Mikoloji

596 questions

Question 121Question

4242 yaşında, Amazon havzasında uzun süre balıkçılık yapmış olan bir erkek hastanın kulağında ve ön kolunda yaklaşık 88 yıldır devam eden, yavaş ilerleyen, ağrısız, yüzeyi parlak ve keloid benzeri verrüköz nodüler lezyonlar saptanıyor. Lezyon biyopsisinin histopatolojik incelemesinde çok sayıda kalın duvarlı, küre şeklinde, birbirine ince tübüler köprülerle tutunarak "zincir" veya "tespih tanesi" görünümü oluşturan maya hücreleri gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan mantar etkeni için aşağıdakilerden hangisi en karakteristiktir?

Show answer & explanation

Answer: Bugüne kadar laboratuvar ortamında yapay besiyerlerinde üretilememiştir.

Answer

Lacazia loboi, bugüne kadar yapay besiyerlerinde (in vitro) üretilememiş olmasıyla karakterize bir subkutan mikoz etkenidir.
Vakadaki klinik tablo (keloid benzeri lezyonlar) ve patolojik bulgular (birbirine köprülerle bağlı maya zincirleri) Lacazia loboi enfeksiyonunu (Lobo hastalığı) tanımlar. Bu mantarın en belirgin mikrobiyolojik özelliği, bugüne kadar laboratuvar ortamında sentetik besiyerlerinde üretilememiş olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastanın Amazon havzasında yaşaması ve kulağındaki keloid benzeri nodüller Lobo hastalığını (Lacaziosis) düşündürür.
Lobo hastalığı tipik olarak suyla temas eden veya tropikal bölgelerde yaşayanlarda görülen, keloid benzeri lezyonlarla seyreden kronik bir enfeksiyondur.
2
Mikroskobik bulguların analizi
İnce köprülerle birbirine bağlı maya hücrelerinden oluşan zincir yapısı Lacazia loboi için patognomoniktir.
Bu karakteristik görünüm (tespih tanesi), etkenin dokudaki bölünme ve yayılma biçimini yansıtır.
3
Mikrobiyolojik özelliklerin belirlenmesi
Etkenin laboratuvar kültürlerinde üretilemediği bilgisi kesin tanıyı destekler.
Lacazia loboi tıbbi mikolojide kültürü yapılamayan nadir subkutan patojenlerden biridir; tanı histopatoloji ile konur.

Key Concept

Lacazia loboi (Lobo Hastalığı/Lobomikoz)

Alternative Method

Klinik olarak 'keloid' ve mikroskobik olarak 'tespih tanesi zinciri' anahtar kelimeleri üzerinden doğrudan Lacazia loboi'ye gidilebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 122Question

65 yaşında, Wegener granülomatozu (Granülomatöz Polianjitis) tanısıyla yüksek doz kortikosteroid ve siklofosfamid tedavisi görmekte olan bir hastada, tedavinin 3. haftasında ani başlayan yüksek ateş, öksürük ve hemoptizi gelişiyor. Toraks BT'de multipl nodüler lezyonlar ve bu nodüllerin çevresinde düşük dansiteli buzlu cam alanları ("halo belirtisi") izleniyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde serum galaktomannan indeksi 1.51.5 olarak saptanıyor. Bu hastadaki klinik tablo ve etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: BT’deki "halo belirtisi", mantarın damar duvarını istila ederek (anjioinvazyon) neden olduğu perilezyonal hemorajik nekroz alanını temsil eder.

Answer

BT’deki "halo belirtisi", mantarın damar duvarını istila ederek (anjioinvazyon) neden olduğu perilezyonal hemorajik nekroz alanını temsil eder.
İnvaziv aspergillozda hifler damar lümenini istila ederek (anjioinvazyon) tromboz ve enfarkta neden olur. BT'de izlenen merkezi nodül nekrotik enfarkt alanını, çevresindeki 'halo' (buzlu cam) ise bu nekrotik alanı çevreleyen alveolar kanamayı temsil eder. Bu bulgu nötropenik veya ağır immünsüpresif hastalarda tanı koydurucu değer taşır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bağlamı analiz etme
Yüksek doz steroid ve siklofosfamid kullanımı nedeniyle immünsüpresif bir hastada akut gelişen akciğer semptomları saptandı.
Hastanın bağışıklık durumu Aspergillus gibi fırsatçı enfeksiyonlara zemin hazırlar.
2
Radyolojik ve laboratuvar bulgularını değerlendirme
Halo belirtisi ve pozitif Galaktomannan indeksi (>0.5>0.5) İnvaziv Pulmoner Aspergilloz (İPA) lehine değerlendirildi.
Galaktomannan Aspergillus hücre duvarı komponentidir ve invaziv hastalıkta kan dolaşımına salınır.
3
Patofizyolojik mekanizmayı sorgulama
Aspergillus'un anjioinvaziv özelliği damar tıkanıklığına ve çevresel kanamaya yol açar.
BT'deki nodül çevresindeki buzlu cam dansitesi (halo), patolojik olarak bu kanamayı temsil eder.

Key Concept

İnvaziv Pulmoner Aspergillozun (İPA) radyolojik ve patolojik korelasyonu (Anjioinvazyon ve Halo Belirtisi)
Estimated Time:1m 30s
Question 123Question

Allojenik kemik iliği nakli yapılan ve 2222 gündür ağır nötropenisi (ANS<200/μLANS < 200/\mu L) devam eden 4242 yaşındaki bir hastada, tedaviye dirençli ateş ve plöritik karakterde yan ağrısı gelişiyor. Serum galaktomannan testi pozitif saptanan bu hastadan alınan bronkoalveoler lavaj (BALBAL) sıvısının mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi ön tanıyı destekleyen tipik bulgudur?

Show answer & explanation

Answer: Dar açılı (4545^{\circ}) dallanma gösteren, düzenli septalı hifler

Answer

Dar açılı (4545^{\circ}) dallanma gösteren, düzenli septalı hifler
Doğru seçenek olan dar açılı ve septalı hifler, Aspergillus türlerinin dokuda ve BAL örneğinde görülen en tipik mikroskobik özelliğidir. Galaktomannan antijen pozitifliği ile birleştiğinde bu morfoloji invaziv asperjilloz tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini sentezleyerek ön tanıyı belirle.
Ağır nötropenik bir konakta ateş, plöritik ağrı ve pozitif galaktomannan testi varlığı İnvaziv Pulmoner Asperjilloz (İPA) tanısını koydurur.
Galaktomannan, Aspergillus hücre duvarına özgü bir polisakkarittir ve invaziv enfeksiyonlarda dolaşıma salınması tanısal öneme sahiptir.
2
Düşünülen etkenin (Aspergillus) doku/örnek morfolojisini hatırla.
Aspergillus cinsi mantarlar dokuda septalı, dikotomas (çatalsı) ve dar açıyla (4545^{\circ}) dallanan hif yapıları oluştururlar.
Mikroskobik ayrım, özellikle benzer klinik tablo yapabilen ancak tedavisi farklı olan Mukormikoz etkenlerinden (septasız, dik açılı hifler) ayırt edilmesini sağlar.

Key Concept

İnvaziv asperjilloz tanısında kullanılan klinik/laboratuvar belirteçler ve etkenin karakteristik mikroskobik morfolojisi.
Question 124Question

Gövde ve sırt bölgesinde çok sayıda hipopigmente lezyonu olan bir hastadan alınan deri kazıntısının %10\%10'luk KOHKOH (potasyum hidroksit) ile incelenmesinde; kısa, kalın hif yapıları ve maya kümelerinin bir arada bulunduğu tipik 'makarna ve köfte' (spaghetti and meatballs) görünümü saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Malassezia furfur

Answer

Malassezia furfur
Doğru seçenek olan etken, lipofilik bir maya olup Pityriasis versicolor tablosuna yol açar. KOHKOH preparatında görülen kısa, bükülmüş hifler (makarna) ve kümelenmiş kalın duvarlı maya hücreleri (köfte) bu mikroorganizma için en ayırt edici özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik belirtileri değerlendir.
Gövdede hipopigmente lezyonlar superficial (yüzeyel) bir mikozu işaret eder.
Pityriasis versicolor, stratum corneum'u etkileyen yüzeyel bir enfeksiyondur.
2
Mikroskobik bulguyu analiz et.
'Makarna ve köfte' görünümü (kısa hifler ve yuvarlak maya hücreleri).
Bu morfoloji Malassezia türleri için patognomoniktir.
3
Etkeni teşhis et.
Malassezia furfur.
Klinik ve mikroskobik veriler bu etkenle tam uyumludur.

Key Concept

Pityriasis versicolor tanısında KOH incelemesinde izlenen 'makarna ve köfte' görünümü Malassezia furfur için karakteristiktir.

Hints

1
Bu hastalık Wood lambası ile incelendiğinde altın sarısı floresan verir.
2
Etken lipofilik bir mantardır ve kültürü için besiyerine zeytinyağı eklenmesi gerekir.

Practice More

Malassezia türlerinin neden olduğu diğer klinik tabloları (seboroik dermatit vb.) gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 125Question

32 yaşında, 6 ay önce renal transplantasyon yapılmış ve immünsüpresif tedavi (prednizolon ve mikofenolat mofetil) alan bir erkek hasta; son iki haftadır artan efor dispnesi ve kuru öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın "buzlu cam" manzarası izleniyor. Bronkoalveolar lavaj (BAL) örneğinin Gomori metenamin gümüş (GMS) boyamasında koyu renkli, tipik kist yapıları saptanıyor. Bu enfeksiyona neden olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunduğu için amfoterisin B ve azol grubu antifungallere karşı doğal dirençlidir.

Answer

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması, onu amfoterisin B ve azollere karşı doğal dirençli kılar.
Pneumocystis jirovecii, mantar olarak sınıflandırılsa da biyolojik olarak birçok istisnai özelliğe sahiptir. Bunlardan en önemlisi, hücre membranında diğer mantarların aksine ergosterol yerine kolesterol bulundurmasıdır. Amfoterisin B direkt olarak ergosterole bağlanarak, azoller (flukonazol, itrakonazol vb.) ise ergosterol sentezini inhibe ederek etki gösterdiğinden; P. jirovecii bu ilaç gruplarına karşı doğal olarak dirençlidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Renal transplantlı hastada bilateral buzlu cam manzarası ve GMS (+) kistler Pneumocystis jirovecii'ye işaret eder.
GMS boyası bu mikroorganizmanın tanısal kist duvarlarını boyayan spesifik bir yöntemdir.
2
Mikroorganizmanın yapısal özelliklerini karşılaştır.
P. jirovecii, diğer mantarların aksine membranında ergosterol değil, kolesterol sentezler.
Sterol yapısındaki bu fark, antifungal ilaçların hedef mekanizmalarını etkiler.
3
Tedavi ve direnç mekanizmasını belirle.
Ergosterole bağlanan (amfoterisin B) veya sentezini engelleyen (azoller) ilaçlar etkisizdir.
Heads-up: P. jirovecii tedavisinde bu nedenle antifungallerden ziyade TMP-SMX kullanılır.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii'nin kendine özgü membran yapısı (kolesterol) ve bunun antifungal dirençteki rolü.

Hints

1
GMS boyamasında görülen kist yapıları ve akciğerdeki buzlu cam görüntüsü tipiktir.
2
Bu mikroorganizmanın mantarlar aleminde olmasına rağmen membrana özgü bir istisnası vardır.
3
Membranındaki sterol tipi, amfoterisin B ve azollerin neden etkisiz olduğunu açıklar.

Practice More

Pneumocystis jirovecii kistlerini boyayan GMS ile trofozoitleri boyayan Giemsa boyası arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 126Question

Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz programında olan ve demir birikimi nedeniyle deferoksamin tedavisi alan 5252 yaşındaki erkek hastada; ani gelişen tek taraflı göz ağrısı, periorbital ödem ve burun kanaması saptanmıştır. Fizik muayenede sert damakta ve burun mukozasında siyah renkli nekrotik odaklar izlenmiştir. Alınan kazıntı örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile hazırlanan direkt mikroskobik incelemesinde; geniş çaplı, septasız (bölmesiz) ve yaklaşık 9090^\circ (dik) açıyla dallanma gösteren hif yapıları gözlenmiştir.

Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rhizopus oryzae

Answer

Rhinocerebral tutulum, siyah eskar, deferoksamin kullanımı ve geniş, septasız, dik açılı dallanan hif yapıları Rhizopus oryzae enfeksiyonunu (Mukormikozis) işaret eder.
Doğru seçenek olan etken, Mukormikozis tablosuna neden olur. Deferoksamin, demir şelatörü olmasına rağmen Mukorales türleri tarafından siderofor olarak kullanılır ve enfeksiyon riskini artırır. Mikroskobik olarak izlenen geniş çaplı (1025μm10-25 \mu m), bölmesiz (septasız) ve dik açıyla dallanan hifler bu grup için karakteristiktir. Damar invazyonu (anjiyoinvazyon) sonucu doku nekrozu ve siyah eskar oluşumu tipik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve risk faktörünü analiz et
Diyaliz hastası ve deferoksamin kullanımı Mukormikozis için klasik bir zemin hazırlar.
Deferoksamin, Mukorales üyeleri için bir siderofor görevi görerek mantarın demiri almasını ve hızlı çoğalmasını kolaylaştırır.
2
Mikroskobik morfolojiyi değerlendir
Geniş çaplı, septasız ve dik açıyla dallanan hifler saptanmıştır.
Bu morfolojik özellikler Mukorales takımındaki mantarlar (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia) için patognomoniktir.
3
Klinik-mikrobiyolojik korelasyon yap
Rinoserebral tutulum ve belirtilen özellikler en sık Rhizopus oryzae tarafından oluşturulur.
Rhizopus oryzae, insanlarda rinoserebral mukormikozisin en yaygın etkenidir.

Key Concept

Mukormikozis risk faktörleri (deferoksamin) ve ayırıcı mikroskobik morfolojisi (septasız, dik açılı hifler).

Practice More

Mukormikozis etkenlerinin kültürdeki hızlı üreme özelliği ('lid lifter' - kapak kaldıran) ve hiflerinin dayanıksızlığı nedeniyle doku örneklerinin ezilmeden incelenmesi gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:1m 15s
Question 127Question

Oral kandidiyazis (pamukçuk) şüphesi olan bir hastadan alınan klinik örnekten yapılan direkt mikroskobik incelemede tomurcuklanan maya hücreleri ve psödohifler görülmüştür. Etkenin laboratuvar tanısı için uygulanan çimlenme borusu (germ tüp) testinde, maya hücrelerinden köken alan ve başlangıç noktasında daralma (boğum) göstermeyen tüp şeklinde yapılar saptanmıştır. Bu etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 45C45^{\circ}C'de üreme testi ile Candida dubliniensis'ten ayırt edilebilir.

Answer

Doğru seçenek, etkenin 45C45^{\circ}C'de üreme testi ile Candida dubliniensis'ten ayırt edilebileceğini belirten ifadedir.
Laboratuvar testinde saptanan, başlangıç noktasında daralma (boğum) göstermeyen yapılar 'çimlenme borusu' (germ tüp) olarak tanımlanır. Bu özellik klinik olarak en sık Candida albicans ve Candida dubliniensis'te görülür. Bu iki türü birbirinden ayıran en temel laboratuvar farkı, Candida albicans'ın 45C45^{\circ}C'de üreme yeteneğine sahip olması, Candida dubliniensis'in ise bu sıcaklıkta üreyememesidir.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
Başlangıç noktasında boğum (konstriksiyon) içermeyen çimlenme borusu (germ tüp) varlığı saptandı.
Bu bulgu, etkenin yüksek olasılıkla Candida albicans veya Candida dubliniensis olduğunu gösterir.
2
Diferansiyel tanı özelliklerini hatırla.
Candida albicans 45C45^{\circ}C'de ürer, Candida dubliniensis ise bu sıcaklıkta üremez.
Germ tüp pozitifliği veren bu iki türü birbirinden ayırmak için en yaygın kullanılan fenotipik testlerden biri sıcaklık toleransıdır.

Key Concept

Candida albicans ve Candida dubliniensis ayrımı
Question 128Question

Saçlı deri muayenesinde saç tellerine sıkıca yapışık, oldukça sert ve siyah renkli nodüller saptanan bir hastadan alınan örneğin mikroskobik incelemesinde; pigmente hif yapıları içerisinde askus ve askosporlar izlenmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Piedraia hortae

Answer

Piedraia hortae
Piedraia hortae, siyah piedra olarak bilinen yüzeysel mikozun etkenidir. Tipik olarak saç şaftında sıkıca tutunmuş, sert, koyu renkli nodüller oluşturur. Mikroskobik incelemede bu nodüllerin içinde mantarın eşeyli üreme organları olan askus ve askosporların görülmesi tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Saçta sert, siyah ve sıkı yapışık nodüller (Siyah Piedra)
Nodüllerin rengi ve kıvamı spesifik bir yüzeysel mikoz işaretidir.
2
Mikroskobik bulguları değerlendir
Askus ve askospor varlığı
Piedraia hortae, eşeyli üreme formları olan askus ve askosporları insan dokusunda (saçta) üreten tek patojendir.

Key Concept

Siyah Piedra ve Piedraia hortae
Estimated Time:45s
Question 129Question

Allojenik kök hücre nakli sonrası 2020. gününde olan 2828 yaşında bir kadın hastada ani gelişen göğüs ağrısı ve hemoptizi saptanıyor. Çekilen bilgisayarlı tomografide nodüler lezyonlar çevresinde düşük dansiteli 'halo belirtisi' izleniyor. Bu hastadan elde edilen doku örneğinin mikroskobik incelemesinde etkenin Aspergillus olduğunu, Mukorales grubu mantarlardan (örneğin Rhizopus) ayırt etmede kullanılan en tipik morfolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hiflerin septalı olması ve dar açıyla (4545^{\circ}) dallanması

Answer

Aspergillus türlerini Mukorales grubundan ayıran temel morfolojik özellik hiflerin septalı olması ve dar açıyla (4545^{\circ}) dallanmasıdır.
Doku örneklerinde Aspergillus türleri, düzenli aralıklarla yerleşmiş bölmeler (septalar) içeren ve ana hif ekseniyle yaklaşık 4545 derecelik dar açılar yaparak dallanan (dikotom dallanma) ince hifler şeklinde görülür. Bu morfoloji, özellikle nötropenik hastalarda tanı koydurucu en önemli laboratuvar bulgularından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Kök hücre nakli sonrası nötropenik dönemdeki hastada ani gelişen hemoptizi ve BT'deki 'halo belirtisi' invaziv bir mantar enfeksiyonunu (özellikle aspergilloz) düşündürür.
Aspergillus anjioinvaziv bir mantardır ve damar invazyonu sonucu oluşan enfarkt alanı BT'de halo işareti olarak görülür.
2
Ayırıcı tanıdaki etkenlerin morfolojik kıyaslanması
Aspergillus septalı ve 4545^{\circ} dallanma gösterirken; Mukorales (Mucor, Rhizopus) septasız ve 9090^{\circ} dallanma gösterir.
Tedavi rejimleri farklı olduğu için bu iki grubun mikroskobik ayrımı hayati önem taşır.

Key Concept

Aspergillus dokuda septalı hif ve dar açılı dallanma; Mukorales ise septasız hif ve dik açılı dallanma yapar.

Practice More

İnvaziv aspergilloz tanısında kullanılan Galaktomannan antijen testinin serum ve BAL sıvısındaki tanısal değerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 130Question

Bir klinik örnekten izole edilen mantar suşunun moleküler analizinde, ergosterol biyosentez yolunda görev alan **14-α-demetilaz14\text{-}\alpha\text{-demetilaz}** enzimini kodlayan ERG11ERG11 geninde aşırı ifade veya nokta mutasyonu saptandığı bildirilmiştir.

Buna göre, söz konusu mutasyonun aşağıdaki antifungal ilaçlardan hangisinin etkinliğini doğrudan azaltması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Flukonazol

Answer

İzole edilen suşta saptanan ERG11ERG11 geni mutasyonu, lanosterol 14-α-demetilaz14\text{-}\alpha\text{-demetilaz} enzimini etkilediği için bu enzimi hedef alan flukonazol (azol grubu) etkinliğini azaltır.
Soruda bahsedilen ERG11ERG11 geni ve kodladığı 14-α-demetilaz14\text{-}\alpha\text{-demetilaz} enzimi, azol grubu ilaçların (seçenekteki flukonazol gibi) temel hedefidir. Bu gendeki mutasyonlar veya genin aşırı ifadesi, ilacın hedef moleküle etkisini azaltarak direnç gelişimine neden olan klasik bir mekanizmadır.

Step-by-Step Solution

1
Mutasyona uğrayan gen ve enzimin belirlenmesi.
ERG11ERG11 geni, mantar hücrelerinde ergosterol biyosentezinde kritik rol oynayan 14-α-demetilaz14\text{-}\alpha\text{-demetilaz} enzimini kodlar.
Soruda verilen genetik bilginin hangi biyokimyasal hedefle ilişkili olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Antifungal ilaçların etki mekanizmalarıyla eşleştirilmesi.
Azol grubu antifungaller (örn. flukonazol, itrakonazol) 14-α-demetilaz14\text{-}\alpha\text{-demetilaz} enzimini inhibe eder.
İlacın hedefi ile mutasyona uğrayan enzim arasındaki doğrudan ilişkiyi kurmak için gereklidir.
3
Direnç mekanizmasının sonuçlandırılması.
Hedef enzimdeki mutasyon, ilacın enzime bağlanma afinitesini düşürerek ilacı etkisiz kılar.
Genetik değişikliğin klinik dirençle olan bağlantısını doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

Azol grubu antifungallerin hedefi lanosterol 14-α-demetilaz14\text{-}\alpha\text{-demetilaz} enzimidir ve bu enzimi kodlayan ERG11ERG11 genindeki mutasyonlar en yaygın azol direnç mekanizmalarından biridir.
Question 131Question

32 yaşında sporcu bir erkek hasta, ayak parmak aralarında kaşıntılı, beyazlaşmış ve masere lezyonlar nedeniyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede Wood lambası ile floresan saptanmıyor. Alınan deri kazıntısının Sabouraud Dextrose Agar (SDA) besiyerindeki kültüründe, mikroskobik incelemede çok sayıda üzüm salkımı şeklinde kümelenmiş mikrokonidyumlar ve spiral yapılar izleniyor. Bu izolatın ayırıcı tanısı için yapılan üreaz ve saç perforasyon testleri pozitif sonuçlanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Trichophyton mentagrophytes

Answer

Trichophyton mentagrophytes
Üzüm salkımı şeklinde (grapes) kümelenmiş mikrokonidyumlar ve spiral hif yapıları Trichophyton mentagrophytes için tanı koydurucudur. Ayrıca üreaz testinin ve in vitro saç perforasyon testinin pozitif olması, bu türü en benzer klinik tabloyu yapan Trichophyton rubrum'dan (her iki test de negatiftir) kesin olarak ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve Wood lambası bulgusunu değerlendirin.
Tinea pedis tablosunda Wood lambası negatifliği, Microsporum türlerini büyük oranda dışlar.
Microsporum türleri genellikle saçlı deri enfeksiyonlarında Wood lambası ile floresan verir, Trichophyton türlerinin çoğu vermez.
2
Kültürdeki mikroskobik morfolojiyi analiz edin.
Üzüm salkımı şeklinde mikrokonidyum kümeleri ve spiral hifler saptandı.
Bu morfoloji Trichophyton mentagrophytes için tipik olup, doğrusal dizilim gösteren Trichophyton rubrum'dan ayrım sağlar.
3
Biyokimyasal ve fizyolojik test sonuçlarını yorumlayın.
Üreaz (+) ve saç perforasyon (+) sonuçları elde edildi.
Bu testlerin pozitif olması, en önemli ayırıcı tanıda yer alan Trichophyton rubrum'un (üreaz negatif, saç perforasyon negatif) elenmesini sağlar.

Key Concept

Trichophyton mentagrophytes ve Trichophyton rubrum arasındaki mikroskobik ve laboratuvar farkları.

Alternative Method

Trichophyton mentagrophytes'in zoofilik suşları genellikle daha inflamatuar lezyonlar (kerion gibi) yaparken, antropofilik olan T. rubrum daha kronik ve az inflamatuar seyirlidir. Ancak kesin ayrım her zaman üreaz testi ile yapılmalıdır.
Estimated Time:1m 0s
Question 132Question

Sistemik mikoz şüphesi olan bir hastadan alınan klinik örneğin 37C37^\circ C'deki incelemesinde maya hücreleri saptanmıştır. Aynı örnek Sabouraud Dextrose Agar (SDA) besiyerine ekilip 25C25^\circ C'de inkübe edildiğinde ise küf kolonileri geliştiği gözlenmiştir. Bu mikroorganizma ve yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu canlı termal dimorfizm özelliği göstermektedir ve hücre duvarında kitin ile beta-glukan bulunur.

Answer

Bu canlı termal dimorfizm özelliği göstermektedir ve hücre duvarında kitin ile beta-glukan bulunur.
Mantarların sıcaklığa bağlı olarak farklı morfolojik formlar sergilemesi termal dimorfizm olarak adlandırılır. Memeli konakçı ısısında (37C37^\circ C) maya formunda, dış ortam ısısında (25C25^\circ C) küf formunda bulunurlar. Ayrıca mantar hücre duvarının temel bileşenleri kitin, beta-glukan ve mannan proteinleridir.

Step-by-Step Solution

1
Sıcaklığa bağlı morfolojik değişikliğin tanımlanması
Organizmanın 37C37^\circ C (vücut ısısı) ve 25C25^\circ C (oda ısısı) arasında form değiştirmesi 'termal dimorfizm' olarak belirlendi.
Birçok sistemik patojen mantar (Histoplasma, Blastomyces vb.) bu özelliği gösterir.
2
Mantar hücresinin yapısal bileşenlerinin analizi
Hücre duvarında kitin ve β\beta-glukan, hücre zarında ise ergosterol olduğu teyit edildi.
Bakterilerle (peptidoglikan) ve memeli hücreleriyle (kolesterol) temel farklar bunlardır.

Key Concept

Termal dimorfizm ve mantar hücresinin ayırt edici yapısal özellikleri
Question 133Question

Akut lenfoblastik lösemi (ALLALL) tanısıyla kemoterapi alan 77 yaşındaki bir çocuk hastada, ateş ve giderek artan solunum sıkıntısı gelişiyor. Fizik muayenede belirgin bir bulgu saptanmazken, akciğer grafisinde bilateral perihiler interstisyel infiltratlar izleniyor. Bronkoalveoler lavaj (BALBAL) örneğinin Gümüşleme (Gomori methenamine silver - GMSGMS) boyamasında, çökmüş pinpon topu görünümünde kistik yapılar saptanıyor. Bu mikroorganizmanın özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Membranında ergosterol yerine kolesterol bulunduğu için amfoterisin B'ye doğal dirençlidir.

Answer

Pneumocystis jirovecii'nin membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması, polyen grubu antifungallere karşı doğal dirence neden olur.
Pneumocystis jirovecii'nin en önemli biyokimyasal özelliklerinden biri hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulundurmasıdır. Bu yapısal fark, ergosterol sentezini hedefleyen azollere ve ergosterole bağlanarak etki eden polyenlere (Amfoterisin B) karşı doğal direnç mekanizması oluşturur. Tedavide bu nedenle TMP-SMX tercih edilir.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
İmmünsüprese çocuk (ALL), interstisyel pnömoni ve GMS boyasında 'çökmüş pinpon topu' görünümü Pneumocystis jirovecii'yi işaret eder.
Bu bulgular organizmanın tipik tanısal özellikleridir.
2
Organizmanın biyokimyasal ve farmakolojik özelliklerini hatırla
Organizmanın membranı kolesterol içerir, bu nedenle ergosterolü hedefleyen ilaçlara dirençlidir.
Amfoterisin B gibi polyenler, membrana bağlanmak için ergosterole ihtiyaç duyar.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii'nin kendine has membran yapısı ve bunun tedaviye etkisi.
Question 134Question

Arizona'nın kurak bölgelerinde yol yapım çalışmasında görev alan 38 yaşındaki erkek hasta; yüksek ateş, öksürük, göğüs ağrısı ve bacaklarının ön yüzünde ağrılı eritematöz nodüller (eritema nodozum) şikayetiyle başvurmuştur. Hastanın balgam örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde; 20-100 μm\mu m çapında, kalın duvarlı ve içerisinde çok sayıda küçük dairesel yapılar barındıran sferüller izlenmiştir. Bu etkenin laboratuvar tanısı ve morfolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 25°C'de hiflerin parçalanmasıyla oluşan, dizyünktör hücrelerle ayrılmış fıçı şeklinde artrokonidyumlar üretir.

Answer

Coccidioides türleri, 25°C'de veya doğada, hiflerin parçalanması ve arada kalan dizyünktör hücrelerin ölmesiyle ortaya çıkan fıçı şeklinde artrokonidyumlar üretir.
Vakadaki klinik tablo (Vadi Humması) ve mikroskobik incelemede görülen endosporlu sferüller Coccidioides immitis/posadasii enfeksiyonunu kanıtlar. Bu mantarın ayırıcı tanısındaki en önemli laboratuvar bulgusu, 25°C'deki kültürlerde hiflerin parçalanmasıyla oluşan ve dizyünktör (ayırıcı) hücreler içeren fıçı şeklindeki artrokonidyumlardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve coğrafi verileri analiz et
Arizona (Güneybatı ABD), toz maruziyeti ve eritema nodozum varlığı 'Vadi Humması' (Coccidioidomycosis) tanısını düşündürür.
Coccidioides immitis/posadasii bu bölgelerde endemiktir ve toz stormları sonrası enfeksiyon riski artar.
2
Mikroskobik bulguları yorumla
20-100 μm\mu m çapındaki endosporlu sferüller etkenin doku formudur.
Bu yapı, diğer sistemik mikozların aksine dokuda maya değil sferül yapısı oluşturmasıyla karakterizedir.
3
Kültür morfolojisini belirle
25°C'de SDA'da üreyen küf fazında artrokonidyumlar görülür.
Coccidioides'in çevresel formu, rüzgarla kolayca taşınabilen dayanıklı artrokonidyumlardır.

Key Concept

Coccidioides türlerinde termal dimorfizm ve 'artrokonidyum' morfolojisi.

Practice More

Sistemik mikozlarda cinsiyet hormonlarının (östrojen) Paracoccidioides üzerindeki inhibitör etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 135Question

Sistemik (endemik) mikoz etkenlerinin (*Histoplasma capsulatum*, *Blastomyces dermatitidis*, *Coccidioides immitis*, *Paracoccidioides brasiliensis*) laboratuvar tanısında ve doğadaki yaşam döngülerinde görülen en karakteristik ortak özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 25C25^{\circ}C'de küf, 37C37^{\circ}C'de (dokuda) maya veya sferül fazında bulunmaları

Answer

Sistemik mikoz etkenleri, ortam sıcaklığına bağlı olarak morfoloji değiştiren termal dimorfik mantarlardır; 25C25^{\circ}C'de küf, 37C37^{\circ}C'de ise maya (veya *Coccidioides* için sferül) formunda bulunurlar.
Sistemik (endemik) mikoz etkenlerinin en karakteristik ortak özelliği termal dimorfizmdir. Bu mantarlar doğada veya 25C25^{\circ}C inkübasyonda küf (hif ve spor) formunda bulunurken; dokuda veya 37C37^{\circ}C inkübasyonda maya (veya *Coccidioides* türlerinde sferül) formuna dönüşürler. Bu dönüşüm mantarın patojenitesi için kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Etken grubun genel özelliklerini hatırla.
Sistemik mikozlar (Histoplasma, Blastomyces, Coccidioides, Paracoccidioides) endemik bölgelerde bulunan dimorfik mantarlardır.
Tanı için bu grubun en ayırt edici biyolojik özelliği olan termal dimorfizmin yönü bilinmelidir.
2
Sıcaklık ve morfoloji ilişkisini kontrol et.
Doğada (düşük ısı) küf/hif yapısı, vücutta (yüksek ısı) maya yapısı oluşur.
Vücut ısısı mantarın metabolizmasını maya formuna geçmeye zorlar.

Key Concept

Termal Dimorfizm: Mantarların ortam sıcaklığına (25C25^{\circ}C vs 37C37^{\circ}C) göre küf veya maya fazları arasında geçiş yapma yeteneğidir.

Practice More

Dimorfik mantarların laboratuvar tanısında kullanılan spesifik morfolojik yapıları (örneğin *Paracoccidioides* için 'pilot dümeni') gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 136Question

Akut miyeloid lösemi nedeniyle kemoterapi alan ve ağır nötropenisi olan bir hastada, vorikonazol profilaksisi altında iken akciğerde yeni kavitasyonlu infiltratlar gelişmiştir. Hastadan alınan serum örneklerinde yapılan galaktomannan ve (1,3)βD(1,3)-\beta-D-glukan testleri negatif sonuçlanmıştır. Akciğer biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; geniş çaplı, bölmesiz (aseptataseptat), yer yer 9090^{\circ}'lik açıyla dallanma gösteren hif yapıları izlenmiştir.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, enfeksiyondan sorumlu olması en muhtemel mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: RhizopusRhizopus oryzaeoryzae

Answer

Enfeksiyondan sorumlu olması en muhtemel etken RhizopusRhizopus oryzaeoryzae'dir.
Doğru seçenek olan mantar, nötropenik hastalarda vorikonazol profilaksisi altında gelişen 'breakthrough' enfeksiyonların en önemli nedenlerinden biridir. Mikroskobik olarak hiflerin geniş çaplı (102010-20 μm\mu m), bölmesiz (aseptat) olması ve dallanmaların dik açıyla (9090^{\circ}) gerçekleşmesi Mukorales takımı (örn. RhizopusRhizopus, MucorMucor) için karakteristiktir. Ayrıca bu mantarların hücre duvarı yapısı nedeniyle serum galaktomannan ve (1,3)βD(1,3)-\beta-D-glukan testleri negatif sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik zemini değerlendir
Nötropenik hastada vorikonazol profilaksisi altında gelişen enfeksiyon, vorikonazole dirençli mantarlar için (Mukorales gibi) yüksek risk oluşturur.
Mukorales grubu mantarlar vorikonazole doğal (intrinsik) olarak dirençlidir.
2
Laboratuvar belirteçlerini incele
Galaktomannan ve beta-glukan negatifliği, bu belirteçlerin pozitif olması beklenen AspergillusAspergillus, CandidaCandida ve FusariumFusarium gibi etkenleri dışlar.
Mukorales hücre duvarında galaktomannan bulunmaz ve saptanabilir düzeyde beta-glukan içermez.
3
Morfolojik bulguları yorumla
Geniş çaplı, bölmesiz ve dik açılı dallanan hifler Mukorales ailesi (örn. RhizopusRhizopus) için patognomoniktir.
Bu morfoloji, dar açılı (4545^{\circ}) ve bölmeli hiflere sahip olan AspergillusAspergillus ile temel ayrım noktasıdır.

Key Concept

Mukorales (örn. RhizopusRhizopus) enfeksiyonlarının mikrobiyolojik tanısında morfoloji (geniş, aseptat, 9090^{\circ} dallanma) ve negatif serum biyobelirteçleri (galaktomannan/glukan) anahtar rol oynar.
Estimated Time:1m 30s
Question 137Question

5252 yaşında, 66 ay önce böbrek nakli yapılmış ve immünsüpresif tedavi (siklosporin ve prednizon) alan erkek hasta; yaklaşık iki haftadır devam eden subakut seyirli baş ağrısı ve düşük dereceli ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede ense sertliği saptanıyor. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde; açılış basıncı 280 mmH2O280 \text{ mmH}_2\text{O}, protein 110 mg/dL110 \text{ mg/dL}, glukoz 35 mg/dL35 \text{ mg/dL} ve %80\%80 lenfosit hakimiyeti saptanıyor. BOSBOS örneğinin çini mürekkebi preparatında kapsüllü maya hücreleri görülüyor. Bu hastada saptanan etkenin kesin tanısında aşağıdakilerden hangisi en karakteristiktir?

Show answer & explanation

Answer: Kuş yemi (BirdBird SeedSeed) agarda fenol oksidaz aktivitesi göstermesi

Answer

Kuş yemi (BirdBird SeedSeed) agarda fenol oksidaz aktivitesi göstermesi
Klinik senaryoda tanımlanan kapsüllü maya hücresi bulgusu CryptococcusCryptococcus neoformansneoformans'ı işaret etmektedir. Bu etkenin en önemli virülans faktörlerinden biri fenol oksidaz (lakkaz) enzimidir. Bu enzim, Kuş yemi (BirdBird SeedSeed / NigerNiger SeedSeed) agarda bulunan sübstratları kullanarak melanin sentezlenmesine ve kolonilerin koyu renkli görülmesine neden olur. Bu özellik kesin tanıda altın standart yaklaşımlardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Böbrek nakli sonrası immünsüpresif kullanımına bağlı subakut menenjit tablosu saptandı.
Hastanın bağışıklık durumu ve klinik semptomları fırsatçı bir enfeksiyonu düşündürür.
2
BOSBOS ve çini mürekkebi bulgularını yorumla
Lenfositik pleositoz, düşük glukoz ve çini mürekkebinde kapsüllü maya görülmesi CryptococcusCryptococcus neoformansneoformans tanısını koydurur.
Çini mürekkebi preparatı, Cryptococcus'un polisakkarit kapsülünü göstermek için kullanılan hızlı bir yöntemdir.
3
Kesin tanı (konfirmasyon) testini belirle
Kuş yemi (BirdBird SeedSeed) agarda fenol oksidaz (lakkaz) aktivitesi ile melanin üretimi gösterilmelidir.
Fenol oksidaz aktivitesi, Cryptococcus türlerini diğer maya benzeri mantarlardan ayıran en önemli biyokimyasal özelliklerden biridir.

Key Concept

Cryptococcus neoformans tanısında fenol oksidaz (lakkaz) enzim aktivitesi ve melanin sentezi (Bird Seed Agar) spesifik bir belirteçtir.
Question 138Question

3535 yaşında bir peyzaj mimarı, sol el parmağında gül dikeni batmasından yaklaşık 22 hafta sonra başlayan ve yavaşça ön koluna doğru yayılan, ağrısız nodüler lezyonlar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede nodüllerin lenfatik drenaj hattını takip ettiği izleniyor. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde, sporadik olarak "puro şeklinde maya" hücreleri ve çevresi eozinofilik ışınsal çıkıntılarla (Splendore-Hoeppli fenomeni) sarılı "asteroid cisimcikleri" saptanıyor. Bu klinik tablo ve etken ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Etkenin 25C25^\circ C’deki kültüründe ince konidiyoforların ucunda papatya (rozet) benzeri dizilmiş konidiyalar görülür.

Answer

Etkenin 25C25^\circ C’deki kültüründe ince konidiyoforların ucunda papatya (rozet) benzeri dizilmiş konidiyalar görülür.
Vaka takdiminde anlatılan lenfokutanöz yayılım gösteren lezyonlar ve histopatolojideki asteroid cisimcikleri tipik bir sporotrikoz tablosudur. Bu hastalığın etkeni olan Sporothrix schenckii, termal dimorfik bir mantardır. Laboratuvar ortamında 25°C'de üretildiğinde (küf formu), narin konidiyoforların ucunda papatya veya rozet benzeri bir dizilim sergileyen mikrokonidiyalar oluşturması tanıda karakteristik bir laboratuvar bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Gül dikeni batması öyküsü ve lenfokutanöz yayılım (sporotrikoit yayılım) doğrudan Sporothrix schenckii enfeksiyonunu işaret eder.
Bu spesifik klinik progresyon subkutan mikozlar içinde en çok sporotrikozda görülür.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir
Asteroid cisimciği (Splendore-Hoeppli fenomeni) ve puro şeklinde maya hücreleri tanıyı doğrular.
Asteroid cisimcikleri patognomonik olmasa da sporotrikoz tanısında çok değerli bir ipucudur.
3
Etkenin laboratuvar özelliklerini hatırla
S. schenckii termal dimorfiktir; 25°C'de küf (papatya dizilimi), 37°C'de maya (puro şekli) formundadır.
Laboratuvar tanısında bu morfolojik dönüşümün gösterilmesi esastır.

Key Concept

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizmi ve laboratuvar morfolojisi

Practice More

Kromoblastomikoz ve Miçetoma etkenlerinin granül/cisimcik özelliklerini karşılaştıran bir tabloyu incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 139Question

İnsan patojeni olan mantarların yapısal bileşenleri, morfolojik dönüşüm süreçleri ve immün sistemle etkileşimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bazı termal dimorfik mantarların maya formuna dönüşümü sırasında hücre duvarındaki β\beta-(1,3)-glukan sentezini azaltıp α\alpha-(1,3)-glukan miktarını artırmaları, konak hücrelerindeki dectin-1 reseptörleri tarafından tanınmayı engelleyen bir immün kaçış mekanizmasıdır.

Answer

Termal dimorfik mantarların maya formuna geçişte hücre duvarındaki beta-glukanları alfa-glukanlarla maskeleyerek dectin-1 reseptörlerinden kaçması doğrudur.
Doğru olan seçenek, dimorfik mantarların patogenezindeki spesifik bir immün kaçış mekanizmasını tarif eder. Histoplasma capsulatum gibi mantarlar, çevre sıcaklığından vücut sıcaklığına geçtiklerinde, hücre duvarındaki β\beta-(1,3)-glukan sentezini baskılarlar ve bunun yerine α\alpha-(1,3)-glukan sentezlerler. β\beta-glukanlar konak makrofajları üzerindeki dectin-1 reseptörleri tarafından tanınarak immün yanıtı başlatır; ancak α\alpha-glukan tabakası bu bölgeyi örterek mantarın tanınmadan yayılmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Mantarların hücre duvarı bileşenlerini analiz et.
Hücre duvarında kitin, β\beta-glukanlar ve mannanlar bulunur; ergosterol ise membrandadır.
İlaç hedeflerini ve yapısal özellikleri ayırt etmek için gereklidir.
2
Termal dimorfizm sıcaklık-morfoloji ilişkisini değerlendir.
25C=25^{\circ}C = Küf, 37C=37^{\circ}C = Maya.
Tanısal mikrobiyolojide üreme koşullarını belirlemek için temel bilgidir.
3
İmmün kaçış mekanizmalarını incele.
Dectin-1 reseptörü β\beta-(1,3)-glukanı tanır. Mantar bu polimeri maskelerse tanıyamaz.
Patogenezdeki ileri düzey mekanizmaların anlaşılmasını sağlar.
4
Tanı testlerinin immünolojik temellerini kontrol et.
Deri testleri hücresel (T-hücreli) yanıttır (Tip IV).
Klinik test sonuçlarını yorumlamak için gereklidir.

Key Concept

Termal dimorfizmde biyokimyasal hücre duvarı değişimi ve immün kaçış (maskeleme)
Question 140Question

Bir mikrobiyoloji laboratuvarında izole edilen bir mikroorganizmanın, hem kitin içeren bir hücre duvarına sahip olduğu hem de termal dimorfizm özelliği gösterdiği saptanmıştır. Bu mikroorganizmanın biyokimyasal yapısı ve laboratuvar tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: 37C37^{\circ}C sıcaklıkta, doku veya laboratuvar ortamında genellikle çok hücreli filamentöz küf yapıları gözlenir.

Answer

37°C sıcaklıkta, doku veya laboratuvar ortamında genellikle çok hücreli filamentöz küf yapıları gözlenir ifadesi yanlıştır.
Termal dimorfik mantarlar, morfolojik değişimlerini sıcaklığa göre ayarlarlar. Vücut sıcaklığı olan 37C37^{\circ}C ve doku içi ortamlarda 'maya' (yeast) veya sferül formunda bulunurken; doğada ve laboratuvar ortamındaki 25C25^{\circ}C (oda ısısı) sıcaklıkta 'küf' (mold) veya filamentöz yapıda ürerler. Dolayısıyla 37 derecede filamentöz küf yapılarının görülmesi ifadesi tıbben hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Mantarların hücresel yapı taşlarını değerlendir
Hücre duvarında kitin (N-asetilglukozamin polimeri) ve membranda ergosterol bulunduğu teyit edilir.
Mantarlar ökaryotik organizmalardır ve bakterilerden peptidoglikan içermemeleri ile ayrılırlar.
2
Tanı yöntemlerini ve besiyerlerini kontrol et
SDA'nın seçiciliği ve çini mürekkebinin kapsül gösterimindeki rolü doğrulanır.
Mantarların izolasyonunda SDA altın standarttır ve kapsül varlığı tanısal bir kriterdir.
3
Termal dimorfizm kuralını uygula
Vücut ısısında (37C37^{\circ}C) maya formunun, oda ısısında (25C25^{\circ}C) küf formunun oluştuğu belirlenir.
Termal dimorfizm mantarların çevre sıcaklığına adaptasyon mekanizmasıdır.

Key Concept

Termal Dimorfizm ve Mantar Hücre Duvarı Bileşenleri
PreviousPage 7 / 30Next
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin