Genel Anatomi

185 questions

Question 121Question

İskelet kaslarının fonksiyonel organizasyonu ve mimari yapısı incelendiğinde; lifleri tendonun uzun eksenine paralel seyreden (fusiform) bir esas hareket ettirici kasın (agonist) gerçekleştirdiği harekete, aynı yönde kasılarak destek veren ve hareketin verimliliğini artıran kas grubuna ne ad verilir?

Show answer & explanation

Answer: Sinerjist

Answer

Esas harekete yardımcı olan ve agonistle aynı yönde etki gösteren kas grubu sinerjist kaslardır.
Sinerjist kaslar, bir eklemde gerçekleştirilen esas harekette agonist kasa yardımcı olan kaslardır. Örneğin dirsek fleksiyonunda m. biceps brachii (agonist) iken, m. brachialis sinerjist olarak görev yapar. Bu kaslar hareketin daha stabil ve pürüzsüz gerçekleşmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Kasın fonksiyonel rolünü belirle.
Soru, agoniste yardımcı olan ve aynı yönde çalışan kas grubunu sormaktadır.
Anatomi terminolojisinde 'birlikte çalışan' anlamına gelen yapıyı tanımlamak gerekir.
2
Tanımları karşılaştır.
Agonist esas işi yapan, sinerjist ona yardımcı olan, antagonist zıt yönde çalışandır.
Fonksiyonel grupların temel tanımları arasındaki farkları ayırt etmek doğru cevaba ulaştırır.

Key Concept

İskelet kasları fonksiyonel olarak agonist, antagonist, sinerjist ve fiksatör olarak gruplandırılır. Sinerjistler agonistin verimliliğini artıran yardımcı kaslardır.

Alternative Method

Kas mimarisi ile kuvvet ilişkisi üzerinden düşünülürse; fusiform kaslar hız ve mesafe için uygunken, pennat kaslar kuvvet üretimi için optimize edilmiştir. Sinerjist terimi ise mimariden bağımsız olarak 'fonksiyonel ortaklık' anlamına gelir.
Estimated Time:45s
Question 122Question

İnsan vücudunda bazı kemikler, embriyolojik gelişim süreçlerinde hem intramembranöz (desmal) hem de endokondral (kartilaginöz) kemikleşme tiplerini bir arada barındıran kompleks bir yapı sergilerler. Bu bağlamda, temporal kemiğin (os temporale) bölümleri ve kemikleşme süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Pars petrosa ve pars mastoidea endokondral yolla kemikleşirken, pars squamosa ve pars tympanica intramembranöz yolla kemikleşir.

Answer

Pars petrosa ve pars mastoidea'nın endokondral, pars squamosa ve pars tympanica'nın intramembranöz yolla kemikleştiğini belirten ifade doğrudur.
Temporal kemik (Os temporale) embriyolojik olarak heterojen bir yapıdadır. Pars petrosa ve mastoidea bölümleri kondrokraniumun (kafa tabanı kıkırdak modeli) bir parçası olarak endokondral yolla kemikleşir. Buna karşın pars squamosa ve pars tympanica, desmokraniumun parçası olarak doğrudan mezenşimal bağ dokusundan intramembranöz yolla gelişir. Processus styloideus ise visceral kranium (yüz iskeleti) elemanı olarak kıkırdaktan (endochondral) gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Temporal kemiğin anatomik bölümlerini tanımla.
Temporal kemik; pars squamosa, pars tympanica, pars petrosa, pars mastoidea ve processus styloideus'tan oluşur.
Kemikleşme tipini belirlemek için her bir parçanın embriyolojik kökenini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.
2
Nörokraniumun gelişimsel iki ana grubunu hatırla.
Kafa kubbesi (Desmokranium) genellikle intramembranöz, kafa tabanı (Kondrokranium) genellikle endokondral gelişir.
Temporal kemik her iki gruba da katkı sağlayan hibrit bir yapıdadır.
3
Temporal kemik parçalarını bu gruplara yerleştir.
Pars squamosa ve pars tympanica intramembranözdür. Pars petrosa ve mastoidea ise kıkırdak model üzerinden (endokondral) gelişir.
Pars mastoidea aslında pars petrosa'nın bir devamı niteliğindedir ve benzer şekilde kemikleşir.

Key Concept

Temporal kemik gibi kompleks kafa kemiklerinde farklı bölümler farklı kemikleşme (ossifikasyon) paternleri izler.

Hints

1
Temporal kemik, hem kafa tabanına hem de kafa kubbesine katılan parçaları olan 'mixed' (karışık) bir kemiktir.
2
Kafa kubbesini oluşturan düz kısımların genellikle bağ dokusundan (desmal), tabanı oluşturan kalın kısımların ise kıkırdaktan (endochondral) geliştiğini düşünün.
3
Pars petrosa ve mastoidea tek bir blok gibi (petromastoid) düşünülürse kıkırdak kökenlidir; kulak zarı çevresi (tympanic) ve şakak düzlüğü (squamous) ise bağ dokusu kökenlidir.

Practice More

Clavicula'nın kemikleşme sürecindeki benzer istisnai durumu (vücutta ilk kemikleşen, hem desmal hem sekonder kartilaginöz merkezler içeren) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 123Question

Vücut ağırlık merkezinin kontrolü ve postürün devamlılığı açısından kritik öneme sahip olan pelvis hareketleri, belirli anatomik eksenler ve düzlemler çerçevesinde tanımlanan bir kinetik zincir oluşturur. SymphysisSymphysis pubicapubica'nın yukarıya ve arkaya, sacrumsacrum'un ise aşağıya doğru hareket ederek lomber lordozun düzleştiği 'posterior pelvik tilt' hareketi düşünüldüğünde, bu süreçte gerçekleşen biyomekanik değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hareket sagittal düzlemde gerçekleşir ve lomber omurgada fleksiyon ile kalça eklemlerinde relatif ekstansiyon oluşturur.

Answer

Posterior pelvik tilt hareketi sagittal düzlemde gerçekleşir ve lomber omurgada fleksiyon ile kalça eklemlerinde relatif ekstansiyon oluşturur.
Posterior pelvik tilt, pelvisin kalça eklemleri üzerinden arkaya doğru dönmesidir. Bu hareket vücudun yanından geçen transvers bir eksen etrafında ve vücudu sağ-sol olarak ikiye bölen sagittal düzlemde meydana gelir. Bu rotasyon sırasında pelvisin üst kısmı arkaya giderken alt kısmı öne gelir; bu durum lomber bölgedeki doğal lordozu düzleştirerek fleksiyon etkisi yaratır ve kalça ekleminde pelvis-femur açısını artırarak relatif bir ekstansiyon oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Hareketin gerçekleştiği düzlem ve ekseni belirleyin.
Hareket, her iki kalça ekleminden geçen transvers bir eksen etrafında, vücudu sağ ve sol parçalara ayıran sagittal düzlemde gerçekleşir.
Pelvisin öne veya arkaya doğru olan tüm devrilme hareketleri sagittal düzlem mekaniğine tabidir.
2
Pelvisin lomber omurga üzerindeki etkisini analiz edin.
Pelvisin arkaya rotasyonu (posteriorposterior tilttilt), sacrumsacrum'un tabanını aşağı çekerken lomber omurganın alt segmentlerini öne iter, bu da lomber lordozu (içbükeyliği) azaltarak fleksiyon etkisi yaratır.
Lomber omurga ve pelvis arasındaki fonksiyonel bağlantı, pelvisin arkaya devrilmesini omurganın öne eğilmesi (fleksiyon) olarak algılar.
3
Pelvisin kalça eklemi (uyluk) üzerindeki etkisini analiz edin.
Pelvisin arkaya rotasyonu, pelvisin ön üst kısmını uyluk kemiğinden uzaklaştırır, bu da kalça eklemindeki açının büyümesine (ekstansiyon) neden olur.
Uyluk sabitken pelvisin arkaya hareketi, kalça eklemi için bir ekstansiyon kuvveti oluşturur.

Key Concept

Bölgesel hareketlerin (pelvik tilt) komşu eklemlerde (lomber omurga ve kalça) yarattığı zincirleme biyomekanik etkiler.

Hints

1
Pelvisin öne ve arkaya devrilme hareketlerinin hangi düzlemde gerçekleştiğini hatırlayın (vücudu sağ ve sol olarak bölen düzlem).
2
Posterior tilt sırasında bel çukurunun (lordoz) arttığını mı yoksa azaldığını mı düşünün.
3
Pelvis arkaya döndüğünde uyluk kemiği ile pelvis arasındaki açının büyümesi, kalça eklemi için hangi hareket terimine karşılık gelir?

Practice More

Pelvisin anterior tilti sırasında kısalan ve uzayan kas gruplarını (örn. M. iliopsoas ve hamstringler) incelemek bu biyomekanik zinciri tam anlamıyla kavramanıza yardımcı olacaktır.

Alternative Method

SIAS ve SIPS noktalarının hareket yönünü bir direksiyon gibi hayal edin: Direksiyonu kendinize (arkaya) doğru çevirdiğinizde (posterior tilt), ön kısım (SIAS) yukarı kalkar.
Estimated Time:2m 30s
Question 124Question

Sinir sisteminin genel organizasyonu, Erlanger-Gasser sinir lifi sınıflaması ve nöroglia hücrelerinin periferik sinir sistemindeki (PSS) rolleri birlikte değerlendirildiğinde; otonomik iletim süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: BB tipi lifler otonomik preganglionik lifler olup miyelin kılıfları PSS'de Schwann hücreleri tarafından oluşturulurken; CC tipi lifler postganglionik otonomik liflerdir ve miyelin kılıfı içermemelerine rağmen PSS'de Schwann hücre sitoplazması ile çevrilidirler.

Answer

Preganglionik otonomik lifler olan B tipi lifler miyelinli olup Schwann hücreleri ile ilişkilidir; postganglionik C tipi lifler ise miyelinsiz olmalarına rağmen yine Schwann hücre sitoplazması tarafından kuşatılmışlardır.
Otonomik yolakta preganglionik lifler B tipi olup miyelinlidir. Postganglionik lifler ise C tipi olup miyelinsizdir. Periferik sinir sistemindeki her iki lif tipi de Schwann hücreleri tarafından desteklenir; B liflerinde Schwann hücreleri miyelin kılıfını oluştururken, C liflerinde miyelin oluşturmadan lifleri sararlar.

Step-by-Step Solution

1
Erlanger-Gasser lif tiplerini fonksiyonel olarak eşleştir.
A tipi: Somatik (duyu/motor), B tipi: Preganglionik otonom, C tipi: Postganglionik otonom ve ağrı/ısı.
Otonomik iletimin başlangıç ve bitiş noktalarını belirlemek için gereklidir.
2
Glia hücrelerinin lokasyon bazlı rollerini analiz et.
PSS'deki tüm sinir lifleri (miyelinli veya miyelinsiz) Schwann hücreleri ile ilişkilidir.
Liflerin periferdeki miyelinlenme veya destek mekanizmasını anlamak için gereklidir.
3
Ganglion yapılarını karşılaştır.
Duyu ganglionu = Psödounipolar + Sinaps yok; Otonom ganglion = Multipolar + Sinaps var.
İletimin nerede sinaps yapıp nerede yapmadığını ayırt etmek için gereklidir.

Key Concept

Periferik sinir sisteminde miyelinli (B) ve miyelinsiz (C) tüm lifler Schwann hücreleri ile ilişkilidir ve otonomik yolak preganglionik (B) - postganglionik (C) dizilimiyle çalışır.

Practice More

Otonom sinir sistemindeki nörotransmitterler ve liflerin çap/hız ilişkisini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 125Question

Kemiklerin morfolojik sınıflandırması ve embriyolojik gelişim süreçlerindeki kemikleşme (ossifikasyon) özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mandibula gövdesi intramembranöz yolla gelişirken; kondil, koronoid çıkıntı ve simfizis bölgeleri sekonder kıkırdaklar aracılığıyla endokondral kemikleşme gösterir.

Answer

Mandibula gövdesinin intramembranöz yolla, kondil ve koronoid çıkıntı gibi bölgelerinin ise sekonder kıkırdaklar aracılığıyla endokondral yolla kemikleştiğini belirten ifade doğrudur.
Mandibula, kemikleşme süreci açısından oldukça özel bir kemiktir. Embriyolojik olarak 1. farengeal arkus (Meckel kıkırdağı) bölgesinde gelişir. Mandibula gövdesi, Meckel kıkırdağının lateralindeki mezenşimal dokunun doğrudan kemikleşmesiyle (intramembranöz) oluşurken; kondil (processus condylaris), koronoid çıkıntı (processus coronoideus) ve simfizis menti gibi bölgeler, daha sonra mezenşimden gelişen sekonder kıkırdaklar üzerinden endokondral yolla kemikleşir.

Step-by-Step Solution

1
Kemikleşme modellerini ve karma kemikleri hatırla.
Clavicula ve mandibula gibi bazı kemiklerin hem intramembranöz hem de endokondral merkezler içerdiği belirlendi.
TUS sınavında karma kemikleşme modelleri ayırt edici bir konudur.
2
Mandibula'nın özel gelişimsel anatomisini analiz et.
Gövdenin Meckel kıkırdağı komşuluğunda intramembranöz, çıkıntıların ise daha sonra oluşan sekonder kıkırdaklar üzerinden endokondral geliştiği saptandı.
Mandibula'nın farklı kısımlarının farklı embriyolojik kökenlere ve ossifikasyon tiplerine sahip olması klinik ve anatomik açıdan kritiktir.
3
Diğer seçeneklerdeki yaygın yanlışları (misconceptions) ele.
Clavicula'nın sternal ucu, kısa kemiklerin endokondral yapısı ve patella'nın geç kemikleşmesi bilgileriyle yanlış seçenekler elendi.
Yüksek zorluk seviyesindeki sorularda distractors (çeldiriciler) genellikle bu ince detaylara dayanır.

Key Concept

Mandibula ve Clavicula gibi kemiklerde görülen karma (mixed) ossifikasyon modelleri ve sekonder kıkırdak kavramı.
Estimated Time:2m 0s
Question 126Question

İskelet kaslarının mikroskobik organizasyonu ve makroskobik mimarisi, kasın fonksiyonel kapasitesini doğrudan belirleyen temel unsurlardır. Kas liflerinin tendon aksı ile yaptığı pennasyon açısı arttıkça, kasın fizyolojik kesit alanı (PCSAPCSA) ve buna bağlı olarak üretebildiği maksimum tetanik kuvvet artarken; liflerin efektif kısalma mesafesi ve kasılma hızı azalmaktadır. Buna göre, kasların mimari özellikleri ile fonksiyonel gruplandırılması (agonist, antagonist, sinerjist, fiksatör) arasındaki biyomekanik ilişki değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Pennat mimariye sahip kaslar, aynı hacimdeki paralel lifli kaslara göre daha fazla lif içererek artmış fizyolojik kesit alanına sahip olduklarından güçlü agonist veya stabilizasyon sağlayan fiksatör olarak görev yapmaya daha uygundur.

Answer

Pennat mimariye sahip kaslar, liflerin açılı dizilimi sayesinde birim hacimde daha fazla lif barındırarak fizyolojik kesit alanını (PCSAPCSA) artırır ve daha yüksek kuvvet üretirler. Bu özellikleri onları güçlü agonist veya stabilizör (fiksatör) rollerine uygun kılar; ancak lif boyları daha kısa olduğu için hareket hızı ve mesafesi kısıtlıdır.
Pennat kaslar, liflerin tendon aksına belli bir açıyla (pennasyon açısı) yerleşmesi sayesinde, aynı anatomik hacim içine paralel lifli (fusiform) kaslardan çok daha fazla lif sığdırabilirler. Bu durum fizyolojik kesit alanını (PCSAPCSA) artırarak kasın çok daha yüksek kuvvet üretmesini sağlar. Bu biyomekanik avantaj, bu kasları eklem hareketini başlatan güçlü agonistler veya proksimal eklemleri sabitleyen güçlü fiksatörler olarak görev yapmaya uygun hale getirir. Ancak liflerin kısalma mesafesi daha az olduğu için hız ve eklem açıklığı kapasiteleri paralel lifli kaslara göre daha düşüktür.

Step-by-Step Solution

1
Kas mimarisini analiz et
Pennat kaslarda lifler tendon aksına açılı, fusiform kaslarda ise paralel yerleşir.
Mimarinin kuvvet ve hız üzerindeki temel etkisini anlamak için yapısal fark belirlenmelidir.
2
Fizyolojik kesit alanı (PCSAPCSA) ile kuvvet ilişkisini kur
Kuvvet üretimi PCSAPCSA ile doğru orantılıdır. Pennat kaslarda PCSAPCSA > Anatomik Kesit Alanıdır.
Bir kasın üretebileceği maksimum kuvvet, içerdiği paralel sarkomer sayısı ile belirlenir.
3
Fonksiyonel gruplarla eşleştir
Yüksek kuvvet gerektiren Agonist ve Fiksatör rolleri pennat yapıyla, hız gerektiren roller fusiform yapıyla örtüşür.
Vücuttaki biyomekanik organizasyon, fonksiyona göre yapısal optimizasyon prensibiyle çalışır.

Key Concept

İskelet kaslarında kuvvet üretimi fizyolojik kesit alanı (PCSAPCSA) ile, kısalma hızı ise lif uzunluğu ile doğru orantılıdır.

Practice More

Kasların kaldıraç sistemleri (1., 2. ve 3. tip kaldıraçlar) üzerindeki etkisini ve shunt/spurt kas kavramlarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 127Question

Sinir sisteminin genel organizasyonunda, merkezi sinir sistemi (MSS) içerisinde fonksiyonel olarak benzer özelliklere sahip nöron gövdelerinin (perikaryon) bir araya gelerek oluşturduğu yapısal topluluğa ne ad verilir?

Show answer & explanation

Answer: Nucleus

Answer

Merkezi sinir sistemi içerisindeki nöron gövdesi kümelerine 'nucleus' adı verilir.
Nöron gövdelerinin merkezi sinir sistemi (beyin ve medulla spinalis) içerisinde oluşturduğu kümelere 'nucleus' denir. Bu yapılar sinir sisteminin gri cevher (substantia grisea) bölümlerini oluşturur ve bilginin işlendiği merkezlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Anatomik lokasyonun belirlenmesi
Soru, merkezi sinir sistemi (MSS) sınırları içerisindeki bir yapıyı sormaktadır.
MSS ve PSS (periferik sinir sistemi) yapıları terminolojik olarak birbirinden ayrılır.
2
Yapısal bileşenin tanımlanması
Aranan yapı, nöronun gövde kısmından (perikaryon) oluşmaktadır.
Nöron gövdeleri gri cevheri, uzantıları (aksonlar) ise beyaz cevheri oluşturur.
3
Terminolojik eşleştirme yapılması
MSS + Gövde Kümesi = Nucleus.
Anatomi terminolojisinde MSS'deki gri cevher adacıklarına nükleus denir.

Key Concept

Sinir sistemi organizasyonunda gri ve beyaz cevher oluşumlarının lokasyona göre isimlendirilmesi.

Hints

1
Nöronun gövdesinin bulunduğu yer ile uzantılarının (akson) bulunduğu yer arasındaki isim farkını düşünün.
2
Yapının Merkezi Sinir Sistemi (MSS) mi yoksa Periferik Sinir Sistemi (PSS) mi içinde olduğuna dikkat edin.
3
MSS'deki gövde kümelerine 'çekirdek' anlamına gelen terim kullanılırken, PSS'dekiler 'düğüm' anlamına gelen terimle adlandırılır.

Practice More

Periferik sinir sistemindeki akson demetlerini çevreleyen kılıfları (endonöryum, perinöryum, epinöryum) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:30s
Question 128Question

Sinir sisteminin genel organizasyonu, glia hücrelerinin dağılımı ve sinir liflerinin Erlanger-Gasser sınıflamasına göre yapısal özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Otonomik sinir sistemine ait preganglionik lifler "B tipi" lif yapısındadır ve periferik sinir sisteminde Schwann hücreleri tarafından miyelinlenirler.

Answer

Otonomik sinir sisteminin preganglionik liflerinin B tipi olması ve Schwann hücreleri tarafından miyelinlenmesi doğru bir eşleştirmedir.
Preganglionik otonom lifler, Erlanger-Gasser sınıflamasında B tipi lifler olarak tanımlanır. Bu lifler ince miyelinli olup, periferik sinir sistemi içerisinde seyrettikleri için miyelin kılıfları Schwann hücreleri tarafından oluşturulur. Bu ifade hem lif tipini hem de ilgili glia hücresini doğru eşleştirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Erlanger-Gasser lif sınıflamasını hatırla.
A (alpha, beta, gamma, delta), B (preganglionik otonom) ve C (postganglionik otonom, yavaş ağrı) lif tipleri mevcuttur.
Preganglionik liflerin hangi grupta olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Glia hücrelerinin yerleşimini analiz et.
Merkezi sinir sisteminde (MSS) miyelini oligodendrositler, periferik sinir sisteminde (PSS) Schwann hücreleri yapar.
Preganglionik lifler PSS yapısı olduğu için miyelin kaynağını belirler.
3
Nöron ve ganglion tiplerini karşılaştır.
Duyu ganglionları pseudounipolar (sinaps yok), otonom ganglionlar multipolar (sinaps var) nöronlar içerir.
Ganglionların fonksiyonel ve yapısal farklarını ayırt etmek için gereklidir.

Key Concept

Erlanger-Gasser Lif Sınıflandırması ve Nöroglia İlişkisi

Practice More

Nöron gövdesi lokasyonları (nukleus vs ganglion) ve aksonel taşıma mekanizmalarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 129Question

İskelet kaslarının fonksiyonel ve mimari organizasyonu incelendiğinde; lifleri tendonun uzun eksenine paralel seyreden (fusiform) bir agonist kasın gerçekleştirdiği harekete zıt yönde etki gösteren ve hareketin kontrollü yapılmasını sağlayan kas grubuna ne ad verilir?

Show answer & explanation

Answer: Antagonist kaslar

Answer

Antagonist kaslar
Antagonist kaslar, bir eklemde agonist kasın gerçekleştirdiği primer harekete zıt yönde etki gösteren kaslardır. Bu kaslar, agonist kasın aşırı veya kontrolsüz hareket etmesini engelleyerek eklem stabilitesini ve hareketin akıcılığını sağlar. Örneğin; dirsek fleksiyonunda m. biceps brachii agonist iken, m. triceps brachii antagonist olarak görev yapar.

Step-by-Step Solution

1
Hareketin ana sorumlusunu tanımla
Agonist kas (örneğin m. biceps brachii), hareketi başlatan primer kas olarak belirlenir.
Soruda bahsedilen agonist kasın rolünü anlamak, ona karşı çalışan grubu bulmak için gereklidir.
2
Zıt yönde çalışan grubu belirle
Agonist kasın etkisine karşı koyan grup 'Antagonist' olarak adlandırılır.
Antagonist kaslar, agonist kasılırken gevşeyerek veya kontrollü uzayarak (eksantrik) hareketin düzgünlüğünü sağlar.
3
Mimari ve fonksiyonel ilişkiyi değerlendir
Fusiform kaslar hız için avantajlıyken, antagonistler bu hızı dengelemek için kritik rol oynar.
Kas mimarisi ve fonksiyonel grup ilişkisi, iskelet sistemindeki mekanik verimliliği açıklar.

Key Concept

İskelet kaslarının fonksiyonel gruplandırılması ve agonist-antagonist ilişkisi.
Estimated Time:45s
Question 130Question

Anatomik duruşta bulunan bir bireyde; vücudu ön-arka (anterior-posterior) doğrultuda kateden temel eksen ile sağ-sol (lateral-lateral) doğrultuda uzanan temel eksenin birleşimiyle tanımlanan (her iki ekseni de içinde barındıran) temel anatomik düzlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Planum transversum

Answer

Axis sagittalis ve axis transversalis'i içinde barındıran düzlem Planum transversum'dur.
Doğru cevap olan transvers düzlem (planum transversum), vücudu üst ve alt parçalara ayıran yatay bir düzlemdir. Geometrik olarak, ön-arka doğrultulu axis sagittalis ile sağ-sol doğrultulu axis transversalis'in oluşturduğu (veya paralel olduğu) düzlemdir. Bu düzlem, düşey eksene (axis verticalis) diktir.

Step-by-Step Solution

1
Eksenlerin doğrultularını belirleyin.
Axis sagittalis ön-arka, axis transversalis ise sağ-sol (lateral) doğrultudadır.
Temel eksenlerin anatomik duruştaki oryantasyonunu anlamak düzlemi tanımlamak için gereklidir.
2
Bu iki eksenin oluşturduğu geometrik yüzeyi hayal edin.
Her iki eksen de yatay bir zemine paraleldir ve birbirine diktir.
İki kesişen doğru bir düzlem tanımlar; burada her iki doğru da yatay plandadır.
3
Yatay plandaki bu düzlemi anatomik terminoloji ile eşleştirin.
Vücudu üst ve alt olarak bölen yatay düzlem Planum transversum'dur.
Anatomik düzlemler, içerdikleri veya dik oldukları eksenlere göre tanımlanır.

Key Concept

Anatomik düzlemlerin içerdikleri temel eksenler ile olan geometrik ilişkisi.
Question 131Question

Sinir sisteminin genel organizasyonu ve fonksiyonel lif sınıflaması dikkate alındığında; embriyolojik olarak faringeal arkuslardan (yutak yayları) köken alan çizgili kasların motor innervasyonunu sağlayan ve spinal sinirlerin yapısında hiçbir zaman bulunmayıp sadece belirli kranial sinirlerin (CN VV, VIIVII, IXIX, XX, XIXI) organizasyonunda yer alan fonksiyonel komponent aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Özel visseral efferent (SVE)

Answer

Özel visseral efferent (SVE) lifler, brankial arkuslardan köken alan kasların innervasyonunu sağlar ve spinal sinirlerde bulunmaz.
Özel visseral efferent (SVE) komponenti, embriyolojik olarak yutak yaylarından gelişen çizgili kasları (brankial kaslar) uyarır. Bu kaslar arasında çiğneme kasları (CN VV), mimik kasları (CN VIIVII), m. stylopharyngeus (CN IXIX) ve larynx/pharynx kasları (CN XX) bulunur. Bu organizasyon sadece beyin sapındaki kranial sinir çekirdeklerinde mevcuttur; medulla spinalis seviyesinde bu tip bir embriyolojik-fonksiyonel eşleşme bulunmaz.

Step-by-Step Solution

1
Sinir sistemindeki fonksiyonel komponentleri (GSA, GSE, GVA, GVE, SSA, SVA, SVE) tanımla.
Liflerin duyusal/motor ve genel/özel ayrımı yapıldı.
Soruda istenen spesifik komponentin hangi sınıfa ait olduğunu belirlemek gerekir.
2
Spinal sinirler ile kranial sinirler arasındaki organizasyon farklarını analiz et.
Spinal sinirlerin sadece 'genel' (GSA, GSE, GVA, GVE) komponentleri içerdiği, 'özel' (S) komponentlerin ise sadece kranial sinirlere özgü olduğu belirlendi.
Spinal sinirlerde bulunmayan bir yapı arandığı için 'özel' (Special) ekiyle başlayan seçeneklere odaklanılmalıdır.
3
Faringeal arkuslardan (yutak yayları) köken alan kasların (çiğneme, mimik, yutak, gırtlak kasları vb.) innervasyon tipini hatırla.
Bu kasların çizgili kas olmasına rağmen embriyolojik kökenleri nedeniyle 'visseral' kabul edildiği ve motor oldukları için efferent olduğu saptandı.
Faringeal arkus kaslarının motor kontrolü 'Özel Visseral Efferent' (SVE) veya diğer adıyla 'Brankial Motor' lifler aracılığıyla yapılır.

Key Concept

Sinir sisteminde SVE (Brankial Motor) komponenti sadece kranial sinirlere özgüdür ve spinal sinir organizasyonunda yer almaz.

Practice More

Kranial sinirlerin beyin sapındaki fonksiyonel kolonlarının (medialden laterale dizilimi) organizasyonunu çalışmak bu konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:3m 0s
Question 132Question

Standart anatomik pozisyonda ayakta duran bir bireyde; alt ekstremitenin dikey (vertikalvertikal) ekseni etrafında, uyluğun (femurfemur) ön yüzünün vücudun orta hattından dışarıya doğru dönmesi şeklinde tanımlanan hareket ve bu hareketin gerçekleştiği ana anatomik düzlem aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Lateral rotasyon - Transvers düzlem

Answer

Lateral rotasyon - Transvers düzlem
Tanımlanan hareket, uyluğun kendi uzun ekseni (vertikal eksen) etrafında dışa doğru dönmesini ifade eden 'lateral rotasyon'dur. Anatomik prensiplere göre, vertikal eksen etrafındaki tüm dönme hareketleri bu eksene dik olan transvers (yatay) düzlemde meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
Hareketin yönünü belirleme
Lateral (dış) rotasyon
Uyluğun ön yüzünün orta hattan uzaklaşması, kemiğin kendi uzun ekseni etrafında dışa doğru dönmesi anlamına gelir.
2
Hareketin eksenini saptama
Vertikal (dikey) eksen
Rotasyon (dönme) hareketleri, ilgili vücut bölümünün uzunlamasına ekseni olan vertikal eksen etrafında gerçekleşir.
3
Eksene uygun düzlemi belirleme
Transvers (horizontal) düzlem
Anatomik kural gereği hareketler, döndükleri eksene dik olan düzlemde gerçekleşir; vertikal eksene dik olan düzlem transvers düzlemdir.

Key Concept

Rotasyonel hareketler vertikal eksen etrafında ve transvers düzlemde gerçekleşir.

Hints

1
Kendi ekseni etrafında dönme hareketlerinin hangi eksen türünde gerçekleştiğini düşünün.
2
Vertikal (dikey) eksene dik olan ve vücudu üst-alt parçalara bölen düzlemi hatırlayın.
3
Ön yüzün orta hattan uzaklaşması dışa dönme (lateral), yaklaşması ise içe dönme (medial) rotasyondur.

Practice More

Omuz ekleminde benzer hareketin hangi düzlemde gerçekleştiğini ve hareketin adını çalışarak pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Eksen-düzlem diklik prensibini kullanın: Hareket dikey bir mil (eksen) etrafındaysa, hareketin izlediği yol bu mile dik olan yatay bir tepsi (düzlem) üzerindedir.
Estimated Time:1m 15s
Question 133Question

Diz eklemi (articulatioarticulatio genusgenus) ve temporomandibüler eklem (articulatioarticulatio temporomandibularistemporomandibularis) gibi örnekleri bulunan 'articulatio bicondylaris' tipi eklemlerin, 'articulatio ginglymus' (trochlearistrochlearis) tipi eklemlerden en önemli fonksiyonel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Temel fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerinin yanı sıra sınırlı bir rotasyon hareketine de izin vermesi

Answer

Bicondylar eklemler, ginglymus tipi eklemlerden farklı olarak ana fleksiyon-ekstansiyon hareketlerinin yanı sıra sınırlı bir rotasyon hareketine de izin verirler.
Articulatio bicondylaris tipi eklemlerde (örn. diz eklemi ve TME), iki ayrı kondil karşılıklı eklem yüzeyleriyle birleşir. Bu yapısal özellik, eklemin temel transvers eksen etrafındaki fleksiyon-ekstansiyon hareketinin yanı sıra, vertikal eksen etrafında sınırlı bir rotasyon (veya kayma) yapmasına da izin verir. Bu durum, onu yalnızca tek bir eksende (transvers) hareket eden ginglymus (makara tipi) eklemlerden ayıran en önemli fonksiyonel farktır.

Step-by-Step Solution

1
Eklemlerin morfolojik tiplerini ve örneklerini belirle.
Diz eklemi ve TME 'articulatio bicondylaris' sınıfındadır; humeroulnar eklem ise 'articulatio ginglymus' tipindedir.
Eklemlerin yapısal sınıflandırması, izin verilen hareket ekseni sayısını ve türünü doğrudan belirler.
2
Eksen sayılarını ve hareket türlerini karşılaştır.
Ginglymus eklemler tek eksenli (monoaxialmonoaxial) iken, bicondylar eklemler genellikle iki eksenlidir (biaxialbiaxial).
Ginglymus yalnızca transvers eksende çalışırken, bicondylar eklemler iki kondilli yapıları sayesinde vertikal eksende rotasyona da olanak sağlar.
3
Fonksiyonel farkı tanımla.
Bicondylar eklemleri ginglymus'tan ayıran temel fark, rotasyon kabiliyetidir.
Diz eklemi gibi eklemlerde fleksiyon sırasında ortaya çıkan bu rotasyon, eklemin kilitlenme mekanizması ve stabilizasyonu için kritiktir.

Key Concept

Sinovyal eklemlerin morfolojik yapıları ile hareket eksenleri (monoaxial, biaxial, multiaxial) arasındaki ilişki.
Estimated Time:1m 0s
Question 134Question

Sinir sisteminin genel organizasyonunda uyarı iletim hızı; lifin çapı ve miyelin kılıfının varlığı ile doğrudan ilişkilidir. Erlanger-Gasser sınıflaması esas alındığında, otonom sinir sistemine ait preganglionik efferent liflerin yapısını oluşturan sinir lifi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: B tipi lifler

Answer

Otonom sinir sisteminin preganglionik liflerini oluşturan lif tipi B tipi liflerdir.
B tipi lifler, Erlanger-Gasser sınıflamasına göre orta hızda (3-15 m/sn) iletim yapan ve ince bir miyelin tabakasına sahip olan liflerdir. Bu lif tipi, otonom sinir sisteminin (sempatik ve parasempatik) preganglionik efferent liflerini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Erlanger-Gasser sınıflamasındaki lif tiplerini ve genel özelliklerini belirle.
A (alfa, beta, gamma, delta), B ve C tipi lifler mevcuttur. A ve B miyelinli, C miyelinsizdir.
Sınıflandırma kriterleri ile otonom sistem fonksiyonlarını eşleştirmek gerekir.
2
Otonom sinir sisteminin efferent (motor) yolundaki lif yapısını analiz et.
Yolak iki nörondan oluşur: Preganglionik (miyelinli) ve Postganglionik (miyelinsiz).
Preganglionik lifler ince miyelinli oldukları için B tipi lif grubuna girer.

Key Concept

Erlanger-Gasser Sinir Lifi Sınıflandırması

Hints

1
Preganglionik liflerin miyelinli, postganglionik liflerin ise miyelinsiz olduğunu hatırlayın.
2
Erlanger-Gasser sınıflamasında miyelinsiz olan tek grup C grubudur; B grubu ise 'ince miyelinli' olarak tanımlanır.

Practice More

Miyelin kılıfını MSS'de oligodendrositlerin, PSS'de ise Schwann hücrelerinin yaptığını tekrar edin.
Estimated Time:50s
Question 135Question

Kas liflerinin seyri (kas mimarisi) fonksiyonu doğrudan etkiler. Örneğin, lifleri tendonun uzun eksenine paralel seyreden 'fusiform' kaslar geniş bir hareket açıklığı sağlarken, bir eklem hareketi sırasında farklı kas grupları koordineli olarak çalışır.

Buna göre, bir eklem hareketi sırasında esas hareketi gerçekleştiren kasa (agonist) yardımcı olan ve hareketin verimliliğini artıran kas grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sinerjist kaslar

Answer

Agonist kasa yardımcı olan ve hareketin verimliliğini artıran kas grubuna sinerjist kaslar adı verilir.
Sinerjist kaslar, bir hareketin gerçekleşmesi sırasında agonist kas ile beraber çalışarak harekete destek veren, kuvveti artıran veya eklemdeki istenmeyen hareketleri (nötralizasyon) engelleyen kas grubudur.

Step-by-Step Solution

1
Hareketin ana motor gücünü tanımlama
Hareketi başlatan esas kas 'agonist' olarak tanımlanır.
Fonksiyonel gruplandırmanın temelini belirlemek için gereklidir.
2
Yardımcı rolü olan kas grubunu belirleme
Agonistle aynı yönde çalışan veya istenmeyen hareketleri önleyerek yardımcı olan kaslar 'sinerjist' olarak adlandırılır.
Soruda sorulan fonksiyonel tanımı karşılar.

Key Concept

Kas Fonksiyonel Grupları
Question 136Question

Anatomik pozisyonda ayakta duran bir bireyde, üst ekstremitenin omuz ekleminden itibaren 180180^\circ abdüksiyonu sırasında scapula'nın angulus inferior'unun lateral yöne ve yukarıya doğru yer değiştirdiği (yukarı rotasyon / upward rotation) gözlenmektedir. Bu hareketin içinde gerçekleştiği anatomik düzlem ve bu hareketin etrafında döndüğü ana eksen aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Frontal düzlem — Sagittal eksen

Answer

Scapula'nın yukarı rotasyon hareketi frontal düzlemde ve sagittal eksen etrafında gerçekleşir.
Doğru seçenek, hareketin frontal düzlemde ve sagittal eksende gerçekleştiğini belirtir. Scapula'nın yukarı rotasyonu, kemiğin göğüs kafesi üzerinde frontal düzleme paralel olan yüzeyinde bir saat yelkovanı gibi dönmesidir. Bu tip düzlemsel rotasyonlar, düzleme dik olan sagittal eksen (ön-arka doğrultulu mil) etrafında icra edilir.

Step-by-Step Solution

1
Hareketin tanımlanması
Kolun abdüksiyonu sırasında skapulanın angulus inferiorunun dışa ve yukarı kayması "yukarı (lateral) rotasyon" olarak adlandırılır.
Bu hareket, omuz ekleminin (glenohumeral) hareket açıklığını artırmak için skapulotorasik bir mekanizma olarak devreye girer.
2
Hareketin gerçekleştiği düzlemin belirlenmesi
Hareket frontal (koronal) düzlemde gerçekleşir.
Scapula toraksın arka duvarına paralel konumdadır ve bu yüzey üzerinde bir çark gibi dönmesi vücudun ön-arka düzleminde (frontal) bir yer değiştirmedir.
3
Hareket ekseninin belirlenmesi
Hareket sagittal eksen etrafında gerçekleşir.
Anatomik kural gereği, bir düzlemde gerçekleşen rotasyonel hareket o düzleme dik olan eksen etrafında döner. Frontal düzleme dik olan eksen sagittal eksendir.

Key Concept

Skapula biyomekaniğinde yukarı rotasyonun frontal düzlem karakteristiği

Hints

1
Skapulanın toraksın arka duvarı üzerindeki konumunu ve hareketin hangi yöne doğru (yukarı-aşağı mı, ön-arka mı) olduğunu hayal edin.
2
İsmi 'rotasyon' olsa da, bu hareket ekstremitelerin kendi uzun ekseni etrafındaki dönmesinden farklıdır; yassı bir kemiğin bir yüzey üzerindeki dönmesidir.
3
Düzlem ile eksen arasındaki diklik ilişkisini hatırlayın: Frontal düzleme dik olan eksen hangisidir?

Practice More

Scapula'nın protraksiyon ve retraksiyon hareketlerinin hangi düzlemde gerçekleştiğini inceleyerek bu soruyla kıyaslayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 137Question

Anatomik sınıflandırmada, bir tendonun içerisinde gelişerek kaldıraç görevi gören ve basıncı azaltan kemiklere 'sesamoid kemikler' adı verilir.

Buna göre, el bileği kemikleri (ossa carpi) arasında yer alan ve M. flexor carpi ulnaris tendonu içerisinde kemikleşmesi nedeniyle sesamoid kemik özelliği gösteren yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Os pisiforme

Answer

Sözü edilen sesamoid kemik Os pisiforme'dir.
Kemik tipleri ve kemikleşme açısından Os pisiforme özel bir örnektir. Proksimal sıra karpal kemikler arasında yer almasına rağmen, gelişimsel olarak M. flexor carpi ulnaris kasının tendonu içerisinde kemikleşir. Bu özelliği nedeniyle anatomik olarak sesamoid kemik sınıfında değerlendirilir. Diğer karpal kemikler tipik kısa kemik (os breve) grubundadır.

Step-by-Step Solution

1
Sesamoid kemik tanımını hatırla.
Tendonlar içinde gömülü olan, eklem sürtünmesini azaltan küçük kemiklerdir (örn. Patella).
Sorudaki kemik tipi sınıflandırmasını anlamak için.
2
Karpal kemikleri ve özelliklerini incele.
Ossa carpi grubunda yer alan kemiklerin çoğu kısa kemik (os breve) grubundadır.
Hangi kemiğin istisnai bir duruma sahip olduğunu belirlemek için.
3
Hangi karpal kemiğin tendon içinde geliştiğini belirle.
Os pisiforme, M. flexor carpi ulnaris'in tendonu içinde yer alır.
Doğru yanıtı tespit etmek için.

Key Concept

Sesamoid kemikler ve el bileği anatomisi

Hints

1
Bu kemik adını 'bezelye' şekline benzemesinden alır.
2
El bileğinin ulnar tarafında, en yüzeyde ele gelen kemiktir.

Practice More

Vücuttaki en büyük sesamoid kemik hangisidir sorusu ile konuyu pekiştirin (Cevap: Patella).
Estimated Time:45s
Question 138Question

Kemik yüzeylerinin birbirine fibrokartilaj (fibröz kıkırdak) yapısındaki bir disk veya yastıkçık aracılığıyla bağlandığı ve tipik olarak vücudun orta hattında yer alan eklem tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Symphysis

Answer

Symphysis tipi eklemler, kemik yüzeyleri arasında fibrokartilaj bir yapının bulunduğu ve genellikle vücut orta hattında (symphysis pubis, intervertebral diskler) yer alan sekonder kartilajinöz eklemlerdir.
Symphysis (sekonder kartilajinöz eklem), kemik yüzeylerinin fibrokartilaj bir disk ile bağlandığı ve genellikle vücudun orta hattında bulunan eklemlerdir. Örnek olarak symphysis pubis ve discus intervertebralis'ler verilebilir.

Step-by-Step Solution

1
Eklem yüzeyleri arasındaki bağlantı dokusunu belirle.
Bağlantı dokusu fibrokartilaj (fibröz kıkırdak) olarak belirtilmiştir.
Eklemlerin morfolojik sınıflandırması, kemikler arasındaki dokunun tipine dayanır.
2
Eklemin vücuttaki konumunu değerlendir.
Orta hat yerleşimi vurgulanmıştır.
Symphysis tipi eklemler karakterize olarak vücudun median düzleminde bulunurlar.
3
Belirlenen özelliklere uyan eklem tipini seç.
Symphysis (Articulatio cartilaginea secundaria).
Hem fibrokartilaj içermesi hem de orta hatta bulunması symphysis tanımına tam uyar.

Key Concept

Symphysis (sekonder kartilajinöz eklem) yapısı ve özellikleri
Question 139Question

Kemiklerin morfolojik kategorileri (uzun, kısa, yassı, düzensiz, havalı) ile bu kategorilere özgü genel kemikleşme karakteristikleri eşleştirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi embriyolojik ve anatomik açıdan doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kısa kemikler (ossa breviaossa\ brevia), genellikle tek bir birincil ossifikasyon merkezine sahiptir ve bu merkez çoğu örnekte doğumdan sonra belirir.

Answer

Kısa kemikler genellikle tek bir primer ossifikasyon merkezine sahiptir ve bu merkezler çoğunlukla doğumdan sonra ortaya çıkar.
Kısa kemiklerin (özellikle carpal kemikler) büyük çoğunluğu endokondral yolla gelişir ve bunların primer kemikleşme merkezleri genellikle doğumdan sonra (postnatal) belirir. Ayrıca bu kemikler, uzun kemiklerin aksine genellikle tek bir kemikleşme merkezine sahiptir ve epifiz merkezleri (sekonder merkezler) içermezler.

Step-by-Step Solution

1
Kemiklerin morfolojik gruplarını ve tipik kemikleşme özelliklerini hatırla.
Uzun kemikler genelde endokondraldir; kısa kemikler endokondraldir ve geç kemikleşir; yassı kemikler değişkendir.
Genel kurallar üzerinden istisnaları ayıklamak için temel bilgi gereklidir.
2
Morfolojik gruplardaki kritik istisnaları değerlendir.
Clavicula (uzun ama intramembranöz başlar), Scapula (yassı ama endokondral), Mandibula (düzensiz ama mikst).
TUS soruları genellikle genel kurallardan sapan bu istisnaları sorgular.
3
Kemikleşme merkezlerinin zamanlamasını kontrol et.
Uzun kemikler fetal dönemde başlar; kısa kemiklerin (carpal/tarsal) çoğu doğum sonrası başlar.
Ossifikasyonun kronolojik sırası kemik matürasyonu açısından kritiktir.

Key Concept

Kemik tiplerine göre ossifikasyon mekanizmaları ve Clavicula/Scapula istisnaları.
Estimated Time:1m 30s
Question 140Question

Anatomik duruşta (positio anatomicapositio\ anatomica) bulunan bir bireyde; üst ekstremitelerin pozisyonu dikkate alındığında avuç içlerinin (palma manuspalma\ manus) yönelimi ve vücudu sağ-sol simetrik iki parçaya ayıran düzleme dik olan temel eksen aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Öne (anterior) - Axis transversalis

Answer

Anatomik duruşta avuç içleri öne (anterior) bakar ve sağ-sol ayrımı yapan sagittal düzleme dik olan eksen axis transversalis'tir.
Anatomik duruşta bireyin avuç içleri öne (anterior) yönelecek şekilde kollar supinasyondadır. Vücudu sağ ve sol iki parçaya ayıran düzlem olan planum sagittale (veya medianum), ön-arka doğrultulu dikey bir düzlemdir. Bu düzleme dik olan eksen ise vücudu sağdan sola kateden axis transversalis'tir.

Step-by-Step Solution

1
Anatomik duruşun (positio anatomicapositio\ anatomica) özelliklerini belirle.
Birey ayaktadır, kollar yanda sarkıktır ve avuç içleri (palma manuspalma\ manus) öne (anterior) bakmaktadır.
Anatomik terminolojideki tüm tanımlamalar bu standart duruş üzerinden yapılır.
2
Vücudu sağ ve sol simetrik iki parçaya ayıran düzlemi tanımla.
Bu düzlem planum medianumplanum\ medianum'dur ve temel düzlemlerden planum sagittaleplanum\ sagittale'nin özel bir tipidir.
Vücudun tam ortasından geçen ve sağ-sol ayrımı yapan dikey düzlemdir.
3
Tanımlanan düzleme dik olan ekseni tespit et.
Sagittal düzleme dik olan eksen, sağdan sola (veya soldan sağa) uzanan axis transversalisaxis\ transversalis'tir (axis horizontalisaxis\ horizontalis).
Düzlemler ve eksenler birbirine diktir; sagittal (ön-arka dikey) düzleme dik olan eksen transvers (enine) eksendir.

Key Concept

Anatomik duruş standartları ve düzlem-eksen diklik ilişkileri

Hints

1
Anatomik duruşta başparmakların vücudun neresine baktığını hatırlayın; bu avuç içinin yönünü de belirler.
2
Bir düzleme dik olan eksen, o düzlemde yapılan hareketin (örneğin fleksiyon) 'menteşe' noktasıdır.
3
Sagittal düzlem (ön-arka dikey) boyunca bir kağıdı delmek isterseniz kalemi sağdan sola (enine) saplamanız gerekir; bu eksen transvers eksendir.

Practice More

Farklı eklem hareketlerinin (abdüksiyon, rotasyon) hangi düzlemde ve hangi eksen etrafında yapıldığını tablo halinde çalışın.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 7 / 10Next
Genel Anatomi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin