Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

478 questions

Question 141Question

Yumuşama Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarını geniş bir platformda bir araya getiren Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) süreci sonucunda 1975'te imzalanan belge, Soğuk Savaş'ın o güne kadarki en önemli uzlaşı metni kabul edilir. Bu metinle bir yandan Avrupa'daki mevcut sınırların sarsılmazlığı ilkesi kabul edilerek II. Dünya Savaşı sonrası oluşan statüko resmen onaylanmış, diğer yandan ise 'Sepet Kararları' kapsamında insan hakları ve temel özgürlüklere saygı taahhüdü getirilmiştir. Bu taahhüt, ilerleyen yıllarda Doğu Bloğu içerisinde muhalif hareketlerin güçlenmesine ve komünist rejimlerin meşruiyetinin sorgulanmasına zemin hazırlamıştır.

Hakkında bilgi verilen bu belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Helsinki Nihai Senedi

Answer

Helsinki Nihai Senedi
Helsinki Nihai Senedi, 1975 yılında 35 ülkenin katılımıyla imzalanmıştır. Bu belgenin 'Birinci Sepeti' sınırların değişmezliğini ve toprak bütünlüğünü savunarak SSCB'nin II. Dünya Savaşı sonrası Doğu Avrupa'daki hakimiyetini Batı'ya resmen onaylatmıştır. 'Üçüncü Sepeti' ise insan hakları ve temel özgürlükleri güvence altına alarak Doğu Bloğu'ndaki muhalif hareketlerin (Charter 77 gibi) meşruiyet kazanmasına ve sistemin içten çöküşüne giden yolu açmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Yumuşama Dönemi'ndeki diplomatik girişimlerin karakterini ve kapsamını analiz etme.
Dönemin en geniş kapsamlı ve bloklar arası statükoyu resmileştiren belgesi aranır.
Soruda belirtilen 'statükonun onayı' ve 'insan hakları taahhüdü' arasındaki denge, dönemin ayırt edici özelliğidir.
2
Metinde verilen spesifik ipuçlarını (AGİK süreci, Sepet Kararları, 1975 tarihi) değerlendirme.
Bu özelliklerin tamamının Helsinki Nihai Senedi (Helsinki Accords) ile eşleştiği saptanır.
AGİK süreci sonunda imzalanan bu senet, Doğu Bloğu'nun varlığını tanırken Batı'nın demokratik değerlerini blok içine sızdıran bir araç olmuştur.

Key Concept

Helsinki Nihai Senedi (AGİK) ve Bloklar Arası Detant
Estimated Time:1m 30s
Question 142Question

Yumuşama Dönemi'nin en önemli diplomatik metni kabul edilen Helsinki Nihai Senedi'nde yer alan aşağıdaki maddelerden hangisi, Batılı devletlerin stratejik bir hamlesi olarak metne dahil edilmiş ve zamanla Doğu Bloku ülkelerindeki 'Charter 77' gibi muhalif hareketlerin en önemli meşruiyet kaynağı haline gelmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İnsan haklarına saygı ve temel özgürlüklerin korunması

Answer

İnsan haklarına saygı ve temel özgürlüklerin korunması maddesi, Doğu Bloku ülkelerindeki muhalif hareketlerin meşruiyet kaynağı olmuştur.
İnsan haklarına saygı ve temel özgürlüklerin korunması, Helsinki Nihai Senedi'nin Batı lehine olan en kritik maddesidir. SSCB, Avrupa'daki sınırlarının tanınması karşılığında bu maddeyi kabul etmek zorunda kalmıştır. Ancak bu taahhüt, Doğu Bloku ülkelerindeki aydınlar ve muhalifler için yasal bir dayanak oluşturmuş, rejimlerin baskıcı uygulamalarına karşı uluslararası denetimin yolunu açmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Helsinki Nihai Senedi'nin yapısını analiz et.
Belge; Güvenlik, Ekonomi ve İnsan Hakları olmak üzere üç temel 'sepet'ten oluşmaktadır.
Belgenin hangi maddesinin hangi amaca hizmet ettiğini anlamak için bölümlerini bilmek gerekir.
2
Blokların karşılıklı beklentilerini değerlendir.
SSCB sınırların dokunulmazlığını (siyasi kazanç), Batı ise insan haklarını (siyasi nüfuz) ön plana çıkarmıştır.
Yumuşama Dönemi'ndeki diplomatik dengeleri kavramak sorunun çözümünü sağlar.
3
İnsan hakları maddesinin uzun vadeli etkisini yorumla.
Bu madde sayesinde Doğu Bloku vatandaşları, kendi devletlerinin imzaladığı uluslararası bir metne dayanarak hak talep etmeye başlamıştır.
Muhalif hareketlerin (örn: Çekoslovakya'da Charter 77) bu belgeye dayanarak meşruiyet kazandığı bilgisine ulaşılır.

Key Concept

Helsinki Nihai Senedi ve İnsan Hakları Sepeti

Practice More

SALT-I ve SALT-II antlaşmalarının kapsamlarını karşılaştırarak nükleer silahların sınırlandırılması sürecini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 143Question

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılma sürecinde; 8 Aralık 1991 tarihinde Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya arasında imzalanan Belaveja Antlaşması ile temeli atılan oluşumun, 21 Aralık 1991'de Gürcistan ve Baltık Cumhuriyetleri dışındaki diğer cumhuriyetlerin de katılımıyla genişleyerek resmîyet kazandığı belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alma-Ata Protokolü

Answer

Bağımsız Devletler Topluluğu'nun resmen kurulmasını ve genişlemesini sağlayan belge Alma-Ata Protokolü'dür.
Alma-Ata Protokolü, 21 Aralık 1991'de Kazakistan'ın o dönemki başkenti Alma-Ata'da; Azerbaycan, Ermenistan, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Rusya, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Ukrayna'nın katılımıyla imzalanmıştır. Bu protokol, SSCB'nin resmen sona erdiğini ve BDT'nin bu 11 devlet arasında kurulduğunu teyit eden asıl belgedir.

Step-by-Step Solution

1
Tarihsel süreci analiz etme
1991 yılındaki SSCB'nin dağılma süreci ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kuruluş aşamaları belirlendi.
Soruda istenen belgenin zaman dilimini ve bağlamını doğru saptamak gerekir.
2
Belgeler arası ayrım yapma
Belaveja Antlaşması'nın ilk çekirdek kadro (3 devlet), Alma-Ata Protokolü'nün ise geniş katılım (11 devlet) olduğu saptandı.
BDT'nin kuruluşundaki iki önemli aşamayı karıştırmamak, doğru cevaba ulaşmak için kritiktir.
3
Sonuç belgesini belirleme
21 Aralık 1991 tarihli genişleme ve resmî kuruluş belgesinin Alma-Ata Protokolü olduğu sonucuna varıldı.
Soruda vurgulanan 'genişleyerek resmîyet kazandığı' ifadesi bu protokolü işaret etmektedir.

Key Concept

Bağımsız Devletler Topluluğu'nun Kuruluş Süreci
Question 144Question

II. Dünya Savaşı sonrasında ABD tarafından Avrupa devletlerine yönelik hazırlanan Marshall Planı'na tepki olarak; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) liderliğinde, sosyalist ülkeler arasında ekonomik iş birliği ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla 1949 yılında kurulan teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: COMECON

Answer

Marshall Planı'na karşı Doğu Bloku'nda kurulan ekonomik teşkilat COMECON'dur.
Marshall Planı, ABD tarafından Batı Avrupa ülkelerine sağlanan bir ekonomik yardım paketidir. SSCB, bu durumun Doğu Bloku ülkeleri üzerindeki etkisini kırmak ve kendi uydusu olan devletlerle ekonomik bütünleşmeyi sağlamak amacıyla 1949'da COMECON'u (Council for Mutual Economic Assistance) kurmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki anahtar kavramları belirleme.
Anahtar kavramlar: 'Marshall Planı'na tepki', 'Sosyalist ülkeler', '1949', 'Ekonomik iş birliği'.
Sorunun hangi tarihsel süreç ve hangi alanla (ekonomi/siyaset/askeri) ilgili olduğunu netleştirmek gerekir.
2
Marshall Planı'nın niteliğini analiz etme.
Marshall Planı, ABD'nin Avrupa'yı ekonomik olarak ayağa kaldırma projesidir.
Batı Bloku'nun ekonomik hamlesine verilen cevabın da ekonomik tabanlı olması beklenir.
3
Doğu Bloku kuruluşlarını karşılaştırma.
COMINFORM siyasi, Varşova Paktı askeri, COMECON ise ekonomik amaçlıdır.
Teşkilatların kuruluş amaçları arasındaki farkı bilmek doğru seçeneğe ulaştırır.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi Bloklaşmaları ve Ekonomik Örgütler

Hints

1
Cevap, Doğu Bloku ülkeleri arasındaki ekonomik yardımlaşmayı hedefleyen bir kurumdur.
2
Marshall Planı (Ekonomik) → COMECON; NATO (Askeri) → Varşova Paktı eşleşmesini hatırla.
3
İsmi 'Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi' olan yapının İngilizce kısaltmasını düşün.

Practice More

Molotov Planı'nın COMECON ile olan ilişkisini ve hangi ülkeleri kapsadığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 145Question

II. Dünya Savaşı sonrasında Doğu Bloku ülkeleri arasında ekonomik dayanışmayı güçlendirmek amacıyla kurulan ve Batı Bloku’ndaki Marshall Planı ile Avrupa Ekonomik İş Birliği Teşkilatı’na (OEECOEEC) karşılık gelen oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: COMECON (Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi)

Answer

Doğu Bloku ülkeleri arasında ekonomik dayanışmayı sağlamak amacıyla kurulan teşkilat COMECON'dur (Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi).
Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi olarak bilinen COMECON, 1949 yılında SSCB öncülüğünde Bulgaristan, Çekoslovakya, Macaristan, Polonya ve Romanya tarafından kurulmuştur. Temel amacı, Doğu Bloku ülkeleri arasında ekonomik iş birliğini geliştirmek ve Batı Bloku'nun Marshall Planı ile sağladığı ekonomik üstünlüğe karşı denge oluşturmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki anahtar kavramları analiz etme
Doğu Bloku, ekonomik dayanışma ve Marshall Planı/OEEC karşılığı olan yapı aranmaktadır.
Soğuk Savaş dönemindeki örgütlenmeler askeri, siyasi ve ekonomik olarak ayrılmalıdır.
2
Doğu Bloku'ndaki ekonomik örgütlenmeyi belirleme
1949 yılında kurulan COMECON, Doğu Bloku ülkelerinin ekonomik entegrasyonunu sağlamayı hedefler.
Bu yapı, Batı'daki Avrupa Ekonomik İş Birliği Teşkilatı'na (OEEC) bir alternatif olarak hayata geçirilmiştir.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi'nde Bloklaşma ve Ekonomik Örgütlenmeler
Question 146Question

I. Dünya Savaşı sonrasında bozulan Avrupa siyasi dengelerini düzeltmek, Fransa'nın güvenlik endişelerini gidermek ve Almanya'nın Batı sınırlarının dokunulmazlığını garanti altına alarak onu uluslararası sisteme yeniden dahil etmek amacıyla 1925 yılında imzalanan diplomatik belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Locarno Paktı

Answer

Locarno Paktı, 1925 yılında Almanya'nın Batı sınırlarını güvence altına alarak Avrupa'da barış ortamını güçlendiren antlaşmadır.
Locarno Paktı, 1925 yılında Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Belçika, Polonya ve Çekoslovakya arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmanın en önemli özelliği, Almanya'nın Batı sınırlarının (Fransa ve Belçika sınırı) kesinleşmesi ve değişmezliğinin garanti edilmesidir. Bu süreç, Almanya'nın uluslararası alandaki yalnızlığının sona ermesine ve 1926'da Milletler Cemiyeti'ne girmesine olanak sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tarih ve temel amaç eşleştirmesi yapın.
1925 yılı ve 'sınır güvenliği', 'Almanya'nın sisteme dönüşü' anahtar kavramları tespit edilir.
Uluslararası paktların hangi yıllarda ve hangi amaçla yapıldığını bilmek doğru seçeneğe götürür.
2
Seçeneklerdeki diğer paktları kronolojik olarak eleyin.
1919 (Versay), 1922 (Rapallo), 1928 (Briand-Kellogg) tarihli seçenekler dışlanır.
Kronolojik bilgi, benzer amaçlı belgeler arasındaki farkı netleştirir.
3
Almanya ve Fransa arasındaki gerginliğin yumuşadığı dönemi (Locarno Ruhu) değerlendirin.
Locarno Paktı'nın imzalanmasıyla Almanya'nın Milletler Cemiyeti'ne üye olduğu sonucuna varılır.
Locarno, savaş sonrası uzlaşma döneminin en önemli simgesidir.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönem Barış Çabaları (1923-1929)

Practice More

Locarno Paktı'ndan sonra 1928'de imzalanan ve savaşı ulusal bir politika aracı olmaktan çıkaran Briand-Kellogg Paktı'nın detaylarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 147Question

II. Dünya Savaşı'nın yarattığı olağanüstü ekonomik koşullarda, ordunun iaşesini sağlamak ve artan savunma giderlerini karşılamak amacıyla 1944 yılında yürürlüğe konulan; tarımsal ürünlerin %10'unun devlete verilmesini öngören ve uygulama biçimiyle Cumhuriyet döneminde kaldırılan Aşar vergisine benzetilen ekonomik düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toprak Mahsulleri Vergisi

Answer

Toprak Mahsulleri Vergisi
Doğru yanıt olan Toprak Mahsulleri Vergisi, II. Dünya Savaşı'nın en zorlu yıllarından biri olan 1944'te, ordunun ve büyük şehirlerin iaşe ihtiyacını karşılamak amacıyla çıkarılmıştır. Bu vergi, ürünün belirli bir oranının (genellikle %10) devlete verilmesini öngördüğü için 1925'te kaldırılan Aşar vergisine çok benzetilmiş ve köylü üzerinde büyük bir baskı oluşturmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Dönemi ve bağlamı analiz etme
II. Dünya Savaşı yılları (1939-1945) ve savaş ekonomisi tedbirleri.
Soru 1944 yılında çıkarılan ve tarımsal üretimle ilgili bir düzenlemeyi sormaktadır.
2
Verginin niteliğini belirleme
Tarımsal ürünler üzerinden alınan, aynen (ürün olarak) veya nakden ödenen bir yükümlülük.
Soruda geçen 'Aşar vergisine benzetilme' ifadesi, doğrudan tarım üreticisine yönelik bir vergiyi işaret eder.
3
Tarihsel eşleştirme yapma
1944 yılında yürürlüğe giren düzenlemenin Toprak Mahsulleri Vergisi olduğu sonucuna ulaşılır.
Varlık Vergisi 1942'de, Milli Korunma Kanunu 1940'ta çıkmıştır; Toprak Mahsulleri Vergisi ise 1944'te çıkarılmıştır.

Key Concept

II. Dünya Savaşı Dönemi Ekonomi Politikaları

Practice More

II. Dünya Savaşı döneminde Türkiye'de devletçilik ilkesinin en uç örneği olan Milli Korunma Kanunu'nun kapsamını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 148Question

II.II. Dünya Savaşı (193919451939-1945) sürecinde Türkiye, fiilen sıcak çatışmalara girmemiş olsa da "aktif tarafsızlık" ve "denge politikası" izleyerek savaşın etkilerini yönetmeye çalışmıştır. Bu dönemde yaşanan diplomatik gelişmeler ve savaşın Türkiye üzerindeki iç siyasi-ekonomik yansımaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu sürece ait gelişmelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Batı Cephesi'ndeki Yunan işgalini durdurmak ve ordunun lojistik ihtiyaçlarını halktan karşılamak için Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayınlanması

Answer

Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayınlanması II. Dünya Savaşı dönemine ait bir gelişme değildir.
Tekalif-i Milliye Emirleri, 7-8 Ağustos 1921 tarihinde Milli Mücadele'nin zorlu şartlarında, Batı Cephesi'ndeki ordunun ihtiyaçlarını halktan bedeli sonradan ödenmek üzere toplamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayınlanmıştır. Bu gelişme, 1939-1945 yılları arasındaki II. Dünya Savaşı dönemiyle kronolojik olarak uyumsuzdur.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapılması
Soruda belirtilen dönem 1939-1945 yılları arasındaki II. Dünya Savaşı sürecidir.
Gelişmelerin kronolojik ve tematik olarak doğru dönemle eşleştirilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki ekonomik ve diplomatik verilerin kontrol edilmesi
Adana/Kahire Konferansları (Diplomasi), Milli Korunma Kanunu/Varlık Vergisi (Ekonomi) ve Çok Partili Hayat (Siyasi sonuç) II. Dünya Savaşı ile doğrudan ilişkilidir.
Türkiye'nin savaş yıllarında izlediği denge politikası ve iç tedbirler bu unsurları kapsar.
3
Çeldirici unsurun tespit edilmesi
Tekalif-i Milliye Emirleri'nin 1921 yılında, Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde yayınlandığı belirlenmiştir.
Milli Mücadele dönemi uygulamaları ile II. Dünya Savaşı dönemi uygulamaları arasındaki era ayrımının yapılması soruyu çözüme ulaştırır.

Key Concept

II. Dünya Savaşı Dönemi Türkiye'nin İç ve Dış Politikası
Question 149Question

II. Dünya Savaşı sonrasında 1946 yılında çok partili siyasi hayata geçen ve 1950 genel seçimleriyle iktidar değişikliği (Beyaz İhtilal) yaşayan Türkiye, dış politikada Batı Bloku'nun güvenlik stratejileriyle tam uyum sağlamaya çalışmıştır. Bu doğrultuda Türkiye'nin, Sovyetler Birliği'nin Orta Doğu'daki nüfuzunu kırmak ve bölgesel bir savunma hattı oluşturmak amacıyla 1955 yılında öncülük ettiği pakt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bağdat Paktı

Answer

Türkiye'nin 1950'li yıllarda Orta Doğu'da Sovyet nüfuzuna karşı kurduğu savunma hattı Bağdat Paktı'dır.
Bağdat Paktı, 1955 yılında Türkiye ve Irak arasında imzalanan ve daha sonra İngiltere, İran ve Pakistan'ın katılımıyla Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını engellemeyi amaçlayan askeri-siyasi bir ittifaktır. Demokrat Parti döneminde izlenen bu 'paktlar politikası', Türkiye'nin Batı Bloku'ndaki yerini sağlamlaştırma ve Sovyet tehdidini bölgesel iş birlikleriyle çevreleme stratejisinin bir parçasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin iç ve dış siyasi şartlarının analiz edilmesi
1950 seçimleri sonrası Demokrat Parti iktidarının Batı Bloku ile tam entegrasyon politikası izlediği görülür.
Soruda belirtilen 'iktidar değişikliği' ve 'Batı Bloku stratejileri' vurgusu bu döneme işaret eder.
2
Bölgesel ittifakların coğrafi ve kronolojik olarak ayrıştırılması
Balkan Paktı'nın Batı (Balkanlar), Bağdat Paktı'nın ise Doğu (Orta Doğu) odaklı olduğu saptanır.
Soruda özellikle 'Orta Doğu'da Sovyet nüfuzunu kırmak' ifadesi kullanılmıştır.
3
Bağdat Paktı'nın kuruluş sürecinin hatırlanması
1955 yılında Türkiye, Irak, İngiltere, İran ve Pakistan katılımıyla pakt kurulmuştur.
İttifakın 1959'da CENTO adını alması ve merkezinin Ankara'ya taşınması bu paktın ayırt edici özellikleridir.

Key Concept

Bağdat Paktı (1955)
Question 150Question

Türk dili konuşan halklar arasındaki kültürel bağları güçlendirmek amacıyla 1993 yılında kurulan ve faaliyetlerinden dolayı 'Türk Dünyasının UNESCO'su' olarak adlandırılan uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TÜRKSOY

Answer

Türk Dünyasının UNESCO'su olarak nitelendirilen kuruluş TÜRKSOY'dur.
TÜRKSOY (Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı), 1993 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye ve Türkmenistan'ın katılımıyla kurulmuştur. Türk dünyasının ortak kültür mirasını korumak ve tanıtmak amacıyla yaptığı geniş çaplı çalışmalar nedeniyle uluslararası alanda 'Türk Dünyasının UNESCO'su' olarak tanımlanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen '1993 yılı' ve 'Türk Dünyasının UNESCO'su' anahtar ifadeleri analiz edilir.
Kültürel alanda faaliyet gösteren ve Türk dünyasını kapsayan bir kuruluş arandığı tespit edilir.
Bu ifadeler TÜRKSOY'un karakteristik tanımlarıdır.
2
Seçeneklerdeki kuruluşların görev alanları ve kuruluş yılları karşılaştırılır.
TÜRKSOY'un kültürel iş birliği misyonuyla tam uyumlu olduğu, diğerlerinin ise ekonomik veya siyasi ağırlıklı olduğu görülür.
Doğru kuruluşu diğerlerinden ayırt etmek için misyon farklılıkları değerlendirilir.

Key Concept

Küreselleşen Dünya Sürecinde Türk Dünyası Teşkilatları
Estimated Time:45s
Question 151Question

II. Dünya Savaşı sonrasında ABD'nin geleneksel 'Yalnızlık Politikası'nı (Monroe Doktrini) resmen terk ederek Sovyet Rusya'nın yayılmacılığını durdurmak amacıyla başlattığı 'Çevreleme Politikası'nın (Containment) ilk somut ve resmi adımı kabul edilen gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Truman Doktrini

Answer

ABD'nin Yalnızlık Politikası'ndan vazgeçerek başlattığı Çevreleme Politikası'nın ilk resmi adımı Truman Doktrini'dir.
Doğru seçenek olan gelişme, 1947 yılında ABD Başkanı tarafından ilan edilmiş olup Türkiye ve Yunanistan'a askeri yardım öngörmüştür. Bu belge, ABD'nin dünya siyasetinde aktif bir rol üstlendiğinin ve Sovyet nüfuzuna karşı 'çevreleme' stratejisini resmen başlattığının ilk kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
ABD'nin Soğuk Savaş başındaki stratejik dış politika değişimini analiz etmek.
ABD, geleneksel Monroe Doktrini (Yalnızlık Politikası) yerine aktif müdahaleciliği benimsemiştir.
Sovyet yayılmacılığı karşısında Batı dünyasının liderliğini üstlenme gereksinimi.
2
Çevreleme (Containment) politikasının başlangıç noktasını belirlemek.
12 Mart 1947 tarihinde ilan edilen belgeye odaklanılır.
George Kennan tarafından teorize edilen çevreleme stratejisinin ilk pratik uygulamasıdır.
3
Türkiye ve Yunanistan'a yönelik ilk askeri-ekonomik yardımların kaynağını saptamak.
Truman Doktrini ile bu ülkelere 400 milyon dolarlık yardım kararı alınmıştır.
Bu iki ülkenin Sovyet tehdidi altındaki kritik stratejik konumları.

Key Concept

Truman Doktrini ve Çevreleme Politikası
Estimated Time:1m 0s
Question 152Question

Yumuşama (Detant) Dönemi'nde nükleer silahlanma yarışını kontrol altına almayı hedefleyen ve 'Stratejik Silahların Sınırlandırılması' görüşmelerinin ikinci ayağını oluşturan diplomatik süreç, 1979 yılında imzalanan bir antlaşma ile neticelenmiştir. Ancak bu antlaşma, SSCB'nin yayılmacı bir politika izleyerek Afganistan'ı işgal etmesi üzerine ABD Senatosu tarafından onaylanmamış ve taraflar arasında 'İkinci Soğuk Savaş' olarak adlandırılan gerginlik süreci başlamıştır.

Bu metinde bahsedilen ve imzalandığı halde yürürlüğe girmeyen antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: SALT-II Antlaşması

Answer

SALT-II Antlaşması, 1979'da imzalanmasına rağmen SSCB'nin Afganistan'ı işgali üzerine ABD tarafından onaylanmamış ve kadük kalmıştır.
SALT-II Antlaşması, 1979 yılında ABD ve SSCB liderleri arasında stratejik nükleer silahları kısıtlamak amacıyla imzalanmıştır. Ancak aynı yılın sonunda SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi, ABD Senatosu'nun antlaşmayı onaylamayı reddetmesine ve belgenin yürürlüğe girmemesine neden olmuştur. Bu olay, Yumuşama Dönemi'nin sona erdiğinin ve gerginliğin yeniden tırmandığının en açık göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Tarih ve diplomatik bağlamı belirleme
Soruda verilen 1979 yılı ve 'silahsızlanmanın ikinci aşaması' ifadesi, bizi SALT (Strategic Arms Limitation Talks) görüşmelerine yönlendirir.
Doğru dönemi ve diplomatik süreci saptamak için temel adımdır.
2
Dış siyasi olayın etkisini analiz etme
SSCB'nin 1979'daki Afganistan müdahalesi, Yumuşama Dönemi'nin ruhuna zarar vermiş ve ABD'nin silahsızlanma sürecinden çekilmesine yol açmıştır.
Antlaşmanın neden onaylanmadığını ve 'İkinci Soğuk Savaş'ın nasıl başladığını anlamak için gereklidir.
3
Seçenekler arasında ayrım yapma
SALT-I 1972'de başarıyla uygulanırken, SALT-II 1979'da imzalanmış ancak onaylanmamıştır. Truman ve Eisenhower doktrinleri ise daha önceki sertleşme dönemlerine aittir.
Kronolojik ve içeriksel olarak doğru antlaşmayı ayırt etmek için gereklidir.

Key Concept

Yumuşama Dönemi Silahsızlanma Çabaları ve SALT Süreci
Question 153Question

19551955 yılında Orta Doğu'daki Sovyet yayılmacılığına karşı Türkiye, Irak, İngiltere, Pakistan ve İran arasında kurulan; ancak 19581958 yılında Irak'taki rejim değişikliği sonrası bu ülkenin ayrılmasıyla merkezini Ankara'ya taşıyan ve 19591959 yılında CENTO (Merkezi Antlaşma Teşkilatı) adını alan savunma örgütü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bağdat Paktı

Answer

Sözü edilen pakt, 19551955 yılında kurulan ve daha sonra CENTO adını alan Bağdat Paktı'dır.
Doğru cevap olan pakt, 19551955 yılında Türkiye ve Irak arasında kurulmuş, İngiltere, Pakistan ve İran'ın katılımıyla güçlenmiştir. 19581958'de Irak'ın çekilmesinin ardından paktın merkezi Bağdat'tan Ankara'ya taşınmış ve örgütün ismi Merkezi Antlaşma Teşkilatı (CENTO) olarak değiştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dönem ve bölge analizi yapılması
19501950'li yıllarda Orta Doğu güvenliğine yönelik paktlar incelendi.
Soruda verilen tarih (19551955) ve bölgesel odak (Orta Doğu), paktın sınırlarını çizmektedir.
2
Üye ülkelerin ve rejim değişikliğinin değerlendirilmesi
Irak'ın ayrılması ve merkezin Ankara'ya taşınması Bağdat Paktı ile özdeşleşen bir gelişmedir.
19581958 Irak Darbesi sonrası paktın adı ve merkezi değişmiştir.
3
CENTO dönüşümünün teyit edilmesi
CENTO (Merkezi Antlaşma Teşkilatı), Bağdat Paktı'nın devamı niteliğindedir.
İttifakın son aşamadaki adı olan CENTO, Bağdat Paktı'nın evrilmiş halidir.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi Bölgesel Paktlar ve CENTO Dönüşümü
Estimated Time:1m 15s
Question 154Question

İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen Soğuk Savaş sürecinde, Batı Bloku'nun askeri kanadı olan NATO'ya 19551955 yılında Federal Almanya'nın (Batı Almanya) üye olarak kabul edilmesi Doğu Bloku içerisinde büyük bir güvenlik endişesine yol açmıştır.

Bu gelişmeye doğrudan bir tepki olarak, Sovyetler Birliği liderliğinde sekiz sosyalist ülkenin katılımıyla kurulan askeri ve siyasi ittifak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Varşova Paktı

Answer

NATO'ya Federal Almanya'nın dahil edilmesine tepki olarak kurulan askeri ittifak Varşova Paktı'dır.
Batı Bloku'nun 19491949'da kurduğu NATO'ya 19551955 yılında Federal Almanya'nın dahil edilmesi, Doğu Bloku'nu askeri bir önlem almaya itmiş ve aynı yıl Varşova Paktı kurulmuştur. Bu pakt, Doğu Bloku'nun NATO'ya karşı askeri ve siyasi savunma gücünü birleştirmeyi amaçlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Gelişmenin niteliğini belirle.
Federal Almanya'nın NATO'ya girmesi askeri bir hamledir.
NATO bir savunma örgütüdür ve Batı Almanya'nın silahlandırılması Doğu Bloku için doğrudan askeri tehdit algısı yaratmıştır.
2
Tarihsel süreci analiz et.
Olay 19551955 yılında gerçekleşmiştir.
Soruda verilen tarih, Doğu Bloku'nun askeri cevabının zamanlamasını netleştirmektedir.
3
Doğu Bloku kuruluşlarını işlevlerine göre eşleştir.
Varşova Paktı askeri, COMECON ekonomik, Cominform siyasi örgütlenmedir.
Doğu Bloku, Batı'nın her hamlesine (Truman, Marshall, NATO) farklı bir alanda karşılık vermiştir.

Key Concept

Doğu Bloku'nun NATO'ya karşı askeri örgütlenmesi
Estimated Time:1m 30s
Question 155Question

Yumuşama Dönemi'nde Türkiye ile ABD arasında yaşanan en ciddi diplomatik krizlerden biri Kıbrıs Meselesi nedeniyle ortaya çıkmıştır. 19641964 yılında Türkiye'nin adaya müdahale kararı alması üzerine ABD Başkanı tarafından Başbakan İsmet İnönü'ye gönderilen ve Türkiye'nin NATO silahlarını Kıbrıs'ta kullanamayacağını belirten diplomatik belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Johnson Mektubu

Answer

Türkiye'nin Kıbrıs müdahalesini engellemek için gönderilen belge Johnson Mektubu'dur.
Johnson Mektubu, 19641964 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahale hazırlığında olduğu sırada ABD Başkanı Lyndon B. Johnson tarafından İsmet İnönü'ye gönderilmiştir. Mektupta, Türkiye'nin olası bir Sovyet müdahalesi durumunda NATO tarafından korunmayabileceği ve ABD yardımıyla verilen silahların Kıbrıs'ta kullanılamayacağı belirtilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kıbrıs'taki Rum saldırıları (Kanlı Noel) sonrası Türkiye'nin 19641964 yılındaki müdahale kararını hatırla.
19641964 Kıbrıs Bunalımı süreci tespit edildi.
Soruda istenen olayın tarihsel bağlamını kurmak için gereklidir.
2
Dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'ın Türkiye'ye gönderdiği diplomatik uyarının adını belirle.
Johnson Mektubu'nun içeriği (NATO silahlarının kullanılamayacağı uyarısı) ile örtüşmektedir.
Doğru diplomatik belgeyi saptamak için bu adım zorunludur.

Key Concept

Yumuşama Dönemi'nde Türk Dış Politikası ve Kıbrıs Sorunu

Hints

1
Bu belge, Türkiye'nin çok yönlü dış politika izlemeye başlamasına neden olan bir krizdir.
2
Mektup, dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'ın adıyla anılmaktadır.
3
Mektup, NATO silahlarının Türkiye'nin ulusal çıkarları (Kıbrıs) doğrultusunda kullanılmasına karşı çıkmıştır.

Practice More

Bu krizden sonra Türkiye'nin dış politikasında yaşadığı eksen kayması ve çok yönlü diplomasi anlayışını inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 156Question

Rusya'daki 1917 Bolşevik İhtilali sonrasında Türkistan topraklarında Rus yönetimine karşı başlatılan, yerel liderlerin "Korbaşı" unvanıyla komuta ettiği ve 1921 yılında Enver Paşa’nın katılımıyla askeri bir nitelik kazanan milli direniş hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Basmacı Hareketi

Answer

Basmacı Hareketi
Doğru cevap olan hareket, 1918'de Hokand'da başlayan ve Rus sömürgeciliğine karşı "Türkistan Türkistanlılarındır" şiarıyla yürütülen Basmacı Hareketi'dir. Bu hareketin yerel birlik komutanlarına Korbaşı denir ve Enver Paşa harekete en büyük askeri ivmeyi kazandıran isimdir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın geçtiği coğrafya ve dönemi belirle.
1917 sonrası Türkistan coğrafyası ve Rusya ile olan mücadele.
Soruda belirtilen Bolşevik İhtilali ve Rus yönetimine karşı direniş ipuçları bizi Türkistan'a yönlendirir.
2
Özel terim ve isimleri analiz et.
"Korbaşı" unvanı ve Enver Paşa'nın varlığı.
Korbaşılar, Basmacı Hareketi'nin yerel liderleridir; Enver Paşa ise bu harekete 1921'de dahil olup liderlik etmiştir.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Basmacı Hareketi'nin tanımıyla sorunun örtüştüğünü teyit et.
Diğer seçenekler ya farklı coğrafyaları (Çin, Japonya) ya da farklı nitelikteki (eğitimsel, iç savaş) olayları temsil eder.

Key Concept

Basmacı Hareketi ve Türkistan Bağımsızlık Mücadelesi

Hints

1
Bu hareket Orta Asya'daki Müslüman Türk halklarının bağımsızlık mücadelesidir.
2
Enver Paşa, 1922 yılında Tacikistan'da bu hareketin liderliğini yaparken şehit düşmüştür.
3
Ruslar bu hareketi küçümsemek için 'akıncı/haydut' anlamına gelen bir terim kullanmışlardır.

Practice More

İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' sloganının bu bölgedeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 157Question

XX. yüzyılın başlarında, Çarlık Rusyası'nın yıkılması ve Bolşevik İhtilali'nin ardından Türkistan coğrafyasının bağımsızlığını hedefleyen, 'Baskın yapan' anlamıyla anılan ve Enver Paşa'nın katılımıyla askeri bir nitelik kazanan milli direniş hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Basmacı Hareketi

Answer

Türkistan coğrafyasında Rus baskısına karşı başlatılan bağımsızlık hareketi Basmacı Hareketi'dir.
Basmacı Hareketi, 1918'de başlayan ve 1930'lara kadar süren, Türkistan halkının Rus işgaline ve Bolşevik rejimine karşı yürüttüğü milli direnişin adıdır. Enver Paşa'nın 1921'de harekete katılmasıyla mücadele daha organize ve askeri bir boyut kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tarihsel süreci analiz etme
1917 Bolşevik İhtilali sonrası Rusya'da oluşan otorite boşluğu tespit edilir.
Hareketin hangi siyasi ortamda doğduğunu anlamak için gereklidir.
2
Coğrafi ve siyasi ipuçlarını birleştirme
Türkistan, bağımsızlık hedefi ve Enver Paşa'nın liderliği gibi anahtar kavramlar bir araya getirilir.
Doğru direniş hareketini diğerlerinden ayırt etmek için gereklidir.
3
Kavramsal tanımlama yapma
Bu özelliklerin tamamını karşılayan hareketin Basmacı Hareketi olduğu saptanır.
Soruda sorulan tanımın terminolojik karşılığını bulmak için gereklidir.

Key Concept

Basmacı Hareketi ve Türkistan Bağımsızlık Mücadelesi

Hints

1
Bu hareket 'Türkistan Türkistanlılarındır' parolasıyla hareket etmiştir.
2
Osmanlı Devleti'nin eski Harbiye Nazırı Enver Paşa bu mücadelede şehit düşmüştür.
3
Hareketin adı Ruslar tarafından küçümseme amacıyla kullanılan ve 'akıncı, haydut' anlamına gelen bir kelimeden türetilmiştir.

Practice More

Sovyet Rusya'nın bu harekete karşı uyguladığı 'asimilasyon' ve 'böl-yönet' politikalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 158Question

II. Dünya Savaşı’nın ardından Türkiye’de demokratikleşme çabalarının hız kazandığı süreçte, 1945 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Grubu'na sunulan ve Türk siyasi tarihine "Dörtlü Takrir" olarak geçen önerge, çok partili hayata geçişin en önemli dönüm noktalarından biri kabul edilir.

Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından imzalanan bu önerge ile talep edilen temel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Parti tüzüğünde ve mevcut kanunlarda demokratik düzenlemelerin gerçekleştirilmesi

Answer

Dörtlü Takrir ile talep edilen temel değişiklik, parti tüzüğünde ve ülke kanunlarında demokratik düzenlemelerin yapılmasıdır.
Dörtlü Takrir olarak bilinen önerge, Celal Bayar ve arkadaşları tarafından CHP Meclis Grubu'na sunulmuştur. Bu önergenin özü, halkın yönetime katılımının artırılması, hükümetin denetlenmesi ve mevcut kanunların demokratik esaslara uygun hale getirilmesidir. Bu hareketin reddedilmesi üzerine muhalif isimler istifa etmiş veya ihraç edilmiş, ardından 1946'da Demokrat Parti kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin siyasi koşullarını değerlendiriniz.
II. Dünya Savaşı sonrası Türkiye'de çok partili hayata geçiş süreci başlamıştır.
Önergenin verildiği 1945 yılı, Türkiye'nin Batı demokrasilerine uyum sağlama çabasının yoğun olduğu bir dönemdir.
2
Önergeyi imzalayan isimleri (Bayar, Menderes, Köprülü, Koraltan) analiz ediniz.
Bu isimler daha sonra Demokrat Parti'yi (DP) kuracak olan isimlerdir.
Bu muhalefet hareketi CHP içinden doğmuş ve yeni bir siyasi partinin temellerini atmıştır.
3
Önergenin (Dörtlü Takrir) içeriğini belirleyiniz.
Önerge, milli egemenliğin ve demokrasinin gereği olarak parti ve devlet yönetiminde reform talep etmektedir.
Bu talep doğrudan kanunların ve parti tüzüğünün demokratikleşmesi üzerinedir.

Key Concept

Demokrat Parti'nin kuruluşu ve Dörtlü Takrir

Hints

1
Bu önergeyi veren isimlerin daha sonra hangi partiyi kurduğunu düşünün.

Practice More

Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geldiği 'Beyaz İhtilal' sürecini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 159Question

II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'nin izlediği "denge politikası" çerçevesinde gerçekleşen Adana Görüşmeleri'nde (1943), İngiltere Başbakanı Winston Churchill'in Türkiye'yi müttefik saflarında savaşa dahil etme isteğine karşı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün öne sürdüğü temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Türk ordusunun modern silah, araç ve gereç bakımından yetersiz olması ve bu eksikliğin müttefikler tarafından giderilmesi şartı

Answer

İsmet İnönü'nün Adana Görüşmeleri'nde öne sürdüğü temel gerekçe, Türk ordusunun teknik teçhizat ve silah yönünden eksikliklerinin müttefiklerce giderilmesidir.
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Adana Görüşmeleri'nde İngiliz Başbakanı Churchill'e Türk ordusunun uçak, tank ve diğer modern silahlar bakımından çok eksik olduğunu, bu eksiklikler giderilmeden savaşa girmenin Türkiye'nin yıkımına yol açacağını belirtmiştir. Bu durum tarihe 'Adana Listesi' olarak geçen askeri yardım taleplerinin temelini oluşturmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Görüşmenin bağlamını belirle
1943 Adana Görüşmeleri, Türkiye'nin savaşa girmesi yönündeki baskıların arttığı bir dönemde yapılmıştır.
Savaşın seyrini ve Türkiye'nin üzerindeki dış baskıyı anlamak için gereklidir.
2
Türkiye'nin stratejisini analiz et
Türkiye, "faal tarafsızlık" politikası gereği savaşa girmeyi ordunun modernizasyonu şartına bağlamıştır.
Türkiye'nin savaşa doğrudan katılmak yerine hazırlıksız olduğunu belirterek zaman kazandığını kavramak gerekir.
3
Doğru gerekçeyi tespit et
İsmet İnönü, Churchill'e ordunun donanım eksikliğini (Adana Listesi) gerekçe göstererek savaşa fiilen girişi ertelemiştir.
Görüşmenin temel sonucunu ve Türkiye'nin diplomatik başarısını belirlemek için gereklidir.

Key Concept

II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'nin izlediği denge politikası ve askeri hazırlıksızlık gerekçesi.
Question 160Question

II. Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği’nin (SSCB) yayılmacı politikasına karşı, ABD liderliğinde 1949 yılında kurulan ve Batı Bloğu'nun askeri savunma gücünü oluşturan uluslararası örgüt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: NATO

Answer

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)
Doğru seçenek olan NATO, 1949 yılında SSCB tehdidine karşı Batı Bloğu devletlerinin (başta ABD, İngiltere, Fransa) askeri güçlerini birleştirdiği savunma örgütüdür.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki zaman (1949) ve amaç (Batı Bloğu askeri savunması) ipuçlarını belirle.
Soğuk Savaş döneminin başında Batı Bloğu tarafından kurulan askeri yapı aranmaktadır.
Dönem ve blok ayrımı sorunun temelini oluşturur.
2
Seçeneklerdeki Doğu Bloğu kuruluşlarını (Varşova Paktı, COMECON) ele.
Varşova Paktı (askeri) ve COMECON (ekonomik) Doğu Bloğu'na aittir.
Zıt blokların kuruluşlarını ayırt etmek doğru sonuca yaklaştırır.
3
Batı Bloğu içindeki kavramsal ayrımı (Marshall Planı - yardım programı, NATO - askeri örgüt) yap.
NATO, aranan askeri savunma örgütüdür.
Program ile kalıcı askeri ittifak arasındaki farkı netleştirmek gerekir.

Key Concept

Soğuk Savaş Dönemi Batı Bloğu Askeri İttifakı (NATO)
Estimated Time:45s
PreviousPage 8 / 24Next
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 8 | Examkin