Kan ve Bağışıklık Fizyolojisi

189 questions

Question 101Question

Halsizlik ve egzersiz intoleransı şikayetleri olan bir hastanın yapılan tam kan sayımı sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Hemoglobin (Hb)8.28.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5 g/dL
Eritrosit Sayısı3.8×10123.8 \times 10^{12}/L4.55.9×10124.5 - 5.9 \times 10^{12}/L
MCVMCV7272 fL8010080 - 100 fL
MCHMCH2121 pg273327 - 33 pg
MCHCMCHC2929 g/dL323632 - 36 g/dL

Bu hastadaki eritrosit morfolojisi ve eritropoez süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hemoglobin sentezindeki yetersizlik, eritroid öncüllerde fazladan hücre bölünmesine neden olarak hücre hacmini azaltmıştır.

Answer

Hemoglobin sentezindeki yetersizlik nedeniyle eritroid öncül hücrelerin fazladan bölünme geçirmesi ve hücre hacminin küçülmesidir.
Doğru seçenek, mikrositozun temel fizyolojik nedenini açıklamaktadır. Eritropoez sırasında, hemoglobin sentezi belirli bir konsantrasyona ulaştığında hücre bölünmesi durur. Demir eksikliği gibi durumlarda hemoglobin sentezi yavaşladığı için hücreler bu konsantrasyona ulaşmak adına fazladan bir bölünme geçirir ve sonuçta daha küçük (MCVMCV düşük) eritrositler oluşur.

Step-by-Step Solution

1
İndekslerin analizi
MCVMCV (7272 fL) ve MCHCMCHC (2929 g/dL) değerlerinin normalin altında olduğu saptanır.
Aneminin morfolojik tipini belirlemek için ortalama eritrosit hacmi ve hemoglobin konsantrasyonu incelenmelidir.
2
Anemi tipinin sınıflandırılması
Tablo 'Mikrositer Hipokrom Anemi' olarak tanımlanır.
MCV<80MCV < 80 fL mikrositozu, MCHC<32MCHC < 32 g/dL hipokromiyi ifade eder.
3
Fizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
Hemoglobin sentezi (demir eksikliği vb. nedeniyle) yetersiz olduğunda, hücre içi Hb konsantrasyonu mitozu durduran sinyal seviyesine ulaşana kadar bölünme devam eder.
Hücreler bu süreçte fazladan bir mitoz geçirerek normalden daha küçük (mikrositer) hale gelirler.

Key Concept

Eritrosit İndeksleri ve Mikrositoz Mekanizması

Practice More

Eritropoezde retikülosit aşamasındaki organel kayıplarını ve EPO'nun HIF-1 üzerinden regülasyonunu tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 102Question

Sekonder hemostaz sürecinde, koagülasyon kaskadının intrinsik ve ekstrinsik yollarının birleştiği ortak yolda (common pathway) en kritik basamaklardan biri protrombinaz kompleksinin oluşumudur. Bu komplekste Faktör XaXa ile birlikte çalışan enzimatik olmayan protein kofaktör, kaskadın ilerlemesi için gerekli olan iyon ve bu kompleksin hedef aldığı Vitamin K bağımlı substrat aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Faktör VaVaCa2+Ca^{2+} — Faktör IIII

Answer

Faktör VaVa, Ca2+Ca^{2+} ve Faktör IIII (Protrombin) seçeneği doğrudur.
Protrombinaz kompleksi, koagülasyon kaskadının ortak yolunda (common pathway) yer alan ve protrombini (Faktör IIII) aktif trombin (Faktör IIaIIa) formuna dönüştüren yapıdır. Bu kompleksin oluşumu için aktif enzim olan Faktör XaXa'nın yanı sıra, enzimatik aktiviteyi hızlandıran protein kofaktör Faktör VaVa, kofaktör olarak görev yapan kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonları ve tepkimenin üzerinde gerçekleştiği fosfolipid yüzey gereklidir. Protrombin, Vitamin K bağımlı bir faktördür ve bu kompleksin asıl substratıdır.

Step-by-Step Solution

1
Protrombinaz kompleksinin bileşenlerini belirle.
Kompleks; enzim (Faktör XaXa), protein kofaktör (Faktör VaVa), iyon (Ca2+Ca^{2+}) ve anyonik fosfolipidlerden oluşur.
Bu bileşenler, pıhtılaşma hızını binlerce kat artıran fonksiyonel bir ünite oluşturur.
2
Kompleksin hedef aldığı substratı tespit et.
Hedef substrat protrombindir (Faktör IIII).
Ortak yolun sonunda protrombinin trombine dönüşmesi, fibrin pıhtısının oluşumu için birincil şarttır.
3
Substratın biyokimyasal özelliğini doğrula.
Protrombin (Faktör IIII), Vitamin K bağımlı bir pıhtılaşma faktörüdür.
Vitamin K bağımlı faktörler (II, VII, IX, X) kalsiyum bağlama yeteneği için gama-karboksiglutamat kalıntılarına ihtiyaç duyar.

Key Concept

Protrombinaz kompleksi, ortak yolun merkezinde yer alır ve Faktör XaXa, VaVa, Ca2+Ca^{2+} ve fosfolipid etkileşimiyle protrombini trombine dönüştürür.

Practice More

Faktör VV ve Faktör VIIIVIII'in trombin tarafından pozitif feedback ile aktive edilmesinin koagülasyon hızı üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 103Question

Kemik iliğinde gerçekleşen eritropoez süreci ve bu süreçte oluşan hücrelerin morfolojik/fonksiyonel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Retikülositler, çekirdeklerini kaybetmiş olmalarına rağmen sitoplazmalarındaki poliribozomlar aracılığıyla bir süre daha hemoglobin sentezine devam edebilirler.

Answer

Retikülositler çekirdeksiz olmalarına rağmen içerdikleri ribozom kalıntıları sayesinde hemoglobin sentezi yapmaya devam eden hücrelerdir.
Doğru olan ifade retikülositlerin çekirdeksiz olmasına rağmen hemoglobin sentezleyebildiğidir. Retikülositler, kemik iliğinde normoblast evresinde çekirdeğin atılmasıyla oluşur. İçerdikleri az miktardaki endoplazmik retikulum ve poliribozom kalıntıları (ki bu yapılar özel boyalarla 'retiküler' bir ağ şeklinde görülür), hücrenin kana geçtikten sonra bir süre daha hemoglobin üretmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Eritropoez aşamalarını ve organel değişimlerini değerlendir.
Proeritroblasttan olgun eritrosite geçişte çekirdek küçülür ve atılır; organeller (mitokondri, ribozom) kademeli olarak kaybolur.
Maturasyonun her evresi belirli bir yapısal ve fonksiyonel değişimle karakterizedir.
2
Retikülosit evresinin özelliklerini analiz et.
Retikülositler çekirdeksizdir ancak henüz tüm RNA/ribozomlarını kaybetmemişlerdir.
Hücrenin kemik iliğinden çıkıp kana geçtiği bu geçiş evresinde protein sentezi kapasitesi henüz sıfırlanmamıştır.
3
Hemoglobin sentezinin devamlılığını kontrol et.
Retikülositler kana geçtikten sonra yaklaşık 24-48 saat daha Hb sentezleyebilirler.
Ribozomların varlığı, çekirdek olmasa bile önceden sentezlenmiş mRNA'lar üzerinden çeviri yapılabilmesine olanak sağlar.

Key Concept

Retikülositlerin hemoglobin sentezleme kapasitesi ve maturasyon evreleri

Practice More

Eritrosit indislerinin (MCV, MCH, MCHC) hesaplanması ve farklı anemi türlerindeki değişimlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 104Question

Sekonder hemostaz sürecinde, damar hasarı sonrası dokulardan salınan doku faktörü (Fakto¨r IIIFaktör\ III) ile kompleks oluşturarak ekstrinsik yolağı başlatan ve kalsiyum iyonları varlığında Fakto¨r XFaktör\ X'u aktive eden Vitamin K bağımlı pıhtılaşma faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Faktör VII

Answer

Ekstrinsik yolağı doku faktörü ile etkileşime girerek başlatan Vitamin K bağımlı faktör Faktör VII'dir.
Koagülasyonun ekstrinsik yolağı, damar hasarı sonucu açığa çıkan doku faktörünün (TF/Faktör III) plazmadaki Faktör VII ile temas etmesiyle aktive olur. Faktör VII, sentezi karaciğerde gerçekleşen ve Vitamin K'ya gereksinim duyan bir serin proteazdır. TF-VIIa kompleksi, kalsiyum iyonları (Ca2+Ca^{2+}) varlığında Faktör X'u aktive ederek ortak yolağı başlatır.

Step-by-Step Solution

1
Yolağın belirlenmesi
Ekstrinsik Yolak
Soru kökünde doku faktörü (Faktör III) ile başlayan süreç tanımlanmıştır.
2
Başlatıcı proteinin tespiti
Faktör VII
Doku faktörü açığa çıktığında plazmadaki Faktör VII ile birleşerek ekstrinsik tenaz kompleksini oluşturur.
3
Kofaktör ve hedef kontrolü
Kalsiyum ve Faktör X aktivasyonu
VIIa-TF kompleksi kalsiyum varlığında ortak yolağın başlangıcı olan Faktör X'u aktive eder.
4
Vitamin K bağımlılığının doğrulanması
Doğrulandı
Faktör II, VII, IX ve X Vitamin K bağımlı faktörlerdir.

Key Concept

Koagülasyon kaskadında ekstrinsik yolak Faktör VII ve doku faktörü (TF) etkileşimi ile başlar.
Estimated Time:45s
Question 105Question

Sağlıklı damar endoteli yüzeyinde trombinin trombomodülin ile oluşturduğu kompleks, pıhtılaşma sürecini sınırlayan antikoagülan bir yolun (Protein C yolu) tetikleyicisidir. Bu mekanizmanın aktivasyonu sonucunda, pıhtılaşma kaskadının devamlılığını sağlayan aşağıdaki faktörlerden hangileri proteolitik olarak inaktive edilir?

Show answer & explanation

Answer: Faktör VaV_a ve Faktör VIIIaVIII_a

Answer

Faktör VaV_a ve Faktör VIIIaVIII_a kombinasyonu, aktive Protein C tarafından proteolitik olarak yıkılan temel hedeflerdir.
Vasküler endotel yüzeyinde trombinin trombomodüline bağlanması, enzimin pıhtılaştırıcı etkilerini kaybederek antikoagülan bir aktivatöre dönüşmesini sağlar. Bu kompleks, Protein C'yi aktive eder. Aktive Protein C (APC), kofaktörü Protein S ile birlikte, pıhtılaşma kaskadında amplifikasyon (güçlendirme) basamakları için kritik olan Faktör VaV_a (protrombinaz kompleksi kofaktörü) ve Faktör VIIIaVIII_a (tenaz kompleksi kofaktörü) proteinlerini proteolitik olarak yıkarak inaktive eder.

Step-by-Step Solution

1
Trombinin vasküler endotel üzerindeki trombomodülin reseptörüne bağlanmasıyla oluşan kompleksi analiz etme.
Trombinin substrat özgüllüğü değişir; fibrinojeni pıhtılaştırmak yerine Protein C'yi aktive etmeye başlar.
Trombomodülin, trombinin prokoagülan etkilerini antikoagülan bir sinyale dönüştüren bir moleküler şalterdir.
2
Aktive olan Protein C'nin (APC) etki mekanizmasını belirleme.
APC, Protein S kofaktörlüğünde pıhtılaşma kofaktörlerini (Faktör VaV_a ve VIIIaVIII_a) yıkar.
Bu iki kofaktörün inaktivasyonu, trombin oluşum hızını dramatik şekilde düşürerek pıhtının yayılmasını önler.

Key Concept

Protein C Sistemi ve Trombin-Trombomodülin Kompleksi
Estimated Time:50s
Question 106Question

Bir hastanın tam kan sayımı tetkikinde hemoglobin düzeyi düşük bulunmuş olup, eritrosit indekslerinden ortalama eritrosit hacmi (MCV) değeri 115 fL115 \text{ fL} (Normal aralık: 80100 fL80-100 \text{ fL}) olarak raporlanmıştır. Bu laboratuvar bulgusuna göre, hastadaki eritrositlerin morfolojik sınıflandırması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Makrositer

Answer

Eritrositlerin ortalama hacminin (MCV) normal üst sınır olan 100 fL100 \text{ fL} değerinin üzerinde olması 'makrositer' olarak tanımlanır.
Ortalama eritrosit hacmi (MCV), eritrositlerin ortalama büyüklüğünü gösteren bir indekstir. Normal sınırı 80100 fL80-100 \text{ fL} olarak kabul edilir. Soruda verilen 115 fL115 \text{ fL} değeri normalin üzerinde olduğu için, bu eritrositler morfolojik olarak 'makrositer' (büyük hücreli) olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
MCV parametresinin tanımını hatırla.
MCV (Mean Corpuscular Volume), tek bir eritrositin ortalama hacmini yansıtır.
Soruda verilen sayısal değerin klinik anlamını belirlemek için temel tanım gereklidir.
2
Normal referans aralığı ile verilen değeri karşılaştır.
Normal aralık 80100 fL80-100 \text{ fL} iken, hastanın değeri 115 fL115 \text{ fL}'dir.
Değerin normal, düşük veya yüksek olduğunu belirlemek için karşılaştırma yapılır.
3
Yüksek MCV değeri için kullanılan morfolojik terimi belirle.
>100 fL> 100 \text{ fL} değeri 'makrositer' (büyük hücreli) sınıflandırmasına girer.
Anemi sınıflamasında MCV'ye göre morfolojik terminoloji kullanılır.

Key Concept

Eritrosit indekslerinden MCV, hücrelerin büyüklüğüne göre mikrositer (<80<80), normositer (8010080-100) veya makrositer (>100>100) olarak sınıflandırılmasını sağlar.

Practice More

Makrositer anemilerin en sık nedenleri olan Vitamin B12B_{12} ve Folat eksikliğinin eritropoez üzerindeki etkilerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 107Question

Nötrofillerin granül içeriğinde bulunan ve fagositoz sonrası mikroorganizmaların imhasında görev alan aşağıdaki moleküllerden hangisi, bakteri hücre duvarındaki peptidoglikan yapısını hidrolize ederek 'oksijenden bağımsız' (oksijenden bağımsız) öldürme mekanizmasında rol oynar?

Show answer & explanation

Answer: Lizozim

Answer

Lizozim, bakteri hücre duvarındaki peptidoglikan yapısını hidrolize ederek oksijenden bağımsız öldürme mekanizmasında görev yapan enzimdir.
Lizozim (muramidaz), bakteri hücre duvarının yapı taşı olan peptidoglikan tabakasındaki NN-asetilglukozamin ve NN-asetilmuramik asit arasındaki bağları hidrolize ederek bakteriyi parçalayan, oksijenden bağımsız çalışan bir enzimdir.

Step-by-Step Solution

1
Lökositlerin öldürme mekanizmalarını sınıflandırın.
Nötrofiller bakterileri öldürmek için oksijene bağımlı (reaktif oksijen türleri) ve oksijenden bağımsız (enzimatik/protein bazlı) iki ana yol kullanır.
Soruda istenen 'oksijenden bağımsız' kategorisine odaklanmak için gereklidir.
2
Oksijenden bağımsız yolda görev alan spesifik moleküllerin etki mekanizmalarını inceleyin.
Laktoferrin demir bağlar, Defensinler por oluşturur, Lizozim ise peptidoglikan tabakasını parçalar.
Peptidoglikan yıkımının hangi moleküle özgü olduğunu belirlemek için gereklidir.
3
Peptidoglikan hidrolizinden sorumlu olan doğru seçeneği işaretleyin.
Lizozim (muramidaz), peptidoglikan zincirindeki β(14)\beta(1 \rightarrow 4) bağlarını koparır.
Soru kökündeki spesifik biyokimyasal işlemle eşleşen tek enzimdir.

Key Concept

Lökositlerde Oksijenden Bağımsız Öldürme Mekanizmaları
Estimated Time:50s
Question 108Question

Anemi ön tanısıyla değerlendirilen iki farklı hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

ParametreHasta XHasta Y
Hemoglobin (HbHb)10.2 g/dL10.2 \text{ g/dL}9.8 g/dL9.8 \text{ g/dL}
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCVMCV)76 fL76 \text{ fL}74 fL74 \text{ fL}
Serum Ferritin350 ng/mL350 \text{ ng/mL}12 ng/mL12 \text{ ng/mL}
Çözünür Transferrin Reseptörü (sTfRsTfR)1.2 mg/L1.2 \text{ mg/L} (Normal)4.8 mg/L4.8 \text{ mg/L} (Yüksek)
Eritropoetin (EPOEPO)45 mU/mL45 \text{ mU/mL}280 mU/mL280 \text{ mU/mL}

Laboratuvar bulguları ve eritropoez fizyolojisi dikkate alındığında, bu hastaların durumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hasta X'te görülen düşük eritropoetik yanıt ve normal sTfR düzeyi, proinflamatuvar sitokinlerin indüklediği hepsidin artışının ferroportini inhibe ederek demiri makrofajlarda hapsetmesiyle ilişkilidir.

Answer

Hasta X'te görülen tablo kronik hastalık anemisi (ACD) ile uyumludur; burada proinflamatuvar sitokinler (özellikle IL-6) karaciğerden hepsidin sentezini artırır. Hepsidin, bazolateral membrandaki ferroportin kanallarını internalize ederek demirin makrofajlardan ve enterositlerden dolaşıma geçişini engeller. Bu durum, serum demirini düşürürken ferritin (depo demiri) düzeyini artırır ve eritropoezi baskılayarak sTfR artışını engeller.
Doğru yanıt olan seçenek, kronik hastalık anemisinde (Hasta X) görülen mikrositer tabloyu, artmış ferritin düzeyini ve sTfR artışının olmayışını hepsidin mekanizması üzerinden doğru şekilde açıklar. İnflamatuvar bir süreçte yükselen IL-6, karaciğerden hepsidin salgılatır. Hepsidin, demir kapısı olan ferroportini kapatarak demiri depolarda tutar, bu da kısıtlı bir eritropoez oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Eritrosit indekslerini analiz et
Her iki hastada da MCV düşüktür (<80 fL<80 \text{ fL}), bu durum mikrositer bir anemiyi işaret eder.
Mikrositoz genellikle hemoglobin sentezindeki (demir eksikliği veya kronik hastalık gibi) bir sorunu yansıtır.
2
Demir depolarını (Ferritin) ve kullanım göstergelerini (sTfR) karşılaştır
Hasta X'te ferritin yüksek, sTfR normaldir; Hasta Y'de ise ferritin düşük, sTfR yüksektir.
Düşük ferritin gerçek demir eksikliğini (Y), yüksek ferritin ise demirin depolandığını veya hapsedildiğini (X) gösterir. sTfR ise eritroid aktivite ve demir ihtiyacının hassas bir göstergesidir.
3
EPO yanıtını değerlendir
Hasta Y'de aneminin derinliğine göre beklenen yüksek EPO yanıtı varken, Hasta X'te yanıt nispeten körelmiştir.
Kronik hastalıklarda sitokinler EPO sentezini ve kemik iliğinin EPO'ya yanıtını doğrudan baskılar.
4
Moleküler mekanizmayı tanımla
Hasta X için anahtar mekanizma Hepsidin-Ferroportin aksıdır.
İnflamasyon varlığında hepsidin artışı demir sekestrasyonuna ve fonksiyonel demir eksikliğine yol açar.

Key Concept

Hepsidin, demir metabolizmasının ana düzenleyicisidir; ferroportini inhibe ederek hem barsak emilimini hem de makrofajlardan demir salınımını durdurur.

Practice More

Eritroferron (ERFE) hormonunun EPO ve hepsidin arasındaki bağlantıdaki rolünü gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 109Question

Kan plazmasında bulunan proteinlerin büyük bir kısmı karaciğerdeki hepatositler tarafından sentezlenerek dolaşıma salınır. Ancak bazı proteinler immün sistemin bir parçası olarak farklı hücresel kaynaklardan köken alır. Buna göre, aşağıdaki plazma proteinlerinden hangisinin birincil sentez yeri karaciğer değildir?

Show answer & explanation

Answer: Gama globulinler

Answer

Gama globulinler, karaciğer yerine plazma hücreleri tarafından sentezlenen plazma proteinleridir.
Doğru yanıt olan gama globulinler (antikorlar), humoral bağışıklık yanıtının bir parçası olarak B lenfositlerinden diferansiye olan plazma hücreleri tarafından sentezlenir. Karaciğer, plazma proteinlerinin yaklaşık %90'ını (albümin, pıhtılaşma faktörleri, alfa ve beta globulinler) üretirken, gama globulinlerin sentezinden sorumlu değildir.

Step-by-Step Solution

1
Plazma proteinlerinin sentez yerlerini sınıflandır.
Proteinlerin çoğu hepatositlerde (karaciğer), antikorlar ise plazma hücrelerinde sentezlenir.
Hücresel köken farkını ayırt etmek sorunun temel çözüm yoludur.
2
Seçeneklerdeki proteinlerin fraksiyonlarını ve kaynaklarını kontrol et.
Albümin, fibrinojen ve alfa/beta globulinlerin karaciğer kökenli olduğu, gama globulinlerin lenfoid kökenli olduğu görülür.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru kaynağa ulaşılır.

Key Concept

Plazma Proteinlerinin Sentez Yerleri

Hints

1
Plazma proteinlerinin çoğu karaciğerde üretilir, ancak bağışıklık sistemiyle doğrudan ilişkili olanlar farklıdır.
2
Antikorların (immünglobülinlerin) hangi hücreler tarafından üretildiğini hatırlayın.

Practice More

Karaciğer yetmezliğinde hangi plazma protein fraksiyonlarının öncelikle azalacağını ve bunun klinik sonuçlarını (ödem gibi) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:30s
Question 110Question

Primer hemostaz sürecinde, vasküler endotel hasarını takiben aktive olan trombositlerin yüzeyindeki GpIIb/IIIaGpIIb/IIIa reseptör kompleksinde meydana gelen konformasyonel değişim, doğrudan aşağıdaki olaylardan hangisinin gerçekleşmesi için zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: Trombositlerin birbirlerine fibrinojen köprüleri ile bağlanarak kümelenmesi

Answer

Trombositlerin birbirlerine fibrinojen köprüleri ile bağlanarak kümelenmesi (agregasyon)
Trombositler aktive olduklarında, yüzeylerinde bulunan GpIIb/IIIaGpIIb/IIIa (integrin aIIbβ3aIIbβ3) reseptörleri konformasyonel bir değişikliğe uğrayarak fibrinojen bağlamaya uygun hale gelir. Bir fibrinojen molekülü aynı anda iki farklı trombositin aktif GpIIb/IIIaGpIIb/IIIa reseptörüne bağlanarak 'fibrinojen köprüleri' oluşturur. Bu süreç, trombositlerin bir araya gelerek kümelenmesini, yani agregasyonu sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Vasküler hasar sonrası subendotelyal maruziyetin değerlendirilmesi.
Trombositler vWFvWF aracılığıyla GpIbGpIb üzerinden subendotele tutunur (adezyon).
Primer hemostazın ilk adımı tutunmadır.
2
Trombosit aktivasyonunun ve 'inside-out' sinyalizasyonun incelenmesi.
Trombositler aktive olur, şekil değiştirir ve iç sinyallerle GpIIb/IIIaGpIIb/IIIa reseptör yapısını değiştirir.
Reseptörün ligand bağlayabilmesi için pasif durumdan aktif konformasyona geçmesi gerekir.
3
Aktif reseptörün ligand ile etkileşiminin analizi.
Aktifleşen GpIIb/IIIaGpIIb/IIIa reseptörleri plazmadaki fibrinojeni bağlar.
Fibrinojen iki ucuyla iki farklı trombosite bağlanarak köprü görevi görür.
4
Sürecin klinik adının belirlenmesi.
Trombositlerin birbirine bağlanmasıyla agregasyon gerçekleşir.
Trombosit tıkacının (primer hemostatik tıkaç) büyümesi agregasyon ile sağlanır.

Key Concept

Trombosit agregasyonu, aktive olmuş GpIIb/IIIaGpIIb/IIIa reseptörlerine fibrinojenin bağlanmasıyla gerçekleşen bir primer hemostaz basamağıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 111Question

Aynı hastadan eş zamanlı olarak alınan serum ve plazma örneklerine protein elektroforezi uygulandığında; plazma örneğinde, serum örneğinde görülmeyen, β\beta ve γ\gamma globülin fraksiyonları arasında yerleşen belirgin bir protein bandı saptanmıştır.

Karaciğerde sentezlenen ve bu bandın oluşmasına neden olan protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fibrinojen

Answer

Plazma elektroforezinde β\beta ve γ\gamma fraksiyonları arasında ek bant oluşturan, karaciğer sentezli protein fibrinojendir.
Fibrinojen, plazmada yüksek konsantrasyonda bulunan ve karaciğerde sentezlenen bir proteindir. Kan pıhtılaştığında fibrine dönüşerek pıhtının bir parçası olur, bu nedenle serumda bulunmaz. Protein elektroforezinde fibrinojen, beta ve gamma globülin fraksiyonlarının tam arasına göç ederek plazma örneğini serumdan ayıran karakteristik bir bant oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Serum ve plazma farkını analiz etme
Serum, pıhtılaşmış kanın sıvı kısmıdır ve fibrinojen gibi pıhtılaşma faktörlerini içermez.
Pıhtılaşma sırasında fibrinojen fibrine dönüşerek pıhtı yapısına katılır ve sıvı kısımdan ayrılır.
2
Pıhtılaşma faktörlerinin sentez yerini belirleme
Fibrinojen karaciğerde sentezlenen bir plazma proteinidir.
Karaciğer, immünoglobülinler hariç hemen hemen tüm plazma proteinlerinin ana sentez merkezidir.
3
Elektroforetik migrasyonu değerlendirme
Fibrinojen, beta ve gamma globülinler arasındaki bölgeye göç eder.
Proteinin büyüklüğü ve net yükü, elektroforez ortamındaki hareket hızını bu fraksiyonlar arasına denk getirir.

Key Concept

Serum ve Plazma Ayrımı (Fibrinojen Varlığı)

Hints

1
Plazma ile serum arasındaki temel fark, pıhtılaşma faktörlerinin varlığıdır.
2
Elektroforezde beta ve gamma bantları arasına yerleşen protein, pıhtılaşma kaskadının en sonunda yer alan fibrinojendir.

Practice More

Diğer plazma proteinlerinin (haptoglobülin, seruloplazmin) hangi elektroforez bantlarında yer aldığını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 112Question

Plazma proteinlerinin fizikokimyasal özellikleri, sentez bölgeleri ve patofizyolojik durumlar altındaki konsantrasyon değişimleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Prealbümin (transtiretin), yarı ömrünün yaklaşık 2020 gün olması ve geniş bir plazma havuzuna sahip olması nedeniyle, hepatik protein sentezindeki akut düşüşleri saptamada albümine göre daha az duyarlıdır.

Answer

Prealbümin (transtiretin), yarı ömrünün kısa olması nedeniyle akut değişimlere albüminden daha duyarlıdır.
Prealbüminin (transtiretin) yarı ömrü yaklaşık 22 gündür ve plazma havuzu oldukça küçüktür. Bu özellikleri sayesinde, hepatik protein sentezindeki veya beslenme durumundaki akut azalmalara karşı albüminden (2020 gün) çok daha hassastır. Dolayısıyla, prealbüminin albümine göre daha az duyarlı olduğunu iddia eden ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Proteinlerin yarı ömürlerini karşılaştırın.
Albüminin yarı ömrü yaklaşık 2020 gün, prealbüminin (transtiretin) ise yaklaşık 22 gündür.
Yarı ömür, bir proteinin sentez miktarındaki değişiklikleri ne kadar hızlı yansıtacağını belirler.
2
Marker hassasiyetini değerlendirin.
Kısa yarı ömürlü proteinler (prealbümin, retinol bağlayıcı protein), karaciğer sentez kapasitesindeki veya beslenme durumundaki ani düşüşleri daha hızlı gösterir.
Hassasiyet, parametrenin değişimlere verdiği yanıtın hızı ve doğruluğu ile ilgilidir.
3
Diğer protein özelliklerini doğrulayın.
Albümin elektroforezde en hızlıdır; α2\alpha_2-makroglobülin nefrotik sendromda artar; fibrinojen ESRESR artışında birincil faktördür; gama globülinler karaciğer dışında sentezlenir.
Yanlış olan seçeneği teyit etmek için diğer seçeneklerin fizyolojik doğruluğunu kontrol etmek gerekir.

Key Concept

Plazma proteinlerinin yarı ömürleri ve klinik izlemdeki önemi

Practice More

Karaciğer sirozunda görülen 'beta-gama köprüsü'nün mekanizmasını ve serum ile plazma elektroforezi arasındaki temel fark olan fibrinojen bandını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 113Question

Sekonder hemostazın "temas fazı" (contact activation) ile başlayan intrinsik yolağında, pıhtılaşma faktörleri ardışık bir dizi proteolitik reaksiyonla aktive edilir. Bu kaskadda yer alan basamakların biyokimyasal gereksinimleri ve kofaktör ihtiyaçları düşünüldüğünde, kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonlarının aktivasyon sürecine dahil olduğu "en erken" basamak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Faktör IXIX'un Faktör XIaXIa aracılığıyla proteolitik olarak Faktör IXaIXa formuna dönüşmesi

Answer

İntrinsik koagülasyon yolağında kalsiyumun (Ca2+Ca^{2+}) gerekli olduğu en erken basamak, Faktör XIaXIa'nın Faktör IXIX'u aktive ederek Faktör IXaIXa formuna dönüştürdüğü basamaktır.
İntrinsik pıhtılaşma yolu, Faktör XII'nin negatif yüklü bir yüzeyle (cam, kollajen vb.) temasıyla başlar. Faktör XII'den XIIa oluşumu ve XIIa'nın Faktör XI'i XIa'ya dönüştürmesi kalsiyum gerektirmeyen basamaklardır. Ancak Faktör XIa'nın, bir Vitamin K bağımlı faktör olan Faktör IX'u aktive etmesi için kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonları mutlak kofaktör olarak gereklidir. Bu reaksiyon, intrinsik yolağın kalsiyum gerektiren ilk basamağıdır.

Step-by-Step Solution

1
İntrinsik yolağın başlangıç hiyerarşisini analiz et.
Sıralama: Faktör XIIXII \rightarrow Faktör XIXI \rightarrow Faktör IXIX \rightarrow Faktör XX \rightarrow Faktör IIII (Protrombin).
Kaskadın kronolojik sırasını bilmek, kofaktörlerin hangi noktada devreye girdiğini saptamak için temeldir.
2
Temas fazı (contact activation) gereksinimlerini değerlendir.
Faktör XIIXIIaXII \rightarrow XIIa ve Faktör XIXIaXI \rightarrow XIa basamakları sadece yüzey teması, HMWKHMWK ve prekallikrein ile gerçekleşir; bu aşamalarda kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) kullanılmaz.
Yolağın başlangıç basamaklarının kalsiyumdan bağımsız olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Kalsiyumun sürece girdiği ilk noktayı belirle.
Faktör XIaXIa enzimi, Faktör IXIX'u aktive edebilmek için Ca2+Ca^{2+} iyonlarına ihtiyaç duyar.
Bu basamak, kaskadda kalsiyumun kofaktör olarak rol aldığı ilk proteolitik adımdır.
4
Sonucu diğer kalsiyum bağımlı basamaklarla karşılaştır.
Faktör XX ve Faktör IIII aktivasyonları da kalsiyum gerektirir ancak bunlar hiyerarşik olarak Faktör IXIX aktivasyonundan sonra gelir.
Soru tarafından istenen "en erken" basamak kriterini doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

İntrinsik pıhtılaşma yolunda kalsiyum bağımsız 'temas fazı' (XII ve XI) ile kalsiyum bağımlı basamaklar (IX ve sonrası) arasındaki biyokimyasal ayrım.
Estimated Time:2m 30s
Question 114Question

Sekonder hemostazda koagülasyon kaskadı, intrinsik ve ekstrinsik yolların ortak bir noktada birleşmesiyle ilerler. Aşağıdaki pıhtılaşma faktörlerinden hangisi; sentezi için Vitamin K’ya gereksinim duyan, kalsiyum ve fosfolipid varlığında Faktör VIIIaVIIIa ile kompleks oluşturarak Faktör XX’u aktive eden ve sadece intrinsik yolak üzerinden kaskada dahil olan faktördür?

Show answer & explanation

Answer: Faktör IXa

Answer

Faktör IXa; hem Vitamin K bağımlı olması hem de intrinsik tenaz kompleksinde yer alarak Faktör X'u aktive etmesi nedeniyle doğru cevaptır.
Doğru seçenek olan Faktör IXa; Vitamin K bağımlı bir faktördür ve intrinsik yolak içerisinde yer alır. Kalsiyum iyonları ve trombosit fosfolipid yüzeyi üzerinde Faktör VIIIa (kofaktör) ile birleşerek 'intrinsik tenaz' kompleksini oluşturur. Bu kompleks, ekstrinsik yolağın tetiklediği süreçten bağımsız olarak Faktör X'u aktive ederek pıhtılaşmanın ortak yolağa girmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Vitamin K bağımlı pıhtılaşma faktörlerini listele.
Faktör II, VII, IX ve X Vitamin K bağımlıdır.
Bu faktörlerin karaciğerdeki sentezi sırasında glutamat kalıntılarının gamma-karboksilasyonu için Vitamin K gereklidir.
2
İntrinsik (içsel) yolak bileşenlerini filtrele.
Faktör XII, XI, IX ve VIII intrinsik yolakta görev alır.
Bu yolak, kanın hasarlı damar duvarındaki kollajen gibi negatif yüklü yüzeylerle temasıyla başlar.
3
Faktör X'u (ortak yolağın başlangıcı) aktive eden kompleksi tanımla.
Faktör IXa + Faktör VIIIa + Kalsiyum + Fosfolipid (İntrinsik Tenaz Kompleksi).
Bu kompleks, ortak yolağın ilk basamağı olan Faktör X → Faktör Xa dönüşümünü katalize eder.

Key Concept

İntrinsik Tenaz Kompleksi (Faktör IXa, VIIIa, Ca++, Fosfolipid)

Practice More

Faktör Xa'nın yer aldığı protrombinaz kompleksinin bileşenlerini gözden geçirin.
Estimated Time:50s
Question 115Question

İnsan vücudunda demir homeostazı, karaciğerden salınan hepsidin hormonu aracılığıyla sıkı bir şekilde kontrol edilir. Ciddi bir intravasküler hemoliz atağının ardından, kaybedilen eritrositlerin yerine yenilerinin konması için kemik iliğinde eritropoez hızlanır. Bu süreçte vücudun demir depoları yeterli olsa dahi, demirin hızla mobilize edilmesi ve bağırsak emiliminin artırılması gerekir. Akut eritropoetik yanıt sırasında gerçekleşen bu adaptasyon mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Eritroblastlar tarafından sentezlenen eritroferron (ERFEERFE), karaciğerde hepsidin ekspresyonunu baskılayarak ferroportin kanallarının açık kalmasını sağlar.

Answer

Eritroblastlardan salınan eritroferronun (ERFEERFE) karaciğerde hepsidin sentezini baskılayarak ferroportini stabilize etmesi doğrudur.
Doğru seçenek, eritropoetik drive arttığında (örneğin hemoliz sonrası) eritroblastlardan salınan eritroferronun (ERFEERFE), karaciğerden hepsidin sentezini baskılayarak demir çıkış kapısı olan ferroportinleri stabilize ettiğini ve böylece eritropoez için gereken demiri sağladığını ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hemoliz sonrası tetiklenen mekanizmayı belirle.
Hemoliz sonrası artan eritropoetin (EPOEPO), kemik iliğinde eritroid öncül hücrelerin (eritroblastlar) proliferasyonunu uyarır.
Kaybedilen eritrosit hacminin telafi edilmesi için yüksek miktarda demire ihtiyaç duyulur.
2
Eritroid hücrelerden salınan haberci molekülü tanımla.
Uyarılan eritroblastlar, plazmaya eritroferron (ERFEERFE) adı verilen bir hormon salgılar.
ERFE, kemik iliğinin demir ihtiyacını karaciğere bildiren temel sinyal molekülüdür.
3
ERFE'nin karaciğerdeki etkisini analiz et.
ERFE, hepatositlerde hepsidin gen (HAMPHAMP) ekspresyonunu güçlü bir şekilde baskılar.
Hepsidin azalması, vücuttaki demir kapılarının açılmasını sağlar.
4
Düşük hepsidin düzeylerinin hücresel sonucunu değerlendir.
Düşük hepsidin, enterosit ve makrofajlardaki ferroportin kanallarının internalize edilip yıkılmasını önler; böylece ferroportinler yüzeyde stabilize olur.
Stabilize ferroportin, hem diyetle alınan demirin emilimini hem de depolardaki demirin plazmaya çıkışını maksimize eder.

Key Concept

Eritroferron (ERFE)-Hepsidin-Ferroportin Aksı

Practice More

İnflamasyon durumunda (Anemi kronik hastalık) hepsidinin neden arttığını ve IL-6 yolağını incelemek bu mekanizmanın zıttını pekiştirecektir.

Alternative Method

Hepsidini demir kapısının 'kilidi' (ferroportin kilidi) olarak hayal ederseniz, ERFE'nin bu kilidin üretimini durduran bir sinyal olduğunu hatırlamak çözümü kolaylaştırır.
Estimated Time:1m 30s
Question 116Question

Demir metabolizması değerlendirilirken, vücudun toplam demir depolarının durumunu en hassas şekilde yansıtan ve demirin hücre içinde çözünür formda depolanmasını sağlayan temel protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ferritin

Answer

Demirin hücre içindeki temel çözünür depolanma formu ve depo durumunun en iyi göstergesi Ferritin'dir.
Vücudun temel demir depo proteini ferritindir. Demir, hücre içine alındıktan sonra apoferritin adlı proteine bağlanarak ferritin kompleksini oluşturur. Bu yapı demirin çözünür halde saklanmasını sağlar ve serum ferritin düzeyleri, vücudun toplam demir rezervini en iyi yansıtan parametredir.

Step-by-Step Solution

1
Demirin vücuttaki depolanma mekanizmasını tanımla.
Demir, serbest halde toksik olduğu için hücre içinde ferritin ve hemosiderin proteinlerine bağlı olarak depolanır.
Soruda istenen 'temel çözünür depo formu' ayrımını yapabilmek için depolama proteinlerinin özelliklerini bilmek gerekir.
2
Ferritin ve hemosiderin arasındaki farkı analiz et.
Ferritin çözünür ve hızlı mobilize edilebilir bir depo formuyken, hemosiderin çözünmez ve genellikle demir yükünün arttığı durumlarda ortaya çıkar.
Depo durumunu yansıtan en hassas laboratuvar parametresini belirlemek için klinik önemi olan molekülü seçmek gerekir.

Key Concept

Demir Depolanması ve Ferritin

Alternative Method

Laboratuvar bulgularını hatırlayın: Demir eksikliği anemisinde 'azalan' tek parametre (eritrosit indeksleri dışında) genellikle ferritindir. Diğer transport proteinleri (transferrin gibi) kompansatuar olarak artar.
Estimated Time:45s
Question 117Question

Eritropoetik aktivitenin belirgin şekilde arttığı fizyolojik durumlarda (örneğin şiddetli hipoksi veya eksojen eritropoietin uyarısı sonrası), vücudun artan demir ihtiyacını karşılamak amacıyla gelişen metabolik adaptasyonla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Eritroblastlardan sentezlenen eritroferron, karaciğerden hepsidin salınımını inhibe ederek sistemik demir mobilizasyonunu sağlar.

Answer

Eritropoetik aktivite arttığında eritroblastlar tarafından üretilen eritroferron (ERFE), karaciğerde hepsidin üretimini baskılayarak demir depolarının dolaşıma verilmesini ve emilimin artmasını sağlar.
Doğru olan ifade, eritroid sistemin demir ihtiyacını eritroferron aracılığıyla karşılamasıdır. Eritropoietin etkisiyle uyarılan eritroblastlar, ERFE salgılayarak karaciğerden hepsidin sentezini baskılar. Bu durum, ferroportin proteininin stabilize olmasını sağlayarak hem diyetle alınan demirin emilimini hem de dalak/karaciğer makrofajlarındaki depo demirin plazmaya salınmasını artırır.

Step-by-Step Solution

1
Eritropoietin (EPO) etkisinin belirlenmesi
EPO, kemik iliğinde eritroid öncül hücrelerin (eritroblastlar) proliferasyonunu artırır.
Yüksek oksijen ihtiyacı veya hipoksi durumunda vücut eritrosit üretimini hızlandırmak zorundadır.
2
Eritroferron (ERFE) salınımının analizi
Aktifleşen eritroblastlar ERFE sentezleyerek kana verir.
ERFE, kemik iliği ile karaciğer arasındaki 'demir ihtiyacı' haberleşmesini sağlayan hormondur.
3
Hepsidin ve Ferroportin etkileşiminin değerlendirilmesi
ERFE karaciğere ulaşarak hepsidin sentezini baskılar; düşük hepsidin seviyeleri ferroportin kanallarının açık kalmasını sağlar.
Hepsidin azaldığında, ferroportin parçalanmaz ve bağırsaktan emilen veya makrofajlarda depolanan demir plazmaya serbestçe geçer.

Key Concept

Demir metabolizmasının eritroid regülasyonu (ERFE-Hepsidin Ekseni)
Estimated Time:1m 30s
Question 118Question

Demir metabolizmasında karaciğerden sentezlenen hepsidin, hedef hücrelerin membranında bulunan ferroportin proteinine bağlanarak bu taşıyıcının endositozuna ve lizozomal yıkımına neden olur. Bu fizyolojik mekanizma dikkate alındığında, plazma hepsidin düzeyindeki artışın doğrudan sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Makrofajlarda depolanan demirin plazmaya salınımının engellenmesi

Answer

Hepsidin aktivitesindeki artış, ferroportin kanallarının yıkımı yoluyla makrofajlarda depolanan demirin dolaşıma verilmesini engeller.
Hepsidin, vücut demir dengesinin en önemli negatif düzenleyicisidir. Karaciğerden sentezlenen bu molekül; enterositler, makrofajlar ve hepatositlerin yüzeyindeki ferroportin kanallarına bağlanarak onları hücre içine çeker ve yıkar. Ferroportin yıkıldığında, özellikle yaşlı eritrositleri fagositoz yapan makrofajlar içindeki demiri plazmaya salamazlar. Bu durum plazma demirinin düşmesine (hiposideremi) ve demirin hücrelerde hapsolmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Hepsidinin ana hedefinin belirlenmesi
Hepsidin, demir ihracat kanalı olan ferroportine bağlanır.
Bu protein, hücre içindeki demiri plazmaya taşıyan bilinen tek bazolateral/membran taşıyıcısıdır.
2
Hepsidin-Ferroportin etkileşiminin sonucunun analizi
Ferroportin internalize edilir ve lizozomlarda yıkılır.
Hepsidin bağlanması, taşıyıcının yıkım sinyalini tetikleyerek hücre yüzeyindeki sayısını azaltır.
3
Etkilenen hücre tiplerinin ve fonksiyonel kaybın tespiti
Makrofajlar ve enterositlerden demir çıkışı durur.
Bu hücreler vücut demir döngüsünde demirin plazmaya geri verildiği veya emildiği temel bölgelerdir.
4
Sistemik sonucun yorumlanması
Hücre içinde demir hapsolur (sekestrasyon) ve plazma demir düzeyi düşer.
Dolaşıma demir girişi durduğu için hiposideremi gelişir; bu durum kronik hastalık anemisinin temel patofizyolojisidir.

Key Concept

Hepsidin-Ferroportin Ekseni: Hepsidin, tek demir ihracat kanalı olan ferroportini yıkarak demirin makrofajlarda ve enterositlerde tutulmasına neden olur.

Alternative Method

Kronik hastalık anemisi ile demir eksikliği anemisi arasındaki farkı hatırlamak: Her ikisinde de plazma demiri düşüktür ancak kronik hastalıkta (yüksek hepsidin) demir makrofajlarda tutulduğu için 'depo demiri' (ferritin) yüksektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 119Question

Sekonder hemostaz sürecinde koagülasyon faktörlerinin aktive olmuş trombositlerin anyonik fosfolipid yüzeyleri üzerinde multimerik kompleksler oluşturması, pıhtılaşma tepkimelerinin hızını fizyolojik olarak yeterli seviyelere taşır. Bu komplekslerin bileşenleri, kofaktör gereksinimleri ve moleküler etkileşimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Faktör II, VII, IX ve X'un anyonik fosfolipid yüzeylere etkili bir şekilde bağlanması; kalsiyum iyonlarının, bu proteinlerin γ\gamma-karboksiglutamat kalıntıları ile membran arasında köprü kurmasıyla sağlanır.

Answer

Faktör II, VII, IX ve X'un fosfolipid yüzeylere bağlanması, γ\gamma-karboksiglutamat (Gla) kalıntıları ve kalsiyum iyonları arasındaki moleküler köprüler aracılığıyla gerçekleşir.
Koagülasyon kaskadında Fakto¨r II,VII,IXFaktör\ II, VII, IX ve XX Vitamin K bağımlıdır. Karaciğerde sentezleri sırasında glutamat kalıntıları γ\gamma-karboksillenir. Bu işlem proteinlere negatif yük kazandırır. Aktive olmuş trombositlerin yüzeyindeki anyonik fosfolipidler de negatiftir. İki negatif yapıyı birleştirmek için iki değerlikli pozitif bir iyon olan kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) bir köprü (şelasyon) kurar. Bu bağlanma pıhtılaşmanın hızı için kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Vitamin K bağımlı faktörleri belirle.
Fakto¨r II,VII,IXFaktör\ II, VII, IX ve XX ile Protein C ve S bu gruptadır.
Bu faktörler karaciğerde sentezlenirken post-translasyonel bir değişikliğe uğrarlar.
2
γ\gamma-karboksilasyon işleminin sonucunu analiz et.
Proteinlerin glutamat kalıntılarına karboksil grupları eklenerek negatif yüklü γ\gamma-karboksiglutamat (Gla) alanları oluşur.
Negatif yük, pozitif yüklü kalsiyum iyonlarını çekmek için gereklidir.
3
Kalsiyumun kompleks oluşumundaki rolünü değerlendir.
Ca2+Ca^{2+} iyonları, negatif yüklü Gla alanları ile trombosit membranındaki negatif yüklü fosfolipidler arasında bir köprü kurar.
Bu köprü, pıhtılaşma faktörlerinin membran yüzeyinde yoğunlaşmasını ve reaksiyon hızının artmasını sağlar.

Key Concept

Vitamin K bağımlı pıhtılaşma faktörlerinin Gla alanları üzerinden kalsiyum aracılığıyla fosfolipid yüzeylere bağlanması.
Question 120Question

Vasküler endotel hasarı meydana geldiğinde, dolaşımdaki trombositlerin hasarlı bölgedeki subendotelyal kolajene bağlanmış olan von Willebrand faktöre (vWFvWF) tutunmasını (adhezyon) sağlayan spesifik yüzey reseptörü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: GpIbGpIb (Glikoprotein Ib)

Answer

Trombositlerin von Willebrand faktöre tutunmasını sağlayan reseptör GpIbGpIb (Glikoprotein Ib) molekülüdür.
Doğru seçenek olan Glikoprotein Ib (GpIbGpIb), trombositlerin primer hemostaz sürecinde damar endotelinin altındaki kolajen liflerine tutunmasını sağlayan von Willebrand faktöre (vWFvWF) bağlanan temel reseptördür. Bu etkileşim, özellikle yüksek akım hızına sahip damarlarda (arteriyel dolaşım) pıhtı oluşumunun başlangıcı için kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Vasküler hasar sonrası gerçekleşen primer hemostazın ilk evresini tanımlayın.
Bu evre adhezyon (tutunma) evresidir.
Damar hasarı sonrası açığa çıkan kolajen liflerine trombositlerin bağlanması gerekir.
2
Adhezyon sürecindeki ligand ve reseptör etkileşimini belirleyin.
Ligand von Willebrand faktör (vWFvWF), trombosit üzerindeki reseptör ise GpIbGpIb'dir.
vWFvWF, kolajen ile trombosit arasında bir köprü görevi görerek GpIbGpIb üzerinden bağlanmayı sağlar.

Key Concept

Primer hemostazda adhezyon (tutunma) basamağı, trombosit yüzeyindeki GpIbGpIb reseptörünün subendotelyal kolajene bağlı vWFvWF ile etkileşime girmesiyle başlar.

Practice More

Trombosit granül içeriklerini (Alfa ve Delta) ve bu içeriklerin aktivasyon sürecindeki rollerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 6 / 10Next
Kan ve Bağışıklık Fizyolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin