Genel Patoloji

328 questions

Question 101Question

45 yaşında kadın hasta, ellerinde soğukta ortaya çıkan morarma ve uyuşma (Raynaud fenomeni), parmak derisinde gerginlik ve yutma güçlüğü şikayetleriyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede parmak uçlarında küçük ülserasyonlar, sklerodaktili ve yüzde mimik çizgilerinin silindiği "maske yüz" görünümü saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde anti-DNA topoizomeraz I (Scl70Scl-70) antikorları pozitif bulunuyor. Bu hastada izlenen patolojik sürecin temelinde yatan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mikrovasküler endotel hasarı ve sitokin aktivasyonu sonucu gelişen yaygın fibroblastik kollajen sentezi

Answer

Sistemik sklerozun temel mekanizması, endotel hasarı ve sitokinler (özellikle TGF-beta) aracılığıyla fibroblastların aşırı kollajen sentezlemesidir.
Doğru seçenek olan mikrovasküler endotel hasarı ve fibroblast aktivasyonu, sistemik sklerozun temel patogenetik sürecini tanımlar. Hastalıkta endotel hücreleri aktive olur, adezyon molekülleri artar ve lümen daralır; aynı zamanda CD4+ T hücrelerinden salınan TGF-beta gibi sitokinler fibroblastları uyararak aşırı kollajen sentezine yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Raynaud fenomeni, sklerodaktili, maske yüz ve yutma güçlüğü (özofagus tutulumu) Sistemik Skleroz (Skleroderma) tanısını koydurur.
Bu semptomlar konnektif doku hastalıkları içinde skleroderma için karakteristiktir.
2
Serolojik veriyi yorumla
Anti-Scl-70 (anti-DNA topoizomeraz I) pozitifliği, hastalığın diffüz sistemik skleroz tipinde olduğunu konfirme eder.
Spesifik otoantikorlar hastalık alt tiplerini belirlemede kritiktir.
3
Patogenezi hatırla
Endotel hasarı -> T hücrelerinden ve makrofajlardan TGF-beta, IL-4, IL-13 salınımı -> Fibroblast aktivasyonu -> Aşırı kollajen ve ekstraselüler matris birikimi.
Sistemik sklerozun triadını (otoimmünite, vasküler hasar, fibrozis) en iyi açıklayan mekanizma budur.

Key Concept

Sistemik Skleroz (Skleroderma) Patogenezi
Estimated Time:1m 15s
Question 102Question

5555 yaşında, kronik mesane taşı ve tekrarlayan enfeksiyon öyküsü olan bir hastanın sistoskopi eşliğinde alınan mesane biyopsisinde, normal transizyonel (değişici) epitelin yer yer keratinize çok katlı yassı epitele dönüştüğü izlenmiştir. Bu adaptasyon yanıtının (metaplazi) gelişimindeki temel hücre biyolojik süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Epiteldeki rezerv hücrelerin (kök hücreler) farklılaşma yolaklarının yeniden programlanması

Answer

Epiteldeki kök hücrelerin farklılaşma yolaklarının yeniden programlanması, metaplazinin temel mekanizmasıdır.
Metaplazi, dokuda bulunan kök hücrelerin (veya mezenşimal dokudaki indiferansiye hücrelerin) genetik ekspresyonlarını değiştirerek yeni bir farklılaşma yoluna girmesi sonucu oluşur. Bu süreçte sitokinler, büyüme faktörleri ve ekstraselüler matris bileşenleri rol oynar.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki patolojik değişikliği tanımlayın.
Kronik irritasyona (taş ve enfeksiyon) yanıt olarak transizyonel epitelin yassı epitele dönüşmesi 'skuamöz metaplazi' olarak adlandırılır.
Metaplazi, bir erişkin hücre tipinin yerini başka bir erişkin hücre tipinin almasıdır.
2
Metaplazinin hücresel düzeydeki oluşum mekanizmasını değerlendirin.
Bu değişim, mevcut olgun hücrelerin doğrudan şekil değiştirmesiyle değil, epitelin bazal tabakasındaki kök hücrelerin yeniden programlanmasıyla gerçekleşir.
Kök hücreler, çevredeki sitokinler ve büyüme faktörlerinin etkisiyle normalde izledikleri farklılaşma yolunu değiştirirler.

Key Concept

Metaplazi mekanizması ve kök hücrelerin yeniden programlanması
Estimated Time:1m 15s
Question 103Question

Nefrotik sendrom tanısı alan bir hastada, idrarla aşırı protein kaybı (proteinüri) saptanmıştır. Hastadan alınan böbrek biyopsisinin mikroskobik incelemesinde, proksimal tübül epiteli sitoplazması içerisinde çok sayıda eozinofilik, hiyalin damlacıklar izlenmektedir. Bu hücre içi birikimin temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Filtre edilen proteinlerin tübül hücreleri tarafından aşırı geri emilmesi

Answer

Filtre edilen proteinlerin tübül hücreleri tarafından aşırı geri emilmesi
Nefrotik sendromda glomerüllerden süzülen albumin gibi proteinlerin miktarı proksimal tübüllerin geri emilim kapasitesini zorlar. Hücreler bu proteinleri pinositoz yoluyla sitoplazmaya alır. Bu protein yüklü veziküllerin lizozomlarla birleşmesi sonucunda ışık mikroskobunda pembe, parlak damlacıklar (hiyalin damlacıklar) oluşur. Bu süreç tamamen geri dönüşümlüdür ve proteinüri durduğunda damlacıklar kaybolur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Nefrotik sendromun ağır proteinüriye (albuminüri) neden olduğu belirlendi.
Glomerüler filtrasyon bariyerindeki hasar, normalde süzülmeyen proteinlerin idrara geçmesine yol açar.
2
Morfolojik bulguyu tanımla
Proksimal tübüllerdeki eozinofilik hiyalin damlacıklar 'reabsorpsiyon damlacıkları' olarak tanımlandı.
Tübül hücreleri lümendeki fazla proteini kurtarmak için pinositoz yapar.
3
Hücre içi süreci açıkla
Pinositoz vezikülleri lizozomlarla birleşir ve mikroskobik olarak görülebilen damlacıklara dönüşür.
Bu durum, hücrenin süzülen aşırı protein yüküne verdiği geçici bir adaptif yanıttır.

Key Concept

Hücre içi protein birikimleri ve pinositoz mekanizması
Estimated Time:1m 30s
Question 104Question

Kronik inflamasyon zemininde gelişen doku onarımı ve fibrozis süreçlerinde, makrofajların 'alternatif aktivasyon' (M2M2) yoluna girmesi kritik bir adımdır. Bir doku kesitinde makrofajların fagositoz kapasitelerinin düşük olduğu, ancak yoğun miktarda IL10IL-10 ve TGFβTGF-\beta salgılayarak fibroblast proliferasyonunu uyardığı saptanmıştır.

Makrofajların bu fenotipe (alternatif aktivasyon) farklılaşmasını sağlayan temel mediyatör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnterlökin-4 (IL4IL-4)

Answer

Makrofajların doku onarımı ve anti-inflamatuar özellikler kazandığı alternatif aktivasyon (M2M2) yoluna girmesini sağlayan temel sitokin İnterlökin-4 (IL4IL-4)'tür.
Doğru yanıt olan seçenek, alternatif makrofaj aktivasyonunun (M2M2) primer uyarını olan İnterlökin-4 (IL4IL-4)'ü içermektedir. IL4IL-4 ve IL13IL-13, makrofajların fagositoz yeteneklerini mikrobisidal açıdan baskılarken, onları doku onarımı, anjiyogenez ve fibrozis süreçlerini yöneten, ayrıca IL10IL-10 gibi anti-inflamatuar sitokinler salgılayan bir forma dönüştürür.

Step-by-Step Solution

1
Makrofaj fenotipini belirle.
Alternatif aktivasyon (M2M2)
IL10IL-10, TGFβTGF-\beta salınımı ve fibrozis uyarısı M2M2 makrofajların karakteristik özelliğidir.
2
Aktivasyon yolaklarını tetikleyen sitokinleri hatırla.
IL4IL-4 ve IL13IL-13
Th2Th2 hücrelerinden salınan bu sitokinler makrofajları M2M2 yönüne sevk eder.
3
Klasik aktivasyon (M1M1) uyaranlarını ele.
IFNγIFN-\gamma ve LPSLPS elenir.
Bu mediyatörler mikrobisidal etkili ve pro-inflamatuar olan M1M1 yolunu aktive eder.

Key Concept

Makrofajların fonksiyonel plastisitesi: Klasik (M1M1) vs. Alternatif (M2M2) aktivasyon.

Practice More

M2 makrofajların salgıladığı IL10IL-10 ve TGFβTGF-\beta'nın inflamasyonun sonlanması (rezolüsyon) üzerindeki etkilerini inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 105Question

38 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır devam eden gözlerde kuruluk, ağızda yanma ve yutma güçlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede her iki parotis bezinde ağrısız ve diffüz büyüme saptanıyor. Hastanın yapılan dudak biyopsisinde minör tükürük bezlerinde yoğun periduktal lenfositik infiltrasyon ve asiner atrofi izleniyor. Bu hastanın klinik gidişatı ve beklenen laboratuvar bulguları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisinin görülme olasılığı en yüksektir?

Show answer & explanation

Answer: B hücreli malign lenfoma gelişme riskinde belirgin artış

Answer

Sjögren sendromu tanısı alan bu hastada B hücreli malign lenfoma gelişme riski anlamlı derecede yüksektir.
Vakada tanımlanan klinik (göz/ağız kuruluğu, parotis büyümesi) ve histopatolojik (lenfositik infiltrasyon) bulgular Sjögren sendromu ile tam uyumludur. Bu hastalarda lenfositlerin (özellikle B hücrelerinin) kronik aktivasyonu sonucunda marjinal zon lenfoma gibi B hücreli non-Hodgkin lenfomaların gelişme riski, genel popülasyona oranla çok daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Göz kuruluğu (keratokonjonktivitis sikka), ağız kuruluğu (kserostomi) ve parotis büyümesi Sjögren sendromunu işaret eder.
Bu semptomlar ekzokrin bezlerin (tükürük ve gözyaşı bezleri) otoimmün yıkımını gösterir.
2
Histopatolojik bulguyu değerlendir.
Minör tükürük bezlerinde periduktal lenfositik infiltrasyon Sjögren sendromunun karakteristik mikroskobik bulgusudur.
Tanıyı kesinleştirmek için kullanılan biyopsi kriteridir.
3
Hastalığın komplikasyonlarını ve laboratuvar özelliklerini hatırla.
Sjögren sendromunda Anti-Ro (SS-A) ve Anti-La (SS-B) antikorları pozitiftir ve en önemli komplikasyon B hücreli lenfomadır.
B hücrelerinin sürekli uyarılması malign dönüşüm riskini artırır.

Key Concept

Sjögren sendromu ve malignite ilişkisi

Practice More

Sjögren sendromu ile birlikte görülen diğer otoantikorları (örneğin Romatoid Faktör) ve Mikulicz hastalığı ile farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 106Question

Akut inflamasyon sürecinde lökositlerin damar dışına çıkabilmesi için öncelikle endotel yüzeyine tutunmaları gerekir. Bu sürecin ilk basamağı olan "yuvarlanma" (rolling) fazında, endotel hücreleri üzerinde eksprese edilen EE-selektin ve PP-selektin moleküllerinin lökositler üzerinde bağlandığı temel oligosakkarit ligandı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sialyl-Lewis X

Answer

Lökositlerin yuvarlanma fazında selektinlere bağlanan temel ligand Sialyl-Lewis X yapısıdır.
Akut inflamasyonda lökositlerin damar endoteline tutunması basamaklı bir süreçtir. 'Rolling' (yuvarlanma) aşamasında endotel hücrelerindeki selektinler (EE ve PP), lökositlerin üzerindeki Sialyl-Lewis X modifiye glikoproteinlere bağlanır. Bu bağlar zayıf ve geçici olduğu için lökositler kan akımının etkisiyle endotel üzerinde yuvarlanır.

Step-by-Step Solution

1
İnflamatuar hücre göçü basamaklarını belirle
Sırasıyla: Marjinasyon, Yuvarlanma (Rolling), Sıkı Yapışma (Adezyon), Diapedez (Transmigrasyon) ve Kemotaksi.
Soruda sorulan 'yuvarlanma' fazının lökosit göçünün en erken basamağı olduğunu saptamak gerekir.
2
Yuvarlanma fazında görev alan molekülleri hatırla
Endotel üzerindeki EE-selektin ve PP-selektin ile lökosit üzerindeki LL-selektin.
Yuvarlanma, selektin ailesi moleküllerin aracılık ettiği düşük afiniteli ve geçici bir etkileşimdir.
3
Selektinlerin bağlandığı reseptör yapısını tanımla
Selektinler, lökositlerin yüzeyinde bulunan Sialyl-Lewis X modifiye glikoproteinlere bağlanır.
Bu spesifik oligosakkarit yapısı, selektinlerin lökositleri yakalamasını ve damar duvarında yuvarlanmalarını sağlar.

Key Concept

Lökosit Adhezyon Kaskadı: Yuvarlanma (Selektinler), Sıkı Yapışma (İntegrinler), Diapedez (PECAM-1).
Question 107Question

Yapılan karaciğer biyopsisinde yaygın nekrotizan olmayan granülomlar saptanan 77 yaşındaki bir erkek hastanın laboratuvar incelemelerinde, nötrofillerin fagositoz sonrası reaktif oksijen ürünlerini üretemediği (NADPHNADPH oksidaz eksikliği) belirlenmiştir. Bu hastada granülom oluşumuna yol açan temel immünopatolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Öldürülemeyen mikroorganizmaların kronik antijenik uyarısı ile makrofaj aktivasyonunun devam etmesi

Answer

Öldürülemeyen mikroorganizmaların kronik antijenik uyarısı ile makrofaj aktivasyonunun devam etmesi
Kronik granülomatöz hastalıkta temel kusur, nötrofillerin mikroorganizmaları içine almasına rağmen öldürememesidir. Bu durum, antijenin ortamdan uzaklaştırılamamasına neden olur. Kalıcı antijenik uyarı, TT lenfositlerini aktive ederek IFNγIFN-\gamma salgılanmasına ve bu sitokinin etkisiyle makrofajların aktive olup epiteloid histiyositlere dönüşerek granülom yapısı oluşturmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Vaka analizi
Hastada NADPHNADPH oksidaz eksikliği ve granülomlar saptanmıştır. Bu tablo Kronik Granülomatöz Hastalık (KGH) ile uyumludur.
Tekrarlayan enfeksiyonlar ve epiteloid granülomlar KGH'nin tipik patolojik bulgusudur.
2
İmmünolojik kusurun belirlenmesi
Nötrofiller bakterileri fagositoz yapar ancak solunumsal patlama (respiratory burstrespiratory\ burst) yapamadıkları için öldüremezler.
Kusur, fagositoz sonrası reaktif oksijen ürünlerinin (anyon süperoksit vb.) üretilememesidir.
3
Granülom oluşum mekanizmasının açıklanması
Hücre içinde sağ kalan mikroorganizmalar sürekli antijenik uyarı oluşturur, bu da Th1Th1 yanıtını ve makrofaj aktivasyonunu tetikler.
Vücut öldüremediği etkeni granülom içine hapsederek sınırlamaya çalışır.

Key Concept

Kronik Granülomatöz Hastalıkta (KGH), öldürülemeyen intrasellüler mikroorganizmaların kalıcı antijenik uyarısı, makrofajların epiteloid histiyositlere dönüşmesine ve granülom oluşumuna yol açar.
Estimated Time:1m 30s
Question 108Question

1010 aylık erkek bebek, son 44 ay içerisinde üç kez bakteriyel pnömoni ve iki kez otitis media tanısıyla tedavi edilmiştir. Fizik muayenede tonsillerin izlenmediği ve periferik lenf nodlarının palpe edilemediği saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum IgGIgG, IgAIgA ve IgMIgM düzeylerinin belirgin olarak düşük olduğu, periferik kanda ise CD19+CD19+ hücrelerin neredeyse hiç bulunmadığı görülüyor. Bu hastanın lenf nodu biyopsisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Germinal merkezlerin ve sekonder foliküllerin yokluğu

Answer

Germinal merkezlerin ve sekonder foliküllerin yokluğu
Vakada tanımlanan klinik tablo (tekrarlayan bakteriyel enfeksiyonlar, tonsillerin yokluğu) ve laboratuvar bulguları (pan-hipogamaglobulinemi, CD19+CD19+ B hücresi yokluğu) X'e bağlı agamaglobulinemi (Bruton) tanısına yönlendirir. Bu hastalıkta BTKBTK gen mutasyonu sonucu B hücreleri kemik iliğinde pre-B aşamasında takılır ve matür B hücreleri oluşamaz. Sonuç olarak lenf nodlarında B hücrelerinin yerleştiği germinal merkezler ve foliküller izlenmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Erkek bebekte maternal antikorların azaldığı 66. aydan sonra başlayan tekrarlayan bakteriyel enfeksiyonlar ve tonsil/lenf nodu yokluğu saptanmıştır.
Bu tablo X'e bağlı agamaglobulinemi (Bruton hastalığı) için tipik bir sunumdur.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Tüm immünglobulin sınıflarında düşüklük (pan-hipogamaglobulinemi) ve CD19+CD19+ B hücrelerinin yokluğu konfirme edilmiştir.
Bruton hastalığında Bruton tirozin kinaz (BTKBTK) mutasyonu nedeniyle pre-B hücreleri matür B hücrelerine dönüşemez.
3
Histopatolojik korelasyon kur
B hücrelerinin olmadığı bir lenf nodunda germinal merkezler ve foliküller oluşamaz.
Germinal merkezler antijen uyarısı sonrası B hücrelerinin proliferasyona uğradığı spesifik bölgelerdir.

Key Concept

Bruton hastalığında (X-linked Agammaglobulinemia) B hücre matürasyon kusuru nedeniyle lenf nodlarında germinal merkezlerin ve plazma hücrelerinin bulunmaması.

Practice More

Hiper-IgM sendromunda da germinal merkezlerin oluşmadığını ancak periferik kanda B hücresi sayısının normal olduğunu unutmayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 109Question

22 aylık bir erkek bebek; doğumundan kısa bir süre sonra başlayan inatçı diyare, yaygın ekzematöz dermatit ve neonatal başlangıçlı tip 11 diabetes mellitus tanıları ile değerlendiriliyor. Aile öyküsünde benzer klinik bulgularla erken yaşta kaybedilmiş bir erkek kardeş olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde TT ve BB lenfosit sayılarının normal olduğu, ancak regülatuar TT hücre fonksiyonlarının ileri derecede bozuk olduğu belirleniyor. Bu hastadaki klinik tablonun gelişiminden sorumlu olan temel genetik defekt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: FOXP3FOXP3 gen mutasyonu

Answer

Hastalığın patogenezinden sorumlu olan temel defekt FOXP3FOXP3 gen mutasyonudur.
Doğru yanıt olan seçenek, FOXP3FOXP3 gen mutasyonunu belirtmektedir. IPEX sendromu; neonatal başlangıçlı tip 11 diyabet (endokrinopati), dirençli ishal (enteropati) ve dermatit triadı ile karakterize, X'e bağlı geçişli bir hastalıktır. Bu tablodan, periferik toleransın sağlanmasında anahtar rol oynayan regülatuar TT hücrelerinin (CD4+CD4^+, CD25+CD25^+, FOXP3+FOXP3^+) gelişimi ve fonksiyonu için zorunlu olan FOXP3FOXP3 transkripsiyon faktöründeki mutasyon sorumludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadın (enteropati, endokrinopati ve dermatit) analiz edilmesi.
Neonatal diyabet, ekzema ve ishal varlığı IPEX sendromunu düşündürür.
Bu spesifik semptom kombinasyonu, periferik tolerans bozukluğuna işaret eder.
2
Regülatuar TT hücre (TregT_{reg}) fonksiyonlarının değerlendirilmesi.
TregT_{reg} hücrelerinin sayıca normal olsa bile fonksiyonel olarak yetersiz olduğunun belirlenmesi.
IPEX sendromunda ana patoloji regülatuar T hücrelerinin baskılayıcı etkisinin kaybıdır.
3
TregT_{reg} gelişimi için gerekli olan temel molekülün belirlenmesi.
FOXP3FOXP3 transkripsiyon faktörü mutasyonu tanının doğrulanması için gereklidir.
FOXP3FOXP3, regülatuar T hücrelerinin kimliğini ve fonksiyonunu belirleyen master regülatördür.

Key Concept

IPEX sendromu, regülatuar T hücrelerinin (TregT_{reg}) yokluğu veya disfonksiyonu nedeniyle oluşan, X'e bağlı kalıtılan ağır bir otoimmün ve immün yetmezlik tablosudur; temelinde FOXP3FOXP3 gen mutasyonu yatar.

Practice More

AIRE mutasyonunun (APECED sendromu) santral tolerans üzerindeki etkileri ile FOXP3 mutasyonunun periferik tolerans üzerindeki etkilerini karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 110Question

33 yaşında bir erkek çocuk, doğumundan itibaren beklenen kiloya ulaşamama, kötü kokulu ve yağlı dışkılama ile tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde nazal polip saptanan hastanın yapılan ter testi sonucunda klor düzeyi 75 mEq/L75 \text{ mEq/L} (normal <60 mEq/L<60 \text{ mEq/L}) olarak ölçülmüştür. Bu hastada izlenen klinik tablodan sorumlu olan temel genetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CFTRCFTR geninde fonksiyon kaybına yol açan mutasyonlar

Answer

Kistik fibrozis tanısı alan bu hastada temel mekanizma CFTRCFTR geninde fonksiyon kaybına yol açan mutasyonlardır.
Klinik tabloda sunulan tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, pankreatik yetmezlik bulguları (steatore, kilo alamama) ve ter testi pozitifliği, beyaz ırkta en sık görülen ölümcül otozomal resesif hastalık olan Kistik Fibrozis'i tanımlar. Bu hastalığın patogenezinde 77. kromozomda yer alan CFTRCFTR genindeki mutasyonlar yatar. En sık görülen mutasyon ΔF508\Delta F508 (fenilalanin kaybı) olup, bu durum klor kanalının yanlış katlanmasına ve hücre yüzeyine ulaşamamasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Büyüme geriliği, steatore (pankreatik yetmezlik), tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve nazal polip varlığı saptandı.
Bu bulgular Kistik fibrozis için tipik bir klinik triad oluşturur.
2
Laboratuvar verisini yorumla.
Ter testinde klor düzeyinin >60 mEq/L>60 \text{ mEq/L} olması tanıyı doğrular.
Ter testinde klor yüksekliği, epitel hücrelerindeki klor kanallarının işlevsiz olduğunu gösterir.
3
Genetik temeli belirle.
CFTRCFTR (Cystic Fibrosis Transmembrane Conductance Regulator) gen mutasyonu.
Bu gen klor kanalını kodlar ve mutasyonu eksokrin bezlerin salgılarını koyulaştırarak belirtilen semptomlara yol açar.

Key Concept

Kistik Fibrozis ve CFTR Gen Mutasyonu
Estimated Time:45s
Question 111Question

66 yaşında bir erkek çocuk, konuşmada gecikme, gelişimsel basamaklarda gerilik ve hiperaktivite şikayetleriyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Yapılan fizik muayenede hastanın uzun ve ince bir yüz yapısına, belirgin kulaklara ve geniş bir mandibulaya sahip olduğu saptanıyor. Prepubertal dönemde olmasına rağmen testis hacminin yaş grubu ortalamasının belirgin şekilde üzerinde olduğu (makroorşidizm) gözleniyor. Aile öyküsü sorgulandığında, annesinin erkek kardeşinde de benzer bir zeka geriliği tablosu olduğu öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanıda rol oynayan temel genetik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: FMR1FMR1 geninin 55' translasyonu yapılmayan bölgesinde CGGCGG üçlü tekrar artışına bağlı gen susturulması

Answer

Frajil X sendromunda temel mekanizma, FMR1FMR1 geninin 55' translasyonu yapılmayan bölgesindeki CGGCGG tekrar artışına bağlı gelişen transkripsiyonel susturulmadır.
Klinik tabloda sunulan uzun yüz, büyük kulaklar, belirgin mandibula ve özellikle makroorşidizm (testis büyümesi), Frajil X sendromunun tipik bulgularıdır. Bu hastalıkta FMR1FMR1 geninin 55' translasyonu yapılmayan bölgesinde (55' UTR) CGGCGG üçlü tekrar dizilerinin sayısı normalin (>200>200) üzerine çıkar. Bu tam mutasyon durumu, genin promotör bölgesindeki CpG adacıklarının hipermetilasyonuna ve genin transkripsiyonel olarak susturulmasına (FMRP proteininin üretilememesine) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Uzun yüz, belirgin kulaklar ve makroorşidizm bulguları saptandı.
Bu bulgular, erkek çocuklarda kalıtsal zeka geriliğinin en yaygın nedeni olan Frajil X sendromu için karakteristiktir.
2
Kalıtım modelini ve aile öyküsünü değerlendir
Annenin erkek kardeşinde (dayıda) benzer tablo olması X'e bağlı geçişi desteklemektedir.
Frajil X sendromu, X kromozomu üzerinde yer alan FMR1FMR1 geni ile ilişkilidir.
3
Moleküler mekanizmayı belirle
FMR1FMR1 genindeki CGGCGG tekrar sayısının >200>200 (tam mutasyon) olması ve hipermetilasyon saptandı.
Tekrar artışı, genin promotör bölgesindeki CpG adacıklarının metillenmesine ve genin susturulmasına yol açarak FMRPFMRP protein eksikliğine neden olur.

Key Concept

Frajil X Sendromu ve Üçlü Tekrar Artış Mekanizması
Estimated Time:1m 30s
Question 112Question

1919 yaşında erkek hasta, ani başlayan ve sırtına vuran şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenede hastanın yaşıtlarına göre çok uzun ve zayıf olduğu, kollarını yanlara açtığında iki el parmak ucu arasındaki mesafenin boyundan uzun olduğu, parmaklarının ince ve uzun (araşnodaktili) olduğu saptanıyor. Göz muayenesinde bilateral superior ektopia lentis (lens luksasyonu) izlenen hastanın, babasının 3535 yaşında aort anevrizma rüptürü nedeniyle hayatını kaybettiği öğreniliyor. Bu klinik tabloya neden olan temel genetik kusur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fibrillin-1 proteinini kodlayan gende mutasyon

Answer

Marfan sendromu tanısı alan bu hastadaki temel kusur, fibrillin-1 proteinini kodlayan FBN1 genindeki mutasyondur.
Vakadaki hasta; uzun boy, araşnodaktili ve bilateral superior lens luksasyonu gibi klasik Marfan sendromu bulgularına sahiptir. Marfan sendromu, otozomal dominant geçişli olup temel kusur elastik liflerin oluşumu için gerekli olan fibrillin-1 proteinini kodlayan FBN1 genindeki mutasyonlardır. Bu proteinin eksikliği dokularda elastikiyet kaybına ve TGF-beta aktivitesinde artışa yol açarak aort anevrizması ve iskelet anomalilerine zemin hazırlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Uzun boy, araşnodaktili, ektopia lentis ve ailede erken yaşta aort rüptürü öyküsü belirlendi.
Hastanın fenotipik özelliklerini tanımlamak tanıya giden ilk adımdır.
2
Tanıyı koy
Bu bulgular bütünü Marfan sendromunu işaret etmektedir.
Ektopia lentis ve aortik patolojiler Marfan sendromu için oldukça spesifiktir.
3
Moleküler mekanizmayı hatırla
Marfan sendromu, 15. kromozomdaki FBN1 gen mutasyonu sonucu fibrillin-1 proteinindeki kusurla gelişir.
Fibrillin-1, elastik liflerin mikrofibriller yapısı için esastır ve TGF-beta sinyalini düzenler.

Key Concept

Marfan Sendromu ve Fibrillin-1 Kusuru
Estimated Time:1m 30s
Question 113Question

24 yaşında bir erkek hasta, sağ bacağında ani başlayan kızarıklık, şişlik ve şiddetli ağrı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede bölgede lokal ısı artışı ve hassasiyet saptanıyor. Alınan biyopsi örneğinde yaygın ödem ve doku aralıklarında yoğun polimorf nüveli lökosit (nötrofil) birikimi izleniyor. Bu hastadaki akut inflamasyon odağına nötrofillerin aktif olarak çekilmesinden (kemotaksis) sorumlu olan temel araşidonik asit metaboliti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lökotrien B4B_4 (LTB4LTB_4)

Answer

Lökotrien B4B_4 (LTB4LTB_4), akut inflamasyon sürecinde nötrofillerin damar dışına çıktıktan sonra zedelenme odağına doğru ilerlemesini sağlayan en önemli kemotaktik mediyatördür.
Lökotrien B4B_4 (LTB4LTB_4), 5-lipooksijenaz yolağının bir ürünü olup nötrofiller üzerinde spesifik reseptörlere sahiptir. Lökositlerin endotel yüzeyindeki integrin afinitesini artırır ve doku içinde kimyasal bir gradiyent oluşturarak nötrofillerin inflamasyon odağına göçünü (kemotaksis) sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hastada eritem, ödem ve nötrofil infiltrasyonu ile karakterize bir akut inflamasyon tablosu mevcuttur.
Soruda sorulan 'nötrofillerin çekilmesi' (kemotaksis) mekanizmasının hangi mediyatörle sağlandığını belirlemek için temel süreç tanımlanmalıdır.
2
Araşidonik asit metabolitlerini sınıflandırma
Araşidonik asit; Siklooksijenaz (COX) yoluyla Prostaglandinlere, Lipooksijenaz (LOX) yoluyla Lökotrienlere dönüşür.
Doğru yanıtın hangi yolak üzerinde olduğunu anlamak için biyokimyasal basamaklar hatırlanmalıdır.
3
Kemotaktik ajanı belirleme
Lökotrien B4B_4 (LTB4LTB_4), kompleman C5aC5a ve bakteriyel ürünler (formil peptitler) ile birlikte en güçlü kemotaktik faktörlerden biridir.
Diğer metabolitlerin (vazodilatasyon, ağrı, agregasyon) aksine kemotaktik fonksiyon sadece LTB4LTB_4'e özgüdür.

Key Concept

Kemotaksis Mediyatörleri

Practice More

İnflamasyonda kemotaksise neden olan diğer faktörleri (C5a, IL-8, Formil peptitler) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 114Question

Amiloid birikimleri, biyokimyasal açıdan farklı prekürsör proteinlerden oluşmalarına rağmen tüm tiplerinde benzer fiziksel ve morfolojik özellikler sergileyen ekstrasellüler materyallerdir. Buna göre, amiloid materyalinin tüm varyantlarında ortak olan ve tanısal olarak kullanılan temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: X-ışını kırınımı (crystallography) analizinde karakteristik çapraz beta-kırmalı (cross-beta-pleated) tabaka yapısı göstermesi

Answer

X-ışını kırınımı analizinde karakteristik çapraz beta-kırmalı (cross-beta-pleated) tabaka yapısı göstermesi
Amiloidozda biriken proteinler biyokimyasal olarak farklı (örneğin ALAL, AAAA, ATTRATTR) olsa da, hepsi ortak bir fiziksel yapıya sahiptir. Bu yapı, X-ışını kırınımı incelemelerinde saptanan ve proteinlerin fibril aksına dik olarak dizildiği 'çapraz beta-kırmalı tabaka' konformasyonudur. Bu yapı aynı zamanda maddenin karakteristik boyanma özelliklerinden sorumludur.

Step-by-Step Solution

1
Amiloidin temel tanımını gözden geçir
Amiloidin farklı proteinlerden oluşabilen ancak ortak fiziksel yapıya sahip ekstrasellüler bir madde olduğu belirlendi.
Amiloidozun heterojen yapısını anlamak için gereklidir.
2
Amiloidin ultrastrüktürel özelliklerini değerlendir
Elektron mikroskobunda 7.5107.5-10 nm çapında, dallanmayan fibriller olduğu hatırlandı.
Seçeneklerdeki yanlış fibril özelliklerini elemek için kullanılır.
3
Fiziksel konformasyonu analiz et
Tüm amiloidlerin protein zincirlerinin beta-kırmalı tabaka düzeninde dizildiği (çapraz beta-kırmalı yapı) saptandı.
Amiloidin tüm tiplerinde ortak olan ve karakteristik boyanma/kırılım özelliklerini sağlayan temel yapı budur.

Key Concept

Amiloidin Çapraz Beta-Kırmalı Tabaka Yapısı
Estimated Time:1m 15s
Question 115Question

7575 yaşında, uzun süredir kalsifik aort darlığı tanısıyla takip edilen bir hastanın kapak replasmanı sonrası çıkarılan doku örneğinin mikroskobik incelemesinde yoğun bazofilik granüler birikimler izlenmektedir. Serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri normal saptanan bu hastadaki mineral birikimi süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Birikimin başlangıç evresinde, hasarlı hücre membranlarından köken alan veziküllerdeki fosfolipidlere kalsiyum bağlanması temel mekanizmadır.

Answer

Mineral birikiminin başlangıç evresinde, hasarlı membran veziküllerindeki fosfolipidlere kalsiyum bağlanması temel mekanizmadır.
Doğru seçenek, distrofik kalsifikasyonun başlangıç evresini (nükleasyon) doğru tanımlamaktadır. Distrofik kalsifikasyonda kalsiyum tuzları, hasarlı hücrelerin (genellikle nekrotik) membran fosfolipidlerine bağlanarak çökelmeye başlar. Bu veziküllere daha sonra fosfataz enzimlerinin etkisiyle fosfat grupları eklenir ve hidroksiapatit kristalleri oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Kalsifikasyon tipini belirleme
Hasarlı dokuda (aort kapağı) normal serum kalsiyum düzeyleri eşliğinde görülen kalsifikasyon 'Distrofik Kalsifikasyon'dur.
Serum kalsiyum düzeyi normal olduğunda mineral birikimi ancak yerel doku hasarı zemininde oluşur.
2
Başlangıç (Nükleasyon) mekanizmasını hatırlama
Distrofik kalsifikasyonun hücre dışı başlangıcı, hasarlı hücrelerin membranlarından kopan veziküllerle (matriks vezikülleri) olur.
Veziküllerdeki fosfolipidlerin kalsiyuma olan afinitesi, mineral çökelmesinin ilk basamağını oluşturur.
3
Kristal oluşum sürecini analiz etme
Bağlanan kalsiyuma fosfat gruplarının (PO43PO_4^{3-}) eklenmesiyle hidroksiapatit kristalleri oluşur.
Bu süreç, kristalizasyonun tüm dokuya yayılmasını sağlar.

Key Concept

Distrofik Kalsifikasyon Mekanizması

Practice More

Distrofik kalsifikasyonun klasik örnekleri arasında aterom plakları, yaşlılıkta kalp kapakları ve eski tüberküloz odakları yer alır. Bu örnekleri metastatik kalsifikasyonun görüldüğü mide mukozası, akciğer ve böbrek gibi organlarla karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 116Question

Doku hasarını takip eden onarım sürecinde, inflamasyon fazından proliferasyon ve granülasyon dokusu oluşumu fazına geçişte kritik bir 'orkestra şefi' rolü üstlenen, alternatif yoldan aktive olmuş makrofajların (M2M2) doku onarımındaki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Büyüme faktörleri salgılayarak fibroblast proliferasyonunu, kollajen sentezini ve anjiyogenezi uyarmak

Answer

Alternatif yoldan aktive olan makrofajlar (M2M2), büyüme faktörleri salgılayarak fibroblastları uyarır ve doku onarımını başlatır.
Onarım sürecinde makrofajlar iki temel fenotipe ayrılır. Klasik yoldan aktive olanlar (M1M1) inflamasyonu başlatırken, alternatif yoldan aktive olanlar (M2M2) onarımı yönetir. M2 makrofajlar TGFβTGF-\beta, PDGFPDGF ve VEGFVEGF gibi büyüme faktörleri salgılayarak fibroblastların o bölgeye göçünü, çoğalmasını ve kollajen sentezlemesini sağlar. Aynı zamanda anjiyogenezi uyararak granülasyon dokusunun temel bileşenlerini oluştururlar.

Step-by-Step Solution

1
Makrofaj polarizasyonunun belirlenmesi
Onarım sürecinde M2 (alternatif) makrofajların baskın olduğu saptandı.
Onarım ve fibrozis süreçleri inflamasyonun sönümlenmesiyle (M2 aktivitesi) karakterizedir.
2
M2 makrofajların salgı ürünlerinin analizi
TGFβTGF-\beta, PDGFPDGF ve FGFFGF gibi büyüme faktörleri.
Bu faktörler fibroblast göçünü, çoğalmasını ve yeni damar oluşumunu (anjiyogenez) tetikler.
3
Mekanizmanın doku düzeyindeki sonucunun tespiti
Granülasyon dokusu oluşumu ve hücre dışı matriks birikimi.
Fibroblast aktivasyonu ve anjiyogenezin ortak sonucu granülasyon dokusudur.

Key Concept

Makrofaj polarizasyonu (M1 vs M2) ve doku onarımındaki rolleri

Practice More

Yara iyileşmesinin evreleri (inflamasyon, proliferasyon, matürasyon) ve bu evrelerdeki baskın hücre tiplerini tekrar ediniz.
Estimated Time:50s
Question 117Question

3030 yaşında erkek hastanın sağ bacağı, geçirdiği trafik kazası sonrası femur kırığı nedeniyle 66 hafta boyunca alçıda kalmıştır. Alçı çıkarıldığında sağ bacak kas kitlesinin sol bacağa oranla belirgin düzeyde azalmış olduğu saptanmıştır. Bu tabloya neden olan temel hücresel adaptasyon süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Atrofi

Answer

İmmoiblizasyon sonrası gelişen kas kitlesi kaybı 'Atrofi' olarak adlandırılır.
Atrofi, hücrenin boyut ve sayı olarak küçülmesidir. Bu vaka örneğinde görülen durum, bacağın alçıda kalmasına bağlı olarak gelişen 'disuse atrofisi' (kullanılmama atrofisi) sürecidir. İskelet kası gibi bölünme yeteneği kısıtlı dokularda iş yükü azaldığında hücreler küçülerek hayatta kalmaya çalışır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bağlamı tanımlayın.
Hastanın bacağı 6 hafta boyunca hareketsiz (alçıda) kalmıştır.
Hareketsizlik, kas dokusu üzerindeki iş yükünü azaltır.
2
Fiziksel bulguyu değerlendirin.
Kas kitlesinde belirgin azalma (incelme) saptanmıştır.
İş yükü azalan doku, enerji tasarrufu yapmak için boyutlarını küçültür.
3
Uygun patolojik terimi eşleştirin.
Kullanılmama (disuse) sonucu hücre boyutunun ve sayısının azalması atrofi sürecidir.
Atrofi; protein sentezinin azalması ve protein yıkımının (ubikitin-proteazom yolu) artmasıyla gerçekleşir.

Key Concept

Disuse (kullanılmama) atrofisi, iskelet kasının immobilizasyonu sonrası görülen tipik bir hücresel adaptasyon yanıtıdır.

Practice More

Yaşlılıkta görülen beyin küçülmesi (senil atrofi) ile mekanizmayı pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 118Question

Akut inflamasyon odağına lökosit göçü sırasında, lökositlerin endotel yüzeyine "sıkı yapışması" (firm adhesion), lökosit yüzeyindeki integrinlerin (LFA1LFA-1, VLA4VLA-4) düşük afiniteli halden yüksek afiniteli hale geçmesini gerektirir. Bu süreçte, endotel yüzeyindeki kemokinlerin lökosit reseptörlerine bağlanmasıyla tetiklenen "içten dışa sinyal iletimi" (inside-out signaling) sonucunda integrinlerin konformasyonel değişikliğe uğraması sağlanır.

İntegrinlerin sitoplazmik kuyruğuna bağlanarak bu yüksek afiniteli formu ve kümelenmeyi doğrudan tetikleyen temel hücre içi protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Talin

Answer

İntegrinlerin konformasyonel değişimini ve yüksek afiniteli duruma geçişini sağlayan temel hücre içi protein talindir.
Sıkı yapışma fazında, endotel yüzeyindeki kemokinler lökositlerdeki G-protein kenetli reseptörleri aktive eder. Bu sinyal iletimi sonucunda talin ve kindlin-3 proteinleri integrinlerin sitoplazmik kuyruğuna bağlanır. Bu bağlanma, integrinin ekstraselüler kısmının bükülmüş (düşük afiniteli) formdan açık (yüksek afiniteli) forma geçmesini sağlayarak ICAM-1 gibi ligantlara güçlü tutunmayı mümkün kılar.

Step-by-Step Solution

1
Lökosit ekstravazasyon basamaklarını analiz et.
Yuvarlanma (selektinler), Sıkı yapışma (integrinler), Diapedez (PECAM-1) sıralaması belirlendi.
Sıkı yapışma fazındaki moleküler mekanizmayı diğer fazlardan ayırt etmek gerekir.
2
İntegrin aktivasyon mekanizmasını (inside-out signaling) incele.
Kemokinlerin reseptörlerine bağlanmasının lökosit içinde sinyal başlattığı anlaşıldı.
İntegrinlerin ligantlarına bağlanabilmesi için sitoplazmik bir uyarı ile yüksek afiniteli forma geçmesi zorunludur.
3
Aktivatör proteini tanımla.
Talin ve kindlin-3 proteinlerinin integrin sitoplazmik kuyruğuna bağlanarak aktivasyonu sağladığı saptandı.
Robbins Patolojisi kriterlerine göre bu proteinler integrin konformasyonel değişikliğinin anahtarıdır.

Key Concept

Lökosit Adhezyonunda İntegrin Aktivasyonu (Inside-out Signaling)
Estimated Time:3m 0s
Question 119Question

Yaşlı bireylerde otopside insidental olarak saptanabilen veya klinik olarak atriyal fibrilasyon riskinde artışla ilişkilendirilen; morfolojik olarak sadece kalp atriyumlarının subendokardiyal dokusunda sınırlı amiloid birikimi ile karakterize lokalize amiloidoz formunda prekürsör protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Atriyal Natriüretik Faktör (ANFANF)

Answer

İzole atriyal amiloidozun prekürsör proteini Atriyal Natriüretik Faktör (ANFANF)'dür.
Atriyal Natriüretik Faktör (ANFANF), kalp atriyumlarından salgılanan bir hormondur ve yaşlılıkta yanlış katlanarak lokalize amiloid depozitleri (AANFAANF) oluşturabilir. Bu durum, atriyal fibrilasyon gibi aritmi risklerini artırabilir ve sadece atriyumlarda görülmesiyle sistemik formlardan ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve morfolojik verileri değerlendirin.
Hasta yaşlıdır ve amiloid birikimi sadece atriyumlarla sınırlıdır (lokalize amiloidoz).
Lokalize amiloidoz formlarını sistemik formlardan ayırt etmek ilk adımdır.
2
Atriyuma özgü lokalize amiloid tipini saptayın.
İzole atriyal amiloidoz (AANFAANF) tanısına ulaşılır.
Atriyumlara spesifik amiloid birikimi literatürde AANFAANF olarak tanımlanır.
3
Bu spesifik amiloidin prekürsör proteinini belirleyin.
Atriyal Natriüretik Faktör (ANFANF) doğru prekürsör proteindir.
Her amiloid tipinin kendine özgü bir prekürsör proteini vardır ve bu bilgi kesinlik gerektirir.

Key Concept

İzole atriyal amiloidoz, yaşlılarda Atriyal Natriüretik Faktör (ANFANF) birikimiyle karakterize lokalize bir amiloidoz formudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 120Question

1414 aylık erkek çocuk, yaşamın ilk yılından itibaren tekrarlayan ağır viral, fungal ve bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle hastaneye yatırılıyor. Fizik muayenesinde lenfadenopati ve tonsillerin var olduğu saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde total lenfosit sayısı normal (3200/mm33200/mm^3) olarak bulunuyor. Akım sitometrisi (flow cytometry) incelemesinde CD8+CD8^+ TT lenfosit ve CD19+CD19^+ BB lenfosit sayıları normal sınırlarda izlenirken, CD4+CD4^+ TT lenfositlerin belirgin düzeyde düşük olduğu saptanıyor. İleri incelemede antijen sunan hücrelerin yüzeyinde MHC sınıf II moleküllerinin eksprese edilmediği belirleniyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki temel moleküler kusur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: MHC sınıf II genlerinin transkripsiyonunu kontrol eden düzenleyici faktörlerde (CIITA, RFX) mutasyon

Answer

Temel moleküler kusur, MHC sınıf II genlerinin transkripsiyonunu kontrol eden düzenleyici faktörlerdeki (CIITA, RFX gibi) mutasyondur.
Vakada tanımlanan izole CD4+ T hücresi düşüklüğü ve antijen sunan hücrelerde MHC sınıf II ekspresyonunun kaybı, Çıplak Lenfosit Sendromu Tip II'nin karakteristik bulgusudur. Bu hastalıkta MHC sınıf II genlerinde bir mutasyon yoktur; ancak bu genlerin transkripsiyonunu başlatan CIITA, RFX5, RFXAP veya RFXANK gibi düzenleyici faktörlerde mutasyon mevcuttur. Sonuç olarak antijen sunumu yapılamaz ve CD4+ T hücreleri gelişemez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Tekrarlayan ağır enfeksiyonlar ve tonsil/lenf nodu varlığı kombine bir immün yetmezliğe işaret eder ancak Bruton agammaglobulinemisinden ayırır.
Bruton'da germinal merkezler ve tonsiller gelişmez; burada var olmaları B hücre sayısının korunmuş olabileceğini düşündürür.
2
Laboratuvar ve akım sitometrisi verilerini yorumla
Total lenfosit normal, B ve CD8+ T hücreleri normal, ancak sadece CD4+ T hücreleri belirgin derecede düşüktür.
İzole CD4+ T hücresi düşüklüğü, timik seçim aşamasında MHC sınıf II ile olan etkileşim kusuruna spesifiktir.
3
MHC ekspresyon bulgusunu patogenezle birleştir
Antijen sunan hücrelerde MHC sınıf II'nin olmaması, CD4 seleksiyonunu engelleyen 'Çıplak Lenfosit Sendromu Tip II' tanısını koydurur.
MHC sınıf II genleri sağlam olmasına rağmen, onları başlatan CIITA (Class II Transactivator) veya RFX kompleksi mutasyonları transkripsiyonu durdurur.

Key Concept

CD4+ T hücrelerinin timustaki maturasyonu ve periferdeki antijenik uyarımı için antijen sunan hücrelerde MHC sınıf II ekspresyonu zorunludur.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 6 / 17Next
Genel Patoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin