Temel İmmünoloji

642 questions

Question 261Question

Antijen sunan hücreler tarafından sunulan spesifik antijeni tanıyan ve gerekli ko-stimülatör sinyalleri alan saf (naivenaive) TT lenfositlerin; hücre siklusuna girerek klonal genişleme (proliferasyon) yapabilmesi için sentezledikleri ve bizzat kendi üzerlerindeki yüksek afiniteli reseptörlere (CD25CD25) bağlanarak otokrin büyüme faktörü olarak işlev gören sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnterlökin-2 (IL2IL-2)

Answer

İnterlökin-2 (IL2IL-2)
İnterlökin-2 (IL2IL-2), aktive olan T hücreleri tarafından sentezlenen ve yine aktive olan T hücreleri üzerindeki yüksek afiniteli IL2IL-2 reseptörüne (alfa, beta ve gama zincirlerinden oluşan kompleks) bağlanarak hücrenin proliferasyonuna neden olan temel sitokindir.

Step-by-Step Solution

1
T hücresi aktivasyon sinyallerini analiz et.
Antijen sunumu ve ko-stimülasyon (CD28-B7 etkileşimi) sonucunda saf T hücresinin aktive olduğu ve IL-2 sentezinin tetiklendiği saptandı.
T hücresi aktivasyonu için iki temel sinyal gereklidir ve bu sinyaller büyüme faktörü genlerini aktive eder.
2
Reseptör değişikliğini değerlendir.
Aktivasyon sonrası T hücresi yüzeyinde IL-2 reseptörünün alfa zincirinin (CD25CD25) eksprese edildiği ve reseptörün yüksek afinite kazandığı görüldü.
Yüksek afiniteli reseptör oluşumu, hücrenin düşük konsantrasyonlardaki sitokine bile yanıt vermesini sağlar.
3
Otokrin döngüyü ve sonucu belirle.
Sentezlenen IL-2'nin aynı hücredeki reseptörüne bağlanarak proliferasyonu başlattığı sonucuna varıldı.
Bu otokrin mekanizma, antijene spesifik T hücresinin hızla çoğalarak bir ordu kurmasını (klonal ekspansiyonklonal\ ekspansiyon) sağlar.

Key Concept

İnterlökin-2 (IL2IL-2), T lenfositlerin klonal proliferasyonu için en temel otokrin büyüme faktörüdür ve yüksek afiniteli reseptörü olan CD25CD25 üzerinden etki eder.
Question 262Question

İnsan bağışıklık sisteminde antijenlerin işlenmesi ve T lenfositlere sunulması sürecinde görev alan moleküler bileşenler ve fonksiyonları ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: HLA-DM\text{HLA-DM} — Peptidlerin MHC\text{MHC} sınıf I molekülüne yüklenmesinin katalize edilmesi

Answer

HLA-DM molekülünün MHC sınıf I ile eşleştirildiği seçenek yanlıştır.
HLA-DM molekülü, MHC sınıf II yolunda görev yapan ve endozomal veziküllerde CLIP segmentinin uzaklaştırılarak asıl antijenik peptidin MHC sınıf II oluğuna yerleşmesini katalize eden şaperon benzeri bir moleküldür. Eşleştirmede MHC sınıf I ile ilişkilendirilmesi hatalıdır; çünkü MHC sınıf I yüklemesi sitozolde proteazom ve ER'de TAP kompleksi üzerinden yürür.

Step-by-Step Solution

1
Antijen sunum yolaklarını (Endojen/MHC I ve Eksojen/MHC II) belirle.
Endojen yol (MHC I) proteazom ve TAP içerirken; eksojen yol (MHC II) Li zinciri, CLIP ve HLA-DM içerir.
MHC molekülleri farklı kaynaklı antijenleri farklı T hücre gruplarına sunmak üzere özelleşmiş mekanizmalar kullanır.
2
HLA-DM'nin spesifik görevini analiz et.
HLA-DM, endozomal/lizozomal kompartmanlarda (MIIC) MHC sınıf II molekülünden CLIP'i ayırıp antijenik peptidin bağlanmasını sağlar.
MHC sınıf I peptid yüklemesi şaperonlar (tapazin gibi) ve TAP aracılığıyla doğrudan ER içerisinde gerçekleşir, HLA-DM bu yolda görev almaz.

Key Concept

MHC Sınıf I ve Sınıf II Antijen İşleme Yolaklarının Moleküler Farklılıkları

Practice More

HLA-DM'nin etkisini inhibe eden düzenleyici molekülün HLA-DO olduğunu hatırlamak konuyu pekiştirir.
Estimated Time:50s
Question 263Question

İnsan lökosit antijenleri (HLAHLA) ve antijen sunum yolakları arasındaki fonksiyonel ilişkiler düşünüldüğünde, aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: HLABHLA-B — Endojen peptidlerin TAPTAP aracılığıyla taşınması ve sunumu

Answer

HLA-B molekülünün endojen peptidlerin TAP aracılığıyla endoplazmik retikulum lümenine taşınması süreciyle eşleştirildiği seçenek doğrudur.
HLA-B, bir MHC Sınıf I molekülüdür. Sınıf I yolunda, sitozolik proteinler proteazom tarafından peptidlere ayrılır. Bu peptidlerin MHC molekülüne yüklenebilmesi için endoplazmik retikulum (ER) lümenine taşınması gerekir. Bu taşıma işlemi, ATP bağımlı bir pompa olan TAP (transporter associated with antigen processing) proteinleri tarafından gerçekleştirilir. Bu nedenle HLA-B ve TAP eşleşmesi biyolojik olarak tutarlıdır.

Step-by-Step Solution

1
HLA allellerinin hangi MHC sınıfına ait olduğu belirlenir.
HLA-A, B ve C Sınıf I; HLA-DR, DP ve DQ ise Sınıf II molekülleridir.
MHC sınıflarının tanınması, hangi antijen işleme yolunun (endojen veya eksojen) kullanılacağını belirler.
2
Endojen ve eksojen yolakların temel moleküler bileşenleri gözden geçirilir.
Endojen yol (Sınıf I): Proteazom, TAP, ER. Eksojen yol (Sınıf II): Endozom, Değişmeyen Zincir (Li), HLA-DM, CLIP.
Yolak bileşenleri, antijenin kaynağına ve sunulacağı hücre tipine göre özelleşmiştir.
3
Hücre tipi eşleşmeleri kontrol edilir.
Sınıf I molekülleri peptidleri CD8+ T hücrelerine, Sınıf II molekülleri ise CD4+ T hücrelerine sunar.
T lenfositlerin yüzeyindeki koreseptörler (CD4/CD8) ilgili MHC sınıfına bağlanarak yanıtı başlatır.
4
Seçeneklerdeki eşleşmelerin biyolojik tutarlılığı analiz edilir.
Sadece HLA-B (Sınıf I) ve TAP (Sınıf I yolu taşıyıcısı) eşleşmesi tüm kriterleri karşılamaktadır.
Diğer seçeneklerde MHC sınıfı ile işleme molekülü veya hedef hücre tipi arasında uyumsuzluk bulunmaktadır.

Key Concept

MHC moleküllerinin sınıflarına göre allel dağılımı ve antijen işleme süreçlerindeki moleküler farklılıklar.
Estimated Time:1m 30s
Question 264Question

İmmün sistem hücreleri ve bu hücrelerin fonksiyonel belirteçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Folliküler dendritik hücreler, kemik iliği kökenli olmayıp yüzeylerindeki CD21CD21 ve CD35CD35 reseptörleri aracılığıyla intakt antijenleri B hücrelerine sunarlar.

Answer

Folliküler dendritik hücreler, kemik iliği kökenli olmayıp yüzeylerindeki CD21CD21 ve CD35CD35 reseptörleri aracılığıyla intakt antijenleri B hücrelerine sunarlar.
Doğru ifade folliküler dendritik hücrelerin (FDC) mezenşimal kökenli olması ve antijenleri işlemeden, yüzeylerindeki CD21CD21 (CR2CR2) ve CD35CD35 (CR1CR1) reseptörleri aracılığıyla B hücrelerine sunmasıdır. Bu hücreler germinal merkezlerde B hücre seçilimi ve bellek oluşumunda anahtar rol oynarlar.

Step-by-Step Solution

1
Dendritik hücre tiplerinin kökenlerini karşılaştır.
Miyeloid ve plazmasitoid dendritik hücrelerin kemik iliği (hematopoetik) kökenli olduğu, folliküler dendritik hücrelerin (FDC) ise mezenşimal kökenli olduğu saptandı.
FDC'lerin diğer dendritik hücrelerden en temel farkı embriyolojik kökenleri ve antijen sunma şekilleridir.
2
FDC'lerin antijen sunma mekanizmasını incele.
FDC'lerin antijeni işlemedikleri (MHC-II kullanmadıkları), bunun yerine kompleman reseptörleri (CD21CD21, CD35CD35) ve Fc reseptörleri ile antijeni yüzeylerinde tutarak B hücrelerine sundukları doğrulandı.
B hücreleri antijenin doğal (intakt) yapısını tanımaya ihtiyaç duyar, bu yüzden FDC'ler antijeni parçalamadan sunar.
3
Primer ve sekonder lenfoid organ ayrımını kontrol et.
Dalağın sekonder, timusun primer lenfoid organ olduğu; Langerhans hücrelerinin ise lenf düğümlerine (sekonder) göç ettiği belirlendi.
Organların fonksiyonel sınıflandırması immün yanıtın nerede başlayacağını belirler.

Key Concept

Folliküler dendritik hücrelerin (FDC) mezenşimal kökenli olması ve intakt antijenleri B hücrelerine sunma yeteneği.

Practice More

B hücresi aktivasyonunda germinal merkezlerde gerçekleşen somatik hipermutasyon ve sınıf değiştirme (isotype switching) süreçlerini incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 265Question

Kompleman sisteminin regülasyonunda kritik rol oynayan Faktör I (C3b/C4bC3b/C4b inaktivatörü), Faktör H ve MCP (CD46CD46) gibi kofaktörlerin varlığında C3bC3b molekülünü parçalayarak inaktif iC3biC3b formuna dönüştürür. Bu proteinin genetik eksikliği olan bir hastada, kompleman sisteminin kontrolsüz aktivasyonu ve buna bağlı gelişen serum profili ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Alternatif yolak amplifikasyon döngüsü denetlenemediği için plazma C3C3 düzeyleri tükenir ve klinik tablo C3C3 eksikliğine benzer şekilde tekrarlayan piyojenik enfeksiyonlarla seyreder.

Answer

Faktör I eksikliği olan hastada alternatif yolak amplifikasyon döngüsü kontrol edilemediği için plazma C3C3 seviyeleri dramatik şekilde düşer ve bu durum tekrarlayan piyojenik enfeksiyonlara yatkınlık oluşturur.
Faktör I, kompleman aktivasyonunu sınırlayan en önemli proteinlerden biridir. Eksikliğinde C3bC3b molekülleri iC3biC3b'ye dönüştürülemez. Serbest kalan C3bC3b, alternatif yolağın amplifikasyon döngüsünü (loop) sürekli çalıştırır. Bu durum plazmadaki C3C3 proteininin tamamen tükenmesine yol açar. Sonuç olarak, C3C3 eksikliğine benzer şekilde kapsüllü bakterilerle (piyojenik) tekrarlayan enfeksiyonlar görülür.

Step-by-Step Solution

1
Faktör I'in normal fizyolojik görevi tanımlanır.
Faktör I, C3bC3b'yi parçalayarak iC3biC3b'ye dönüştürür ve aktivasyonu durdurur.
Sistemin kontrolsüz ilerlemesini önlemek için regülatörlerin etkisini bilmek gerekir.
2
Eksiklik durumunda amplifikasyon döngüsünün akıbeti analiz edilir.
İnaktive edilemeyen C3bC3b, Faktör B ile birleşerek sürekli C3bBbC3bBb konvertazı üretir.
Negatif feedback mekanizmasının ortadan kalkması 'pozitif feedback' (amplifikasyon) döngüsünü baskın hale getirir.
3
Serum C3C3 düzeyleri ve klinik yansıma değerlendirilir.
Sürekli dönüşüm nedeniyle serum C3C3 tükenir (consumption).
Tüketim sonucunda opsonizasyon ve kemotaksi yeteneği azalır, piyojenik enfeksiyon riski artar.

Key Concept

Faktör I eksikliği, regülatör bir proteinin yokluğuna rağmen, efektör molekül (C3C3) tükenmesine yol açarak sekonder bir immün yetmezlik tablosu oluşturur.
Estimated Time:2m 30s
Question 266Question

Sekonder lenfoid organların germinal merkezlerinde gerçekleşen B hücresi aktivasyonu; klonal ekspansiyon, somatik hipermutasyon, affinite matürasyonu ve izotip değişimi gibi kritik basamakları içeren dinamik bir süreçtir. Bu süreçte B hücreleri "sentroblast" ve "sentrosit" olarak adlandırılan morfolojik ve fonksiyonel evrelerden geçerler. Germinal merkez reaksiyonu ve B hücrelerinin bu süreçteki maturasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: B hücrelerinin karanlık bölgede (dark zone) toplanması CXCR4 ekspresyonu ile sağlanırken; ışık bölgesine (light zone) geçiş ve antijen seçilimi CXCR5 aracılı kemotaksi ve foliküler dendritik hücre etkileşimiyle gerçekleşir

Answer

B hücrelerinin germinal merkezin karanlık bölgesinde CXCR4 ekspresyonu ile toplanması, ışık bölgesine geçişte ise CXCR5 ve foliküler dendritik hücre (FDC) etkileşiminin kritik rol oynaması doğrudur.
Doğru ifade olan B hücrelerinin germinal merkezin karanlık bölgesinde CXCR4, ışık bölgesinde CXCR5 eksprese etmesi durumu, germinal merkezin anatomik ve fonksiyonel polarizasyonunun temelidir. Karanlık bölgedeki sentroblastlar yoğun bölünme ve somatik hipermutasyon geçirirken, CXCR5 artışıyla ışık bölgesine geçen sentrositler foliküler dendritik hücreler (FDC) üzerindeki antijenlerle etkileşerek yaşam sinyali alırlar.

Step-by-Step Solution

1
Germinal merkez bölgelerinin (Dark Zone / Light Zone) fonksiyonel ayrımını yapınız.
Karanlık bölge sentroblastların proliferasyon ve somatik hipermutasyon (SHM) alanıdır; ışık bölge sentrositlerin antijen seçilimine uğradığı alandır.
Bu ayrım, B hücresinin matürasyon basamaklarını anlamak için temeldir.
2
Bölgeler arası göçü kontrol eden kemokin mekanizmalarını inceleyiniz.
CXCR4 ekspresyonu sentroblastları CXCL12 zengin karanlık bölgede tutar; CXCR5 ekspresyonu sentrositleri CXCL13 zengin ışık bölgesine yönlendirir.
Kemokin reseptör değişimi, B hücresinin seleksiyon fazına geçişini sağlar.
3
Seçilen doğru cevabı diğer seçeneklerdeki hatalarla karşılaştırarak doğrulayınız.
Marker kaybı (CD20), yanlış enzim (RAG vs AID), yanlış sitokin (TGF-beta/IgA) ve yanlış MHC sunumu (MHC-I) elenmiştir.
Seçeneklerin moleküler düzeyde analizi yanlış yönlendirmeleri ortadan kaldırır.

Key Concept

Germinal merkez polarizasyonu ve kemokin (CXCR4/CXCR5) aracılı B hücresi trafiği.
Estimated Time:2m 0s
Question 267Question

T lenfosit aktivasyonu, antijenik uyarı ile birlikte kostimülatör ve inhibitör sinyaller arasındaki hassas dengeye dayanır. Antijen sunan hücreler (ASH) üzerinde bulunan B71B7-1 (CD80CD80) ve B72B7-2 (CD86CD86) moleküllerinin T hücresi üzerindeki reseptörleri ile etkileşimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: CTLA4CTLA-4, B7B7 moleküllerine CD28CD28 reseptöründen daha yüksek afinite ile bağlanarak T hücresi aktivasyonunu sınırlar.

Answer

CTLA-4'ün B7 moleküllerine olan afinitesi CD28'den daha yüksektir, bu durum rekabetçi bir inhibisyon yaratarak T hücresi yanıtını sınırlar.
T hücresi aktivasyonu sırasında indüklenen CTLA-4 molekülü, yüzeydeki sınırlı sayıdaki B7 molekülü için CD28 ile yarışır. CTLA-4'ün afinitesi çok daha yüksek olduğu için B7 moleküllerini CD28'den daha etkin bağlar ve böylece T hücresine giden pozitif kostimülatör sinyali keserek negatif (inhibitör) bir sinyal oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Ligand ve reseptör eşleşmesini tanımla.
ASH üzerindeki B7 (CD80/86), T hücresindeki CD28 (aktivasyon) veya CTLA-4 (inhibitör) ile bağlanabilir.
T hücresi aktivasyonunun kontrol mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Bağlanma afinitelerini karşılaştır.
CTLA-4'ün B7 moleküllerine bağlanma afinitesi, CD28'e göre çok daha yüksektir.
Hangi sinyalin baskın geleceğini belirleyen temel faktör afinite farkıdır.
3
Fonksiyonel sonucu değerlendir.
CTLA-4'ün B7'yi bağlaması, hem CD28'in bağlanmasını engeller hem de aktif inhibitör sinyaller göndererek immün yanıtı sonlandırır.
İmmün kontrol noktalarının (checkpoint) işleyişini açıklar.

Key Concept

T hücresi aktivasyonunda rekabetçi inhibisyon (CD28 vs CTLA-4)
Estimated Time:1m 30s
Question 268Question

B lenfositlerin sekonder lenfoid organlarda gerçekleşen antijene bağımlı aktivasyonu, germinal merkez reaksiyonları ve efektör hücrelere diferansiyasyon süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: B hücrelerinde izotip değişimi ve somatik hipermutasyonu başlatan AID (Activation-Induced Cytidine Deaminase) enziminin ekspresyonu, B hücresindeki CD40 ile T hücresindeki CD40L etkileşimi sonrası tetiklenir.

Answer

B hücrelerinde AID enziminin ekspresyonu, T hücresi üzerindeki CD40L ile B hücresi üzerindeki CD40 etkileşimi sonucunda tetiklenir.
B lenfositlerin sekonder lenfoid organlarda (özellikle germinal merkezlerde) geçirdiği en kritik değişimler olan izotip değişimi (class switching) ve affinite matürasyonu (somatik hipermutasyon sonucu), 'Activation-Induced Cytidine Deaminase' (AID) enzimi tarafından yönetilir. Bu enzimin eksprese edilmesi için matür B hücresi üzerindeki CD40 reseptörünün, aktive T-helper hücresi üzerindeki CD40L (CD154) ile bağlanması şarttır. Bu sinyal yolundaki eksiklikler, sadece IgMIgM üretilebilen Hiper-IgM sendromu gibi klinik tablolara yol açar.

Step-by-Step Solution

1
B hücresi ve T hücresi arasındaki moleküler etkileşimleri değerlendir.
CD40-CD40L (CD154) bağının kurulduğu saptandı.
Bu bağ, B hücresinin germinal merkez reaksiyonlarına girmesi için zorunlu olan kostimülatör sinyali sağlar.
2
AID enziminin üretim mekanizmasını ve işlevini incele.
AID enziminin sentezlendiği ve hem izotip değişimi hem de somatik hipermutasyonu başlattığı doğrulandı.
AID enzimi, DNA üzerindeki sitozinleri urasile çevirerek genetik varyasyonu ve sınıf değişimini mümkün kılar.
3
Diferansiyasyon sonrası hücre yüzey belirteçlerindeki değişimleri analiz et.
Plazma hücrelerinin CD19/20 ve MHC II ekspresyonunu kaybettiği, CD138 kazandığı belirlendi.
Plazma hücreleri artık proliferasyon veya antijen sunumu yapmadığı için bu reseptörlere ihtiyaç duymazlar.

Key Concept

B Hücresi Aktivasyonu ve AID Enziminin CD40 Aracılı Kontrolü

Practice More

CD40-CD40L etkileşiminin eksikliğinde görülen immün yetmezlik tablolarını ve germinal merkez oluşumundaki bozuklukları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 269Question

Virüslerin hücre içerisine endositoz yoluyla girişi sonrasında, endozomal lümende açığa çıkan tek iplikli RNARNA (ssRNAssRNA) molekülleri özgül reseptörler tarafından algılanır. Özellikle plazmasitoid dendritik hücrelerde (pDCpDC) yoğun olarak bulunan, guanozinden zengin ssRNAssRNA dizilerini tanıyarak MyD88MyD88 adaptör molekülü üzerinden güçlü bir Tip I interferon (IFNIFN-α/β \alpha/\beta) yanıtı başlatan reseptör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TLR7TLR7

Answer

Viral ssRNAssRNA moleküllerini endozomal bölmede tanıyan ve pDCpDC'lerden Tip I interferon salınımını uyaran reseptör TLR7TLR7'dir.
Toll-benzeri reseptör-7 (TLR7TLR7), doğal bağışıklık sisteminde nükleik asitleri algılayan temel endozomal reseptörlerden biridir. Guanozinden zengin tek iplikli RNARNA (ssRNAssRNA) yapılarını tanır. Özellikle plazmasitoid dendritik hücrelerde (pDCpDC) çok yüksek miktarda ifade edilmesi, bu hücrelerin viral enfeksiyonlara karşı ana interferon kaynağı olmasını sağlar. Sinyal iletiminde MyD88MyD88 adaptör proteinini kullanarak IRF7IRF7 aktivasyonu üzerinden Tip I interferon üretimini tetikler.

Step-by-Step Solution

1
Ligandın yapısını ve yerleşimini analiz et
Ligand viral ssRNAssRNA olup endozomal bölmede bulunmaktadır.
Doğal bağışıklık reseptörleri ligand tipi ve hücresel yerleşimlerine göre özelleşmiştir.
2
Endozomal nükleik asit reseptörlerini hatırla
TLR3TLR3 (dsRNAdsRNA), TLR7/8TLR7/8 (ssRNAssRNA) ve TLR9TLR9 (CpGCpG DNADNA) endozomal reseptörlerdir.
Hücre dışından endositoz ile alınan nükleik asitlerin tanınması endozomda gerçekleşir.
3
Hücre tipi ve adaptör molekül spesifikliğini sorgula
Plazmasitoid dendritik hücrelerde (pDCpDC) ssRNAssRNA tanınması ve interferon üretimi öncelikle TLR7TLR7 ve MyD88MyD88 üzerinden yürütülür.
pDCpDC'ler yüksek düzeyde TLR7TLR7 ifade eden ve en güçlü Tip I IFNIFN kaynağı olan hücrelerdir.

Key Concept

Toll-benzeri reseptörlerin (TLRTLR) ligand özgüllüğü ve hücresel yerleşimi
Estimated Time:50s
Question 270Question

İnsan lökosit antijen (HLA) sisteminde, eksojen kaynaklı patojenlere ait proteinlerin işlenerek CD4+ T lenfositlere sunulması süreci oldukça karmaşık ve sıkı denetlenen bir mekanizmadır. Bu süreçte, MHC Sınıf II molekülleri endoplazmik retikulumda sentezlendikten sonra peptit bağlama olukları bir protein tarafından maskelenir ve veziküler sisteme aktarılır. Endozomal kompartmanlarda bu maskeleyici proteinin yıkımı sonrası geriye kalan CLIP (class II-associated invariant chain peptide) fragmentinin ayrılmasını sağlayarak, uygun antijenik peptitlerin MHC oluğuna yüklenmesini katalizleyen "şaperon benzeri" molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: HLA-DM

Answer

Eksojen antijen sunum yolunda, MHC Sınıf II oluğundaki CLIP'in antijenik peptitlerle değişimini katalizleyen molekül HLA-DM'dir.
Eksojen antijen sunum yolunda, MHC Sınıf II molekülleri (HLA-DR, DP, DQ) endozomal kompartmanlarda antijenle buluşur. Bu aşamada olukta bulunan CLIP fragmentinin uzaklaştırılması ve yerine yüksek affiniteli peptitlerin yerleştirilmesi işlemi HLA-DM molekülü tarafından katalizlenir. HLA-DM, bir şaperon gibi davranarak MHC-peptit kompleksinin stabilizesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Antijen sunum yolunun belirlenmesi
Eksojen yol (MHC Sınıf II)
Soruda eksojen proteinlerin işlenmesi ve CD4+ T hücrelerine sunumundan bahsedilmektedir.
2
MHC Sınıf II'nin ER'den çıkış mekanizmasının analizi
Invariant zincir (Li) ve CLIP oluşumu
Li zinciri MHC II oluğunu kapatarak ER'deki endojen peptitlerin bağlanmasını önler ve molekülü endozoma yönlendirir; burada yıkılarak geriye CLIP kalır.
3
CLIP-Peptit değişimini sağlayan faktörün tespiti
HLA-DM katalizörlüğü
Endozomun asidik ortamında HLA-DM, CLIP'in oluktan ayrılmasını ve patojen kaynaklı peptidin yerleşmesini sağlar.

Key Concept

MHC Sınıf II antijen işleme yolunda HLA-DM'nin katalitik rolü

Practice More

HLA-DO molekülünün HLA-DM üzerindeki inhibitör etkisini ve bu dengenin B hücrelerindeki önemini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 271Question

Doğal bağışıklık sisteminde, bakteriyel ve viral genomlarda memeli DNADNA'sına kıyasla çok daha yüksek oranda bulunan ve genellikle metillenmemiş halde olan sitozin-guanin dinükleotid (CpGCpG) dizilerini endozomal lümen içerisinde saptayarak yanıt başlatan reseptör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TLR9TLR9

Answer

Doğal bağışıklık sisteminde endozomal lümen içerisinde metillenmemiş CpGCpG DNADNA motiflerini tanıyan reseptör TLR9TLR9'dur.
Metillenmemiş CpGCpG motifleri, bakteriyel ve bazı viral genomlara özgü 'patojenle ilişkili moleküler paternler' (PAMPPAMP) arasındadır. Bu paternler, konak hücresinin endozomal membranında yerleşmiş olan TLR9TLR9 reseptörü tarafından tanınır. Bu etkileşim sonucunda MyD88MyD88 adaptör proteini aracılığıyla sinyal iletimi gerçekleşir ve özellikle Tip I interferonlar ile pro-inflamatuar sitokinlerin sentezi başlar.

Step-by-Step Solution

1
Ligandın ve lokasyonun belirlenmesi
Ligand metillenmemiş CpGCpG motifleri, lokasyon ise endozomal lümendir.
Soruda verilen spesifik moleküler patern ve hücresel kompartman, doğru reseptörü ayırt etmek için kritiktir.
2
Nükleik asit tanıyan endozomal reseptörlerin karşılaştırılması
TLR3TLR3 (dsRNAdsRNA), TLR7/8TLR7/8 (ssRNAssRNA) ve TLR9TLR9 (CpGCpG DNADNA) endozomal reseptörlerdir.
Hücre içi endozomal kompartmanda yer alan reseptörlerin ligand spesifisitesini bilmek cevaba götürür.
3
Doğru eşleşmenin seçilmesi
Metillenmemiş CpGCpG dizileri ile TLR9TLR9 eşleşir.
TLR9TLR9, memeli DNADNA'sında nadir olan metillenmemiş CpGCpG motiflerini yabancı olarak algılayan özgül bir reseptördür.

Key Concept

Toll-benzeri Reseptör 9 (TLR9TLR9), endozom içerisinde mikrobiyal kökenli metillenmemiş CpGCpG DNADNA motiflerini tanır ve MyD88MyD88 yolağı üzerinden sitokin üretimini tetikler.
Question 272Question

Timusta T lenfosit öncüllerinin gelişimi sırasında, fonksiyonel bir antijen reseptörü oluşturulması için gen segmentlerinin yeniden düzenlenmesi (V(D)JV(D)J rekombinasyonu) sıkı bir denetim altındadır. İlk olarak β\beta zincir gen dizilimi tamamlanan hücrelerde, bu zincirin kalitesi 'Beta-seleksiyon' adı verilen bir süreçle test edilir.

Bu aşamada, sentezlenen β\beta zincirinin hücre yüzeyine taşınmasını ve proliferasyon sinyallerinin iletilmesini sağlayan, α\alpha zinciri henüz sentezlenmediği için onun yerini tutan molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pre-T α\alpha (Surrogat α\alpha zinciri)

Answer

Pre-T α\alpha (Surrogat α\alpha zinciri)
T hücresi gelişimi sırasında timusta beta-seleksiyon aşamasında, sentezlenen TCR βTCR\ \beta zinciri, alfa zinciri henüz üretilmediği için Pre-T α\alpha (surrogat alfa) adı verilen değişmez bir proteinle birleşerek pre-TCR kompleksini oluşturur. Bu kompleksin oluşumu, hücrenin proliferasyonuna ve gelişiminin devamına izin veren sinyalleri tetikler.

Step-by-Step Solution

1
Beta zincir gen düzenlenmesini analiz et
T hücresi gelişiminde ilk olarak TCR βTCR\ \beta zinciri sentezlenir.
Hücrenin gelişimine devam edebilmesi için fonksiyonel bir beta zinciri oluşturduğunun kontrol edilmesi gerekir.
2
Beta-seleksiyon mekanizmasını tanımla
Sentezlenen beta zinciri, değişmez bir yapı olan Pre-T α\alpha ile eşleşir.
Alfa zinciri henüz sentezlenmediği için beta zincirinin yüzeye çıkması için surrogat bir yapı gereklidir.
3
Sinyal iletim sürecini değerlendir
Oluşan pre-TCR kompleksi, hücreye proliferasyon ve sağ kalım sinyalleri gönderir.
Bu sinyal, alfa zincir gen düzenlenmesinin başlamasını ve hücrenin çift pozitif (CD4+CD8+CD4^+CD8^+) aşamaya geçmesini sağlar.

Key Concept

T hücresi gelişimindeki 'Beta-seleksiyon' aşaması, sentezlenen TCR beta zincirinin Pre-T α\alpha ile eşleşerek pre-TCR oluşturması ve hücrenin gelişimine devam etmesi sürecidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 273Question

İnsan bağışıklık sisteminde, özellikle dalakta beyaz pulpa ile kırmızı pulpa arasındaki sınırda konumlanan ve kapsüllü bakterilerin polisakkarit antijenlerine karşı hızlı yanıt oluşturulmasında kritik rol oynayan hücre grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Marjinal zon B lenfositleri

Answer

Marjinal zon B lenfositleri
Marjinal zon B hücreleri, dalakta beyaz pulpa ve kırmızı pulpa arasındaki sınırda yerleşmiştir. Bu hücreler, özellikle kapsüllü bakterilerin (örn. S. pneumoniae, N. meningitidis) yüzeyindeki polisakkarit antijenlerini tanıyarak, T-lenfositlerinin yardımına ihtiyaç duymadan hızla plazma hücrelerine dönüşebilir ve IgMIgM üretirler. Bu özellikleri onları dalak yokluğunda (aspleni) gelişen sepsis tablolarının en önemli savunma hattı yapar.

Step-by-Step Solution

1
Hücrenin anatomik lokasyonunun belirlenmesi
Dalaktaki marjinal zon (beyaz ve kırmızı pulpa arası) tanımlandı.
Soru kökünde belirtilen konum bu bölgeye özgüdür.
2
Fonksiyonel özelliğin analizi
Kapsüllü bakterilerin polisakkaritlerine karşı hızlı yanıt verme özelliği değerlendirildi.
Polisakkaritler T-bağımsız antijenlerdir ve bu yanıt marjinal zon B hücrelerinin tipik özelliğidir.

Key Concept

Marjinal zon B hücreleri, dalakta yerleşik bulunan ve polisakkarit antijenlere karşı T-hücresi yardımı olmaksızın (T-independent) hızlıca IgMIgM tipi antikor üreten "doğal benzeri" (innate-like) B hücreleridir.

Practice More

Dalak asplenisi olan hastalarda neden özellikle kapsüllü bakteri aşılarının (Pnömokok, Meningokok, Hib) yapılması gerektiğini marjinal zon B hücreleri üzerinden tekrar ediniz.
Estimated Time:50s
Question 274Question

İmmün sistemin kendi antijenlerine karşı saldırısını önleyen periferik tolerans mekanizmalarında regülatör T (TregTreg) hücreleri merkezi bir rol oynar. Bu hücrelerin hem timusta doğal olarak gelişimi hem de periferde indüklenmesi için zorunlu olan, eksikliğinde IPEX (İmmün disregülasyon, Poliendokrinopati, Enteropati, X-linked) sendromu olarak bilinen ağır otoimmün tabloya yol açan ana transkripsiyon faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: FoxP3FoxP3

Answer

Regülatör T hücrelerinin gelişimi ve fonksiyonu için temel olan transkripsiyon faktörü FoxP3FoxP3'tür.
Doğru cevap olan faktör, CD4+CD4^+ ve CD25+CD25^+ yüzey markırlarını taşıyan regülatör T hücrelerinin (Treg) farklılaşması için gerekli olan ana transkripsiyon faktörüdür. Bu faktörün eksikliği, baskılayıcı hücrelerin oluşamamasına ve sonuç olarak IPEX sendromu adı verilen şiddetli otoimmünite tablosuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Soruda bahsedilen hücre grubunu ve klinik tabloyu tanımlamak.
CD4+CD25+CD4^+ CD25^+ fenotipindeki baskılayıcı hücrelerin regülatör T (TregTreg) hücreleri olduğu ve IPEX sendromunun bu hücrelerin yokluğunda geliştiği belirlenir.
Treg hücreleri periferik toleransın en önemli hücresel bileşenidir.
2
Treg hücrelerinin farklılaşmasını sağlayan genetik kontrol mekanizmasını hatırlamak.
Bu hücrelerin kimliğini belirleyen ana (master) transkripsiyon faktörünün FoxP3FoxP3 olduğu saptanır.
FoxP3FoxP3 geni mutasyonları Treg fonksiyon kaybına ve sistemik otoimmüniteye (IPEX) neden olur.

Key Concept

Regülatör T hücrelerinin (Treg) gelişimi ve periferik tolerans üzerindeki kontrolü FoxP3FoxP3 transkripsiyon faktörü aracılığıyla sağlanır.
Estimated Time:50s
Question 275Question

Dalak dokusunda antijen sunumu ve T hücre aktivasyonunun gerçekleştiği beyaz pulpa içerisinde, santral arteriyolleri kılıf şeklinde çevreleyen ve yoğun olarak CD3+CD3^+ T lenfositlerini barındıran anatomik bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Periarteriyoler lenfoid kılıf (PALS)

Answer

Dalağın beyaz pulpasında T hücrelerinin (CD3+CD3^+) toplandığı bölge Periarteriyoler lenfoid kılıf (PALS) olarak adlandırılır.
Periarteriyoler lenfoid kılıf (PALS), dalak beyaz pulpasında santral arteriyolleri bir kılıf gibi saran ve CD3+CD3^+ T lenfositlerin (CD4+CD4^+ ve CD8+CD8^+) yoğunlaştığı temel anatomik bölgedir. Antijen sunan hücrelerin de yardımıyla burada T hücre aktivasyonu gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Marker analizi yapın.
CD3+CD3^+ ifadesi, hücrelerin T lenfosit olduğunu gösterir.
CD3, tüm olgun T lenfositlerin yüzeyinde bulunan TCR kompleksinin bir parçasıdır.
2
Organ spesifik bölgeleri değerlendirin.
Dalağın beyaz pulpasındaki T hücre ve B hücre zonlarını ayırt edin.
Soru dalak dokusuna ve beyaz pulpaya odaklanmaktadır.
3
Anatomik yerleşimi belirleyin.
Santral arteriyolleri çevreleyen tabaka PALS'tır.
PALS, dalağın T hücre zonu olup santral arteriyollerin etrafında bir kılıf oluşturur.

Key Concept

Sekonder lenfoid organların mikromimarisi ve T lenfosit yerleşimi.
Estimated Time:1m 0s
Question 276Question

3838 yaşında bir kadın hasta, Crohn hastalığı tedavisi kapsamında uygulanan infliksimab (anti-TNF-α\alpha monoklonal antikor) infüzyonundan 99 gün sonra ateş, halsizlik, yaygın ürtikeryal döküntüler ve simetrik poliartralji şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde servikal ve aksiller lenfadenopatiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum C3C3 ve C4C4 düzeylerinin düşük olduğu, idrar analizinde ise hafif proteinüri saptandığı görülüyor. Bu hastada gelişen klinik tablo ve patofizyolojik süreçle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tip III hipersensitivite reaksiyonudur; doku hasarından esas olarak biriken immün komplekslerin komplemanı aktive etmesi ve nötrofillerden salınan lizozomal enzimler sorumludur.

Answer

Doku hasarından biriken immün komplekslerin komplemanı aktive etmesi ve nötrofillerden salınan enzimlerin sorumlu olduğu Tip III hipersensitivite reaksiyonu
Bu vaka, biyolojik ajanlara karşı gelişen klasik bir 'Serum Hastalığı' örneğidir. İnfüzyondan yaklaşık 1-2 hafta sonra oluşan IgG tipi antikorlar, dolaşımdaki ilaç (antijen) ile birleşerek çözünür immün kompleksler oluşturur. Bu kompleksler küçük damar duvarlarında, eklemlerde ve böbrek glomerüllerinde birikir. Birikim yerinde klasik yol üzerinden kompleman aktivasyonu gerçekleşir (C3 ve C4 düşer). Oluşan C5a kemotaktik faktörü nötrofilleri bölgeye çeker. Nötrofiller, dokuya fikse olmuş bu kompleksleri fagosite edemedikleri için lizozomal enzimlerini ve reaktif oksijen ürünlerini dışarı salarak vaskülit ve doku hasarına neden olurlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ateş, döküntü, artralji ve lenfadenopati triadının saptanması
Bu bulgular, sistemik bir immün kompleks hastalığı olan 'Serum Hastalığı'nı düşündürür.
2
Zamanlama analizi
Antijen maruziyetinden 9 gün sonra gelişen semptomlar
Primer immün yanıtta antikorların sentezlenmesi ve antijenle kompleks oluşturacak düzeye ulaşması için genellikle 1-2 haftalık bir süre gereklidir.
3
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Serum C3 ve C4 düzeylerinin düşük bulunması
Dolaşan immün komplekslerin klasik yoldan komplemanı tükettiğini ve sistemik bir Tip III reaksiyonun varlığını doğrular.
4
Patogenez mekanizmasının belirlenmesi
Doku hasarının nötrofiller aracılığıyla gerçekleşmesi
Biriken kompleksler C5a gibi kemotaktik faktörler üretir; bölgeye gelen nötrofiller fagositoz yapamadıkları bu komplekslere karşı enzimlerini salarak doku hasarına yol açar.

Key Concept

Serum Hastalığı (Sistemik Tip III Hipersensitivite)
Estimated Time:2m 0s
Question 277Question

Daha önce çok sayıda kan transfüzyonu öyküsü bulunan bir hastaya, HLAHLA (A, B, C, DR, DQ) ve ABOABO açısından tam uyumlu bir donörden böbrek nakli yapılıyor. Ancak nakil sonrası cerrahi operasyon devam ederken, greftin perfüzyonunun bozulduğu, renginin siyanotik bir hal aldığı ve vasküler tromboza bağlı hiperakut rejeksiyon geliştiği gözleniyor. Bu hastada HLAHLA ve ABOABO tam uyumuna rağmen gelişen hiperakut rejeksiyon tablosundan, alıcının aşağıdaki antijenlerden hangisine karşı önceden oluşmuş antikorları en olası sorumludur?

Show answer & explanation

Answer: MICAMICA (MHC sınıf I-ilişkili zincir A) antijenleri

Answer

Hiperakut rejeksiyondan sorumlu olan hedef MICAMICA (MHC sınıf I-ilişkili zincir A) antijenleridir.
Doğru seçenek olan MICAMICA antijenlerini içeren şık, hiperakut rejeksiyonun temel mekanizmasını açıklar. Hiperakut rejeksiyon, donör endoteline karşı önceden oluşmuş sitotoksik antikorların komplemanı aktive etmesiyle oluşur. Klasik HLAHLA molekülleri tam uyumlu olsa bile, MICAMICA gibi oldukça polimorfik olan ve endotel hücreleri ile lenfositler üzerinde eksprese edilen moleküllere karşı (transfüzyonlar sonucu) oluşan antikorlar, kompleman bağımlı sitotoksisite üzerinden greft kaybına neden olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Tam HLA ve ABO uyumu varlığına rağmen operasyon sırasında gelişen 'hiperakut rejeksiyon' saptandı.
Hiperakut rejeksiyon, alıcının dolaşımında donör antijenlerine karşı önceden oluşmuş (pre-form) antikorların varlığını gösterir.
2
Duyarlanma (sensitizasyon) kaynağını belirle
Hastanın geçmişindeki 'çok sayıda kan transfüzyonu' duyarlanmanın kaynağıdır.
Kan transfüzyonları, alıcıyı donör lökositlerindeki polimorfik antijenlere karşı duyarlı hale getirir.
3
Olası antijen hedeflerini değerlendir
Klasik HLA ve ABO antijenleri elendiği için, non-HLA ancak polimorfik olan hedefler aranmalıdır.
MICA/B proteinleri klasik olmayan MHC molekülleridir, oldukça polimorfiktirler ve endotel hücrelerinde eksprese edilirler.

Key Concept

Hiperakut rejeksiyon, sadece ABO ve klasik HLA antijenlerine karşı değil, MICA gibi polimorfik non-HLA antijenlerine karşı önceden oluşmuş antikorlar nedeniyle de tetiklenebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 278Question

T lenfosit reseptörü (TCRTCR), antijeni spesifik olarak tanıyan değişken polipeptit zincirlerinden oluşur. Ancak TCRTCR molekülünün sinyal iletme kapasitesi sınırlıdır. TCRTCR kompleksi içerisinde, antijen tanıma sinyalini hücre içine iletmekle görevli olan temel molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CD3CD3

Answer

TCR kompleksi içinde sinyal iletiminden sorumlu temel molekül CD3CD3'tür.
CD3CD3 molekülü, TCRTCR kompleksinin değişmez (invariant) parçasıdır ve antijenin tanıyan değişken zincirlerden gelen sinyali hücre içine ileten ana mekanizmadır. Bu molekül olmadan T hücresi antijeni tanısa bile aktive olamaz.

Step-by-Step Solution

1
TCR yapısını analiz et
TCRTCR (alfa-beta heterodimeri) antijeni tanır ancak intrasellüler kuyruğu sinyal iletmek için çok kısadır.
Antijen tanıyan ve sinyal ileten birimlerin ayrımını yapmak için gereklidir.
2
Sinyal iletim birimini belirle
TCRTCR ile sıkı komşuluk yapan CD3CD3 kompleksi (γ,δ,ϵ\gamma, \delta, \epsilon ve ζ\zeta zincirleri) sinyali hücre içine taşır.
CD3CD3 molekülünün TCR kompleksi içindeki temel işlevi budur.

Key Concept

TCR-CD3 Kompleksi Sinyal İletimi
Estimated Time:45s
Question 279Question

B hücrelerinin antijenle karşılaşmadan önce kemik iliğinde tamamladıkları matürasyon sürecinde, hücre yüzeyindeki immünglobülin ekspresyonu evrelere göre değişkenlik gösterir. Buna göre, bir B lenfositin olgun (matür) B hücresi evresine ulaştığını gösteren en karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yüzeyde IgM ile birlikte IgD molekülünün de bulunması

Answer

Olgun (matür) B hücresi evresinde yüzeyde hem IgM hem de IgD moleküllerinin birlikte bulunması
B hücrelerinin kemik iliğindeki gelişimi sırasında, başarılı bir hafif zincir gen düzenlenmesi sonrası yüzeyde IgM eksprese eden hücre 'immatür B hücresi' adını alır. Bu hücrenin gelişimini tamamlayıp 'olgun (matür) B hücresi' haline gelmesi, alternatif mRNA eklenmesi (splicing) yoluyla yüzeyde IgD molekülünün de belirmesi ile karakterizedir. Bu aşamadan sonra B hücresi kemik iliğini terk ederek sekonder lenfoid organlara göç eder.

Step-by-Step Solution

1
Kemik iliğindeki B hücre gelişim basamaklarını analiz et.
Gelişim Pro-B, Pre-B ve İmmatür B evrelerinden oluşur.
Evreler arasındaki farkı anlamak için gelişim sırasını bilmek gerekir.
2
Hücre yüzeyindeki immünglobülin (BCR) değişimini incele.
İmmatür evrede sadece yüzey IgM (sIgM) varken, matür evreye geçişte IgD de eklenir.
Antijenden bağımsız gelişimin son aşaması naif matür B hücresidir.
3
Matür B hücresini diğer evrelerden ayıran genetik mekanizmayı belirle.
Alternatif splicing (uç birleştirme) mekanizması ile aynı VDJ segmenti hem μ hem de δ sabit bölgelerine bağlanır.
Hücrenin hem IgM hem de IgD eksprese etmesini sağlayan temel biyolojik süreç budur.

Key Concept

B hücre matürasyonu ve yüzey IgD ekspresyonu
Question 280Question

Sekiz yaşında erkek çocuk, yaklaşık iki hafta önce geçirdiği ateşli boğaz ağrısından sonra idrar renginde belirgin koyulaşma, göz kapaklarında şişlik ve baş ağrısı şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde kan basıncı 140/90140/90 mmHgmmHg (yüksek) saptanmış; laboratuvar incelemelerinde serum kompleman (C3C3) düzeyinin düşük olduğu ve idrar mikroskopisinde eritrosit silindirlerinin bulunduğu gözlenmiştir. Bu hastada böbrek hasarının oluşumundan sorumlu temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dolaşan çözünür antijen-antikor komplekslerinin glomerül bazal membranında birikerek komplemanı aktive etmesi

Answer

Dolaşan çözünür antijen-antikor komplekslerinin glomerül bazal membranında birikerek komplemanı aktive etmesi
Doğru seçenek olan mekanizma, Post-streptokoksik glomerulonefritin (PSGNPSGN) patogenezini açıklar. Streptokok enfeksiyonu sırasında oluşan çözünür antijenler, bunlara karşı gelişen IgGIgG veya IgMIgM tipi antikorlarla kompleks oluşturur. Bu kompleksler glomerül bazal membranına çöker, komplemanı aktive eder ve nötrofillerin bölgeye göçüne neden olarak inflamatuar hasarı başlatır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Boğaz ağrısı öyküsü sonrası gelişen hematüri (çay rengi idrar), ödem ve hipertansiyon nefritik sendromu işaret eder.
Post-streptokoksik glomerulonefrit (PSGNPSGN), mikrobiyal enfeksiyon sonrası en sık görülen renal komplikasyonlardandır.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
C3C3 düşüklüğü ve eritrosit silindirleri, glomerüler inflamasyon ve kompleman tüketimini doğrular.
Tip III reaksiyonlarda immün kompleksler komplemanı klasik yoldan aktive ederek serum düzeylerini düşürür.
3
İmmünolojik sınıflandırmayı yap
Çözünür antijenlerin oluşturduğu immün komplekslerin dokuda (glomerül) birikmesi Tip III (Coombs ve Gell) hipersensitivitedir.
Antijenin serbest (çözünür) olması ve antikorla birleşip dolaşımda sirküle ettikten sonra dokuya çökmesi Tip III'ün temel özelliğidir.

Key Concept

Tip III Hipersensitivite (İmmün Kompleks Hastalığı)

Practice More

İmmün komplekslerin lokal birikimi (Arthus reaksiyonu) ile sistemik birikimi (Serum hastalığı) arasındaki farkları inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 14 / 33Next
Temel İmmünoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 14 | Examkin