Nefroloji

349 questions

Question 241Question

1313 yaşında bir erkek çocuk, son bir aydır giderek artan bacaklarda şişlik ve idrarda koyulaşma yakınmalarıyla polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 140/90 mmHg140/90 \text{ mmHg} (yaş ve boya göre >95.>95. persantil) ve bilateral pretibial +3+3 ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum albümini 2.4 g/dL2.4 \text{ g/dL}, total kolesterol 310 mg/dL310 \text{ mg/dL}, C3C3 düzeyi 28 mg/dL28 \text{ mg/dL} (N:80160N: 80-160), C4C4 düzeyi 22 mg/dL22 \text{ mg/dL} (N:1545N: 15-45) bulunuyor. İdrar tetkikinde 3+3+ protein, her sahada 101210-12 eritrosit ve birkaç adet eritrosit silindiri görülüyor. Böbrek biyopsisinde glomerüler bazal membranda elektron-dens, kurdele benzeri (ribbon-like) depolanmalar saptanıyor. Bu hastadaki klinik ve patolojik tablo için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dolaşımda alternatif yolak C3C3 konvertazını stabilize eden bir otoantikor (C3 Nefritik Faktör) bulunması beklenir.

Answer

Doğru seçenek, dolaşımda alternatif yolak C3C3 konvertazını stabilize eden bir otoantikor (C3 Nefritik Faktör) bulunmasının beklenmesidir.
Hastanın klinik tablosu (hipertansiyon, hematüri ve nefrotik düzeyde proteinüri) ile laboratuvarındaki kompleman profili (C3C3 düşük, C4C4 normal) kompleman sisteminin alternatif yolak üzerinden aktive olduğunu gösterir. Böbrek biyopsisindeki 'kurdele benzeri' depolanmalar, Yoğun Depozit Hastalığı (Dense Deposit Disease) için patognomoniktir. Bu hastalığın patogenezinde, alternatif yolak C3C3 konvertazını (C3bBbC3bBb) yıkan faktörlere karşı dirençli hale getirerek stabilize eden C3C3 Nefritik Faktör (C3NeFC3NeF) otoantikoru temel rol oynar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezi
Hipertansiyon ve hematüri (nefritik komponent) ile masif proteinüri ve ödem (nefrotik komponent) birlikteliği, bir glomerulonefrit tablosuna (MPGN gibi) işaret eder.
Vakanın başlangıç ayırıcı tanısını daraltmak için nefritik ve nefrotik bulguların birlikteliği kritiktir.
2
Kompleman profilinin yorumlanması
C3C3 düşük, C4C4 normal saptanması alternatif yolak aktivasyonunu kanıtlar.
Klasik yolak aktivasyonunda hem C3C3 hem de C4C4 düşük olması beklenirdi (örn. SLE).
3
Biyopsi bulgusunun analizi
Bazal membranda 'kurdele benzeri' (ribbon-like) depolanmalar Yoğun Depozit Hastalığı (eski adıyla Tip II MPGN) için karakteristiktir.
Işık mikroskopisinden ziyade elektron mikroskopisi bulgusu olan bu yapı DDD için tanı koydurucudur.
4
Etiyolojik mekanizmanın belirlenmesi
Yoğun Depozit Hastalığında C3C3 Nefritik Faktör (C3NeFC3NeF) adı verilen otoantikor, alternatifyolaktaki C3C3 konvertazı (C3bBbC3bBb) stabilize ederek kontrolsüz C3C3 tüketimine neden olur.
Hastalığın temel immünopatofizyolojik mekanizmasını açıklamak için bu bağlantı gereklidir.

Key Concept

Yoğun Depozit Hastalığı (DDD), kompleman sisteminin alternatif yolak üzerinden kontrolsüz aktivasyonu (genellikle C3C3 Nefritik Faktör aracılığıyla) ve bazal membranda karakteristik birikimler ile seyreden, hem nefritik hem de nefrotik özellikler gösteren bir glomerülopatidir.

Practice More

Glomerülonefritlerde kompleman profillerini (PSGN, SLE, MPGN Tip 1 vs Tip 2) bir tablo halinde karşılaştırarak çalışmanız bu tür zor soruları çözmenizi kolaylaştıracaktır.
Estimated Time:3m 0s
Question 242Question

44 yaşında bir erkek çocuk, yaygın ödem ve halsizlik şikayetiyle getiriliyor. Laboratuvar incelemesinde; serum albümin 1.9 g/dL1.9 \text{ g/dL}, total kolesterol 340 mg/dL340 \text{ mg/dL}, tam idrar tetkikinde 4+4+ protein ve normal serum C3C3 düzeyi saptanıyor. 2 mg/kg/gu¨n2 \text{ mg/kg/gün} oral prednizolon başlanan hastanın tedavinin 4.4. haftasında yapılan kontrolde ödeminin gerilemediği ve proteinürisinin masif düzeyde (110 mg/m2/saat110 \text{ mg/m}^2/\text{saat}) devam ettiği görülüyor.

Bu hasta için en olası patolojik tanı ve bu klinik tabloda gelişebilecek spontan bakteriyel peritonit gibi ciddi enfeksiyonlara yatkınlığın en temel nedeni aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Fokal segmental glomerüloskleroz - İdrarla kompleman faktör B kaybı

Answer

En olası patolojik tanı fokal segmental glomerülosklerozdur ve enfeksiyon yatkınlığının temel nedeni idrarla kompleman faktör B kaybıdır.
Dört haftalık günlük steroid tedavisine yanıt alınamaması çocukluk çağı nefrotik sendromunda steroid direnci olarak kabul edilir ve bu durumdaki hastalarda en sık rastlanan patolojik tanı fokal segmental glomerülosklerozdur (FSGS). Ayrıca nefrotik sendromda görülen enfeksiyon yatkınlığı, idrarla antikorların (IgG) yanı sıra alternatif kompleman yolunun faktörleri olan B ve D proteinlerinin kaybı sonucu opsonizasyonun yetersiz kalmasından kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin ve laboratuvar sonuçlarının analizi.
Hasta masif proteinüri, hipoalbüminemi ve ödem ile tipik bir nefrotik sendrom (NS) tablosundadır. Serum C3C3 düzeyinin normal olması, MPGN veya PSGN gibi hipokomplemantemik glomerulonefritleri dışlamaya yardımcı olur.
NS tanısını doğrulamak ve ayırıcı tanıya başlamak için ilk basamaktır.
2
Steroid yanıtının değerlendirilmesi.
Standart doz (2 mg/kg/gu¨n2 \text{ mg/kg/gün}) steroid tedavisine 44 hafta boyunca yanıt alınamaması (proteinürinin masif düzeyde devam etmesi), 'Steroid Dirençli Nefrotik Sendrom' (SDNS) tanısını koydurur.
Çocuklarda tedavi protokolü steroid yanıtına göre şekillenir; 4 haftalık sınır SDNS tanımı için kritiktir.
3
SDNS vakalarında en olası patolojinin saptanması.
Çocuklarda SDNS saptandığında yapılan böbrek biyopsisinde en sık görülen histopatolojik tanı Fokal Segmental Glomerülosklerozdur (FSGS). Minimal değişiklik hastalığı (MCD) genellikle steroide duyarlıdır.
Tedaviye direnç, daha agresif veya kronik seyirli bir patolojiye işaret eder.
4
Komplikasyon mekanizmasının belirlenmesi.
Nefrotik sendromda gelişen spontan bakteriyel peritonit ve sepsis gibi tablolara yatkınlık; idrarla IgG, kompleman faktör B ve D'nin kaybı sonucunda opsonizasyonun bozulmasından kaynaklanır.
Enfeksiyonlar pediatrik NS hastalarında mortalitenin en sık nedenidir ve mekanizmasını bilmek klinik yönetim için önemlidir.

Key Concept

Steroid dirençli nefrotik sendrom tanımı ve FSGS ile ilişkisi; NS'de enfeksiyon mekanizması.

Practice More

SDNS tanısı alan bu hastada kalsinörin inhibitörü (örn. siklosporin) tedavisi ve biyopsi endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 243Question

1010 aylık bir erkek bebek, büyüme geriliği ve iştahsızlık şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünde belirgin polidipsi ve poliüri olduğu öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 3.3. persantilin altındadır. Laboratuvar incelemelerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuç
Kan pHpH7.287.28
Serum HCO3HCO_31414 mEq/L
Serum NaNa138138 mEq/L
Serum KK2.82.8 mEq/L
Serum ClCl112112 mEq/L
Serum CaCa9.49.4 mg/dL
Serum MgMg2.02.0 mg/dL
İdrar pHpH6.56.5
İdrar Ca/KreatininCa/Kreatinin0.60.6

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 1 (Distal) renal tübüler asidoz

Answer

Tip 1 (Distal) renal tübüler asidoz
Hastadaki temel bulgular büyüme geriliği, poliüri/polidipsi ve laboratuvarda saptanan hipokalemik hiperkloremik metabolik asidozdur. Sistemik asidoz durumunda normalde böbreğin idrarı 5.55.5'in altına kadar asidifiye etmesi beklenir. Ancak hastanın idrar pHpH'ının 6.56.5 olması distal tübüldeki hidrojen salınım bozukluğunu kanıtlar. Bu tablo hiperkalsiüri ile birleştiğinde Tip 1 (Distal) RTA tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Kan gazı analizi
pH:7.28pH: 7.28 ve HCO3:14HCO_3: 14 mEq/L
Düşük pH ve düşük bikarbonat değerleri hastada metabolik asidoz olduğunu doğrular.
2
Serum potasyum düzeyinin değerlendirilmesi
K:2.8K: 2.8 mEq/L
Hastada hipokalemik metabolik asidoz mevcuttur; bu durum hiperkalemi ile seyreden Tip 4 RTA'yı eler.
3
İdrar asidifikasyon kapasitesinin kontrolü
İdrar pH:6.5pH: 6.5
Sistemik asidoz varlığına rağmen idrar pH'ının 5.55.5'in üzerinde kalması, distal tübülde hidrojen iyonu salınım kusurunu (Tip 1 RTA) gösterir.
4
Kalsiyum atılımının incelenmesi
İdrar Ca/Kreatinin:0.6Ca/Kreatinin: 0.6
Tip 1 RTA'da hiperkalsiüri ve buna bağlı nefrokalsinozis/nefrolitiyazis riski sıktır.

Key Concept

Tip 1 (Distal) RTA'da temel bozukluk idrarın asidifiye edilememesidir (pH>5.5pH > 5.5), buna hipokalemi ve hiperkalsiüri eşlik eder.
Estimated Time:1m 30s
Question 244Question

99 yaşında bir erkek çocuk, son 22 gündür idrar renginin "çay gibi" olması ve göz kapaklarında şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/90135/90 mmHg (yaş ve boya göre >95.>95. persentil) ve pretibial 1+1+ ödem saptanıyor. Yapılan tam idrar tetkikinde; dipstick ile kan 3+3+, protein 2+2+ bulunuyor. İdrar mikroskopisinde her sahada 304030-40 eritrosit, %40\%40 oranında akantosit ve nadir eritrosit silendirleri görülüyor. Bu hasta için en olası hematüri kaynağı ve izlenmesi gereken tanısal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hematüri glomerüler kaynaklıdır; etiyolojiye yönelik serum C3C3 düzeyi ve antistreptolizin O (ASO) bakılmalıdır.

Answer

Hastadaki klinik ve laboratuvar bulguları hematürinin glomerüler kaynaklı olduğunu göstermektedir ve etiyolojik araştırma için serum C3C3 ile ASO düzeyi bakılması uygun yaklaşımdır.
Hastada saptanan akantositler (dizmorfik eritrositler) ve eritrosit silendirleri, kanamanın böbrek parankimi (glomerül) kaynaklı olduğunu kesinleştirir. Ayrıca hipertansiyon ve ödem ile seyreden bu klinik tablo "akut nefritik sendrom" olarak tanımlanır. Çocuklarda bu tablonun en yaygın nedeni geçirilmiş streptokok enfeksiyonlarına sekonder gelişen APSGN olduğu için, tanıyı desteklemek amacıyla kompleman C3C3 düşüklüğü ve ASO yüksekliğini göstermek standart tanısal yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları (ödem, hipertansiyon, idrar rengi) değerlendir.
Çay rengi idrar ve hipertansiyon nefritik sendromu düşündürür.
Sıvı retansiyonu ve glomerüler filtrasyonun bozulması bu tabloya yol açar.
2
İdrar mikroskopisindeki eritrosit morfolojisini ve silendir varlığını incele.
Akantositler (dizmorfik eritrositler) ve eritrosit silendirleri saptandı.
Eritrositlerin glomerüler bazal membrandan geçerken deforme olması dizmorfizme, tübüler lümende proteinlerle birleşmesi silendirlere neden olur; bu bulgular glomerüler orijin için patognomoniktir.
3
Etiyolojiye yönelik laboratuvar testlerini belirle.
Serum C3C3 ve ASO düzeyi istemi.
Çocukluk çağında akut nefritik sendromun en sık nedeni Akut Poststreptokoksik Glomerülonefrittir (APSGN).

Key Concept

Glomerüler ve non-glomerüler hematüri ayrımında dizmorfik eritrositler (akantositler) ve eritrosit silendirleri en önemli belirteçlerdir.

Hints

1
İdrar renginin çay gibi olması ve ödem varlığı kanamanın böbreğin hangi yapısından kaynaklandığını düşündürür?
2
İdrar mikroskopisinde görülen 'eritrosit silendirleri' sadece glomerüler hastalıklarda görülen patognomonik bir bulgudur.

Practice More

Farklı kompleman seviyelerine göre (C3 düşük/normal) glomerülonefritlerin ayırıcı tanısını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 245Question

99 yaşında bir erkek çocuk, idrar miktarında azalma ve idrar renginin çay rengine dönmesi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 125/85 mmHg125/85\ mmHg (yaş ve boy persentiline göre yüksek) ve periorbital ödem saptanıyor. Tam idrar tetkikinde dipstick ile protein 2+2+, kan 3+3+ saptanırken; mikroskopik incelemede eritrosit silindirleri ve %12\%12 oranında akantosit (G1 hücresi) görülüyor. Spot idrar protein/kreatinin oranı ise 1.4 mg/mg1.4\ mg/mg olarak hesaplanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre hematürinin kaynağı ve proteinüri düzeyi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Glomerüler hematüri mevcuttur; akantosit varlığı glomerüler köken için oldukça yüksek spesifiteye sahiptir.

Answer

Glomerüler hematüri mevcuttur; akantosit varlığı glomerüler köken için oldukça yüksek spesifiteye sahiptir.
Hastadaki çay rengi idrar, hipertansiyon ve ödem varlığı akut nefritik sendromu düşündürür. İdrar mikroskopisinde saptanan eritrosit silindirleri ve dismorfik eritrositlerin bir alt tipi olan akantositler (G1 hücreleri), kanamanın glomerüler kaynaklı olduğunu kanıtlar. Özellikle akantositlerin %5'in üzerinde olması glomerüler hastalıklar için oldukça spesifiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hipertansiyon, periorbital ödem ve çay rengi idrar
Bu üçlü (triad), akut nefritik sendromu ve dolayısıyla glomerüler bir patolojiyi düşündürür.
2
İdrar sedimentinin incelenmesi
Eritrosit silindirleri ve %12 akantosit (G1 hücresi) tespiti
Eritrosit silindirleri glomerüler hematüri için patognomoniktir; %5'in üzerindeki akantosit varlığı ise glomerüler hasar için %90 üzerinde spesifiteye sahiptir.
3
Proteinüri miktarının yorumlanması
Protein/kreatinin oranı 1.4 mg/mg
Normal sınır 0.2'dir. 0.2-2.0 arası non-nefrotik, >2.0 ise nefrotik düzey proteinüriyi gösterir. Bu hastada proteinüri anlamlıdır ancak nefrotik düzeyde değildir.

Key Concept

Glomerüler ve non-glomerüler hematüri ayrımında akantositlerin ve silindirlerin önemi.

Practice More

Glomerüler hematüri saptanan bu hastada bir sonraki adımda serum C3 düzeyi bakılarak poststreptokokal glomerülonefrit ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 246Question

99 yaşında bir erkek çocuk, bacaklarında şişlik ve idrar miktarında azalma şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden yaklaşık 33 hafta önce bacaklarında cerahatli ve kabuklu yaralar (piyodermi) çıktığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg (yaşa göre yüksek) ve pretibial ++++ ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde idrar sedimentinde her sahada 152015-20 eritrosit ve eritrosit silindirleri görülüyor. Serum C3C3 düzeyi 2525 mg/dL (Düşük: 8016080-160 mg/dL) saptanırken, ASOASO titresi normal sınırlarda bulunuyor. Bu hastada geçirilmiş streptokoksik enfeksiyonu kanıtlamak için istenmesi gereken en uygun laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-DNAse B

Answer

Piyodermi sonrası gelişen akut poststreptokoksik glomerulonefritte (APSGN) etiyolojiyi kanıtlamak için Anti-DNAse B testi istenmelidir.
Cilt enfeksiyonu (piyodermi/impetigo) sonrası gelişen APSGN vakalarında, streptolizin O'nun ciltteki kolesterol ve diğer lipitler tarafından nötralize edilmesi nedeniyle ASO titresi vakaların yarısından azında yükselir. Bu durumda streptokoksik etiyolojiyi göstermede en duyarlı test Anti-DNAse B'dir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hastada nefritik sendrom (hematüri, ödem, hipertansiyon) ve düşük C3 düzeyi mevcut, bu da APSGN veya MPGN düşündürür.
Öyküdeki 3 hafta önceki piyodermi (cilt enfeksiyonu) odağı APSGN tanısını kuvvetle destekler.
2
ASO titresi ve enfeksiyon odağı arasındaki ilişkiyi analiz et.
Piyodermi sonrası ASO yanıtı genellikle zayıftır; çünkü streptolizin O ciltteki lipitler tarafından nötralize edilir.
Bu nedenle boğaz enfeksiyonu sonrası yükselen ASO, cilt enfeksiyonu sonrası her zaman yükselmez.
3
Uygun serolojik testi seç.
Anti-DNAse B veya antihiyaluronidaz testleri cilt enfeksiyonları sonrası daha duyarlıdır.
Streptokoksik etiyolojiyi kanıtlamak için odağa uygun seroloji seçilmelidir.

Key Concept

Akut Poststreptokoksik Glomerulonefrit (APSGN) tanısında enfeksiyon odağına göre serolojik belirteçlerin duyarlılığı değişir; cilt enfeksiyonlarında Anti-DNAse B, boğaz enfeksiyonlarında ASO önceliklidir.

Practice More

APSGN hastalarında serum C3 düzeyinin kaç hafta içinde normale dönmesinin beklendiğini ve bu sürenin uzaması durumunda hangi tanıların düşünülmesi gerektiğini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 247Question

6 yaşında bir erkek çocuk, ağır pnömoni tanısıyla hastanede izlenmektedir. Yatışının 3. gününde hastada hafif halsizlik ve huzursuzluk gelişmesi üzerine istenen tetkik sonuçları aşağıdadır:

ParametreDeğer
pHpH7.417.41
pCO2pCO_23838 mmHgmmHg
HCO3HCO_32323 mEq/LmEq/L
Na+Na^+125125 mEq/LmEq/L
K+K^+4.14.1 mEq/LmEq/L
ClCl^-9090 mEq/LmEq/L
Serum Osmolalitesi255255 mOsm/kgmOsm/kg
İdrar Osmolalitesi480480 mOsm/kgmOsm/kg
İdrar Na+Na^+4242 mEq/LmEq/L

Hastanın fizik muayenesinde hidrasyonu normal (övolemik) saptanmış olup, ödem izlenmemiştir. Bu bulgular ışığında, hastadaki klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uygunsuz antidiüretik hormon (ADH) salınımı sendromu

Answer

Uygunsuz antidiüretik hormon (ADH) salınımı sendromu
Uygunsuz ADH Sendromu (UADHS), serum osmolalitesinin düşük olmasına rağmen idrarın uygunsuz şekilde konsantre olması (>100>100 mOsm/kgmOsm/kg, genellikle serumdan yüksek) ve hastanın övolemik olması ile karakterizedir. Pnömoni gibi akciğer hastalıkları UADHS için sık görülen tetikleyici bir nedendir.

Step-by-Step Solution

1
Serum osmolalitesini ve sodyum değerini değerlendirin.
Serum sodyumu (125125 mEq/LmEq/L) ve serum osmolalitesi (255255 mOsm/kgmOsm/kg) düşüktür; hastada gerçek hipotonik hiponatremi mevcuttur.
Ayırıcı tanıya başlamak için ilk adım osmolaliteyi kontrol etmektir.
2
Hastanın hacim (volüm) durumunu kontrol edin.
Fizik muayenede ödem yok ve hidrasyon normal (övolemik).
Hiponatremi ayırıcı tanısında volüm durumu (hipovolemik, övolemik, hipervolemik) belirleyicidir.
3
İdrar osmolalitesi ve idrar sodyumunu inceleyin.
İdrar osmolalitesi (480480 mOsm/kgmOsm/kg) serumdan yüksektir ve idrar sodyumu >20>20 mEq/LmEq/L'dir.
Hipotoniye rağmen idrarın konsantre olması ve idrar sodyumunun yüksek olması Uygunsuz ADH sendromunu doğrular.

Key Concept

Hiponatremi Ayırıcı Tanısı ve Uygunsuz ADH Sendromu

Alternative Method

Hiponatremi ayırıcı tanısında algoritma kullanmak: 1. Serum Osmolalitesi (Düşük mü?), 2. Klinik Volüm Durumu (Övolemi mi?), 3. İdrar Na ve Osmolalitesi (İdrar konsantre mi?). Bu üçlü 'Evet' ise tanı UADHS'dir.
Estimated Time:45s
Question 248Question

Dört yaşındaki bir çocuk, son 2424 saattir devam eden tekrarlayan kusmalar nedeniyle acil servise getirilmiştir. Yapılan kan gazı ve elektrolit analizinde aşağıdaki değerler saptanmıştır:

ParametreDeğer
pHpH7.507.50
pCO2pCO_242 mmHg42\text{ mmHg}
HCO3HCO_3^-32 mEq/L32\text{ mEq/L}
Na+Na^+138 mEq/L138\text{ mEq/L}
ClCl^-90 mEq/L90\text{ mEq/L}
K+K^+3.2 mEq/L3.2\text{ mEq/L}

Bu hastadaki primer asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Metabolik alkaloz

Answer

Metabolik alkaloz
Hastanın pH değerinin 7.457.45'den yüksek olması alkalozu, bikarbonat (HCO3HCO_3^-) değerinin 26 mEq/L26\text{ mEq/L}'den yüksek olması ise bu durumun metabolik kökenli olduğunu gösterir. Kusma öyküsü ile birleşen hipokloremi (Cl:90 mEq/LCl^-: 90\text{ mEq/L}) ve hipokalemi (K+:3.2 mEq/LK^+: 3.2\text{ mEq/L}) bulguları tipik bir hipokloremik hipokalemik metabolik alkaloz tablosunu tamamlar.

Step-by-Step Solution

1
pH değerini analiz et
pH=7.50pH = 7.50 (>7.45> 7.45)
pH değerinin 7.457.45'in üzerinde olması vücutta bir alkalemi (alkaloz) tablosu olduğunu gösterir.
2
Bikarbonat (HCO3HCO_3^-) düzeyini kontrol et
HCO3=32 mEq/LHCO_3^- = 32\text{ mEq/L} (>26 mEq/L> 26\text{ mEq/L})
Yüksek bikarbonat düzeyi, alkalozun metabolik kaynaklı olduğunu teyit eder.
3
Parsiyel karbondioksit (pCO2pCO_2) basıncını değerlendir
pCO2=42 mmHgpCO_2 = 42\text{ mmHg} (Normal aralık 3545 mmHg35-45\text{ mmHg})
Primer sorun solunumsal olsaydı pCO2pCO_2 belirgin şekilde düşük olurdu. Bu değer, kompanzasyonun henüz başlangıç aşamasında veya sınırlı olduğunu gösterir.

Key Concept

Metabolik Alkaloz Tanısı

Hints

1
Önce pH değerine bakarak durumun asidoz mu yoksa alkaloz mu olduğuna karar verin.
Estimated Time:45s
Question 249Question

1010 aylık bir erkek bebek, ilk kez geçirdiği ateşli idrar yolu enfeksiyonu (I˙YEİYE) nedeniyle hastaneye yatırılmıştır. İdrar kültüründe 10510^5 cfu/mlcfu/ml E.coliE. coli üremesi saptanmış ve uygun antibiyotik tedavisi başlanmıştır. Tedavi sürecinde çekilen üriner ultrasonografide (USGUSG) sağ böbrek normal saptanırken, sol böbrek renal pelviste 1414 mmmm genişleme (hidronefrozhidronefroz) ve sol üreterde dilatasyon izlenmiştir. Bu hastada altta yatan primer patolojiyi belirlemek amacıyla yapılması gereken en uygun bir sonraki tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG)

Answer

İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG)
Doğru seçenek olan işeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG), hem VURVUR tanısında hem de derecelendirilmesinde altın standarttır. Bebeklerde ve özellikle erkek çocuklarda ilk ateşli I˙YEİYE sonrası çekilen USGUSG'de hidronefroz veya üreter dilatasyonu gibi anormal bulgular saptanması durumunda, reflü veya posterior üretral valv gibi yapısal bozuklukları dışlamak için mutlaka yapılması gereken tetkiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve başlangıç tetkiklerini değerlendir
1010 aylık erkek bebekte ilk ateşli I˙YEİYE ve anlamlı bakteriüri (10510^5 cfu/mlcfu/ml) mevcut.
Tanı doğrulanmalı ve hastanın yaş/cinsiyet risk faktörleri belirlenmelidir.
2
USGUSG bulgularını yorumla
Solda belirgin pelvikaliektazi (1414 mmmm) ve üreter dilatasyonu saptandı.
Anormal USGUSG bulguları, vezikoüreteral reflü veya obstrüktif üropati riskini artırır.
3
Görüntüleme kılavuzlarına göre bir sonraki adımı belirle
İlk ateşli I˙YEİYE sonrası USGUSG'de anomali saptanan çocuklarda VCUGVCUG endikedir.
Dilate üreter ve pelvis varlığında vezikoüreteral reflünün derecesini belirlemek ve posterior üretral valv gibi patolojileri dışlamak için anatomik görüntüleme gereklidir.

Key Concept

Pediatrik ateşli I˙YEİYE sonrası görüntüleme endikasyonları
Estimated Time:1m 30s
Question 250Question

3.53.5 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 55 gündür devam eden göz kapaklarında şişlik, bacaklarda ödem ve karında büyüme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde pretibial 3+3+ gode bırakan ödem ve batında asit saptanıyor. Kan basıncı 95/6095/60 mmHg, nabız 105105/dk ve vücut ısısı 36.836.8 °C'dir. Yapılan laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki bulgular elde ediliyor:

TetkikSonuç
Serum Albümin1.71.7 g/dL
Total Kolesterol410410 mg/dL
Tam İdrar TetkikiProtein 4+4+, Eritrosit ()(-)
İdrar Protein/Kreatinin Oranı4.54.5 mg/mg
Serum C3 ve C4Normal

Bu klinik tablo ile izlenen hastanın yönetimi ve olası komplikasyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastalarda gelişebilecek spontan bakteriyel peritonit tablosunda en sık saptanan patojen Streptococcus pneumoniae'dır.

Answer

Nefrotik sendromlu çocuklarda gelişen spontan bakteriyel peritonit vakalarında en sık saptanan etken Streptococcus pneumoniae'dır.
Nefrotik sendromlu hastalarda opsonizasyon kusuru, hipogammaglobulinemi ve asit sıvısının varlığı nedeniyle enfeksiyon riski artmıştır. Bu hastalarda gelişen spontan bakteriyel peritonit vakalarında klinik çalışmalarda ve sınavlarda en sık vurgulanan patojen Streptococcus pneumoniae'dır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada masif proteinüri (>40>40 mg/m²/saat veya idrar prot/kre >2>2), hipoalbüminemi (<2.5<2.5 g/dL), hiperlipidemi ve ödem mevcuttur. Bu bulgular net bir "Nefrotik Sendrom" tablosudur.
Tanıyı doğru koymak sonraki adımları belirlemek için kritiktir.
2
Etiyoloji ve yaş ilişkisinin değerlendirilmesi
1101-10 yaş arasındaki çocuklarda nefrotik sendromun en sık nedeni Minimal Değişim Hastalığıdır (MDH). Serum C3 düzeyinin normal olması ve hematüri olmaması bu tanıyı destekler.
Hastalığın prognozunu ve biyopsi gerekliliğini anlamaya yardımcı olur.
3
Komplikasyon ve enfeksiyon riskinin belirlenmesi
Nefrotik sendromda idrarla B faktörü gibi kompleman bileşenlerinin ve IgG'nin kaybı nedeniyle enfeksiyon riski artar. Spontan bakteriyel peritonit (SBP) en önemli enfeksiyonlardan biridir.
Hastanın takip ve tedavisindeki hayati riskleri belirlemek için gereklidir.
4
En sık etkenin tanımlanması
SBP etkenleri arasında Gram pozitiflerden Streptococcus pneumoniae en sık görülenidir.
Ampirik antibiyotik seçimini ve koruyucu önlemleri yönlendirir.

Key Concept

Pediatrik nefrotik sendromda enfeksiyon duyarlılığı ve spontan bakteriyel peritonit etiyolojisi.

Practice More

Steroid dirençli ve steroid bağımlı nefrotik sendrom tanımlarını ve bu durumlarda kullanılan ikinci basamak ilaçları (Siklofosfamid, Siklosporin, Rituksimab) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 251Question

55 haftalık bir erkek bebek; bir haftadır giderek artan, her beslenme sonrası tekrarlayan, fışkırır tarzda safrasız kusma şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanan bebeğin laboratuvar incelemesinde; pH: 7.557.55, HCO3HCO_3: 3434 mEq/L, pCO2pCO_2: 4646 mmHg, Na: 132132 mEq/L, K: 2.82.8 mEq/L, Cl: 8282 mEq/L olarak saptanıyor.

Bu hastada saptanan asit-baz ve elektrolit dengesizliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloz

Answer

Pilor stenozuna bağlı gelişen asit-baz ve elektrolit tablosu hipokloremik, hipokalemik metabolik alkalozdur.
Bebeğin klinik tablosu (5 haftalık, fışkırır tarzda safrasız kusma) hipertrofik pilor stenozu ile tam uyumludur. Mide sıvısındaki yoğun hidroklorik asit kaybı, sistemik dolaşımda bikarbonat fazlalığına (alkaloz) ve klor düşüklüğüne neden olur. Renal sistem dehidratasyonu önlemek için sodyumu tutmaya çalışırken potasyum ve hidrojenden feragat eder, bu da hipokalemi ve 'paradoksal asidüri' tablosunu tamamlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
5 haftalık bebekte fışkırır tarzda safrasız kusma, Hipertrofik Pilor Stenozu'nu (HPS) düşündürür.
HPS, bu yaş grubunda safrasız kusmanın en tipik nedenidir.
2
Kusma içeriğini ve kaybı değerlendir
Mideden bol miktarda H+H^+ ve ClCl^- kaybı gerçekleşir.
Mide sekresyonu HCl bakımından zengindir; kaybı alkaloz ve hipokloremiye yol açar.
3
Renal yanıtı ve potasyum dengesini incele
Vücut alkalozu dengelemek için idrarla bikarbonat atarken sodyumu tutar; ilerleyen aşamada paradoksal asidüri ve belirgin hipokalemi gelişir.
Dehidratasyon nedeniyle sodyum geri emilimi artarken, distal tübülde sodyum karşılığında hidrojen ve potasyum atılımı artar.

Key Concept

Hipertrofik pilor stenozunda karakteristik asit-baz tablosu hipokloremik, hipokalemik metabolik alkalozdur.
Estimated Time:1m 30s
Question 252Question

1010 aylık bir erkek bebek, son bir haftadır vücudunda giderek artan şişlik ve iştahsızlık şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki bacakta 3+3+ gode bırakan ödem ve batında asit saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
İdrar proteini125 mg/m2/saat125\ mg/m^2/saat
Serum albumin1.8 g/dL1.8\ g/dL
Serum total kolesterol360 mg/dL360\ mg/dL
Serum C3C3 ve C4C4 düzeyiNormal
Kan basıncı80/50 mmHg80/50\ mmHg (Normal)

Bu hastada ampirik steroid tedavisi planlanmadan önce böbrek biyopsisi yapılmasını gerektiren en temel klinik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hastanın yaşının bir yaşından küçük olması

Answer

Hastanın yaşının bir yaşından küçük olması
Çocukluk çağı idiyopatik nefrotik sendromlarının yaklaşık %85-90'ı minimal değişiklik hastalığıdır (MDH). MDH genellikle 11 ile 88 yaş arasında görülür ve bu grupta ampirik olarak steroid tedavisi başlanır. Ancak 11 yaşından küçük bebeklerde (infantil nefrotik sendrom) ve genellikle 101210-12 yaşından büyük çocuklarda altta yatan patolojinin fokal segmental glomerüloskleroz (FSGS), mezanjiyoproliferatif glomerulonefrit veya genetik mutasyonlar olma olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle, yaşın 11 yaşın altında olması, steroid tedavisine başlanmadan önce kesin tanı için böbrek biyopsisi yapılmasını gerektiren mutlak bir endikasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastada ödem, masif proteinüri, hipoalbuminemi ve hiperlipidemi olması nefrotik sendrom tanısını kesinleştirir.
Tedavi ve ileri tetkik planı için öncelikle sendromik tanının konulması gerekir.
2
Yaş faktörünün değerlendirilmesi
Hastanın 1010 aylık olduğu ve 'infantil nefrotik sendrom' kategorisine girdiği saptanır.
Çocukluk çağında minimal değişiklik hastalığı en sık 181-8 yaş arasında görülür; bu yaş aralığı dışındaki vakalar atipiktir.
3
Biyopsi endikasyonlarının kontrolü
Bir yaş altındaki bebeklerde steroid yanıtı düşük olduğu ve altta yatan neden genellikle genetik veya yapısal (FSGS vb.) olduğu için biyopsi kararı verilir.
Gereksiz steroid maruziyetini önlemek ve kesin patolojik/genetik tanıyı koymak için ampirik tedavi öncesi biyopsi gereklidir.

Key Concept

Nefrotik sendromda yaşa bağlı biyopsi endikasyonları
Question 253Question

Akut gastroenterit kliniğiyle izlenen 33 yaşındaki bir erkek çocukta, ağır dehidratasyonu takiben idrar miktarında belirgin azalma ve serum kreatinin düzeyinde yükselme (2.82.8 mg/dL) saptanıyor.

Bu hastada mevcut tablonun 'Prerenal Azotemi' evresinden çıkarak yerleşmiş bir 'Akut Tübüler Nekroz (ATNATN)' tablosuna dönüştüğünü aşağıdakilerden hangisi en güçlü şekilde destekler?

Show answer & explanation

Answer: İdrarla atılan sodyumun fraksiyonel yüzdesinin (FENaFENa) %2.5\%2.5 olarak saptanması

Answer

İdrarla atılan sodyumun fraksiyonel yüzdesinin (FENaFENa) %2.5 olarak saptanması yerleşmiş bir Akut Tübüler Nekroz (ATN) göstergesidir.
Böbrek tübüllerinin hasar gördüğü yerleşmiş ATN tablosunda, sodyum geri emilimi bozulur ve idrarla atılan sodyum miktarı artar. Çocuklarda FENaFENa değerinin %2.5\%2.5 gibi %2\%2'nin üzerinde saptanması, bu tübüler hasarı ve böbreğin sodyumu geri emme yeteneğini kaybettiğini en iyi gösteren laboratuvar bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bağlamı değerlendir.
Hasta ağır dehidratasyon sonrası akut böbrek yetmezliği (ABY) tablosundadır.
Dehidratasyon, çocuklarda prerenal ABY'nin en sık nedenidir ancak tedavi edilmezse ATN'ye ilerleyebilir.
2
Prerenal ve renal (intrinsik) ayrım kriterlerini hatırla.
Prerenal tabloda böbrek sodyum tutmaya ve idrarı konsantre etmeye çalışırken, ATN'de bu yetenekler kaybolur.
Tübüler hücre hasarı sodyum geri emilimini ve medüller ozmotik gradientin korunmasını engeller.
3
Seçeneklerdeki idrar indekslerini analiz et.
FENa>%2FENa > \%2 ve idrar sodyumu >40>40 mEq/L olması renal hasarı destekler.
Fraksiyonel sodyum ekskresyonu (FENaFENa), glomerüler filtrasyon ve tübüler geri emilimin net sonucunu gösteren en değerli parametredir.

Key Concept

Akut böbrek yetmezliğinde prerenal azotemi ile Akut Tübüler Nekroz (ATN) arasındaki ayırıcı tanıda idrar indekslerinin (özellikle FENa) kullanımı.

Practice More

Prerenal ABY'de diüretik kullanımı sonrası FENa yerine fraksiyonel üre ekskresyonunun (FEUreaFEUrea) neden daha güvenilir olduğunu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 254Question

1010 yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır bacaklarında yineleyen kramplar, halsizlik ve çok su içme şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 100/60 mmHg100/60\ mmHg, boy ve kilosu 1025.10-25. persantiller arasında saptanıyor. Laboratuvar incelemeleri aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Na+Na^+137 mEq/L137\ mEq/L135145135 - 145
K+K^+2.7 mEq/L2.7\ mEq/L3.55.53.5 - 5.5
ClCl^-92 mEq/L92\ mEq/L9810798 - 107
Mg2+Mg^{2+}1.1 mg/dL1.1\ mg/dL1.72.41.7 - 2.4
Ca2+Ca^{2+}9.5 mg/dL9.5\ mg/dL8.510.58.5 - 10.5
pHpH7.477.477.357.457.35 - 7.45
pCO2pCO_245 mmHg45\ mmHg354535 - 45
HCO3HCO_3^-31 mEq/L31\ mEq/L222622 - 26

İdrar analizinde kalsiyum/kreatinin oranı 0.01 mg/mg0.01\ mg/mg (Normal: >0.02>0.02) olarak hesaplanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar verileriyle çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gitelman sendromu

Answer

Gitelman sendromu
Gitelman sendromu; genellikle okul çağında veya adolesan dönemde ortaya çıkan, bacak krampları ve halsizlik gibi semptomlarla karakterize bir distal tübülopatidir. Laboratuvarda hipokalemik metabolik alkaloz, belirgin hipomagnezemi ve idrarda kalsiyum atılımının azalması (hipokalsiüri) saptanır. Bu hastadaki tüm klinik ve laboratuvar verileri bu tanıyla tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu ve serum potasyumunu değerlendir
pH: 7.477.47 ve HCO3:31 mEq/LHCO_3^-: 31\ mEq/L \rightarrow Metabolik alkaloz; K+:2.7 mEq/LK^+: 2.7\ mEq/L \rightarrow Hipokalemi.
Hastanın temel metabolik tablosunu belirlemek ayırıcı tanı için ilk adımdır.
2
Kan basıncını ve serum magnezyumunu kontrol et
Kan basıncı normal (100/60 mmHg100/60\ mmHg); Mg2+:1.1 mg/dLMg^{2+}: 1.1\ mg/dL \rightarrow Belirgin hipomagnezemi.
Normotansif hipokalemik alkalozlar arasında magnezyum düzeyi Gitelman lehine önemli bir ipucudur.
3
İdrar kalsiyum atılımını incele
İdrar kalsiyum/kreatinin oranı 0.010.01 \rightarrow Hipokalsiüri.
Hipokalsiüri, Gitelman sendromunu Bartter sendromundan ayıran en karakteristik laboratuvar bulgusudur.
4
Klinik yaş ve semptomlarla birleştir
1010 yaş ve kas krampları \rightarrow Gitelman sendromu tanısı kesinleşir.
Gitelman sendromu genellikle okul çağında kas krampları ile belirti verirken, Bartter sendromu daha erken yaşlarda ağır poliüri ile gelir.

Key Concept

Tübülopatilerde normotansif hipokalemik metabolik alkaloz ayırıcı tanısında idrar kalsiyumu ve serum magnezyumunun rolü.
Estimated Time:1m 30s
Question 255Question

1414 yaşında bir kız çocuk, bacaklarda şişlik ve idrar miktarında azalma şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 145/95145/95 mmHg ölçülüyor. Hastanın yüzünde yağ dokusunun belirgin şekilde azaldığı saptanırken, ekstremiteler ve gövdede yağ dokusu dağılımının normal olduğu dikkati çekiyor. Laboratuvar incelemesinde idrarda her sahada bol eritrosit ve 3.83.8 g/gün proteinüri saptanıyor. Serum kompleman analizinde C3 düzeyi 1212 mg/dL iken C4 düzeyi 2626 mg/dL (normal) bulunuyor.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Membranoproliferatif glomerülonefrit Tip II (Yoğun birikim hastalığı)

Answer

Membranoproliferatif glomerülonefrit Tip II (Yoğun birikim hastalığı)
Verilen vakada hematüri ve hipertansiyon gibi nefritik bulguların yanı sıra nefrotik düzeyde proteinüri (>3.5>3.5 g/gün) mevcuttur. Laboratuvar incelemesinde saptanan izole C3 düşüklüğü ve normal C4 düzeyi, kompleman sisteminin alternatif yolak üzerinden aktive olduğunu gösterir. Fizik muayenede saptanan parsiyel lipodistrofi, bu tabloyu Membranoproliferatif Glomerülonefrit Tip II (güncel adıyla C3 Glomerülopati/Yoğun Birikim Hastalığı) için patognomonik kılar. Bu hastalarda kanda bulunan 'C3 Nefritik Faktör' adlı otoantikor, alternatif yolak C3 konvertazını stabilize ederek sürekli kompleman tüketimine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada hipertansiyon ve hematüri (nefritik tablo) ile birlikte 3.83.8 g/gün proteinüri (nefrotik tablo) mevcuttur.
Vakadaki karma tablo glomerüler hasarın şiddetli olduğunu gösterir.
2
Kompleman profilini yorumla
İzole C3 düşüklüğü ve normal C4 düzeyi, alternatif yolağın aktive olduğunu gösterir.
Tip II MPGN'de C3 nefritik faktör varlığı alternatif yolak C3 konvertazını stabilize ederek sürekli C3 tüketimine yol açar.
3
Fizik muayene ipucunu değerlendir
Yüzde belirginleşen yağ dokusu kaybı (parsiyel lipodistrofi) tanıyı destekler.
Parsiyel lipodistrofi, Tip II MPGN (C3 glomerülopati spektrumu) ile spesifik bir klinik birliktelik gösterir.

Key Concept

Membranoproliferatif Glomerülonefrit (MPGN) tiplerinin kompleman düzeyleri ve klinik özelliklerine göre ayrımı.
Question 256Question

Üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri başladıktan yaklaşık 4848 saat sonra idrar renginde koyulaşma (çay rengi idrar) ve hafif karın ağrısı şikayetiyle polikliniğe getirilen 99 yaşındaki erkek çocuğun fizik muayenesinde kan basıncı 105/70105/70 mmHg, vücut ısısı 37.237.2 °C saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum C3C3 ve C4C4 düzeyleri normal sınırlarda, idrar mikroskopisinde ise her sahada bol eritrosit ve eritrosit silindirleri görülüyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IgA nefropatisi

Answer

IgA nefropatisi
Hastada görülen hematürinin üst solunum yolu enfeksiyonuyla neredeyse eş zamanlı başlaması (senfaringitik) ve laboratuvarda kompleman (C3C3, C4C4) düzeylerinin normal bulunması, çocukluk çağının en sık glomerüler hastalıklarından biri olan IgA nefropatisini en olası tanı yapmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik zamanlamayı analiz et
Enfeksiyon başladıktan sadece 4848 saat sonra hematüri gelişmesi 'senfaringitik' bir süreci işaret eder.
Post-enfeksiyöz glomerulonefritlerde (APSGN gibi) latent dönem daha uzundur (11-33 hafta).
2
Kompleman düzeylerini değerlendir
C3C3 ve C4C4 düzeylerinin normal olması, kompleman aktivasyonu ile giden hastalıkları dışlar.
APSGN ve MPGN'de C3C3 düşüklüğü beklenirken, IgA nefropatisinde kompleman düzeyleri normaldir.
3
İdrar sedimenti ve klinik bulguları birleştir
Eritrosit silindirleri glomerüler bir hasarı doğrular; hipertansiyonun olmaması ve izole hematüri IgA nefropatisi ile uyumludur.
IgA nefropatisi çocuklarda tekrarlayan makroskopik hematürinin en sık nedenidir.

Key Concept

Senfaringitik hematüri ve normal kompleman düzeyleri IgA nefropatisinin (Berger hastalığı) temel ayırıcı özellikleridir.
Estimated Time:1m 30s
Question 257Question

13 yaşında bir kız çocuk, kronik böbrek yetmezliği tanısıyla izlenmektedir. Boyu 150 cm150\text{ cm} ve ağırlığı 40 kg40\text{ kg} olan hastanın rutin kontrollerinde serum kreatinin değeri 2.5 mg/dL2.5\text{ mg/dL}, hemoglobin düzeyi 8.8 g/dL8.8\text{ g/dL}, ortalama eritrosit hacmi (MCVMCV) 84 fL84\text{ fL} ve serum eritropoetin (EPOEPO) düzeyi 15 mU/mL15\text{ mU/mL} (Laboratuvar referans aralığı: 525 mU/mL5-25\text{ mU/mL}) olarak saptanmıştır. Güncellenmiş Schwartz formülüne göre kk katsayısı 0.4130.413 olarak alınmaktadır.

Bu hastanın laboratuvar bulgularının klinik olarak yorumlanması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Saptanan eritropoetin düzeyi, mevcut hemoglobin seviyesi göz önüne alındığında böbreklerden yetersiz üretim olduğunu gösteren rölatif bir eksikliktir.

Answer

Saptanan eritropoetin düzeyinin, mevcut aneminin derinliğine kıyasla düşük kalması (rölatif EPO eksikliği) kronik böbrek yetmezliği anemisinin temel patofizyolojisidir.
Kronik böbrek yetmezliği (KBY) anemisinde, böbreklerdeki eritropoetin üreten peritübüler interstisyel hücrelerin kütlesi azalır. Bu nedenle, hemoglobin düzeyi düştüğünde sağlıklı bir böbreğin vermesi gereken logaritmik EPO artış yanıtı verilemez. Sonuçta saptanan EPO düzeyi sayısal olarak laboratuvar referans aralığında olsa bile, aneminin derecesine göre 'rölatif' olarak düşüktür ve bu durum KBY anemisinin ana nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Tahmini Glomerüler Filtrasyon Hızı (eGFH) hesaplaması.
eGFH=k×Boy (cm)Serum Kreatinin (mg/dL)=0.413×1502.5=24.78 ml/dk/1.73m2eGFH = k \times \frac{\text{Boy (cm)}}{\text{Serum Kreatinin (mg/dL)}} = 0.413 \times \frac{150}{2.5} = 24.78\text{ ml/dk/1.73m}^2
Hastanın böbrek yetmezliği evresini belirlemek için klinik standarttır.
2
Böbrek yetmezliği evresinin belirlenmesi.
Evre 4 Kronik Böbrek Yetmezliği (GFH aralığı: 1529 ml/dk/1.73m215-29\text{ ml/dk/1.73m}^2)
Yönetim planı evreye göre değişir.
3
Anemi tablosunun ve eritropoetin (EPO) yanıtının analizi.
Hb 8.8 g/dL8.8\text{ g/dL} iken saptanan 15 mU/mL15\text{ mU/mL} EPO düzeyi, 'rölatif eksiklik' olarak değerlendirilir.
Anemiye yanıt olarak EPO'nun normal referans değerinin çok üstüne çıkması gerekirken, KBY'de peritübüler hücrelerin kaybı nedeniyle bu yanıt yetersiz kalır.

Key Concept

Kronik böbrek yetmezliğinde anemi patofizyolojisi ve rölatif eritropoetin eksikliği kavramı.

Practice More

KBY hastalarında eritropoetin direncine neden olan diğer faktörleri (enflamasyon, hepcidin artışı, demir eksikliği, hiperparatiroidizm) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 258Question

Büyüme duraklaması ve aşırı su içme şikayeti olan 22 yaşındaki bir kız çocuk polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 3.3. persentilin altında saptanıyor. Hastanın laboratuvar ve görüntüleme bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Serum Sodyum (Na)138138 mEq/L
Serum Potasyum (K)2.82.8 mEq/L
Serum Klor (Cl)114114 mEq/L
Serum Kalsiyum (Ca)9.59.5 mg/dL
Serum Magnezyum (Mg)1.91.9 mg/dL
Kan pH7.267.26
Serum HCO3HCO_31414 mEq/L
Kan pCO2pCO_23030 mmHg
İdrar pH6.86.8
UltrasonografiMedüller nefrokalsinozis

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 1 (Distal) renal tübüler asidoz

Answer

Klinik ve laboratuvar bulguları Tip 1 (Distal) renal tübüler asidozu işaret etmektedir.
Hastada saptanan normal anyon açıklıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz, eşlik eden hipokalemi ve sistemik asidoza rağmen idrar pH'ının 5.55.5'in altına düşürülememesi (6.86.8), distal tübülde hidrojen salınımı bozukluğunu (Tip 1 RTA) gösterir. Tip 1 RTA'da idrarda sitrat azalması ve kalsiyum artışı sonucu medüller nefrokalsinozis gelişmesi tanıyı destekleyen en güçlü radyolojik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendirin.
Kan pH: 7.267.26, HCO3HCO_3: 1414 mEq/L ve pCO2pCO_2: 3030 mmHg değerleri kompanse metabolik asidozu gösterir.
Metabolik asidozun varlığını doğrulamak için ilk adımdır.
2
Serum anyon açıklığını (Anyon Gap) hesaplayın.
AnyonAc\cıklıg˘ı=Na(Cl+HCO3)=138(114+14)=10Anyon Açıklığı = Na - (Cl + HCO_3) = 138 - (114 + 14) = 10 mEq/L (Normal: 8128-12).
Normal anyon açıklıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz renal tübüler asidozları (RTA) düşündürür.
3
Potasyum düzeyini ve idrar pH'ını analiz edin.
Potasyum düşüktür (2.82.8 mEq/L) ve idrar pH'ı sistemik asidoza rağmen 5.55.5'in üzerindedir (6.86.8).
İdrarı asidifiye edememe (pH > 5.55.5) Tip 1 RTA'nın en önemli ayırt edici özelliğidir.
4
Görüntüleme bulgusunu yorumlayın.
Medüller nefrokalsinozis saptanmıştır.
Tip 1 RTA'da hiperkalsiüri ve hipositratüri nedeniyle nefrokalsinozis sık görülür; Tip 2 ve Tip 4'te beklenmez.

Key Concept

Tip 1 (Distal) RTA'nın temel özellikleri: Hiperkloremik metabolik asidoz, hipokalemi, idrar pH > 5.55.5 ve nefrokalsinozis.

Practice More

RTA tiplerini idrar anyon açığı (Urine Anion Gap) üzerinden değerlendirmeyi çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 259Question

Antenatal dönemde ultrasonografi ile saptanan ve doğum sonrası yapılan kontrollerde de sebat eden izole hidronefrozun (renal pelvis dilatasyonu) en sık görülen anatomik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üreteropelvik bileşke obstrüksiyonu

Answer

Antenatal ve postnatal dönemde en sık saptanan hidronefroz nedeni üreteropelvik bileşke obstrüksiyonudur.
Üreteropelvik bileşke obstrüksiyonu, renal pelvis ile üreterin birleştiği noktadaki anatomik veya fonksiyonel darlık nedeniyle idrar akışının engellenmesidir. Bu durum, yenidoğanlarda saptanan hidronefrozların açık ara en sık nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla.
İzole hidronefroz (renal pelvis genişlemesi).
Soruda en sık görülen anatomik neden sorulmaktadır.
2
Olası nedenleri sıklıklarına göre karşılaştır.
Üreteropelvik bileşke obstrüksiyonu (4040-80%80\%), VUR (1010-20%20\%), PUV (10%10\%).
Epidemiyolojik verilere göre en sık neden belirlenir.
3
Doğru seçeneği belirle.
Üreteropelvik bileşke obstrüksiyonu.
En yüksek insidansa sahip olan anatomik anomalidir.

Key Concept

Yenidoğan ve antenatal dönemdeki hidronefrozların en sık nedeni üreteropelvik bileşke (UPJ) darlığıdır.

Practice More

Posterior üretral valv tanısında en değerli radyolojik yöntem olan 'İşeme Sistouretrografisi' (VCUG) konusunu gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 260Question

66 yaşında bir kız çocuk; büyüme geriliği, halsizlik, çok su içme ve sık idrara çıkma yakınmaları ile polikliniğe getirilmiştir. Öyküsünden bu şikayetlerinin bebeklikten itibaren olduğu ve tuzlu gıdalara aşırı düşkünlüğü olduğu öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde vücut ağırlığı ve boyu 3.3. persentilin altında, kan basıncı 90/5590/55 mmHg (normal) ölçülmüştür. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Kan pH7.487.48
pCO2pCO_24444 mmHg
HCO3HCO_33232 mEq/L
Serum Sodyum (NaNa)135135 mEq/L
Serum Potasyum (KK)2.42.4 mEq/L
Serum Klor (ClCl)9090 mEq/L
Serum Kalsiyum (CaCa)9.89.8 mg/dL
Serum Magnezyum (MgMg)1.91.9 mg/dL
İdrar pH6.56.5
İdrar CaCa/Kreatinin oranı0.360.36 (N < 0.200.20)

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bartter sendromu

Answer

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Bartter sendromu ile tam uyumludur.
Hastada saptanan normotansif hipokalemik metabolik alkaloz tablosuna eşlik eden hiperkalsiüri (CaCa/Kreatinin > 0.200.20), Henle kulpunun çıkan kalın kolundaki transport bozukluğu ile karakterize Bartter sendromunun tipik bulgusudur. Ayrıca çocukluk çağında büyüme geriliği ve tuz kaybı bulguları (tuz iştahı) tanıyı destekler.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunun değerlendirilmesi
pH 7.487.48 ve HCO3HCO_3 3232 mEq/L değerleri metabolik alkalozu gösterir.
Tanıya yaklaşımda ilk adım mevcut metabolik dengesizliği saptamaktır.
2
Kan basıncı ve elektrolitlerin analizi
Normal kan basıncı eşliğinde hipokalemi (2.42.4 mEq/L) saptanmıştır.
Normotansif hipokalemik metabolik alkaloz tablosu Bartter ve Gitelman sendromlarını ön plana çıkarır.
3
İdrar kalsiyum atılımının incelenmesi
İdrar CaCa/Kreatinin oranı 0.360.36 (artmış/hiperkalsiüri) bulunmuştur.
Hiperkalsiüri Bartter sendromu lehineyken, hipokalsiüri Gitelman sendromu lehinedir.

Key Concept

Bartter ve Gitelman sendromlarının ayırıcı tanısında idrar kalsiyum düzeyi en kritik parametredir.
PreviousPage 13 / 18Next
Nefroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 13 | Examkin