XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti

371 questions

Question 321Question

I.I. Balkan Savaşı'nda alınan ağır yenilgiler devam ederken, büyük devletlerin Edirne'nin Bulgarlara bırakılmasını talep eden "Londra Notası" Osmanlı Devleti'ne ulaşmıştır. Bu diplomatik baskıyı ve ordudaki huzursuzluğu bir iktidar hamlesine dönüştüren İttihat ve Terakki Cemiyeti, 2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleştirdiği Bâb-ı Âli Baskını ile hangi sadrazamı silah zoruyla istifaya zorlamış ve yerine kimin getirilmesini sağlamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kâmil Paşa - Mahmut Şevket Paşa

Answer

Bâb-ı Âli Baskını sonucunda istifa ettirilen sadrazam Kâmil Paşa, yerine getirilen isim ise Mahmut Şevket Paşa'dır.
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı tarihinin ilk modern hükümet darbesi kabul edilir. Bu olayla İttihat ve Terakki Cemiyeti, Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıkları ve Edirne'nin elden çıkacağı endişesini kullanarak Kâmil Paşa hükümetini devirmiş, yerine ordu içinde saygınlığı olan Mahmut Şevket Paşa'yı getirerek yönetimde tam kontrolü ele geçirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın tarihsel bağlamını tespit etme
2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını'nın I.I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıklar ve Edirne'nin kaybı korkusuyla yapıldığını belirleme.
Darbe öncesi siyasi atmosferi anlamak, hedeflenen kabineyi bulmak için gereklidir.
2
Düşürülen hükümeti belirleme
O dönemde iktidarda olan ve İttihatçılar tarafından Edirne'yi satmakla suçlanan Hürriyet ve İtilaf yanlısı Kâmil Paşa kabinesini teşhis etme.
Baskın doğrudan Kâmil Paşa'nın istifasını hedeflemiştir.
3
Yeni atanan hükümet başkanını belirleme
Enver Bey'in baskısı ve padişahın onayıyla sadrazamlığa Mahmut Şevket Paşa'nın getirildiğini tespit etme.
Darbe sonrası İttihat ve Terakki'nin tam hakimiyetinin ilk aşaması bu atamadır.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını ve Kabine Değişikliği

Hints

1
Bu olay, Osmanlı Devleti'nde ordunun hükümete doğrudan müdahale ettiği ilk 'hükümet darbesi'dir.
2
İstifaya zorlanan sadrazam, Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakınlığıyla bilinir ve darbeciler tarafından Edirne'yi düşmana teslim etmekle suçlanmıştır.
3
Yerine getirilen isim, 3131 Mart Vakası'nı bastıran Hareket Ordusu'nun da komutanlığını yapmış olan önemli bir askerdir.

Practice More

Baskın sonrası yaşanan II. Balkan Savaşı'nın sonuçlarını ve Osmanlı Devleti'nin geri aldığı toprakları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 322Question

19091909 yılında patlak veren 3131 Mart Vakası’nın Hareket Ordusu tarafından bastırılmasının ardından Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan'ın "Meclis-i Umumi-i Milli" adıyla ortak bir heyet olarak toplanarak IIII. Abdülhamid’in tahttan indirilmesine ve VV. Mehmed Reşad’ın tahta çıkarılmasına karar vermesi, Türk siyasi tarihi açısından bir dönüm noktasıdır.

Bu gelişme ve sonrasında yapılan anayasa değişiklikleri göz önüne alındığında, Osmanlı devlet yapısında aşağıdakilerden hangisinin "hukuken ve fiilen" güç kazandığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Meclis iradesinin saltanat makamı üzerindeki otoritesi

Answer

Meclis iradesinin saltanat makamı üzerindeki otoritesinin güçlenmesi
Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişahın (IIII. Abdülhamid) bir parlamento heyeti (Meclis-i Umumi-i Milli) kararıyla tahttan indirilmesi, halk iradesinin temsil edildiği yasama organının, geleneksel saltanat makamı üzerinde hukuki bir üstünlük kurduğunu kanıtlar. Bu durum, egemenlik anlayışının kişiden kuruma geçiş sürecini hızlandırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini analiz etme
3131 Mart Vakası, meşrutiyet rejimine karşı çıkan ilk irticai (gerici) isyandır.
Sorunun bağlamını ve tarafları belirlemek için gereklidir.
2
Bastırılma sürecini değerlendirme
Hareket Ordusu isyanı bastırarak meşrutiyet rejimini korumuştur.
Ordunun siyaseti ve rejimi koruma rolünü anlamak için gereklidir.
3
Hukuki sonucu tespit etme
Meclis kararıyla padişahın tahttan indirilmesi ve 19091909 anayasa değişiklikleri yapılmıştır.
Padişahın yetkilerinin kısıtlanıp meclisin sorumlu hale getirilmesi asıl sonuçtur.

Key Concept

Meclis Üstünlüğü (Parlamenter Sistem)

Hints

1
Meclis-i Umumi-i Milli'nin padişahı görevden alma yetkisini nereden aldığını düşünün.
2
19091909 yılındaki Kanun-i Esasi değişiklikleri, yürütmeyi (hükümeti) kime karşı sorumlu hale getirmiştir?
3
Osmanlı'da meşrutiyetin ikinci kez ilanıyla başlayan süreçte padişahın yetkileri mi artmıştır yoksa meclisin mi?

Practice More

18761876 Kanun-i Esasi ile 19091909 anayasa değişikliklerini padişahın 'meclisi feshetme' ve 'sürgün' yetkileri açısından karşılaştırınız.

Alternative Method

Olayı 'Egemenliğin Kaynağı' açısından değerlendirin. Padişah kararıyla meclis mi kapandı, yoksa meclis kararıyla padişah mı değişti? Bu sorunun cevabı sizi doğru seçeneğe götürecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 323Question

19091909 yılında yaşanan 3131 Mart Vakası’nın Hareket Ordusu tarafından bastırılmasının ardından, meclis üyeleri Yeşilköy'de toplanmış ve bu kurula "Meclis-i Umumi-i Milli" adı verilmiştir. Bu meclisin aldığı karar ve Şeyhülislam'dan alınan fetva doğrultusunda II.II. Abdülhamid tahttan indirilmiş, yerine V.V. Mehmed Reşad getirilmiştir.

Bu gelişme, Osmanlı siyasi tarihinde aşağıdakilerden hangisinin ilk örneği olarak kabul edilir?

Show answer & explanation

Answer: Bir padişahın yasama organı (meclis) kararıyla görevinden uzaklaştırılmasının

Answer

Osmanlı siyasi tarihinde ilk kez bir padişahın yasama organı olan meclisin kararıyla tahttan indirilmesidir.
Doğru cevap olan ifade, Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından birini vurgular. Daha önceki dönemlerde padişahlar yeniçeri isyanları veya saray darbeleriyle (örneğin III.III. Selim veya Sultan Abdülaziz) tahttan indirilmişken, II.II. Abdülhamid'in görevden alınması halkın temsilcilerinden oluşan bir meclisin (Meclis-i Umumi-i Milli) resmi kararıyla gerçekleşmiştir. Bu durum parlamentonun gücünün pekiştiğini gösteren tarihi bir ilktir.

Step-by-Step Solution

1
3131 Mart Vakası'nın bastırılmasından sonraki hukuki süreci analiz et.
İsyan bastırıldıktan sonra meclisin (Meclis-i Umumi-i Milli) toplandığı ve bir karar aldığı görülür.
Olayın sadece askeri değil, hukuki ve siyasi sonucunu belirlemek gerekir.
2
Padişah değişikliğinin nasıl gerçekleştiğini incele.
Padişahın meclis kararı ve Şeyhülislam fetvasıyla tahttan indirildiği tespit edilir.
Yöntemin tarihteki diğer padişah değişikliklerinden farkını bulmak için önemlidir.
3
Bu yöntemin Türk demokrasi tarihindeki yerini belirle.
Milli iradenin temsil edildiği meclisin, devletin en üst makamı hakkında karar vermesi bir ilktir.
Soruda istenen 'ilk örnek' niteliğine ulaşılmasını sağlar.

Key Concept

Milli iradenin ve parlamentonun (meclisin) padişah üzerindeki otoritesinin tescillenmesi.

Hints

1
3131 Mart Vakası sonrası padişahın görevden alınma yöntemine odaklanın.
2
Geleneksel olarak padişahlar kılıç zoruyla veya darbeyle indirilirdi; burada ise 'Meclis-i Umumi-i Milli' adında bir kurulun kararı söz konusudur.
3
Osmanlı tarihinde bir padişahın parlamento (meclis) kararıyla tahttan indirilmesi bu olayla başlayan bir ilktir.

Practice More

3131 Mart Vakası'ndan sonra yapılan 19091909 Anayasa değişikliklerini inceleyerek parlamenter sistemin nasıl güçlendiğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 324Question

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet döneminin çok partili siyasi atmosferinde, İttihat ve Terakki'nin takip ettiği Osmanlıcılık politikasının imparatorluğun bütünlüğünü korumaya yetmeyeceğini savunarak Türkçü bir programla ortaya çıkan; tüzüğünde açıkça "Türklerin siyasi ve iktisadi haklarını savunmak" ilkesine yer veren ve kurucuları arasında Akçuraoğlu Yusuf ile Müfit Ratip gibi isimlerin bulunduğu siyasi parti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Millî Meşrutiyet Fırkası

Answer

Millî Meşrutiyet Fırkası, Türkçülük fikrini siyasi tüzüğüne açıkça ekleyen ilk partidir.
Millî Meşrutiyet Fırkası, Türkçülük akımının siyasi bir teşkilat bünyesinde tüzüğe döküldüğü ve Türklerin milli haklarını savunan ilk partidir. Kurucuları arasında Türkçülüğün önde gelen isimlerinden Yusuf Akçura'nın bulunması bu kimliği güçlendirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki ideolojik ipucunu analiz etme
Soruda hedeflenen partinin "Türkçü" bir programa sahip olduğu ve "Osmanlıcılık" siyasetine karşı çıktığı belirlendi.
II. Meşrutiyet dönemindeki partilerin çoğu başlangıçta Osmanlıcılık paydasında buluşsa da, Balkan Savaşları ve iç siyasi çekişmeler Türkçülüğün yükselişine yol açmıştır.
2
Kurucu kadroyu değerlendirme
Akçuraoğlu Yusuf ve Müfit Ratip gibi isimlerin varlığı, partinin entelektüel kökeninin Türkçülüğe dayandığını teyit eder.
Yusuf Akçura, 'Üç Tarz-ı Siyaset' makalesiyle Türkçülüğün teorisyenliğini yapmıştır ve siyasi faaliyetleri bu eksendedir.
3
Parti kronolojisi ve program karşılaştırması yapma
Hürriyet ve İtilaf liberal, Ahrar Adem-i Merkeziyetçi, İttihad-ı Muhammedi İslamcıdır; geriye Türkçü programıyla Millî Meşrutiyet Fırkası kalır.
Millî Meşrutiyet Fırkası, 1912 yılında kurularak Türklerin ekonomik haklarını da savunan (Millî İktisat anlayışının öncüsü) bir yapı sergilemiştir.

Key Concept

II. Meşrutiyet Dönemi Siyasi Partileri ve Fikir Akımları İlişkisi

Hints

1
Bu parti, İttihat ve Terakki'nin 'Osmanlıcılık' yapmasını eleştirerek kurulmuştur.
2
Partinin tüzüğünde 'Türk' kelimesinin ve 'iktisadi hakların' geçmesi o dönem için devrimsel bir milliyetçilik adımıdır.
3
Kurucuları arasında 'Üç Tarz-ı Siyaset'in yazarı Yusuf Akçura'nın olması en büyük ipucudur.

Practice More

İttihat ve Terakki'nin cemiyetten fırkaya (partiye) dönüşüm sürecini ve 1913 kongresi kararlarını inceleyiniz.

Alternative Method

Şıklarda yer alan partilerin temel ideolojilerini (Liberalizm, İslamcılık, Türkçülük) eleme yöntemiyle eşleştirerek doğru sonuca ulaşılabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 325Question

Osmanlı Devleti, 19121912 yılında İtalya ile imzaladığı Uşi Antlaşması’na; Trablusgarp ve Bingazi halkının dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalacağı ve bölgeye "Nâibü’s-Sultan" adıyla bir temsilci gönderileceği maddesini ekletmiştir. Osmanlı Devleti’nin bu madde ile ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölge halkı ile var olan kültürel ve manevi bağların sürdürülmesini sağlamak

Answer

Osmanlı Devleti'nin temel amacı, Trablusgarp ve Bingazi halkı ile olan kültürel ve manevi bağları korumaktır.
Osmanlı Devleti, Trablusgarp'ı askeri ve diplomatik zorunluluklar (Balkan Savaşları'nın başlaması) nedeniyle İtalya'ya bırakmak zorunda kalmıştır. Ancak bölge halkının Müslüman olması, Osmanlı'nın halifelik makamını kullanarak halkla olan kültürel, dini ve manevi bağlarını sürdürme stratejisini doğurmuştur. 'Nâibü’s-Sultan' (Sultan Vekili) atanması da bu bağın kurumsallaşmış bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Uşi Antlaşması'ndaki dini maddeyi analiz et.
Halkın halifeye bağlı kalması ve Nâibü’s-Sultan atanması maddesi tespit edildi.
Bu madde, siyasi kopuşa rağmen dini liderliğin devamını öngörür.
2
Halifelik makamının uluslararası siyasetteki kullanım amacını hatırla.
Halifeliğin, kaybedilen Müslüman topraklarda halkla bağı koparmamak için bir enstrüman olarak kullanıldığı görüldü.
Osmanlı, benzer bir stratejiyi daha önce 17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım için de uygulamıştı.
3
Seçenekler arasında kültürel ve manevi koruma amacını bul.
Bölge halkıyla manevi bağların sürdürülmesi hedefi doğrulandı.
Siyasi hakimiyet bitse de toplumsal ve kültürel etkinliğin devamı bu maddeyle hedeflenmiştir.

Key Concept

Halifeliğin Siyasi ve Kültürel Gücü

Hints

1
Osmanlı Devleti bu stratejiyi daha önce 17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım için de kullanmıştır.
2
Bölge siyasi olarak kaybedilmiş olsa da halkı Müslümandır.
3
Halifelik makamı ve Nâibü’s-Sultan temsilcisi, bölge ile dini ve kültürel bağların kopmasını engellemeye yöneliktir.

Practice More

Uşi Antlaşması ile geçici olarak İtalya'ya bırakılan adaların statüsünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 326Question

II. Balkan Savaşı'nın seyri, savaşa katılan devletlerin amaçları ve savaş sonunda imzalanan antlaşmaların hukuki nitelikleri dikkate alındığında, bu dönemin siyasi sonuçlarına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nin Balkan devletleriyle olan sınır ve azınlık hakları sorunlarını toplu bir statüye bağlayan ve savaşa katılan tüm tarafların ortak imzasıyla yürürlüğe giren Bükreş Antlaşması'nın esas alınması

Answer

Osmanlı Devleti'nin Bükreş Antlaşması'na taraf olduğu ve bu metni temel aldığı yönündeki değerlendirme yanlıştır; zira Osmanlı Devleti Balkan devletleriyle ikili (bilateral) antlaşmalar imzalamıştır.
Bükreş Antlaşması (1913), sadece Balkan devletlerinin (Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya) kendi aralarındaki toprak paylaşımını düzenleyen bir metindir. Osmanlı Devleti bu masada yer almamış, Edirne ve azınlık hakları gibi meseleleri 1913 İstanbul (Bulgaristan), 1913 Atina (Yunanistan) ve 1914 İstanbul (Sırbistan) antlaşmaları ile ikili düzeyde çözüme kavuşturmuştur. Dolayısıyla Bükreş Antlaşması'nın Osmanlı'nın imzaladığı bir temel metin olarak görülmesi tarihsel bir hatadır.

Step-by-Step Solution

1
II. Balkan Savaşı'nın taraflarını ve Osmanlı'nın konumunu analiz etmek
Bulgaristan'a karşı Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya birleşmiş; Osmanlı ise Edirne'yi geri almak için harekete geçmiştir.
Savaşın gelişimini anlamak, diplomatik sonuçları doğru yorumlamak için gereklidir.
2
Savaş sonunda imzalanan diplomatik metinleri sınıflandırmak
Bükreş Antlaşması (Balkan devletleri arası) ve Osmanlı'nın imzaladığı İstanbul (1913), Atina (1913), İstanbul (1914) antlaşmaları.
Multilateral (çok taraflı) ve bilateral (iki taraflı) belgeleri ayırt etmek analizin temelidir.
3
Bükreş Antlaşması'nın içeriğini ve taraflarını kontrol etmek
10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması'nda Osmanlı Devleti imza sahibi değildir.
Osmanlı'nın diplomatik süreçteki yerini netleştirmek için bu ayrım kritiktir.
4
Osmanlı'nın imzaladığı ikili antlaşmaların (İstanbul, Atina) içeriğini değerlendirmek
Bu antlaşmalarla Edirne geri alınmış, Girit'in kaybı onaylanmış ve Türk azınlık hakları güvenceye alınmıştır.
Seçeneklerdeki doğru bilgileri teyit etmek için gereklidir.
5
Hatalı çıkarımı saptamak
Bükreş Antlaşması'nın Osmanlı için 'esas metin' olduğu bilgisi yanlıştır.
Tüm veriler ışığında yanlış olan öncül belirlenir.

Key Concept

II. Balkan Savaşı Diplomatik Süreçleri ve Bükreş Antlaşması'nın Taraf Farklılıkları

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin Balkan Savaşları sonrası diplomatik ilişkilerini ikili mi yoksa toplu mu yürüttüğünü düşünün.
2
Bükreş Antlaşması'nın kimler arasında imzalandığını ve Osmanlı'nın bu masada olup olmadığını hatırlayın.
3
Osmanlı'nın her bir Balkan devletiyle (Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan) ayrı ayrı imzaladığı özel isimli antlaşmalar vardır; Bükreş bunlardan biri değildir.

Practice More

II. Balkan Savaşı sonrası imzalanan azınlık hakları sözleşmelerinin, Türkçülük fikrinin gelişimine ve Anadolu'ya yapılan göçlere etkisini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Sınır komşuluğu üzerinden eleme yapabilirsiniz: Sırbistan ile sınırımız kalmadığı için (D seçeneği) bir sınır antlaşması yapılamayacağı bilgisinden hareketle diğer seçeneklerin doğruluğunu teyit edebilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 327Question

I.I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren Londra Antlaşması'na (19131913) göre; Osmanlı Devleti'nin Batı sınırı Midye-Enez hattı olarak kabul edilmiş; Edirne, Kırklareli ve Trakya toprakları Bulgaristan'a bırakılmıştır. Antlaşmanın bir diğer önemli maddesi ise bazı bölgelerin sınırlarının ve nihai statüsünün belirlenmesinin Avrupalı büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) takdirine bırakılmasıdır.

Buna göre, savaşın devam ettiği süreçte Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsızlığını ilan eden ve geleceği Londra Antlaşması ile büyük devletlerin kararına bırakılan Balkan devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arnavutluk

Answer

Arnavutluk
Doğru cevap Arnavutluk'tur. I.I. Balkan Savaşı devam ederken, Osmanlı Devleti'nin Balkan devletleri karşısında aldığı ağır yenilgiler ve toprak bağlantısının kesilmesi üzerine Arnavutluk 2828 Kasım 19121912 tarihinde bağımsızlığını ilan etmiştir. 19131913 Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti bu gerçeği dolaylı olarak kabul etmiş, Arnavutluk'un sınırlarının ve statüsünün belirlenmesi yetkisini Avrupalı büyük devletlere bırakmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Londra Antlaşması'nın toprak kayıplarını ve statü belirleme yetkisini analiz edin.
Osmanlı Devleti Midye-Enez hattının batısını kaybetmiş, Arnavutluk ve Adalar'ın geleceği büyük devletlere bırakılmıştır.
Antlaşma metninde Balkan devletleri arasındaki sınır anlaşmazlıkları ve Arnavutluk'un yeni durumu için uluslararası hakemlik öngörülmüştür.
2
Savaş sırasında bağımsızlık ilan eden tek Balkan devletini belirleyin.
Arnavutluk, Osmanlı ile kara bağlantısı kesildiği için 19121912'de bağımsızlık ilan etmiştir.
Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsız olan son Balkan devletidir.

Key Concept

I.I. Balkan Savaşı ve Arnavutluk'un Bağımsızlık Statüsü

Hints

1
Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsızlığını ilan eden son Balkan devletini hatırlayın.
2
Bu devlet, savaş sırasında Osmanlı'nın diğer topraklarıyla kara bağlantısının kesilmesini fırsat bilmiştir.
3
Müslüman nüfusu yoğun olan ve bağımsızlık ilanıyla Batı Trakya ile olan bağları koparan bu devlet Arnavutluk'tur.

Practice More

Balkan Savaşları sonucunda ortaya çıkan 'Azınlıklar Sorunu' ve 'Balkan Türkleri' konusunu inceleyerek bu antlaşmanın toplumsal sonuçlarını pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 328Question

Osmanlı Devleti'nin son döneminde, I.I. Balkan Savaşı'nın yarattığı ağır koşullar altında gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını, Türk siyasi tarihinde modern anlamdaki ilk "hükümet darbesi" örneği olarak kabul edilir. Bu olayın aşağıdaki özelliklerinden hangisi, söz konusu eylemin bir "rejim değişikliği" değil, yalnızca bir "hükümet darbesi" olarak nitelendirilmesinin temel dayanağıdır?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut meşrutiyet düzeni ve padişahlık makamı korunurken sadece sadrazam ve kabinesinin zorla değiştirilmesi

Answer

Bâb-ı Âli Baskını'nın bir hükümet darbesi sayılmasının nedeni, mevcut meşrutiyet düzenine ve padişaha dokunulmadan sadece Kâmil Paşa hükümetinin istifaya zorlanıp yerine Mahmut Şevket Paşa'nın getirilmesidir.
Bâb-ı Âli Baskını (2323 Ocak 19131913), İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Edirne'nin Bulgarlara verileceği endişesi ve I.I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıkları bahane ederek gerçekleştirdiği bir eylemdir. Bu baskında padişah V.V. Mehmet Reşat tahtta kalmış, Meşrutiyet rejimi devam etmiş; sadece Kâmil Paşa hükümeti düşürülerek Mahmut Şevket Paşa hükümeti kurulmuştur. Bu nedenle olay, yönetimi temelden değiştiren bir rejim değişikliği değil, yürütme organını hedef alan bir hükümet darbesidir.

Step-by-Step Solution

1
Hükümet darbesi ve rejim değişikliği kavramlarını analiz et.
Hükümet darbesi yürütme gücünün (kabine) değişmesidir; rejim değişikliği ise yönetim biçiminin (meşrutiyetten cumhuriyete veya mutlakiyete) değişmesidir.
Sorunun kökünde yatan temel ayrımı anlamak için gereklidir.
2
Bâb-ı Âli Baskını'nın sonuçlarını incele.
Sadrazam Kâmil Paşa silah zoruyla istifa ettirilmiş, yerine İttihatçıların desteklediği Mahmut Şevket Paşa gelmiştir.
Olayın somut siyasi çıktısını belirlemek için gereklidir.
3
Olayın anayasal çerçevesini kontrol et.
II.II. Meşrutiyet rejimi devam etmiş, anayasa askıya alınmamış ve padişah makamında kalmıştır.
Rejim değişikliği iddiasını çürütmek için gereklidir.

Key Concept

Hükümet Darbesi (Bâb-ı Âli Baskını) ve Rejim Değişikliği Ayrımı

Hints

1
Bir olayın 'rejim değişikliği' sayılması için devletin yönetim şeklinin (Cumhuriyet, Monarşi vb.) değişmesi gerekir.

Practice More

31 Mart Vakası ile Bâb-ı Âli Baskını'nı; nedenleri, hedefleri ve sonuçları bakımından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Estimated Time:50s
Question 329Question

Trablusgarp Savaşı ve sonrasında imzalanan Uşi Antlaşması ile ilgili aşağıdaki tabloyu inceleyiniz:

GelişmeSonuç / Stratejik Amaç
Mustafa Kemal ve Enver Bey gibi subayların bölgeye gizlice gitmesiYerel halkın İtalyan ilerleyişine karşı örgütlenmesi
Balkan Savaşları'nın patlak vermesiOsmanlı Devleti'nin İtalya ile barış masasına oturması
On İki Ada'nın geçici olarak İtalya'nın kontrolüne bırakılması[ ? ]

Tablodaki bilgilere göre, soru işareti ([?][ ? ]) ile gösterilen yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini önleme düşüncesi

Answer

Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini önleme düşüncesi
On İki Ada'nın geçici olarak İtalya'ya bırakılmasındaki asıl stratejik amaç, Balkan Savaşları sırasında Osmanlı donanmasının yetersizliği sebebiyle bu adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engellemek ve güvenliklerini sağlamaktır.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki gelişmeler ile sonuçları arasındaki mantıksal ilişkiyi analiz et.
On İki Ada'nın 'geçici' olarak bırakılmasının askeri ve diplomatik bir zorunluluktan kaynaklandığı anlaşılır.
Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki donanma gücü ve Balkan Savaşları'nın yarattığı tehdit göz önünde bulundurulmalıdır.
2
On İki Ada'nın neden İtalya'ya bırakıldığını tarihsel bağlamda değerlendir.
Osmanlı Devleti'nin Balkan Savaşları sırasında Ege'deki hakimiyetini kaybetme riski tespit edilir.
Yunanistan'ın adaları işgal etme ihtimaline karşı daha güçlü bir donanmaya sahip olan İtalya'nın kontrolü (geçici olarak) tercih edilmiştir.

Key Concept

Uşi Antlaşması ve On İki Ada'nın Statüsü

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin o dönemde donanmasının durumunu ve Balkanlardaki düşmanlarını düşünün.
2
Adalar üzerindeki Yunan tehdidi, Osmanlı'yı adaları daha güçlü bir devlet olan İtalya'ya 'emanet' etmeye zorlamıştır.
3
Uşi Antlaşması imzalandığında Balkan Savaşları başlamıştı. Osmanlı, donanması zayıf olduğu için adaları Yunan saldırısına karşı koruyamayacağını biliyordu.

Practice More

Uşi Antlaşması'ndaki halifelik maddesinin 'kültürel bağların korunması' amacına yönelik diğer örnekleri (Küçük Kaynarca Antlaşması Kırım maddesi gibi) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 330Question

I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı sonrasında Batı Trakya ve Balkan topraklarının büyük bir kısmını kaybeden Osmanlı Devleti, II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sürecindeki karmaşadan yararlanarak kaybettiği bazı yerleri geri almış; savaşın sonunda ise Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan ile ikili antlaşmalar imzalamıştır. Bu antlaşmalarda sınır düzenlemelerinin yanı sıra bölgede kalan Türk nüfusun hakları da detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

Bu bilgilere dayanarak, II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sonrasında imzalanan antlaşmaların Türk tarihi ve dış politikası açısından doğurduğu en temel sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Balkanlar'da kalan Türklerin "azınlık" statüsüne geçmesi ve günümüze kadar uzanan sorunların hukuki temelinin oluşması

Answer

Balkanlar'da kalan Türklerin azınlık statüsüne geçmesi ve günümüze kadar uzanan sorunların hukuki temelinin oluşması
II. Balkan Savaşı sonrasında imzalanan İstanbul ve Atina Antlaşmaları, Balkanlar'da kalan Türklerin taşınmaz mallarını satabilmelerini, müftülerini seçebilmelerini ve Türkçe eğitim alabilmelerini güvence altına almıştır. Bu durum, Balkan Türklerinin resmen 'azınlık' statüsüne geçişinin ve modern Türk dış politikasındaki 'Dış Türkler' meselesinin hukuki başlangıcıdır.

Step-by-Step Solution

1
Savaş sonrası diplomatik süreci analiz etme
Osmanlı Devleti; Bulgaristan ile İstanbul (19131913), Yunanistan ile Atina (19131913) ve Sırbistan ile İstanbul (19141914) antlaşmalarını imzalamıştır.
Bu antlaşmalar sadece toprak paylaşımını değil, insani durumları da düzenlemiştir.
2
Antlaşma içeriklerindeki ortak maddeleri belirleme
Kaybedilen topraklarda kalan Türklerin mülkiyet hakkı, ibadet hürriyeti ve kendi dillerinde eğitim görme hakları kayıt altına alınmıştır.
Osmanlı, toprak kaybını kabul ederken orada kalan tebaasının haklarını korumaya çalışmıştır.
3
Kavramsal dönüşümü saptama
Yüzyıllarca bölgenin hakimi olan Türk nüfusu, bu antlaşmalarla resmen "azınlık" statüsüne düşmüştür.
Bu durum, günümüzde hala devam eden "Batı Trakya Türkleri Sorunu" gibi kronik dış politika meselelerinin başlangıcıdır.

Key Concept

Balkan Savaşları Sonrası Türk Azınlığı ve Hukuki Statüsü

Hints

1
Bu savaşla Edirne ve Kırklareli geri alınsa da, toprakların büyük bir kısmı hala elden çıkmış durumdaydı.
2
Savaş sonrası sadece askeri değil, orada yaşayan halkın mülkiyet ve ibadet haklarını içeren diplomatik belgeler imzalandı.
3
Günümüzde Yunanistan ve Bulgaristan ile yaşanan Türk azınlık sorunlarının kökeni bu dönemdeki antlaşmalara dayanır.

Practice More

I. Balkan Savaşı'nı bitiren Londra Antlaşması ile II. Balkan Savaşı'nı bitiren antlaşmalar arasındaki sınır değişimlerini harita üzerinde karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 331Question

Trablusgarp Savaşı’nda Mustafa Kemal (Şerif Bey) ve Enver Paşa (Kuyumcu Hamdi) gibi gönüllü subaylar, bölgeye gizlice giderek yerel halkı İtalyanlara karşı teşkilatlandırmış ve Derne-Tobruk-Bingazi hatlarında önemli başarılar elde etmişlerdir. Ancak Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları’nın başlamasıyla oluşan stratejik tehdit nedeniyle İtalya ile Uşi Antlaşması’nı imzalamak zorunda kalmıştır. Antlaşmaya eklenen bir maddeyle; Trablusgarp ve Bingazi halkının dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalması ve bölgeye padişah adına "Naibü’s-Sultan" unvanlı bir temsilci atanması kararlaştırılmıştır.

Bu bilgilere dayanarak Trablusgarp Savaşı süreci ve Uşi Antlaşması’nın sonuçları hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Askeri alandaki başarılı yerel direnişin dış siyasi zorunluluklar nedeniyle diplomatik zafere dönüşemediği ve halifelik makamının kültürel bağları korumak adına siyasi bir araç olarak kullanıldığı

Answer

Askeri alandaki başarılı yerel direnişin dış siyasi zorunluluklar nedeniyle diplomatik zafere dönüşemediği ve halifelik makamının kültürel bağları korumak adına siyasi bir araç olarak kullanıldığı
Doğru yanıt olan seçenek, Trablusgarp Savaşı'ndaki yerel başarıların (askeri boyut), Balkan Savaşları nedeniyle diplomasi masasında kaybedilmesini (siyasi boyut) ve halkın dini bağlarını korumak için halifeliğin bir araç olarak antlaşmaya dahil edilmesini (hukuki/kültürel boyut) bir arada ve doğru bir şekilde analiz etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Askeri durumun analizi
Gönüllü subayların (Mustafa Kemal, Enver Paşa vb.) yerel halkı örgütleyerek İtalya'yı kıyı şeridine hapsettiği ve başarılı savunma yaptığı görülür.
Savaşın sahadaki gidişatını anlamak için.
2
Dış siyasi etkenin tespiti
Balkan Savaşları'nın başlaması, Osmanlı'nın başkentini ve Rumeli topraklarını tehdit ettiği için Trablusgarp'ta savaşa devam etmesini imkansız kılmıştır.
Antlaşmanın neden 'apartopar' imzalandığını açıklamak için.
3
Hukuki ve dini maddelerin yorumlanması
Naibü’s-Sultan ve halifelik vurgusu, toprak kaybına rağmen halkın bağını koparmama stratejisidir (Küçük Kaynarca/Kırım örneği gibi).
Uluslararası hukukta halifeliğin siyasi bir güç olarak kullanımını saptamak için.

Key Concept

Uluslararası Antlaşmalarda Halifeliğin Siyasi Güç Olarak Kullanılması

Hints

1
Gönüllü subaylar sahada kazanırken, Balkanlar'daki kriz İstanbul'u masaya oturmaya zorlamıştır.
2
Osmanlı Devleti, daha önce Kırım'ın kaybında (Küçük Kaynarca) halifelik makamını nasıl kullandıysa burada da benzer bir yol izlemiştir.
3
Naibü’s-Sultan görevlendirmesi, bölge yönetiminde padişahın dini temsilcisinin bulunması demektir.

Practice More

Uşi Antlaşması ile Küçük Kaynarca Antlaşması'nı halifelik makamının kullanımı açısından kıyaslayan bir çalışma yapabilirsiniz.

Alternative Method

Soruya 'neden-sonuç' ilişkisi kurarak yaklaşın: Neden savaşıldı? (İtalyan işgali) -> Neden duruldu? (Balkan Savaşları) -> Sonuç ne oldu? (Kuzey Afrika'da toprak kaybı ve halifelikle bağ kurma çabası).
Estimated Time:2m 0s
Question 332Question

I.I. Balkan Savaşı'nın ardından imzalanan Londra Antlaşması ile belirlenen Midye-Enez sınır hattı, kısa bir süre sonra patlak veren II.II. Balkan Savaşı ile geçerliliğini yitirmiştir. Osmanlı Devleti'nin bu kargaşa ortamından yararlanarak Edirne ve Kırklareli'yi geri almasını sağlayan temel askeri ve siyasi zemin aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Balkan devletlerinin kendi aralarındaki toprak paylaşımı anlaşmazlığı nedeniyle birbirleriyle savaşmaya başlaması

Answer

Osmanlı Devleti'nin Edirne ve Kırklareli'yi geri almasını sağlayan temel gelişme, Balkan devletlerinin kendi aralarındaki toprak paylaşımı anlaşmazlığı nedeniyle birbirleriyle savaşmaya başlamasıdır.
Balkan devletlerinin kendi aralarındaki toprak paylaşımı anlaşmazlığı nedeniyle birbirleriyle savaşmaya başlaması, Bulgaristan'ın askeri gücünün diğer cephelere kaymasına neden olmuş ve Osmanlı Devleti'ne savunmasız kalan Edirne ve Kırklareli'yi geri alma fırsatını tanımıştır. Bu durum, I.I. Balkan Savaşı'nda kaybedilen Doğu Trakya'nın yeniden Türk idaresine girmesini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
I.I. Balkan Savaşı sonuçlarını analiz et.
Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti Midye-Enez hattının batısındaki toprakları kaybetmiş ve Edirne elden çıkmıştır.
Savaşın seyrini ve Osmanlı'nın başlangıçtaki kayıplarını anlamak için gereklidir.
2
II.II. Balkan Savaşı'nın çıkış nedenini belirle.
Bulgaristan'ın I.I. Balkan Savaşı sonunda orantısız şekilde fazla toprak alması üzerine diğer Balkan devletleri Bulgaristan'a saldırmıştır.
Osmanlı için doğan diplomatik ve askeri boşluğun kaynağını tespit etmek için gereklidir.
3
Osmanlı Devleti'nin stratejik hamlesini değerlendir.
Bulgaristan'ın tüm gücünü diğer cephelere kaydırmasını fırsat bilen Osmanlı ordusu, Londra Antlaşması sınırlarını tanımayarak Edirne'ye yürümüştür.
Kayıp toprakların geri kazanılmasındaki temel askeri gerekçeyi açıklar.

Key Concept

II. Balkan Savaşı'nın Nedeni ve Osmanlı'nın Stratejik Kazanımı

Hints

1
Londra Antlaşması ile çizilen Midye-Enez hattını Osmanlı'nın geçmesini sağlayan şey, düşmanlarının kendi aralarında kavgaya düşmesidir.
2
Bulgaristan, I.I. Balkan Savaşı sonunda en büyük payı alarak müttefiklerini (Yunanistan, Sırbistan) küstürmüştü.
3
Bulgar ordusunun diğer Balkan devletleriyle savaşmak zorunda kalması, Edirne cephesini zayıflatmıştır; Osmanlı bu boşluğu değerlendirmiştir.

Practice More

Edirne'nin geri alınmasından sonra Bulgaristan ile imzalanan ve sınırın Meriç Nehri olarak belirlendiği 1913 İstanbul Antlaşması'nın maddelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 333Question

I.I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren 3030 Mayıs 19131913 tarihli Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin batı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiş ve bu hattın batısında kalan tüm topraklar Balkan devletlerine bırakılmıştır.

Buna göre, Londra Antlaşması'nın getirdiği sınır düzenlemesi dikkate alındığında aşağıdaki yerleşim yerlerinden hangisinin Osmanlı Devleti'nin egemenliği altında kalmaya devam ettiği söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Tekirdağ

Answer

Tekirdağ, Midye-Enez hattının doğusunda kaldığı için Osmanlı Devleti'nin elinde kalmaya devam etmiştir.
Londra Antlaşması'na göre Osmanlı Devleti'nin sınırı Karadeniz kıyısındaki Midye ile Ege kıyısındaki Enez arasında çekilen hayali bir hattır. Tekirdağ şehri bu hattın doğusunda, yani İstanbul tarafında kaldığı için Osmanlı egemenliğinde kalmaya devam etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Londra Antlaşması'nın sınır hükmünü analiz etme
Osmanlı Devleti'nin yeni batı sınırının Midye-Enez hattı olduğu belirlendi.
Antlaşmanın toprak paylaşımı esasını anlamak için sınır çizgisini bilmek gerekir.
2
Verilen şehirlerin coğrafi konumlarını Midye-Enez hattına göre değerlendirme
Edirne, Kırklareli ve Dedeağaç hattın batısında; Tekirdağ ise doğusunda yer almaktadır.
Hattın batısında kalan tüm toprakların Balkan devletlerine bırakıldığı bilgisiyle şehirlerin durumunu netleştirmek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme
Tekirdağ'ın Osmanlı egemenliğinde kaldığı sonucuna varıldı.
İstanbul ve çevresindeki (Doğu Trakya'nın bir kısmı) topraklar hattın doğusunda kaldığı için korunmuştur.

Key Concept

I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısındaki tüm topraklarını (Edirne ve Kırklareli dahil) kaybetmiştir.

Hints

1
Midye-Enez hattının harita üzerindeki konumunu ve İstanbul'a yakınlığını göz önüne getirin.
2
Edirne ve Kırklareli'nin I. Balkan Savaşı'nda kaybedilip II. Balkan Savaşı'nda geri alındığını hatırlayın.
3
Hattın doğusunda kalan ve İstanbul'un savunması için tampon bölge oluşturan Tekirdağ gibi şehirler Osmanlı elinde kalmıştır.

Practice More

II. Balkan Savaşı'nın nedenlerini ve bu savaş sonunda imzalanan İstanbul ve Atina Antlaşmalarını inceleyerek sınır değişikliklerini karşılaştırın.

Alternative Method

Kronolojik eleme yöntemi: I. Balkan Savaşı sonunda 'Edirne Fatihi' unvanı henüz alınmamıştı, çünkü Edirne kaybedilmişti. Bu bilgiyle Edirne ve yakınındaki Kırklareli elenebilir.
Estimated Time:50s
Question 334Question

Osmanlı Devleti’nde 2323 Ocak 19131913 tarihinde Enver Bey önderliğindeki bir grup İttihatçı subayın hükümet binasını basarak Sadrazam Kâmil Paşa’yı silah zoruyla istifaya zorlamasıyla sonuçlanan Bâb-ı Âli Baskını, Türk siyasi tarihinde ordunun sivil yönetime doğrudan müdahalesinin ilk örneği olarak kabul edilir.

Bu olayın Osmanlı siyasi hayatı üzerindeki en belirgin etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yönetimde tam bir denetim sağlayarak fiili tek parti egemenliğini başlatması

Answer

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yönetimde tam bir denetim sağlayarak fiili tek parti egemenliğini başlatması
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı siyasi tarihindeki ilk modern askeri darbe niteliğindedir. Bu olayla İttihat ve Terakki Cemiyeti, kendisinden olmayan Kâmil Paşa hükümetini düşürerek yerine kendi kontrolündeki Mahmut Şevket Paşa'yı getirmiş ve devlet yönetiminde mutlak bir hakimiyet kurmuştur. Bu durum, cemiyetin fiili olarak tek parti iktidarını kurmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini analiz etme
Bâb-ı Âli Baskını'nın bir 'hükümet darbesi' olduğu saptanır.
Hükümetin (yürütme organının) zor kullanılarak değiştirilmesi hükümet darbesi tanımına girer.
2
Aktörleri ve hedefleri değerlendirme
İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin (İTC) Kâmil Paşa hükümetini devirip Mahmut Şevket Paşa'yı sadrazam yaptığı görülür.
İTC, Balkan Savaşlarındaki başarısızlığı kullanarak muhaliflerini tasfiye etmeyi amaçlamıştır.
3
Siyasi sonuçları yorumlama
Olay sonrası İTC'nin devlet mekanizmasındaki tek güç haline geldiği sonucuna varılır.
Bu darbe ile muhalefet susturulmuş ve İTC'nin I. Dünya Savaşı sonuna kadar sürecek olan 'Üç Paşalar' (Enver, Talat, Cemal) dönemi başlamıştır.

Key Concept

Hükümet Darbesi ve Tek Parti Egemenliği

Hints

1
Bâb-ı Âli Baskını bir rejim değişikliği değil, hükümet değişikliği (darbe) hareketidir.
2
Bu olaydan sonra iktidarda başka hiçbir güce yer vermeyen cemiyetin hangisi olduğunu düşünün.
3
Olayın sonucunda Kâmil Paşa gitmiş, Mahmut Şevket Paşa gelmiş ve İttihat ve Terakki rakipsiz bir güç haline gelmiştir.

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını ile 31 Mart Vakası'nı; amaçları, hedefleri ve sonuçları (rejim vs. hükümet) bakımından karşılaştırın.
Estimated Time:1m 15s
Question 335Question

Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp'ı savunmak için aralarında Mustafa Kemal ve Enver Paşa gibi gönüllü subayları gizlice bölgeye gönderdiği savaşın sonunda imzalanan 19121912 Uşi Antlaşması'nda; "On İki Ada'nın Balkan Savaşları sonuna kadar geçici olarak İtalya'ya bırakılması" kararlaştırılmıştır.

Osmanlı Devleti'nin bu kararı almasındaki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engellemek

Answer

Osmanlı Devleti'nin On İki Ada'yı geçici olarak İtalya'ya bırakmasının temel amacı, adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engellemek istemesidir.
Doğru cevap olan ifade, adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini önleme amacını vurgular. Osmanlı Devleti, Trablusgarp Savaşı sürerken Balkan Savaşları'nın başlaması üzerine iki ateş arasında kalmış ve donanması zayıf olduğu için adaları Yunan saldırılarına karşı koruyamayacağını anlayarak 'emaneten' İtalya'ya bırakmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı Devleti'nin mevcut askeri durumunu analiz etme
Osmanlı donanmasının zayıf olması ve karadan bağlantısının kopması.
Donanma yetersizliği, adaların denizden korunmasını imkansız kılıyordu.
2
Balkan Savaşları'nın etkisini değerlendirme
Yunanistan'ın Ege adalarını ele geçirme tehlikesinin ortaya çıkması.
Balkan Savaşları başladığı için Osmanlı kuvvetleri Trablusgarp'tan çekilip batıya odaklanmak zorundaydı.
3
Uşi Antlaşması'ndaki geçici maddeyi yorumlama
Adaların güvenliğinin İtalya'ya emanet edilmesi.
Osmanlı Devleti, en azından savaş bitene kadar adaların Yunan eline geçmesini önlemeyi amaçlamıştır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp Savaşı ve Balkan Savaşları arasındaki stratejik sıkışmışlığı

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki donanma gücünü düşünün.
2
Balkan Savaşları sırasında Ege Denizi'nde en aktif olan rakip devleti hatırlayın.
3
Adaların 'geçici' olarak bırakılması, daha büyük bir işgal tehlikesine karşı ehvenişer (kötünün iyisi) bir çözüm arayışıdır.

Practice More

Uşi Antlaşması'nın halifelik makamı ile ilgili maddesini inceleyerek Osmanlı'nın kültürel bağları koruma çabasını analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 336Question

I.I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile Midye-Enez hattının batısındaki topraklarını kaybeden Osmanlı Devleti, II.II. Balkan Savaşı sırasında Bulgaristan'ın diğer Balkan devletleri ve Romanya ile mücadele etmesinden faydalanarak Edirne ve Kırklareli'yi geri almıştır. Savaşın ardından imzalanan diplomatik bir belge ile bu kazanımlar resmileşmiş, Meriç Nehri sınır kabul edilmiş ve bölgede kalan Türk azınlığın dini ve kültürel hakları güvence altına alınmıştır.

Bu bilgilere dayanarak; Osmanlı Devleti'nin II.II. Balkan Savaşı sonunda Bulgaristan ile imzaladığı ve Doğu Trakya topraklarının statüsünü kesinleştiren antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 2929 Eylül 19131913 İstanbul Antlaşması

Answer

Osmanlı Devleti'nin Bulgaristan ile imzaladığı 29 Eylül 1913 İstanbul Antlaşması, Edirne ve Kırklareli'nin geri alındığını tescilleyen ve Meriç Nehri'ni sınır belirleyen belgedir.
Osmanlı Devleti'nin Bulgaristan ile imzaladığı 2929 Eylül 19131913 tarihli İstanbul Antlaşması; Edirne, Kırklareli ve Dimetoka'nın Osmanlı'da kalmasını resmileştirmiş, Meriç Nehri'ni sınır kabul etmiş ve Bulgaristan'da kalan Türklerin haklarını güvence altına almıştır.

Step-by-Step Solution

1
II.II. Balkan Savaşı'nın nedenini ve sonuçlarını analiz et.
Bulgaristan'ın I.I. Balkan Savaşı'nda en çok payı alması üzerine diğer Balkan devletleri ve Romanya'nın Bulgaristan'a savaş açtığı görülür.
Savaşın seyri, Osmanlı'nın harekete geçme fırsatını belirler.
2
Osmanlı Devleti'nin bu süreçteki askerî kazanımlarını belirle.
Enver Paşa komutasındaki birliklerin Edirne ve Kırklareli'yi (Doğu Trakya) geri aldığı saptanır.
Soruda sorulan bölgenin hangi devletten ve ne zaman geri alındığını anlamak için gereklidir.
3
Diplomatik sonuçları ve ilgili antlaşmaları eşleştir.
Bulgaristan ile İstanbul, Yunanistan ile Atina ve Sırbistan ile İstanbul antlaşmalarının imzalandığı; Meriç sınırının Bulgaristan ile yapılan antlaşmada belirlendiği görülür.
Antlaşmaların tarafları ve içerikleri arasındaki farkı netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

II. Balkan Savaşı sonunda imzalanan antlaşmaların tarafları ve Doğu Trakya'nın geri alınması.

Hints

1
II.II. Balkan Savaşı'nda Osmanlı'nın ana rakibinin Bulgaristan olduğunu hatırlayın.
2
Meriç Nehri'nin bugün bile Türkiye-Yunanistan sınırı olmaya devam ettiğini ancak o dönemde Bulgaristan ile sınırımızı belirlediğini düşünün.
3
Geri alınan Edirne ve Kırklareli için Bulgaristan ile 1913'te imzalanan şehrin ismini taşıyan antlaşmayı arayın.

Practice More

Osmanlı Devleti'nin I.I. Balkan Savaşı'nda en çok toprağı hangi devlete kaybettiğini ve bu durumun II.II. Balkan Savaşı'na nasıl zemin hazırladığını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Kronoloji yöntemi: Soruda bahsi geçen olayların (Romanya'nın girmesi, Edirne'nin geri alınması) II.II. Balkan Savaşı süreci olduğunu belirledikten sonra, 19131913 yılında imzalanan antlaşmalardan 'devlet-taraf' eşleşmesi yaparak doğru sonuca ulaşılabilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 337Question

Osmanlı Devleti, 19121912 yılında İtalya ile imzaladığı Uşi Antlaşması'nda On İki Ada'nın Balkan Savaşları sonuna kadar geçici olarak İtalya'nın koruyuculuğunda kalmasını kabul etmiştir. Osmanlı Devleti'nin bu uygulama ile aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini önlemek

Answer

Osmanlı Devleti, donanma gücü zayıf olduğu için Balkan Savaşları sırasında Yunanistan'ın On İki Ada'yı işgal etmesinden çekinmiş ve adaları geçici olarak İtalya'ya bırakarak bir güvenlik önlemi almaya çalışmıştır.
Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini önleme amacı, Osmanlı Devleti'nin donanma zayıflığı nedeniyle başvurduğu bir dış politika manevrasıdır. Osmanlı, adaları İtalya'da 'emanet' gibi bırakarak Yunan işgalini engellemeyi hedeflemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Uşi Antlaşması'ndaki adalar maddesini incele.
On İki Ada'nın Balkan Savaşları sonuna kadar geçici olarak İtalya'da kalacağı kararlaştırılmıştır.
Antlaşmanın içeriğindeki özel şartın amacını belirlemek gerekir.
2
Dönemin askeri ve siyasi koşullarını analiz et.
Osmanlı Devleti'nin donanması zayıftır ve Balkan Savaşları başlamıştır.
Yunanistan'ın Ege adalarındaki faaliyetleri ve Osmanlı'nın denizlerdeki savunma yetersizliği bu kararın temel gerekçesidir.

Key Concept

Stratejik Zorunluluk ve Güvenlik Endişesi

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki donanma gücünü ve Balkanlar'daki rakiplerini düşünün.

Practice More

Trablusgarp Savaşı'nda Mustafa Kemal ve Enver Paşa'nın bölgeye gidiş yollarını (kara/deniz engelleri) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 338Question

II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti; Bulgaristan ile 19131913 İstanbul, Yunanistan ile 19131913 Atina ve Sırbistan ile 19141914 İstanbul antlaşmalarını imzalamıştır. Bu üç antlaşmanın içerikleri ve imzalanma gerekçeleri dikkate alındığında; Osmanlı Devleti'nin bu devletlerle yaptığı sözleşmelerdeki en önemli ortak hüküm aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Balkanlar'da kalan Türk azınlığın mülkiyet, ibadet ve eğitim haklarının güvence altına alınması

Answer

Balkanlar'da kalan Türk azınlığın mülkiyet, ibadet ve eğitim haklarının güvence altına alınması
Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı Devleti Batı Trakya, Makedonya ve Ege Adaları gibi toprakları kaybetmiş; bu topraklarda çok sayıda Türk nüfus azınlık durumuna düşmüştür. Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan ile yapılan ikili antlaşmaların hepsinde ortak gaye, bu Türk azınlığın kültürel, dini ve ekonomik haklarını (mülkiyet, eğitim, ibadet) güvence altına almaktır.

Step-by-Step Solution

1
II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sonrası imzalanan antlaşmaların muhataplarını belirle
Bulgaristan (İstanbul), Yunanistan (Atina), Sırbistan (İstanbul)
Osmanlı'nın bu üç devletle farklı tarihlerde ikili antlaşmalar yaptığı bilinmelidir.
2
Sırbistan ile yapılan antlaşmanın özel durumunu analiz et
Sırbistan ile Osmanlı Devleti arasında kara sınırı kalmamıştır.
Sınırı olmayan bir devletle antlaşma yapılmasının temel nedeni, o topraklarda kalan tebaanın (Türklerin) haklarını korumaktır.
3
Antlaşmaların metinlerindeki ortak noktayı saptayan maddeyi bul
Türklerin mülkiyet, din ve eğitim özgürlüğü tüm metinlerde ortaktır.
Balkanlar'da azınlık durumuna düşen Müslüman Türk nüfusu, dönemin en büyük insani ve siyasi sorunlarından biridir.

Key Concept

Balkan Savaşları Sonrası Azınlık Hakları ve Diplomasi

Hints

1
II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sonrası Osmanlı'nın Sırbistan ile ortak bir sınırı kalmadığını hatırlayın.
2
Osmanlı Devleti sınırı olmadığı halde Sırbistan ile neden bir antlaşma yapmış olabilir? Oradaki insan unsuru neyi temsil eder?
3
Kaybedilen topraklarda azınlık statüsüne düşen Müslüman Türklerin kültürel ve dini yaşamlarını korumak temel amaçtır.

Practice More

Balkan Savaşları sonrasında Balkanlar'dan Anadolu'ya yapılan yoğun göçlerin toplumsal ve ekonomik sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 339Question

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet döneminin sağladığı demokratik ortamda çok sayıda siyasi parti kurulmuştur. Bu partiler arasında; yayın organı olan "İştirak" dergisi etrafında teşkilatlanan, programında grev hakkı, çalışma saatlerinin düzenlenmesi ve kadın hakları gibi dönemine göre radikal sosyal reformlara yer veren, kuruculuğunu ise İştirakçi Hilmi Bey'in üstlendiği siyasi fırka aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Sosyalist Fırkası

Answer

İştirakçi Hilmi Bey tarafından kurulan ve sosyal reformları savunan siyasi teşekkül Osmanlı Sosyalist Fırkası'dır.
Osmanlı Sosyalist Fırkası, 19101910 yılında İştirakçi Hilmi Bey liderliğinde kurulmuş ve Türk siyasi tarihindeki ilk sosyalist parti olarak kabul edilmiştir. Yayın organı olan "İştirak" dergisi nedeniyle kurucusu bu lakapla anılmıştır. Parti programında işçi hakları, grev, kadın hakları ve sosyal güvenlik gibi o dönem için oldukça ileri düzeydeki maddeler yer almıştır.

Step-by-Step Solution

1
II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet dönemindeki muhalif partileri ve ideolojik yapılarını analiz et.
Dönemde liberal, muhafazakâr ve sosyalist eğilimli çeşitli partilerin kurulduğu görülür.
Soruda istenen spesifik partiyi diğerlerinden ayırmak için ideolojik programını bilmek gerekir.
2
"İştirak" dergisi ve "İştirakçi Hilmi Bey" ipuçlarını değerlendir.
Bu isimler doğrudan Osmanlı Sosyalist Fırkası ile özdeşleşmiştir.
Parti isimleri genellikle kurucuları veya yayın organlarıyla sınav sorularında eşleştirilir.
3
Programdaki grev hakkı ve çalışma saatleri gibi sosyalist talepleri kontrol et.
Bu taleplerin Osmanlı Sosyalist Fırkası'nın programında yer aldığı teyit edilir.
O dönemdeki diğer muhalif partiler (Ahrar gibi) daha çok siyasi yönetim biçimiyle (merkeziyetçilik vs.) ilgilenmiştir.
4
Doğru seçeneği belirle.
Osmanlı Sosyalist Fırkası seçeneği işaretlenmelidir.
Verilen tüm bilgiler bu parti ile örtüşmektedir.

Key Concept

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet Dönemi Siyasi Partileri ve İdeolojileri

Hints

1
Bu partinin kurucusu, çıkardığı derginin adıyla (İştirakçi) anılmaktadır.
2
Türk siyasi tarihindeki ilk sosyalist eğilimli parti olma özelliğini taşır.
3
Programında grev hakkı ve işçi hakları gibi sınıfsal talepler yer almaktadır.

Practice More

İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne karşı kurulan ilk muhalefet partisi olan Osmanlı Ahrar Fırkası'nın programını bu partiyle kıyaslayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 340Question

Londra Konferansı sürecinde büyük devletlerin sunduğu bir nota ile Edirne'nin Bulgarlara bırakılacağı şayiası, Osmanlı başkentinde büyük bir siyasi krize yol açmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin bu krizi gerekçe göstererek gerçekleştirdiği Bâb-ı Âli Baskını sonucunda Osmanlı yönetiminde yaşanan temel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kâmil Paşa hükümetinin silah zoruyla istifa ettirilerek yerine Mahmut Şevket Paşa’nın getirilmesi

Answer

Kâmil Paşa hükümetinin silah zoruyla istifa ettirilerek yerine Mahmut Şevket Paşa’nın getirilmesi
Bâb-ı Âli Baskını, Türk siyasi tarihindeki ilk modern hükümet darbesi olarak kabul edilir. Bu olayda padişah değişikliği yaşanmamış, sadece yürütme gücünü elinde bulunduran Kâmil Paşa hükümeti devrilerek yerine İttihatçılara daha yakın olan Mahmut Şevket Paşa getirilmiştir. Bu değişim, İttihat ve Terakki'nin devlet yönetiminde tek söz sahibi olma sürecini başlatmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın tarihsel arka planını analiz etme
I. Balkan Savaşı'nda alınan yenilgiler ve Edirne'nin teslim edileceği söylentilerinin (Londra Notası) yarattığı kaos ortamı belirlendi.
Baskının toplumsal ve askeri gerekçesini anlamak için bu bağlam şarttır.
2
Askeri müdahalenin niteliğini saptama
İttihat ve Terakki mensuplarının Bâb-ı Âli'yi (hükümet binasını) basarak yürütme organına müdahale ettiği anlaşıldı.
Olayın bir 'hükümet darbesi' olduğu bu adımda netleşir.
3
Siyasi sonucu belirleme
Sadrazam Kâmil Paşa'nın istifası ve Mahmut Şevket Paşa'nın yeni hükümeti kurması temel sonuç olarak tespit edildi.
Baskının doğrudan ve en somut siyasi çıktısı kabine değişikliğidir.

Key Concept

Hükümet Darbesi (Coup d'état)

Hints

1
Bu baskın bir rejim değişikliği değil, bir 'hükümet darbesi'dir.
2
Olayın sonucunda padişah değişmemiş, sadece sadrazam (başbakan) değişikliği yaşanmıştır.
3
İstifa ettirilen kişi Kâmil Paşa, yerine getirilen ise Mahmut Şevket Paşa'dır.

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını sonrası Osmanlı Devleti'nin II. Balkan Savaşı'nda izlediği politikayı ve Edirne'nin geri alınışını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 17 / 19Next
XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 17 | Examkin