Anlam Bilgisi
956 questions
Geleneksel Türk sanatlarının en zariflerinden biri olan ebru, suyun üzerine serpilen boyaların kâğıda aktarılmasıyla icra edilir. Bu sanatın temelinde "kitre" adı verilen bitkisel bir zamkla yoğunlaştırılmış su bulunur. Kullanılan boyalar ise doğadan elde edilen toprak boyalardır ve bu boyaların suyun yüzeyinde kalabilmesi için sığır ödünden faydalanılır. Ebru, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmaz; aynı zamanda sanatçının o anki ruh halini suya yansıttığı bir dışavurum aracıdır. Her bir ebru kağıdı, suyun akışkanlığı ve boyaların kontrol edilemez doğası gereği dünyada eşsizdir; aynısının tekrar yapılması imkânsızdır.
Bu parçada ebru sanatı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Türkçede bazı cümleler, eylemin hangi hedefe yönelik gerçekleştirildiğini bildiren 'amaç-sonuç' ilişkisi üzerine kurulur. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, amacıyla birlikte verilmiştir?
Türkçede sözcükler, kullanıldıkları bağlama göre temel anlamlarından uzaklaşarak yeni anlamlar kazanabilirler. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "düşmek" sözcüğü "bir yere veya bir şeye ayrılmak, payına verilmek" anlamında kullanılmıştır?
Bir kişinin veya kurumun kendi davranışlarını, çalışmalarını veya düşüncelerini olumsuz bir yaklaşımla değerlendirmesine "öz eleştiri" denir. Buna göre, bir kamu projesinin sonuç raporundan alınan aşağıdaki cümlelerin hangisinde öz eleştiri yapılmıştır?
Anadolu coğrafyası, binlerce yıldır süregelen geleneksel arıcılık faaliyetleri için elverişli bir zemin sunmaktadır. Bölgenin flora çeşitliliği, elde edilen balların karakteristik aromasını ve kalitesini belirleyen temel etkendir. Geleneksel üretimde fenni kovanlar yerine genellikle "kara kovan" olarak adlandırılan, oyulmuş ağaç kütüklerinden veya örülmüş sepetlerden imal edilen doğal yapılar tercih edilmektedir. Bu yöntemde arılara ek besin verilmeden, tamamen doğadaki nektardan faydalanmaları sağlanır. Arıcılık, Anadolu insanı için sadece bir geçim kaynağı değil; doğa ile kurulan tarihsel bir bağın ve sabrın tezahürüdür. Hasat periyodu, rakım ve iklime göre değişse de ekseriyetle eylül ayı başında icra edilir.
Bu parçada Anadolu'daki geleneksel arıcılıkla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Tarihi sadece geçmişin tozlu sayfalarında kalmış olaylar dizisi olarak görmek, bugünü anlamlandırma çabamıza vurulmuş bir prangadır. Bazı tarihçiler, olayları sadece kronolojik birer veri yığını şeklinde sunarak nesnellik maskesi ardına gizleniyor. Ancak unutulmamalıdır ki geçmiş, bugünle olan bağını kopardığı an ölü bir metne dönüşür. Belleğin gücü, dünün hatıralarını bugünün bilinciyle harmanlayıp yarına yön verebilmesindedir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
Modern Türk romanında mekân, yalnızca olayların geçtiği fiziksel bir çevre olmaktan çıkarak karakterlerin psikolojik derinliklerini yansıtan sembolik bir düzleme dönüşür. Yazar, kahramanın içsel çatışmalarını somutlaştırmak için dar sokakları, labirentvari pasajları veya geniş bozkırları birer anlatım aracı olarak kullanır. Bu yaklaşımda dış dünya, bireyin ruh halinin bir projeksiyonu işlevini görür; dolayısıyla mekânın betimleniş biçimi, aslında karakterin ontolojik sancılarının dışa vurumudur.
Bu parçada modern Türk romanındaki mekân anlayışına dair aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Türkçede sözcükler, kullanıldıkları cümleye göre temel anlamlarından uzaklaşarak yeni ve farklı anlamlar kazanabilir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü "yavaş, sakin bir biçimde" anlamında kullanılmıştır?
(I) Stratejik iletişim; kamu kurumlarının hedeflerini paydaşlara doğru aktarmak ve toplumsal rızayı inşa etmek amacıyla yürüttüğü planlı faaliyetler bütünüdür. (II) İletişim kanallarının teknolojik imkânlarla çeşitlendirilmesi, bilginin yayılım hızını artırarak kriz anlarında kurumların refleks süresini kısaltmaktadır. (III) Kurumsal imajın dijital platformlarda güçlendirilmesi adına yürütülen çalışmalar, genç kuşakların kamu hizmetlerine olan ilgisini artırmayı hedeflemektedir. (IV) Personel eğitimlerine ayrılan kaynakların artmasıyla birlikte, vatandaş memnuniyet endekslerinde yukarı yönlü bir ivme yakalanmıştır. (V) Kurumsal şeffaflık ilkelerinin tavizsiz uygulanması durumunda, kamu yönetimine olan güvenin sarsılmaz bir temele oturacağı kuşkusuzdur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
I. Modern tarım tekniklerine geçilmesiyle birlikte birim alandan alınan verim önemli ölçüde arttı.
II. Topraktaki verimliliği en üst seviyeye çıkarmak için analizlerin hasat öncesinde tamamlanması planlanıyor.
Bu cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Emekli olmasına sayılı günler kalan ilkokul öğretmeni, öğrencilerine veda etmeye bir türlü dili varmıyordu.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Sıfır atık projesi kapsamında; çevre kirliliğini azaltmak ve doğal kaynakları korumak düşüncesiyle şehir genelindeki geri dönüşüm ünitelerinin sayısı artırıldı.
Bu cümledeki anlam ilişkisi aşağıdakilerin hangisinde vardır?
Akış hali; bireyin yaptığı işe tamamen odaklandığı, zaman algısının yittiği ve eylemle bilincin birleştiği bir zihinsel zirvedir. Bu durumu deneyimleyen biri için dış dünya, bir sis perdesinin ardında kalmışçasına belirsizleşir. Psikolog Mihaly Csikszentmihalyi’ye göre akış, insanın kendi kapasitesini en üst düzeyde kullandığı "optimal deneyim" anıdır. Rutin bir faaliyetten farklı olarak akışta, zorluk seviyesi ile beceri düzeyi hassas bir dengede buluşur. Bu denge bozulduğunda ise ya kaygı ya da sıkıntı baş gösterir; yani akış, bir bıçak sırtında yürüme halidir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmamıştır?
Sözlü tarih, sadece geçmişin bir anlatısı değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın en canlı korunağıdır. Bazı tarihçiler, yazılı belgelerin dışındaki anlatıların güvenilir olmadığını savunsa da bu yaklaşım pek çok açıdan eksiktir. Çünkü resmi kayıtlar olayların sadece görünen yüzünü aktarırken sözlü tarih, o olayların bireyler üzerindeki duygusal etkilerini bizlere sunar. Nitekim Paul Thompson, "Sözlü tarih, tarihin öznesini yani insanı merkeze alarak geçmişi demokratikleştirir." diyerek bu yöntemin değerini vurgular. Bu bakımdan sözlü tarih çalışmaları, tarihin sessiz kalmış tanıklarını dinleyerek geçmişe çok boyutlu bir perspektif kazandırır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangileri ağır basmaktadır?
(I) Kamu kurumlarının Ar-Ge kapasitesini artırmak üzere teknoloji geliştirme merkezleriyle iş birliği protokolleri imzalanmıştır. (II) Nitelikli iş gücü göçünün artması, teknoloji odaklı yatırımların beklenen ivmeyi kazanamamasında temel etkendir. (III) Yeni nesil projelerin başarıyla hayata geçirilmesi, ayrılan bütçenin doğru Ar-Ge kalemlerine tahsis edilmesine bağlıdır. (IV) İnovasyon; mevcut bir ürünün, hizmetin veya sürecin yeni ve katma değer yaratacak bir biçime dönüştürülmesidir. (V) İnovasyon ekosisteminin gelişmesiyle beraber, yerli yazılımların küresel pazardaki payı günden güne artmaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
(I) Ebru sanatı, suyun üzerine serpilen boyaların kağıda aktarılmasıyla oluşan, her örneği tek ve eşsiz olan kadim bir Türk kağıt süsleme sanatıdır. (II) Bu sanatta kullanılan boyalar toprak boyalardan elde edilir ve sığır ödünün yardımıyla suyun yüzeyinde kalmaları sağlanır. (III) Kitre denilen bir maddeyle yoğunlaştırılan su, boyaların dibe çökmesini engelleyerek sanatçıya hareket imkanı tanır. (IV) Günümüzde dijital baskı teknolojileri, geleneksel yöntemlerin yerini hızla alarak seri üretimde büyük kolaylıklar sağlamaktadır. (V) Boyaların su üzerindeki dansı tamamlandığında, kağıt teknenin üzerine serilir ve desenin kağıda geçmesiyle eser son halini alır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Osmanlı toplumunda sosyal dayanışmanın en zarif örneklerinden biri olan "Zimem Defteri" uygulaması, özellikle Ramazan aylarında hayata geçirilirdi. Hali vakti yerinde olan hayırseverler, tanınmamak için tebdilikıyafetle mahalle bakkallarına veya manavlarına gider; borçluların borçlarının yazılı olduğu defterin rastgele sayfalarını açtırarak tüm borçları öderlerdi. Bu gelenekte borcu ödeyen kimin borcunu ödediğini, borcu ödenen de kimin ödediğini bilmezdi. Böylece hem yoksulun onuru korunur hem de zenginin gösteriş yapmasının önüne geçilirdi. İyiliğin gizli kalması esasına dayanan bu uygulama, toplumsal barışın ve güven ortamının tesis edilmesine büyük katkı sağlardı.
Bu parçada "Zimem Defteri" geleneği ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
(I) Ekolojik okuryazarlık, doğanın işleyiş prensiplerini anlamak ve bu bilgilere dayanarak sürdürülebilir yaşam biçimleri geliştirmek demektir. (II) Bu kavram, bireylerin ekosistem içindeki yerini kavramasını ve doğaya verilen zararın sonuçlarını öngörmesini sağlar. (III) Oysaki günümüzde sanayileşme hızlandıkça doğal kaynakların tüketimi de kontrolsüz bir şekilde artış göstermiştir. (IV) Başka bir deyişle, yeryüzündeki tüm canlıların birbirine olan bağımlılığını fark eden birey, çevreye karşı daha duyarlı hale gelir. (V) İlk olarak 1990'larda ortaya atılan bu terim, günümüzde eğitim müfredatlarının ayrılmaz bir parçası olmaya başlamıştır.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Geleneksel el sanatlarımızın korunması ve genç kuşaklara aktarılması amacıyla kamu destekli yeni bir atölye projesi hayata geçirildi. Bu cümledeki anlam ilişkisinin aynısı aşağıdakilerin hangisinde vardır?
Yavaş Şehir (Cittaslow) hareketi, küreselleşmenin şehirleri tek tipleştirmesine karşı bir direniş olarak 1999 yılında İtalya'da başlamıştır. Bu hareket, kentlerin kendi yerel kimliklerini, zanaatlarını ve geleneksel yemek kültürlerini korumayı hedefler. Nüfusu 50 binden az olan kentlerin üye olabildiği bu ağda, çevre politikalarına ve sürdürülebilir enerji kullanımına büyük önem verilir. Amaç, teknolojiden kopmak değil, teknolojiyi yaşam kalitesini artırmak için kontrollü kullanmaktır.
Bu parçada "Yavaş Şehir" hareketiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?