Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti

410 questions

Question 121Question

Osmanlı Devleti'nin klasik dönem taşra teşkilatında; eyalet, sancak ve kaza gibi idari birimlerin tamamında ekonomik ve sosyal düzenin korunması büyük önem taşımaktaydı. Bu doğrultuda, şehirlerde çarşı ve pazarların denetlenmesi, ölçü ve tartı aletlerinin kontrolü ile narh sistemine (fiyat tespiti) uygunluğun takip edilmesinden sorumlu olan görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Muhtesip

Answer

Çarşı ve pazar denetimi ile narh sisteminin takibinden sorumlu görevli Muhtesip'tir.
Osmanlı Devleti'nde Muhtesip, taşra birimlerinde (özellikle kaza merkezlerinde) belediye hizmetlerini yürüten, çarşı ve pazardaki fiyatları (narh), ürün kalitesini ve ölçü-tartı aletlerini denetleyen temel görevlidir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda belirtilen görev tanımlarını (çarşı-pazar denetimi, narh takibi, ölçü kontrolü) analiz et.
Bu görevlerin belediye ve ekonomi yönetimiyle ilgili olduğu belirlendi.
Osmanlı idari yapısında her görevlinin uzmanlaştığı bir alan bulunmaktadır.
2
Seçeneklerdeki görevlileri 'Merkez' ve 'Taşra' ayrımına göre gruplandır.
Nişancı ve Kazasker merkez teşkilatı üyesiyken; Muhtesip, Subaşı ve Kadı taşra teşkilatı görevlileridir.
Soru kökü taşra teşkilatına odaklanmaktadır.
3
Taşra görevlileri arasından ekonomik denetim yetkisine sahip olanı belirle.
Muhtesip, doğrudan çarşı ve esnaf denetimi yapan kişidir.
Güvenlik Subaşı'na, genel yönetim ve yargı ise Kadı'ya aittir.

Key Concept

Osmanlı Taşra Teşkilatı Görevlileri ve Sorumluluk Alanları

Hints

1
Bu görevli günümüzdeki zabıta teşkilatının temeli sayılır.
Estimated Time:45s
Question 122Question

Osmanlı Devleti'nde merkezi yönetim yapısı içerisinde İlmiye sınıfının en üst düzey temsilcilerinden biri olan kazaskerlere bağlı olarak görev yapan; askerî sınıfa mensup kişilerin vefatı halinde geride bıraktıkları malların (tereke) varisler arasında şer'î kurallara göre paylaştırılmasını sağlayan ve bu sürece dair kayıtları tutan görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kassâm-ı Askerî

Answer

Askerî sınıfa mensup kişilerin miras (tereke) paylaşımını gerçekleştiren ve kazaskerlere bağlı olarak çalışan görevli Kassâm-ı Askerî'dir.
Kassâm-ı Askerî, Osmanlı devlet teşkilatında kazaskerlik makamına bağlı olarak görev yapan ve özellikle askerî statüdeki şahısların vefatı durumunda mallarının varisler arasında paylaştırılmasını (tereke taksimi) hukuki olarak gerçekleştiren kişidir. Bu makam, merkez teşkilatının adli hiyerarşisinin bir parçasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Yönetici sınıfın tespit edilmesi
Soru, İlmiye sınıfı ve Kazasker hiyerarşisiyle ilgilidir.
Miras ve adalet işleri İlmiye sınıfının görev alanına girmektedir.
2
Görev tanımının analiz edilmesi
Askerî sınıfın mirasını (tereke) taksim eden bir unvan aranmaktadır.
Kazasker, sadece askerî sınıfın davalarına ve miras işlerine (merkezde) bakar; reayanın işleri kadıların sorumluluğundadır.
3
Terim eşleştirmesinin yapılması
Miras taksimi yapan görevliye 'Kassâm' denir; askerî sınıf için olanı 'Kassâm-ı Askerî'dir.
Bu görevli, kazasker adına mirasın şer'î esaslara göre paylaştırılmasını sağlar ve terekeleri deftere kaydeder.

Key Concept

İlmiye Sınıfı Hiyerarşisi ve Adli Görevler

Hints

1
Bu görevli, ismini Arapça 'kısmet/taksim' (paylaştırma) kökünden alır.
2
Divan-ı Hümayun'da adalet işlerinden sorumlu olan Kazasker'in maiyetinde çalışır.
3
Özellikle orduda görevli kişilerin miras kayıtlarını (tereke defterleri) tutmakla yükümlüdür.

Practice More

Osmanlı'da İlmiye sınıfının adalet (kadılık), eğitim (müderrislik) ve bürokrasi (kazaskerlik) dalları arasındaki geçişleri ve hiyerarşik farkları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 123Question

Osmanlı Devleti'nde padişahın yasama yetkisine dayanarak oluşturduğu örfi hukuk kuralları; devlet idaresi, vergi düzeni ve askeri teşkilat gibi konularda geniş bir düzenleme alanı bulmuştur. Ancak bu kurallar mutlak bir serbestlik içinde değil, devletin temel yapısını koruyan belirli bir hiyerarşi çerçevesinde yürürlüğe konulmuştur.

Buna göre, Osmanlı hukuk sisteminde örfi hukuk kurallarının hukuki meşruiyet kazanabilmesi ve uygulanabilmesi için gözetilen en temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şer’i hukuk kuralları ile çelişmemesi ve İslam esaslarına aykırı olmaması

Answer

Şer’i hukuk kuralları ile çelişmemesi ve İslam esaslarına aykırı olmaması
Osmanlı Devleti'nde hukuk birliği olmamasına rağmen sistemli bir hiyerarşi vardır. Padişahın 'örfi hukuk' oluşturma yetkisi (yasama), devletin teokratik karakteri gereği 'şer'i hukuk' ile sınırlandırılmıştır. Bir örfi kuralın (kanunname) geçerli olabilmesi için İslam dininin temel esaslarına ve yerleşik şer'i hükümlere aykırı olmaması şarttır. Bu durum, hukuk sisteminde şer'i hukukun üstünlüğünü ve örfi hukukun onun tamamlayıcısı olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hukuk sisteminin kaynaklarını belirle
Osmanlı hukuku Şer'i (İslami) ve Örfi (Geleneksel/Padişah buyruğu) olarak ikiye ayrılır.
Sistemin ikili yapısını anlamak, kurallar arasındaki hiyerarşiyi görmeyi sağlar.
2
Örfi hukukun meşruiyet sınırını analiz et
Padişah kanunname çıkarırken şer'i hukukun belirlediği genel çerçeveye sadık kalmak zorundadır.
Teokratik devlet yapısında dini esaslar, örfi uygulamaların üst sınırını belirler.
3
Seçenekler arasında meşruiyet şartını sorgula
Doğru seçenek, örfi hukukun şer'i hukukla uyum zorunluluğunu vurgulayan ifadedir.
Kazasker ve Şeyhülislam gibi makamların görevleri yasama değil, yargı ve fetva (ifta) süreçleriyle ilgilidir.

Key Concept

Osmanlı Hukukunda Şer'i-Örfi Dengesi ve Meşruiyet

Practice More

Kazasker ve Şeyhülislam arasındaki görev ayrımını (Kaza vs. İfta) pekiştirmek için İlmiye sınıfı mensuplarının yetki alanlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 124Question

Osmanlı toprak hukukunda reaya, tasarruf hakkına sahip olduğu miri araziyi geçerli bir sebep olmaksızın üst üste üç yıl boyunca boş bırakırsa, hem kullanım hakkını kaybeder hem de devlet tarafından 'Çiftbozan' vergisi ödemeye mahkûm edilirdi.

Devletin bu yolla ulaşmak istediği temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tarımsal üretimde sürekliliği sağlayarak gıda arzını ve vergi düzenini korumak

Answer

Osmanlı Devleti'nde Çiftbozan vergisinin temel amacı tarımsal üretimde sürekliliği sağlamak ve vergi gelirlerinin düşmesini engellemektir.
Osmanlı Devleti, 'çift-hane' sistemi üzerine kurulu olan tarımsal yapıda toprağın boş kalmasına tahammül etmezdi. Miri arazilerde reaya sadece kullanım hakkına sahipti ve üretimi sürdürmekle mükellefti. Üç yıl üst üste toprağın ekilmemesi üretim zincirini kıracağı için, devlet 'Çiftbozan' vergisiyle bu kaybı tazmin eder ve üretimi teşvik ederdi.

Step-by-Step Solution

1
Sistemdeki temel kavramı analiz etme
Çiftbozan vergisi, miri araziyi mazeretsiz olarak üç yıl ekmeyen reayadan alınan bir 'tazminat' vergisidir.
Verginin hangi şartlarda ve kimden alındığını anlamak çözümün ilk adımıdır.
2
Devletin ekonomik önceliklerini değerlendirme
Osmanlı maliyesinin ve ordusunun (Tımarlı Sipahiler) temeli topraktan gelen vergiye dayanmaktadır.
Toprağın boş kalması, devletin hem iaşe dengesinin bozulması hem de askeri sistemin finansmanının kesilmesi anlamına gelir.
3
Uygulamanın sonucunu saptama
Cezai bir müeyyide olan bu vergi, köylüyü üretimde kalmaya zorlayarak tarımsal istikrarı sağlar.
Üretimde süreklilik, klasik dönem Osmanlı iktisadi anlayışının temel taşıdır.

Key Concept

Üretimde Süreklilik (İstikrar)
Estimated Time:50s
Question 125Question

Osmanlı Devleti’nde toplum yapısı temel olarak "yönetenler" (askerîler) ve "yönetilenler" (reaya) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Yönetenler sınıfı ise üstlendikleri görevlere göre Seyfiye, İlmiye ve Kalemiye gibi alt sınıflara bölünmüştür. Buna göre, Osmanlı devlet teşkilatında din, hukuk ve eğitim işlerinden sorumlu olan "İlmiye" sınıfı içerisinde aşağıdakilerden hangisi yer almaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Kazasker

Answer

Osmanlı toplum yapısında din, hukuk ve eğitim bürokrasisini temsil eden İlmiye sınıfının Divan'daki temsilcisi Kazasker'dir.
Kazasker, Osmanlı devlet sisteminde eğitim (müderris atamaları) ve yargı (kadı atamaları) mekanizmalarının en üst düzey yöneticilerinden biridir. Bu görevleri dolayısıyla medrese kökenli kişilerin oluşturduğu 'İlmiye' (Ulema) sınıfının doğal bir mensubudur.

Step-by-Step Solution

1
Toplumdaki yöneten sınıfların görev alanlarını belirlemek.
Seyfiye (Yönetim/Ordu), İlmiye (Din/Hukuk/Eğitim), Kalemiye (Maliye/Bürokrasi).
Soruda istenen 'İlmiye' sınıfının hangi işlerden sorumlu olduğunu netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki görevlileri sınıflarıyla eşleştirmek.
Kazasker (İlmiye), Nişancı (Kalemiye), Sadrazam (Seyfiye), Defterdar (Kalemiye), Yeniçeri Ağası (Seyfiye).
Hangi görevlinin hangi uzmanlık alanına girdiğini tespit etmek için gereklidir.
3
İlmiye sınıfına ait olan doğru ismi seçmek.
Kazasker hem kadıların (adalet) hem de müderrislerin (eğitim) başı olduğu için İlmiye sınıfındadır.
Kazaskerlik makamının işlevsel tanımı bu sınıflandırmayı zorunlu kılar.

Key Concept

Osmanlı Yönetici Sınıfları (Seyfiye, İlmiye, Kalemiye)

Hints

1
İlmiye sınıfı üyeleri kılıçla değil, kalem ve ilimle (fetva ve hüküm) uğraşırlar.
2
Bu sınıfın üyeleri her zaman medrese eğitimi almış olmak zorundadır.
3
Aradığınız görevli, günümüzün hem Millî Eğitim Bakanı hem de Adalet Bakanı yetkilerini kendisinde toplar.

Practice More

Osmanlı'daki dikey ve yatay hareketlilik kavramlarını, reayadan askerî sınıfa geçiş şartlarını inceleyerek toplum yapısı bilgisini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 126Question

Osmanlı Devleti’nin toplumsal yapısı; yönetenler (askerîler) ve yönetilenler (reaya) arasındaki iş bölümü, sosyal hareketlilik ve temel organizasyon prensipleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İlmiye sınıfı; devletin bürokratik yazışmalarından, hazine gelir-gider kayıtlarının tutulmasından ve tapu tahrir defterlerinin düzenlenmesinden sorumlu olan koldur.

Answer

İlmiye sınıfının bürokratik yazışmalar ve mali kayıtlardan sorumlu olduğunu belirten ifade yanlıştır; bu görevler Kalemiye sınıfına aittir.
Osmanlı Devleti'nde İlmiye sınıfı; adalet (yargı), eğitim ve din işlerinden sorumludur. Temsilcileri arasında Şeyhülislam, Kadıasker, Kadı ve Müderris bulunur. Seçenekte belirtilen mali kayıtların tutulması, tapu tahrir defterlerinin düzenlenmesi ve bürokratik yazışmaların yürütülmesi ise Kalemiye sınıfının (Nişancı ve Defterdar) temel görevidir.

Step-by-Step Solution

1
Yönetenler sınıfının (Askerîler) alt kollarının görev alanlarını hatırla.
Seyfiye (yönetim/ordu), İlmiye (hukuk/eğitim/din) ve Kalemiye (bürokrasi/maliye) şeklinde ayrılırlar.
Sınıflar arasındaki iş bölümünü netleştirmek yanlış bilgiyi bulmayı sağlar.
2
Verilen seçeneklerdeki görev tanımlarını ilgili sınıflarla eşleştir.
Tapu tahrir kayıtları, bürokratik yazışmalar ve maliye kayıtları doğrudan Kalemiye sınıfının (Nişancı, Defterdar) uzmanlık alanıdır.
İlmiye sınıfının görevleri ile Kalemiye sınıfının görevlerinin karıştırılıp karıştırılmadığını test etmek için bu ayrım gereklidir.

Key Concept

Osmanlı toplumunda yöneten sınıfların (Seyfiye, İlmiye, Kalemiye) işlevsel ayrımı ve sosyal hareketlilik türleri.

Practice More

Seyfiye, İlmiye ve Kalemiye sınıflarının Divan-ı Hümayun'daki temsilcilerini ve rütbe sıralamalarını tekrar ederek sınıflar arası hiyerarşiyi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 127Question

Osmanlı Devleti'nde mülkiyeti devlete ait olan "miri arazi" içerisinde yer alan topraklar; kullanım amaçlarına, gelirlerinin ayrıldığı yerlere ve vergi toplama usullerine göre çeşitli kategorilere ayrılmıştır. Gelirleri doğrudan merkez hazineye aktarılan ve vergi toplama hakkı ihale usulüyle (iltizam) belirli bir süreliğine kişilere devredilen toprak sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mukataa

Answer

Mukataa
Mukataa topraklar, geliri doğrudan devlet hazinesine (Hazine-i Amire) gitmek üzere ayrılan topraklardır. Bu toprakların vergileri iltizam sistemiyle, yani ihale usulüyle mültezimler aracılığıyla toplanır ve devletin acil nakit para ihtiyacını karşılar.

Step-by-Step Solution

1
Miri arazi türlerini tanımlamak
Osmanlı'da mülkiyeti devlete ait olan topraklara miri arazi denir ve bunlar gelir kullanımına göre bölümlere ayrılır.
Soruda istenen spesifik toprak türünü bulmak için genel sınıflandırmayı bilmek gerekir.
2
Hazine geliri ve iltizam ilişkisini analiz etmek
Merkez hazinenin nakit ihtiyacını karşılamak için kullanılan ve iltizam (ihale) sistemiyle vergisi toplanan arazi tipi Mukataa'dır.
Mukataa topraklar, dirlik sisteminden farklı olarak askeri masraflar için değil, doğrudan nakit geliri için ayrılmıştır.

Key Concept

Osmanlı Toprak Yönetimi ve Hazine Gelirleri

Hints

1
Bu toprak türü, devletin nakit para ihtiyacını karşılamada en önemli kaynaktır.
2
İltizam sistemiyle toplanan vergiler genellikle bu toprak türünden elde edilir.
3
Dirlik (Tımar) sisteminin aksine, buradaki gelir asker yetiştirmek için değil, doğrudan merkez hazineye aktarılmak için ayrılmıştır.

Practice More

İltizam ve Malikâne sistemleri arasındaki farkları ve bu sistemlerin Osmanlı ekonomisine uzun vadedeki etkilerini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:50s
Question 128Question

Osmanlı Devleti’nin klasik askeri teşkilatında, merkezi otoriteyi temsil eden Kapıkulu ordusu ile taşra teşkilatına dayalı Eyalet askerleri arasında idari ve mali açıdan belirgin farklar bulunmaktadır.

Bu askeri grupların özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yalnızca Kapıkulu askerlerine ait bir özelliktir?

Show answer & explanation

Answer: Doğrudan devlet hazinesinden üç ayda bir 'ulufe' adı verilen maaş almaları

Answer

Kapıkulu askerleri, doğrudan devlet hazinesinden 'ulufe' adı verilen maaş almaları ile Eyalet askerlerinden ayrılırlar.
Osmanlı Devleti'nde Kapıkulu askerleri (Yeniçeriler, Topçular, Kapıkulu Süvarileri vb.) profesyonel askerlerdir ve doğrudan merkezi otoriteye (padişaha) bağlıdırlar. Bu profesyonelliğin bir gereği olarak, devlet hazinesinden üç ayda bir 'ulufe' adı verilen nakit maaş alırlar ve her padişah değişikliğinde 'cülus bahşişi' alırlar. Bu durum, geçimlerini toprak gelirlerinden sağlayan Tımarlı Sipahilerden (Eyalet askerleri) onları ayıran en net mali farktır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı askeri sistemindeki ana grupları (Kapıkulu ve Eyalet) belirle.
Kapıkulu (Merkez) ve Tımarlı Sipahiler (Taşra) şeklinde iki ana yapı vardır.
Sistemin temel ayrımını anlamak soruyu çözmek için gereklidir.
2
Bu grupların ekonomik kaynaklarını karşılaştır.
Kapıkulu hazineden nakit maaş (ulufe) alırken, Tımarlı Sipahiler toprak geliri (dirlik) kullanır.
Mali kaynak farkı, merkezi otorite ile olan bağı belirleyen en temel unsurdur.
3
Sadece merkez ordusuna (Kapıkulu) özgü olan ödeme biçimini teyit et.
Ulufe ve padişah değişikliğinde alınan Cülus bahşişi sadece Kapıkulu birliğine hastır.
Tımarlı Sipahiler hazineden doğrudan maaş almazlar.

Key Concept

Osmanlı Ordu Teşkilatı: Kapıkulu ve Eyalet Askerleri Ayrımı
Estimated Time:50s
Question 129Question

Osmanlı Devleti'nde taşra teşkilatının en büyük idari birimi olan eyaletlerin yönetiminden ve güvenliğinden sorumlu olan, aynı zamanda emrindeki sancakbeylerinin de amiri konumunda bulunan görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beylerbeyi

Answer

Beylerbeyi, Osmanlı taşra sisteminde eyaletlerin en üst amiri ve sancakbeylerinin yöneticisidir.
Beylerbeyi, Osmanlı Devleti'nin klasik dönem taşra yapılanmasında en üst idari birim olan eyaletlerin başıdır. Hem mülki (yönetsel) hem de askerî yetkilere sahiptir. Emri altındaki sancakbeylerini denetleme ve koordine etme yetkisi bulunur.

Step-by-Step Solution

1
İdari birimin seviyesini belirle.
Soru kökünde 'eyalet' birimi vurgulanmaktadır.
Osmanlı taşra teşkilatı Eyalet, Sancak, Kaza ve Köy şeklinde hiyerarşik bir yapıya sahiptir.
2
Belirlenen birimin mülki ve askerî sorumlusunu hatırla.
Eyaletin başındaki görevli Beylerbeyi'dir.
Beylerbeyi, bulunduğu eyalette padişahın yürütme yetkisini temsil eden en yetkili kişidir.

Key Concept

Osmanlı Taşra Teşkilatı İdari Birimleri ve Yöneticileri
Question 130Question

Osmanlı Devleti'nin klasik dönem taşra idaresinde her idari birimde görevliler mülki, adli ve askeri yetkiler çerçevesinde birbirinden ayrılmıştır. Ancak bir görevli, bulunduğu idari birimde hem mülki idareyi temsil etmiş hem de yargı yetkisini doğrudan kullanmıştır. Bu özellikleriyle diğer taşra görevlilerinden ayrılan ve kaza biriminin en üst düzey yöneticisi kabul edilen görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kadı

Answer

Osmanlı taşra teşkilatında kaza biriminde hem yargı hem de mülki idare yetkilerini bir arada kullanan görevli Kadı'dır.
Osmanlı Devleti'nde kaza, taşra teşkilatının temel idari birimidir. Bu birimin başında bulunan Kadı, merkeze bağlı bir yargıç (adli yetki) olmasının yanı sıra, kazanın belediye hizmetlerini denetleyen, vakıfları yöneten ve merkezin emirlerini uygulayan en üst mülki amirdir. Bu 'çift şapkalı' yapısı sayesinde kazalarda devletin otoritesini ve adaleti tek elden temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
İdari birimi tanımlama
Soru kökünde 'kaza' birimi ve bu birimdeki en yetkili amir vurgulanmaktadır.
Hiyerarşide eyalet (beylerbeyi), sancak (sancakbeyi), kaza (kadı) ve köy (köy kethüdası) ayrımını yapmak çözümün ilk adımıdır.
2
Yetki türlerini analiz etme
Belirtilen görevlinin hem 'mülki' (yönetim) hem de 'adli' (yargı) yetkileri tek başına kullandığı tespit edilmelidir.
Osmanlı'da yetkilerin ayrımı esastır (seyfiye-ilmiye); ancak Kadı, kaza düzeyinde bu iki alanı birleştiren istisnai bir profile sahiptir.
3
Diğer görevlileri eleme
Beylerbeyi eyalet amiridir, Subaşı sadece güvenlikten sorumludur, Muhtesip ekonomi uzmanıdır, Nişancı ise merkez bürokratıdır.
Görev alanı ve coğrafi birim eşleşmeyen seçenekler elenerek doğru cevaba ulaşılır.

Key Concept

Osmanlı Klasik Dönem Taşra Teşkilatı ve Kadı'nın Rolü

Hints

1
Bu görevli İlmiye sınıfına mensuptur ve mahkemelere başkanlık eder.

Practice More

Osmanlı'da Kadı'nın yargı bağımsızlığını korumak için doğrudan merkeze bağlı olduğunu ve Beylerbeyi'nin bile ona emir veremediğini unutmayın.
Estimated Time:50s
Question 131Question

Osmanlı Devleti'nin klasik dönem taşra idaresinde, merkezi otoritenin sınır bölgelerinde ve bazı stratejik sahalarda esneklik göstererek uyguladığı "Yurtluk ve Ocaklık" sistemi, mülki amirlerin tayini ve toprak tasarrufu bakımından genel eyalet uygulamasından ayrılmaktadır. Buna göre, "Yurtluk ve Ocaklık" statüsündeki bölgelerin yönetimini standart "Salyanesiz" (Tımar uygulanan) eyaletlerden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yönetimin, babadan oğula geçecek şekilde yerel hanedan üyelerine bırakılması

Answer

Yönetimin, babadan oğula geçecek şekilde yerel hanedan üyelerine bırakılması
Doğru cevap olan ifade, yurtluk ve ocaklık sisteminin en karakteristik özelliğini belirtmektedir. Klasik Osmanlı taşra düzeninde idareciler kural olarak merkezden atanırken; Doğu Anadolu gibi bölgelerde yerel güç odaklarını devlete bağlamak amacıyla yönetim, o bölgenin köklü ailelerine babadan oğula geçecek şekilde (bervech-i tekaüd) bırakılmıştır. Bu, mülki idarede istisnai bir yerellik ve süreklilik sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Yurtluk ve Ocaklık kavramlarının taşra teşkilatındaki yerini belirlemek
Bu sistemin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı stratejik bölgelerde uygulanan özel bir idari statü olduğu anlaşılır.
Soruda istenen temel farkı bulabilmek için sistemin özgün yapısını tanımlamak gerekir.
2
Salyanesiz (Tımar) eyaletlerle karşılaştırma yapmak
Standart eyaletlerde Beylerbeyi ve Sancakbeyi merkezden süreli olarak atanırken, yurtluk-ocaklıklarda yerel sürekliliğin olduğu görülür.
Farklılık, yönetim erkinin kaynağı ve devri noktasında yoğunlaşmaktadır.
3
Veraset ve tayin usulünü analiz etmek
Yönetimin bölgedeki yerel ailelere (aşiret reislerine veya yerel beylere) mülkiyet/idare hakkı olarak babadan oğula geçecek şekilde verildiği sonucuna ulaşılır.
Bu durum, Osmanlı'nın yerel dengeleri gözeterek merkezi otoriteyi tesis etme stratejisinin bir parçasıdır.

Key Concept

Osmanlı Taşra Teşkilatında Özel Statülü Yönetim Birimleri

Hints

1
Osmanlı'nın bazı bölgelerde yerel beylere tanıdığı 'imtiyazlı' mülki hakları düşünün.
2
Bu sistemde yöneticilerin seçiminde 'merkezi atama' yerine 'hanedan sürekliliği' ön plandadır.
3
Sistem, toprak tasarrufunun babadan oğula geçmesi esasına dayanır ve genellikle Doğu Anadolu'daki aşiret yapısına uygun olarak düzenlenmiştir.

Practice More

Osmanlı'da imtiyazlı eyaletler (Eflak-Boğdan, Kırım, Hicaz) arasındaki yönetim ve vergi farklarını incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 132Question

XVI.XVI. yüzyılda Coğrafi Keşifler sonucunda Avrupa'ya taşınan bol miktardaki gümüşün Osmanlı pazarlarına sızması, paranın değer kaybetmesine ve fiyatların hızla yükselmesine (enflasyon) neden olmuştur. Bu durum karşısında Osmanlı Devleti, klasik iktisadi anlayışın temel direklerinden biri olan "İaşecilik" (Provizyonizm) ilkesini işleterek piyasa dengesini korumaya ve mal darlığını önlemeye çalışmıştır.

Buna göre Osmanlı Devleti'nin, iaşecilik ilkesi doğrultusunda bu süreçte uyguladığı yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İhracat yasaklarını (memnu meta) genişleterek stratejik ürünlerin ve hammaddelerin yurt dışına çıkışını engellemek

Answer

İhracat yasaklarını (memnu meta) genişleterek stratejik ürünlerin ve hammaddelerin yurt dışına çıkışını engellemek
Osmanlı klasik ekonomik sistemindeki İaşecilik (Provizyonizm) anlayışı, tüketicinin ihtiyacını merkeze alarak piyasada mal bolluğunu hedefleyen bir yaklaşımdır. XVI.XVI. yüzyılda yaşanan fiyat devrimi ve enflasyon karşısında devlet, malın ülke dışına çıkışını engelleyen ihracat yasaklarını (memnu meta) genişleterek iç pazardaki arzı korumaya çalışmıştır. Bu durum, ihracatı artırmaya çalışan Avrupa'daki Merkantilist anlayışın tam zıttıdır.

Step-by-Step Solution

1
Ekonomik sorunu analiz etme
XVI.XVI. yüzyıldaki gümüş akışı, fiyatların artmasına ve piyasada mal darlığı yaşanmasına (enflasyon) neden olmuştur.
Coğrafi Keşifler sonrası artan değerli maden girişi akçenin değerini düşürmüştür.
2
İaşecilik (Provizyonizm) ilkesini uygulama
Devletin temel amacı, halkın ve ordunun ihtiyacı olan malların piyasada bol, kaliteli ve uygun fiyata bulunmasını sağlamaktır.
Osmanlı ekonomik zihniyetinde tüketici refahı üretici kârından önceliklidir.
3
Uygun yöntemi belirleme
Malın içeride kalmasını sağlamak için ihracat kısıtlanır (Memnu Meta), arzı artırmak için ithalat teşvik edilir.
Dış satımın engellenmesi, iç piyasadaki mal arzını artırarak fiyatların düşmesine yardımcı olur.

Key Concept

İaşecilik (Provizyonizm) ve Memnu Meta Uygulaması

Hints

1
Osmanlı iktisadi anlayışında tüketicinin korunması, paranın biriktirilmesinden daha önceliklidir.

Practice More

Osmanlı Devleti'nin 'Fiskalizm' ve 'Gelenekselcilik' ilkelerinin, İaşecilik ile nasıl bir denge kurduğunu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 133Question

Osmanlı askeri teşkilatının iki temel bileşeni olan Kapıkulu ve Eyalet orduları; mali kaynakları, sosyo-politik statüleri ve idari yapıdaki konumları bakımından keskin farklarla birbirlerinden ayrılmışlardır.

Bu iki askeri yapının genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu gruplar arasındaki temel farklardan biri olduğu savunulamaz?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı idari ve askeri bürokrasisi içerisinde "Seyfiye" (askeri sınıf) mensubu olarak kabul edilmeleri

Answer

Her iki askeri grubun da Seyfiye sınıfına mensup olması, aralarındaki bir fark değil, ortak bir kurumsal kimlik özelliğidir.
Osmanlı idari yapısında toplum 'reaya' (vergi verenler) ve 'askeriler' (yönetenler) olarak ikiye ayrılır. Yönetenler sınıfı içerisinde yer alan ve askeri-idari görevleri üstlenen kılıç ehline 'Seyfiye' denir. Kapıkulu birlikleri (merkez ordusu) ile Tımarlı Sipahiler (eyalet ordusu), görev yerleri ve mali kaynakları farklı olsa da her ikisi de Seyfiye sınıfının asli unsurlarıdır. Bu durum aralarında bir ayrım noktası değil, ortak bir paydadır.

Step-by-Step Solution

1
Kapıkulu ve Eyalet ordularının mali yapılarını analiz et.
Kapıkulu ordusu hazineden maaş (ulufe) alırken, Eyalet ordusu tımar sistemiyle (dirlik) geçinir.
Mali kaynaklar bu iki grup arasındaki en temel yapısal farktır.
2
Askerlerin toplumsal kökenlerini ve hukuki statülerini incele.
Kapıkulu askerleri devşirme kökenli ve padişahın kuludur; Sipahiler ise genellikle Müslüman tebaadan seçilir ve kul sistemine dahil değildir.
Bu durum, Osmanlı'nın merkeziyetçi ve taşra yönetimi dengesini yansıtır.
3
Askeri unsurların bağlı olduğu idari sınıfları belirle.
Padişahın askeri ve idari yetkilerini kullanan tüm unsurlar (Yeniçeriler, Sipahiler, Sadrazam vb.) Seyfiye sınıfına mensuptur.
Seyfiye sınıfı, Osmanlı yönetici zümresinin (askeriler) kılıç ehlini temsil eden geniş bir şemsiye kavramdır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde askeri sınıfın (Seyfiye) kurumsal yapısı ve alt birimleri arasındaki benzerlikler.

Practice More

Osmanlı Devleti'nde Seyfiye, İlmiye ve Kalemiye sınıflarının görev dağılımını içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 134Question

Osmanlı toplumsal yapısında mahalle sakinlerinin kendi aralarında oluşturdukları 'Avarız Vakıfları', mahallenin ortak giderlerini karşılamanın yanı sıra zor duruma düşen hanelere mikro kredi sağlamak ve olağanüstü vergilerin ödenmesine yardımcı olmak gibi işlevler üstlenmiştir. 'Para vakıfları' olarak da bilinen bu kurumların sosyal hayat üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mahalle düzeyinde kolektif bir sosyal güvenlik ve yardımlaşma sisteminin kurumsallaşması

Answer

Osmanlı sosyal hayatında Avarız Vakıfları, mahalle düzeyinde kolektif bir sosyal güvenlik ve yardımlaşma sisteminin kurumsallaşmasını sağlamıştır.
Osmanlı mahalle kültüründe Avarız Vakıfları, sakinlerin ortak katılımıyla oluşan fonlar aracılığıyla sosyal riskleri yönetmiştir. Bu durum, yerel düzeyde bir sosyal güvenlik ağının kurumsallaşmış hali olup toplumsal barışı ve dayanışmayı pekiştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Avarız Vakıfları'nın tanımını analiz etme
Bu vakıfların 'avarız-ı divaniye' gibi olağanüstü vergilerin ödenmesi ve sosyal ihtiyaçlar için mahalleli tarafından kurulan nakit fonlar olduğu tespit edilir.
Soruda verilen 'para vakfı' ve 'zor duruma düşenlere yardım' ifadeleri kurumun amacını belirler.
2
Sosyal fonksiyonlarını değerlendirme
Bu fonların mahalle sakinlerini ekonomik krizlere, cenaze masraflarına veya ağır vergi yüklerine karşı koruduğu görülür.
Bireysel risklerin topluluk tarafından paylaşıldığı bir yapı söz konusudur.
3
Modern kavramlarla eşleştirme
Bu mekanizmanın günümüzdeki sosyal sigorta veya yardımlaşma sandıklarına karşılık geldiği sonucuna ulaşılır.
Toplumsal dayanışmanın kurumsal bir kimlik kazanması sosyal güvenliği güçlendirir.

Key Concept

Avarız Vakıfları (Para Vakıfları) ve Sosyal Dayanışma

Hints

1
Bu vakıfların 'para vakfı' olarak adlandırılması, nakit bir sermayenin işletilerek sosyal amaçlar için kullanılmasını ifade eder.
2
Avarız vakıfları mahallelinin zor zamanlarda (hastalık, yangın, ağır vergi) sığındığı bir 'yardımlaşma sandığı' gibidir.
3
Günümüzdeki sosyal sigorta sistemleri veya esnaf kefalet kooperatifleri ile benzerlik gösteren bu yapı, kolektif sorumluluk ilkesine dayanır.

Practice More

Osmanlı mahalle yapısında 'kefalet sistemi' ve 'avarız vakıfları' arasındaki ilişkiyi incelemek, toplumsal denetim ve yardımlaşmanın nasıl iç içe geçtiğini anlamanıza yardımcı olabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 135Question

Osmanlı Devleti'nde toplum yapısı 'Yönetenler' (Askeri) ve 'Yönetilenler' (Reaya) olmak üzere iki temel sınıfa ayrılmıştır. Yönetenler sınıfı da kendi içinde Seyfiye, İlmiye ve Kalemiye olarak bölümlere ayrılmıştır.

Buna göre, Osmanlı toplum yapısı ve sınıfların görevleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlmiye sınıfı; eğitim, adalet ve din hizmetlerini yürütmekle görevli olup temsilcileri arasında kazasker ve kadılar yer alır.

Answer

İlmiye sınıfı; eğitim, adalet ve din hizmetlerini yürütmekle görevli olup temsilcileri arasında kazasker ve kadılar yer alır.
İlmiye sınıfı, Osmanlı Devleti'nde medrese eğitimi görmüş, din, hukuk (adalet) ve eğitim alanlarında uzmanlaşmış kişilerden oluşur. Bu sınıfın Divan-ı Hümayun'daki en büyük temsilcisi kazaskerdir; yerelde ise yargı ve idari denetimden sorumlu kadılar bu sınıfın temel direğini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Yönetenler sınıfının alt kategorilerini analiz etme
Osmanlı'da yönetenler Seyfiye (yönetim-ordu), İlmiye (din-hukuk-eğitim) ve Kalemiye (bürokrasi-maliye) olarak ayrılır.
Toplum yapısındaki iş bölümünü anlamak için sınıfların temel ayrımını bilmek gerekir.
2
İlmiye sınıfının görev ve temsilcilerini doğrulama
İlmiye sınıfı mensupları medrese eğitimi alır. Başlıca temsilcileri şeyhülislam, kazasker, müderris ve kadıdır.
Seçeneklerdeki sınıf-görev eşleşmesinin doğruluğunu denetlemek için gereklidir.

Key Concept

Osmanlı Toplum Yapısında Yöneten Sınıflar ve Görev Dağılımı
Estimated Time:55s
Question 136Question

Osmanlı Devleti'nde gayrimüslim tebaadan alınan 'cizye' vergisi; devletin bu kişilerin can ve mal güvenliğini sağlaması ile onları askerlik hizmetinden muaf tutması karşılığında tahsil edilen bir şer'i vergidir.

Buna göre, cizye vergisiyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: II. Mahmut döneminde yapılan merkeziyetçi reformlar kapsamında tamamen kaldırılması

Answer

Cizye vergisinin II. Mahmut döneminde kaldırıldığına dair ifade yanlıştır; bu vergi Tanzimat dönemi sonrasındaki Islahat Fermanı ile değişime uğramıştır.
Cizye vergisi, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerine kadar devam etmiş, 1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanı ile gayrimüslimlere yönelik eşitlik politikası çerçevesinde kaldırılmıştır. II. Mahmut döneminde vergi toplama usullerinde ve merkezileşmede önemli adımlar atılmış olsa da bu verginin tamamen kaldırılması söz konusu değildir.

Step-by-Step Solution

1
Cizye vergisinin temel özelliklerini hatırla.
Cizye; gayrimüslim, sağlıklı, erkek ve kazanç sahibi tebaadan askerlik yapmamaları ve can güvenliklerinin sağlanması karşılığında alınır.
Verginin kimden ve neden alındığını belirlemek seçenekleri elemeye yardımcı olur.
2
Verginin sınıflandırılmasını ve muafiyetlerini kontrol et.
Gelir durumuna göre üç kademeli (âlâ, evsat, ednâ) olduğu ve kadın, çocuk, yaşlı, din adamı gibi grupların muaf olduğu bilgisi teyit edilir.
Bu detaylar verginin mali ve hukuki yapısını anlamak için kritiktir.
3
Verginin tarihsel olarak ne zaman kaldırıldığını incele.
Cizye, 1856 Islahat Fermanı ile kaldırılmış ve yerine gayrimüslimlerin askerlik bedeli olan 'Bedel-i Askeri' getirilmiştir.
II. Mahmut dönemi reformları merkeziyetçi olsa da cizye bu dönemde kaldırılmamıştır.

Key Concept

Osmanlı Vergi Sistemi ve Cizye

Hints

1
Cizyenin kaldırılması, gayrimüslim tebaa ile Müslüman tebaanın hak ve sorumluluklar açısından eşitlenmesi süreciyle ilgilidir.
2
1856 yılında ilan edilen ve gayrimüslimlere geniş haklar tanıyan belgeyi düşünün.
3
Cizye, II. Mahmut'un reformlarından ziyade Tanzimat dönemindeki 'Islahat Fermanı' ile kaldırılıp yerine 'Bedel-i Askeri' getirilmiştir.

Practice More

Osmanlı'daki diğer temel şer'i vergiler olan Öşür ve Haraç ile cizye arasındaki farkları içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 137Question

Osmanlı Devleti’nin klasik dönem askeri yapısında 'Merkez' (Kapıkulu) ve 'Eyalet' orduları arasında görev tanımları, sosyal köken ve mali kaynaklar bakımından belirgin farklar bulunmaktadır. Buna göre, tımarlı sipahilerin dirlik gelirleriyle yetiştirdiği Cebelü adı verilen askerlerin, Kapıkulu askerlerinden ayrılan temel yönü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Savaş zamanı dışında taşrada asayişi sağlama ve üretim denetimi gibi görevlerinin olması

Answer

Cebelülerin Kapıkulu askerlerinden en temel farkı, savaş dışı zamanlarda taşrada asayişi sağlamaları ve tarımsal üretimin denetimi gibi idari ve ekonomik görevleri yerine getirmeleridir.
Doğru seçenek olan ifade, eyalet ordusunun temelini oluşturan Tımar sisteminin askeri çıktısı olan Cebelülerin karakterini yansıtır. Kapıkulu askerleri profesyonel, maaşlı ve sadece askeri işlerle meşgul olan bir sınıfken; Cebelüler dirlik topraklarında asayişi korumak ve köylünün üretimini denetlemek gibi idari ve ekonomik fonksiyonlara da sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Askeri grupların mali kaynaklarını belirle
Kapıkulu ordusu hazineden maaş (ulufe) alırken, Cebelüler Tımar (dirlik) sistemine bağlı toprak gelirleriyle finanse edilir.
Soruda sorulan temel farkın ekonomik ve idari kökenini anlamak için bu ayrım gereklidir.
2
Askeri grupların görev yerlerini ve ek sorumluluklarını analiz et
Kapıkulu askerleri merkezde (İstanbul'da) veya sınır kalelerinde görev yaparken, Cebelüler taşrada halkla iç içe bulunur ve üretim denetimi yapar.
Eyalet askerlerinin sadece askeri değil, aynı zamanda idari birer birim olduğunu tespit etmek için.
3
Seçenekleri bu bilgiler doğrultusunda değerlendir
Taşrada asayiş ve üretim denetimi görevi sadece Eyalet askerlerine (Cebelü/Sipahi) ait özgün bir niteliktir.
Yanlış seçeneklerin neden Kapıkulu sistemine ait olduğunu eleyerek doğru sonuca ulaşmak için.

Key Concept

Osmanlı askeri teşkilatında Merkez (Kapıkulu) ve Eyalet (Tımarlı Sipahi) ayrımı; mali kaynaklar (Ulufe vs. Dirlik) ve idari sorumluluklar üzerinden şekillenir.
Question 138Question

Osmanlı merkez teşkilatında Divan-ı Hümayun'un asli üyelerinden biri olan; fethedilen arazileri tahrir defterlerine kaydeden, devletin temel yasalarının örfi hukuka uygunluğunu denetleyen ve padişah belgelerine tuğra çekmekle görevli olan devlet görevlisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nişancı

Answer

Nişancı; tahrir defterlerini tutan, örfi hukuku temsil eden ve tuğra çeken görevlidir.
Nişancı, Osmanlı bürokrasisinde Kalemiye sınıfının en üst düzey temsilcilerinden biridir. Görevleri arasında padişah adına tuğra çekmek, fethedilen toprakların mülkiyet ve vergi bilgilerini tahrir defterlerine kaydetmek ve devletin çıkardığı kanunların örfi hukuka uygunluğunu denetlemek yer alır. Bu çok yönlü görev tanımı onu merkez teşkilatının vazgeçilmez bir parçası yapar.

Step-by-Step Solution

1
Görev tanımlarını analiz etmek
Tuğra çekme, tahrir kaydı tutma ve örfi hukuk denetimi bir bürokrasi uzmanına işaret eder.
Bu görevler Osmanlı merkez bürokrasisinin (Kalemiye) temel taşlarıdır.
2
Seçeneklerdeki görevlileri sınıflarına ve yetkilerine göre elemek
Sadrazam (yürütme), Kazasker (yargı/eğitim) ve Defterdar (maliye) görev tanımları gereği elenir.
Tuğra çekme yetkisi sadece padişah adına bu imzayı kullanma hakkı olan görevliye aittir.
3
Doğru görevliyi belirlemek
Nişancı seçeneğine ulaşılır.
Klasik dönemde Nişancı, hem kanunların (örfi) koruyucusu hem de resmi belgelerin onaylayıcısıdır.

Key Concept

Osmanlı Merkez Teşkilatında Kalemiye Sınıfı ve Nişancı'nın Yetkileri
Estimated Time:45s
Question 139Question

Osmanlı Devleti’nde yönetenler (askerîler) sınıfı; üstlendikleri kamu hizmetinin niteliğine göre Seyfiye, İlmiye ve Kalemiye olmak üzere üç temel gruba ayrılmıştır. Bu sınıfların görevleri ve temsilcileriyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Seyfiye sınıfına mensup olan kazaskerin, Divan-ı Hümayun’daki büyük davalara bakmasının yanı sıra kadı ve müderrislerin atama işlemlerini yürütmesi

Answer

Kazasker, adalet ve eğitim hizmetlerini yürüten İlmiye sınıfına mensuptur; askeri ve idari yetkilere sahip olan Seyfiye sınıfında yer almaz.
Kazasker, Osmanlı Devleti'nde adalet ve eğitim işlerinden sorumlu en üst düzey görevlilerden biridir. Müderris (profesör) ve kadı atamalarını yapması, onu doğrudan din, hukuk ve eğitim işlerini yürüten İlmiye sınıfının bir üyesi yapar. Seyfiye sınıfı ise sadrazam, vezirler, beylerbeyi ve sancakbeyi gibi yönetim ve askeri komuta yetkisi olan 'kılıç ehli'ni kapsar.

Step-by-Step Solution

1
Yönetenler sınıfının alt kollarını hatırla.
Seyfiye (Yönetim/Askerlik), İlmiye (Din/Hukuk/Eğitim), Kalemiye (Bürokrasi/Maliye).
Osmanlı toplumunda görev dağılımı bu üç ana kol üzerinden yapılır.
2
Seçeneklerdeki görevli ve sınıf eşleştirmelerini kontrol et.
Kazasker, yaptığı iş itibarıyla (kadı ve müderris ataması) İlmiye sınıfında olmalıdır ancak seçenek onu Seyfiye sınıfında göstermiştir.
Kazasker terimi 'asker' kelimesini içerse de aslında 'kadıların askeri' (ordu hakimi) kökeninden gelir ve ulema sınıfının başıdır.

Key Concept

Osmanlı Yönetici Sınıfları ve Kazaskerin Statüsü
Estimated Time:1m 15s
Question 140Question

Osmanlı Devleti’nin klasik dönem taşra idaresinde, sosyal ve ekonomik hayatın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla çeşitli memurlar görevlendirilmiştir. Bu görevlilerden biri; pazar yerlerindeki fiyatların (narh) takibini yapmak, tartı ve ölçü aletlerini denetlemek, üretilen ürünlerin kalite standartlarına (ihtisab kanunnameleri) uygunluğunu kontrol etmekle yükümlüdür. Buna göre, Osmanlı taşra teşkilatında ticari hayatın denetlenmesinden ve esnafın kontrolünden sorumlu olan bu görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Muhtesib

Answer

Osmanlı Devleti'nde çarşı, pazar ve esnaf denetimini gerçekleştirerek ekonomik düzeni sağlayan görevli Muhtesib'dir.
Osmanlı taşra idaresinde Muhtesib, belediye işlerini yürüten ve çarşı-pazar esnafını denetleyen en yetkili memurdur. Pazar yerlerinde uygulanan narh sistemini (tavan fiyat) kontrol eder, hileli satışları engellemek için tartı aletlerini inceler ve ürünlerin kalite standartlarına uygunluğunu denetleyerek tüketicinin korunmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen görev tanımını analiz etme
Görevlinin 'narh kontrolü' (fiyat), 'ölçü-tartı denetimi' ve 'ürün kalitesi' üzerine uzmanlaştığı tespit edilir.
Bu işlevler belediye ve iktisadi denetim kapsamında yer alır.
2
Taşra görevlileri arasındaki yetki ayrımını yapma
Askeri-mülki (Beylerbeyi), adli (Kadı) ve iktisadi (Muhtesib) roller birbirinden ayrıştırılır.
Osmanlı idari yapısında iş bölümünün nasıl yapıldığını anlamak doğru cevaba ulaştırır.
3
Doğru terimi belirleme
İslam-Türk geleneğinden gelen 'Hisbe' teşkilatının Osmanlı'daki karşılığı olan 'Muhtesib' kavramı ile eşleştirme yapılır.
Muhtesib, 'ihtisab kanunnameleri' çerçevesinde pazar düzenini korur.

Key Concept

İhtisab Sistemi ve Muhtesib

Hints

1
Günümüzdeki belediye zabıtası ve ticaret müfettişlerinin yetkilerini birleştiren bir görevliyi düşünün.
2
Bu görevlinin adı, 'kontrol etme' ve 'hesap sorma' anlamlarına gelen 'Hisbe' kökünden türetilmiştir.

Practice More

Lonca teşkilatındaki görevliler (Şeyh, Kethüda, Yiğitbaşı) ile devletin resmi taşra görevlileri (Kadı, Muhtesib) arasındaki farkları içeren bir tablo incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:50s
PreviousPage 7 / 21Next
Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 7 | Examkin