Anlam Bilgisi
956 questions
Geleneksel mimari, sadece bir barınma ihtiyacını karşılamakla kalmaz; aynı zamanda inşa edildiği bölgenin iklim koşullarıyla kurulan derin bir bağın ürünüdür. Örneğin, Anadolu'nun farklı bölgelerindeki eski evlere baktığımızda, kullanılan malzemenin ve pencerelerin konumunun tesadüfi olmadığını görürüz. Sıcak bölgelerde kalın taş duvarlar ve küçük pencereler tercih edilerek iç mekânın serin tutulması hedeflenirken, soğuk iklimlerde ahşap ağırlıklı yapılar ve güneş ışığından daha fazla yararlanmayı sağlayan geniş açıklıklar göze çarpar. Bu yapılar, modern teknolojinin henüz var olmadığı dönemlerde, doğayla savaşmak yerine onunla uyum içinde yaşamanın en somut kanıtlarıdır. Günümüzün enerji tasarrufu arayışlarında bu kadim bilgeliğin yeniden keşfedilmesi, sürdürülebilir bir gelecek için hayati bir önem taşımaktadır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Türkçede bir sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamına "gerçek anlam" denir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "sıcak" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Kurumun yayımladığı son strateji belgesi, sektörel sorunları yüzeysel bir yaklaşımla ele alırken yönetimin yapısal problemlerine hiç temas etmiyor. Uzmanlar, hazırlanan metnin teknik verilerle dolu olmasına rağmen asıl tıkanıklığın yaşandığı hassas dengelere dair sessiz kalmasını, raporu hazırlayanların zülfüyâre dokunmaktan çekinmesi olarak yorumluyor.
Bu parçadaki kalın harflerle belirtilen sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Mahallede yapılması planlanan yeni kütüphane projesi için gönüllü aranırken muhtar, "Bu işin sadece konuşulması yetmez, artık birilerinin elini taşın altına koyması gerekiyor." diyerek mahalle sakinlerini göreve çağırdı. Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Devletin temel fonksiyonlarını yerine getirirken şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini gözetmesi, demokratik meşruiyetin tesisi için birer zorunluluk olarak görülmelidir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "görmek" sözcüğü, bu cümledeki anlamıyla kullanılmıştır?
(I) Arkeolojik saha çalışmalarında son yıllarda yaygınlaşan uzaktan algılama teknikleri, geçmişin izlerini sürme biçimimizi kökten değiştirmiştir. (II) Bu ileri teknolojiler sayesinde, toprağın altında gömülü kalmış yapılar kazı yapılmadan yüksek çözünürlüklü dijital modellerle izlenebilmektedir. (III) Özellikle kızılötesi görüntüleme sistemleri, çıplak gözle fark edilemeyen toprak altı kalıntılarını tespit ederek araştırmacılara yol göstermektedir. (IV) Kazı alanlarında çalışan uzmanların disiplinler arası bir bakış açısına sahip olması, buluntuların doğru yorumlanması açısından büyük önem taşır. (V) Verimliliği artıran bu modern yöntemler, hem zamandan tasarruf sağlamakta hem de kültürel mirasa zarar verme olasılığını minimize etmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Cümleler arasındaki anlam ilişkileri üzerine yapılan bir incelemede; eylemin hangi hedefi gözeterek gerçekleştirildiğini bildiren yargılar "amaç-sonuç", eylemin gerçekleşme gerekçesini bildiren yargılar ise "neden-sonuç" ilişkisiyle açıklanmaktadır. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, doğrudan bir hedefi gerçekleştirmeye yönelik olarak ortaya konmuştur?
Lületaşı, Eskişehir ve çevresinde yerin derinliklerinden çıkarılan, gözenekli ve işlenmesi oldukça kolay olan doğal bir mineraldir. Beyaz rengi ve hafifliği nedeniyle 'beyaz altın' olarak da anılan bu taş, usta ellerde estetik birer sanat eserine dönüşür. Özellikle pipo, tespih ve takı yapımında kullanılan lületaşı, emici özelliği sayesinde tütünün nemini ve nikotinini tutma yeteneğine sahiptir. Yüzyıllardır süregelen bu zanaat, bölge halkı için hem bir geçim kaynağı hem de bir kültürel simgedir. Ancak son dönemlerde hammaddeye ulaşma maliyetlerinin artması ve usta-çırak ilişkisinin zayıflaması, bu geleneksel sanatın geleceğini risk altına sokmaktadır. Bu durumu aşmak için düzenlenen mesleki eğitim programları ve modern tasarımlarla yapılan yeni denemeler, sanatın yaşatılması adına önemli bir adım olarak görülmektedir.
Bu parçada lületaşı ve lületaşı işlemeciliği ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
"Bağlamak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bir olayı veya durumu bir sebebe dayandırmak, onunla ilişkilendirmek" anlamında kullanılmıştır?
(I) Üslup, yazarın gerçekliği kendi bilişsel şablonlarına göre yeniden kurguladığı dilsel bir mimaridir. (II) Bu mimari, sadece estetik bir tercih değil; yazarın dış dünyayı anlamlandırma çabasının gramer ve söz dizimi düzeyindeki tezahürüdür. (III) Dilin yerleşik kalıpları, sanatçının elinde şahsi bir tecrübenin aktarım aracına dönüşerek anonimlikten sıyrılır. (IV) Edebi türlerin gelişim sürecinde üslup özellikleri, dönemin hâkim sanat anlayışı ve toplumsal beklentilerle doğrudan ilişkilidir. (V) Bu yüzden üslup tahlili, metnin ardındaki zihinsel yapıyı ve yazarın özgün bakış açısını keşfetme yolculuğudur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çekmek" sözcüğü "bir işin sorumluluğunu üzerine almak, üstlenmek" anlamında kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilmiştir?
(I) Tarih yazımında uzun süre hâkim olan 'büyük anlatılar', toplumsal dönüşümleri yalnızca makro ölçekli siyasi ve ekonomik kırılmalar üzerinden okuma eğilimindeydi. (II) Bu yaklaşım, bireyin gündelik deneyimini ve yerel gerçeklikleri, genel geçer yasaların gölgesinde bırakarak tarihsel özneyi anonimleştiriyordu. (III) Oysa mikro tarih çalışmaları, sıradan insanların hayatlarına mercek tutarak makro yapının işleyişindeki çatlakları ve sapmaları görünür kılar. (IV) Günümüzde dijital arşivlerin yaygınlaşması, tarih araştırmacılarının birincil kaynaklara erişim hızını ve çeşitliliğini daha önce görülmemiş bir seviyeye taşımıştır. (V) Böylece, genelleştirmelerin kuşatıcı etkisinden sıyrılan tarihçi, geçmişin çok sesli ve parçalı doğasını yeniden inşa etme imkânı bulur.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Modern birey için mektup, artık nostaljik bir imge olmaktan öteye geçememektedir. Eskiden mektuplar, sadece bilgi iletmez; yazanın parmak izini, kâğıdın dokusunu ve zamanın o ağırbaşlı ağırlığını da taşırdı. Oysa bugünün elektronik postaları, hızın ve verimliliğin soğuk birer yansımasıdır. Mektup yazmak, düşünceleri damıtarak kâğıda dökmek demekken; mesajlaşmak, zihinden geçenleri herhangi bir süzgeçten geçirmeden boşaltmaktır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır?
Modern anlatılarda yazar, artık okurun elinden tutup onu metnin içinde gezdiren bir rehber değildir. Aksine o, düşüncelerini kelimelerin arkasına gizleyerek okuru bir köşe kapmacaya davet etmekte; böylece anlamın, okurun zihnindeki kazılar sonucunda gün yüzüne çıkmasını beklemektedir.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle yazarın anlatımına dair vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Zaman, herkes için aynı hızla akan nesnel bir kavram gibi görünse de aslında zihnimizde öznel bir biçimde yorumlanır. Bir işe pürdikkat odaklandığımızda saatler dakikalar gibi geçerken, heyecanla beklediğimiz bir anda saniyeler bile ilerlemek bilmez. Bu durumu Albert Einstein şu sözüyle çok iyi özetlemiştir: "Elinizi bir dakika boyunca sıcak bir fırının üstünde tutun, bir saat gibi gelecektir; ama bir saat boyunca sevdiğiniz biriyle oturun, bir dakika gibi gelecektir." Görüldüğü üzere zaman, sadece saatlerin ölçtüğü bir nicelik değil, beynimizin o anki meşguliyetine göre şekillenen bir algıdır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır?
Bunca yoğun iş yüküne rağmen kurumun tüm operasyonel sürecini tek başına başarıyla çeviren birim amiri, sergilediği disiplinle herkesin takdirini kazandı.
Bu cümlede geçen "çevirmek" sözcüğünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Günümüzün hız odaklı dünyasında başarı, genellikle durmaksızın çalışmak ve her anı bir üretim faaliyetiyle doldurmakla eş değer görülmektedir. Oysa insan zihni ve bedeni, biyolojik yapısı gereği sürekli bir gerginlik ve devinim içinde en yüksek verimliliğini uzun süre koruyamaz. Tarımda toprağın verimini artırmak için başvurulan nadas yöntemi gibi, bireyin de zihinsel ve fiziksel bir yenilenme sürecine ihtiyacı vardır. Dinlenmeyi bir zaman kaybı veya sorumluluklardan kaçış olarak görmek, modern insanın düştüğü en büyük yanılgılardan biridir. Aksine dinlenme; zihnin karmaşadan arınması, odaklanma yeteneğinin güçlenmesi ve yapılacak işlere daha taze bir perspektifle yaklaşılması için verilen bilinçli bir aradır. Bu tür molalar ihmal edildiğinde, bireyin yaratıcılığı körelir ve hata yapma ihtimali belirgin şekilde artar. Bu nedenle gerçek üretkenlik, sadece masa başında geçirilen toplam süreyle değil, bu sürenin ne kadarının zinde bir zihinle değerlendirildiğiyle ve dinlenmeye ayrılan zamanın niteliğiyle yakından ilgilidir.
Bu parçada vurgulanmak istenen ana düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Bir sanatçının her yeni eserinde "Acaba beğenilecek mi?" endişesiyle kılı kırk yarmasına karşılık, bazı eleştirmenlerin hiçbir risk üstlenmeden fütursuzca kalem oynatabilmeleri; onların sırtında yumurta küfesi olmamasından kaynaklanır.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu yönetimi literatüründe liyakati ölçmek; adayın sadece teknik bilgisini değil, kamusal sorumluluk bilincini ve kurum kültürüne uyumunu da her yönüyle saptamayı hedefler.
Bu cümledeki "ölçmek" sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?