Mikoloji

596 questions

Question 141Question

10 yaşında bir çocuk, yaklaşık iki hafta önce bir sokak kedisi tarafından tırmalanan sağ el sırtında gelişen ve proksimal yönde lenfatik bir hat boyunca uzanan ağrısız, nodüler lezyonlar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Alınan deri biyopsisinin histopatolojik incelemesinde piyojenik granülom ve santralinde maya hücresi bulunan eozinofilik ışınsal çıkıntılar (asteroid cisimciği) saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etkenin 25C25^{\circ}C’deki kültüründe görülmesi en olası morfolojik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnce hiflerin ucunda çiçek buketi (papatya) şeklinde dizilmiş konidiler

Answer

İnce hiflerin ucunda çiçek buketi (papatya) şeklinde dizilmiş konidiler
Sporothrix schenckii, doğada ve oda ısısındaki (25C25^{\circ}C) kültürlerde küf formunda ürer. Bu formda ince, septalı hifler ve konidiyoforların ucunda papatya veya çiçek buketi manzarası oluşturan mikrokonidiler görülür. Klinik senaryoda tarif edilen lenfokutanöz yayılım ve dokudaki asteroid cisimciği (Splendore-Hoeppli fenomeni) Sporotrikoz için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve patoloji bulgusunu analiz et
Kedi tırmalaması öyküsü, lenfokutanöz yayılım ve dokuda asteroid cisimciği varlığı Sporotrikoz (Sporothrix schenckii) tanısını koydurur.
Sporothrix schenckii, subkutan mikozlar içinde lenfatik yayılımı ve kedi gibi hayvanlarla bulaşı en tipik olan etkendir.
2
Etkenin biyolojik özelliklerini hatırla
Sporothrix schenckii termal dimorfik bir mantardır; 25C25^{\circ}C’de küf, 37C37^{\circ}C’de maya formunda ürer.
Soruda spesifik olarak 25C25^{\circ}C’deki kültür morfolojisi sorulmaktadır.
3
Küf formu morfolojisini belirle
Oda ısısında ince, septalı hifler ve konidiyoforların ucunda papatya (rozet) şeklinde dizilmiş mikrokonidiler izlenir.
Bu görünüm mantarın laboratuvar tanısında kullanılan en karakteristik mikroskobik özelliğidir.

Key Concept

Sporothrix schenckii termal dimorfizm ve laboratuvar tanısı
Estimated Time:1m 30s
Question 142Question

Gül yetiştiriciliği ile uğraşan 3535 yaşında erkek hastanın sağ el sırtında, yaklaşık 22 ay önce gelişen, yavaş büyüyen ve ülserleşen verrüköz bir lezyon saptanıyor. Fizik muayenesinde bölgesel lenfadenopati veya lenfanjitik yayılım (nodüler dizilim) izlenmeyen hastadan alınan klinik örneğin 25C25^{\circ}C’deki kültüründe; başlangıçta krem rengi olup zamanla siyah-kahverengiye dönen koloniler, mikroskobik incelemede ise ince hiflerin ucunda rozet (papatya) tarzında dizilmiş konidyumlar görülüyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları temel alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fikse kutanöz sporotrikoz

Answer

Fikse kutanöz sporotrikoz
Verrüköz lezyonla seyreden ve lenfanjitik yayılım göstermeyen bu tabloda, kültürde 25C25^{\circ}C’de (küf formu) görülen papatya/rozet benzeri konidyum dizilimi Sporothrix schenckii'yi kesinleştirir. Lenfatik yayılımın yokluğu nedeniyle tanı 'fikse kutanöz sporotrikoz'dur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve lezyon tipini değerlendir
Gül dikeni batması öyküsü ve verrüköz/ülseröz lezyon varlığı subkutan mikozları düşündürür.
Sporothrix schenckii genellikle travma (diken batması) yoluyla bulaşır.
2
Yayılım paternini incele
Lenfanjitik yayılımın (nodüler dizilim) olmaması tanıyı daraltır.
Lenfatik yayılımın izlenmediği, etkenin giriş yerinde kaldığı tablo 'fikse kutanöz' formdur.
3
Kültür ve mikroskobi bulgularını yorumla
25C25^{\circ}C’de rozet tarzında konidyumlar saptandı.
Bu bulgu Sporothrix schenckii için patognomonik bir laboratuvar verisidir.

Key Concept

Sporothrix schenckii'nin fikse kutanöz formu ve rozet tarzı konidiyasyon özelliği.

Hints

1
Hastanın mesleği ve travma öyküsü (gül dikeni) subkutan mikozlar için klasik bir ipucudur.
2
Kültürdeki rozet tarzı dizilim, dimorfik bir mantar olan Sporothrix schenckii için ayırt edicidir.

Practice More

Sporothrix schenckii'nin 37 derecedeki (maya formu) puro benzeri (cigar-shaped) maya hücrelerini ve asteroid cisimcikleri öğrenin.
Estimated Time:1m 15s
Question 143Question

Hematopoetik kök hücre nakli yapılmış bir hastada gelişen progresif pulmoner enfeksiyon nedeniyle yapılan bronkoalveoler lavaj (BALBAL) örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde; geniş çaplı (1015μm10-15 \mu m), bölmesiz (aseptat) ve büyük ölçüde dik açıyla (9090^{\circ}) dallanma gösteren hiyalin hif yapıları saptanmıştır. Bu tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hücre duvarında (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan bulunmadığı için serum beta-glukan testi genellikle negatif sonuç verir.

Answer

Mukorales grubu mantarların hücre duvarında beta-glukan bulunmadığı için serum (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan testi genellikle negatif sonuç verir.
Mukorales takımı mantarları (Rhizopus, Mucor, Rhizomucor vb.) hücre duvarlarında diğer birçok patojen mantarın aksine (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan barındırmazlar. Bu nedenle, invaziv fungal enfeksiyonların taranmasında kullanılan serum beta-glukan testi bu enfeksiyonlarda negatif sonuç verir. Bu durum klinik ayırıcı tanıda önemli bir ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
Morfolojik verileri analiz et.
Geniş çaplı, septasız ve dik açıyla (9090^{\circ}) dallanan hif yapıları Mukorales (Zygomycetes) takımı için karakteristiktir.
Aspergillus gibi diğer küf mantarları dar açıyla (4545^{\circ}) dallanan ve ince, septalı hifler oluşturur.
2
Tanısal biyobelirteçleri değerlendir.
Mukorales enfeksiyonlarında Galaktomannan ve (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan testleri negatiftir.
Hücre duvarı yapısı bu biyobelirteçlerin üretimini içermez, bu da onları Aspergillus ve Candida ayrımında önemli kılar.
3
Tedavi ve laboratuvar özelliklerini gözden geçir.
Vorikonazol direnci ve siklohekzimid duyarlılığı Mukorales için tipiktir.
Bu özellikler klinik yönetimde ve laboratuvar izolasyonunda hatalı tanı/tedaviyi önlemek için bilinmelidir.

Key Concept

Mukorales türlerinin (Rhizopus, Mucor vb.) morfolojik olarak septasız, dik açılı dallanma göstermesi ve biyobelirteç (Galaktomannan/Beta-glukan) testlerinde negatif sonuç vermesi.
Question 144Question

Mantar hücre membranında bulunan ergosterole doğrudan bağlanarak membran bütünlüğünü bozan, hücrede porlar (gözenekler) oluşturan ve sitoplazmik içeriğin dışarı sızmasına yol açan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Amfoterisin B

Answer

Amfoterisin B, mantar hücre membranındaki ergosterole doğrudan bağlanarak por oluşturan antifungal ilaçtır.
Amfoterisin B, poliyen grubu bir antifungaldir. Mantar hücresinin temel sterolü olan ergosterole fiziksel olarak bağlanır. Bu bağlanma sonucunda membran üzerinde hidrofobik bir kanal (por) yapısı oluşur. Bu gözeneklerden potasyum gibi iyonların ve küçük moleküllerin kontrolsüzce dışarı sızması hücrenin ölümüne (fungisidal etki) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
İlacın hedef molekülünü ve etkileşim türünü belirle.
Hedef ergosteroldür ve etkileşim sentez inhibisyonu değil, doğrudan bağlanmadır.
Soru kökünde 'doğrudan bağlanma' ve 'por oluşumu' vurgulanmaktadır.
2
Bu mekanizmaya sahip ilaç grubunu hatırla.
Poliyen grubu antifungaller (Amfoterisin B ve Nistatin) bu mekanizmayla çalışır.
Poliyenler yapısal olarak ergosterole yüksek afinite gösterirler.

Key Concept

Poliyen antifungaller (Amfoterisin B), mantar membranındaki ergosterole bağlanarak fiziksel hasar (por oluşumu) verirler.

Practice More

Nistatin'in kullanım alanları ile Amfoterisin B'nin sistemik yan etkilerini (nefrotoksisite gibi) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 145Question

Tropikal bölgede tarım işçisi olarak çalışan 5050 yaşındaki erkek hasta, sağ bacağında yaklaşık 55 yıl önce başlayan ve yavaş gelişim gösteren siğil benzeri, karnabahar görünümlü, verrukoz bir lezyon şikayetiyle başvuruyor. Lezyondan alınan deri kazıntısının %10\%10 KOHKOH ile yapılan direkt mikroskobik incelemesinde; kalın çeperli, koyu kahverengi, yatay ve dikey septaları olan, "bakır parası" (Medlar cisimciği) görünümünde yapılar saptanıyor. Bu klinik tabloya en sık yol açan mantar etkeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fonsecaea pedrosoi

Answer

Kromoblastomikoz kliniği ve karakteristik Medlar cisimcikleri varlığında en olası etken Fonsecaea pedrosoi'dir.
Kromoblastomikoz; koyu renkli (dematiyöz) mantarların neden olduğu, siğil benzeri lezyonlarla karakterize kronik bir enfeksiyondur. Histopatolojik incelemede veya KOH preparatlarında görülen koyu kahverengi, kalın duvarlı, bölmeli hücreler (sklerotik cisimcikler/Medlar cisimcikleri) tanıyı koydurur. Bu enfeksiyona dünya çapında en sık yol açan tür Fonsecaea pedrosoi'dir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Yavaş seyirli, bacak yerleşimli, verrukoz (karnabahar benzeri) lezyon kromoblastomikozu düşündürür.
Kromoblastomikoz, travmatik inokülasyon sonrası gelişen kronik bir subkutan mikozdur.
2
Mikroskobik bulguları analiz et.
Koyu renkli, septalı "bakır parası" (sklerotik/Medlar cisimcikleri) saptanmıştır.
Bu yapılar mantarın doku formudur ve kromoblastomikoz için patognomoniktir.
3
Etiyolojik ajanı belirle.
Kromoblastomikoza yol açan en yaygın ajan Fonsecaea pedrosoi'dir.
Epidemiyolojik veriler bu türün dünya genelinde dominant etken olduğunu göstermektedir.

Key Concept

Kromoblastomikoz tanısında patognomonik olan sklerotik (Medlar) cisimcikleri ve en sık etken olan Fonsecaea pedrosoi.
Question 146Question

Deriye travmatik inokülasyonu takiben gelişen, bölgesel lenf kanallarını izleyerek proksimale doğru yayılan nodüler lezyonların histopatolojik incelemesinde, maya hücrelerinin çevresinde eozinofilik ışınsal çıkıntılarla karakterize "asteroid cisimcikleri" (Splendore-Hoeppli fenomeni) saptanması durumunda en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sporothrix schenckii

Answer

Deri travması sonrası lenfatik yayılım gösteren ve asteroid cisimcikleri ile karakterize olan etken Sporothrix schenckii'dir.
Doğru yanıt olan mantar, dimorfik bir yapıya sahip olan ve özellikle bitki dikenleri veya toprakla temas sonucu deriye giren bir etkendir. Dokuda oluşturduğu 'asteroid cisimciği', santraldeki maya hücresinin çevresinde eozinofilik ışınsal çıkıntılar (Splendore-Hoeppli fenomeni) ile karakterizedir ve bu tablo en sık bu etkene bağlı gelişen sporotrikozda izlenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Travmatik inokülasyon ve lenfajitik (doğrusal) yayılımın subkutan mikozlar içinde en çok sporotrikoz ile uyumlu olduğu belirlendi.
Sporotrikoz, 'bahçıvan hastalığı' olarak da bilinir ve lenfokutanöz form en sık görülen klinik tablodur.
2
Histopatolojik bulguyu değerlendirme
Asteroid cisimciği (Splendore-Hoeppli fenomeni) varlığı teyit edildi.
Asteroid cisimciği, bir maya hücresinin etrafında biriken antijen-antikor komplekslerinin oluşturduğu eozinofilik ışınsal bir yapıdır ve Sporothrix schenckii enfeksiyonları için karakteristiktir.

Key Concept

Sporothrix schenckii ve Asteroid Cisimciği
Question 147Question

Aspergillus fumigatusAspergillus \ fumigatus’un moleküler patogenezi ve invaziv hastalık geliştirme yeteneği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Aflatoksin B1, Aspergillus fumigatusAspergillus \ fumigatus’un akciğer dokusuna invazyonu ve vasküler harabiyet oluşturması sırasında salınan en önemli virulans faktörüdür.

Answer

Aflatoksin B1’in Aspergillus fumigatusAspergillus \ fumigatus tarafından üretilen bir invaziv virulans faktörü olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Aflatoksin B1 ile ilgili ifade yanlıştır çünkü bu toksin Aspergillus fumigatusAspergillus \ fumigatus tarafından üretilmez. Aflatoksinler, başta Aspergillus flavusAspergillus \ flavus ve Aspergillus parasiticusAspergillus \ parasiticus olmak üzere farklı türlerin ikincil metabolitleridir ve invaziv akciğer hastalığından ziyade gıda toksisitesi ve hepatosellüler karsinom ile ilişkilidir. Aspergillus fumigatusAspergillus \ fumigatus’un invaziv patogenezinde rol oynayan temel faktörler gliotoksin, fumagillin ve helvolik asit gibi bileşiklerdir.

Step-by-Step Solution

1
Aspergillus fumigatusAspergillus \ fumigatus’un temel virulans faktörlerini gözden geçiriniz.
Rodlet tabakası (maskeleme), Gliotoksin (immünsüpresyon), Sideroforlar (demir kazanımı) ve Proteazlar (doku yıkımı) saptanır.
Etkenin konak savunmasından kaçış ve doku invazyonu stratejilerini anlamak için gereklidir.
2
Aflatoksin B1 molekülünün kaynağını ve biyolojik etkisini analiz ediniz.
Aflatoksin B1, Aspergillus flavusAspergillus \ flavus ve Aspergillus parasiticusAspergillus \ parasiticus tarafından üretilen, kontamine gıdalarla alınan ve hepatosellüler karsinom riskini artıran bir mikotoksindir.
Türler arası toksin ayrımı ve toksinin klinik etki spektrumunu belirlemek için gereklidir.
3
Doğal bağışıklık reseptörlerinin (PRR) Aspergillus’u tanıma aşamasını değerlendiriniz.
Dectin-1 reseptörü β\beta-(1,3)-glukanı tanır, ancak RodA tabakası bu molekülü istirahat konidiyalarında gizler.
İmmün kaçış mekanizmasının doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

Aspergillus fumigatusAspergillus \ fumigatus patogenezi; tür spesifik toksinlerin ayrımı ve moleküler immün kaçış mekanizmaları (Rodlet ve Gliotoksin) üzerine kuruludur.

Practice More

Aspergillus türlerinin mikroskobik ayırıcı tanı özelliklerini (uniseriyat/biseriyat dizilim) ve amfoterisin B'ye intrinsik direnç gösteren türü (*A. terreus*) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 148Question

Yakın zamanda tropikal bir bölge seyahati olan 2828 yaşında bir kadın hasta, avuç içinde son bir ayda ortaya çıkan, ağrısız, koyu kahverengi renkli, düzensiz kenarlı bir lezyon nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede lezyonun düz olduğu (maküler) ve üzerinde skuam (kepeklenme) bulunmadığı gözleniyor. Deri kazıntısının %10\%10 potasyum hidroksit (KOHKOH) ile incelenmesinde; kahverengi-yeşil (dematiyöz), septalı hifler ve annellokonidyalar (maya benzeri hücreler) saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hortaea werneckii

Answer

Hortaea werneckii
Hortaea werneckii, Tinea nigra tablosuna neden olan yüzeysel bir mikoz etkenidir. Özellikle tropikal bölgelerde yaygındır ve avuç içi ile ayak tabanında ağrısız, düz, koyu renkli maküllerle karakterize bir tablo oluşturur. Mikroskobik incelemede kahverengi-yeşilimsi septalı hifler ve karakteristik annellokonidyaların görülmesi tanıyı kesinleştirir. Melanomla karışabildiği için ayırıcı tanıda önemlidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sunumu analiz et
Avuç içinde ağrısız, pigmente (koyu kahverengi) makül saptandı.
Tinea nigra'nın tipik klinik görünümü avuç içi ve ayak tabanında melanomla karışabilen hiperpigmente maküllerdir.
2
Mikroskobik bulguları yorumla
KOH preparatında dematiyöz (pigmentli) septalı hifler ve annellokonidyalar görüldü.
Hortaea werneckii, dokuda melanin içeren dematiyöz yapılar oluşturan bir mantardır.
3
Etkeni tanımla
Hortaea werneckii
Klinik yerleşim ve mikroskobik özellikler (dematiyöz hif + avuç içi) bu etkeni doğrular.

Key Concept

Hortaea werneckii ve Tinea Nigra'nın klinik/mikroskobik özellikleri
Estimated Time:1m 0s
Question 149Question

Amerika Birleşik Devletleri'nin güneybatı eyaletlerini (Arizona, New Mexico) kapsayan bir seyahatten dönen 34 yaşındaki erkek hastada, yaklaşık iki hafta sonra ateş, öksürük ve plevretik karakterde göğüs ağrısı gelişmiştir. Hastanın balgam örneğinin mikroskobik incelemesinde 37C37^{\circ}C'de kalın duvarlı, içerisinde çok sayıda endospor barındıran sferüller saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan etkenin doğal ortamdaki veya 25C25^{\circ}C'deki kültür morfolojisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hiflerin parçalanmasıyla oluşan varil şeklinde (fıçımsı) artrokonidiyumlar

Answer

Hiflerin parçalanmasıyla oluşan varil şeklinde (fıçımsı) artrokonidiyumlar
Vakada tanımlanan coğrafi bölge (ABD güneybatısı) ve doku morfolojisi (endospor içeren sferüller) tipik bir Coccidioides immitis enfeksiyonudur. Bu etken dimorfik bir mantardır; vücut sıcaklığında sferül formunda bulunurken, oda sıcaklığında (25C25^{\circ}C) veya doğada hiflerin fragmanlara ayrılmasıyla oluşan fıçımsı artrokonidiyumlar şeklinde görülür. Bu artrokonidiyumlar havaya karışarak inhalasyon yoluyla enfeksiyona neden olan formdur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri ve coğrafi bölgeyi analiz et
ABD'nin güneybatısı ve toz maruziyeti hikayesi, Coccidioides immitis/posadasii enfeksiyonunu (Vadi Humması) düşündürür.
Sistemik mikozlarda coğrafi bölge en önemli tanısal ipuçlarından biridir.
2
Doku morfolojisini değerlendir
37C37^{\circ}C'de (dokuda) endospor içeren sferüllerin görülmesi Coccidioides tanısını kesinleştirir.
Diğer dimorfik mantarlar dokuda maya formu gösterirken, Coccidioides sferül yapısı oluşturur.
3
Etkenin çevre formunu (küf fazını) belirle
Coccidioides 25C25^{\circ}C'de artrokonidiyumlar oluşturur.
Termal dimorfizm gereği, dokuda sferül yapan bu etken dış ortamda hiflerden köken alan artrokonidiyum formundadır.

Key Concept

Coccidioides cinsi mantarların termal dimorfizm özellikleri
Estimated Time:1m 30s
Question 150Question

5252 yaşında erkek çiftçi, sol ayak bileğinde yaklaşık 1212 yıl önce başlayan ve zamanla tüm alt bacağa yayılan, ağrısız, karnabahar benzeri (verrüköz) hiperkeratotik bir kitle şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Lezyonun yüzeyinde çok sayıda küçük siyah noktacık izleniyor. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde; belirgin epidermis hiperplazisi, granülomatöz inflamasyon ve dev hücrelerin içinde kahverengi renkli, kalın duvarlı, hem dikey hem de yatay düzlemde bölünme çizgileri içeren (512μm5-12 \mu m çapında) muriform yapılar gözleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası etken ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: En sık izole edilen etken olan *Fonsecaea pedrosoi*, kültürde *Cladosporium*, *Phialophora* ve *Rhinocladiella* tipi konidiasyonları bir arada sergileyebilir.

Answer

En sık izole edilen etken olan *Fonsecaea pedrosoi*, kültürde *Cladosporium*, *Phialophora* ve *Rhinocladiella* tipi konidiasyonları bir arada sergileyebilir.
Kromoblastomikozun en sık etkeni olan *Fonsecaea pedrosoi*, mikrobiyolojide polimorfik sporülasyon özelliği ile tanınır. Laboratuvar kültüründe aynı kolonide Cladosporium (dallanan zincirler), Phialophora (vazo benzeri fiyalitler) ve Rhinocladiella (akropetal dizilim) tipi konidiasyonların bir arada görülmesi bu tür için karakteristiktir ve diğer etkenlerden ayrımını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Uzun süreli (1212 yıl), verrüköz (karnabahar benzeri), ağrısız lezyon ve yüzeydeki 'kara benekler' kromoblastomikozu işaret eder.
Bu bulgular subkutan bir mikoz olan kromoblastomikozun klasik prezentasyonudur.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir
Kahverengi, kalın duvarlı, enine ve boyuna bölünen muriform (sklerotik/Medlar) cisimcikler saptanmıştır.
Muriform cisimcikler, kromoblastomikoz tanısı için patognomoniktir.
3
En olası etkenin mikrobiyolojik özelliklerini belirle
Kromoblastomikozun en yaygın etkeni *Fonsecaea pedrosoi*'dir ve polimorfik sporülasyon (3 tip konidiasyon) gösterir.
*Fonsecaea* cinsini diğer etkenlerden ayıran en önemli mikrobiyolojik özellik budur.

Key Concept

Kromoblastomikoz ve *Fonsecaea* türlerinin polimorfik konidiasyonu

Practice More

Kromoblastomikoz etkenlerinin yavaş üremesi ve tedavide cerrahi ile birlikte yüksek doz itrakonazol/terbinafin kullanımını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 151Question

Böbrek nakli sonrası 2.2. ayında olan ve yoğun immünosupresif tedavi alan 5555 yaşında bir hastada; tedaviye dirençli ateş, öksürük ve hemoptizi gelişmesi üzerine çekilen toraks BT'de nodüler infiltratlar izlenmiştir. Serum galaktomannan antijeni pozitif saptanan bu hastada, etkenin doku örneklerindeki mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Dikotomi gösteren, septalı ve dar açılı hif yapıları

Answer

Dikotomi gösteren, septalı ve dar açılı hif yapıları
İnvaziv pulmoner aspergilloz (İPA), transplant alıcıları gibi bağışıklığı baskılanmış bireylerde görülen ağır bir tablodur. Galaktomannan antijeninin pozitifliği tanıda çok değerlidir. Aspergillus türleri mikroskobik olarak bölmeli (septalı) hiflere sahip olup, bu hifler yaklaşık 4545 derecelik dar açılarla çatallanarak (dikotomik dallanma) ilerler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik risk faktörlerini ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Böbrek nakli (immünosupresyon) ve serum galaktomannan pozitifliği, etkenin Aspergillus türü olduğunu gösterir.
Galaktomannan, Aspergillus hücre duvarına özgü bir antijendir ve invaziv hastalıkta kana salınır.
2
Aspergillus'un invaziv doku morfolojisini belirle.
Septalı (bölmeli) hifler ve yaklaşık 4545 derecelik dar açılı (dikotomik) dallanma görülmesi beklenir.
Aspergillus türleri morfolojik olarak septalı hif yapısı ve düzenli dikotomik dallanma ile diğer fırsatçı küflerden ayrılır.

Key Concept

Aspergillus türlerinin doku morfolojisi: septalı hifler ve dar açılı (4545^\circ) dikotomik dallanma.
Estimated Time:1m 0s
Question 152Question

Antifungal ilaç araştırmalarında yeni bir hedef olan pirimidin biyosentez yolağındaki dihidroorotat dehidrogenaz (DHODH) enzimini seçici olarak inhibe eden, özellikle *Aspergillus* türleri ve *Lomentospora prolificans* gibi dirençli küf mantarlarına karşı güçlü etkinlik gösteren yeni sınıf antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Olorofim

Answer

Olorofim; pirimidin biyosentezinde dihidroorotat dehidrogenaz (DHODH) enzimini inhibe ederek etki gösteren yeni bir antifungaldir.
Olorofim, mantar hücresinde pirimidinlerin de novo sentezinde kritik bir basamak olan dihidroorotatın orotata dönüşümünü katalize eden dihidroorotat dehidrogenaz (DHODH) enzimini seçici olarak inhibe eder. Bu mekanizma, orotomid adı verilen yeni bir ilaç sınıfının temelidir ve özellikle çoklu dirençli küf mantarı enfeksiyonlarında (Lomentospora prolificans gibi) etkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda belirtilen moleküler hedefi (DHODH) analiz et.
Dihidroorotat dehidrogenaz, de novo pirimidin sentez yolağında yer alan bir enzimdir.
Antifungal ilaçların etki mekanizmalarını ayırt etmek için hedef enzimin bilinmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki yeni nesil antifungal ilaçların mekanizmalarını karşılaştır.
Olorofim DHODH'yi, Manogepix Gwt1'i, Ibrexafungerp glukan sentazı hedef alır.
Benzer klinik kullanım veya 'yeni ilaç' kategorisindeki ajanları mekanizmalarına göre sınıflandırmak doğru cevaba ulaştırır.
3
Özellikle dirençli küf mantarlarına (Aspergillus, Lomentospora) etkinliği doğrula.
Olorofim, bu dirençli küfler üzerinde DHODH inhibisyonu sayesinde güçlü fungistatik/fungisidal etki gösterir.
İlacın spektrumu ve hedefi arasındaki ilişkiyi kurmak TUS düzeyi analiz için gereklidir.

Key Concept

Olorofim (Orotomid sınıfı) ve DHODH inhibisyonu yoluyla pirimidin sentezi engellenmesi.

Hints

1
Bu ilaç, 'Orotomid' adı verilen tamamen yeni bir sınıfa aittir.
2
Hedef alınan yolak, pirimidinlerin de novo biyosentezidir.
3
Dihidroorotatın orotata dönüşümünü engelleyen bu ilaç, Aspergillus ve Lomentospora gibi zor küf enfeksiyonlarında kullanılır.

Practice More

Diğer yeni antifungal Manogepix (Fosmanogepix) ve hedefi olan Gwt1 enzimini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 153Question

Klinik örneklerde saptanması ve üretilmesi oldukça güç olan PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii'nin patogenezi, morfolojik evreleri ve tanısal özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi mikroorganizmanın biyolojik davranışını yanlış tanımlar?

Show answer & explanation

Answer: Antijenik varyasyondan sorumlu olan Major Yüzey Glikoproteini (MSG), genomdaki tüm kopyalarının aynı anda eksprese edilmesi sayesinde yüzeyde polimorfik bir koruma kalkanı oluşturur.

Answer

Major Yüzey Glikoproteini (MSG), genomdaki yüzlerce kopyasından sadece birinin tek bir ekspresyon lokusunda ifade edilmesiyle antijenik varyasyon sağlar; tüm kopyaların aynı anda ekspresyonu söz konusu değildir.
Doğru yanıt olan ifade yanlıştır çünkü Major Yüzey Glikoproteini (MSG) gen ailesi, genomda yaklaşık 80-100 kopya halinde bulunmasına rağmen, her bir organizmada aynı anda sadece tek bir MSG geni ifade edilir. Bu ifade, genomun tek bir bölgesinde bulunan 'Universal Core Sequence' (UCS) adı verilen ekspresyon lokusuna genlerin rekombinasyon yoluyla aktarılmasıyla gerçekleşir. Bu mekanizma, mikroorganizmanın konak bağışıklık sisteminden sürekli olarak kaçmasına olanak tanır.

Step-by-Step Solution

1
P.jiroveciiP. jirovecii'nin yaşam döngüsündeki formların oranını değerlendir.
Trofozoitler sayıca kistlerden çok daha fazladır (%90\%90 ve üzeri).
Tanıda kistlerin (GMS ile) aranması daha kolay olsa da biyolojik olarak trofozoitler baskın formdur.
2
Boyama yöntemlerinin hedef yapılarını analiz et.
Giemsa nükleusu, GMS ise kist duvarını boyar.
Giemsa ile kistlerin içindeki 8 nükleus seçilebilirken, duvar boyanmadığı için kist bir hale şeklinde görünür.
3
Hücre duvarı ve membran bileşenlerini incele.
Duvarda β\beta-glukan (kistlerde), membranda kolesterol bulunur.
Ergosterol yokluğu poliyen ve azol direncini açıklarken, β\beta-glukan varlığı serum tanısal testlerinde (BDG) kullanılır.
4
Antijenik varyasyon mekanizmasını (MSG) kontrol et.
MSG genleri arasında tek bir 'ekspresyon sitesi' mevcuttur.
Mikroorganizma, tek bir ifade bölgesine farklı MSG genlerini taşıyarak yüzey antijenini değiştirir ve bağışıklıktan kaçar.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii'nin antijenik varyasyon mekanizması (MSG) ve yapısal/tanısal farkları.

Practice More

MSG gen ailesinin telomerik yerleşimi ve UCS lokusu arasındaki rekombinasyon mekanizmasını detaylıca inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 154Question

Akut miyeloid lösemi (AML) nedeniyle kemoterapi alan ve nötropenik seyreden bir hastanın balgam kültüründe üreyen küf mantarının mikroskobik incelemesinde; hif yapısındaki bir ayak hücresi (foot cell) üzerinden yükselen konidiyoforun uç kısmında bir vezikül ve bu vezikülü çevreleyen sterigmalar (fialidler) saptanmıştır. Bu morfolojik bulgular aşağıdaki mantar cinslerinden hangisi için karakteristiktir?

Show answer & explanation

Answer: Aspergillus

Answer

Mikroskobik incelemede ayak hücresi, vezikül ve sterigmaların oluşturduğu konidyum başı yapısı Aspergillus cinsi için karakteristiktir.
Aspergillus türleri, septalı hiflerden köken alan ve 'ayak hücresi' (foot cell) adı verilen bazal bir hücreden yükselen konidiyoforlara sahiptir. Konidiyoforun distal ucu genişleyerek bir 'vezikül' oluşturur. Bu vezikülün üzerinde sterigmalar (fialidler) ve onlardan köken alan konidyum zincirleri bulunur. Bu yapının tamamına 'konidyum başı' denir ve bu cinsi tanımlayan en tipik özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Kültürdeki mikroskobik morfolojik yapıları analiz et.
Ayak hücresi, konidiyofor, vezikül ve sterigmalar belirlendi.
Mantar cins düzeyinde tanımlama için üreme yapılarının morfolojisi en güvenilir yöntemdir.
2
Vezikül yapısının hangi küf mantarına özgü olduğunu hatırla.
Vezikül (konidiyoforun uçtaki şişkinliği) Aspergillus cinsine özgüdür.
Diğer küf mantarları (örneğin Penicillium veya Mucorales) farklı üreme yapıları (süpürge görünümü veya sporanjiyum) oluşturur.

Key Concept

Aspergillus cinsinin kültürdeki mikroskobik tanısı 'konidyum başı' (conidial head) yapısı ile konur.

Hints

1
Bu yapı, mantarın kültür ortamında gösterdiği karakteristik 'baş' yapısını tarif etmektedir.
2
Tarif edilen 'ayak hücresi' ve 'vezikül', bu cinsin adını aldığı 'aspergillum' (su serpme aleti) görünümünü sağlar.
3
Septalı hiflerden köken alan ve ucu şişkin bir konidiyofor yapısı sadece Aspergillus'ta bulunur.

Practice More

İnvaziv aspergillozis tanısında dokudaki septalı ve dar açılı hif görünümü ile kültürdeki bu yapıları karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 0s
Question 155Question

1414 yaşındaki bir erkek çocuk, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve derin doku abseleri nedeniyle takip edilmektedir. Yapılan nitroblue tetrazolium (NBTNBT) testi negatif sonuçlanan hastanın son başvurusunda akciğer biyopsi örneğinde dar açılı (4545^{\circ}) dallanma gösteren septalı (bölmeli) hifler izlenmiştir. Kültürde üreyen etkenin in vitro duyarlılık testinde amfoterisin B için minimum inhibitör konsantrasyonu (MI˙KMİK) değeri çok yüksek (dirençli) saptanmıştır. Bu klinik tabloya ve direnç profiline sahip etkenin mikroskobik morfolojisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Vezikülün üst yarısında çift sıralı (biseriat) fiyalidlerin bulunması ve hifler boyunca lateral aleuriokonidiyumların görülmesi

Answer

Vezikülün üst yarısında çift sıralı (biseriat) fiyalidlerin bulunması ve hifler boyunca lateral aleuriokonidiyumların görülmesi
Kronik granülomatöz hastalık (KGH) hastalarında en sık enfeksiyon etkenlerinden biri Aspergillus türleridir. Biyopside septalı ve dar açılı dallanan hiflerin görülmesi Aspergillus tanısını doğrular. Aspergillus türleri arasında amfoterisin B'ye intrinsik direnç göstermesiyle bilinen tür Aspergillus terreus'tur. Mikroskobik olarak vezikülün üst kısmında çift sıralı (biseriat) fiyalidlerin bulunması ve hifler üzerinde lateral olarak yerleşen 'aleuriokonidiyum' (mikrokonidiyum) adı verilen yapılar A. terreus için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
NBT testi negatifliği, hastada Kronik Granülomatöz Hastalık (KGH) olduğunu gösterir.
KGH hastaları, fagositoz sırasında reaktif oksijen ürünleri oluşturamadıkları için katalaz pozitif mikroorganizmalara, özellikle Aspergillus türlerine karşı duyarlıdır.
2
Morfolojik ve mikrobiyolojik bulguları analiz et
Dar açılı (4545^{\circ}) dallanan septalı hifler, Aspergillus genusunu işaret eder.
Zygomycetes türleri geniş ve septasız hifler oluştururken, Aspergillus türleri septalı ve dar açılı dallanan hiflere sahiptir.
3
Direnç profilini tür tayini ile eşleştir
Amfoterisin B'ye intrinsik dirençli olan en önemli Aspergillus türü Aspergillus terreus'tur.
Diğer sık görülen türler (fumigatus, flavus, niger) genellikle amfoterisin B'ye duyarlıdır.
4
Aspergillus terreus'un mikroskobik özelliklerini hatırla
Biseriat (çift sıralı) fiyalidler ve aleuriokonidiyumlar (lateral mikrokonidiyumlar).
Aleuriokonidiyumlar, Aspergillus terreus'u diğer türlerden ayıran en spesifik mikroskobik özelliktir.

Key Concept

Aspergillus terreus'un intrinsik Amfoterisin B direnci ve lateral aleuriokonidiyum morfolojisi.

Practice More

Diğer Aspergillus türlerinin aflatoksin üretimi (A. flavus) ve eksternal otit (A. niger) gibi klinik ilişkilerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 156Question

Mantar hücre membranının temel bileşeni olan ergosterolün biyosentez yolunda görev alan 14-alfa-demetillaz enzimini inhibe ederek etki gösteren antifungal ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Azoller

Answer

Azol grubu antifungal ilaçlar, mantar sitokrom P450 bağımlı 14-alfa-demetillaz enzimini inhibe ederek ergosterol sentezini engellerler.
Azoller, mantar hücresinde sitokrom P450'ye bağımlı bir enzim olan 14-alfa-demetillazı inhibe ederek lanosterolün ergosterole dönüşmesini engellerler. Bu durum hücre membran yapısının bozulmasına ve mantar büyümesinin durmasına (fungistatik etki) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Antifungal ilaçların hedef yapılarını belirle
Mantar hücresinde temel hedefler; hücre duvarı (glukan), hücre membranı (ergosterol) ve nükleik asitlerdir.
Soruda spesifik bir enzim (14-alfa-demetillaz) sorgulandığı için bu enzimin hangi yolakta olduğu hatırlanmalıdır.
2
14-alfa-demetillaz enziminin görevini hatırla
Bu enzim, lanosterolün ergosterole dönüşüm basamağında görev alır.
Ergosterol sentezinin bu spesifik basamağını inhibe eden ilaç grubunu belirlemek için gereklidir.
3
Enzimi inhibe eden ilaç grubunu eşleştir
Azoller (imidazoller ve triazoller) bu enzimin bilinen inhibitörleridir.
Azollerin temel etki mekanizması bu enzim üzerindendir.

Key Concept

Azol grubu antifungallerin etki mekanizması (14-alfa-demetillaz inhibisyonu)

Practice More

Azollerin yan etki profili olarak insan steroid biyosentezini (P450 inhibisyonu üzerinden) nasıl etkileyebileceğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 157Question

İnvaziv fungal enfeksiyon şüphesi olan bir hastanın biyopsi örneklerinde fungal yapıların gösterilmesi ve serumda biyobelirteç takibi planlanmaktadır. Mantar hücre mimarisinin biyokimyasal özellikleri, termal dimorfizm mekanizmaları ve laboratuvar tanı yöntemleri arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mantar sitoplazmik membranında bulunan ergosterol, yapısındaki C7,8C-7,8 ve C22,23C-22,23 konumlarındaki ek çift bağlar sayesinde hayvansal kolesterolden ayrılır ve poliyenlerin seçici bağlanmasına olanak tanır.

Answer

Mantar sitoplazmik membranında yer alan ergosterolün kolesterolden yapısal farkı (spesifik çift bağlar), antifungal ilaçların seçici etkisini ve membran bütünlüğünü sağlar.
Doğru yanıt olan seçenek, mantar hücresinin en temel ayırt edici özelliklerinden biri olan ergosterol yapısına odaklanır. Ergosterol, kolesterole (C27C_{27}) göre bir fazla karbon içerir (C28C_{28}) ve halka yapısında (özellikle C7,8C-7,8 konumunda) ve yan zincirde (C22,23C-22,23 konumunda) bulunan ek çift bağlar sayesinde amfoterisin B gibi poliyen antifungal ilaçlar için spesifik bir hedef haline gelir. Bu yapısal fark, insan hücrelerine zarar vermeden mantar membranında gözenekler oluşmasını sağlayan seçici toksisite mekanizmasının temelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hücre duvarı bileşenlerinin sentez yerini analiz et.
β(1,3)\beta-(1,3)-glukan sentaz sitoplazmik membrandadır, hücre duvarı katmanlarında değil.
Enzimatik sentez membran proteinleri aracılığıyla içeriden dışarıya doğru gerçekleşir.
2
Ergosterol ve kolesterol arasındaki biyokimyasal farkları karşılaştır.
Ergosteroldeki Δ7\Delta 7 ve Δ22\Delta 22 çift bağları kolesterolde bulunmaz.
Amfoterisin B gibi poliyenler bu spesifik sterol yapısına yüksek afinite ile bağlanır.
3
Tanı yöntemlerinin (KOH) etki mekanizmasını değerlendir.
KOH kimyasal bir temizleyicidir, spesifik bir bağlanma veya floresan etkisi yoktur.
Hücre duvarı bileşenlerine bağlanan boyalar Kalkoflor beyazı veya Gömöri Metenamin Gümüş (GMS) gibi yöntemlerdir.

Key Concept

Fungal Hücre Membranı ve Ergosterol Biyokimyası

Practice More

Ekinokandin grubu ilaçların (kaspofungin vb.) β(1,3)\beta-(1,3)-glukan sentaz üzerindeki non-kompetitif inhibisyon etkisini ve bu etkinin hangi mantar türlerinde fungisidal (Kandida) hangilerinde fungistatik (Aspergillus) olduğunu inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Question 158Question

Kırk beş yaşında, dört ay önce kalp nakli yapılmış ve immünsupresif (takrolimus, mikofenolat mofetil) tedavi alan bir erkek hasta; son iki haftadır giderek artan kuru öksürük ve efor dispnesi şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde bilateral perihiler "buzlu cam" manzarası saptanan hastada en olası etkenin amfoterisin B tedavisine doğal dirençli olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hücre membranında ana sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulunması

Answer

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması, amfoterisin B gibi ergosterole bağlanan ilaçlara doğal direnç gelişmesine neden olur.
Pneumocystis jirovecii, mantar olarak sınıflandırılmasına rağmen hücre membranında diğer mantarların aksine ana sterol olarak ergosterol yerine kolesterol barındırır. Amfoterisin B, mantar membranındaki ergosterole bağlanarak gözenekler oluşturan bir ilaçtır. Hedef molekül olan ergosterolün yokluğu, bu etkenin amfoterisin B'ye doğal olarak dirençli olmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve risk faktörlerini değerlendir.
Organ nakli sonrası immünsupresif tedavi ve buzlu cam manzarası, fırsatçı bir enfeksiyon olan Pneumocystis jirovecii pnömonisini (PJP) düşündürür.
Kalp nakli sonrası kullanılan takrolimus ve mikofenolat mofetil hücresel bağışıklığı baskılayarak PJP riskini artırır.
2
Etkenin biyokimyasal özelliklerini ve tedavi yanıtını analiz et.
P. jirovecii bir mantardır ancak tipik fungal sterol olan ergosterolden yoksundur.
Amfoterisin B ve azol grubu antifungal ilaçlar etkilerini ergosterol üzerinden gösterirler.
3
Direnç mekanizmasını belirle.
Membranda ana sterol kolesteroldür.
Hedef molekülün (ergosterol) bulunmaması amfoterisin B'nin bağlanmasını ve etkisini engeller.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii'nin amfoterisin B'ye direnç mekanizması, hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesidir.
Question 159Question

48 yaşında, daha önce tüberküloz tedavisi görmüş bir erkek hasta, son haftalarda artan öksürük ve aralıklı hemoptizi (ağızdan kan gelmesi) şikayetleriyle kliniğe başvuruyor. Çekilen toraks BT incelemesinde sağ üst lobda eski bir tüberküloz kavitesi içerisinde, hastanın pozisyonuyla yer değiştiren hareketli, yuvarlak bir kitle ve kitlenin üzerinde radyolüsen bir hava tabakası (hava hilali belirtisi) izleniyor. Alınan balgam örneğinin laboratuvar incelemesinde septalı ve düzenli olarak yaklaşık 4545^\circ açı ile dallanan hifler saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aspergilloma

Answer

Bu hastadaki klinik ve radyolojik bulgular ışığında en olası tanı Aspergilloma'dır.
Aspergilloma (mantar topu), önceden var olan akciğer kavitelerinde (tüberküloz, sarkoidoz, bronşektazi vb.) Aspergillus hiflerinin invazyon yapmaksızın toplanmasıyla oluşur. Hastanın pozisyonuyla kitlenin yer değiştirmesi ve radyolojide izlenen 'hava hilali' (air crescent sign / Monod belirtisi) bu tablo için klasiktir. Mikroskopide görülen septalı ve dar açılı dallanma gösteren hifler ise etkenin Aspergillus olduğunu doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve radyolojik bulguların analizi
Eski tüberküloz kavitesi + Hemoptizi + Hareketli kitle + Hava hilali belirtisi.
Bu kombinasyon, kavitasyonel akciğer hastalıklarının iyileşme bölgelerinde gelişen saprofitik kolonizasyonu işaret eder.
2
Mikroskobik morfolojinin değerlendirilmesi
Septalı hifler ve 4545^\circ (dar açı) ile dallanma.
Bu morfolojik özellikler Aspergillus türleri için ayırt edici tanısal kriterdir.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Tanı Aspergilloma (Mantar Topu).
Bağışıklığı baskılanmış hastalarda görülen invaziv formun aksine, burada mevcut bir boşlukta yerleşen non-invaziv bir yapı söz konusudur.

Key Concept

Aspergillus türlerinin eski kavitelerdeki kolonizasyonu (Aspergilloma) ve karakteristik radyolojik/mikroskobik bulguları.
Question 160Question

Bağışıklık sistemi baskılanmış bir hastada gelişen menenjit tablosundan izole edilen; mikroskobik incelemede psödohif yapısı oluşturmadığı, sadece tomurcuklanan maya hücreleri şeklinde görüldüğü ve bu hücrelerin etrafında belirgin bir polisakkarit kapsül bulunduğu saptanan fırsatçı patojen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cryptococcus neoformans

Answer

Cryptococcus neoformans
Cryptococcus neoformans, fırsatçı maya mantarları arasında kalın bir polisakkarit kapsüle sahip olmasıyla unik bir özellik gösterir. Mikroskobik incelemede (özellikle çini mürekkebi preparatında) bu kapsül, hücre etrafında geniş bir halelenme şeklinde görülür. Ayrıca, Candida türlerinin aksine psödohif veya hif yapıları oluşturmaz; sadece tomurcuklanan maya hücreleri şeklinde izlenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bağlamı ve morfolojik özellikleri değerlendir
İmmün yetmezlikli hastada menenjit ve kapsüllü maya hücresi bulgusu saptandı.
Cryptococcus neoformans'ın en tipik klinik sunumu bağışıklığı baskılanmış kişilerde gelişen menenjittir.
2
Diğer maya mantarlarından ayırıcı özelliklere bak
Etkenin psödohif oluşturmadığı ve kalın bir polisakkarit kapsüle sahip olduğu görüldü.
Candida türlerinin çoğu psödohif oluştururken, Cryptococcus neoformans psödohif oluşturmayan 'gerçek' bir mayadır.

Key Concept

Cryptococcus neoformans, belirgin polisakkarit kapsülü olan ve psödohif yapısı oluşturmayan, üreaz pozitif tek önemli fırsatçı maya mantarıdır.

Alternative Method

Üreaz testi pozitifliği de Cryptococcus'u Candida türlerinden ayıran hızlı bir biyokimyasal ipucudur.
Estimated Time:45s
PreviousPage 8 / 30Next