Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme
563 questions
Türkiye’de kentsel yerleşmelerin sanayi fonksiyonu kazanmasında hammaddeye yakınlık, ulaşım olanakları, enerji kaynağına yakınlık ve pazarlama koşulları gibi farklı faktörler belirleyici olmaktadır. Bazı şehirler, işledikleri ürünün kaynağına (hammaddeye) sahip oldukları için gelişirken; bazıları ise bu kaynağa sahip olmamasına rağmen sahip oldukları ulaşım avantajları (liman, demir yolu kesişim noktası vb.) sayesinde sanayi kimliği kazanmıştır.
Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin bir sanayi merkezi olarak büyümesinde, o şehrin yakın çevresindeki doğal kaynak (hammadde) varlığının etkisi diğerlerine göre daha azdır?
Türkiye'de liman şehirlerinin büyümesi ve fonksiyonel çeşitlilik kazanması, büyük oranda limanın art bölgesiyle (hinterland) olan ulaşım bağlarının güçlü olmasına bağlıdır. Art bölgesi geniş olan limanlar ticaret ve sanayi merkezi olarak hızla gelişirken, ulaşımı dağlar tarafından kısıtlanan limanlar doğal liman özelliğine sahip olsalar dahi daha küçük ölçekli kalmışlardır.
Buna göre, aşağıdaki liman şehirlerinden hangisi, sahip olduğu doğal liman özelliğine rağmen hinterlandının dar olması nedeniyle kentsel fonksiyonlar bakımından diğerlerine göre daha az gelişmiştir?
Türkiye’de son yıllarda açıklanan demografik veriler, toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme eşiği olan seviyesinin altına gerilediğini ve nüfusun yaşlanma eğiliminin ivme kazandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, 2000'li yılların başında daha çok 'nüfusun niteliğini iyileştirme' odaklı olan politikaların, günümüzde yeniden 'nitelikli artışı ve yapısal dengeyi koruma' eksenine kaymasına neden olmuştur.
Buna göre, Türkiye'nin güncel nüfus vizyonu ve projeksiyonları çerçevesinde yürütülen çalışmalar arasında aşağıdakilerden hangisinin yer alması beklenemez?
Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; yer şekilleri, su kaynakları ve yürütülen ekonomik faaliyetlerin türüne göre farklı özellikler sergiler. Özellikle Batı Karadeniz Bölümü'nde yaygın olarak görülen, tahıl tarımı ve hayvancılığın yapıldığı, idari olarak birkaç mahallenin birleşmesinden meydana gelen ve yıl boyunca kesintisiz kullanılan yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin demografik dönüşüm süreci incelendiğinde, nüfusun yaş yapısında ve sektörel dağılımında belirgin değişimler yaşandığı görülmektedir. Aşağıdaki tabloda Türkiye nüfusunun 2015 ve 2025 (tahminî) yıllarına ait bazı yapısal özellikleri karşılaştırmalı olarak verilmiştir:
| Nüfus Özelliği | 2015 Yılı | 2025 Yılı (Tahminî) |
|---|---|---|
| Yaş Grubu Payı (%) | ||
| Yaş Grubu Payı (%) | ||
| Yaş Grubu Payı (%) | ||
| Ortanca Yaş (Medyan) |
Tablodaki veriler ve Türkiye'nin güncel demografik yapısı dikkate alındığında, yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
Türkiye’de bazı şehirlerin kurulup gelişmesinde, önemli ulaşım güzergâhlarının (kara ve demir yolu) kesişim noktasında yer almaları en temel etkendir. Bu tür şehirlerin ekonomik hayatı ve mekânsal büyümesi, büyük oranda bu ulaşım avantajına dayanır.
Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi gelişiminde "ulaşım fonksiyonunun" en belirgin olduğu merkezlere örnek olarak gösterilebilir?
Bir coğrafyacı, Türkiye'de kırsal yerleşme tipleri üzerine yürüttüğü arazi çalışmalarında şu iki farklı köy altı yerleşmesini gözlemlemiştir:
• Birinci yerleşme: Köyden uzaktaki tarım arazilerini işlemek veya aile içi anlaşmazlıklar gibi nedenlerle ana köyden ayrılarak kurulan, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygın olan, tarım ile hayvancılığın bir arada yapıldığı kalıcı bir yerleşmedir.
• İkinci yerleşme: Göçebe hayvancılıkla uğraşan toplulukların (özellikle Toros Dağları'ndaki Yörüklerin) hayvanlarına otlak bulmak amacıyla oluşturduğu, çoğunlukla kıl çadırlardan meydana gelen geçici bir yerleşmedir.
Buna göre, araştırmacının gözlemlediği bu köy altı yerleşmeleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
Bir coğrafya öğretmeni, 'Türkiye'de Köy Altı Yerleşmeleri' konusunu işlerken tahtaya 'Kalıcı Köy Altı Yerleşmeleri' başlığını atmış ve öğrencilerden bu gruba uygun örnekler vermelerini istemiştir. Öğrenciler tahtaya çeşitli yerleşme isimleri yazmış ancak içlerinden biri, yanlışlıkla sadece yılın belirli dönemlerinde kullanılan geçici bir yerleşme türünü listeye dâhil etmiştir.
Buna göre, tahtaya yazılan aşağıdaki yerleşmelerden hangisi kalıcı değil 'geçici' köy altı yerleşmeleri sınıfında yer aldığı için listeden silinmelidir?
Nüfusun yapısal özellikleri arasında yer alan cinsiyet oranı, Türkiye genelinde kadın ve erkekler arasında birbirine çok yakın ve dengeli bir dağılım göstermektedir. Ancak il düzeyinde yapılan demografik incelemelerde; özellikle sanayi, ticaret ve turizm sektörlerinin geliştiği merkezlerde erkek nüfus oranının, ekonomik olarak daha az gelişmiş yörelerde ise kadın nüfus oranının daha yüksek olduğu görülmektedir.
Türkiye'nin nüfus yapısında yerel ölçekte görülen bu cinsiyet dengesizliğinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de iç göç hareketleri neticesinde hem göçün başladığı kırsal mahallerde hem de göçün hedefi olan kentsel merkezlerde önemli sosyo-ekonomik ve mekansal değişimler yaşanmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi iç göçün göç veren kırsal alanlarda ortaya çıkardığı sonuçlardan biri değildir?
Türkiye’deki kentsel yerleşmelerin büyüme hızları ve fonksiyonel gelişimleri, bulundukları bölgenin doğal ve beşerî potansiyeliyle doğrudan ilişkilidir. Örneğin; Konya’nın gelişiminde geniş tarımsal araziler (ham madde) ve tarıma dayalı sanayi birincil etkendir. Kayseri ise tarımsal potansiyelinin Konya’ya oranla daha kısıtlı olmasına rağmen, Orta Anadolu’nun en önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kayseri’nin bu fonksiyonel başarısında ve kentsel büyümesinde aşağıdakilerden hangisinin etkisi diğerlerine göre daha azdır?
Türkiye'de özellikle kırsal alanlardan kentlere doğru yaşanan yoğun iç göçler, göç veren bölgelerde demografik yapının yanı sıra ekonomik faaliyetlerin işleyişini de derinden etkilemektedir. Genç ve dinamik nüfusun büyük şehirlere gitmesi, geride kalan yerleşimlerde üretim süreçlerinde bazı yapısal değişimlere ve zorunlu sonuçlara neden olmaktadır.
Buna göre, yoğun göç veren bir kırsal yörede aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?
Türkiye'nin demografik yapısı üzerine araştırma yapan bir coğrafyacı, incelediği üç farklı yöreye dair şu saptamalarda bulunmuştur:
1. Yöre: Yer şekilleri sade olduğu için toplam yüz ölçümü ile tarım alanlarının genişliği birbirine oldukça yakındır. Bu durum aritmetik ve fizyolojik nüfus yoğunluklarının birbirine çok yakın seyretmesine neden olmuştur. Bölgedeki sanayi ve ticaret faaliyetleri sayesinde aritmetik nüfus yoğunluğu ülke ortalamasının üzerindedir.
2. Yöre: Dağlık ve engebeli yapı nedeniyle tarım alanları oldukça dar bir yer tutar. Bölgede tarımla uğraşan kişi sayısı, gelişmiş bölgelere göre daha az olmasına rağmen birim tarım alanına düşen çiftçi sayısı oldukça yüksektir.
3. Yöre: Yoğun göç alması ve sanayinin merkezi konumunda olması sebebiyle toplam nüfus miktarında aşırı bir birikme söz konusudur. Mevcut arazilerin büyük kısmının yerleşim ve sanayi alanı olarak kullanılması, fizyolojik nüfus yoğunluğunun aritmetik nüfus yoğunluğundan çok daha yüksek çıkmasına yol açmıştır.
Bu saptamalar dikkate alındığında; 1, 2 ve 3 numaralı yöreler aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
Türkiye'de coğrafi koşulların çeşitliliği, kırsal yerleşmelerin dokusunu ve köy altı yerleşmelerinin kullanım sürelerini doğrudan etkilemektedir. Örneğin İç Anadolu gibi su kaynaklarının kısıtlı ve arazinin düz olduğu yörelerde evler birbirine yakın inşa edilir.
Buna göre, su kaynaklarının bol ve yer şekillerinin engebeli olduğu Karadeniz Bölgesi'nin kırsal kesimlerinde görülen yerleşme dokusu ile temel ekonomik faaliyetin hayvancılık olduğu geçici köy altı yerleşmesi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında "savunma sanayisinin Anadolu’nun iç kesimlerinde güvenli bir alana taşınması" stratejisi doğrultusunda, Ankara yakınlarında stratejik bir noktada kurulan Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) fabrikaları; bölgedeki küçük bir yerleşmenin kısa sürede göç alarak büyük bir sanayi kentine dönüşmesini sağlamıştır. Bu kentsel gelişim süreci aşağıdaki şehirlerden hangisinin ortaya çıkışını ve büyümesini açıklamaktadır?
Türkiye'nin demografik serüveni incelendiğinde; devletin önceleri askeri ve ekonomik güç gerekçesiyle nüfusu artırmayı hedeflediği, 1960'lardan itibaren ise planlı kalkınma anlayışıyla artış hızını sınırlandırıcı adımlar attığı görülür. 1980'li yılların sonrasında sayısal hedeflerden ziyade eğitim, sağlık ve istihdam gibi alanlara yatırım yapılarak nüfusun niteliği ön plana çıkarılmış, günümüzde ise doğurganlığın yenilenme seviyesinin altına inmesiyle yeniden artırıcı yönde tedbirler tartışılmaya başlanmıştır.
Bu süreçte yaşanan sosyoekonomik gelişmeler ve uygulanan politikalar dikkate alındığında, Türkiye'nin nüfus yapısı hakkında aşağıdakilerden hangisi kesinlikle söylenebilir?
Türkiye'de zaman içinde değişen sosyal ve ekonomik şartlara bağlı olarak nüfus politikalarında güncellemeler yapılmıştır. Belirli bir dönemden sonra devlet, nüfus miktarını sürekli artırma fikrinden vazgeçerek, nüfus artış hızını düşürücü ve nüfusun niteliğini (eğitim, sağlık vb.) artırıcı yönde tedbirler almaya başlamıştır.
Uygulanan politikalardaki bu köklü yön değişikliğinin (nüfus artış hızını düşürme eğiliminin) en temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini inceleyen bir araştırmacı, X ve Y yörelerinin nüfus yoğunlukları ile ilgili şu demografik bulgulara ulaşmıştır:
- X yöresi: Aritmetik nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının oldukça altındayken; fizyolojik ve tarımsal nüfus yoğunlukları Türkiye ortalamasının çok üzerindedir.
- Y yöresi: Hem aritmetik hem de fizyolojik nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerindedir. Ancak tarımsal nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının belirgin şekilde altındadır.
Buna göre, yalnızca bu yoğunluk verileri dikkate alındığında X ve Y yöreleri hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
Türkiye'de iç göç hareketleri analiz edilirken, bir yerleşim yerinin aldığı ve verdiği göçlerin toplamı 'göç hacmi'ni, bu iki değer arasındaki farkın toplam nüfusa oranı ise 'net göç hızı'nı ifade eder. Günümüzde bazı büyükşehirlerde ve bölgesel merkezlerde göç hacminin çok yüksek olmasına rağmen, net göç hızının sıfıra yakın (pozitif veya negatif binde 1-2 civarı) olduğu gözlemlenmektedir.
Buna göre, göç hacmi oldukça geniş olan ancak net göç hızı durağan seyreden bir merkez için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Bir bölge planlama çalışmasında, numaralandırılmış üç farklı planlama havzasının temel arazi ve demografi verileri derlenmiştir:
- I. Havza: 800.000 nüfus, 16.000 toplam alan ve 1.600 işlenebilir tarım arazisi
- II. Havza: 1.200.000 nüfus, 30.000 toplam alan ve alanın yarısını kaplayan tarım arazisi
- III. Havza: 500.000 nüfus, 10.000 toplam alan ve 5.000 işlenebilir tarım arazisi
Yalnızca bu mekânsal ve demografik veriler dikkate alındığında, havzalarla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?