Endokrinoloji

539 questions

Question 141Question

4242 yaşında kadın hasta; son 33 aydır giderek artan çarpıntı, ellerde titreme, aşırı terleme ve iştahında artış olmasına rağmen 55 kg zayıflama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde; kalp hızı 105105/dakika (ritmik), cilt nemli ve sıcak, tiroid bezi diffüz olarak ele geliyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serbest T4T_4: 3,13,1 ng/dLng/dL (Normal: 0,81,80,8-1,8), serbest T3T_3: 7,47,4 pg/mLpg/mL (Normal: 2,34,22,3-4,2) ve TSHTSH: 5,25,2 mIU/LmIU/L (Normal: 0,44,00,4-4,0) olarak saptanıyor. Hipofiz MR incelemesinde 1,41,4 cmcm çapında, optik kiazmaya bası yapmayan bir makroadenom izleniyor. Bu hastada "TSH salgılayan hipofiz adenomu" (TSH-oma) tanısını, "Tiroid Hormon Direnci" (RTH) sendromundan ayırmada aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Serum serbest α\alpha-alt birim (α\alpha-GSU) düzeyinin yüksek olması

Answer

Serum serbest α\alpha-alt birim (α\alpha-GSU) düzeyinin yüksek olması, TSH-oma tanısını Tiroid Hormon Direnci'nden ayıran temel biyokimyasal bulgudur.
Uygunsuz TSH salınımı sendromu (SIT) ile başvuran bir hastada, hipofizde makroadenom varlığı, yüksek SHBG düzeyi ve artmış serbest alfa-alt birim (α\alpha-GSU) seviyeleri TSH salgılayan hipofiz adenomu (TSH-oma) tanısını doğrular. TSH-oma olgularının büyük çoğunluğunda makroadenom mevcuttur ve tümör hücreleri serbest alfa alt birimlerini TSH'dan bağımsız olarak aşırı miktarda salgılar.

Step-by-Step Solution

1
Tiroid fonksiyon testlerini (TFT) analiz et.
Yüksek serbest tiroid hormonları (sT3sT_3, sT4sT_4) ile birlikte baskılanmamış (normal veya yüksek) TSHTSH varlığı saptandı.
Bu tablo 'Uygunsuz TSH Salınımı Sendromu' (SIT) olarak adlandırılır ve ayırıcı tanıda TSH-oma ile RTH düşünülmelidir.
2
Klinik ve radyolojik verileri değerlendir.
Hastada hipertiroidi kliniği ve hipofizde makroadenom mevcuttur.
Adenom varlığı TSH-oma lehine olsa da, RTH hastalarında da insidental hipofiz adenomları görülebileceği için biyokimyasal kanıtlara ihtiyaç vardır.
3
TSH-oma ve RTH ayırıcı tanısında kullanılan spesifik parametreleri karşılaştır.
TSH-oma'da α\alpha-GSU yüksekliği, α\alpha-GSU/TSH oranının >1>1 olması ve SHBG yüksekliği beklenir.
TSH-oma bir neoplazmdır ve alfa alt birimleri aşırı üretir; ayrıca dokular tiroid hormonuna duyarlı olduğu için karaciğerde SHBG sentezi artar.

Key Concept

Uygunsuz TSH Salınımı Sendromu Ayırıcı Tanısı

Practice More

TSH-oma tedavisinde ilk seçenek cerrahidir; ancak cerrahi sonrası kalıntı doku varlığında somatostatin analoglarının (oktreotid/lanreotid) TSH baskılayıcı etkisinden faydalanılır.
Estimated Time:2m 0s
Question 142Question

4545 yaşında kadın hasta, son 66 aydır devam eden, günde 1010 litreyi bulabilen, sulu, kansız ve ağrısız diyare şikayeti ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde serum potasyum değeri 2.62.6 mEq/LmEq/L, kalsiyum değeri 10.810.8 mg/dLmg/dL ve kan şekeri 120120 mg/dLmg/dL olarak saptanıyor. Gastrik analizde mide asit sekresyonunun ileri derecede düşük olduğu (aklorhidri) görülüyor. Bu hastada klinik tabloya neden olan en olası nöroendokrin tümör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: VIPoma

Answer

Vazoaktif intestinal peptid salgılayan tümör olan VIPoma, tarif edilen klinik tabloya en uygun tanıdır.
Vazoaktif intestinal peptid salgılayan tümörler (VIPoma), bağırsak lümenine su ve elektrolit sekresyonunu uyararak günlük 55 litreyi (bazen 102010-20 litreyi) aşabilen sekretuar karakterde sulu diyareye yol açar. Potasyum kaybı çok belirgindir. VIP'nin mide asit sekresyonunu inhibe edici etkisi nedeniyle aklorhidri veya hipoklorhidri gelişir. Bu tablo pankreatik kolera veya WDHA sendromu olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki klinik bulguları analiz edin
Bol miktarda sulu diyare, belirgin hipokalemi (2.62.6 mEq/LmEq/L) ve aklorhidri (mide asidi yokluğu).
Bu üçlü bulgu kümesi tıpta WDHA (Watery Diarrhea, Hypokalemia, Achlorhydria) sendromu olarak bilinir.
2
Tanımlanan sendromu sorumlu hormonla eşleştirin
Vazoaktif İntestinal Peptid (VIP) fazlalığı.
VIP, bağırsaklardan su ve elektrolit sekresyonunu artırırken mide asit salgısını inhibe eder.
3
Eşlik eden diğer laboratuvar bulgularını değerlendirin
Hafif hiperkalsemi ve hiperglisemi.
VIPoma vakalarının yaklaşık yarısında hafif hiperkalsemi ve glikojenoliz artışına bağlı hiperglisemi görülebilir.

Key Concept

WDHA Sendromu (Verner-Morrison Sendromu)
Estimated Time:1m 30s
Question 143Question

5252 yaşında kadın hasta, son altı aydır devam eden yaygın kemik ağrıları, kas güçsüzlüğü ve artan halsizlik şikayetleri ile başvuruyor. Özgeçmişinde böbrek taşı öyküsü bulunmuyor. Fizik muayenesinde patolojik bir bulgu saptanmıyor.

Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen değerler aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum11.211.2 mg/dL8.510.58.5 - 10.5
Serum Fosfor2.12.1 mg/dL2.54.52.5 - 4.5
Parathormon (PTH)145145 pg/mL156515 - 65
25-OH Vitamin D1010 ng/mL>30> 30
Kreatinin0.90.9 mg/dL0.71.20.7 - 1.2
24 Saatlik İdrar Kalsiyumu285285 mg/gün100300100 - 300

Bu hastanın mevcut klinik tablosunu ve laboratuvar bulgularını en iyi açıklayan tanı veya mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Otonom paratiroid hiperfonksiyonu ve eşlik eden vitamin D eksikliği

Answer

Otonom paratiroid hiperfonksiyonu ve eşlik eden vitamin D eksikliği
Hastada belirgin hiperkalsemi (11.211.2 mg/dL) ve buna eşlik eden uygunsuz yüksek PTH (145145 pg/mL) mevcuttur. Bu tablo PTH bağımlı hiperkalsemiyi işaret eder. En sık neden Primer Hiperparatiroidizmdir (PHPT). Hastada aynı zamanda ciddi Vitamin D eksikliği (1010 ng/mL) vardır. PHPT hastalarında Vitamin D eksikliği sık görülür; çünkü yüksek PTH, Vitamin D'nin aktif forma (1,25-OH2D) dönüşümünü artırarak ve inaktif metabolitlere yıkımını hızlandırarak depoları tüketir. Bu hastalarda Vitamin D eksikliği, kalsiyumun daha fazla yükselmesini engelleyebilir ancak PTH stimülasyonunu ve kemik rezorpsiyonunu şiddetlendirir. Tanı, Vitamin D eksikliği eşlik eden Primer Hiperparatiroidizmdir.

Step-by-Step Solution

1
Hiperkalsemi varlığını ve PTH düzeyini değerlendir.
Kalsiyum 11.211.2 mg/dL (Yüksek) ve PTH 145145 pg/mL (Yüksek).
Hiperkalsemi durumunda PTH'nın baskılanması gerekir. Baskılanmamış veya yüksek PTH, paratiroid bezinin otonom çalıştığını (PTH bağımlı hiperkalsemi) gösterir.
2
Sekonder nedenleri ve vitamin D düzeyini analiz et.
25-OH Vitamin D 1010 ng/mL (Çok düşük), Fosfor 2.12.1 mg/dL (Düşük).
Sadece Vitamin D eksikliği (Sekonder HPT) olsaydı, kalsiyumun düşük veya normal olması gerekirdi. Hiperkalsemi varlığı, birincil sorunun paratiroid adenomu (Primer HPT) olduğunu kanıtlar.
3
Ayırıcı tanıları (FHH, Tersiyer HPT) dışla.
İdrar Ca normal/yüksek (285285 mg), Kreatinin normal (0.90.9 mg).
Böbrek fonksiyonu normal olduğu için tersiyer HPT, idrar kalsiyumu düşmediği için FHH dışlanır. Tablo, Vitamin D eksikliği ile komplike olmuş Primer Hiperparatiroidizmdir.

Key Concept

Primer Hiperparatiroidizmde (PHPT) eşlik eden Vitamin D eksikliği sık görülür ve bu durum PTH düzeyini daha da yükseltip kemik kaybını artırırken, kalsiyumun çok aşırı yükselmesini (maskelenme) engelleyebilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 144Question

48 yaşında kadın hasta, Hashimoto tiroiditi nedeniyle 125 μg/gu¨n125\text{ }\mu\text{g/gün} levotiroksin kullanmaktadır. Önceki kontrollerinde ötiroid seyreden hastanın rutin takibinde TSH: 12 mIU/L12\text{ mIU/L} (N: 0.44.50.4\text{--}4.5) ve serbest T4T_4: 0.9 ng/dL0.9\text{ ng/dL} (N: 0.81.80.8\text{--}1.8) saptanıyor. Hasta ilacını aksatmadan düzenli kullandığını, ancak son 3 aydır postmenopozal şikayetleri ve kemik sağlığı için bazı ek takviyeler almaya başladığını belirtiyor.

Bu hastada saptanan laboratuvar değişikliğinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalsiyum karbonat takviyesine başlanması

Answer

Levotiroksin emilimini engelleyen kalsiyum karbonat takviyesine başlanmasıdır.
Kalsiyum karbonat, levotiroksin ile mide-bağırsak sisteminde fiziksel etkileşime girerek ilacın biyoyararlanımını azaltır. Daha önce stabil olan bir hastada ek bir hastalık veya doz atlama yoksa, yeni başlanan bu tür takviyeler TSH yüksekliğinin birincil şüphelisidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve laboratuvarın değerlendirilmesi
Daha önce replasman tedavisiyle stabil olan bir hastada TSH'ın yükseldiği (iyatrojenik hipotiroidi) saptandı.
Hastanın ilaç uyumu tam olduğu için laboratuvar değişikliğinin dışsal bir faktöre (ilaç etkileşimi vb.) bağlı olduğu düşünülmelidir.
2
Hastanın yeni başladığı takviyelerin sorgulanması
Postmenopozal dönemde sık kullanılan kalsiyum takviyeleri tespit edildi.
Kalsiyum ve demir gibi multivalent katyonlar levotiroksin ile şelat oluşturarak emilimini bozar.
3
En olası nedenin belirlenmesi
Kalsiyum karbonat kullanımı TSH yüksekliğinin en muhtemel nedenidir.
Bu etkileşimi önlemek için levotiroksin ile kalsiyum takviyeleri arasında en az 4 saatlik bir fark olması gerekir.

Key Concept

Levotiroksin emilimini etkileyen ilaç ve gıda etkileşimleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 145Question

26 yaşında, 10 haftalık gebe hasta, şiddetli bulantı, kusma ve çarpıntı şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde bilinen bir tiroid hastalığı öyküsü bulunmuyor. Fizik muayenede genel durum iyi, bilinç açık, nabız 108/dakika, kan basıncı 110/70 mmHg olarak ölçülüyor. Tiroid bezi palpasyonla evre 0 (ele gelmiyor) olarak değerlendiriliyor, oftalmopati bulgusu veya pretibial miksödem saptanmıyor.

Laboratuvar tetkiklerinde:
TSH: < 0.01 mIU/L (Referans: 0.1-2.5 mIU/L)
sT4: 2.3 ng/dL (Referans: 0.9-1.7 ng/dL)
sT3: 5.1 pg/mL (Referans: 2.0-4.4 pg/mL)
TSH Reseptör Antikoru (TRAb): Negatif

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Semptomatik tedavi, hidrasyon ve klinik izlem

Answer

Semptomatik tedavi, hidrasyon ve klinik izlem
Hastanın klinik tablosu (ilk trimester, hiperemezis gravidarum eşlikçisi) ve laboratuvar bulguları (baskılı TSH, yüksek sT4, ancak NEGATİF TRAb ve guatr/oftalmopati yokluğu) Gestasyonel Geçici Tirotoksikoz (GGT) tanısını koydurur. GGT, yüksek hCG düzeylerinin TSH reseptörlerini uyarması sonucu gelişir. Tedavisi semptomatik ve destekleyicidir (sıvı replasmanı, çarpıntı için beta blokerler). Antitiroid ilaçlar (Propiltiourasil veya Metimazol) endike değildir çünkü patogenezde artmış hormon sentezinden ziyade hCG uyarısı vardır ve tablo gebeliğin ilerlemesiyle (hCG düştükçe) kendiliğinden düzelir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
10 haftalık gebelik (1. trimester), Hiperemezis Gravidarum (şiddetli bulantı/kusma), tirotoksikoz bulguları, guatr ve oftalmopati yok.
Ayırıcı tanı için klinik ipuçlarını toplamak gerekir.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
TSH baskılı, sT4 ve sT3 yüksek. Kritik ayrım noktası olan TRAb negatiftir.
Gebelikte tirotoksikozun en sık iki nedeni Graves hastalığı ve Gestasyonel Geçici Tirotoksikozdur (GGT). TRAb negatifliği GGT'yi destekler.
3
Tanıyı koy ve tedavi stratejisini belirle
Tanı: Gestasyonel Geçici Tirotoksikoz. Tedavi: Destekleyici (hidrasyon, gerekirse beta bloker). Antitiroid ilaçlara gerek yoktur.
hCG'nin TSH reseptörlerini çapraz uyarmasıyla oluşan bu tablo genellikle 14-18. haftalarda kendiliğinden düzelir.

Key Concept

Gebelikte tirotoksikoz ayırıcı tanısında (Graves vs. Gestasyonel Geçici Tirotoksikoz), TRAb negatifliği ve oftalmopati/guatr yokluğu GGT lehinedir; GGT tedavisinde antitiroid ilaçlar kullanılmaz.

Hints

1
Hastanın şikayetleri arasında şiddetli bulantı ve kusma (hiperemezis gravidarum) olması, tiroid hastalığının etyolojisi hakkında önemli bir ipucudur.
2
Graves hastalığı ile gebelik tirotoksikozu arasındaki en önemli laboratuvar farkı otoantikor (TRAb) varlığıdır.
3
Bu tablo, yüksek hCG'ye bağlı geçici bir durumdur ve tiroid bezinin kendi otonomisi değildir; bu nedenle tiroid hormonu üretimini bloke eden ilaçlara gerek yoktur.

Practice More

Hiperemezis gravidarum ile ilişkili elektrolit bozukluklarının yönetimi.
Estimated Time:1m 30s
Question 146Question

2424 yaşında erkek hasta, evliliğinin 33. yılında çocuk sahibi olamama ve cinsel istekte azalma şikayetiyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden, ergenlik döneminde yaşıtlarına göre belirgin derecede daha uzun boylu olduğu ve sakal gelişiminin oldukça geç başladığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral jinekomasti, ince ses tonu ve kadın tipi pubik kıllanma saptanıyor. Testisleri bilateral 33 mL hacminde ve sert kıvamda palpe ediliyor.

Laboratuvar inceleme sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralık
Total Testosteron120120 ng/dL3001000300 - 1000
FSH4242 mIU/mL1.512.41.5 - 12.4
LH2828 mIU/mL1.78.61.7 - 8.6

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klinefelter sendromu

Answer

Klinefelter sendromu
Laboratuvar verilerindeki düşük testosteron ve yüksek gonadotropin (FSH, LH) düzeyleri primer hipogonadizmi kanıtlar. Klinik tablodaki uzun boy, jinekomasti ve özellikle seminifer tübül hiyalinazasyonu sonucu oluşan 'küçük ve sert' testisler Klinefelter sendromu için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Uzun boy, jinekomasti ve özellikle 'küçük ve sert' testis bulguları primer testiküler yetmezliğe işaret eder.
Klinefelter sendromunda seminifer tübüllerin hiyalinize olması testislerin sert hissedilmesine neden olur.
2
Hormon profilini yorumla
Düşük testosteron ile birlikte yüksek FSH ve LH düzeyleri 'hipergonadotropik hipogonadizm' (primer hipogonadizm) tanısını koydurur.
Testislerdeki Leydig ve Sertoli hücre yetmezliği nedeniyle negatif geri bildirimin kalkması gonadotropinleri artırır.
3
Ayırıcı tanı yap
Primer hipogonadizm nedenleri arasında 47,XXY karyotipi ile uyumlu olan Klinefelter sendromu en olası tanıdır.
Karakteristik fiziksel bulgular ve hormonal verilerin birleşimi bu tanıyı spesifik kılar.

Key Concept

Hipergonadotropik hipogonadizm ve Klinefelter sendromu klinik özellikleri
Estimated Time:1m 30s
Question 147Question

54 yaşında kadın hasta, rutin sağlık taramasında saptanan kalsiyum yüksekliği nedeniyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Hastanın herhangi bir şikayeti bulunmuyor ve fizik muayenesi doğal saptanıyor.

Laboratuvar ve görüntüleme bulguları şöyledir:

ParametreDeğerReferans Aralığı
Serum kalsiyum11.1 mg/dL11.1\text{ mg/dL}8.510.5 mg/dL8.5 - 10.5\text{ mg/dL}
Serum fosfor2.3 mg/dL2.3\text{ mg/dL}2.54.5 mg/dL2.5 - 4.5\text{ mg/dL}
İntakt PTH98 pg/mL98\text{ pg/mL}1565 pg/mL15 - 65\text{ pg/mL}
Kreatinin0.8 mg/dL0.8\text{ mg/dL}0.61.2 mg/dL0.6 - 1.2\text{ mg/dL}
24 saatlik idrar kalsiyumu240 mg/gu¨n240\text{ mg/gün}<250 mg/gu¨n< 250\text{ mg/gün}
DEXA (Lomber vertebra T-skoru)2.7-2.7-
DEXA (Kalça T-skoru)1.8-1.8-

Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Paratirodektomi planlanmalıdır.

Answer

Asemptomatik primer hiperparatiroidizm tanısı alan bu hastada, kemik mineral dansitometrisinde T-skorunun 2.7-2.7 (yani 2.5\leq -2.5) olması cerrahi endikasyon oluşturur ve en uygun yaklaşım paratirodektomidir.
Doğru yanıt olan cerrahi planlanması, hastanın kemik mineral dansitometrisindeki T-skorunun 2.7-2.7 olması ile ilişkilidir. Güncel kılavuzlara göre, asemptomatik primer hiperparatiroidizm hastalarında lomber vertebra, kalça veya distal 1/31/3 radius bölgelerinin herhangi birinden alınan T-skorunun 2.5-2.5 veya altında olması cerrahi bir endikasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar verilerini yorumlayarak tanıyı belirlemek.
Serum kalsiyumu yüksek (11.1 mg/dL11.1\text{ mg/dL}) ve PTH yüksek (98 pg/mL98\text{ pg/mL}) olduğu için tanı Primer Hiperparatiroidizm (PHPT) olarak konur.
Yüksek kalsiyuma rağmen baskılanmamış veya yüksek olan PTH, paratiroid bezinin otonom çalıştığını gösterir.
2
Hastanın semptomatik durumunu ve cerrahi endikasyonlarını değerlendirmek.
Hasta asemptomatiktir ancak DEXA sonucunda lomber T-skoru 2.7-2.7 saptanmıştır.
Asemptomatik PHPT hastalarında cerrahi endikasyonları; yaş < 50, kalsiyumun normalin üst sınırından >1.0 mg/dL>1.0\text{ mg/dL} yüksek olması, T-skoru 2.5\leq -2.5, kreatinin klerensinin <60 mL/dk<60\text{ mL/dk} olması veya nefrolitiyazis varlığıdır.
3
Uygun tedavi yöntemini seçmek.
Hasta 50 yaş üstü olsa da ve kalsiyumu çok yüksek olmasa da osteoporoz (T-skoru 2.5\leq -2.5) varlığı nedeniyle cerrahiye yönlendirilmelidir.
Kemik kütlesi kaybını durdurmak ve komplikasyonları önlemek için definitif tedavi cerrahidir.

Key Concept

Asemptomatik primer hiperparatiroidizmde cerrahi endikasyon kriterleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 148Question

7272 yaşında kadın hasta, son bir ay içerisinde gelişen şiddetli sırt ve bel ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde 44 yıl önce postmenopozal osteoporoz tanısı aldığı ve o tarihten itibaren 66 ayda bir subkütan denosumab tedavisi gördüğü öğreniliyor. Hasta, son bir yıldır kemiklerinin yeterince güçlendiğini düşünerek son iki dozunu yaptırmadığını belirtiyor. Yapılan torakolomber direkt grafide L1L1, L2L2 ve T12T12 vertebralarında yeni gelişmiş kompresyon kırıkları saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri normal sınırlarda, ancak kemik yıkım belirteçlerinden olan serum *C-terminal telopeptid* (CTXCTX) düzeyinin belirgin olarak arttığı görülüyor.

Bu hastada gelişen çoklu vertebral kırıkların en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İlacın kesilmesiyle ortaya çıkan "rebound" osteoklastik aktivite artışı

Answer

İlacın kesilmesiyle ortaya çıkan "rebound" osteoklastik aktivite artışı
Denosumab, osteoklast farklılaşması ve aktivasyonu için kritik olan RANKL (Receptor Activator of Nuclear Factor Kappa-B Ligand) proteinini bağlayan bir antikordur. Bisfosfonatların aksine kemik matriksine gömülmez. Tedavi kesildiğinde (veya doz atlandığında) RANKL üzerindeki baskı aniden kalkar; bu durum osteoklast aktivitesinde hızlı bir artışa ("rebound effect"), kemik yıkım belirteçlerinin (CTX gibi) normalin çok üzerine çıkmasına ve kemik mineral yoğunluğunda ani kayba yol açar. Bu süreç, klinikte tipik olarak çoklu vertebral kompresyon kırıkları ile sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın ilaç öyküsünü ve denosumabın etki mekanizmasını değerlendirmek.
Denosumab, RANKL inhibisyonu yaparak osteoklast aktivitesini durduran bir monoklonal antikordur.
İlacın etki mekanizması, kesilme sonrası oluşacak fizyopatolojiyi anlamak için temeldir.
2
Denosumab ile bisfosfonatlar arasındaki farmakokinetik farkı analiz etmek.
Denosumab kemik matriksine bağlanmaz, etkisi geri dönüşümlüdür ve ilaç kesildiğinde osteoklastik baskılanma hızla kalkar.
İlacın kemikte kalıcı olmaması, kesildiğinde kemik yıkımının aniden artmasına neden olur.
3
Klinik tabloyu ve laboratuvar bulgularını (yüksek CTX) sentezlemek.
İlacın kesilmesinden sonraki süreçte gelişen "rebound" fenomeninin çoklu vertebral kırıklara yol açtığı sonucuna varmak.
CTX yüksekliği, kemik yıkımının (osteoklastik aktivite) patolojik düzeyde arttığını kanıtlar.

Key Concept

Denosumab Kesilmesi Sonrası Rebound Fenomeni

Practice More

Denosumab tedavisi kesilmesi planlanan hastalarda, rebound etkisini ve kırık riskini önlemek için tedaviye bisfosfonat (örneğin zoledronik asit) ile devam edilmesi önerilir.
Estimated Time:2m 30s
Question 149Question

3434 yaşında erkek hasta, günde 8108-10 litre su içme ve sık idrara çıkma şikayetleriyle başvuruyor. Yakınmaları yaklaşık 66 ay önce geçirdiği şiddetli bir kafa travması sonrası başlamış. Yapılan fizik muayenede patolojik bulgu saptanmıyor. Hastaya tanısal amaçlı su kısıtlama testi yapılıyor ve sonuçlar aşağıdaki tabloda özetleniyor:

ParametreBaşlangıç DeğeriSu Kısıtlama SonudDAVP (55 μg\mu g) Sonrası
Plazma Sodyum (mEq/LmEq/L)144144148148146146
Plazma Osmolalite (mOsm/kgmOsm/kg)296296304304302302
İdrar Osmolalite (mOsm/kgmOsm/kg)160160380380437437

Bu bulgulara göre hastadaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Parsiyel santral diyabetes insipidus

Answer

Parsiyel santral diyabetes insipidus
Parsiyel santral diyabetes insipidusta, ADH sentez veya salınım kapasitesi azalmıştır ancak tamamen yok olmamıştır. Bu nedenle su kısıtlama testi sırasında plazma osmolalitesi yükseldiğinde sınırlı miktarda ADH salınır ve idrar osmolalitesi 300300 mOsm/kgmOsm/kg üzerine (genellikle 300600300-600 arasına) çıkar. Dışarıdan verilen dDAVP ise bu eksikliği tamamlayarak idrar osmolalitesinde %10\%10 ile %50\%50 arasında (bu vakada %15\%15) ek bir artış sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Başlangıç laboratuvar verilerinin ve su kısıtlama testi yanıtının değerlendirilmesi
Başlangıçta plazma osmolalitesi yüksek-normal (296296 mOsm/kgmOsm/kg) ve idrar dilüedir (160160 mOsm/kgmOsm/kg). Su kısıtlaması sonrası idrar osmolalitesi 380380 mOsm/kgmOsm/kg değerine yükselmiştir.
İdrar osmolalitesinin 300300 mOsm/kgmOsm/kg üzerine çıkması, böbreğin ADH'ye yanıt verebildiğini ve bir miktar endojen ADH rezervi olduğunu göstererek tam santral ve nefrojenik diyabetes insipidus seçeneklerini dışlar.
2
Desmopressin (dDAVP) yanıtının hesaplanması
İdrar osmolalitesi 380380'den 437437'ye yükselmiştir. Artış oranı: (437380)/380=%15(437 - 380) / 380 = \%15.
Eksojen ADH (dDAVP) sonrası idrar osmolalitesinde görülen %10\%10 ile %50\%50 arasındaki artış, parsiyel santral diyabetes insipidus için tipiktir.
3
Ayırıcı tanının kesinleştirilmesi
İdrarın su kısıtlamasıyla maksimum konsantrasyona (>600>600 mOsm/kgmOsm/kg) ulaşamaması ve dDAVP'ye ılımlı yanıt vermesi tanıyı netleştirir.
Primer polidipsi vakalarında su kısıtlamasıyla idrar genellikle >600>600 mOsm/kgmOsm/kg olur ve dDAVP sonrası ek artış beklenmez. Bu hastada ise endojen ADH yetersizliği (parsiyel) söz konusudur.

Key Concept

Poliüri-polidipsi ayırıcı tanısında su kısıtlama ve dDAVP testlerinin osmolalite eşik değerleri.

Practice More

Vazopressin reseptör antagonistlerinin (Vaptanlar) hangi hiponatremi durumlarında endike olduğunu gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 150Question

Kardiyovasküler risk değerlendirmesi yapılan aşağıdaki hastaların hangisinde, güncel kılavuzlara (ESC/EAS) göre hedeflenmesi gereken LDLkolesterolLDL-kolesterol düzeyi 5555 mg/dLmg/dL’nin altı (veve başlangıca göre en az %50\%50 azalma) olarak belirlenmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 22 Diyabetes Mellitus tanısına eşlik eden proliferatif retinopatisi bulunan hasta

Answer

Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısına eşlik eden proliferatif retinopatisi bulunan hastada LDL hedefi 55 mg/dL'nin altıdır.
Diyabetes Mellitus tanısı olan bir hastada proliferatif retinopati bulunması, mikrovasküler hedef organ hasarının kanıtıdır. ESC/EAS kılavuzlarına göre diyabete eşlik eden hedef organ hasarı olan hastalar 'Çok Yüksek Risk' kategorisinde yer alır ve bu grupta LDLkolesterolLDL-kolesterol hedefi <55< 55 mg/dLmg/dL (ve bazal değerden en az %50\%50 azalma) olarak belirlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik özelliklerine göre kardiyovasküler risk kategorisini belirle.
Diyabetes Mellitus ve eşlik eden hedef organ hasarı (retinopati) mevcuttur.
Risk kategorizasyonu yapılacak hastada komorbiditeler ve organ hasarları incelenmelidir.
2
Hedef organ hasarı olan diyabet hastalarının hangi risk grubunda olduğunu saptan.
Çok Yüksek Risk (Very High Risk) kategorisi.
Kılavuzlara göre DM + Hedef Organ Hasarı (retinopati, proteinüri, nöropati) çok yüksek risk kriteridir.
3
Çok yüksek risk grubu için LDL-K hedefini belirle.
<55< 55 mg/dLmg/dL ve en az %50\%50 düşüş.
Güncel ESC/EAS kılavuzları çok yüksek riskli hastalarda agresif lipit düşürücü tedaviyi önermektedir.

Key Concept

Diyabetik hastalarda hedef organ hasarı (retinopati vb.) varlığı, hastayı 'Çok Yüksek Risk' grubuna sokar ve LDL hedefi < 55 mg/dL olur.
Estimated Time:1m 15s
Question 151Question

5555 yaşında erkek hasta; son 66 aydır periyodik olarak tekrarlayan yüzde ve boyunda ani kızarma (flushing), kramp tarzı karın ağrısı ve günde 454-5 kez olan sulu dışkılama şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde triküspit odakta sistolik üfürüm ve karaciğerde palpabl nodüler kitle saptanıyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak için ilk basamakta istenmesi gereken laboratuvar testi hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 2424 saatlik idrarda 55-hidroksiindolasetik asit (55-HIAA) düzeyi ölçümü

Answer

Tanıyı doğrulamak için serotonin metaboliti olan 2424 saatlik idrarda 55-HIAA düzeyine bakılmalıdır.
Hastada izlenen ani kızarma (flushing), ishal ve fizik muayenedeki triküspit odaktaki üfürüm (karsinoid kalp hastalığı), karsinoid sendromun klasik sunumudur. Karaciğerde kitle saptanması, gastrointestinal kaynaklı bir karsinoid tümörün karaciğere metastaz yaparak metabolize edilmemiş serotonini sistemik dolaşıma verdiğini ve sendromun ortaya çıktığını kanıtlar. Bu tablonun biyokimyasal kanıtı, idrarda atılan serotonin metaboliti olan 55-HIAA düzeyinin ölçülmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
Yüzde kızarma (flushing), kramp tarzı ishal ve triküspit yetmezliği bulguları 'Karsinoid Sendrom' ve 'Karsinoid Kalp Hastalığı' tanısını düşündürür.
Bu semptomlar, tümörden salınan serotoninin karaciğer metabolizmasından kaçarak (metastaz varlığında) sistemik dolaşıma geçmesinin sonucudur.
2
Tanısal testin belirlenmesi
Serotoninin ana metaboliti olan 55-HIAA'nın idrardaki artışının saptanması tanı koydurucudur.
Serotonin epizodik salınabileceği için kanda ölçümü yanıltıcı olabilir; ancak 2424 saatlik idrardaki metaboliti birikimli bir gösterge sağlar.

Key Concept

Karsinoid Sendrom ve Tanısal Yaklaşım
Question 152Question

4848 yaşında erkek hasta, aniden başlayan şiddetli "hayatının en kötü" baş ağrısı, bulantı ve sağ göz kapağında düşüklük şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5085/50 mmHg, nabız 110110/dakika saptanıyor. Nörolojik muayenede sağ gözde belirgin ptozis, sağ gözün içe bakışında kısıtlılık ve bitemporal hemianopsi tespit ediliyor. Öyküsünden 2.52.5 cm boyutunda non-fonksiyonel hipofiz makroadenomu olduğu bilinen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipofiz apopleksisi

Answer

Hipofiz apopleksisi
Doğru yanıt olan hipofiz apopleksisi, adenomun ani büyümesiyle optik kiyazmaya (bitemporal hemianopsi) ve kavernöz sinüse (oftalmopleji) bası yapar. Ayrıca hipofiz sapı veya dokusunun hasarıyla gelişen ani ACTH eksikliği, vakadaki hipotansiyonun (adrenal kriz) temel nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik belirtilerin analizi
Şiddetli baş ağrısı, kranial sinir felci (IIIIII. sinir), görme kaybı (kiyazma basısı) ve hemodinamik instabilite.
Hastanın semptomlarının hangi anatomik bölgeleri (sella, suprasellar bölge, kavernöz sinüs) ilgilendirdiğini belirlemek.
2
Hipotansiyonun nedenini belirleme
Akut ACTH eksikliğine bağlı ikincil sürrenal yetmezlik (adrenal kriz).
Hipofiz dokusundaki ani hasarın en hayati sonucu olan adrenal yetmezliği tanımak.
3
Tanıyı birleştirme
Hipofiz adenomu olan bir hastada bu semptom kompleksi hipofiz apopleksisine işaret eder.
Tüm klinik bulguları tek bir patofizyolojik süreçle açıklamak.

Key Concept

Hipofiz apopleksisi; var olan bir adenom içine kanama veya infarkt sonucu gelişen, ani baş ağrısı, oftalmopleji, görme kaybı ve akut hipopituitarizm (özellikle adrenal kriz) ile seyreden acil bir endokrin tablodur.

Practice More

Hipofiz apopleksisi şüphesinde yapılacak ilk laboratuvar tetkiklerini ve acil tedavi yönetimini (steroid replasmanı) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 153Question

3434 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında saptanan kalsiyum yüksekliği nedeniyle endokrinoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın herhangi bir semptomu (kemik ağrısı, böbrek taşı, halsizlik) bulunmamakta olup fizik muayenesi tamamen doğaldır. Yapılan laboratuvar incelemelerinde; serum total kalsiyum: 11.4mg/dL11.4 mg/dL (N: 8.510.58.5-10.5), albumin: 4.0g/dL4.0 g/dL, fosfor: 2.4mg/dL2.4 mg/dL (N: 2.54.52.5-4.5), PTH:78pg/mLPTH: 78 pg/mL (N: 106510-65), kreatinin: 1.0mg/dL1.0 mg/dL ve 25(OH)25(OH) vitamin D: 35ng/mL35 ng/mL olarak saptanıyor. 2424 saatlik idrar analizinde; idrar hacmi: 2200mL2200 mL, idrar kalsiyumu: 95mg/gu¨n95 mg/gün ve idrar kreatinini: 1600mg/gu¨n1600 mg/gün ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ailesel hipokalsiürik hiperkalsemi (FHH)

Answer

Ailesel hipokalsiürik hiperkalsemi (FHH)
Hastada saptanan hiperkalsemi ve yüksek PTH düzeyi, primer hiperparatiroidizm ile ailesel hipokalsiürik hiperkalsemi (FHH) arasında ayırıcı tanı yapılmasını gerektirir. FHH tanısı için en spesifik test olan kalsiyum/kreatinin klerens oranı (CCCR) hesaplandığında (95×1.011.4×1600=0.0052)(\frac{95 \times 1.0}{11.4 \times 1600} = 0.0052), sonucun 0.010.01'in altında olması tanıyı kesinleştirir. FHH, kalsiyum algılayan reseptör (CaSR) mutasyonu sonucu oluşan otozomal dominant geçişli selim bir durumdur.

Step-by-Step Solution

1
Kalsiyum ve PTH değerlerini değerlendir.
Serum Ca:11.4mg/dLCa: 11.4 mg/dL (Yüksek), PTH:78pg/mLPTH: 78 pg/mL (Yüksek).
Hiperkalsemi ile birlikte yüksek PTH varlığı, paratiroid kaynaklı bir hiperkalsemiyi (Primer HPT veya FHH) düşündürür.
2
Kalsiyum/Kreatinin Klerens Oranını (CCCR) hesapla.
CCCR=UCa×SCrSCa×UCr=95×1.011.4×16000.0052CCCR = \frac{U_{Ca} \times S_{Cr}}{S_{Ca} \times U_{Cr}} = \frac{95 \times 1.0}{11.4 \times 1600} \approx 0.0052.
Primer hiperparatiroidizm ile FHH ayırıcı tanısında altın standart idrar kalsiyum atılım oranının hesaplanmasıdır.
3
Elde edilen oranı yorumla.
0.0052<0.010.0052 < 0.01.
CCCR<0.01CCCR < 0.01 olması Ailesel hipokalsiürik hiperkalsemi (FHH) lehinedir. 0.020.02'den büyük olması Primer HPT'yi desteklerdi.

Key Concept

Hiperkalsemik bir hastada PTH yüksekse, ayırıcı tanıda Primer Hiperparatiroidizm ve FHH'yi ayırt etmek için 24 saatlik idrarda kalsiyum/kreatinin klerens oranı (CCCR) hesaplanmalıdır.
Estimated Time:3m 0s
Question 154Question

1717 yaşında kız hasta, hiç adet görmeme (primer amenore) şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde meme gelişiminin normal (Tanner evre 44) olduğu, ancak aksiller ve pubik kıllanmanın izlenmediği (Tanner evre 11) saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler saptanamazken, her iki inguinal kanalda solid kitleler izleniyor. Hastanın laboratuvar ve genetik sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Testosteron850850 ng/dL (N: 208020-80 ng/dL)
Serum LH2424 mIU/mL (N: 2122-12 mIU/mL)
Karyotip46,XY46,XY

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Komple androjen duyarsızlığı sendromu

Answer

Komple androjen duyarsızlığı sendromu
Komple androjen duyarsızlığı sendromu (AIS), 46,XY genotipine sahip bireylerde androjen reseptörlerinin işlevsizliği sonucu oluşur. Testislerden salınan Müllerian İnhibe Edici Madde (MİS) nedeniyle uterus ve fallop tüpleri gelişmez (vaka sunumunda uterusun görülmemesi). Testislerden salınan yüksek düzeydeki testosteron, periferde östrojene dönüşerek meme gelişimini (telarş) sağlar, ancak hedef dokularda androjen etkisi olmadığı için pubik ve aksiller kıllanma (adrenarş yanıtı) gerçekleşmez.

Step-by-Step Solution

1
Fenotipik ve fiziksel bulguları değerlendir
Meme gelişimi var (androjenlerin aromatizasyonu ile östrojen oluşumu), ancak androjen reseptör direnci nedeniyle pubik/aksiller kıllanma yok.
Androjen duyarsızlığı sendromunun en tipik fizik muayene bulgusu 'meme var, kıl yok' tablosudur.
2
Görüntüleme ve laboratuvar bulgularını yorumla
Uterus ve over yok (Müllerian İnhibe Edici Madde etkisiyle), testosteron erkek düzeyinde ve LH yüksek.
Testislerin varlığı Müllerian yapıların (uterus) gelişimini engeller; LH yüksekliği ise hipofiz düzeyindeki androjen direncini yansıtır.
3
Karyotip ile tanıyı doğrula
46,XY karyotipi ve dişi fenotipi komple androjen duyarsızlığını doğrular.
Müllerian agenezi (MRKH) ile en önemli fark karyotipin 46,XY olması ve testosteronun yüksekliğidir.

Key Concept

Androjen duyarsızlığı sendromunda (Testiküler Feminizasyon), androjen reseptörlerindeki mutasyon nedeniyle 46,XY bireyler fenotipik olarak dişi görünümündedir; ancak uterus yoktur ve pubik kıllanma görülmez.

Practice More

AIS tanılı hastalarda malignite riskini önlemek için gonadektomi zamanlamasını (puberte sonrası) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 155Question

3232 yaşında erkek hasta, günde yaklaşık 88 litre idrar çıkarma ve aşırı susama şikayeti ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum sodyumu 146146 mEq/L, plazma ozmolalitesi 305305 mOsm/kg H2OH_2O ve idrar ozmolalitesi 110110 mOsm/kg H2OH_2O olarak saptanıyor. Hastaya tanısal amaçlı su kısıtlama testi uygulanıyor.

Test süreci ve sonuçları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

ParametreSu Kısıtlama SonuDesmopressin (22 μg\mu g IM) Sonrası
Vücut Ağırlığı Kaybı%3\%3-
Plazma Ozmolalitesi (mOsm/kg H2OH_2O)312312-
İdrar Ozmolalitesi (mOsm/kg H2OH_2O)180180450450

Bu laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tam santral diyabetes insipidus

Answer

Verilen klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı tam santral diyabetes insipidusdur.
Hastada başlangıçta saptanan hipernatremi ve düşük idrar ozmolalitesi diyabetes insipidusu gösterir. Su kısıtlaması ile idrarın konsantre edilememesi primer polidipsiyi dışlar. Desmopressin sonrası idrar ozmolalitesinde saptanan %150'lik artış (>%50> \%50), tanıyı tam santral diyabetes insipidus olarak kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Başlangıç laboratuvar değerlerinin analizi
Serum sodyumunun (146146 mEq/L) ve plazma ozmolalitesinin (305305 mOsm/kg H2OH_2O) yüksek olmasına rağmen idrar ozmolalitesinin düşük (110110 mOsm/kg H2OH_2O) olması, hastada diyabetes insipidus (DI) tablosunu düşündürür.
Normal bir fizyolojik yanıtta hipernatremi ve yüksek plazma ozmolalitesi varlığında idrarın konsantre edilmesi (ozmolalitenin artması) beklenir.
2
Su kısıtlama testi yanıtının değerlendirilmesi
Su kısıtlaması sonrası plazma ozmolalitesi 312312 mOsm/kg H2OH_2O'ya yükselmiş ancak idrar ozmolalitesi sadece 180180 mOsm/kg H2OH_2O değerine ulaşabilmiştir (plazma ozmolalitesinden düşüktür).
İdrarın su kısıtlamasına rağmen konsantre edilememesi, primer polidipsiyi dışlar ve DI tanısını kesinleştirir.
3
Desmopressin yanıtının hesaplanması
Desmopressin sonrası idrar ozmolalitesi 180180'den 450450 mOsm/kg H2OH_2O'ya çıkmıştır. Artış oranı: (450180)/180=%150(450 - 180) / 180 = \%150.
Eksojen vazopressine verilen bu belirgin yanıt (>%50> \%50), endojen ADH eksikliğini (santral DI) gösterir.

Key Concept

Diyabetes insipidus ayırıcı tanısında su kısıtlama testi ve desmopressin yanıtı kritik öneme sahiptir. Desmopressin sonrası idrar ozmolalitesinde %50'den fazla artış 'Tam Santral DI', %15-%50 arası artış 'Parsiyel Santral DI', %10'dan az artış ise 'Nefrojenik DI' lehinedir.

Practice More

Santral diyabetes insipidus tanısı alan bir hastada etiyolojiyi belirlemek için Hipofiz MRG tetkiki istenmelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 156Question

4242 yaşında kadın hasta, yaklaşık 22 yıldır devam eden yaygın kemik ağrısı ve proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkarken ve sandalyeden kalkarken zorlanma) şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden 1010 yıl önce Crohn hastalığı nedeniyle multipl ileal rezeksiyon operasyonu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede her iki femur proksimalinde ve tibia üzerinde palpasyonla hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

- Serum kalsiyum: 8.38.3 mg/dLmg/dL (8.810.28.8-10.2)
- Serum fosfor: 2.12.1 mg/dLmg/dL (2.54.52.5-4.5)
- Alkalen fosfataz (ALP): 450450 U/LU/L (3012030-120)
- Paratiroid hormon (PTH): 210210 pg/mLpg/mL (156515-65)
- Serum kreatinin: 0.70.7 mg/dLmg/dL (0.61.10.6-1.1)
- 25hidroksi25-hidroksi vitaminvitamin DD: 88 ng/mLng/mL (>30>30)

Kemik mineral dansitometrisinde (DEXA) L1L4L_1-L_4 TskoruT-skoru: 3.6-3.6, ZskoruZ-skoru: 3.1-3.1 olarak saptanıyor. Pelvis grafisinde her iki femur boynunda kortekse dik yerleşimli, sklerotik kenarlı radyolüsent çizgilenmeler izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı ve karakteristik kemik biyopsisi bulgusu eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osteomalazi - Mineralize olmamış osteoid doku miktarında artış

Answer

Osteomalazi ve mineralize olmamış osteoid doku miktarında artış
Hastada Crohn hastalığına bağlı kalsiyum ve Vitamin D malabsorpsiyonu gelişmiştir. Bu durum hipokalsemi, hipofosfatemi ve sekonder hiperparatiroidizme yol açarak osteomalazi tablosunu oluşturmuştur. Osteomalazinin temel histopatolojik özelliği, mineralize olamamış kemik matriksinin (osteoid) birikmesidir. Pelvik grafideki Looser zonları ve proksimal kas güçsüzlüğü bu tanıyı klinik olarak destekleyen en önemli bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve laboratuvar bulgularının sentezlenmesi
Hastada malabsorpsiyon (ileal rezeksiyon) öyküsü ve Vitamin D eksikliğine bağlı hipokalsemi/hipofosfatemi saptandı.
Vitamin D eksikliği, barsaktan kalsiyum ve fosfor emilimini azaltarak mineralizasyon kusuruna (osteomalazi) yol açar.
2
Biyokimyasal verilerin ve DEXA sonuçlarının yorumlanması
Hipokalsemiye sekonder PTH artışı ve kemik turnover artışına bağlı ALP yüksekliği belirlendi. Düşük Z-skoru (3.1-3.1) sekonder bir kemik hastalığına işaret eder.
Osteoporozda laboratuvar normaldir; laboratuvarın bozuk olması tanıyı osteomalaziye kaydırır.
3
Radyolojik ve histopatolojik korelasyon
Grafide görülen radyolüsent çizgiler 'Looser zonları'dır (psödofraktürler). Histopatolojide ise osteoid miktarındaki artış karakteristiktir.
Looser zonları osteomalazi için patognomonik bir radyolojik bulgudur ve mineralize olmamış matriks birikimini yansıtır.

Key Concept

Osteomalazi; kemik mineralizasyonunun bozulması sonucu mineralize olmamış osteoid doku artışı ile karakterize, malabsorpsiyon ve Vitamin D eksikliği ile ilişkili bir metabolik kemik hastalığıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 157Question

34 yaşında kadın hasta, son altı ayda 10 kg kilo alma, yüzde yuvarlaklaşma, adet düzensizliği ve karın cildinde mor renkli çatlaklar (stria) şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 150/95 mmHg ölçülüyor, hastada aydede yüzü, bufalo hörgücü ve proksimal kas güçsüzlüğü saptanıyor.

Laboratuvar tetkiklerinde:
TetkikSonuç
Açlık Kan Şekeri145 mg/dL
Serum Potasyum3.2 mEq/L
Bazal KortizolYüksek
1 mg Deksametazon Süpresyon TestiBaskılanmadı (Kortizol > 5 µg/dL)
Plazma ACTH< 5 pg/mL (Baskılanmış)

Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adrenal Cushing Sendromu (Adrenal Adenom)

Answer

Adrenal Cushing Sendromu (Adrenal Adenom)
Hastada klinik ve laboratuvar bulguları Cushing sendromunu doğrulamaktadır (Deksametazon ile baskılanmayan yüksek kortizol). Ayırıcı tanıda en kritik adım plazma ACTH düzeyinin ölçülmesidir. ACTH düzeyinin baskılanmış (< 5-10 pg/mL) olması, hiperkortizolizmin hipofizden bağımsız, yani otonom çalışan adrenal bez kaynaklı (adrenal adenom veya karsinom) olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve tarama testlerini değerlendir.
Tipik Cushing bulguları (stria, hipertansiyon, hiperglisemi) mevcut ve 1 mg deksametazon testi ile süpresyon yok (Cushing Sendromu doğrulandı).
Hiperkortizolizm tanısını kesinleştirmek için.
2
ACTH düzeyini yorumlayarak etyolojiyi belirle.
Plazma ACTH düzeyi < 5 pg/mL (Baskılanmış).
ACTH bağımlı ve ACTH bağımsız nedenleri ayırt etmek için.
3
Tanıya ulaş.
Yüksek kortizol ve baskılanmış ACTH, böbrek üstü bezi kaynaklı (primer) bir patolojiyi (ACTH bağımsız Cushing) gösterir.
Adrenal kaynaklı aşırı kortizol üretimi, negatif feedback ile hipofizer ACTH salgısını baskılar.

Key Concept

Cushing sendromu ayırıcı tanısında ACTH düzeyi, hastalığın adrenal kaynaklı (ACTH bağımsız) mı yoksa hipofiz/ektopik kaynaklı (ACTH bağımlı) mı olduğunu belirleyen temel testtir.
Question 158Question

3232 yaşında erkek hasta, 33 yıldır süregelen çocuk sahibi olamama (primer infertilite) şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde; boy 182182 cm, ağırlık 8080 kg, sekonder seksüel karakterler (sakal, ses kalınlığı, kıllanma) normal saptanıyor ve jinekomasti gözlenmiyor. Penis gelişimi normal olan hastanın her iki testisi skrotumda olup kıvamları hafif sert ve hacimleri 1111 mL (normal: >20>20 mL) olarak ölçülüyor. Yapılan iki farklı semen analizinde "azoospermi" saptanıyor.

Laboratuvar bulguları şöyledir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Total Testosteron520520 ng/dL3001000300 - 1000
LH5.15.1 mIU/mL1.59.31.5 - 9.3
FSH2929 mIU/mL1.512.41.5 - 12.4
Prolaktin1212 ng/mL<20<20

Bu klinik ve laboratuvar tablosuna göre, bu hasta için aşağıdakilerden hangisi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Serum inhibin B düzeyinin çok düşük saptanması

Answer

İzole FSH yüksekliği ve azoospermi ile başvuran, normal testosteron düzeyine sahip bu hastada en olası durum serum inhibin B düzeyinin çok düşük saptanmasıdır.
Hastada saptanan normal testosteron ve LH düzeyleri, Leydig hücrelerinin ve hipofiz-gonadal aksın testosteron bacağının sağlam olduğunu gösterir. Ancak azoospermiye eşlik eden belirgin FSH yüksekliği, seminifer tübüllerdeki germinal epitelin ağır hasar gördüğünü veya yok olduğunu (Sertoli Cell Only Sendromu/Germinal Aplazi) kanıtlar. Sertoli hücreleri tarafından üretilen ve FSH salınımını baskılayan temel faktör İnhibin B'dir. Bu hücrelerin veya germinal kütlenin yokluğunda İnhibin B saptanamayacak kadar düşük düzeylere iner, bu da negatif feedback kaybı sonucu FSH'ın izole olarak yükselmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hormon profilini analiz et
Testosteron ve LH normal, ancak FSH belirgin şekilde yüksek.
Testiküler yetmezliğin selektif olarak spermatogenetik tübülleri/Sertoli hücrelerini mi yoksa tüm testisi mi etkilediğini anlamak için.
2
Azoospermi tipini belirle
Yüksek FSH, azoosperminin obstrüktif değil, non-obstrüktif (primer testiküler yetmezlik) olduğunu gösterir.
FSH düzeyi spermatogenez hakkında bilgi verir; obstrüksiyonda FSH normal kalır.
3
Spesifik sendromu tanımla
Sertoli Cell Only Sendromu (Germinal Aplazi) veya şiddetli germ hücre hasarı düşünülmelidir.
Leydig hücre fonksiyonu (T ve LH) korunmuşken, sadece germinal serinin etkilendiği tablolarda izole FSH yüksekliği görülür.
4
Biyokimyasal belirteci eşleştir
İnhibin B, Sertoli hücrelerinden salınır ve FSH üzerinde negatif feedback yapar; germinal doku kaybında düzeyi düşer.
İnhibin B, spermatogenezin ve Sertoli hücre kütlesinin en duyarlı laboratuvar göstergelerinden biridir.

Key Concept

İzole FSH yüksekliği ile giden non-obstrüktif azoospermide (Sertoli Cell Only Sendromu), Sertoli hücre fonksiyonu ve germinal kütle kaybına bağlı olarak İnhibin B düzeyi düşer.

Alternative Method

Spermatogenez durumunu değerlendirmek için invaziv olan testis biyopsisi yerine, invaziv olmayan bir parametre olan serum FSH ve İnhibin B kombinasyonunun kullanılması klinik pratikte önemli bir yaklaşımdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 159Question

3232 yaşında kadın hasta, interskapular bölgede yoğun kaşıntı ve hiperpigmente likenoid plaklar ile başvuruyor. Öyküsünden babasının 4040 yaşında tiroid cerrahisi sırasında ani hipertansif atak ve kardiyak arrest nedeniyle kaybedildiği öğreniliyor. Hastanın fizik muayenesinde hiperpigmente lezyonlar dışında belirgin özellik saptanmıyor.

Bu klinik tabloya göre, hastada en olası tanı ve yapılması gereken ilk tarama testi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: MEN 2A - Plazma serbest metanefrin düzeyi

Answer

En olası tanı MEN 2A sendromudur ve yapılması gereken öncelikli tarama testi plazma serbest metanefrin düzeyidir.
MEN 2A sendromu; medüller tiroid kanseri, feokromositoma ve paratiroid hiperplazisi triadından oluşur. Bu hastada görülen interskapular liken amiloidozis bulgusu, MEN 2A vakalarının bir kısmında (özellikle RET mutasyonu ile ilişkili olarak) görülen spesifik bir klinik işarettir. Babanın cerrahi sırasındaki ölümü feokromositomayı düşündürdüğünden, hastada ilk olarak katekolamin fazlalığının (metanefrinler) dışlanması en güvenli ve öncelikli yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını analiz et.
İnterskapular liken amiloidozis (kaşıntılı, hiperpigmente plaklar) MEN 2A sendromunun nadir fakat spesifik bir kutanöz bulgusudur.
Deri bulguları bazen endokrin tümörlerden yıllar önce ortaya çıkabilir.
2
Aile öyküsünü değerlendir.
Babanın tiroid ameliyatı sırasında ölmesi, tanınmamış bir feokromositomaya bağlı hipertansif krizi (adrenal kriz/fırtına) işaret eder.
MEN 2 vakalarında feokromositoma %50'ye varan oranlarda görülür ve cerrahi öncesi tanınması hayati önemdedir.
3
Öncelikli yönetim adımını belirle.
MEN 2 şüphesi olan her hastada, herhangi bir cerrahi girişimden (veya kalsitonin gibi diğer tetkiklerin derinleştirilmesinden) önce feokromositoma dışlanmalıdır.
Feokromositoma tedavi edilmeden yapılacak bir girişim ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Key Concept

MEN 2A sendromunda liken amiloidozis birlikteliği ve feokromositoma taramasının hayati önceliği.
Estimated Time:2m 0s
Question 160Question

4545 yaşında erkek hasta, son 66 aydır devam eden bel ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Çekilen torakolomber grafide L2L2 vertebrada çökme kırığı saptanıyor. Hastanın yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralık
Kalsiyum9,29,2 mg/dLmg/dL8,510,58,5-10,5 mg/dLmg/dL
Fosfor3,53,5 mg/dLmg/dL2,54,52,5-4,5 mg/dLmg/dL
Alkalen Fosfataz (ALP)7272 U/LU/L3012030-120 U/LU/L
PTH3838 pg/mLpg/mL106510-65 pg/mLpg/mL
25OH25-OH Vitamin D3535 ng/mLng/mL>30>30 ng/mLng/mL

Kemik mineral yoğunluğu (DEXA) ölçümünde lomber omurga TT-skoru 2,8-2,8 ve ZZ-skoru 2,7-2,7 olarak saptanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası ön tanı ve atılması gereken bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yaşa göre beklenenden düşük kemik kütlesi; sekonder nedenler araştırılmalıdır

Answer

Yaşa göre beklenenden düşük kemik kütlesi; sekonder nedenler araştırılmalıdır
Kemik mineral yoğunluğu raporlanırken 5050 yaş altı erkeklerde ve premenopozal kadınlarda ZZ-skoru kullanılmalıdır. ZZ-skorunun 2,0-2,0 ve altında olması 'yaşa göre beklenenden düşük kemik kütlesi' (below expected range for age) olarak tanımlanır. Bu durumda olan bir hastada, özellikle de vertebral kırık gibi klinik bir bulgu varsa, hipogonadizm, alkol kullanımı, glukokortikoid kullanımı, hipertiroidi veya malabsorpsiyon gibi sekonder osteoporoz nedenleri mutlaka araştırılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşı ve cinsiyetine göre hangi DEXA parametresinin kullanılacağını belirle.
5050 yaş altı erkeklerde TT-skoru yerine ZZ-skoru temel alınmalıdır.
Genç hastalarda kemik yoğunluğu genç-erişkin ortalaması (T-skoru) yerine yaş ve cinsiyet uyumlu kontroller (Z-skoru) ile kıyaslanır.
2
Elde edilen ZZ-skoru değerini yorumla.
ZZ-skoru 2,7-2,7 (yani 2,0\leq -2,0) olduğu için 'yaşa göre beklenenden düşük kemik kütlesi' tanısı konur.
Z-skorunun 2,0-2,0 altında olması, kemik kaybının yaşlanma dışı bir sürece bağlı olduğunu gösterir.
3
Laboratuvar bulguları ile ayırıcı tanı yap.
Kalsiyum, fosfor, ALP ve PTH normal olduğu için osteomalazi ve hiperparatiroidizm dışlanır.
Metabolik kemik hastalıklarının ayırıcı tanısında biyokimyasal belirteçler kritiktir.

Key Concept

Z-skoru Interpretasyonu ve Sekonder Osteoporoz

Alternative Method

Laboratuvar sonuçlarının normal olması, kemik kaybının 'metabolik mineralizasyon kusuru' (osteomalazi gibi) değil, 'kemik matriks kaybı' (osteoporoz grubu) olduğunu doğrudan gösterir.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 8 / 27Next
Endokrinoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin