyon ve abduksiyon-adduksiyon olmak üzere iki ana eksende hareket gerçekleşir (biaksiyal). Ayrıca bu hareketlerin kombinasyonu olan 'oppozisyon' hareketi bu eklem sayesinde mümkündür.
Eksen sayısı, eklemin fonksiyonel kapasitesini tanımlar.

Key Concept

Articulatio sellaris (Eyer tipi eklem) özellikleri

Practice More

Sinovyal eklemlerde biaksiyal hareket yapan diğer bir grup olan Art. ellipsoidea (elipsoid eklem) örneklerini (örn. el bileği) inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 115Question

Pelvis biyomekaniğinde önemli bir yer tutan sacrum'un ilium kemikleri arasında gerçekleştirdiği "nutasyon" (nutatio) hareketi sırasında meydana gelen anatomik değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sacrum apeksinin (apex ossis sacri) arkaya ve yukarıya doğru yer değiştirmesi sonucunda apertura pelvis inferior'un sagittal çapı genişler.

Answer

Sacrum apeksinin arkaya ve yukarıya hareketiyle birlikte pelvis çıkımının (apertura pelvis inferior) sagittal çapının genişlemesi doğrudur.
Nutasyon (selam verme) hareketi sırasında sacrum, S2S_2 vertebradan geçen transvers bir eksen etrafında döner. Bu sırada sacrum tabanı (promontorium) öne-aşağıya, sacrum apeksi ise arkaya-yukarıya doğru hareket eder. Apeksin arkaya gitmesi, pelvis çıkımının (apertura pelvis inferior) sagittal (ön-arka) çapının artmasına neden olur. Bu mekanizma doğumun ikinci evresinde fetusun başının pelvis çıkımından geçmesini kolaylaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Nutasyon hareketinin eksenini ve mekaniğini tanımlayın.
Nutasyon, sacrumun S2S_2 vertebra seviyesindeki transvers bir eksen etrafında iliumlar arasında yaptığı öne doğru eğilme hareketidir.
Hareketin yönünü ve başlangıç noktasını belirlemek çap değişimlerini anlamak için gereklidir.
2
Sacrumun uç noktalarının (bazis ve apeks) yer değişimini analiz edin.
Sacrumun üst kısmı (basis/promontorium) öne ve aşağıya, alt kısmı (apex) ise arkaya ve yukarıya doğru hareket eder.
Bu zıt yönlü hareketler pelvisin farklı seviyelerindeki çapları zıt yönde etkiler.
3
Hareketin pelvik çaplar (inlet ve outlet) üzerindeki etkisini değerlendirin.
Promontoriumun öne gelmesi apertura pelvis superior'u (giriş) daraltırken, apeksin arkaya gitmesi apertura pelvis inferior'u (çıkış) genişletir.
Doğum mekaniği ve pelvis biyomekaniğinde bu değişimler kritik öneme sahiptir.
4
Seçeneklerle karşılaştırarak doğru anatomik sonucu belirleyin.
Apeksin arkaya hareketi ile çıkımın genişlemesi nutasyonun temel karakteristiğidir.
Anatomik terimlerin ve hareket sonuçlarının eşleştirilmesi sorunun çözümünü sağlar.

Key Concept

Sacrum Nutasyon Mekaniği
Question 116Question

İnsan vücudundaki eklemlerin morfolojik özellikleri, histolojik yapıları ve gelişimsel süreçleri temel alınarak yapılan sınıflandırmada; primer kartilaginöz eklemler (synchondrosis) ile sekonder kartilaginöz eklemler (symphysis) arasındaki yapısal ve fonksiyonel farklar değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Symphysis tipi eklemlerin artiküler yüzeyleri hiyalin kıkırdak ile kaplı olup, iki kemik arasında fibrokartilaginöz bir disk veya yastık bulunur.

Answer

Symphysis tipi eklemlerin artiküler yüzeylerinin hiyalin kıkırdak ile kaplı olması ve kemikler arasında fibrokartilaginöz bir yapının bulunması doğrudur.
Sekonder kartilaginöz eklemler olan symphysis'lerde, ekleme katılan kemik yüzeyleri hiyalin kıkırdakla örtülüdür; ancak bu iki kemiği birbirine bağlayan asıl yapı, basınca dayanıklı olan fibrokartilaj yapısındaki bir disktir. Bu eklemler genellikle vücudun orta hattında bulunur (symphysis pubica, eklemler arası diskler) ve fonksiyonel olarak sınırlı hareket (amphiarthrosis) kabiliyetine sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Kartilaginöz eklem alt tiplerini tanımla.
Eklemler hiyalin kıkırdak içeren primer (synchondrosis) ve fibrokartilaj içeren sekonder (symphysis) olarak ikiye ayrılır.
Yapısal farkın histolojik temelini anlamak için gereklidir.
2
Synchondrosis özelliklerini analiz et.
Sadece hiyalin kıkırdak bulunur, çoğu geçicidir (epifiz plağı gibi) ve kemikleşme (synostosis) ile sonuçlanır.
Primer kartilaginöz eklemlerin gelişimsel kaderini belirlemek için.
3
Symphysis özelliklerini analiz et.
Kemik uçlarında hiyalin kıkırdak bulunur ancak arada fibrokartilaj bir disk vardır; genellikle kalıcıdır ve vücut orta hattında (symphysis pubica, intervertebral disk) bulunur.
Sekonder kartilaginöz eklemlerin ayırt edici özelliklerini netleştirmek için.
4
Seçenekleri karşılaştırarak doğru veriyi seç.
Symphysis yapısında hem hiyalin kıkırdak hem de fibrokartilajın birlikte bulunduğunu belirten ifade doğrulanır.
Hangi seçeneğin her iki eklem türünün farkını doğru yansıttığını bulmak için.

Key Concept

Kartilaginöz eklemlerde histolojik doku farkı ve kalıcılık durumu.

Hints

1
Primer ve sekonder kartilaginöz eklemler arasındaki en belirgin fark, aradaki bağ dokusunun hiyalin mi yoksa fibrokartilaj mı olduğudur.
2
Symphysis pubica gibi orta hat eklemlerini düşünün; bu yapılar yaşam boyu kalır ve basınca dayanıklıdır.
3
Synchondrosis (primer) sadece hiyalin kıkırdak içerirken, Symphysis (sekonder) yapısında hem hiyalin kıkırdak (kemik ucunda) hem de fibrokartilaj (arada) bulunur.

Practice More

Synovial eklemlerin alt tiplerini (ginglymus, trochoid, sellar vb.) ve bunların vücuttaki spesifik örneklerini gözden geçirmek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 117Question

Sinovyal eklemlerin morfolojik sınıflandırmasında; transvers eksende fleksiyon-ekstansiyon, sagittal eksende ise abduksiyon-adduksiyon hareketlerinin yapılmasına olanak sağlayan iki eksenli (biaxialbiaxial) eklem tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Articulatio ellipsoidea

Answer

İki eksenli (biaxialbiaxial) olup fleksiyon-ekstansiyon ve abduksiyon-adduksiyon hareketlerine izin veren eklem tipi Articulatio ellipsoidea'dır.
Articulatio ellipsoidea (elipsoid eklem), iki eksenli (biaxialbiaxial) bir eklem tipidir. Transvers eksen etrafında fleksiyon ve ekstansiyon, sagittal eksen etrafında ise abduksiyon ve adduksiyon hareketlerine izin verir. Bu eklem tipinde rotasyon hareketi yapılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Eksenler ve hareket eşleşmelerini analiz et.
Transvers eksen fleksiyon/ekstansiyon, sagittal eksen abduksiyon/adduksiyon hareketleri ile ilişkilidir.
Soruda istenen hareketlerin hangi eksenlerde gerçekleştiğini saptamak eklem tipini belirlemek için ilk adımdır.
2
Eksen sayısına göre eklem tiplerini grupla.
Articulatio ellipsoidea ve sellaris iki eksenli eklemlerdir.
İstenen hareketler toplamda iki eksen gerektirdiği için tek veya çok eksenli seçenekler elenir.
3
Morfolojik yapı ve hareket kabiliyetini doğrula.
Articulatio ellipsoidea'da rotasyon hareketi yapılamaz, belirtilen iki eksenli hareketler mümkündür.
Articulatio ellipsoidea (örneğin el bileği eklemi) tanımı gereği bu hareketleri sağlar.

Key Concept

Sinovyal eklemlerin hareket eksenlerine ve morfolojik yapılarına göre sınıflandırılması.
Estimated Time:45s
Question 118Question

Embriyolojik gelişim sürecinde kafa iskeleti (craniumcranium); bağ dokusu (mezenşim) modelinden gelişen desmokranium ve kıkırdak modelden gelişen kondrokranium olmak üzere iki ana bölümden köken alır. Kondrokraniumdan gelişen kemikler endokondral ossifikasyon yoluyla kemikleşirken, desmokraniumdan gelişen kemikler intramembranöz (desmaldesmal) ossifikasyon yoluyla kemikleşir. Buna göre, kafa iskeletinde yer alan aşağıdaki kemiklerden hangisi, tamamen kondrokranium kökenli olup sadece endokondral ossifikasyon yoluyla gelişimini tamamlar?

Show answer & explanation

Answer: Os ethmoidaleOs\ ethmoidale

Answer

Etmoid kemik (os ethmoidaleos\ ethmoidale), kafa tabanı kökenli olup sadece endokondral ossifikasyon gösteren bir kemiktir.
Etmoid kemik (os ethmoidaleos\ ethmoidale), embriyolojik olarak nazal kapsülü çevreleyen kıkırdak modelden (kondrokraniumkondrokranium) köken alır. Bu nedenle gelişim süreci tamamen endokondral ossifikasyon (kıkırdak üzerinden kemikleşme) esasına dayanır.

Step-by-Step Solution

1
Kafa iskeletinin embriyolojik kökenlerini (desmokranium ve kondrokranium) ve bunlara karşılık gelen ossifikasyon tiplerini belirle.
Kondrokranium (kafa tabanı) \rightarrow Endokondral ossifikasyon; Desmokranium (kafa kubbesi) \rightarrow Intramembranöz ossifikasyon.
Kemiğin geliştiği taslak tipi (kıkırdak veya bağ dokusu), kemikleşme mekanizmasını doğrudan belirler.
2
Seçeneklerdeki kemiklerin anatomik yerleşimlerini ve gelişimsel kökenlerini karşılaştır.
Paryetal, frontal, nazal ve zigomatik kemikler esasen desmal kökenli iken; etmoid kemik kıkırdak taslaklı nazal kapsülden gelişir.
Kafa tabanı kemikleri genellikle kıkırdak model üzerinden gelişirken, yüz ve kubbe kemikleri bağ dokusu üzerinden gelişir.
3
Karma ossifikasyon (mixed) gösteren kemikleri eleyerek sadece endokondral olanı seç.
Os ethmoidaleOs\ ethmoidale sadece endokondral ossifikasyon sergiler.
Oksipital, sfenoid ve temporal gibi bazı kafa tabanı kemikleri karma ossifikasyon gösterirken, etmoid kemik saf endokondral gelişim gösterir.

Key Concept

Kafa kemiklerinin gelişimsel ossifikasyon tipleri: Kondrokranium (Endokondral) ve Desmokranium (İntramembranöz).
Estimated Time:50s
Question 119Question

İskelet kaslarının fonksiyonel organizasyonu incelendiğinde; bir eklemde esas hareketi gerçekleştiren kasın (agonist) başlangıç noktasını (origo) sabitleyerek, kas kuvvetinin bütünüyle istenen eklem hareketi üzerinde yoğunlaşmasını sağlayan fonksiyonel grup aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fiksatör kaslar

Answer

Esas hareketi yapan kasın başlangıç noktasını sabitleyen grup fiksatör kaslardır.
Fiksatör kaslar, agonist kasın kasılması sırasında hareketin istenen yönde ve tam kuvvetle gerçekleşmesi için başlangıç kemiğini (origo) stabilize eden gruptur. Örneğin, kolun fleksiyonu sırasında omuz çevresi kaslarının skapulayı sabitlemesi bu fonksiyona örnektir.

Step-by-Step Solution

1
Kasın fonksiyonel rollerini tanımla.
Agonist (esas hareket ettirici), Antagonist (zıt), Sinerjist (yardımcı/nötralizör) ve Fiksatör (sabitleyici).
Soruda istenen 'sabitleme' fonksiyonunun hangi gruba ait olduğunu belirlemek için temel tanımları hatırlamak gerekir.
2
Sabitleme (fiksasyon) mekanizmasını analiz et.
Fiksatör kaslar, agonistin origosunun bulunduğu kemiği sabitleyerek kuvvetin insersiyo noktasında tam olarak kullanılmasını sağlar.
Agonist kasın verimli çalışabilmesi için başlangıç noktasının hareket etmemesi gerekir; bu görevi fiksatörler üstlenir.
3
Mimari ve fonksiyonel sınıflamayı ayırt et.
Fusiform ve multipennat terimleri fonksiyonel rol değil, histolojik/mimari yapıdır.
Seçeneklerdeki kavram kargaşasını gidermek ve yanlış kategorideki terimleri elemek gerekir.

Key Concept

İskelet kaslarının fonksiyonel rolleri (Agonist, Antagonist, Sinerjist, Fiksatör)

Practice More

Kas mimarisinin (pennasyon açısı) kasın ürettiği kuvvet ve kısalma hızı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 120Question

Sinovyal eklemlerin hareket ekseni sayılarına ve morfolojik yapılarına göre yapılan sınıflandırmasında; sadece transvers eksen etrafında fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerine izin veren 'menteşe' (ginglymus) tipi eklemlere aşağıdakilerden hangisi örnektir?

Show answer & explanation

Answer: Articulatio humeroulnaris

Answer

Articulatio humeroulnaris, sadece transvers eksen etrafında fleksiyon ve ekstansiyon yapabilen tipik bir ginglymus (menteşe) eklem örneğidir.
Articulatio humeroulnaris, sinovyal eklemlerin ginglymus (menteşe) alt grubuna girer. Bu tip eklemler tek eksenlidir ve bu eksen transvers doğrultudadır; dolayısıyla sadece fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerine izin verirler.

Step-by-Step Solution

1
Eklem tipini belirle
Ginglymus (menteşe) tipi eklemler tek eksenlidir (11 eksenli).
Morfolojik yapıları sadece bir yönde harekete izin verir.
2
Ekseni ve hareketi eşleştir
Transvers eksende fleksiyon ve ekstansiyon hareketleri gerçekleşir.
Menteşe mekanizması kapı menteşesi gibi transvers bir mil etrafında döner.
3
Verilen örnekleri analiz et
Articulatio humeroulnaris bu tanıma tam olarak uyar.
Dirseğin menteşe hareketi sadece transvers eksende gerçekleşir.

Key Concept

Sinovyal eklemlerin eksen ve morfoloji ilişkisi

Hints

1
Menteşe tipi eklemler tıpkı bir kapı menteşesi gibi çalışır.
2
Bu eklemlerde sadece fleksiyon ve ekstansiyon hareketleri görülebilir.
3
Dirsek ekleminin ana parçasını düşünün.

Practice More

Diğer tek eksenli eklem tipi olan articulatio trochoidea örneklerini inceleyiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 6 / 10Next
Genel Anatomi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin