Anlam Bilgisi
956 questions
Tarihçi, yalnızca yazılı belgelerin sunduğu hazır bilgilerle yetinmez. Onun asıl mahareti; antik bir vazodan, paslanmış bir kılıca kadar her türlü veriyi analiz ederek geçmişin dilsiz tanıklarını konuşturma yolundaki metodolojik çabasıdır. Bu çaba, tarihin karanlık dehlizlerinde unutulmuş gerçekleri gün yüzüne çıkarır.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel tarih anlayışının aksine mikro tarih; büyük olaylar ve hükümdarlar yerine sıradan insanların gündelik yaşamlarına, yerel toplulukların küçük dünyalarına odaklanır. Bu yaklaşım; geçmişin tozlu raflarında unutulmuş bir günlükten veya bir mahkeme kaydından yola çıkarak dönemin sosyal dokusunu anlamaya çalışır. Böylece genel geçer genellemelerin ötesine geçerek tarihin daha insani ve detaylı bir resmini sunar.
Bu parçada mikro tarih ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
(I) Fotoğrafçılık, sadece bir anı dondurmak değil, o ana ruh katma sanatıdır. (II) İlk olarak, sanatçı kadrajına aldığı nesneyi kendi bakış açısıyla yeniden yorumlar. (III) Bu yüzden, aynı manzara farklı fotoğrafçıların elinde bambaşka anlamlar kazanabilir. (IV) Günümüzde dijital makinelerin fiyatları geçmişe oranla oldukça uygun hale gelmiştir. (V) Başka bir deyişle, fotoğrafın gücü kullanılan teknikten ziyade sanatçının duygu dünyasından gelir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Türkçede "ağır" sözcüğü; fiziksel bir vasfın ötesinde, kullanıldığı bağlama göre "zor, yavaş, ciddi, kırıcı veya vakur" gibi pek çok farklı anlam kazanabilmektedir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü, "sonucu ciddi, tehlikeli veya telafisi güç olan" anlamında kullanılmıştır?
Bir eleştirmen, genç romancının son kitabı hakkında şu değerlendirmeyi yapmıştır: "Yazar, toplumsal çatışmaların tam merkezinde durmasına rağmen suya sabuna dokunmayan bir üslup benimsemiş; bu da karakterlerin derinliğini gölgede bırakmıştır."
Bu parçadaki altı çizili söz öbeğiyle yazarın üslubuna yönelik yapılan eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, bir amaca yönelik olarak değil, gerçekleşmiş bir olguya dayalı neden-sonuç ilişkisiyle verilmiştir?
Koku hafızası, insan zihninin en sadık ama en sessiz kütüphanesidir. Diğer duyularımız dış dünyadan gelen verileri önce mantık süzgecinden geçirirken koku, doğrudan duyguların merkezi olan limbik sisteme sızar. Tıpkı tozlu bir rafın arasından çıkan eski bir fotoğrafın sizi geçmişe götürmesi gibi, bir koku da sizi bir anda çocukluğunuza ışınlayabilir. Örneğin, fırından yeni çıkmış bir ekmek kokusu sizi yıllar önceki okul sabahlarına götürebilir. Bu durum, kokuların anıları canlandırma gücünün diğer duyulardan daha etkili ve kalıcı olduğunu göstermektedir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
Biyofili hipotezi, insanların doğa ile iç içe olma ve diğer canlı türleriyle bağ kurma yönündeki genetik eğilimini ifade eder. Bu kavram, modern şehir yaşamının getirdiği betonlaşma ve teknoloji bağımlılığına karşı bir denge unsuru olarak görülmektedir. Doğal ışık, bitkiler ve su ögelerinin mimari tasarımlara dahil edilmesi, bireylerin stres seviyesini düşürerek yaratıcılığı ve genel refahı artırmaktadır.
Bu parçada "biyofili" kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
(I) Modern şehir planlamasında yeşil alanların artırılması, ekolojik dengenin korunması kadar kent sakinlerinin yaşam kalitesinin yükseltilmesi açısından da kritik bir rol oynamaktadır. (II) Şehirlerdeki karbon ayak izini minimize etmek adına hayata geçirilen "Sıfır Emisyon" projeleri, yerel yönetimlerin son yıllardaki öncelikli gündem maddesi haline gelmiştir. (III) Fosil yakıt kullanımının kademeli olarak azaltılması sonucunda, hava kirliliği oranlarında gözle görülür bir düşüş kaydedilmiştir. (IV) Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek gayesiyle yürütülen farkındalık çalışmaları, toplumun her kesiminde karşılık bulmaya başlamıştır. (V) Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması; bugün atılacak radikal adımların kararlılıkla uygulanmasına ve küresel iş birliğinin güçlendirilmesine bağlıdır.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde "amaç-sonuç" ilişkisi söz konusudur?
"Vatandaşların taleplerini daha hızlı karşılamak üzere yeni bir halkla ilişkiler birimi açıldı." cümlesindeki eylemin gerçekleşme amacı dikkate alındığında, aşağıdaki cümlelerin hangisinde benzer bir anlam ilişkisi vardır?
Kamu kurumlarında sunulan hizmetlerin verimliliğinin artırılması, teknolojik altyapının güncel tutulmasına ve personelin bu altyapıyı kullanım becerisine bakmaktadır.
Bu cümledeki "bakmaktadır" sözcüğünün anlamı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşme amacı belirtilmiştir?
Gazeteci, kaleme aldığı makalelerde toplumsal sorunları sadece rapor etmekle kalmıyor; adeta yaşamın nabzını tutarak halkın duygu ve düşüncelerine tercüman oluyor.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Nöroestetik, sanat eserlerinin zihindeki izdüşümlerini nörobiyolojik veriler ışığında anlamlandırmaya çalışırken estetik hazzın evrensel kökenlerine odaklanır. Bu yaklaşım, sanatın alımlanmasını sadece sosyo-kültürel bir süreç olarak görmeyip beynin ödül sistemleri ve ayna nöron aktivitesiyle ilişkilendirir. İzleyicinin bir eser karşısındaki tutumu, prefrontal korteksin bilişsel değerlendirmeleri ile limbik sistemin duygusal tepkileri arasındaki etkileşimle şekillenir. Buna karşın, estetik deneyimin salt nöral aktiviteye indirgenmesi, sanatın ontolojik derinliğini ve bağlamsal zenginliğini göz ardı ettiği gerekçesiyle kuramsal tartışmalara yol açmaktadır.
Bu parçada nöroestetik ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Bir toplumun mutfak kültürü, sadece beslenme ihtiyacını karşılayan bir araç değildir; o toplumun tarihini ve coğrafyasını yansıtan en önemli simgelerden biridir. Geleneksel yemekler aracılığıyla geçmişin değerleri ve yaşam alışkanlıkları geleceğe aktarılır. Bu bakımdan yerel lezzetleri yaşatmak, toplumsal belleğin ve kültürel kimliğin korunması için vazgeçilmez bir adımdır.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Modern toplumlarda bireyin yalnızlaşması; yalnızca dijitalleşmenin beraberinde getirdiği yüzeysel ilişkilerden değil, aynı zamanda geleneksel dayanışma ağlarının yerini alan rekabetçi piyasa mantığının insan ruhunda yarattığı aşınmadan beslenmektedir.
Bu cümledeki yargıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Günümüzde bilgiye ulaşmak her zamankinden daha kolay olsa da bu durum beraberinde "bilgi kirliliği" riskini de getirmektedir. Her gün maruz kaldığımız yoğun veri akışı içerisinde doğruyu yanlıştan, kıymetliyi değersizden ayırmak bir hayli güçleşmiştir. Bu noktada bireyin sadece bilgiyi tüketen değil, aynı zamanda onu sorgulayan bir süzgeçten geçirmesi hayati bir önem taşır. Zira eleştirel bir bakış açısıyla analiz edilmeyen her veri, zihinsel bir yük olmanın ötesine geçemez ve kişiyi yanlış yönlendirmelere açık hale getirir. Dolayısıyla çağımızda asıl mesele bilgiye sahip olmak değil, bilginin doğruluğunu teyit edecek zihinsel donanıma sahip olmaktır.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Tarihsel süreçte toplumların büyük dönüşümler yaşadığı dönemlerde liderlik pozisyonuna gelen bireyler, çoğu zaman kişisel çıkarlarını bir kenara bırakıp halkın refahı adına ateşten gömlek giymeyi kabul etmişlerdir.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Türkçede sözcükler, kullanıldıkları bağlama göre temel (gerçek), mecaz veya terim anlam kazanabilirler.
I. Kamu yönetimindeki bürokratik sorunların köküne inilmedikçe verimlilik artırılamaz.
II. Yol yapım çalışması sırasında asırlık çınarın köklerine zarar verildiği tespit edildi.
III. Türkçenin tarihsel gelişimini inceleyen uzman, eski metinlerdeki fiil köklerini tasnif etti.
IV. İki toplum arasındaki kültürel bağların kökleri, bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır.
Numaralanmış cümlelerdeki 'kök' sözcüklerinin anlam özellikleri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Türkçede sözcükler, kullanıldıkları bağlama göre temel anlamlarından uzaklaşarak yeni ve farklı anlamlar kazanabilir. Buna göre, "bakmak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bir şeyin yapılması veya bir durumun gerçekleşmesinin bir koşula bağlı olması" anlamında kullanılmıştır?